onedio
Obama'dan Putin'e Kırım İşgaline Gözdağı Pozu
Rusya ve Batı, Soğuk Savaş'tan sonraki en ciddi krizi yaşıyor. Kırım'da tansiyonun hızla yükselmesi üzerine Obama, önceki akşam Putin’i telefonla arayarak 90 dakika boyunca Rus lideri askerleri geri çekmeye ikna etmeye çalıştı Rusya ’nın önceki gün Kırım’daki Rusları koruma gerekçesiyle Ukrayna’ya asker gönderme kararı almasının ardından ABD Başkanı Barrack Obama Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ’le 90 dakika telefonda konuştu, ancak Rus lideri geri çekilmeye ikna edemedi. Dünyadan Rusya’ya tepkiler yağmaya devam ediyor. Putin yönetimi, Kırım bölgesine asker sevkiyatını hızlandırırken Ukrayna da seferberlik ilan etti. Beyaz Saray Obama'nın Putin ile görüştüğü anın fotoğrafını yayınladı. Ukrayna’da Batı yanlılarının yönetimi ele geçirmesinin ardından Rusya’nın asker gönderme kararı, ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Kırım’da tansiyonun hızla yükselmesi üzerine Obama, önceki akşam Putin’i telefonla arayarak 90 dakika boyunca Rus lideri askerleri geri çekmeye ikna etmeye çalıştı. Siyasi uzmanlara göre iki ülke liderleri arasında Soğuk Savaş sonrası yaşanan en uzun görüşmelerden biri olan konuşmada Obama, Rusya’nın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlalinden duyduğu kaygıyı dile getirdi. NATO Rusya'dan askerlerini çekmesini istedi Beyaz Saray açıklamasına göre, Obama, Putin’i Kırım’daki işgalin devam etmesi halinde Rusya’nın uluslararası toplumdan izole olabileceği konusunda uyardı ve ABD’nin haziran ayında Soçi’de yapılacak G-8 toplantısına katılımını askıya alacağını söyledi. Putin ise Davutoğlu uyardı: Ukrayna parçalanırsa bölge hareketlenir Rusya’nın Ukrayna’daki Rusların haklarını korumak için elinden geleni yapacağını ve Kiev yönetimi içinde aşırı milliyetçi unsurlar olduğunu söyledi. Putin dün görüştüğü Alman Başbakanı Angela Merkel’e de “Biz duruma uygun davranıyoruz. Ukrayna’daki Rusları korumalıyız” dedi. NATO Genel Sekreteri Rasmussen, “Rusya BM tüzüğünün ana maddelerini çiğnemiştir” dedi. Kanada, Moskova Büyükelçisi’ni geri çağırdı. Davutoğlu hem yeni yönetimi hem de Batı’yı uyardı. Kiev’de halk, “Bizi kurtarın” yazılı dövizlerle ABD Büyükelçiliği yakınlarında toplandı. Kiev: Bu bir savaş ilanı Rusya, Rus yanlılarının kontrolüne geçen Kırım Özerk bölgesine asker sevkıyatını hızlandırdı. Kiev’deki hükümet ise savaşa hazır olduğunu belirterek seferberlik ilan etti. Ukrayna Savunma Bakanlığı tüm yedek askerleri silah altına alma kararı aldı. Geçici Devlet Başkanı Aleksander Turçinov, hava sahasının sivil olmayan tüm uçuşlara kapatılması emri verdi. Başbakan Yatsenyuk, “Rusya ülkemize savaş açtı ve karşılığını alacak” dedi. ‘Kırım Rus kontrolünde’ Sınıra Rus bayrağı çekilen Kırım’da, stratejik bölgelerde konuşlanan Rus askerlerinin sayısının 15 bini geçtiği söyleniyor. Haber ajansı AP, yüzlerce Rus askerinin önceki geceden itibaren Kırım’a girdiğini ve başkent Simferopol’a ilerlediğini duyurdu. Bölgedeki AP muhabiri, Rus askerlerini taşıyan 12 zırhlı araç gördüğünü aktardı. AFP’ye konuşan ve adını vermek istemeyen üst düzey bir ABD’li yetkili Kırım’da kontrolün tamamen Rus güçlerinde olduğunu söyledi. Rus basınına göre, Kırım’daki Ukrayna birlikleri de taraf değiştirmeye başladı. ITAR-TASS da Kiev’in politikasından memnun olmayan çok sayıda askerin, birliklerini terk ettiğini iddia etti. Bu arada Ukrayna’nın önceki gün Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak atadığı Denis Berezovski dün Kırım’daki Rusya yanlısı hükümetin safına geçtiğini açıkladı. Ukrayna’daki geçici yönetim ise Berezovski hakkında vatana ihanet soruşturması açtı. Ukrayna ordusunun Kırım’da birkaç küçük üssü dışında askeri gücü yok. Rusya’nın Karadeniz’deki en büyük deniz filosu ise Kırım’ın Sivastopol kentinde. Dünyadan tepki büyüyor Önceki gece acil toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşan Ukrayna’nın BM Daimi Temsilcisi Sergeyev, Rusya’ya karşı Batı’dan ve NATO’dan yardım istedi. Rus temsilci Vitali Çurkin ise Kırım’daki Rus vatandaşlarının hayatının tehlikede olduğunu savundu. Rusya sınır birliklerine göre, son iki ayda 675 bin Ukraynalı ülkedeki karışıklık nedeniyle Rusya’ya kaçtı. Yetkililer, bu durum devam ederse kaçısın artacağı ve insani bir felaket yaşanabileceği uyarısı yaptı.Rusya’nın askeri hamlesine Batı’dan tepki de büyüyor. NATO, Ukrayna'nın yanında G-8’deki müttefikleriyle birlikte Rusya’ya yaptırıma hazır olduklarını söyleyen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, “Rusya bu tutumuyla 21’inci yüzyılda 19’uncu yüzyıldaymış gibi hareket ediyor. G-8 ülkesi olarak kalmak istiyorlarsa G-8 ülkesi gibi davranmalılar” dedi. NATO’dan yapılan açıklamada ise “BM tüzüğünün ana maddelerini çiğneyen ve Avrupa barışını tehdit eden Rusya askerlerini geri çekmelidir. NATO’nun Ukrayna’ya desteği sürecektir” denildi. Kanada Moskova Büyükelçisi’ni geri çağırdı. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, “Durum tehlikeli ancak Avrupa’da yeni bir bölünme hâlâ önlenebilir” dedi.T24
Eşcinsel Olmak Nerelerde Yasak?
Milyonlarca insan eşcinsel ilişkiyi yasadışı sayan ve eşcinsel oldukları için insanları yargılayan yerlerde yaşamaya devam ediyor. Beş ülkede ve iki ülkenin de bazı bölgelerinde eşcinselliğe hala idam cezası veriliyor. Kimilerinde de cinsel tercihi nedeniyle insanlar hapis ve benzeri cezalara çarptırılıyor. BBC Türkçe’de yayımlanan habere göre, eşcinselliğin yasal olduğu kimi yerlerde de bu bireylere farklı davranılıyor, örneğin evliliğe yasak getiriliyor ya da eşcinsel ilişki için reşit olma yaşı farklı. Soçi Kış Olimpiyatları’nın evsahibi Rusya’da geçen sene, 18 yaşından küçüklere ‘geleneksel olmayan’ cinselliğe özendirmeyi yasaklayan bir kanun geçirmişti. O halde eşcinsellik nerede yasak? Hangi ülkeler eşcinsel evliliğe izin veriyor? Öğrenmek için aşağıdaki, BM üyesi ülkeleri gösteren haritaya bakın. Veriler hakkında bilgi notu: Harita, BM üyesi ülkelerdeki eşcinsellerin yasal statüsüne genel bir bakışı gösteriyor. Birbiriyle çelişen kategorilere dahil olan ülke de haritaya yansıyor. Yasaların eyaletler arasında farklılık gösterdiği ülkeler de cihazınızdaki metinde belirtiliyor. Harita ve lejant yalnızca yasal statüyü gösteriyor ve günlük deneyimleri yansıtmıyor. Ayrımcılık karşıtı yasaların geçerli olduğu yerlerde eşcinseller devlet yetkilileri ve toplumun daha geniş bir kısmından baskı görmeye devam ediyor. Eşcinselliğin suç kapsamından çıkarılması Son 200 yıl içinde, giderek daha fazla ülke eşcinsel evlilikleri suç kapsamına aldı. 1789′daki Fransız Devrimi’nden sonraki dönemde bu süreç, özellikle 1960′lar ve 1970′lerde ivme kazandı. Fakat bazı ülkeler tam tersi yönde ilerliyor, yeni ceza kanunlarını yürürlüğe sokuyor ve mevcut cezaları güçlendiliyor. Hindistan geçen yıl, eşcinsel sekse ceza uygulayan sömürge döneminde kalma 153 yıllık yasayı yeniden yürürlüğe soktu. Eşcinsel ilişkinin yasak olduğu Nijerya, yakın bir dönemde eşcinsel evlilikleri, eşcinsel grupları ve kamuya açık yerlerde eşcinsel ilişkiyi yasadışı ilan etti. Kış Olimpiyatlarına ev sahipliği yapan Rusya da geçen Haziran’da, 18 yaşından küçüklere eşcinsellik hakkında bilgi vermeyi cezalandıran tartışmalı bir yasa çıkardı. Eşcinselliğin hukuki statüsü: 1789-2014 Başlangıç noktası olarak kabul edilen 1789′da eşcinsellik 126 ülkede yasadışıydı. Çeçenistan dışında Not: Eski sömürge ülkeleri, mümkün olan yerlerde şu anki adlarıyla geçmektedir.
Yeni Matrix Üçlemesi mi Geliyor?
Wachowski kardeşlerin sinema tarihini damgasını vuran Matrix serisi için yeni bir üçleme çekileceği iddia edildi. Serinin yapımcısı Warner Bros'tan çıt çıkmasa da iddialar 2017'de ilk filmin vizyona gireceği yönünde.Latino Review'de yer alan iddiaya göre Wachowski kardeşler yazma işlemini başlattılar bile. Aynı şekilde Neo karakterini oynayan Keanu Reeves'in yeni seride olup olmayacağı konusu da bilinmiyor.CNN Türk
Reklam
Reklam
Okan Bayülgen'in Programında Skandal
Bir süredir Show TV'de Makina Kafa adlı yapan 'in dün akşamki konuğu dünyaca ünlü şarkıcı İnna'ydı. Programın ilerleyen dakikalarında izleyiciler arasından bir kişi İnna için 'Kevser Suresi' yazılı bir pankart açtı. Yaşanan skandal kameralarca canlı yayına aktarıldı. Canlı yayına yansıyan bu durum sonrası reklam arasında gidildi. BÜYÜK TEPKİ Yaşanan skandal sonrası sosyal medyada bir çok kişi tepkisini çekti. Yaşanan olayla ilgili 'e çok sayıda yağdı. 'BEN NE YAPAYIM' Yaşanan olaya ilişkin Okan Bayülgen üzerinden şu açıklamayı yaptı: 'Böyle çirkin bir kartonu üst araması yapmadığımız için fark etmedik. imiz gördüğü an yayından aldı. Bu kişiyi bulmaya çalışıyoruz.Programımıza katılan şarkıcının ismi ile ayeti kerimeyi çağrıştıran pankartı kaldıran terbiyesizi bulmaya çalışıyoruz.Kevser Suresi iyilik, hayır anlamına gelir. O kartonu kaldıran şaşkının bize iyiliği dokunmadığı belli. Bu eğitimsizlik başka bir şey değil. Gerizekalının biri aklınca şaka yapıyor. Görüntü 2 saniye ekranda kalıyor. Allahtan yönetmenim yayından alıyor.Bende hala kanalda oturuyorum.Bulsak ne yapacağız. Din dersi mi vereceğim. Hassasiyetlerle dalga geçilmeyeceğini mi öğreteceğim.' Haber 7
Reklam
Artık Dansöze Para Takmak da Yasak
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) Kanal D’de yayınlanan, “Ben Bilmem Eşim Bilir” adlı yarışma ve eğlence programında dansözün göğüs ve kalçasına para yapıştırmaya verdiği 200 bin 640 TL cezaya yargı da onay verdi. RTÜK, cezaya gerekçe olarak dansöze para yapıştırmanın çocukların ahlakını bozacak nitelikte olduğunu vurgu yaparken “Türk toplumunun genel ahlak anlayışını zedeleyebilecek, ailece izlenmesi sırasında bireylerin utanma, sıkılma ve huzursuzluğa yöneltebilecek nitelikte” olduğunu kaydetti. Ceza kararı verilirken muhalefet partileri kontenjanından seçilen bazı Üst Kurul üyeleri dansöze para yapıştırmanın düğünlerde ve eğlencelerde sık rastlanan bir durum olduğunu, Türk kültürünün bir parçası haline geldiğini belirterek cezaya karşı çıktılar. Ancak Üst Kurul cezada ısrarcı oldu. Kanal D yönetimi, “dansöz” cezasını yargıya taşıdı.Ankara 3. İdare Mahkemesi ceza kararını bilirkişiye havale etti. Bilirkişinin hazırladığı raporda şu ifadelere yer verildi: “Ben Bilmem Eşim Bilir adlı programda yeralan içeriğin çocuk ve gençlerin zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişimlere zarar verebilecek nitelikte içerik taşıyan programların çocukların izleyeceği zaman diliminde gösterilmesi nedeniyle cezalandırma doğru olduğu, televizyonların ulaştığı kitleler dikkate alınarak sorumlu davranılması gerektiği ve cezanın yerinde olduğuna karar verilmiştir.” Ankara 3. İdare Mahkemesi Kanal D’nin cezanın iptali için açtığı davada, “dansöze para yapıştırmayı” çocukların ahlakını bozacak nitelikte olduğuna karar verdi. Böylece RTÜK’ün dansöze ceza kararı yargı kanalıyla da onanmış oldu.Cumhuriyet
Reklam
Counter-Strike Online Güncellemelerde Hız Kesmiyor
Yeni bir harita, yeni etkinlikler ve öğelerle savaş alanı giderek ısınıyor! NEXON Avrupa, tüm dünyadaki online FPS oyuncuları tarafından beğeniyle takip edilen oyunu Counter-Strike Online için yeni bir harita ve heyecan verici etkinlikleri içeren son güncellemesiyle barut kokusunu seven herkesi savaş alanına davet ediyor. Rakiplerinizi uzak mesafelerden alt etmek için yeni bir keskin nişancı tüfeği mi arıyorsunuz? SL8’in şarjör başına 5 adet daha fazla mermi kapasitesine sahip ve %2 daha fazla hasar ile isabet oranına sahip yeni versiyonu SL8 Gold ile rakipleriniz, onları kimin vurduğunu anlayamayacak bile. Yeni güncellemeyle oyuna eklenen silahlardan diğeri ise Blaster. Yüksek ateş hızı ve 45 mermilik şarjörüyle savaş alanında dengeleri kolayca değiştirebilecek kurgusal bir saldırı tüfeği. Yeni güncellemeyle artık silahlarınızı geliştirebileceksiniz. Özel Geliştirme Malzemesi ile silahınızın farklı özelliklerini geliştirin ve maksimum güce ulaşın! Ayrıca silahınızı geliştirirken işler yolunda gitmezse Anti-Geliştirme Malzemesi ile silahınızın değerlerini sıfırlayabilirsiniz. Siz silahınızı geliştirirken arkadaşlarınızın gerekli geliştirmeleri yok mu? Sorun değil, yeni eklenen Üretim Öğesi Çantası ile arkadaşlarınıza malzeme gönderebilir ve güçlerine güç katabilirsiniz. Silahlı Ölüm Savaşında daha güçlü silahlar mı kullanmak istiyorsunuz? O zaman Şanslı Silahşör öğesi tam size göre. Bu öğeyle güçlü silahların çıkma şansını ikiye katlayabilirsiniz. Ayrıca 30’lu Kod Çözücü öğesi de artık oyun içinde satışta. Counter-Strike Online, oyunseverlere nişancılık yeteneklerini test edebilecekleri yepyeni bir harita sunuyor: Suzhou. Birçok dar kanal ve balkona sahip olan bu harita şimdi senin ve rakiplerinin amansız savaşlarına sahne olmayı bekliyor. Suzhou’da 19 Şubat – 5 Mart tarihleri arasında ter döken oyuncular, yeni haritanın şerefine %50 bonus TP/Puan kazanıyor. Günde en fazla 5 kere olmak üzere bu haritada 60 dakika oynayan oyuncular ise, seans bitiminden sonra gelecek ödül penceresinde Büyük Medikit (2 adet), Galil (3 gün), Yeniden Doğma (3 adet), AWP (3 gün) ve 3. Sv Puan Kuponu (1 adet) öğelerinden dilediklerine sahip olabiliyorlar. Aynı tarihlerde oyunseverlerin katılabileceği 4 farklı etkinlik daha bulunuyor. Yenilenen Silahlı Ölüm Savaşı modunda 50 kez oynayan oyuncular Şanlı Silahşör (15 gün) öğesine sahip oluyor. Aynı tarihlerde oyuncular Savaş Alanı Desteğinden rastgele olarak Özel Geliştirme Malzemesi (50 adet) kazanabiliyorlar. Ayrıca etkinlik süresinde ilk kez oyuna giren oyuncular TP Kuponu Sv. 3 ile ödüllendiriliyorlar. Etkinlik süresinde öğe yenilemesini aşağıdaki gibi yapan oyuncular ise etkinlik başına bir kez olmak üzere ödüllendirilecek: Öğe üretimi: Öğe Çantası (1), 1. Sınıf Savaş Şablonu A, 2. Sınıf Savaş Şablonu A Öğe Sökme: Öğe Çantası (1), 3. Sınıf Savaş Şablonu A, 4. Sınıf Savaş Şablonu A Öğe Geliştirme (8. derece): Öğe Çantası (1), Gizli Tarif: Şanslı Zanaatçi (5), Gizli Tarif: Geri Dönüşüm (5), 5. Sınıf Savaş Şablonu A 2- Şifre Kaydı: 6. Sınıf Savaş Şablonu A, Özel Geliştirme Malzemesi (5) Yine aynı tarihler arasında sıralama güncellemesi telafi etkinliği kapsamında oyuna ilk kez giriş yapacak oyuncular, TP Kuponu 3. Sv ile ödüllendirilecek. 19 Şubat – 20 Nisan Tarihleri arasında ise en iyi geri dönüş ödülü etkinliği kapsamında oyuna ilk kez giriş yapacak oyuncular AK47 / M4A1 / Desert Eagle / AWP (20 gün), HK23 / Üstün DNA / Hafif Zombi (10 gün) ve Büyük Medikit (10 adet) öğelerini kazanacaklar. 26 Şubat tarihinde ise çok farklı bir etkinlik Türk Counter-Strike Online oyuncularını bekliyor. Kullanıcılar, Galatasaray - Chelsea futbol derbisinden önce ve sonra, %100 bonus TP/Puan kazanacaklar! Counter-Strike Online hakkında daha fazla bilgi buradan veya Counter-Strike resmi Facebook sayfasından alınabilir.bilgicagi.com
Maria Sharapova da Aldatıldı
Güzel tenisçi Maria Sharapova ve erkek arkadaşı Grigor Dimitrov'un arasında bir başka tenisçi Kanadalı Eugenie Bouchard'ın girdiği iddia edildi. Daha önce Justin Bieber'la birlikte olmak istediğini belirten 20 yaşındaki sporcu ile meslektaşı arasındaki yakınlaşmanın 2014 Meksika Açık'ta başladığı söylendi. 2014 Avustralya Açık'ta yarı final gören Bouchard ile Dimitrov'un turnuva öncesi birlikte antrenman yaptığı, kumsalda yürüdüğü ve yüzdüğü iddia edildi. Bu olay karşısında Sharapova'nın ciddi bir kıskançlık krizine girdiği de Tennis World tarafından belirtildi.
Reklam
Vahşi Yaşamın İçinde Büyümüş Tippi'nin 16 Müthiş Fotoğrafı
Vahşi yaşam fotoğrafçısı Fransız bir ailenin kızı olarak Namibya'da doğan ve çocukluğunu vahşi yaşamın içinde geçiren Tippi'nin fotoğrafları 'Afrikalı Tippi' adıyla yayınlandı. 1990 doğumlu Tippi, annesi ve babasına vahşi yaşamdan fotoğraflar çekerken eşlik ediyordu. Gittikçe olayın başrol oyuncusu olan Tippi, hayvanlarla kolayca arkadaşlık kurdu. En iyi arkadaşı, 28 yaşındaki Abu isimli fildi mesela. Abu'nun dışında fotoğraflardan göreceğiniz gibi 'vahşi' bildiğimiz çoğu hayvanla arkadaşlık kurdu.  Yerel halkla da arası çok iyi olan Tippi'nin çocukluğundan 16 fotoğraf sizlerle... 
Erdoğan, Madencilere 640 Gündür Çile Çektiriyor.
Erdoğan, madencilere 640 gündür çile çektiriyor. Madencileri medya patronluğuna zorlayıp tehdit etti! Bugün hiç kimse “müjde krizi çözüyoruz” diye ortaya çıkmasın, bu kaosu yaratan bizzat Erdoğan’dır, tabii ki çözmesi gereken de kendisidir.AnkaraCHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran'ın, madencilik sektörünün Başbakanlık genelgesi nedeniyle 640 gündür yaşadığı kriz ve kaos ortamına ilişkin verileri ve çözüm önerilerini değerlendirdi. Umut Oran, 'Madencilik sektöründeki ruhsat krizinin mimarı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan, madencilere 640 gündür çile çektiriyor, madencileri önce medya patronluğuna zorlayıp sonra da tehdit etti! Bugün hiç kimse “müjde krizi çözüyoruz” diye ortaya çıkmasın, bu kaosu yaratan bizzat Erdoğan’dır, tabii ki çözmesi gereken de kendisidir. Çıkardığı yasaları ile tüm alanlarda yetkiyi tekeline alıp, despotik bir rejime doğru koşar adım giden bir Erdoğan var. Maden ruhsat izinlerinin Başbakanlık onayına bağlamanın amacı nedir? Uygulamanın sektörü felç ettiği ortada… Hükümet madenciliği bitiriyor, bu yanlıştan dönülmelidir!' dedi.CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın bugün yaptığı yazılı basın açıklaması şöyle:16 Haziran 2012’de yayınlanan Başbakanlık Genelgesi ile madencilikte yeni ocak izinleri Başbakanlık’ın iznine bağlandı.O günden bu yana Başbakanlık’ta izin bekleyen maden ruhsatı sayısı 12.000’e ulaştı. Madenciler 640 gündür çile çekiyor.Recep Tayyip Erdoğan bununla da yetinmedi, basın patronlarının maden sektörüne girişini önce teşvik edip, daha sonra da buradaki yatırımlarını ayrımcı şekilde engelleme tehdidiyle medya gruplarını kontrol altına almaya çalıştı.Yeni ruhsat başvurularına ilişkin Başbakanlık’ta yapılan incelemelerin çok uzun süre alması sektörü tıkadı.İzin alma süreci uzayınca, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3 yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal ediliyor.Çoğu yeni ruhsat başvurusu da geri çevriliyor.İzinlerin alınmasındaki gecikmeler nedeniyle, mevcut arama ve işletme ruhsatlarında planlanmış olan arama yatırımları olumsuz yönde etkileniyor ve diğer birçok arama çalışması mevsiminde yapılamıyor.Madencilerin “genelge kâbusu” halen devam ediyor. Sektör hızla kan kaybediyor. Türkiye ekonomisi yüzde 4 büyürken, madencilik sektörü yüzde 3.3 küçüldü.Madencilik, katma değeri yüksek bir sektör olduğu için yaşanan bu süreçten jeoloji, jeofizik, sondaj, laboratuvar, harita, çevre, teknoloji konularında hizmet veren ve sektöre makine-ekipman sağlayan yüzlerce şirket de olumsuz etkileniyor.Çıkardığı yasaları ile tüm alanlarda yetkiyi tekeline alıp, despotik bir rejime doğru koşar adım giden bir Erdoğan var. Maden ruhsat izinlerinin Başbakanlık onayına bağlamanın amacı nedir?Uygulamanın sektörü felç ettiği ortada… Hükümet madenciliği bitiriyor, bu yanlıştan dönülmelidir!...KOBİ niteliğindeki firmaların faaliyet gösterdiği madencilik sektörü ve onunla çalışan birçok sektörün mağduriyetinin giderilmesi, ülke ekonomisine daha fazla zarar verilmemesi için hükümet bu genelgeyi derhal iptal etmelidir!...Bu da yetmez; madencilikte üretim ve istihdam artışını teşvik eden, iş güvenliğini de gözeten bir düzenlemeye gidilmeli, potansiyel katkısından dolayı Madencilik ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı kurulmalıdır.Madencilik yatırımları için gerekli ruhsat ve izinlerin alınmasını kendisinin onayına tabi tutan Recep Tayyip Erdoğan Genelgesi, 640 gündür sektörü tam anlamıyla felç etti. Bu keyfi uygulama nedeniyle kimse ruhsat alamıyor, mevcut ruhsatlar yenilenmiyor, sektör ayakta duramaz hale geldi, hükümet ülke madenciliğini bitiriyor.16.06.2012 tarih ve 28325 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2012/15 sayılı Başbakanlık genelgesi ile kamu kurum ve kuruluşlarının sahip oldukları taşınmazların kullanımı; bu çerçevede yeni maden ruhsatları da Başbakanlık iznine bağlandı. Bu genelge madencilik sektörü için tam bir kâbus oldu. Madenciler hem yeni ruhsat almada, hem de süresi dolan ruhsatlara ilişkin süre uzatımlarında sorun yaşıyor. O günden bu yana Başbakanlık’ta izin bekleyen maden ruhsatı sayısı 12.000’e ulaştı. Yeni ruhsat başvurularına ilişkin Başbakanlık’ta yapılan incelemelerin çok uzun süre alması, tam anlamıyla sektörü tıkadı. İzin alma süreci uzayınca, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3 yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal ediliyor. Çoğu yeni ruhsat başvurusu da geri çevriliyor.Önceki yıllarda 10 bin dolayında seyreden yıllık ruhsat sayısı 2012’de 1.407’ye indi, 2013’te ise izinler adeta durma noktasına geldi ve sadece 84 ruhsat düzenlendi.Erdoğan, madencileri medya patronluğuna zorladıBu konuyu yakından biliyor ve takip ediyorum, hatta TBMM kanalıyla resmi yollardan da bizzat muhatabına aktardım sektörün sıkıntılarını. Recep Tayyip Erdoğan’a yönelttiğim önergede halen yanıt bekleyen sorularım şöyle:Basın patronlarının maden sektörüne girişini önce teşvik edip, daha sonra da buradaki yatırımlarını ayrımcı şekilde engelleme tehdidiyle medya gruplarını kontrol altına almaya mı çalışıyorsunuz?16 Haziran 2012 tarihinde yayınlanan Başbakanlık genelgesi ile maden ruhsatları ve maden alanlarındaki izinlerin Başbakanlık iznine tabi tutulmasının nedeni bu alanda yatırımı olan medya holdinglerini baskı altında tutmak mıdır?Maden sektöründe faaliyet gösteren Koza İpek Holding’in madencilik faaliyetleri, grubun sahibi olduğu medya organlarının yayınları nedeniyle mi engellenmektedir? Ciner Holding’i de madencilik faaliyetlerini engellemekle tehdit ettiniz mi?Enerji Bakanı da bekliyorEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na madencilik ve mermerle ilgili olarak yönelttiğim soru önergesi de (www2.tbmm.gov.tr/d24/7/7-39052s.pdf) halen yanıtlanacağı günü beklemektedir.Ekonomi yüzde 4 büyürken madencilik yüzde 3.3 küçüldü…Konuyu teknik olarak incelediğimizde ise GSYH’ye ilişkin alınan en son verilere göre 2013’ün ilk dokuz aylık döneminde Türkiye ekonomisi sabit fiyatlarla yüzde 4 oranında büyüme kaydederken, madencilik sektörü yüzde 3.3 küçüldü. Madencilik, bu dönemde büyüme oranı negatif çıkan tek iktisadi faaliyet kolu oldu. 2012’nin aynı döneminde madencilik yüzde 2.8’le GSYH’dekine paralel bir büyüme göstermişti. Türkiye ekonomisi büyürken, madencilik sektörünün küçülmesinin nedeni, sektörü tıkayan ruhsat izinlerindeki sıkıntıdan kaynaklanıyor.Gecikme iptalleri getiriyor…Başbakanlık’ta bir türlü bitmek bilmeyen incelemelerde izin alma sürecinin uzaması üzerine, 3213 sayılı Maden Yasası’nda öngörülen 3 yıllık süre aşıldığı için bazı işletme ruhsatları iptal ediliyor. İzinlerin alınmasındaki gecikmeler nedeniyle, mevcut arama ve işletme ruhsatlarında planlanmış arama yatırımları olumsuz etkileniyor ve diğer birçok arama çalışması mevsiminde gerçekleştirilemiyor. Ormanlık alanlardaki maden işletme izinleri de aynı şekilde gecikmeye uğruyor. Madencilik sektörü, katma değeri yüksek bir sektör olduğu için yaşanan olumsuzluklardan sektörün sadece kendisi değil; jeoloji, jeofizik, sondaj, laboratuvar, harita, çevre teknoloji konularında hizmet veren ve sektöre makine-ekipman sağlayan yüzlerce şirket de olumsuz etkileniyor…Genelge yasanın üstünde olamaz…3213 saylı Maden Kanunu gereğince maden ruhsatları Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından veriliyor. 16.06.2012 tarihine kadar Maden Kanunu uyarınca T.C vatandaşı veya Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulu şirketler ilgilendikleri maden saha başvurularını MİGEM’e yapıyor ve bir maden arama ruhsatı en fazla 15 gün, maden işletme ruhsatı da azami 2 ay içinde veriliyordu. Ancak söz konusu genelge yüzünden 16.06.2012 tarihinden sonra ruhsat alma ve uzatma işlemleri tıkandı. Halen 12.000 maden ruhsatı Başbakanlık’ta izin için bekliyor. Madenci başvuru yaptığı ruhsatların harç ve teminatlarını 3213 saylı Kanun hükümlerine göre eksiksiz ödediği halde ruhsatını alamıyor. Madenciler bu genelge yüzünden ruhsatlarını alamıyor ve madeni çalıştırmaya başlayamıyor. Madenciler mağdur durumda.Bu genelge yasanın önüne geçmiş durumda. Oysa hukuk devletinde hiçbir genelge yasanın üstünde olamaz.Genelgenin amacı gizleniyor…Erdoğan’ın keyfi uygulamalarından biri olan bu genelgenin ne amaçla çıkarıldığı kamuoyundan gizleniyor. Ülke genelindeki tüm maden sahalarının kullanımı Başbakanlığa, daha doğrusu Erdoğan’a, yani bir kişiye veriliyor. Çıkardığı yasalarla tüm alanlarda yetkiyi tekeline alıp, despotik bir rejime doğru koşar adım gidiyor.Firmalar zor durumda… Genelge sonrası maden sahası ruhsatını almak için ya çok uzun süre beklemek zorunda kalan ya da o ruhsatı hiç alamayan madencinin maden arama şevki kırılmıştır. Genelge yüzünden ruhsatları ciddi oranda geciken ya da başvurusu yasaya göre eksiksiz olduğu halde bu genelge yüzünden ruhsat alamayıp hakkını yitiren firmalar her geçen gün artıyor. Yine bu genelge yüzünden ruhsat alamayıp taahhüt ettiği madeni çıkaramayan firmalar müşterileri ile yaptıkları sözleşmeler gereğince cezai duruma düşüyorlar.Bu uygulama ekonomiye darbedir…2012/15 sayılı genelge ülke içindeki madenciliği bitirme noktasına getirirken, sektöre yönelik doğrudan yabancı yatırımları da caydırıyor. Birçok yerli ve yabancı sermayeli madencilik firması bu genelge yüzünden ülke madenciliğine ya yatırım yapmıyor ya da mevcut yatırımlarını başka ülkelere kaydırıyor. Birçok yabancı sermayeli firma yatırımını ya iptal ediyor ya da askıya alıyor. Bu durum ülke ekonomisi için ciddi döviz ve vergi kaybı demek… Sektör uzmanları genelgenin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana kaybın 1.5 milyar doları aştığını bildiriyor. Genelge istihdama da darbe vuruyor. Orta ölçekli bir maden sahasında en az 50 kişi istihdam ediliyor.Hükümet madencinin çığlığını duymazdan gelemez…Madencilik, vergisi ve diğer yükümlülüklerini en düzenli ödeyen ve en çok kayıt altında olan bir sektör. Madenciler tamamen kayıt altında oldukları için, bulundukları illerde çoğunlukla vergi rekortmenleri arasında yer alıyor. Taşıma sektörünü ayakta tutan sektörlerin başında madencilik geliyor. Maden rezervleri ülke ekonomisi için önemli bir kaynak ve aynı zamanda ciddi bir istihdam deposu... Sektör karının önemli bir kısmını arama geliştirme çalışmalarına harcıyor. Göçü kaynağında kesen madencilik sektörü, dağ başlarına yol, su ve elektrik götürüyor. Tüm bunların karşılığında ise bürokratik engellerden kurtulmak, çalışıp üretmek istiyor. Oysa keyfi uygulamalarla önlerine engeller çıkarılıyor. Ruhsat devirleri de başbakanlık iznine bağlanırsa sektörde kaos olur…Genelgenin ilk uygulamasında, maden sahası ruhsat devirleri için Başbakanlık izni gerekmiyordu. Bugün sektörde ruhsat devirlerinin de Başbakanlık iznine tabii olacağı konuşuluyor. Sektör yetkilileri, maden sahası ruhsat devirlerinin de izne tabi olması durumunda, sektörün ciddi bir darboğaza gireceğini, iflaslar ve kaos yaşanacağını söylüyor. Genelgenin en kısa sürede yürürlükten çekilmemesi durumunda küçük ve orta ölçekli firmaların sektörden silinip gideceği belirtiliyor. Mermerciliğe de darbe…Türkiye mermerciliği, bütün mermer üreticisi ülkeler içinde adeta kıskanılacak bir konumda bulunuyor. Çin’e mermer ihracatı yapan ülkeler arasında ilk sırada yer alan Türkiye ABD, Irak, Belçika, Suudi Arabistan, Kanada, BAE ve daha birçok ülkeye yapılan ihracatta birinci sıraya yerleşiyor. Türkiye mermerciliğinde kalite giderek yükseltiyor. Sektör uluslararası pazarlarda her koşulda rekabet edebilecek bir konuma erişti. 2013 yılında 147 ülkeye işlenmiş ihraç edildi. Geçen yıl 2.2 milyar dolara ulaşan mermer ihracatımızın yaklaşık yarısını işlenmiş ürünler oluşturdu. Ancak 16 Haziran Genelgesi bütün madenciler gibi mermercilerin de önünü tıkadı. Türkiye bu alanda da silahı kendi ayağına sıkıyor.MADENCİLİĞE ENGEL DEĞİL TEŞVİK VE DESTEK LAZIM…. Maden arama için ruhsat alma ve ruhsat süresi uzatma izinlerinin Başbakanlığa bağlanması şeklindeki amacı ve niyeti bozuk düzenlemenin sektörü felç ettiği ortada…Hükümet madenciliği bitiriyor, bu yanlıştan dönmelidir! Böyle giderse sektör batacak, ülke ekonomisine büyük bir darbe inecek. Çok büyük oranda KOBİ niteliğindeki firmaların faaliyet gösterdiği madencilik sektörü ve onunla çalışan birçok sektörün bu mağduriyetinin giderilmesi, ülke ekonomisine daha fazla zarar verilmemesi için hükümet bu genelgeyi derhal iptal etmelidir! Aksi halde sektör ayakta kalamayacak, çökecek… Hükümet madencinin çığlığını duymazdan gelemez, buna hakkı yok… Madencilikte, iş güvenliğini göz ardını etmeden üretim ve istihdam artışını teşvik eden bir düzenlemeye gidilmelidir. Madencilik, ileride ülke ekonomisine çok büyük katkı yapacak potansiyele sahiptir. Bu nedenle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan ayrı bir Madencilik ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı kurulması, bu potansiyelin kullanılmasında önemli katkı sağlayacaktır. 
'Hayvan Gibi' Hakareti Sonrası 69 Kilo Verdi
Adana'da 6 yaşından beri obez olan bir genç kız ağır hakaretler sonrası zayıflamaya kara verip tüp mide ameliyatı olup 10 ayda 138 kilodan 69 kiloya düştü. 23 yaşındaki Perihan Beydemir, 6 yaşından sonra aşırı kilo almaya başladı. Büyüyüp genç kız olduğunda insanların kendisine bakışlarında rahatsız olduğu için diyet yaptı, spora gitti ancak en fazla 10-15 kilo verebildi. Son zamanlarda iyice kilo alan Beydemir 138 kiloya kadar çıktı. Bunun üzerine çevresindeki bazı insanlar Beydemir'i iri hayvanlara bile benzettiği oldu. Bunun üzerine tekrar diyet yapan ve spora başlayan Beydemir aynı zamanda Çukurova Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Kaan Parsak'a başvurdu. Parsak, genç kadını sağlık kontrolünden geçirerek yaşı ve durumu bakımından tüp mide ameliyatı olabileceğine karar verdi. Beydemir, tüp mide ameliyatı oldu. Başarılı geçen ameliyattan sonra Beydemir doktorunun verdiği diyeti uygulayıp spor yapmaya devam etti. Beydemir, tam 10 ayda 138 kilodan 69 kiloya düşerek manken gibi oldu. Beydemir, 138 kilodan 69 kiloya düşmesinin kendisini çok mutlu ettiğini ve hayalini gerçekleştirdiğini belirterek, 'Tüp mide ameliyatı geçirdim, tüp mide ameliyatı sayesinde istediğim kiloya ulaştım. Tabi sadece tüp mide ameliyatı değil sporda yaptım. 3-4 ay sürekli şekilde yüzme sporu yapıyorum. Sarkma olmaması için. Verilen diyete çok iyi uydum. Onların dışında hiçbir şey yemedim. Küçüklükten beri kilolu bir insandım hormon problemlerin vardı. Çok zayıflamak istedim ancak 10-15 kilodan fazla veremedim. Küçüklükten beri zayıflamak hayalimdi. Baktım sporla, diyetle olmuyor bende tüp mide ameliyat olmak istedim' dedi. Beydemir Türkiye'de kilolu insanlara karşı bir ön yargı olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti: 'İnsanlar yıllardan beri bana bir garip bakıyorlardı. Benimle hep dalga geçiyorlardı. Beni çeşitli hayvan gruplarına benzetiyorlardı. Bakışları çok rahatsız ediyordu. Bakışlardan rahatsız oldum, aynı zamanda yürümekte bile zorlanıyordum, bunun için zayıflamaya karar verdim. Hayatımda çok şey değişti, mağazaya girdiğim zaman önce kendime uygun kıyafet bulamıyordum şimdi buluyorum. Bunun için moralim bozuluyordu şimdi istediğim her yerde kıyafet bulabiliyorum. İnsanların bakışı değişiyor beğenilen bir insan oldum.' Prof. Dr. Cem Kaan Parsak ise Beydemir'e bilinen tüp mide ameliyatını uyguladıklarını ifade ederek, 'Laporoskopik 4 ya da 5 tane delikten özel cerrahi aletlerin yardımıyla midenin yaklaşık yüzde 75-80'nini karın dışına alıyoruz. Mideyi uzun ince bir tüp haline getiriyoruz. Burada iki tane kilo verdirme yöntemi var. Birincisi midenin genişleme kapasitesi tüp haline geldiği için yok oluyor. Hastalar az yemek yiyorlar yemek yer yemez doyuyorlar. İkincisi de midemizin çıkardığımız kısmında bir hormon var, bu bizim açlık, iştah hormonu, çıkarılan mide kısmından salgılanıyor bu hormon. O kısmı çıkardığımız için vücuttaki oranı da düşüyor ve böylece daha az acıkıyoruz, yemek yediğimiz zaman hemen doyuyoruz. Bunun yanı sırada spor yaptığımızda böyle ideal kilolara kavuşuyoruz' diye konuştu.Milliyet
Reklam