Küçük Kıza Cennetten Gelen Mesaj
Annesiz büyüyen bir çocuğun annesine olan özlemi, fakat halen babasının yanında olmasının ve onu çok sevdiğinin farkına varması.
İnsansız Uçakla Havai Fişeklerin İçine Dalmak
İnsansız uçak sistemleri bizim günlük yaşamımızda çok kullandığımız bir araç haline geliyor. Ne olduğunu çok merak ettiğimiz tehlikeli alanların içerisine rahatlıkla bu araçları göndererek ne olduğunu öğrenebiliyoruz. Örneğin patlamakta olan havai fişeklerin arasına. Daha önce hiç bu kadar yakından görmediğiniz havai fişek gösterisinin tadını çıkartın.
Arda Turan'dan Fenerbahçe Açıklaması
Atletico Madrid'in yıldız Arda Turan transferden özel hayatına kadar önemli açıklamalar yaptı.Uğura inandığını ifade eden Arda, “Her maç konçumun altını keser, beyaz çorap giyerim mesela” dedi. Arda Turan, maçlardan önce Barış Manço’nun “Gibi Gibi” ile Ahmet Kaya’nın “Ayrılığın Hediyesi” şarkılarını dinlediğini söyledi. Yasin suresinin uzunluğunun 11 dakika 32 saniye olduğunu kaydeden Arda, “15 dakikalık ısınmamı Yasin suresiyle yapıyorum. Benim için çok önemli, çok özel bir alan” dedi. En çok Kur’an-ı Kerim’i okuduğunu dile getiren Arda, “Hemen hemen her akşam. Çok yorgunsam en azından bir ayet okuyorum. Allah’ın yazdığı bir kitap sonuçta. İyi geliyor” ifadelerini kullandı. İngilizce ve İspanyolca konuşmak istediğini belirten Arda Turan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Acun Ilıcalı’nın İngilizcesini beğendiğini ifade etti. Transfer dedikodularında başı Atletico Madrid çekiyor. Dağılıyor mu takım? 2017’ye kadar kontratım var. Ekstra bir durum yok. Takım olarak çok başarılı bir yıl geçirmişiz. 2-3 senedir Avrupa’nın en iyileri arasında gösteriliyoruz. Oyunculara teklif yağması çok normal.Telefonda mı tüm dualar? Tabii. Genelde Yasin suresi dinliyorum. 11 dakika 32 saniye... 15 dakikalık ısınmamı Yasin suresiyle yapıyorum. Benim için çok önemli, çok özel bir alan. Fatih Terim’in “What can I do sometimes?”ı hâlâ internette dolaşımda... Yok, ben en çok Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le Acun Abi’nin (Ilıcalı) İngilizcesini beğeniyorum. Türk gibi konuşuyorlar. Kasmıyorlar. Karşındakine derdini anlatabiliyorsan yeter. Türk aksanı gayet iyi bence. “Takım arkadaşlarıyla Ibiza’da, St. Tropez’de eğlenmek varken hâlâ ne işi var Ahmetcan’lar, Oğulcan’larla Bodrum’da Çeşme’de” diyen çok... Miami, New York, San Antonio’daydı tüm takım. Beraber NBA finallerini izledik. Bunları anlatmaya, göstermeye gerek yok ki. Ondan önce İspanya’da da tatil yaptım Yunanistan’da da... Çok merak etmesinler. Nerede kimlerle, ne zaman tatil yapıp nasıl mutlu olacağımı çok iyi bilirim. O işi bıraksınlar. Dünyanın her yerinde eğlenip istediğim köşesinde denize giriyorum Allah’a çok şükür. FENERBAHÇE’DE OYNAR MI? Yıllar geçtikçe daha profesyonel düşünüp ‘Batı kafası’nda karar verip Fenerbahçe’de oynar mısınız? En büyük profesyonelliğim içimdeki amatör ruh. Onu kaybedersem ben ben olamam. O amatör ruhun huyu suyu, hali tavrı değişir mi zamanla? Ben Arda’yım; karakterim konusunda değişmem. Atlético Madrid’in kontratlı bir futbolcusu olarak Galatasaray ile Fenerbahçe arasında bir seçim veya yorum yapmak, kulübüme saygısızlık olur. ARDA’NIN 24 SAATİ İspanya’dayken 9 gibi kalkıyorum. Genelde evde kahvaltı ediyorum. Peynir, ekmek, portakal suyu, taze meyve ve mısır gevreği yiyorum. Antrenman 10.30’da başlıyor; 1-1.5 saat sürüyor. Sonrası haftanın röportajları, çekimleriyle geçiyor. Öğle yemeği için eve dönüyorum. Mesafe 10 dakika. Sebze yiyorum, yanında da mutlaka yoğurt. Her gün 2-2.5 saat öğle uykum var. Tek boş zamanım akşamüstü. İki köpeğim Bayram ve Paşa’yı yürüyüşe çıkarıyorum. Akşam yemeğe çıkıyorum. Mesela El Torado’ya gider balık yerim. Bodrum ya da Çeşme’deyken Bodrum üstüme üstüme gelmeye başladı. Alaçatı’da daha iyiyim. Yalıkavak çok iyi ama. Mübariz Mansimov çok sevdiğimiz bir abimizdir. Marinayı çok güzel yapmış. Çeşme’de ne olacağı belli olmuyor ama Marrakesh’i çok severim. Aile ortamı gibi geliyor. Yemek Tuval ya da Before Sunset’te yeniyor. Adrian’ın (Lopez) Çeşme tatilini ben organize ettim. Neredeyse tüm Türk yemeklerini tattırdım. Hepsine de bayıldı.eurosport
Yengeç Burçlarının Çileden Çıkartan 15 Özelliği
etiket
Yengeç burcu olmak kolay değildir. Yengeç burcuyla olmak hiç kolay değildir. Yengeç burcunun bir çok pozitif özelliği olsa da negatif özellikleri sizi bezdirebilir. Hazır, yeni yeni yengeç burçlarının dünyaya gözlerini açtığı günlerdeyken gardımız almak gerekiyor. Her burcun istisnaları olabileceği gibi bu burcun da illa ki vardır. Aşağıdaki liste sadece gözlemlerimden yola çıkarak oluşturulmuştur. Not: Yengeç Burcuyum.
Reklam
'Kırmızı Fularlı Kız' Roman Oluyor
ANTALYA'da Gezi olaylarıyla ilgili iki ayrı davada 103 yıl hapis cezasıyla yargılanırken PKK'ya katılan ve 'kırmızı fularlı kız' olarak bilinen 21 yaşındaki Ayşe Deniz Karacagil'in yaşadıkları, gezgin ressam Fatih Küçük tarafından 'Kırmızı Fularlı Kız' adıyla romana dönüştürüldü. Romanın bu ay sonu ya da önümüzdeki ay raflarda olacağı belirtildi.Antalya'daki Gezi Parkı protestolarına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan Ayşe Deniz Karacagil, 2 Ekim 2013 günü tutuklandı. Polis sorgusunda 'taktığı kırmızı renkli fuların sosyalizmi simgelediği' yönünde sorular yöneltilen Karacagil, 11 Ekim günü Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'nden Alanya Mahmutlar L Tipi Kapalı Cezaevi'ne nakledildi. 4 ay 6 gün tutuklu kalan Karacagil, 6 Şubat 2014 tarihinde yurtdışı yasağı ve her hafta polis merkezine imza verme şartlarıyla tahliye oldu. 103 YIL CEZA İSTENİYOR Terör örgütü üyeliği, memura mukavemet gibi çeşitli suçlardan hakkında açılan iki davada toplam 103 yıl hapis cezası istenen Ayşe Deniz Karacagil, 20 Mayıs'ta bıraktığı mektupla Suriye'nin kuzey bölgesindeki Rojova'ya gittiğini yazdı. 'Destan Yörük' kod adıyla PKK'ya katıldığı belirtilen Ayşe Deniz Karacagil, şimdi de Fatih Küçük tarafından yazılan bir romana konu oldu. GEZGİN RESSAM Yazar ve ressam Fatih Küçük, Samsun'da yaşarken birden hayatını değiştirmiş, ocak ayında çantasını alıp Malatya'dan başladığı ve halen süren yolculuğunda köy köy gezerek çocuklara resim yapmayı öğretmesiyle gündeme gelmişti. Renk körü olmasına karşın bunu avantaja çeviren 28 yaşındaki Küçük, 60 ilde 100'ün üzerinde köye gidip köy okullarının duvarlarına resimler yaptı. Antalya'ya da uğrayan Fatih Küçük, Gezi davasıyla birlikte 'kırmızı fularlı kız' olarak tanınan Ayşe Deniz Karacagil'i romana dönüştürdü. Daha önce yayımlanmış 'Renkli İp Masalları' ve '7 Numaralı Radyo' adlı iki kitabı bulunan Fatih Küçük, 'Kırmızı Fularlı Kız'ın bu ay sonunda ya da gelecek ay başında raflarda olacağını söyledi. Fatih Küçük, resmini de yaptığı Ayşe Deniz'i, 'Emekçileri, işçileri ve haksızlığa uğrayanları savunurken taktığı tutkunun, sevginin ve aşkın rengi olan kırmızı fulara sebep sıcak yüreği aylarca küflü soğuk duvarlar arasında kaldı' diye tanımladı. GELİRİ EĞİTİM EMEKÇİLERİNE Fatih Küçük, Ayşe Deniz ve kitabı hakkında şöyle konuştu: 'Çıktığında ne yapacağını bilmez boşluğu, ikinci mahkemesinden aldığı 98 yıllık cezanın tüm hayatını kaplamasıyla bir anda kendini, kelebeği bile incitemeyecek yüreğiyle silahların gölgesinde buldu. Adı Ayşe Deniz. Onun, denize atılması için avucuna tutuşturulan bozuk parayı attıktan sonraki son dileği 'Geri size dönebilmek' oldu. Ülke kirli siyasetinde dağa zorlanan, ama hala her şeye rağmen tutkunun ve aşkın rengi 'Kırmızı Fularlı Kız' Temmuz ayı sonunda raflarda olacak. Kitabın bütün gelirini ise 'Deniz' adıyla eğitim emekçilerine ayıracağız.' Mehmet ÇINAR / ANTALYA, (DHA)
Konami: 'PES 15 Oyunlarda Dönüm Noktası Olacak'
Artık yılın sonbahar aylarına doğru hızla ilerliyoruz ve ve her yıl olduğu gibi bu yılda da yakında ' PES mi FIFA mı? ' sorusu sorulacak. Geçtiğimiz sene Konami'nin PES 2014'ü birçok futbolsever tarafından sevilmemişti ve FIFA 2014 geçtiğimiz seneyi domine etmişti. Görünüşe göre Konami bu sene bu durumu tersine çevirmek istiyor. Birkaç hafta önce oyunun hangi tarihte çıkacağını açıklayan Konami , geçtiğimiz gün PES 2015 hakkında oldukça iddialı açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz seneki oyuna oranla daha iyi grafiklere ve gelişmiş ışıklandırmalara sahip olacak olan PES 2015 , Konami yetkililerine göre oyunlarda bir dönüm noktası olacak. Ayrıca yapılan açıklamada, Fox Engine'in , Konami'nin daha esnek ve yeteneğe dayalı bir oyun oluşturmasına izin verdiği ve oynanış esnasında hissedildiği söylendi. Tabii ki bu konuda son sözü oyuncular söyleyecek. Siz ne düşünüyorsunuz, Konami, PES 2015 ile FIFA'nın önüne geçebilir mi?teknokulis
Reklam
Vatandaş Gırtlağa Kadar Borç Batağında, Erdoğan Kapağı Çankaya'ya Atma Derdinde
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan döneminde Türk ekonomisinin iç-dış borcunun katlandığına ilişkin çeşitli verileri derlerken, 'Erdoğan döneminde kamu ve özel sektör borcu üç kat arttı o hala 'borç yiğidin kamçısıdır' diyor. Borç yiğidin kamçısı değil, ekonominin yumuşak karnıdır. Türkiye’nin sırasıyla eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, iş bulma ve fırsat eşitliğinde yeni bir sayfa açması gerekmektedir. Ayrıca her alanda eşitsizlik giderilerek yeni bir kalkınma hikâyesi yazılmalıdır. Erdoğan “borç yiğidin kamçısıdır” sözünü ezberlemiş, ama koca Türkiye “borç yiyen kesesinden yer”in canlı örneği haline geldi, bunu gizliyor. Borç yiğidin kamçısı değil Türk ekonomisinin yumuşak karnıdır! Kendisine bir de “Borç ağır bir yüktür” Hadis-i Şerifini de hatırlatalım belki üzerinde etkisi olur” diye konuştu. Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Umut Oran şunları kaydetti:   Cumhurbaşkanlığı’na kendi kendini aday gösteren Tayyip Erdoğan, üç dönemlik başbakanlığı süresindeki ekonomi politikalarıyla devleti, özel sektörü ve vatandaşları gırtlağına kadar borca soktu. Erdoğanlı yıllarda kamunun toplam borcu net 378,8 milyar lira artarak 257 milyar liradan 636 milyara yükseldi. Başka deyişle ilk 80 yılın sonundaki borç bakiyesi 257 milyar lira olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son 11.5 yılda bunun yaklaşık bir buçuk katı kadar net borçlanmaya gitti, toplam borç 2.5 katına çıktı.  Kamu ve özel sektörün 2002 sonunda 129.6 milyar dolar olan toplam dış borcu, 386.8 milyar dolarla üçe katlandı. 2002’de 3.896 TL olan kişi başına kamu borcu, Erdoğan’la 8.296 TL’ye, kişi başına 1.963 dolar olan dış borç ise 5.045 dolara çıktı. Buna karşılık Erdoğanlı yıllarda ekmek fiyatı ikiye, benzin üçe katlandı, asgari ücretin alım gücü yaklaşık 7 çeyrek altından 5’e düştü. Sürekli borçlanmaya ve tüketmeye teşvik edilen vatandaşların kredi borçları 127 kat artışla 1.9 milyardan 253 milyara, kredi kartı borçları da 4.3 milyardan 77.7 milyara yükseldi. 2.5 milyon kişi borcunu ödeyemediği için kara listeye girmiş durumda. Erdoğan döneminde kârın yurt dışına aktarılması teşvik edildi. Aralık 2002-Nisan 2014 arasında dış kredilere ödenen faizler, yabancıların Türkiye’deki doğrudan yatırım ve portföy yatırımlarından elde ederek ülkelerine aktardıkları kârlar ve Türkiye’de elde ettiği ücret ve primlerden aktarmalar şeklindeki toplam kaynak transferi 170 milyar doları aştı. Şimdi Köşk’e kapağı atıp ülkeyi oradan yönetmeye, kendi tek adam rejimini tahkim edip resmileştirmeye niyetlenen Erdoğan, dokunulmazlık zırhı sayesinde, yaptığı onlarca yolsuzluğun cezai sorumluluğundan da kurtulmayı planlıyor. Erdoğan’ın ekonomide bıraktığı saatli bombanın bedelini ise 77 milyon ödeyecektir. Bu enkazın ciddi siyasi ve sosyal sonuçları olacak, bu yük uzun yıllar halkın ve devletin sırtında kambur olmaya devam edecektir. Erdoğan “borç yiğidin kamçısıdır” sözünü ezberlemiş, ama koca Türkiye “borç yiyen kesesinden yer”in canlı örneği haline geldi, bunu gizliyor. Borç yiğidin kamçısı değil Türk ekonomisinin yumuşak karnıdır! Kendisine bir de “Borç ağır bir yüktür” Hadis-i Şerifini de hatırlatalım belki üzerinde etkisi olur. Erdoğan, üç dönem yaptığı başbakanlık görevinin ardından şimdi kendi kendini Cumhurbaşkanlığına aday göstererek Çankaya’ya kapağı atmaya hazırlanıyor. Başbakanlığı süresince içeride toplumu kutuplaştıran, ülkeyi bölünme noktasına getiren, dış politikası ile Türkiye’yi adeta tüm dünya ile düşman eden Erdoğan, ekonomide de izlediği sıcak paraya ve borçla tüketime dayalı politikaların sonucuolarak patlamaya hazır bir saatli bomba niteliğinde devasa bir borç batağı bırakıyor. 11.5 YILDA DEVLETİ NET 379 MİLYAR LİRA BORÇLANDIRDI Kamunun 2002 sonunda 155 milyar lira olan iç borç stoku 11.5 yılda 436,3 milyar liraya çıkarak üçe katlandı. Aralık 2002- Mart 2014 döneminde 102 milyar liradan 199.6 milyara çıkan dış borçla birlikte kamunun toplam borç yükü yaklaşık bir buçuk kat büyüyerek 257 milyar liradan 636 milyar liraya ulaştı. Buna göre toplam kamu borcu 2002-2014 döneminde net 378,8 milyar lira büyüdü. Başka deyişle ilk 80 yılın sonundaki borç bakiyesi 257 milyar lira olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son 11.5 yılda bunun yaklaşık bir buçuk katı kadar net borçlanmaya gitti, toplum kamu borç stoku 2.5 katına çıktı.  11.5 YILDA DIŞ BORÇ 3’E KATLANDI…Erdoğan’ın başbakanlığında Türkiye, dış borçlanma rekoru kırdı. Ülkenin 2002 sonunda 129.6 milyar dolar olan toplam dış borcu, Mart 2014 itibariyle 386.8 milyar dolara çıktı. AKP döneminde, Cumhuriyetin ilk 80 yılında oluşan stokun iki katı kadar net dış borçlanmaya gidildi. Başka deyişle 80 yılın sonundaki dış borç bakiyesi son 11.5 yılda üçe katlandı. 386.8 milyar dolarlık dış borcun yaklaşık 117 milyar doları kamuya, 4.9 milyar doları Merkez Bankası’na, 264.9 milyar dolarla en büyük bölümü ise özel sektöre ait bulunuyor. 11.5 yılda kamunun dış borcu yüzde 81 büyürken, özel sektörün dış borcundaki büyüme 515 kata ulaştı. AKP’nin işbaşına geldiğinde kamu finansmanını dış borç yerine ağırlıkla iç borçla döndürmeye ağırlık vermesi, kur garantisi vererek özel sektörü dışarıdan borçlanmaya teşvik etmesi bu kesimin dış borcunu patlattı. Bankalar başta özel sektör dışarıya, kamu ise daha çok içeriye borçlu hale geldi. VATANDAŞIN KREDİ BORCU 127 KAT, KART BORCU 17 KAT BÜYÜDÜ AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılının sonunda 1.9 milyar lira dolayında bulunan toplam tüketici kredileri, aradan geçen sürede tam yüzde 12 bin 743 (127.4 kat) artarak bu yılın Nisan sonunda 253.4 milyar liraya ulaştı. Bunun 112.1 milyarını konut, 7.7 milyarını taşıt kredileri, yaklaşık 133.6 milyarını da diğer krediler oluşturuyor. AKP’nin, ekonominin lokomotifi olarak gördüğü ve aynı zamanda en büyük yolsuzluk alanlarının başında gelen inşaat sektörüne verdiği olağanüstü kamu desteğinin de etkisiyle, tüketici kredileri içinde en hızlı artış 420 katla konutta gerçekleşti. Aynı dönemde bireysel kredi kartı borçları da yüzde 1.692 oranında (16.9 kat) artarak 4.3 milyar liradan 77.7 milyara yükseldi. Böylece tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçlarının bileşimi olan toplam hane halkı borç yükü, 51.5 kat büyüyerek 6.3 milyar liradan 331.1 milyara yükseldi. Bu dönemde haneler 324.8 milyarlık net borçlanmaya gittiler. Halkın borçla tüketime şartlandırıldığı AKP döneminde kredi kartlarının sayısında adeta patlama yaşandı. 2002 sonunda 15 milyon 705 bin 370 adet olan dolaşımdaki toplam kredi kartı sayısı, yüzde 265 artışla Mayıs 2014 itibariyle 57 milyon 317 bin 236 adede ulaştı. Buna göre AKP döneminde vatandaşların cebine net 41 milyon 611 bin 866 adet yeni kredi kartı konuldu. Öte yandan Mayıs 2014 itibariyle tüketici kredisi ve/veya kredi kartı borcunu ödemediği için kara listeye alınan 2.5 milyon vatandaş bulunuyor. Kara listedekilerin sayısı son 4 yılda 5’e katlanmış durumda. BORÇ BATAĞI NASIL OLUŞTU?Erdoğan hükümetlerinin izlediği politikalarla Türkiye ekonomisi, sıcak para ve borçlanma şeklinde dış kaynağa aşırı bağımlı hale getirildi. Tatlı kârı gören sıcak para geldikçe ekonomi çarkı döndü. Ekonomide canlılık, yoğun sıcak para girişleri ve bankaların yurt dışından borçlanıp bununla içeriyi fonlaması sayesinde sürdürüldü. Bu kadar dış kaynak bolluğuna rağmen 2003-2013 dönemindeki ortalama büyüme sadece yüzde 4.9’la vasat düzeyde kaldı. Kâğıt üzerinde kaydedilen büyümeler de istihdam yaratmadı, işsizlik sorunu çözülemedi. İşsizlik kronikleşti, reel ücretler geriledi, gelir dağılımı bozuldu, buna rağmen tüketici kredisi ve kredi kartları üzerinden henüz kazanılmamış gelirlerle, yani borçlanarak tüketen vatandaşlara, sanal bir refah ve zenginleşme algısı yaşatıldı ve bu da oya tahvil edildi. Halk sürekli borçla tüketmeye teşvik edildi; bankaların yurt dışından borçlanarak sağladığı kaynaklar özellikle inşaat gibi belli sektörler yanında en çok tüketiciye pompalandı. Bankacılık sektörünün kaynak bombardımanına tuttuğu iç tüketim canlandıkça, ithalat, dış ticaret açığı ve buna bağlı olarak cari açık patladı. Kışkırtılan tüketim, tüm kesimleriyle ülkeyi ağır bir borç yükünün altına soktu. Sonuçta vatandaşlar bankalara; bankalar ve şirketler yurt dışı kreditörlere, devlet ise hem yurt içi hem yurt dışındaki borç verenlere gırtlağına kadar borçlu hale getirildi. 2002’de 3.896 TL olan kişi başına kamu borcu, Erdoğan’la 8.296 TL’ye, kişi başına 1.963 dolar olan dış borç ise 5.045 dolara çıktı. Açık tüketici kredisi bulunanların sayısı 2002-2014 döneminde 1.7 milyondan 14.7 milyona yükseldi. Erdoğanlı yıllarda ekmek fiyatı ikiye, benzin üçe katlanırken, asgari ücretin alım gücü yaklaşık 7 çeyrek altından 5’e düştü. GELİNEN NOKTA: GELİR EŞİTSİZLİĞİNDE OECD 3’ÜNCÜLÜĞÜ Tayyip Erdoğan, siyaset ve ekonomide kendisine yöneltilen tüm eleştirilerde “ekonomideki başarımızı çekemiyorlar” yalanına sarıldı ve ortaya çıkan tüm başarısızlıklarını “faiz lobisinin komplosuna” bağladı. Oysa TÜSİAD tarafından yaptırılan gelir dağılımı araştırması, yaklaşık 12 yıldır Tayyip Erdoğan tarafından yönetilen Türkiye’nin, OECD ülkeleri arasında Meksika ve Şili’den sonra gelirleri en eşitsiz dağılan 3. ülke olduğunu ortaya koyarken,  2007-2011 döneminde açık farkla gelirleri en fazla artanın, faiz geliri elde eden kesim olduğunu gösteriyor.  Araştırmaya göre ülkedeki tüm ekonomik kesimlerin toplam geliri söz konusu dönemde yüzde 2.4 arttı. Bu kesimler içinde işçi ve memurların oluşturduğu emek kesiminin gelirleri yüzde 3.7, tarım müteşebbislerinin gelirleri yüzde 8.5, diğer müteşebbis gelirleri yüzde 4.8, emekli gelirleri ise sadece yüzde 1.6 artarken, Erdoğan’ın “faiz lobisi” diye adlandırdığı kesiminin gelirlerinde tam yüzde 45.6 artış yaşandı. YURTDIŞINA KÂR AKTARILMASI TEŞVİK EDİLDİErdoğanlı yıllarda, yabancıların kârı yurt dışına aktarması teşvik edildi. 2002 sonundan bu yılın Nisan sonuna kadar olan dönemde dış kredilere ödenen faizler, yabancıların Türkiye’deki doğrudan ve portföy yatırımlarından elde ederek ülkelerine aktardıkları kârlar ve Türkiye’de çalışan yabancıların elde ettiği ücret ve primlerden aktarmalar şeklinde yapılan toplam kaynak transferi 170 milyar doları aştı. Bu dönemde; dış kredilere ödenen faiz 104.8 milyar, sıcak paracıların Borsa ve DİBS’teki portföy yatırımlarından kazanarak ülkesine yaptığı transferler 38.2 milyar, doğrudan yatırımlardan elde edilerek aktarılan kârlar yaklaşık 25.5 milyar ve maaş-primlerden yapılan aktarma 1.7 milyar dolara ulaştı. 13 Haziran 2014 itibariyle Türkiye’de Borsa, DİBS, eurobond ve mevduatta park etmiş 144 milyar dolarlık bir portföye sahip bulunan yabancılar parayla para kazanıp, kârını ülkelerine aktarmaya devam ediyor. BORÇ YİĞİDİN KAMÇISI DEĞİL EKONOMİNİN YUMUŞAK KARNIDIR!Sonuç olarak Erdoğan’ın ekonomi politikaları Türkiye de her alanda EŞİTSİZLİĞİ ciddi oranda arttırdı. Gelir artışının %90’ı en yüksek gelire sahip %5’lik kesime gidiyor. Türkiye’de fırsat eşitsizliği ve gelir dağılımı eşitsizliği öncelikle ele alınması gereken en önemli konulardandır. Erdoğan’ın ekonomi politikaları sonucunda BORÇLANMA / DIŞ TİCARET AÇIĞI / CARİ AÇIK / İŞSİZLİK ve YOKSULLUK çok büyük artış kaydetmiş ve kronik sorun haline gelmiştir. Türkiye’nin sırasıyla eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, iş bulma ve fırsat eşitliğinde yeni bir sayfa açması gerekmektedir. Ayrıca her alanda eşitsizlik giderilerek yeni bir kalkınma hikâyesi yazılmalıdır. Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda BORÇ KRİZİNE sürüklenmemesi ancak üretim eksenli yeni bir kalkınma paradigmasının inşasına ve tasarruf oranlarının arttırılmasına bağlı gözükmektedir. Bu yeni kalkınma stratejisi için bilim ve teknoloji politikalarının planlı bir şekilde hazırlanıp üretim yapısının dönüştürülmesiyle Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkmasında yararlı olacaktır. Bu bağlamda özellikle temel bilimlere yönelik eğitim yatırımlarının kamu tarafından planlı bir şekilde ele alınması yararlı olacaktır. Erdoğan “borç yiğidin kamçısıdır” sözünü ezberlemiş, ama koca Türkiye “borç yiyen kesesinden yer”in canlı örneği haline geldi, bunu gizliyor. Borç yiğidin kamçısı değil Türk ekonomisinin yumuşak karnıdır! Kendisine bir de “Borç ağır bir yüktür” Hadis-i Şerifini de hatırlatalım belki üzerinde etkisi olur.
Blackberry'nin Eşsiz Akıllı Telefonuna Beyaz Renk Seçeneği
BlackBerry’nin benzersiz akıllı telefonu BlackBerry Passport yüksek özelliklere ve diğer akıllı telefonlardan çok farklı bir tasarıma sahip. Şimdiye kadar gelen fotoğraflarda cihazın siyah renkli olan modelini görmüştük. Şimdi yayınlanan bir konsept tasarım, cihazın beyaz renk ile nasıl görüneceğini gösteriyor. 1440 x 1440 çözünürlüklü ekrana sahip BlackBerry Pasaport’un köşeli tasarımı diğerlerine göre farklı. Aynı zamanda cihaz diğerlerine göre daha geniş. Ama 5 inç altında bir ekran boyutu olmasına rağmen Pasaport, son derece yüksek piksel yoğunluğu ve eşsiz bir QWERTY klavye ile oldukça ilginç görünüyor. Cihazın QWERTY klavyesinde noktalama işaretleri ve rakamlar bulunmuyor. Sadece harflerin bulunduğu klavyede, diğer noktalama işaretleri ve rakamlar için dokunmatik ekranı kullanacaksınız. Diğer bir deyişle, bağlamına dayalı görünen sanal tuşlar olacak. teknokulis
En Girişimci Üniversite ODTÜ
TÜBİTAK'ın bu yıl üçüncü kez hazırladığı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi'nin sonuçları açıklandı. Listenin başında ODTÜ var. TÜBİTAK'ın ilk kez 2012 yılında hazırladığı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi'nin bu yılki sonuçları açıklandı. Endekste değerlendirmeye alınan üniversiteler arasında ilk 50 okulun ismi yer alıyor. 144 üniversitenin değerlendirildiği listede birinciliği Örtadoğu Teknik Üniversitesi alırken onu Sabancı Üniversitesi takip etti. Listede üçüncü sırada Boğaziçi Üniversitesi yer alırken dördüncü İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi, beşinci ise Koç Üniversitesi oldu. İlk 10'a bakıldığında özel üniversitelerin de listede yer aldığı görülüyor. Ancak 50 okulun isminin yer aldığı listede ağırlık devlet üniversitelerinde. Üniversiteler 23 göstergeye göre sıralandı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi ile üniversiteler, bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği, fikri mülkiyet havuzu, işbirliği ve etkileşim, girişimcilik ve yenilikçilik kültürü ile ekonomik katkı ve ticarileşme boyutları altında 23 göstergeye göre sıralandı. 23 göstergeden oluşan endeks kapsamında yaklaşık 900 bin hücrelik veri seti 6 aylık yoğun bir çalışma sonunda toplandı ve çeşitli kontrollere tabi tutularak değerlendirmeye alındı. Bu sene üçüncüsü açıklanan endeks çalışmalarına, YÖK ve TÜİK’in yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TPE, Kalkınma Bakanlığı, TÜBA, TTGV, KOSGEB ve üniversiteler katkı sağladı. 144 üniversite değerlendirmeye alındı Endeks kapsamında 50 ve üzeri öğretim üyesi olan 144 üniversite hesaplamaya dahil edildi. Bu yıl, ilk 10’a bir yeni üniversite dâhil olurken, ilk 10’daki 8 üniversitenin yeri bir önceki döneme göre değişiklik gösterdi. Aynı şekilde ilk 20’ye 2; ilk 50’ye 4 yeni üniversite dâhil oldu. Listenin tamamı TÜBİTAK'ın internet sitesinde yer alıyor. Kaynak: TÜBİTAK
Reklam
Gül'ün Köşk Sonrası Yeni Evi Belli Oldu
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ’ün görev süresi bittikten sonra İstanbul’da taşınacağı ev belli oldu. Daha önce Başbakan’a komşu olacağı belirtilen Gül, 5 yıl önce Kısıklı’da küçük bir koru içinde satın aldığı ve tadilatını yaptırdığı villaya taşınmaktan vazgeçip Beykoz’u tercih etti. Gül, Kanlıca sırtlarında Hıdiv Kasrı’nın üst kısmında yer alan lüks bir siteden villa satın aldı ve Boğaziçi İmar’dan gerekli yasal izinleri aldıktan sonra tadilata başladı. Gül çiftinin sır gibi saklanan ve inşaatı tamamlandıktan sonra taşınacağı, 5 dönümlük arazi içindeki villayı ilk kez görüntülendi. Fatma Aksu ’nun Hürriyet’teki haberine göre, Boğaz’ın en gözde yerlerinden olan Hıdiv Kasrı’na ve Boğaz’a hâkim manzarasıyla dikkat çeken ve Gül’ün yakın akrabalarının da yaşadığı öğrenilen Hıdiv Evleri olarak bilinen sitedeki villalar, Turgut Özal döneminde, Şehmuz Tatlıcı tarafından yapılıp satılmıştı. Gül’ün villayı kaça satın aldığı ise bilinmiyor. Etrafı kale gibi yüksek duvarlar ve elektrikli telle çevrilen lüks sitede, Gül’ün satın aldığı villanın önünde geniş bir arazi uzanıyor. Şu sıralar, Gül’ün taşınması için hummalı bir çalışmanın yürütüldüğü villadaki inşaatın dışarıdan görünmemesi için, etrafı beyaz tente ile kapatıldı. İşçilerin çalıştığı inşaatın üzerinde küçük bir de Türk Bayrağı dikili. Sitenin dış duvarları kamera sistemi ile gözetlenirken, girişinde de sıkı güvenlik önlemi bulunuyor. Görev süresi 28 Ağustos’ta dolacak olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu tarih itibariyle hem Dışişleri Bakanlığı hem de Cumhurbaşkanlığı dönemi boyunca yaklaşık 11 yıldır kullandığı Dışişleri Konutu’nu boşaltacak. Toplam 28 villanın yer aldığı ve helikopter pistinin de bulunduğu sitede, 4,5 katlı villadan sadece 2 tane bulunuyor. Kanlıca’da HMB Villaları ya da Tatlıcı Villaları olarak bilinen sitedeki villalar A, B, C ve D olmak üzere 4 tipten oluşuyor. Gül’ün komşuları arasında TÜSİAD eski Başkanlarından Tuncay Özilhan, işadamı Yücel Kurttepeli ve Fenerbahçe eski Teknik Direktörü Aykut Kocaman bulunuyor. Emlakçılar sitedeki villaların satışını, “Kanlıca’da yeşilliklerle çevrili, 103 bin metrekare arsa üzerine kurulu 28 villadan oluşan Tatlıcı Villaları’nda 810 metrekare kullanım alanlı, B tipi kısmi Boğaz manzaralı villa. Villanın kendine ait yüzme havuzu, iki adet tenis kortu, açık otoparkı, asansörü mevcuttur” ifadesinin yer aldığı ilanlarla yapıyor. Satış ilanında sitenin konumu uydudan gösteriliyor. Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz, aynı sitede bir villayı pazarlayan ve bölgeyi iyi bilen emlak danışmanlarından Bosforce Yönetici Ortağı Ulvi Özcan, sitenin özelliklerini şöyle anlattı: “Söz ettiğiniz Kanlıca Tatlıcı Villaları 103 bin metrekare üzerinde 28 villadan oluşuyor. Burası, Boğaziçi’nin en prestijli sitelerinden biri. Portföyümüzde olan B tipi villa, 1000 metrekare kullanım alanlı, müstakil yüzme havuzlu bir yer. A tipi bir villayı hiç gezmedim ve fikrim yok. Ama daha büyük bir kullanım alanına sahip olduğunu biliyorum.”T24
Gazetelerde Bugün | 6 Temmuz Pazar
Hürriyet: Yeni Köşk Milliyet: Esaret gemisi Sabah: Biz milletçiyiz onlar devletçi Habertürk: Samsun mesajı Taraf: Mallarınızı açırın yasası Akşam: 10 Ağustos'ta tarih yazılacak Bugün: Müteahhit patlaması Zaman: 15 kişinin öldüğü faciaya soruşturma izni yok Cumhuriyet: Oylar sıfırlanmasın
Reklam
Aslanın Pençelerinden Aldı
Fransa'da aslan besleyen aile ile röportaj yapmak için eve giden bir televizyon kanalının muhabiri, dev kedinin saldırısına uğradı. Muhabir, hayvanın sahipleri tarafından kurtarılırken, o anlar kameraya yansıdı.Fransa'da bir televizyon kanalının ekibi, dişi bir aslan besleyen aile ile röportaj yapmak için eve gitti. Bahçeli evde, büyük kedinin davranış ve tutumları kameraya alınır, sahiplerinden
Lütfen 2 Dakikanızı Ayırıp İzleyin...
etiket
Tüm dünyada hayvanseverlerin tepkisini çeken, yeni bir yunus katliamı daha yaşanıyor. Japonya'nın batısında bulunan Taiji Adası'nda tuzağa düşürülen çaresiz hayvanlara yönelik bu katliam, çevreciler ve uluslararası kamuoyu tarafından zalimlik olarak değerlendiriliyor. Adanın koyuna çekilerek avlanan yunuslar, önce metal bir çekiçle omuriliklerine darbe alıyor. Yunusların ölmeleri en az 30 dakika sürüyor. Bazıları sürüklenirken can veren yunusların yavru ve hamile ayrımı yapılmadan avlanması da vahşeti gözler önüne seriyor. Hayvanların bir kısmının canlı yakalanıp akvaryumlara satıldığı, bir kısmının ise etleri için öldürüldüğü biliniyor. Yapılan protestolarda yunus katliamına dikkat çekiliyor ve tepkiler gittikçe büyüyor.
Reklam
İstanbul Emniyeti'nde 67 Polis Müdürünün Yeri Değişti
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde her yıl temmuz ayında gerçekleştirilen il içi atamalar belli oldu. Bir çok ilçe müdürü değişirken, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube birimlerine bağlı müdürlüklerde değişim olmadı.Alınan bilgiye göre, yapılan atamalarda 23 emniyet müdür yardımcısı, 24 şube müdürü ve 20 ilçe emniyet müdürü değişti. Öte yandan 6 emniyet müdürü müdüriyet emrine verilirken, 6 şube müdürlüğü il emniyet müdürlüğü makamına direkt bağlandı. Yaşanan değişimlerde, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, Tanık Koruma Şube Müdürlüğü ve Bomba İmha Şube Müdürlüğü'nden Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcılığı'na, Terörle Mücadele Şube Müdürü Mustafa Çalışkan'ın getirilmesi dikkat çekti. Mustafa Çalışkan'ın yerine ise Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Kayhan Ay getirildi. Yapılan tayinlerle bazı şube müdürlükleri ve ilçe müdürlüklerinde de değişiklik yapıldı. Yapılan değişikliklerde il dışından gelen bazı müdürlerin şube müdürü ve ilçe müdürü olarak görevlendirilmesi de dikkat çekti. İstanbul emniyetinde, emniyet müdür yardımcılığı görevlendirmeleri şu şekilde gerçekleşti: 2- sınıf emniyet müdürü İbrahim Dereboylu Fatih, Zeytinburnu, Bayrampaşa ve Esenler ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Dursun Küçükyılmaz Eyüp, Kağıthane ve Şişli ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Levent Yapraklı Beşiktaş ve Sarıyer ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Selami Türker Küçükçekmece, Esenyurt, Başakşehir ve Avcılar ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Celal Yılmaz Büyükçekmece, Çatalca, Beylikdüzü ve Silivri ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Cengiz Demircan Bakırköy, Güngören, Bahçelievler ve Bağcılar ilçe emniyet müdürlükleri ve Atatürk Havalimanı Şube Müdürlüğün'den sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Haydar Karsavuranoğlu Gaziosmapaşa, Sultangazi ve Arnavutköy ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mehmet Erduğan Pendik, Kartal, Tuzla, Sultanbeyli ilçe emniyet müdürlükleri ve Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdürlüğü'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Turgay Aytepe Üsküdar, Beykoz, Ataşehir ilçe emniyet müdürlükleri ve Bakım Onarım, Boğaz Köprülerini Koruma, Toplum Destekli Polislik şube müdürlüklerinin yanı sıra İş Sağlığı Güvenliği Bürosu'ndan sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Yener Ülgütol Kadıköy, Maltepe ve Adalar ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 3- sınıf emniyet müdürü Kıvanç Demir Ümraniye, Çekmeköy, Sancaktepe ve Şile ilçe emniyet müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı vekilliğine, 2- sınıf emniyet müdürü Metin Alper Koruma Şube, Trafik Denetleme, Bölge Trafik, Genel Denetleme ve Hassas Bölgeleri Koruma şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mehmet Murat Ulucan Asayiş, Önleyici Hizmetler, Güven Timleri, Çocuk ve Olay Yeri İnceleme şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mehmet Suat Ekici Güvenlik, Foto Film ve Spor Güvenliği şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mustafa Çalışkan Terörle Mücadele, Tanık Koruma ve Bomba İmha şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Mustafa Şahin Personel, Hukuk İşleri, Koordinasyon ve Haberleşme, Strateji Geliştirme ve Eğitim şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 3- sınıf emniyet müdürü Salih Duysak Sosyal Hizmetler, Muhabere, Bilgi İşlem, Pasaport, Yabancılar ve Polis Evi şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı vekilliğine, 2- sınıf emniyet müdürü Ali Türedi Özel Güvenlik, Silah ve Patlayıcı Madde, Dış İlişkiler, İnterpol, Deniz Limanları ve Turizm şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 3- sınıf emniyet müdürü Bahattin Küçük Mali Suçlarla Mücadele, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele ve Siber Suçlarla Mücadele şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı vekilliğine, 2- sınıf emniyet müdürü Erkin Adalar Organize Suçlarla Mücadele ve Narkotik Suçlarla Mücadele şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Uygar Elebaşı Havacılık Şube Müdürlüğü'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Osman Yıldırım Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına, 2- sınıf emniyet müdürü Reşat Demirel İkmal, Bütçe, İnşaat Emlak, Ulaştırma ve Rehberlik şube müdürlüklerinden sorumlu emniyet müdür yardımcılığına getirildi. Şube ve ilçe emniyet müdürlüklerindeki atamalar Şube ve ilçe emniyet müdürlüklerindeki atamalar ise şöyle: 3- Sınıf Emniyet Müdürü Yakup Çırtlık müdüriyet emrinden Bakım Onarım Şube Müdürlüğü'ne, 4- sınıf Emniyet Müdürü Esma Zeyrek Şirin Özel Güvenlik Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Niyazi İnci Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürü Yardımcılığı'ndan Şube Müdürlüğü'ne, 3- sınıf Emniyet Müdürü Halil Ejder Çelikkaya İnşaat Emlak Şube Müdürlüğü'nde Bütçe Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ali Tuna Coşkun müdüriyet emrinden Çocuk Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Cihat Dağdeviren Fatih İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Gonca Lüleci Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'nden Dış İlişkiler Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Atalay Bahar Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyken Eğitim Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Özgür Hüseyinoğlu Sultangazi İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Genel Denetleme ve Disiplin Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Erhan Alemdar Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyken İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Erdem Torlak Konya İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevliyken Hassas Yerleri Koruma Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Seylan Demir Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nden İkmal Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Nail Öztürk İkmal Şube Müdürlüğü'nden İnşaat Emlak Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Feramuz Çetin Fatih İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Koordinasyon ve Harekat Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Salih Şahbey Üsküdar İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Zafer Ağırkaya Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Erol Öztaş Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Erdem Bursalı Polis Akademisi'nden Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Hakkı Murat Yavaş Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nden Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Mustafa Haluk Öztürk müdüriyet emrinden Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Aytekin Uyar Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'nden Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Kadir Yurtar Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki görevinden Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Yüksel Toprak Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki görevinden Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Murat Başıbüyük Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Cem Aslan Asiltürk Şile İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Cevdet Hürol Öztürk, Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Hakan Yılmaz, müdüriyet emrindeyken Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Murat Şahin, Personel Şube Müdürlüğü'nden Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ekrem Gülen, müdüriyet emrindeyken Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Timuçin Başar, Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ufuk Kayadelen, Polis Evi Şube Müdürlüğü'nden Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Ünfan Kaya Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Şile İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Melih Ekici Koordinasyon ve Harekat Şube Müdürlüğü'nden Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Gürkan Bakkal Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Ümit Tazecan Sancaktepe İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Muhabere ve Elektronik Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Cem Erol Olay Yeri İnceleme Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Bülent Ay müdüriyet emrindeyken Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü vekilliğine, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Caner Coşan Personel Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Personel Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Hilmi Korhan Zilcioğlu Turizm Şube Müdürlüğü'nden Polis Evi Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden, Silah ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Yusuf Öz, Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Strateji ve Geliştirme Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Kayhan Ay Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcılığı'ndan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Hülya Şen, Bağcılar İlçe Emniyet Müdür Yardımcılığı'ndan Turizm Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Mustafa Yolcu, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Murat Çimen Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Temel Açmalı Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Server Cengiz Stratejik Geliştirme Şube Müdürlüğü görevinden müdüriyet emrine, 4- Sınıf Emniyet Müdürü Hakan Demir müdüriyet emrindeyken Ulaştırma Şube Müdürlüğü'ne, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Bülent Öztürk, Genel Denetleme Disiplin Şube Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine, 3- Sınıf Emniyet Müdürü Kenan Eyigün Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'nden müdüriyet emrine görevlendirildi.' CNNTürk
Türkiye'yi Böyle Tanıttılar!
Fransa'da, yerli yabancı birçok hazır giyim firmasını bir araya getiren 'Who's Next' Paris moda fuarı kapılarını açtı. Başkent Paris'te, İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri'nin (İTKİB) katkılarıyla, Porte de Versailles sergi salonlarında başlayan fuarın bu yılki onur konuğu Türkiye olarak belirlendi. Türkiye'den Vakko, Özlem Süer ve Mehtap Elaidi gibi isimlerden oluşan yaklaşık 50 marka ve tasarımcının katıldığı fuarda, dünyanın çeşitli ülkelerinden 2 bini aşkın hazır giyim ve aksesuar markası yer alıyor. Milliyet
Reklam