Yandex’te Görseller Artık Daha Kolay Bulunuyor
Yandex’in ‘görsel ile görsel arama’ özelliğiyle kullanıcılar, diledikleri görselin kopyalarını, farklı boyutlardaki sürümlerini ve aradıkları görselin hangi internet sitesinde olduğunu kolaylıkla bulabilecek. Yandex, görsel arama servisini daha da geliştirerek, aranılan bir görselin internette hangi sitelerde kullanıldığını, farklı boyutları olup olmadığını kolaylıkla bulabilecek ‘görsel ile görsel arama’ servisini hizmete sundu. Yandex kullanıcıları, gorsel.yandex.com.tr adresindeki arama çubuğu üzerine, bilgisayarlarında kayıtlı veya tarayıcı penceresinde görülen herhangi bir görseli fare yardımıyla çekip bırakarak, ya da bir görselin linkini arama kutusuna girerek, aynı görselin internette yer alan kopyalarını, o görseli içeren sayfaları veya görselin farklı boyutlarını tek tıkla bulabilecek. Özellik hangi kolaylıkları sağlıyor? Sunum ya da ödev hazırlarken kullanmak istenilen görselin daha büyüğüne veya küçüğüne ihtiyaç duyulduğunda Yandex’in bu servisi kullanılabiliyor. Ya da fotoğrafı görülen kişinin kim olduğunu, bitkinin veya hayvanın adının ne olduğu merak edildiğinde bu servisten istenilen bilgiye erişilebiliyor. Bir e-ticaret sitesinde beğenilen bir eşyanın farklı fiyatlarını görebilmek için görsel arama yapıp, alternatif e-ticaret sitelerine de ulaşılabiliyor. Ayrıca bu servisi kullanarak, bir sosyal medya veya web sitesinden gelen davetin sahibinin ya da içeriğinin güvenli veya gerçek olup olmadığı da kolaylıkla öğrenilebiliyor.Stuff
Arda Turan Şampiyonluğu Tarkan Şarkısıyla Kutladı
Atletico Madrid, şampiyonluğu coşkulu bir kalabalıkla kutlarken Arda Turan, Tarkan'ın 'Şımarık' şarkısıyla dans etti.İspanya 1. Futbol Ligi'nde (La Liga) 2013-2014 sezonunu birinci bitirenAtletico Madrid, şampiyonluğu coşkulu bir kalabalıklakutladı.NEPTÜN MEYDANI'NDA TOPLANDILAR18 yıl aradan sonra gelen şampiyonluk kutlaması için Vicente Calderon Stadı'nda toplanan Atletico Madridli futbolcular ve teknik heyet, üstü açık otobüsle şehir içinde turlayıp, binlerce taraftarının kendilerinibeklediği Neptün Meydanı'nageldi.MADRİD SOKAKLARINDA ŞAMPİYONLUK COŞKUSU
Apple ve Google, Patent Savaşlarında Anlaştı
Akıllı telefon dünyasını kontrol eden iki teknoloji devi aralarındaki birçok sorundan birisini bir kenara koydu. İki şirket birbirlerine karşı açtıkları patent davalarını geri çekme kararı aldı. Anlaşma, Apple'ın Google' ın Motorola birimi ile olan davalarını da kapsıyor. Motorola 2010 yılında patentlerini ihlal ettiği gerekçesi ile Apple'a dava açmış, Apple da buna başka bir dava ile karşılık vermişti. Google 2012 yılında 12,5 milyar dolara Motorola Mobility'yi satın alarak bu davaları da devralmıştı. Satın alım sayesinde Google Motorola'nın binlerce patentten oluşan portföyünün de sahip olmuş ve bu portföyü Apple, Microsoft ve diğer şirketlerin fikir hakları iddialarına karşı Android mobil işletim sistemini savunmak için kullanmıştı. Google bu yılın başında Motorola'nı cihaz birimini Çinli bilgisayar üreticisi Lenovo Grup'a 2,9 milyar dolar karşılığında satmıştı. Şirket, Motorola'nın patent haklarına ise sahip olmaya devam ediyor. Apple ve Google, aynı şirket satın alım hedeflerini gerçekleştirmeye çalışıyor; yetenekli mühendisleri haritalar, ses tabanlı arama, video yayın cihazlar ve web tarayıcıları gibi benzer alanlarda araştırma yapıyor. Bu da her iki şirketi sık sık karşı karşıya getiriyor. Cuma gününe kadar Apple ve Google, ABD ve Almanya'da birbirlerine karşı açtıkları 20 civarında dava ile uğraşıyordu. Her iki şirket tarafından yapılan açıklamada anlaşmanın birbirlerinin patent lisanslarını içeren bir anlaşma olmadığına da vurgu yapıldı. Şirketler 'patent reformu için bazı alanlarda' birlikte çalışacaklarını belirtti. Apple sözcüsü ise yaptığı açıklamada anlaşmanın Apple'ın Samsung'a karşı açmış olduğu patent davalarını etkilemediğini söyledi. Samsung Google'ın Android işletim sistemini kullanan telefonların en büyük üreticisi olduğundan Google'ın ismi sık sık bu davalarda geçiyor. İki hafta önce ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki San Jose şehri mahkemesi Samsung'a üç yazılım patentini ihlal ettiği gerekçesi ile Apple'a 119 milyon dolar tazminat ödeme cezası vermişti. Ancak tazminat miktarı Apple'ın talep ettiği miktardan çok düşüktü. Akıllı telefon dünyası büyük oranda Google'ın Android ve Apple'ın iOS işletim sistemleri tarafından bölünmüş durumda. Bu da her iki şirkete kullanıcıların zamanlarının çoğunu geçirdiği uygulamalar üzerinde kontrol imkanı veriyor. Apple, doğrudan Google'a karşı bir dava açmadan Android'i kullanan telefon üreticilerine karşı davalar açarak Google'a saldırıyordu. Ancak ABD ve Avrupa'daki düzenleyici kurumların Google'ı Motorola'nın patentleri konusunda uyguladığı kanuni strateji konusunda eleştirmesi nedeniyle şirket Apple ile anlaşmayı tercih etmiş olabilir. Yatışan ortama rağmen Google hala Apple'ın da kısmen sahibi olduğu Rockstar Consortium tarafından açılan patent davaları ile karşı karşıya. Rockstar; Nortel Networks'ın sahip olduğu patentler konusunda 2011 yılında Google'a karşı teklif savaşını kazanan Apple, Microsoft, BlackBerry, Ericsson ve Sony şirketlerince ortak kurulmuştu. Rockstar geçen Kasım'da diğer Android cihaz üreticilerine olduğu gibi Google'a karşı bir dizi dava açmıştı. WSJ
"Galatasaray'ı Seneye Şampiyon Yapacağım"
Roberto Mancini, Fanatik gazetesine çok önemli açıklamalarda bulundu.'Temel hedefimizin Şampiyonlar Ligi olduğu konusunda fikir birliğine varmıştık, bunu başardık. Türkiye Kupası da hedeflerimizden biriydi. Ama asıl hedef tabii ki şampiyonluk. Bir dahaki sezona birlikte başladığımızda şampiyonluğu da kazanacağız' Gidecek mi, kalacak mı, başarılı mı başarısız mı derken, Roberto Mancini’nin Galatasaray’la yola devam edeceği büyük ölçüde netlik kazandı. Fatih Terim’in yerine geldiği Sarı-Kırmızılı ekibi ligde ikinci yapıp, Türkiye Kupası’nı kazandıran, Şampiyonlar Ligi’nde de gruptan çıkaran İtalyan hoca, sezon değerlendirmesini sadece FANATİK’e yaptı. Ekibimizden Serdar Dinçbaylı ve Metin Karabaş’ın sorularını Florya’da içtenlikle yanıtlayan Mancini’nin röportajından ilk bölümü yayınlıyoruz... Geldiğiniç günden bu yana Galatasaray’da neler gördünüz? İlk gün en güzel gündü. Yeni bir takım, yeni bir hedef, yeni taraftarlar, yeni bir başkan... İkinci gün ise Juventus’a karşı oynadık zaten. Ligi ve takımı tanımak zor oldu. Ama o bölümü hızlı geçtiğimi ve ortadaki zorlukları, engelleri hızlı anladığımı düşünüyorum. Ama sezon başı kampına katılmadığınız zaman kendi takımınızın genel durumunu tam olarak bilemezsiniz. Aynı zamanda diğer takımların yapılarını da bilmediğiniz için yeni gelen teknik adamlar sıkıntı çeker. Ben de o zorlukları yaşadım. Ligdeki büyük yarışta sizi en çok ne zorladı, en kolayı ise neydi? İlk başlarda özellikle takımın kondisyon durumunu anlamak o kadar da kolay olmadı. O kısa sürede takımı tanımak rakipleri tanımak kolay olmadı. Antalya’da devre arasında bir kamp yaptık ama o hiçbir zaman sezon başı kampına benzemez, yerini tutmaz. On günlük bir süreçti ve biz arada maçlara çıktık. Ardından hemen lig başladı. O yüzden sezon öncesi kampı yapmamak benim için en zor olaydı. Futbol sade ve kolay bir şeydir. Dünyanın her yerinde 11’e 11 ve 1 topla oynanıyor. Bana kolay gelen kısım bu bölümdü. Taraftarlara ve basına bu güne kadar söylemek isteyip de söyleyemediğiniz bir şey var mı? Basın toplantılarında bugüne kadar her şeyi söyleyen bir teknik adamım. O yüzden bugüne kadar takımıma ait söylemediğim bir şey olmadı. Basın toplantıları bizim için şans bu yönden. Ve İtalya’dakilere göre kısa sürmesi de benim Türkiye’deki şansım. ‘Burada mutluyum ve kalıyorum’ Bu sezon başarmak istediklerinizin ne kadarını başarabildiniz? Bir dahaki sezona birlikte başladığımızda şampiyonluğu da kazanacağız. Ben takıma geldiğimde bir müddet geçmişti ve Fenerbahçe ile Beşiktaş bizden daha iyi başlamışlardı. Başkanla, Lutfi Bey, Bülent Bey ile bir araya geldiğimde ligin geri kalan bölümünde bir takım problemler olabilir, daha çok çalışmamız gerekebilir ama temel hedefimizin Şampiyonlar Ligi olduğu konusunda fikir birliğine vardık. Ortada bir gerçek var ki biz de bu hedefi şu an başardık. Türkiye Kupası’nı kazanmak da önemli hedeflerimizden biriydi. Ama yöneticilerimizle konuştuğumuz da kalan sürede daha çok takım olup Şampiyonlar Ligi’ne direkt katılmak konusunda anlaşmıştık. Şunu da hatırlatmak istiyorum biz Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan 20 maç daha fazla oynadık. Şampiyonlar Ligi, Türkiye Kupası ve Türkiye Ligi maçları yaptık. Bu tempoda bazen enerjimizi koruyamamamız çok doğaldı. Böyle baktığınızda hedeflerimize ulaştık diyebiliriz. Hedeflerinize ulaştınız yani... Benim kişisel hedefim o puan farkını kapatıp şampiyonluğu kazanmaktı. Galatasaray gibi en üst seviye takımların hedefi zaten her zaman şampiyonluktur. Ama genel olarak bu sürede bunları yapabilmişsek bu da bir başarıdır. Ama kişisel olarak hedefim her zaman şampiyonluktur. Diğer kulüplerden teklif aldınız mı? Türkiye’de kalacak mısınız? Şu ana kadar resmi olarak hiçbir takımdan teklif almadım. Bu günler herkesin adının bir yerlere yazıldığı dönem, ben bu duruma alışığım ve herhangi bir sıkıntı duymuyorum. Galatasaray’da çok mutluyum ve gelecek sene de Galatasaray’da olacağım. Başkanın ikincilik ve Türkiye Kupası olmazsa olmaz şartlarıydı... Bizim aramızda böyle bir olmazsa olmaz şartlarımız yoktu. Zaten Galatasaray’ın hedefi direkt şampiyonluktur. O yüzden gelecek sezon hepimizin olmazsa olmazı şampiyonluktur. Gelecek sezona birlikte başladığımızda şampiyon olacağımızdan eminim. ‘Drogba’nın boşluğu nasıl dolar bilmiyorum’ 'Genç oyuncularımız kaliteli isimler ama bu tempoyu kaldıracak düzeyde değiller. Bir yandan seneye Drogba’nın yokluğunu nasıl dolduracağımız belli değil' Önümüzdeki sezon şampiyon olabilmek için takımı yeterli görüyor musunuz? Hayır görmüyorum. Neye ihtiyacınız var ? İyi oyuncularla iyi oyuncuları değiştirebileceğimiz bir takıma ihtiyacımız var. Bu kadar yoğun maç trafiği içerisinde bazen gençlere yer veriyoruz. Evet gençler kaliteli ama bu tempoyu kaldıracak düzeyde değiller. Bir yandan seneye Drogba’nın yokluğunu nasıl dolduracağımız belli değil. Sneijder takımın en önemli oyuncularından biri. Dünya Kupası’na gidecek. Dünya Kupası’na giden oyuncuların nasıl döneceği belirsiz oluyor. Drogba’yla devam etmek ister miydiniz? Bu ona bağlı. Dünya Kupası oynayacak, onun kendine gelme süreci farklı olacak. Çünkü Drogba 25 yaşında değil. Onunla ilgili 2 aydır bir belirsizlik var. Bunlar ona bağlı.. Drogba, Sneijder, Melo, Selçuk gibi isimlerin eksikliğinde sıkıntı çekiyoruz. Ocak’ta aldığımız genç oyuncularla bu eksikliği kapatmaya çalışınca da düzenimiz bozuluyor. Yedeklerimizin as kadromuz kadar kaliteli isimlerden oluşması gerek. Daha çok çalışmaları ve gelişmeleri lazım. Belki de başka takımlara kiralanıp orada forma şansı bulup geri dönmeleri gerekiyor. Drogba’nın bazı oyuncuların dengesini bozduğu iddiaları var... ''Drogba gelmiş geçmiş en iyi golcülerden biri'' O yüzden böyle bir liderliğinin ve karakterinin olması çok doğal. Bence Drogba ve Sneijder Türk futboluna ve futbolcularına çok şey katabilir. Sadece onlar değil. Saha içerisinde Selçuk da bir karakter, Burak da bir karakter, Melo da bir karakter. Bu tip oyuncuların lider olarak öne çıkmaları gayet doğal ama Drogba da bir dünya markası. Drogba sahada yüzde yüzü ile oynamasa bile her zaman rakip için bir soru işaretidir. ‘Başkandan bazı isteklerim olacak’ Ünal Aysal, “Roberto Mancini ile oturacağız şartları konuşacağız. Transfere 40-50 Milyon Euro ayıramam” dedi. Sizin hedefiniz nedir. İstediğiniz oyuncuları almak için ne kadarlık bir bütçeye ihtiyacınız var? Başkanın düşüncelerine saygı duyuyorum. Çünkü ben teknik direktörüm o da başkan. Zaten bunları oturup konuşuyoruz. Sezon bittiği zaman ben menacer olarak bir takım isteklerde bulunacağım. O da başkan olarak bütçeyle ilgili olarak kendi kararlarını verecek. Ama bu sezon sonunda netlik kazanacak. Genç oyuncuların hepsini siz mi istediniz ve bu oyuncuların hangileri bu takımda kalıp forma giyebilir? Ocak ayı transfer döneminde başka oyuncular da alabilirdik. Bunu zaten daha önce de söyledim. Ocak döneminde transfer yapmak zordur. İyi oyuncu almanız zordur. Biz Brezilyalı savunmacıyı istemiştik (Rodholfo) ama alamadık. Onun yerine Burdisso’yu son dakikada kiralık olarak aldık. Onun dışında Telles 21 yaşında geleceği parlak bir isim. Lucas, Oğuzhan, Koray, Salih ve Umut’un oynamaları için daha fazla çalışmaları gerekiyor. Telles, Lucas, Berk, Oğuzhan iki yıl içerisinde çok güçlü oyuncular olabilir. Çok çalışırlarsa ilk 11’de takımın bel kemiğini oluşturabilirler. ‘Kağıtla mutlularsa benim için sorun yok’ Fenerbahçe son maçında sahada bir kağıt dolaştırdı. Bu konuda size bir gönderme yaptılar. Ne düşünüyorsunuz? Bu çok önemli değil. Onlar bununla mutlularsa ben de onlar adına mutlu olurum. Önemli olan ligde bir takımın şampiyonluğu hak edip etmediğidir. Bence onlar da şampiyonluğu hak etmişlerdi. Ben de onları tebrik etmiştim zaten. Ama tekrar söylüyorum bu şakayla mutlu oluyorlarsa ben de onlar adına mutlu olurum. ‘Tribün protestosu taraftarın hakkıdır’ Terim’in arkasında kim gelirse gelsin birkaç mağlubiyetten sonra protestolara maruz kalacaktı. Taraftarların protestoları için ne düşünüyorsunuz? Bavulunuzu toplamayı düşündünüz mü? Ben biletini alıp stada gelmiş taraftarın takımı kötüyse ıslıklamasına, protesto etmesine hiçbir zaman laf etmem her zaman saygı duyarım. Benim sevmediğim manipüle edilmiş seyirci. Ortada hiçbir neden yokken takımını protesto edenleri sevmiyorum. ‘Felipe Melo’yu hep uyarıyoruz’ Melo bu sezon çok iyi bir performans gösteriyor. Fakat saha içindeki tavırları sebebiyle sürekli eleştiriliyor. Bu hareketler takıma nasıl yansıyor? Melo’dan çok memnunum. Oynamadığı zamanlarda orta sahada problem yaşadık. Onun dışında her zaman söylüyoruz. Kendisi de biliyor bunu. Hakemlerle diyaloglarında kart sorunu yaşıyor. Melo takımın en iyi oyuncularından biri. Sadece o değil Sneijder de bizim için bu sezon en iyi performansı sergileyen futbolcularımızın başında geliyor. ‘Trabzon maçını Sabri’yle çözdük’ Geldiğiniz günden bu yana en çok eleştirildiğiniz noktalardan biri sürekli taktik ve kadroda değişikliğe gitmeniz... En iyi 11’i, başladığınız 11 olarak düşünürsünüz. Ama futbol bazen oyun içerisinde değişiklikler gösterebilir. Mesela Trabzon maçına 4-2-3-1 ile başladık. Sonra taktiğimizi değiştirdik ve maçı çok farklı kazandık. Kupa maçında kanatta hızlı bir oyuncuya ihtiyacımız vardı. Oraya Sabri’yi aldım. Ama genel olarak bu değişik kadro ve taktikle çıkmamızın sebebi çarşamba-pazar maçlar yapmamızdı. FANATİK
Reklam
Görsel Efektlerin Evrimi
Eski zamanlardan günümüze görsel efektlerin nasıl bir değişim gösterdiği, artık gerçeğe ne kadar yakın olduğunu kanıtlayan bir video.
Harika Fotoğraflar ile Hiç Bilmediğiniz 12 Mantar Türü
Dünya üzerinde kaç çeşit mantar türü olduğu hala net bir şekilde ortaya koyulamamıştır.  Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletinin  Northern Rivers bölgesinde yaşayan Steve Axford yaşadığı çevrede bulunan mantarların çeşitliliğini belgeler nitelikte fotoğraflar çekmiş. Bu mantar türlerinin bir çoğu ülkemizde olmadığından pek alışkın olmadığınız renkte ve şekilde mantarlarla karşılaşacaksınız.  İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Boğazına Sinek Kaçınca Tarım İlacı İçti
Elazığ’da boğazına kaçan sineği öldürmek için tarım ilacı içirilen 65 yaşındaki çoban Aydın Kıyak hastanelik oldu. Yoğun bakımda solunum cihazına bağlı tedavisi süren Kıyak’ın hayati tehlikesi devam ediyor. Olay, Elazığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Gözeli köyüne meydana geldi. İddiaya göre, çobanlık yapan 65 yaşındaki Aydın Kıyak’ın 2 gün önce boğazına sinek kaçtı. Boğazına kaçan sinekten rahatsız olan Kıyak, durumu yanında çalıştığı iş verenlerin yakınlarına söyledi. Durumdan haberdar olanlar Kıyak’ın boğazına kaçan sineğin ölmesi için tarım ilacı içmesini önerdi. Bunun üzerine Kıyak, tarım ilacını içti. Rahatsızlanan Kıyak, Fırat Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Midesi yıkanan ve panzehir verilen Kıyak, yoğun bakıma alınarak solunum cihazına bağlandı.Fırat Üniversitesi Dahiliye Yoğun Bakım Servisi doktoru Bedrettin Orhan, hastaya çok tehlikeli bir tarım ilacı verildiğini söyledi. Orhan, 'Biz midesini yıkadık ve panzehir verdik. Şu anda durumu kritik, yoğun bakımda tedavisi sürüyor” dedi.Babasının durumunu anlatan oğlu Mehmet Kıyak ise 2 gün önce babasının boğazına sinek kaçtığını ve bu durumun rahatsızlık verdiğini söyledi. Kıyak, 'Babam da sürü sahibinin evine gelince durumu anlatmış. Oradakiler de bu ilacı önermişler. Toz halindeki ilacı bir bardağa karıştırıp babama vermişler. Babam da içer içmez rahatsızlanmış. Hastaneye kaldırıldı, midesi yıkandı ve şu an yoğun bakımda. Doktorun dediğine göre çok etkili bir ilaçmış, yani zehirmiş' şeklinde konuştu.Olayla ilgili jandarmanın soruşturma başlattığı öğrenildi.(İHA)
Reklam
Balkanlar'da Son 120 Yılın En Büyük Sel Felaketi
Balkanlar son 120 yılın en büyük sel felaketini yaşıyor. Bosna Hersek ve Sırbistan'da aşırı yağış, sel ve heyelana neden oldu. Felakette 35 kişi hayatını kaybetti. Bosna'da selle beraber gelen bir tehdit de mayınlar. Sırbistan'daki elektrik santrali de sel yüzünden tehdit altında. Bosna Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan'da şu ana kadar ölenlerin sayısının 35 olduğu öğrenildi.  Bosna Hersek'i oluşturan iki entiteden biri olan Federsyon'da Maglay, Sanski Most ve Jepçe kentinin Jelyezno Polye köyünde 4 kişi hayatını kaybetti, ülkenin diğer entitesi olan Bosna Sırp Cumhuriyeti'nde ise şu ana kadar 15 kişi yaşamını yitirdi. Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vuçiç ise sellerden en fazla etkilenen Belgrad yakınlarındaki Obrenovac semtinde 12 kişinin öldüğünü, ülkenin diğer kentlerinde ise yaşamını kaybedenlerin sayısının 3 olduğunu kaydetti. Vuçiç ayrıca, Sırbistan'daki sellerde ölü sayısının artmasından korktuğunu ifade etti. Alınan bilgilere göre, Hırvatistan'ın doğusunda Sırbistan sınırındaki Rayevo köyünde de sellere kapılan 1 kişinin öldüğü, 2 kişiden ise halen haber alınamadığı öğrenildi. Sel felaketinden dolayı şu ana kadar Sırbistan'da 16 bin, Bosna Hersek'te 10 bin, Hırvatistan'da da yaklaşık 3 bin kişinin yerinden tahliye edildiği bildirildi. Bosna Hersek'in kuzeyindeki Bosanski Şamats ve Brçko kentleri hariç, ülke genelinde su seviyelerinde düşüş yaşanırken, Hırvatistan'ın Slavonski Brod ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'ın da Sava Nehri'nin taşması nedeniyle sel tehlikesi altında olduğu belirtildi. Bu arada, sellerden en çok etkilenen Bosna Hersek ve Sırbistan bölgelerine başta Türkiye olmak üzere, Karadağ, Makedonya, Hırvatistan ve Slovenya başta olmak üzere, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden yardım konvoylarının yola çıktığı öğrenildi. Selden etkilenen mayın tarlaları tehlikesi Bu arada, Bosna Hersek Mayın Temizleme Merkezi (BHMAC), yaşanan sel felaketinde Bosna savaşından kalan ve temizlenmeyen bir çok mayınlı bölgenin de etkilendiğini, vatandaşların bu konuda dikkatli olmaları konusunda uyardı. BHMAC Bölge Ofisi Müdürü Fikret Smayiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üllkede yaşanan felaketinden dolayı mayınlı arazilerin de etkilendiğini, bundan dolayı vatandaşların patlamamış mayınlara rastlayabileceklerini söyledi. Smayiş, 'Suyun çok fazla olmasından dolayı bu tür patlamamış mayınların uzak bölgelere gitme ihtimali bile var. Şimdilik net olarak belirli raporlarımız yok, ancak sellerin en çok etkilediği Maglay ve Doboy kentlerinde savaştan kalan mayınlı araziler vardı. Buradaki mayınların sudan etkilendiğini tahmin ediyoruz' diye konuştu. Bu arada, Bosna Hersek'teki sel afetinin yaralarının sarılması için çalışma yürüten TİKA'nın yanı sıra Uluslararası Saraybosna Üniversitesi'nde okuyan Türk öğrenciler de yardm kampanyası başlattı. Ayrıca Avrupa Barış Gücü bünyesinde Bosna Hersek'te görev yapan Türk birliği de bugün selin en fazla etkilediği Zavidoviçi kentinde vatandaşlara gıda malzemesi yardımında bulundu. Saraybosna Üniversitesi'nde okuyan yaklaşık 400 öğrenci d sel felaketi ve heyelanlardan etkilenen Olovo, Maglay ve Zavidoviçi kentlerinde yaşayan vatandaşlara yardım elini uzatmak için yola çıktı. Öğrenciler, sellerden sonra suyun çekilmesiyle birlikte caddelerde biriken çöp ve toprak yığınlarını temizleme çalışmalarına katılacak. Makedonya'dan sel mağduru Bosna Hersek ve Sırbistana destek Makedonya hükümeti, sel felaketinden etkilenen Bosna Hersek ve Sırbistan'a yardım elini uzatmak için iki ülkeden gelen talepleri karşılamaya çalışıyor. Yapılan çalışmalar kapsamında, Bosna Hersek'e dün kara yolu ile bugün ise polis helikopteri ile gelen Makedonya İçişleri Bakanlığı'na bağlı 'TİGRİ''den 15'er kişiden oluşan iki özel tim, sel bölgelerine gönderildi. Makedonya İçişleri Bakanı Gordana Yankulovska, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Bosna Hersek'in kuzeydoğusundaki Brçko bölgesine dağıcılar ve dalgıçlardan oluşan bir ekipin gönderildiğini, Belgrad'a ise bir helikopter ekibinin gönderildiğini söyledi. Ayrıca, ABD, Almanya, Holanda, İsveç, Slovenya, Danimarka, Belçika, Norveç, İsviçre ve diğer ülkelerde yaşayan Bosna Hersekliler de ülkelerindeki sel felaketinde mahsur kalan vatandaşlara yardım etmek için seferber oldu. Avusturya ve Slovenya'daki Bosna Hersek diyasporası gıda, battaniye ve diğer temel ihtiyaçlarından oluşan yaklaşık 40 tonluk yardımın yarın Bosna Hersek'e ulaştırılması bekleniyor. Erdoğan İzzetbegoviç ile görüştü Öte yandan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sel felaketi ile ilgili Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegoviç ile telefonda görüştü. Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın görüşmede İzzetbegoviç'e, Türkiye hükümetinin Bosna Hersek'e, sel felaketiyle mücadelesinde yardım teklif ettiği bildirildi. Sellerde hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı mesajını ileten Başbakan Erdoğan'ın, Türkiye'nin Bosna Hersek'e ilaç ve gıda konusunda yardım göndermeye devam edeceğini bildirdiği kaydedildi. İzzetbegoviç'in de zor gününde Bosna Hersek'i yalnız bırakmaması ve dayanışma göstermesinden dolayı Başbakan Erdoğan'a teşekkür ettiği belirtildi. AA Bosna Hersek ve Sırbistan'ı Vuran Sel Felaketinden Çarpıcı Fotoğraflar
Almanya'da Liderlerden Erdoğan Açıklaması
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu cumartesi Almanya'nın Köln şehrinde Türk vatandaşlarıyla bir araya gelecek. Bu buluşma öncesinde Almanya'daki siyasetçilerin tedirginlikleri yaptıkları açıklamalara yansıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Köln'de yapacağı konuşmada 'duyarlı ve sorumlu' açıklamalar yapmasını beklediğini söyledi. Hükümet sözcüsü Steffen Seibert tarafından yapılan açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın gelmesinden memnuniyet duyduklarına, ancak bu ziyaretin çok ters ve zor bir zamanda gerçekleştiğine dikkat çekildi. Seibert, Başbakan Merkel'in, Erdoğan'ın Köln'de yapacağı konuşmada bireştirici ifadeler kullanmasını ve buradaki insanların birlikte yaşamasına fayda sağlayacak bir içerikte olmasını umduğunu söyledi. Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier ise 'Bizim demokrasimizde Erdoğan'ın kendi vatandaşlarıyla bir araya gelmesinde bir sorun yok' dedi. Steinmeier, Erdoğan'ın Köln'de yapacağı konuşmada uluslararası teammüllere riayet edeceğinden emin olduğunu söyledi. Bir çok Alman siyasetçi geçtiğimiz günlerde Erdoğan'ın konuşmasını iptal etmesi yönünde talepte bulunmuşlardı. Buna neden olarak, Soma faciasının ardından yaşanan gelişmeler ve anti demokratik uygulamalar gösterilmişti.CNN Türk
Reklam
Nuri Bilge Ceylan: 'Filmlerimde Karamsar Olma Hakkımı Kullanıyorum'
Zayıf taraflarımızla yüzleşmek gerektiğini, üstelik bunun bizim kültürümüzde yaygın olmadığını vurgulayan Ceylan, insanı anlamaya çalışarak film yapmanın kendisine daha anlamlı geldiğini söyledi. Altın Palmiye adayı yönetmen, “Hayatta ne kadar varsa filmlerde de o kadar umut olmalı. Filmlerimde karamsar olma hakkımı kullanıyorum” dedi67. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan “Kış Uykusu”nun yönetmeni Nuri Bilge Ceylan, filmde Türkiye’nin şu sıralardaki politik durumuna bir gönderme olmadığını vurgulayarak “Filme 3 yıl önce başladık. Sinemacının gündemi kovalaması hem zor, hem de şart değil. Sinemacının gazetecilik yapmasına gerek yok” dedi.Ceylan, sanatçının görevinin kendi geldiği kültüre başka bir bakış açısı getirebilmek olduğunu söyleyerek şöyle dedi: 'Zayıf taraflarımızla yüzleşmek gerek ki bu bizim kültürümüzde yaygın değildir. Kültürün onur, gurur, utanma eşiklerini aşma kaygısı gütmeden topluma hizmet etmesi gerekir. Özellikle kendi zayıf taraflarımızla yüzleşmek için sosyal reflekslerle değil, insanı anlamaya çalışarak film yapmak bana daha anlamlı geliyor.”Ceylan, önceki gün Cannes’da, senaryoda imzası bulunan Ebru Ceylan, görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki, yapımcı Zeynep Özbatur, Fransız ortak yapımcı Alexandre Mallet-Guy ve başrolleri paylaşan Haluk Bilginer, Demet Akbağ ve Melisa Sözen’le birlikte bir basın toplantısı düzenledi.“Kış Uykusu”nun çıkış noktasının 19. yüzyıl Rus yazarı Anton Çehov’un birkaç kısa öyküsü olduğunu belirten yönetmen, “Ama sonuçta senaryoyu Ebru Ceylan’la birlikte yazdık” dedi.Ceylan, sinemaya bakışını, “Hayatta insan her yerde aynıdır. Yaşamla ilgili ikircikli filmleri seviyorum, her şeyi çözüme ulaştıran değil, muhtelif duyguları gösteren, ucunu açık bırakan filmler bana göredir” sözleriyle özetledi.Ünlü yönetmen, filminde “umut” olup olmadığı yolundaki bir soruyu da, “Filmlerime özel olarak umut koymayı sevmiyorum. Hayatta ne kadar varsa filmlerde de o kadar umut olmalı. Filmlerimde karamsar olma hakkımı kullanıyorum” diye yanıtladı.“Kış Uykusu”nun baş oyuncularından Demet Akbağ, Soma’da yaşanan maden faciasıyla ilgili olarak, “Buruk bir sevinç yaşıyoruz. Bir yandan yüreğimiz kan ağlıyor, öte yandan burada filmimizi tanıtmamızın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.Ceylan da “Tüm duyguları aynı anda yaşıyoruz. Olaylar biz buraya gelirken başladı. Sevincimiz kursağımızda kalıyor” demekten kendini alamadı.“Tiyatrodaki gibi prova yaptık, hatta bunları kaydettik. 200 saatlik kayıttan 196 dakikaya ancak indirdik” diyen Haluk Bilginer ise 182 sayfalık kalın senaroyu ilk gördüğünde korktuğunu, ama okuduktan sonra metne vurulduğunu söyledi.Bilginer, Ceylan’ı, “İletişimde usta bir insan ve istediğini almayı beceren bir usta yönetmen” sözleriyle tanımladı.Cumhuriyet
Sınav Stresi Nasıl Atlatılır?
Hemen hemen her genç öğrencinin yaşadığı sınav stresi son zamanlarda sadece gençlerin değil ne yazık ki ilk ve orta okul öğrencilerinde korkulu rüyası haline gelmiş durumda. Öğrencini yaşadığı bu stresin nedenlerinden biriside aile ve çevre baskısıdır. Çevre baskısına öğretmenler, arkadaşlar, akrabalar, o her şeyi başaran ve mükemmel olan komşunun oğlu ya da komşunun kızı örnek gösterilebilir. Kendi geleceğinin kaygısında olan genç sanki hiçbir derdi yokmuş gibi birde sınavı kazanamadığı takdirde çevresine yapacağı açıklamaları, ailesine rezil olmayı, arkadaşlarının yanında mahcup olmayı, komşunun çocuğunun yanında ezilme korkusunu yaşamaktadır. Bu stres çoğu genci sosyal çevreden soyutlayıp, bireyin içine kapanmasına sebep olmaktadır. İçine kapanan birey bir süre sonra yaşadığı stresin ağırlığını kaldıramayıp kendine ruhsal ve bedensel zarar verebilir. Daha çok ruhsal olarak zarar gören gençlerde saldırganlık, hayattan zevk almama, endişe ve korkular, depresif haller, iştahsızlık, aile ve arkadaşlarla konuşmama, mutsuzluğa meyil olarak sayabiliriz. Bedensel olarak ise, kendine zarar verme, içki, sigara gibi kötü alışkanlıklara başlama bunların başında gelmektedir. O yüzden çocuklarınıza bunun sadece bir sınav olduğunu ve sınav sonrasında hayatında hiçbir şeyin değişmeyeceğini, her kötü sonucun iyi sonuçlar doğurabileceğini anlatmakta fayda var. Girecekleri sınav onların hayatta başarılı ya da başarısız olacaklarının garantisi değildir. Zamanın biz insanlara neler getireceğini hiç birimiz bilemeyiz. Çocuklarınızın hayatı ya da kendi hayatınız bir sınavla şekillenecek kadar basit olmadığını, sizden değerli hiçbir şeyin olmadığını bilmek sizi rahatlatacak ve olumsuz düşüncelerden uzak tutacaktır. Her şey sonu belli olamayan bir başlangıçtır, attığınız her adımın sizi başarıya götürmesi dileğiyle başarılar… Kategori: Hayata Dair, Kişisel Gelişim
Reklam
2055'te Dünya Nasıl mı Olacak?
Dünya gelecekte nasıl olacak? Kullandığımız teknolojiler neye benzeyecek? Yaşam standardımız ne olacak? “Ekosistemin dengesi bozulacak mı, seller ve kuraklık artacak mı, kutuplarda buz kalacak mı, kalmayacak mı?” gibi onlarca soru akılları kurcalar durur. Kendi kendimize tüm bu soruları sorduğumuzda hem iyi hem de kötü açıdan bazı şeyler düşünürüz.Fox’ta yayınlanan Animation Domination isimli yetişkin komedi ve animasyon programı, 2055 yılına karşılaşmamız muhtemel dehşetli yaşamı neşeli anlatımlı bir tanıtım animasyonuna çevirdi. Geleceği insanlık için oldukça karanlık bir şekilde gösteren kısa filmde beklenenin aksine ne bir uçan araba var ne de harika bir yaşam. Aksine, Mad Max’teki gibi çeteler etrafta kol geziyor, açlık had safhada… Buyrun bir de siz göz atın.Play Tuşu
Müziğin Birleştirici Etkisi
Bir mağazanın dışında müzik yapan sokak sanatçısı, sokaktan geçen iki kişiyle bir anda müzik yapmaya başlıyorlar. Müziğin evrensel gücünü ve insanları nasıl bir araya topladığını görüyoruz.
Reklam