iPhone Bağımlılığını Ölçen Uygulama Geliştirildi
Yeni geliştirilen bir uygulama sayesinde iPhone’u olanlar telefonlarıyla ne kadar vakit geçirdiklerini ölçebiliyor. Uygulama, iPhone ile çok zaman harcayanlar için bir üst limit belirleyebiliyor. İphone'un ilk versiyonunun piyasaya sürülmesinin üzerinden tam 7 yıl geçti. 29 Haziran 2007'de piyasaya çıkmasının ardından kullanıcıların vakitlerinin çoğunu onunla geçirdiği iPhone'a gelen yeni bir uygulama, bu bağımlılığın seviyesini ölçüyor. ABD’li yazılımcı Kevin Holesh, iPhone’un işletim sistemi IOS için “Moment (Dakika)” adlı uygulamayı geliştirdi. Iphone ile geçirilen zamanı ölçen Moment uygulaması ile kişi, kendine günlük limitler belirleyebiliyor. Limitin aşılması durumunda bir uyarı mesajı geliyor ve akıllı telefon bağımlılığı bu uyarıya göre dengelenebiliyor. Moment ayrıca iPhone ile katedilen yolu ölçebiliyor. Bir yerden bir yere giderken aldığınız yolun mesafesi ve gittiğiniz yerleri kayıt altına alınıyor. Uygulamanın en belirgin özelliklerinden birisi de telefona yüklendikten sonra her seferinde açma ve kapatma işlemine gerek kalmaması. Moment, otomatik olarak ne kadar zaman harcandığını ölçmeye başlıyor. 'Günde 35 dakika kazandım' Moment uygulamasını kendi sayfasında tanıtan Kevin Holesh, bu ürünü öncelikle kendisi için geliştirdiğini söylüyor. Holesh, dijital bağımlılıklarının gerçek hayatını etkilemeye başladığını, üretkenliğinin düştüğünü ifade ediyor. “Asıl amacım ne kadar zamanın boşa gittiğini göstermek” diyen Holesh, kendisinde ve yazılımı denediği kişilerde olumlu sonuçlar aldığının altını çiziyor. Hayatta bir dengenin kurulması gerektiğini söyleyen ABDli yazılımcının, günlük 75 dakika olan telefon kullanım süresi Moment sayesinde 40 dakikaya düştü. _Kaynak: https://medium.com/@kevinholesh_
Arda Turan, Acun Ilıcalı ve Aziz Yıldırım Aynı Karede
Galatasaraylı taraftarlar, Arda Turan'ı Acun Ilıcalı ve Aziz Yıldırım'la bir arada görünce çılgına döndü.Dün sosyal medyada patlayan bir fotoğraf büyük yankı uyandırdı. Bodrum'da tatilde bulunan Arda Turan, burada ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı ve Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım'la bir araya geldi. Bu görüşme sırasında çekilen fotoğraf, Galatasaraylı taraftarların büyük tepkisini çekti. Arda Turan'ın Aziz Yıldırım'la bir araya gelerek hata yaptığını belirten taraftarlar, Atletico Madrid'de forma giyen eski Galatasaraylı futbolcuyu Fenerbahçe'ye getirebilecek tek ismin Acun Ilıcalı olacağı iddiasında bulundu. TRTSpor
Hangi Ülkede Kaç Saat Oruç Tutuluyor?
Türkiye bu yıl 17 saatlik zaman dilimi ile Ramazan ayında en uzun orucunu tutarken, özellikle Müslüman ülkeler incelendiğinde, hiç de yalnız olmadığı ortaya çıkıyor. İşte dünyanın çeşitli ülkelerinde oruç tutma süreleri…
Reklam
88. Gazi Koşusu 17:15'te Veliefendi Hipodromu'nda Start Alacak
Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına 1927 yılından bu yana düzenlenen Gazi Koşusu'nun 88'incisi bugün saat 17.15'te İstanbul'da yapılacak.Veliefendi Hipodromu’nda gerçekleştirilecek Türk at yarışçılığının derbisi saat 17.15′te koşulacak. Üç yaşlı safkan İngiliz taylarının yarış hayatlarında sadece bir kez koşabildikleri, çim pistte 2 bin 400 metre mesafeli koşuya 20 tay katılacak. Koşuyu birinci bitirecek atın sahibi, 1 milyon 350 bin lira ikramiyenin yanı sıra 847 bin lira kaydiye ücretiyle birlikte toplam 2 milyon 197 bin lira ikramiye alacak. Kazanan safkanın sahibi, aynı zamanda da yetiştiricisi ise yarış ikramiyesi ve kaydiye ücretlerinin yanı sıra 337 bin 500 lira daha elde edecek. Geçen yılki 87. koşuyu Atila Özkan’ın sahibi olduğu ‘‘Divine Heart’‘ adlı safkan, jokeyi Yücel Bilik ile 2.31.09′luk derecesiyle kazanmıştı. GAZİ KOŞUSU’NUN TARİHÇESİ 1926 senesinde “Yüksek Yarış ve Islah Encümeni”nin kurulması ile Türkiye’de atyarışları tek bir otoritenin yönetimine girmiş oldu. Encümenin Genel Sekreteri olan Atıf Esenbel, başta İsmet Paşa olmak üzere bu işin özelliklerini çok iyi bilen kişilere danışarak, Ulu Önder’in adına en yüksek ikramiyeli bir koşu düzenlenmesine karar verdi. Bu karar, bir sene sonra 1927’de “Gazi Koşusu”nun programa alınmasıyla tatbik edildi. İlk Gazi Koşusu yaş sınırlaması olmadan İngiliz atlarına mahsus bir koşu idi. Şimdiki Tandoğan meydanına yakın bir yerde olan spor tesislerinde yapıldı. 1920 senesinde Yunanlıların ileri bir harekete geçtiği ve Uşak’a girdiği sırada, Mustafa Kemal Paşa Ankara’da atyarışları yapılmasını emreder. Paşa bu kararı savaş durumundaki ülkemizin vatandaşlarının bir nebzede savaşın stresinden uzaklaştırmak için vermiştir. Ve zamanın önde gelen şahsiyetlerini yarışların düzenlenmesi işinde görevlendirir. Bunların içinde mebuslar, paşalar ve valiler de vardır. Mustafa Kemal Paşa bu yarışlar için müşterek bahis komitesinin de kurulmasını ister. Atatürk’ün yarışçılıkla ilgisinin ne boyutta olduğunu gösteren bir diğer önemli örnek de Ankara Şehir Hipodromu’nun yapılması sırasındadır. 1932 yılında boş bir arazi olan yere hipodrom dahil bir spor kompleksi yapılması emreden Atatürk, 1936 yılında açılış günü hipodromda bazı eksikler olduğunu öğrenir ve bu ilk açılışa gelmez. Atatürk eksiklerin tamamlanmasının ardından hipodroma Sonbahar Yarışları münasebetiyle gelir. Gazi Koşusu ilk defa 10 Haziran 1927 yılında 2000 metre mesafede tertiplenmiştir ve para ikramiyesi de 2000 TL.dir. İlk Gazi Koşusu’nu Hacı Bekirzade Ali Muhittin Bey’in sahibi olduğu Neriman adlı Safkan İngiliz kısrağı Jokeyi İhsan Atçı ile kazanmıştı. Koşunun müddeti ise 02.15.00 olarak gerçekleşir. Celal Bayar 1929 yılında “Cap Gris Nez” ile 1930 yılında da İsmet İnönü “Olgo” isimli safkanlarıyla bu önemli koşuyu kazanmıştı. 1928 yılında yaşa göre siklet esasıyla açık koşu olarak tertip edilen Gazi Koşusu, 1932 yılında Türkiye’de doğmuş 3 yaşlı safkan İngiliz taylarına mahsus olarak 2400 m. mesafeli ve toplam ikramiyesi de 5.000 TL olarak düzenlenir. Koşu şartları bakımından dünyanın en prestijli klasik koşularından olan İngiltere’nin Derby Koşusu’na eşdeğer bir koşu olarak koşulmuştu. Bu çok önemli koşuyu Akif Akson Bey’in “Lale” adlı 3 yaşlı İngiliz tayı jokeyi N.Horvath ile kazanır. 1936 yılı Gazi Koşusu, Ankara 19 Mayıs Stadyumu’nun yanında inşa edilen Ankara Şehir Hipodromu’nda koşulur ve M. Alan Bey’in “Şilem” adlı tayı kazanır. 1938 yılına gelindiğinde Gazi Koşusu Atatürk Koşusu ismi ile koşulur. Bu çok önemli koşuyu ise A. Sait Türkhan Bey’in “Romance” adlı erkek tayı jokeyi N. Horvath ile kazanır. 1968 yılından itibaren İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda koşulmaya başlanan bu anlamlı derbiyi o yıl Burhan Karamehmet’in sahibi olduğu “Asuvan” jokeyi Sedat Okumuş ile kazanmıştı. Türk yarışçılığının en büyük klasiği olan Gazi Koşusu’nun armağanı, Atatürk’ün at üzerindeki som gümüş heykeli, 1970 yılından beri ”Gazi Koşusu” galiplerine verilmeye başlandı. Ünlü heykeltıraş Doç. Dr. Şadi Çalık’ın eseri olan bu heykeli ilk kez ”Sadettin” adlı safkanın sahibi Sadun Atığ aldı. Gazi Koşusu’nun en önemli özelliği, üç yaşlı safkan İngiliz taylarının yarış hayatlarında sadece bir kez katılabilmeleridir. Gazi Koşusu, tüm koşular arasında çok özel bir anlam taşımaktadır. Bu koşuda tay koşabilmek bile büyük şereftir. Bu koşuyu kazanan safkan, yılın en başarılı atı ünvanına da sahip olmakta ve yarışçılık tarihinde farklı bir yer kazanmaktadır. Bu nedenle her at sahibinin gönlünde Gazi Koşusu’na katılabilmek ve kazanabilmek yatmaktadır. Kendisi ve yavruları Gazi Koşusu kazanan atlar; Cap Gris Nez: (Yılmazkaya), Karayel: (I. Seren ve Cartegena), Akkor: (Toraman) ve George Thomas: (Caprice). Yavruları en çok Gazi Koşusu kazanan aygırlar; Cihangir: Atlıhan, Melikşah, Kayarlı, Pikehan, Minimo ve Akkor'la 6 defa, Wings Of Song: Beau Brummel, Mirage, İcaros, Beau Monair ve Helene de Troia ile 5 defa, Onyx II: Özdemir, Tomru, Şilem, Taşpınar ve Konca ile 5 defa. Yavrusu en çok Gazi Koşusu kazanan kısrak; Fleche d'Or: Beau Brummel, La Fleche, Beau Monair ile 3 defa. Eküri biten Gazi Koşuları; La Fleche – Cantatrice (1956), Hafız – Kapkara (1986), The Best – I. Thunder Bold (1993) Gazi Koşusu'nda en iyi derece, 1996 yılında Özdemir Atman’ın Bold Pilot (2.26.22) isimli safkanına aittir. Gazi Koşusu'nu en fazla kazanma başarısını gösteren eküri;Darling (1950), Kusun (1953), Atlıhan (1961), Melikşah (1963), Kayarlı (1964), Minimo (1971), Akkor (1972), Karayel (1973), Buğra (1976), Toraman (1982), Cartagena (1984), Hafız (1986), Popular Demand (2005) ile toplam 13 kez ile ELİYEŞİL Ekürisidir. Mümin Çılgın; Helene De Troia (1960), Apaçi (1965), Nadas (1974), Dr. Seferof (1979), Dersim ( 1981), Uğurtay (1985), Hafız (1986), Top Image (1988) ve Abbas (1991) ile 9 kez kazanarak Gazi Koşusu'nu en fazla kazanma başarısını gösteren jokey oldu. 88- Gazi Koşusu’nda yarışacak safkanlar ve sahipleri şöyle: Atın adı Sahibi 1- Be My Shadow M. Kurtel Emin 2- Benelux K. Levent Kitapçı 3- Black King Ersan Özbelge 4- Blaze To Win Levent N. Gelgin 5- Daskyleion İsmail Hadioğlu 6- Enyalios Hayrettin Karamazı 7- Grey Coral A. Galip Mercan 8- Inferno Erol Söğütlü 9- Junior Pianist Ayhan Çalıkoğlu 10- Karabekmez Orhan Bekmezci 11- Kuloğlu Umur Özarar 12- Payitaht Özen Adalı 13- Prince Of Krakow Tuncay Kantarmacı 14- Yavuzsel Gülnur Gülerce 15- Yeni Kartal Ali Şahin 16- Zencirbey Hülya Zencir 17- Adakarası M. Bozan Gökkan 18- Lambourn O. Mehmet Kurt 19- Suzi Gold Hulusi Çil 20- Warrior Princess Aytuğ Atalay CNN Türk
Türk Bilim Adamı Biyonik Kulak ile Sağırlığı Bitirdi
Türk bilim adamı Prof. Dr. Çağlar Batman , Türkiye'ye uyarladığı biyonik kulak yöntemiyle işitme kaybı yaşayanların ve doğuştan sağır çocukların sorunlarını çözdü. Academik Hospital'da görev yapan Prof. Dr. Batman , SGK'nın ödediği bu operasyonla sağırlık sorununun tarihe karıştığını söyledi. Benzer tekniklerin yurtdışında 40 bin euro civarında olduğu bilgisini paylaşan Batman , Türkiye'de ise rakamın 20 bin liraya düştüğünü belirtti. Tek kulakta yapılan operasyonla işitme kayıbının bittiğini söyleyen Batman, ' Türkiye'deki ilk biyonik kulak ameliyatını gerçekleştirdim. Ardında da ilk yarı implant cihazı, yüksek frekansa bağlı işitme kaybı yaşayan 2 hastaya uyguladım ' diye konuştu. AB'den yoğun talep Bu tekniğin önemli bir de sağlık turizmi yarattığını söyleyen Batman , AB ülkelerinden birçok hastanın kurumlarına gelerek ameliyat olduğunu anlattı. Yurtdışında bu ameliyatların hem pahalı olduğunu hem de çok sıra beklenildiğini söyleyen Batman , ' Konuşmayı öğrenmiş biri bizim tekniğimizle yeniden duyabiliyor ' dedi. İbrahim Acar - Sabah
Reklam
Babacan, Eximbank Hakkında Çarpıcı Bilgiler Verdi
İstanbul’da yeni binaya, tadilat parası hariç 5 yılda 6,75 milyon dolar kira ödenecekKendi evi olan Genel Müdüre aylık 6 bin TL kira yardımı!805 bin TL’ye iki makam aracı satın alındı!Binaya taşınmadan 8 ay boyunca 900 bin dolar kira ödendiANKARABaşbakan Yardımcısı Ali Babacan, Genel Müdürlüğü İstanbul’a taşınan Türk Eximbank’ta uzun yıllardır çalışan 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in iki kızının işten çıkarıldığını kabul ederken, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın soru önergesi üzerine bankaya dair çarpıcı bilgileri de açıkladı. Babacan, İstanbul’da kiralanan yeni bina için aylık 112 bin 500 dolar kira ödendiğini, 5 yıllık kira sözleşmesi yapıldığını, yapılan tadilat bedelinin yarısının kiradan düşüleceğini, tadilat dolayısıyla taşınma öncesinde 8 ay boyunca bina için 900 bin dolar ödendiğini, Eximbank’ta çalışan uzmana 500 TL, Genel Müdüre ise aylık 6 bin TL kira yardımı yapıldığını, Eximbank için satın alınan iki makam aracına 805 bin TL ödendiğini açıkladı.Genel Müdürlüğü Ankara’da bulunan Eximbank’ın, eğitim öğretim yılının ortasında olunduğuna bakılmaksızın Kasım 2012’de İstanbul’a taşınma kararı alınınca, ailevi nedenlerden dolayı Ankara’da kalmak zorunda olduğunu belirten personel işten çıkartılmışlardı. Aralarında önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in iki kızının da bulunduğu 37 personelin iş akitleri feshedilirken, 56 personelin ise Ankara’da kalmalarına izin verilmişti.CHP’li Umut Oran’ın Aralık 2012’de verdiği önergeyle bu gelişme kamuoyuna duyurulurken, Babacan’ın Ekim 2013’te gönderdiği yanıtta bazı bilgiler ‘ticari sır/banka sırrı’ gerekçesiyle yanıtsız bırakılmıştı. Umut Oran’ın, Eximbank Genel Müdürü’nün Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada verdiği bilgilerin dahi önergeye yanıt olarak gönderilmediğine dikkat çekerek yeni soruları yöneltmesi üzerine Babacan bu kez somut bilgiler içeren bir yanıtı gönderdi.İşten çıkartılan 37 kişinin ismini açıklayarak, Sezer’in kızlarının da sözleşmelerinin feshedildiğini kabul eden Babacan’ın, Umut Oran’a, Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan ve Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Kopar’ın imzaladığı bilgi notuyla verdiği yanıtta dikkat çeken bilgiler şöyle:Aylık kira 112.500 dolarİstanbul’daki bina Sabri Ünlü ve Jan Bastiaan Lems’ten, stopaj bedeli dahil aylık 112 bin 500 dolar karşılığı bedelle, ihale yapılmaksızın doğrudan temin usulüyle Nisan 2012’de 5 yıllığına kiralandı.Tadilat parasının yarısı kiradan düşüyor!Binada yapılan mekanik tadilatlara ilişkin bedellerin yarısı kiradan mahsup edilecek. Ancak bu tadilat bedelinin ne kadar olduğu açıklanmadı.Taşınmadan 8 ayda 900 bin TL ödendiBinaya taşınma işlemi ise 8 ay sonra 3 Aralık 2012’de tamamlandı. Böylece taşınma gerçekleşene kadar 900 bin dolar kira ödenmiş oldu.37 kişi işten çıkartılırken, 111 kişi işe alındı2012 yılı içerisinde 37 deneyimli personelin işine son verilmesine karşın, aynı yıl içerisinde “banka işlem hacmindeki artış nedeniyle” 111 yeni personel alındı ve toplam personel sayısı 453’e ulaştı.Makam aracına 805 bin TLMakam için 2011 yılında AudiA6 ve Volvo S80 marka modelde iki araç 805 bin TL karşılığında satın alındı.Genel Müdüre ayda 6 bin TL kira ‘yardımı’Eximbank Yönetim Kurulu kararıyla, Genel Müdüre kendi evinde otursa dahi, en düşük memura ödenen kira yardımının 13 katı tutarında (6 bin TL) aylık kira yardımı yapılıyor!
Reklam
NASA 'Uçan Dairesini' Denedi
NASA, insanlığı Mars'a taşıması planlanan uçan daire benzeri uzay aracını ilk kez denedi. Pasifik Okyanusu'nda yapılan denemede, iniş esnasında test aracının bağlı olduğu paraşütün tam olarak açılmadığı belirtildi. NASA, gelecekteki Mars yolculuğu görevlerinde kullanılması planlanan yeni teknolojisi Düşük Yoğunluklu Süpersonik Hız Kesici (LDSD) aracını denedi. Hawaii'de gerçekleştirilen ateşlemede, uçan daireyi anımsatan aracın paraşütü tam olarak açılmasa da denemenin başarılı olduğu açıklandı. LDSD projesinde yer alan Ian Clark, 'benzeri olmayan bir denemeyi gerçekleştirdiklerini' belirterek, 'Bazı olumsuzluklar çıkabilir ancak çıkaracağımız derslerle ileride daha iyisini yapacağız' ifadesini kullandı. ABD Donanması'nın Kauai adasındaki Pasifik Füze Menzili Tesisinde TSİ 21.40'ta gerçekleştirilen ateşlemede, Mars'ın atmosferine büyük bir hızla girdikten sonra sorunsuz bir şekilde girebilecek uzay aracı modelinin denemesi yapıldı. LDSD'nin, insan, kargo ve donanım taşınacak görevlerde, Mars'ın atmosferinde zarar görmeden yavaşça alçalarak yere inebilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında, bugüne kadar geliştirilen en büyük süpersonik paraşüt ve Süpersonik Şişirilebilir Aerodinamik Hız Kesici (SIAD) adı verilen uçan daire benzeri içi araç geliştirildi. 30.5 metrelik paraşütün yanında, SIAD'lardan bir tanesi 6; diğeri ise 8 metre olarak tasarlandı. Atmosferin dışına doğru ilerledi Kauai'de yapılan denemede, 3175 kg ağırlığındaki test aracını taşımak için dev bir balon kullanıldı. Balon, dev paraşüt ve 6 metre genişliğindeki SIAD'ı 37 km yüksekliğe taşıdı. SIAD, hedeflenen irtifaya erişilmesinin ardından balondan ayrıldı ve motorunu ateşleyerek 55 km yüksekliğe çıktı. Araç, bu esnada ses hızının dört katı yani Mach 4 hızına erişti. NASA, erişilen irtifadaki aşırı ince hava sayesinde yoğunluğu çok düşük olan atmosferin Mars atmosferine çok büyük benzerlik gösterdiği belirtti. Testin son aşamasında, SIAD'ın şişerek yüküyle beraber 2.5 Mach hızına inmesi ve bu anda paraşütün açılması bekleniyordu. Paraşütün açılmasıyla, test aracı Pasifik Okyanusu'na inecekti. Space.com'un haberine göre TSİ 00.05'te roketini ateşleyen SIAD, ardından başarıyla şişerek hızını yavaşlattık ancak paraşüt istendiği gibi açılmadı. NASA, okyanusa düşen donanımların toplanacağını ve elde edilecek verilerin bir sonraki deneme öncesinde analiz edileceğini belirtti. Eğer proje başarılı olursa, Curiosity gibi SUV büyüklüğündeki keşif robotları ve çok daha büyük donanımlar Mars'a çok düşük riskle indirilebilecek. NASA, Curiosity'i Gale Kraterine indirmek için 30 ton ağırlığ dayanabilen 15.5 metre genişliğinde paraşüt kullanmıştı. Kaynak: Al Jazeera
IŞİD'e Karşı Rus Uçağı
IŞİD'in elindeki Musul ve Tikrit'te operasyonlarını yoğunlaştıran Bağdat yönetiminin Rusya'dan sipariş ettiği Sukhoi tarzı savaş uçaklarının ilk teslimatı gerçekleşti. Irak güvenlik yetkilileri Rus yapımı 10 adet Sukhoi savaş uçağıının teslimatının Bağdat'ta gerçekleştiğini doğruladı. İkinci el savaş uçakları ülkenin kuzeyi ve batısındaki birçok bölgeyi ele geçiren Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı kullanılacak. Uçakların tesliminin Irak ordusunun IŞİD'e karşı gerçekleştirdiği operasyonlarda elini güçlendirmesi bekleniyor. Anadolu Ajansı 'na göre, Irak Parlamentosu Savunma ve Güvenlik Komitesi üyesi Abbas Beyati, 'Bugün 10 adet Sukhoi uçağı Irak'a ulaştı, geri kalan kısmı da en yakın zamanda elimizde olacak' dedi. Beyati, gelişmiş teknolojiye sahip uçaklarla Irak'ın hava gücünde kayda değer bir ilerleme sağlanacağını söyledi. Beyati, satın alınan uçakların Musul'daki savaşta ve Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün çöldeki askeri kamplarını hedef almada kullanılacağını kaydetti. Musul'a ilk hava operasyonu Irak ordusunun IŞİD'e karşı operasyonları da sürüyor. Ordu, Musul'a ilk hava operasyonunu düzenledi. Saldırı, Musul'un batısındaki Sağlık Müdürlüğü, Fahamin çarşısı ve Baştabya bölgesindeki bir eve gerçekleşti. Al Jazeera muhabiri Abdulazim Muhammed, bu saldırının Musul'un IŞİD'in eline geçmesinden bu yana ilk defa gerçekleştiğini, saldırının insansız hava araçlarıyla yapıldığını ve bu uçakların İran yapımı 'Ebabil' uçakları olabileceğini söyledi. Al Jazeera'nin ulaştığı Musul'daki tıbbi kaynaklara göre, Musul'daki Tayaran bölgesinde başından vurularak idam edilen 9 kişinin cesedi bulundu. İdam edildiği tahmin edilen kişiler gözleri bantlanmış ve elleri bağlanmış durumda bulundular. Tikrit'i geri alma operasyonu Irak ordusunun IŞİD'den geri almak için operasyonlarını yoğunlaştırdığı Tikrit'te şiddetli çatışmalar devam ediyor. AFP'ye konuşan bir Irak ordu yetkilisine göre, Irak ordusu ve güvenlik güçleri Tikrit'i geri almak için büyük bir operasyon başlattı. Ordu operasyonunu hem karadan, hem de havadan yürütüyor. Samarra operasyon Komutanı Sabah Fatlavi, 'Havadan ve karadan zırhlı araçlarla desteklenen özel eğitimli birlikler Tikrit’e doğru yola çıktı” dedi. Bağdat’ta bulunan Al Jazeera muhabiri İmran Khan, Irak ordusunun isyancıların kontrol ettiği bölgeye yönelik en büyük harekâtı düzenlediğini belirtti. AFP’nin askeri kaynaklara dayandırdığı bilgiye göre, Irak ordusunun Tikrit’te ilerlemesi, Musul kentinin kontrol altına alınmasının yolunun açılması anlamına geliyor. Ayrıca Tikrit’in ele geçirilmesi Diyala eyaletine doğru önemli bir bölümün de yeniden kontrol altına alınması anlamı taşıyor. Irak'ın resmi televizyonuna göre, Irak ordusu Tikrit'i iki günde IŞİD'den temizleyeceğini açıklamış ve Tikrit'teki sivilleri evlerinden çıkmamaları konusunda uyarmıştı. Anbar ve Babil'de şiddetli çatışmalar Anbar ve Babil eyaletleri arasındaki bölgede Irak ordusu ile silahlı grupların arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Hastane kaynaklarına göre, çatışmalarda 20 Irak askeri ve polisi hayatını kaybetti. Irak ordusu ise IŞİD ve silahlı gruplardan 53 kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Associated Press haber ajansına göre, bölgedeki çatışma sırasında Irak ordusu birçok silahlı grup üyesini esir aldı. Kaynak: Al Jazeera, AFP, AA ve AP
Gerçek Hayatta Fruit Ninja
Fruit Ninja oyunu gerçeğe uyarlanırsa ancak bu kadar gerçekçi olabilir. Arkadaşımız limonları hiç sektirmeden bir ninja edasıyla doğruyor.
Reklam
64-Bit Destekli İlk Android Telefon Tanıtıldı
Samsung'un geçtiğimiz günlerde kriter testinde Snapdragon 410 işlemcisiyle çalıştığı görülen SM-G510F kod numarasına sahip bir akıllı telefonu ortaya çıktı. Söz konusu telefonun 64-bit desteği sunan ilk Android akıllı telefon olması bekleniyordu ancak, Lenovo Çin'de düzenlenen bir etkinlik kapsamında 64-bit desteği sunan ilk Android akıllı telefonu duyurdu. Lenovo A805e olara isimlendirilen akıllı telefonda Qualcomm'ın 64-bit desteği sunan 1.2GHz frekans hızında çalışan dört çekirdekli Snapdragon 410 işlemcisi ve Adreno 306 grafik birimi yer alıyor. Lenovo A805e kağıt üzerinde 64-bit desteği sunan ilk akıllı telefon ancak şu an bu özelliği aktif edecek ne Android sürümüne ne de performans artışını gösterecek herhangi bir uygulamaya sahip. Lenovo A805e'nin 64-bit desteğinden faydalanması için Android L güncellemesini beklemesi gerekecek. Telefonda ayrıca 1GB RAM, 8GB dahili depolama, Android 4.4.2 KitKat işletim sistemi, LTE desteği, NFC, 8MP arka kamera, deri görünümlü arka kapak, çift SIM kart desteği ve 5.5-inç büyüklüğünde 540 x 960p çözünürlüklü ekran yer alıyor. 200 doların altında bir fiyatla temmuz ayında satışa sunulacak akıllı telefonun Asya pazarına özel olması bekleniyor.teknolojioku
Reklam
'Engelli' Ayşe Arman'ın Tekerlekli Sandalye ile İstanbul Macerası!
Hürriyet gazetesi yazarı Ayşe Arman , engellilerin sorunlarını anlayabilmek için peruk takarak tekerlekli sandalye ile üç gün boyunca İstanbul turu yaptı. İlk gün İstiklal Caddesi’ni dolaşmaya çalışan Arman, ikinci gün Karaköy, Eminönü ve Kadıköy’de engellilerin karşılaştığı sorunları yaşadı. Omurilik Felçlileri Derneği Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya ’yla birlikte İstanbul turu yapan Ayşe Arman’ın “Ayşe’yle Semra engelli İstanbul özürlü” başlığıyla yayımlanan (29 Haziran 2014) gezi hikâyesi şöyle: Ayşe’yle Semra engelli İstanbul özürlü!!! 'Gördüm ki, engelliler için, sokaktaki tehlikeler bitmiyor. Sokak, savaş alanı gibi. Kaldırımlar, oluklar, mazgallar, dik rampalar...' Omurilik Felçlileri Derneği, ilginç bir teklifle geldi: “3 gün birlikte İstanbul’u tekerlekli sandalyeyle dolaşalım, bizim ne çektiğimizi biraz olsun anlayın...” Üzerine atladım! Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya’yla birlikte 3 gün tekerlekli sandalye tecrübesi yaşadım. Tanınmamak için kafama peruk taktım. Ve bu şehrin, engelliler için nasıl bir cehennem olduğuna bizzat tanık oldum. Taksim, Beyoğlu, Tünel, Karaköy, Eminönü, Kadıköy... Yollarda gezdik, toplu taşıma araçlarına bindik. Gördüm ki, engelliler için, sokaktaki tehlikeler bitmiyor. Sokak, savaş alanı gibi. Kaldırımlar, oluklar, mazgallar, dik rampalar. Karşıdan karşıya geçmek en büyük ıstırap. LPG’li taksi, tekerlekli sandalyeni alamıyor, binemiyorsun. Metro, otobüs, tramvay işkence. Yardımsız mümkün değil. Engelli liftleri çalışmıyor, engelli tuvaletleri göstermelik, depo niyetine kullanılıyor. Koskoca şehirde tuvalete bile gidemiyorsun. İstiklal Caddesi boyunca tekerlekli sandalyeyle girilebilecek lokanta yok denecek kadar az. ATM’den para çekebilmen imkansız, engelliler düşünülmemiş. Sandalyenin boyu yetişmiyor. Kartını ve şifreni birine verip yardım istemekten başka çaren yok. Yaşadığımız zorluklar say say bitmiyor. Hakikaten engelliler için İstanbul özürlü bir kent! Yazının devamı için tıklayınız...
Tuğba Durul Canlı Yayında 'Bitse de Gitsek'
Canlı yayında mikrofonu açık unutan Ntv spikeri Tuğba Durul bir gafa daha imza attı. Canlı yayından sıkıldığını belirttiği anlarda sesi yayına gidince bir canlı yayın kazasına da neden oldu.
Adrasan'da Alevler Kontrol Altına Alındı
ANTALYA'nın Kumluca İlçesi’ndeki tatil bölgesi Adrasan'daki İnceboyun Mevkii'nde kızılçam ağaçlarının bulunduğu alanda dün öğle saatlerinde çıkan yangın 17 saat sonra kontrol altına alınabildi.Dün saat 14.30'da başlayan orman yangını ekiplerin yoğun çabasına rağmen bugün saat 07.30'de kontrol altına alınabildi. 17 saat süren yangında 125 hektar orman alanı kül oldu. Ekiplerin soğutma çalışması devam ediyorDHA
Reklam