Yabancı Futbolcu ve Kulüplerden Soma Mesajları
Soma'da Yaşadığımız derin acı için sosyal medyadan bir çok taziye mesajı atıldı. Ünlü futbolcu ve kulüplerin facebook ve twitter hesaplarından paylaştıkları soma mesajlarını sizler için derledik
'Kış Uykusu'nun Oyuncu Kadrosu Cannes'da Soma'yı Unutmadı
Nuri Bilge Ceylan ve 'Kış Uykusu' filminin oyuncu kadrosu, ellerinde #Soma yazılı dövizlerle basın mesuplarının karşısına geçti. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan 'ın Altın Palmiye için yarışacak filmi 'Kış Uykusu' jüri önüne çıkacak. Hürriyet gazetesinden Cansu Çamlıbel ’in haberine göre, film gösterimi için oyuncular kırmızı halıda boy göstermeye başladı. Halının en dikkat çeken ismi ise geçtiğimiz ay tedavi gördüğü hastaneden taburcu olan Nejat İşler oldu. Nuri Bilge Ceylan’ın Altın Palmiye yarışındaki 3 saat 16 dakikalık filmi ‘Kış Uykusu’nun bugün 16.00’da yapılacak gösteriminin ardından onuruna düzenlenecek davet de Soma felaketi nedeniyle iptal edildi. Nuri Bilge Ceylan ve 'Kış Uykusu' filminin oyuncu kadrosu, Soma'da hayatın kaybeden madencileri unutmadı. Ellerinde #Soma yazılı dövizlerle basın mesuplarının karşısına geçti. Nuri Bilge'nin Kültür Bakanlığının desteğini alan filmi, Türkiye-Fransa-Almanya ortak yapımı olması sebebiyle Avrupa Konseyi'nin sinema fonu Eurimage'den de destek aldı. Büyük kısmı Kapadokya'da çekilen 'Kış Uykusu' filminin oyuncu kadrosunda Nejat İşler, Haluk Bilginer , Demet Akbağ , Melisa Sözen , Nadir Saribacak , Ayberk Pekcan gibi isimler var. Filmin konusu, emekli bir oyuncunun, aktörlüğü bıraktıktan sonra Anadolu'da kendi halinde küçük bir otelde çalışarak günlerini geçirmesi üzerine kurulmuş olaylarla ilgili. T24
Soma'nın Ardından Bizi Bekleyen Muhtemel 10 Gündem Değiştirme Hamlesi
Artık alıştık ya ne zaman çok önemli ve üstüne gidilmesi gereken bir gündem maddemiz olsa, sanki birileri düğmeye basıyor ve birden başka bir şey konuşurken buluyoruz kendimizi. Uzak ihtimaller değil, olursa gerçekten dikkatleri dağıtabilecek gelişmeler yaşanabilir. Baştan uyarıyoruz, şimdi birden bu gelişmeler yaşanırsa aklınızda olsun, birileri size Soma'yı unutturmak istiyor olabilir;
Reklam
'Gaz Atmayın Evde Çocuğum Var' Diyen Kadına 'Yansın Çocuğun, Kör Olsun' Diyen Polis
Soma'daki maden faciasını önceki gün Kadıköy'de protesto etmek isteyen gruba polis müdahale etti. Eyleme izin vermeyen polis ekipleri, göstericileri dağıtmak için biber gazı kullandı. Atılan gazdan çevredeki vatandaşlar da etkilendi. Ara sokaklara kaçan göstericiler ise polise taş, şişe ve havai fişek atarak karşılık verdi. Cadde üzerine barikat kuran eylemciler ateş de yaktı. Bu sırada polisin yoğun gaz kullanımından şikayetçi olan bir kadın 'yeter artık gaz atmayın evde çocuğum var' diyerek polise tepkisini dile getiriyor. Polis ise 'yansın çocuğun kör olsun' diye yanıt veriyor.
Reklam
Tarihte Bugün: 17 Mayıs 2010 Zonguldak Grizu Faciası
Zonguldak'ta Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi -540 kodunda maden ocağında, 17 Mayıs 2010'da meydana gelen grizu patlamasında yaşamını yitiren 30 madenci, olayın meydana geldiği kuyu başında dualarla anıldı. Önce maden işçileri Kur'an, peşinden ilahi ve mevlit okundu. Salavat-ı Şerifler getirildi. 17 Mayıs grizu faciasında ölen 30 işçi ve Soma'daki maden şehitleri için dua edildi. Maden işçisi Özkan Öztürk(32) 'Biz 300 madenci arkadaşımızı kaybettiğimiz için çok üzüntülüyüz. Bu olayın olduğu günden beri bizde moraller sıfır. Ama mecburen işe girmek zorundayız.' dedi. 14 yıllık işçi İsmail Akyüz de 'Ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. Madenci olduğumuz için hepimizi derinden etkiliyor. Bizim başımıza da gelmeyecek diye bir kaide yok.' diye konuştu. Sezer Aydın (29) isimli işçi ise acının büyük olduğuna işaret ederek, 'Şu an ne desek bizim için boş. Zaten 3-4 günden beri biz huzurlu çalışmıyoruz. Yaptığımız işten de bir şey anlamıyoruz. Madenci kardeşlerimiz hep aklımızda. Şu anda bile ocağa inmekten korkuyoruz. Bizim bile 5 dakika sonra ne olacağımız belli değil.' dedi. Cevdet Akyüz (37) ise şunları söyledi: '300 arkadaşımız şehit oldu. Burada birimizin burnu kanasa hepimizin canı yanıyor. Bunda söylenecek bir şey yok.' ULUDAĞ: YAŞANANLARIN SEBEBİ TAŞERONLAŞMA Maden ocaklarında ölenler anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının ardından işçilere hitap eden Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ, 'Yeraltında taşeronlaşmanın başladığı 2004 ve 2005 yılından itibaren uyarılarımızı yaptık. O tarihlerde taşeron şirketi ocağa sokmayarak eylemler yaptık. Ama ısrarla taşeronlaşmayı sürdürdüler. Bu yaşanan faciaların tümü bu uygulamadan kaynaklanıyor. Burada hayatını kaybeden 30 arkadaşımızı, 7 Ocak 2013'te Kozlu'da yitirdiğimiz 8 arkadaşımızı ve en son Soma'da hayatını kaybeden bütün maden şehitlerini saygı ve rahmetle anıyoruz.' diye ifade etti. ABDULLAH KARABACAK - HABERLER GÜNDEM ZONGULDAK
Justin Timberlake'ten Soma'ya Destek
Geçtiğimiz günlerde ülkemizde yaşanan ve Türkiye’yi yasa boğan Soma felaketi, dünya gündeminde de yer almaya devam ediyor. 26 Mayıs’ta Türkiye’de konser vermeye hazırlanan Justin Timberlake, twitter hesabından attığı tweet ile buradaki gündemi takip ettiğini ve ne kadar üzgün olduğunu dile getirdi. Timberlake mesajında “Duyduğumuz Soma Madeni trajedisi çok üzücü. Kalbim, Türkiye’de bütün vefat edenlerle ve etkilenen aileleriyle.” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi. Vatan
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Önce kaynak oluşturursun: Özelleştirme yoluyla elindeki varlıkları ve hizmetleri satarsın... Devlet bankalarındaki kredileri ayarlarsın... İçerdeki krediler yetmediği zaman, dışardaki müttefiklerinden kredi bulursun... Dışardaki krediler de yetmezse, şeyhlere, sultanlara arazi ve hizmet peşkeş çeker, dışardan fon aktarırsın... Vergi ve sosyal güvenlik reformu adı altında, halkın gırtlağına basar, herkesi silkeler, özellikle esnafın, serbest meslek sahiplerinin, dar ve sabit gelirlilerin canlarına okur,yeni fonlar bulursun... Sonra bu kaynakları dağıtırsın:İhale yasasında, her karşılaştığın sorunu aşmak için, olaya özel, yüzlerce değişiklik yaparsın... Tek bir kamu arsası satışını bile kendi iznine bağlarsın... Özelleştirmeleri yandaşlarına verirsin, onların rakiplerinin yarışmaya girmelerini engellersin...Büyük inşaat ihalelerini de doğrudan sana bağlı olan müteahhitlere verirsin, kazayla istemediğin biri kazanırsa, hemen ihaleyi iptal edersin... Yandaş müteahhitlere her türlü ayrıcalığı ve avantajı sağlarsın... Gerektiğinde Hazine garantisini bile devreye sokarsın... Mal ve hizmet alımlarında, devleti zarara uğratmak pahasına, sabit fiyat güvencesi de verirsin...
Erdoğan'dan Vatandaşa: 'Yuh Çekersen Tokadı Yersin'
Manisa'nın Soma İlçesi'nde yaşanan maden faciasının ardından bölgeye giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı bir grup vatandaş protesto etmişti. Çarşamba günü yaşanan olaylara ilişkin bugün yeni bir görüntü ortaya çıktı. Görüntüde Başbakan Erdoğan'ın vatandaşların olduğu bölgeye giderek vatandaşlarla konuştuğu ve 'Sen bu ülkenin Başbakanı'na yuh çekersen tokatı yersin' dediği duyuldu. SOMA,(DHA)
Reklam
Olmamalıydı! - 31 Maddede "Olmaması Gerekenler"
Melih Gökçek, Gezi olayları sırasında  'Olmamalıydı' kitapçıkları bastırmış. Sonradan arasının bozulduğu polislere olaylar sırasındaki davranışlarından ötürü teşekkür ederken, halka da bu olayların bir daha olmaması temennisiyle kitapçıkları dağıtmıştı.  Biliyoruz ki Melih Gökçek Soma Maden Faciası için böyle bir kitapçık bastırmayı aklından bile geçirmez, onun yerine biz hazırladık.
Soma Faciasından Yürekleri Yakan 5 Hikaye
Soma Holding'in düzenlediği basın toplantısında madende yaşam odası olmadığı açıklandı. Var olan yaşam odasının sökülüp henüz yenisinin yapılmadığını öğrendik. Kaçış noktalarını yaşam odalarının muadili gibi göstermeye çalışan şirket yetkililerinden biri 'zaten orada yaşam odası olsaydı 5 işçinin yaşamını kurtarırdı' ifadesini kullandı. Gazetecinin cevabı ise şöyle oldu: '5 kişi az mı?'  İşte Soma faciasında yitip giden madenciler hakkında iç burkan 5 haber, 5 yaşamın ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatan 5 hikaye...
Reklam
Bu Odaya Nasıl 500 Kişi Sığar?
Soma Holding'in resmi rakamlara göre 284 kişinin hayatını kaybettiği facia üzerine yaptığı basın toplantısına 'yaşam odası' tartışması damgasını vurdu. Şili'deki madencilerin 69 gün sonra çöken madenden kurtarılmasını sağlayan yaşam odasının Türkiye’deki mevzuatta madenlere konması zorunlu değil. Türk Maden Mühendisleri Odası eski Başkanı Mehmet Torun ise Soma'nın 500 kişilik yaşam odası vurgusuna ilişkin olarak, 'Onlarınkine yaşam odası değil, toplama kampı denir' dedi. Öte yandan Soma Kömür İşletmeleri'nin madende bir dönem kullandığı yaşam odalarının fotoğrafı ise akıllara 'Bu odaya nasıl 500 kişi sığar' sorusunu getirdi. Soma Holding patronu Alp Gürkan , basın toplantısında “Bu kaza iki üç ay sonra olsaydı, bu insanlar yaşam odası olduğu için kurtulacaktı” dedi. Madenin başka bir bölgesinde, kapanmış bir yerde, 500 kişilik yaşam odası bulunduğunu belirten Alp Gürkan, böylece facianın olduğu yerde yaşam odası bulunmadığını itiraf etmiş oldu. Hürriyet'ten Aysel Alp ve Banu Şen 'in haberine göre, Türk Maden Mühendisleri Odası eski Başkanı Mehmet Torun , 'Maden kanununda yasal zorunluluk yok. Zorunlu olmadığından, patronlar da insana değer vermediğinden kendiliğinden bunu yapmıyor. Türkiye genelinde sadece 4 firmanın standartlara uygun yaşam odası var, onlar da metal, altın ve bakır madenciliği alanında faaliyet gösteriyor' dedi. Torun, Soma Holding Genel Müdürü’nün madenin başka bir bölümünde 500 kişilik yaşam odası bulunduğuna ilişkin açıklamalarına da sert tepki gösterdi. Torun, 500 kişilik yaşam odası olamayacağını, dünya standartlarına uygun odaların 12 ila 40 kişilik olduğunu belirterek, 'Onlarınkine yaşam odası değil, toplama kampı denir' dedi. Kar amacına yönelik işletme anlayışı sürdükçe maden kazalarının önlenemeyeceğinin altını çizen Torun, 'Bu firma daha önce ocağı kamu kurumundan aldığında kamu 100 liraya mal ediyor ben 30 liraya mal ediyorum, diye övünüyordu. Aradaki fark kimin cebine girdi. Çalışan 4 bin lira almaya mı başladı yoksa maaşı 1000 liraya mı düştü' diye sordu. Torun, gerçek anlamda yaşam odalarının tamamen tozdan, gazdan, her türlü kimyasaldan ari; çökmeye dayanıklı ortamdan tamamen izole olarak yapılması gerektiğine dikkat çekti. 'Orada gerçek anlamda bir yaşam odası olsaydı ocaktaki bütün yangın ve gazlardan korunacaklar, kurtarılmayı bekleyeceklerdi. Muhtemelen bugünkünden çok daha az kayıp olacaktı. Çünkü odaya girip kapıyı kapattıklarında, sızdırmaz olacak, gaz, toz, kimyevi madde girmeyecek. Ayrıca da yer yüzüne müstakil bir havalandırma bağlantısı olacak yani ocağın havalandırmasından tamamen bağımsız bir havalandırma olacak ki insanlar kurtulabilsin.' Torun, madencilik sektöründe yaklaşık 120 bin kişinin çalıştığını belirtirken, hükümetin derhal Madencilik Kanunu'nu değiştirmesi ve ILO'nun yeraltı iş güvenliğine ilişkin 176 sayılı sözleşmesini imzalaması çağrısında bulundu. 'Torun, tabi ki kanun çıkarmak, sözleşme imzalamak yetmez. Bunlar hızlıca uygulamaya geçirilmeli' dedi. Mehmet Torun, İş Güvenliği uzmanlığı eğitimlerinin özel sektördeki kurslara verilmesini de eleştirerek, bu eğitimlerin kar amacı gütmeyen, gerçek anlamda kamu hizmeti veren odalar eliyle yapılması gerektiğine dikkat çekti. Yer altı madenlerinde bile bırakın konunun uzmanı maden mühendisi, mühendis çalıştırılmasını, teknik eğitim öğretmenlerine bile iş güvenliği uzmanlığı yetkisi verildiğini anlattı. İşin uzmanı olmayanların madenlerde denetim yapamayacağını vurgulayan Torun, 'Kurtulan işçiler çalıştıkları ortamı anlatıyorlar. Ocak içinde mazotlu araçlar çalıştığını, oksijenli kaynaklar yapıldığını, maskelerinin hiç kontrol edilmediğini söylüyorlar. Tüm bunlar gerçek anlamda iş güvenliği uzmanlarının olmamasından kaynaklanıyor' dedi. Kaçış odalarının ne kadar önemli olduğu 4 yıl önceki Şili kazasında ortaya çıkmıştı. 33 madenci yerin 700 metre altına kurulan kaçış odasına sığınmış ve bu madenciler yaklaşık 80 gün sonra sağ olarak kurtulmayı başarmıştı. Kaçış odalarının fiyatı 80 bin dolardan (160 bin TL) başlarken, yaygın olarak kullanılan 40 kişilik odaların fiyatı ise 200 ila 250 bin dolar (400-500 bin TL) arasında değişiyor. Soma madeninde çalışan 780 kişinin ihtiyacı için ise yaklaşık 20 adet kaçış odası. Bunun işletmeye olan maliyeti ise 5 milyon dolar (10 milyon TL) civarında bulunuyor. Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan 10 Mayıs 2013 tarihinde Enerji TV’ye Soma’daki maden ile ilgili kaza durumunda işçilerin madende 15-20 gün kalabilecekleri alanlar oluşturacaklarını söylemişti. Yerin altındaki tüm kişilerin isimlerinin ve muhtemel konumlarının her zaman (yani gün boyunca) doğru şekilde bilinmesi için bir sistem kurulmalı Güvenli ve sağlıklı çalışma ortamı koşullarının sağlanması açısından, madenin gerekli elektrik, mekanik ve iletişim sistemini de kapsayan diğer ekipmanlarla inşa edilmesini sağlamalı Madenin, işçilerin tayin edilen işleri kendileri ile başkalarının güvenlik ve sağlıklarını tehlikeye atmayacak şekilde gerçekleştirmesine olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesi ve çalışmasını sağlamalı Uygulanabilir durumlarda, yeraltındaki iş yerlerinin tümünden iki çıkış sağlanmalı, bu çıkışlar yüzeye ayrı ayrı çıkış noktalarından bağlanmalı İşçilerin maruz kalabileceği çeşitli tehlikelerin tespit edilebilmesi ve maruz kalınıyorsa bunun seviyesinin belirlenmesi için çalışma ortamının izlenme, değerlendirilme ve düzenli teftişi sağlanmalı Erişim izni verilen tüm yer altı çalışma mekanlarının yeterli havalandırması sağlanmalı Bir maden işletmesinin doğasına uygun şekilde, yangınların başlaması ve yayılması ile patlamaları önleyecek, tespit ve mücadele edecek tedbir ve önlemler alınmalı Bir yerde, işçi güvenliği ve sağlığına ciddi tehdit olması durumunda, operasyonların durdurulması ve işçilerin güvenli bir noktaya tahliye edilmesi garantiye alınmalı İşveren, her madende ayrı ayrı öngörülebilen tüm endüstriyel ve doğal afetler için acil müdahale planı hazırlamalı İşçilere, hem verilen iş, hem de güvenlik ve iş sağlığı konularında yeterli eğitim programları ve anlaşılabilir talimatlar sağlanmalı. Bu ücretsiz olmalı İşverenler riski kaynağında bertaraf etmek, güvenli çalışma sistemleri tasarlamak, kaza riskleriyle ilgili işçileri bilgilendirmek ve kaza olduğunda gerekli tıbbi yardıma ulaşmalarını sağlamak zorunda İşverenler sözleşmeyle kaza sonrasındaki sağlık ve kurtarma etkinliklerinin kalitesinden de sorumlu Sözleşme, hükümetlereyse teknik kılavuzların hazırlanması, denetimlerin düzenlenmesi, denetimlere ilişkin gerekli yasal düzenlemelerin sağlaması ve kazaların etkili soruşturulması gibi yükümlülükler getiriyor.T24
10 Maddede Türkiye'de İnsanların Ölüm Sebepleri
İnsan hayatının değerinin bir torba kömüre düştüğü bu günlerde, Türkiye'de insanların aslında ne kadar pisi pisine öldüğünü düşünmeden edemiyor insan. Bir hiç uğruna o kadar çok can kaybediliyor ki, yanan ocaklar, öksüz kalan çocuklar, evlat acısı yaşayan yürekler... Belki kader belki değil, belki de bazılarına göre bu ülkenin insanlarının 'fıtratında' pisi pisine ölmek var. Diyebileceğimiz tek şey geride kalanlara Allah sabır versin;
Reklam