onedio
'Rakı İçen Öğretmenlere' Bu Kez Gezi İncelemesi
ANTALYA'da 3.5 yıl önce düzenledikleri piknikte mangal yapıp rakı içen ve 'Lisede Ahlaksızlık' başlığıyla bir gazetede haber olan öğretmenlere, bu kez üzerinden 10 ay geçtikten sonra Gezi olaylarına katıldıkları ve öğrencileri teşvik ettikleri suçlamasıyla inceleme başlatıldı.Antalya Lisesi'nde görev yapan, piknikte rakı içtikleri için suçlamalara maruz kalan ve haklarında yayın yapan bir gazeteden tazminat kazanan 5 öğretmenin de aralarında bulunduğu 8 öğretmene, Antalya'daki Gezi olayları nedeniyle isimsiz bir şikayet üzerine inceleme başlatıldı. İl Milli Eğitim Müfettişleri tarafından Antalya Lisesi Müdürü N.Ö. ile öğretmenler M.K., S.E, C.Ö, D.Ö, T.Ç., Ö.Ü. ve M.B.Ö hakkında yürütülen incelemede, öğrencilerini Gezi eylemlerine katılmaya yönlendirdikleri, Ak Parti il binasını taşlamaya teşvik ettikleri, bu süre zarfında okula gelmeyen öğrencilerin devamsızlıklarını izne çevirerek sorun olmaktan çıkardıkları suçlamaları yöneltildi.DELİL FACEBOOK'TANİnceleme kapsamında bazı öğretmenlerin Facebook sayfalarındaki paylaşım ve fotoğrafları da kullanıldı. Öğretmenlerin ifadelerinin alınması sırasında, Facebook'ta motoruyla fotoğrafı bulunan bir öğretmene, “Gezi Parkı olaylarına bu motorla mı gittin?' diye soruldu. 3-4 Haziran'da Eğitim- Sen'in grevinin duyurusu paylaşımının da sorulduğu öğretmenlerden birine ise “Facebook'ta 1016 arkadaşın var ve bunların 900'e yakını öğrencin, bu doğru mu?' diye soruldu.RAKI OLAYININ RÖVANŞIHaklarında gezi incelemesi başlatılan 5 öğretmenin de aralarında bulunduğu Antalya Lisesi'nde görev yapan 11 öğretmen, 3.5 yıl önce aileleriyle birlikte düzenledikleri piknikte mangal yapıp, rakı içti. Öğretmenler, tatil gününde düzenledikleri bu etkinliğe ilişkin de Facebook sayfalarında fotoğraf paylaştı. Aradan 2.5 yıl geçtikten sonra ise bir gazetede öğretmenlerin fotoğrafıyla 'Lisede Ahlaksızlık' başlığıyla bir haber yayınlandı. Öğretmenlerin öğrencilerle birlikte alkol aldıkları iddiası üzerine Milli Eğitim Müdürlüğü de inceleme başlattı.İl Eğitim Denetmenleri tarafından yapılan inceleme sonucunda, öğretmenlerin 12 Haziran 2010 tarihindeki pikniğe okul öğrencilerini kesinlikle götürmedikleri, olayın okul öğrencileri ile hiçbir ilgisinin olmadığı anlaşılmış olup, yapılan bu araştırma ve inceleme sonucunda öğretmenler hakkında herhangi bir soruşturmaya gerek olmadığı kararı verildi.Öğretmenlerin kişilik haklarına saldırı gerekçesiyle açtıkları tazminat davasında Antalya 7'nci Asliye Hukuk Mahkemesi, Yeni Akit Gazetesi'ni, 5 öğretmene kişilik haklarına saldırı olarak 1500'er TL'den toplam 7 bin 500 TL tazminat ödemeye mahkum etti.EĞİTİM- SEN'DEN TEPKİEğitim- Sen Antalya Şubesi Başkanı Kadir Öztürk, haklarında inceleme başlatılan öğretmenlerin, bu incelemenin rakı olayında üzerlerine atılan haksız iftiraları hukuk yoluyla bertaraf etmelerinin ardından ve Gezi olaylarının üzerinden 10 ay geçtikten sonra başlatılmasını, rakı olayının rövanşı ve kasıtlı bir durum olduğunu söyledi. Öztürk, “Arkadaşlarımıza yönelik yeni bir saldırı başlatılmıştır. Bu saldırılara karşı direnç göstereceğimiz bilinmelidir' dedi.Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) -
İngiltere'de Tarihi Barış Yemeği
Kraliçe 2. Elizabeth, 2005'te son bulan Kuzey İrlanda çatışmasından sonra ilk kez İrlanda heyetini ağırladı. Yemeğe eski IRA Komutanı da katıldı. İngiltere Kraliçesi 2'nci Elizabeth, Windsor Şatosu'nda ilk kez bir resmi ziyaret için İrlanda Devlet Başkanı ve heyetini ağırladı. İrlanda Devlet Başkanı Michael D. Higgins ve heyeti, Windsor Şatosu'nda verilen yemeğe gelişleri sırasında İrlanda Milli Marşı'yla karşılandılar. Yemek Kuzey İrlanda'da savaşan tarafları ilk kez İngiltere'de düzenlenen resmi bir yemekte buluşturdu. Resepsiyona IRA'nın eski komutanı de smokinli katıldı. İrlanda Cumhurbaşkanı Michael D. Higgins ve eski bir İrlanda Kurtuluş Ordusu (IRA) Belfast Komutanı olan Kuzey İrlanda Başbakan Yardımcısı Londra'daki Windsor Kalesi'nde Kraliçe Elizabeth'in düzenlediği resmi bir yemeğe katılarak iki millet arasında devam eden barış süreci açısından önemli bir adım attı. Higgins'in İrlanda Devlet Başkanı sıfatıyla, ülkesinin bağımsızlığını kazanmasından yaklaşık 100 sene sonra Londra'ya yaptığı ziyaret, başkent sokaklarının IRA (İrlanda Cumhuriyet Ordusu) bombalarıyla sarsıldığı günlerin artık tamamen geride kaldığının sembolü oldu. İNGİLTERE'YE RESMİ GEZİ DÜZENLEYEN İLK İRLANDA LİDERİ İngiltere'ye resmi bir gezi düzenleyen ilk İrlanda lideri olan Higgins'i Londra'daki İrlanda Büyükelçiliğinde Prens Charles ve eşi Camilla karşıladı. McGuinnes, kraliyet arabası ile Windsor Kalesi'ne götürüldü. Higgins ve eşi kaleye girdiği sırada Kraliyet Birlikleri resmi bir karşılama töreni de düzenledi ve top atışları yapıldı. Ancak İrlandalı liderlerin yanı sıra Başbakan David Cameron ve Daniel Day Lewis ile Judi Dench gibi ünlü sanatçıların da katıldığı görkemli yemeğe Kuzey İrlanda Başbakan Yardımcısı McGuiness'e yöneltilen bir protesto gösterisi damgasını vurdu. 'SMOKİNLİ TERÖRİST' McGuiness limuzinle Windsor Kalesi'ne ulaştığında, kapıda beklemekte olan protestocu Victor Barker, davetlilere 'Smokinli bir terörist hâlâ teröristtir. McGuinness doğruyu söylemenin vakti geldi' yazılı bir pankart açtı. Protestosunu takım elbiseyle gerçekleştiren Barker, McGuiness'in kaleye girmesinin ardından yaptığı basın açıklamasında 12 yaşındaki oğlunu 1998 yılında İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nun (IRA) Omagh'da yaptığı bombalı saldırıda kaybettiğini söyledi ve 'Bir teröristin Kraliçe'nin yemek masasında işi yoktur. Ben buradayım çünkü insanların McGuiness'in geçmişini hatırlaması ve tarihi baştan yazmaktan vazgeçmesi gerektiğine inanıyorum' dedi. McGuiness'in Windsor Sarayı'na davet edilmesi bazı kesimlerden tepki çekse de, uzmanlar Kraliçe ile İrlandalı liderlerin bu şekilde bir araya gelmesinin barış sürecinde 'önemli ve tarihi bir adım' olduğunu söyledi. TARİHİ ESPRİ Kraliçe, Windsor Şatosu'nda verdiği yemekte İrlandalı konuklarına seslenirken 'İrlanda ve İngiltere'nin daha iyi komşular haline gelmesi memnuniyet verici' ifadelerini kullandı. Kraliçenin, nadir sayılabilecek bir espri de yaparak '2012 Londra Olimpiyatları sırasında helikopterden atlamak için beni alan kişi de İrlanda kökenli yönetmen Danny Boyle'dı' demesi herkesi güldürdü. Britanya Kraliçesi konuşmasında İngiltere ve İrlanda'nın birbirlerinin bağımsızlığına saygı duyarak yapacakları işbirliğinin her iki tarafın da yararına olacağını vurguladı. KRALİÇE: 'YÜZYILLAR BOYUNCA ÖZGÜR İRLANDA DEVLETİ'NİN YANINDA OLACAĞIZ'Kraliçe 'Ailem ve hükümetim adına şunu bilmenizi istiyorum. Yüzyıllar boyunca Özgür İrlanda Devleti'nin yanında olmaya devam edeceğiz' dedi. İngiltere'nin Windsor Şatosu tarihi bir barış yemeğine sahne oldu. Kraliçe 2'nci Elizabeth, 2005'teki anlaşmayla son bulan Kuzey İrlanda çatışmasının ardından ilk kez İrlanda heyetini ağırladı. Yemeğe eski IRA Komutanı McGuinness de katıldı. Tarihi ziyafet 'barışın başarısı' olarak yorumlandı 53 METRELİK MASA 48 SAATTE KURULDU Windsor Şatosu'ndaki tarihi yemeğin istatistikleri de İngiliz basınında geniş yer buldu. Kraliçe 2'nci Elizabeth'in İrlanda Devlet Başkanı Higgins onuruna verdiği yemekten yola çıkan İngiliz Daily Mail Gazetesi, Kraliçe'nin daveti için yapılan hazırlıkları okurlarıyla paylaştı. Kraliçe, 53.4 metre boyundaki masada 200 kişiyi ağırladı. Masanın kurulması tam iki gün sürdü. Yemek için Kraliçe'nin yaşadığı Buckingham Sarayı'nın mutfağıyla koordineli çalışıldı. 'KİMSENİN AKLINA GELMEZ'BBC, Windsor Şatosu'ndan canlı yayın yaparken 'Yıllar önce böyle bir ziyafet olacağı kimsenin aklına gelmezdi' yorumu yaptı. İLK ADIM 2011'DE ATILDI Kraliçe 2'nci Elizabeth ilk kez 2011 yılında İrlanda Cumhuriyeti'ne resmi bir gezi düzenlemişti. 2012'de de Belfast'a resmi bir ziyarette bulunan Kraliçe, buradaki bir toplum merkezinde, Avam Kamarası'nda yer almayı 'Kraliçe'ye bağlılık yemini etmek istemediği için reddeden' McGuiness'in elini sıkarak İrlandalılar ve Kraliyet arasında barışın ilk adımını atmıştı. 35 yıl önce Kraliçe'nin kuzeni ve ikiz torunları, IRA saldırısında ölmüştü. Kaynak: haberler.com
Hemen Bugün İsveç'e Yerleşmek İçin 30 Sebep
İsveç'in mesai süresini 6 saatle kısıtlamayı planladığı haberinin ajanslara düşmesiyle birlikte aklımıza gelen bir fikir. Zaten ortalama insan ömrünün en uzun olduğu 2. ülke olmasıyla, düşünce, fikir özgürlüğü alanındaki erişilmesi güç rahatlığıyla, sınıf kavramını ortadan kaldıran ilkokulları ve kadın erkek ayrımını kaldırıp çocuklara insan olmayı öğretmesiyle gönlümüzde taht kuran İsveç bir de işçi özlük hakları konusunda tüm dünyayı geride bırakınca tası tarağı toplamaya başladık...
Reklam
İngiltere'de Porno İzleme Yaşı 10'un Altına Düştü
İngiltere'de, BBC 'de yayınlanan bir program için yapılan ankete katılan 16-21 yaş arası gençlerin dörtte biri, 12 yaşından önce porno izlediklerini söyledi. Aynı ankette 10 yaşından önce porno izlediklerini söyleyenlerin oranı da yüzde 7 oldu. Anket, BBC 3 Televizyonu'nda bu akşam yayınlanacak 'Porn: What's the Harm?' (Porno: Zararı ne?) adlı belgesel için yapıldı. Söz konusu anket kapsamında 16-21 yaş arası 1,002 gence internette porno izleyip izlemedikleri soruldu. 9-16 Ocak tarihleri arasında yapılan ankete katılan kadınların yüzde 20'si, erkeklerin ise sadece yüzde 4'ü internette porno izlemediklerini söyledi. Gençlerin üçte birinden fazlası internette ilk olarak kaza sonucu porno izlediklerini, esasında arama motorlarında başka bir şeye baktıklarını ya da sosyal medya üzerinden gönderilen bir linki tıkladıktan belirtti. Anketin bir diğer sonucu da, gençlerin yarısından çoğunun, internette izledikleri pornonun seksten beklentilerini etkilediğini söylemesi oldu. İngiltere Başbakanı David Cameron geçen yıl ülkedeki tüm internet bağlantılarına, hesap sahibi aksini istemedikçe, otomatik olarak 'pornografi filtresi' konulacağını açıklamıştı. Cameron, internetteki pornografik içeriğin 'çocukluğu çürüttüğünü' söylemişti. Ülkenin önde gelen dört internet servis sağlayıcısından biri filtre seçeneğini uygulamaya koydu. Diğer servis sağlayıcılarının da yıl sonuna kadar müşterilerine aynı seçeneği sunması bekleniyor. BBC Türkçe
Chrome'u Dinleme Cihazına Dönüştürüyorlar!
Hacker'lar, buldukları bu ilginç açıkla bakın Google'ın tarayıcısı Chrome'u neye çeviriyorlar... Ortam dinleme ve böcek olarak adlandırılan dinleme cihazları, ülkemizin son dönemdeki bir numaralı konusu. Ama şimdi, Chrome'da ortaya çıkan yeni bir açık, hacker'lara bilgisayarın mikrofonunu açarak ortam dinlemesi yapma imkanı veriyor; böceklere gerek bile kalmıyor. Guy Ahoronosky tarafından bulunan açık sayesinde hacker'lar hiçbir izin gerektirmeden Chrome ile mikrofonu açabiliyor. Bunun için de tek yapmaları gereken, kurbanlarını özel olarak hazırlanmış bir web sitesine yönlendirmek. Kullanıcılar mikrofonlarını kapatmış olsa bile hacker'lar mikrofonları da sessizce açabiliyorlar. Buradaki hile, hacker'ların Google Chrome'daki mikrofon ikonunun linkini fark edilmeyecek şekilde tüm web sitesinin arka planına eklemesi. Böylece kullanıcılar, web sayfasında nereye tıklarsa tıklasın, mikrofonu açmış oluyor. Google'ın eski API'sindeki bir açık da, mikrofonun açıldığını tarayıcı satırında göstermeyi engellediğinden, hacker'lar kullanıcıya fark ettirmeden mikrofonu açmış oluyor. Ardından da ortamdaki sesi diledikleri gibi dinleyebiliyorlar. Google'ın bu açık hakkında yakında yama yayınlaması bekleniyor. Chip
Reklam
Kraliyet Tulumu Twitter'ı Salladı
İngiltere kraliyet ailesinin en genç üyesi Prens George, ilk yurt dışı seyahatinde Yeni Zelanda basınının ilgi odağı oldu. Yeni Zelanda’da hükümet konağında organize edilen etkinlikte yaşıtlarıyla bir araya gelen Prens George sıcak tavırlarıyla dikkat çekti. Prens George’a eşlik eden bebekler kendilerine verilen oyuncaklarla eğlenirken, aileler de Prens William ve Kate Middleton’la sohbet etme imkanı buldu. Krallara layık tulumAyrıca sosyal medyada en çok konuşulan konularda biri de Bebek prensin giydiği tulum oldu.Basında da yer bulan haberlerde bebek prens George moda takipçilerinin ilgisi konusunda annesi Kate Middleton’ı tahtından indirecek gibi görünüyor yorumu yapıldı.Prens Yeni Zelanda ziyaretinde ilk kez anne ve babasıyla kameralar karşısına çıkarken, üzerine giydiği bebek tulumu Twitter’da günün konusu oldu.
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta Cumhurbaşkanlığı seçimlerini, AK Partili Bingöl Belediye Başkanı'nın 'kadınlara görev vermeyeceğiz' açıklamasını ve kendini iyiden iyiye hissettiren baharı kapağa taşıdı.
Beyonce Marilyn Monroe Olursa
Out dergisinin Mayıs kapağı için 50’lerin Hollywood görkeminden ilham alarak Marilyn Monroe kılığına bürünen Beyoncé, derginin ‘Power’ sayısı için tam anlamıyla biçilmiş kaftan. Kendi adını taşıyan son albümünde feminist mesajlar veren ve kadınlara seksapaliteleri ile övünmeleri gerektiğini öğütleyen şarkıcı, her daim kendi zamanının ötesinde olan Monroe’ya ve savunduğu her şeye, kapak çekimi için can verdi. Merhum oyuncuya saygı duruşu niteliğindeki canlandırma ile derginin Mayıs temasına uygun güçlü pozlar veren Beyoncé, Monroe’nun platin sarısı, yataktan yeni kalkmış dalgalarının yarattığı sofistike hava ile Grammy Ödülleri’nde gözlerimizi acıtan tanga faciasını unutturdu. Play Tuşu
Reklam
Tophane'deki Nargile Kafelere Yol Göründü
Tophane’deki 15 nargile kafede 300’den fazla çalışan görev yaparken, bundan sonra ne olacağı ise belirsizliğini koruyor. Ay sonuna kadar mekanlarını boşaltmaları istenen, işletme sahipleri sürenin yetersizliğini dile getirip duruma tepki gösteriyor. Tophane’nin gedikli esnafı Osmanlı Nargile’den Kamuran Dursun, tepkisini şöyle dile getirdi: “Bize ön tebligat yazısı gönderdiler. Bu tebligatta 1 ay içinde dükkanlarımızı terk etmemiz gerekeceği ifade ediliyor. Galataport ihalesinden önce dükkanlarımızın mülk sahibi Denizcilik İşletmeleri’ydi. Aylık kira bedeli 11 bin lira. Piyasaya 200 bin lira borcum var. Yeni yer bulmak çok zor, kiralar da ateş pahası. Zararımın karşılanmasını istiyorum.” 'KEPÇELER GELENE KADAR DÜKKANLARIMIZI BOŞALTMAYACAĞIZ' Milano Nargile Kafe’nin ortağı İsmet Parladı da şöyle konuştu: “1 ayda dükkanlarımızı boşaltıp başka yere taşınmamız imkansız. 28 Nisan’dan sonra dükkanların boşaltılması isteniyor. Tophane esnafı sayesinde 300’den fazla kişi ekmek yiyor. Sadece çalışanlar değil, bölge esnafından alışveriş de yapıyoruz. Galataport ihalesi yapıldıysa karşı duracak halimiz yok. Tek isteğimiz yaz sonuna kadar çalışalım.” Erzurum Nargile Kafe’nin İşletmecisi Ziya Tunç ise “Biz esnaf olarak Tophane’de kalmak istiyoruz. 1 yıllık kira sözleşmem var ve yıl sonu bitecek. O tarihe kadar dükkanımı boşaltmam. Bize gösterilen bir yer de yok. Kepçeler gelene kadar dükkanlarımızı boşaltmayacağız. Yüzlerce insan burada ekmek yiyor. Apar topar çıkartılmak istenmemize tepkiliyiz” diyor. PROJE SAHİL ŞERİDİNİ KOMPLE KAPSAYACAK Galataport Projesi, Karaköy’den Tophane’ye kadar uzanan 1200 metrelik sahil şeridini kapsayacak. Salıpazarı Liman Sahası için geçen yıl ihale yapılmış, 30 yıllık işletme için düzenlenen açık artırmayı 702 milyon dolarla Doğuş Holding kazanmıştı.Karşı Gazete
Ucube Davasında TDK'dan Yanıt Geldi: 'Hakaret Anlamı Taşımamaktadır'
Heykeltıraş Mehmet Aksoy'un Kars'ta yıktırılan 'İnsanlık Anıtı' heykeli için 'Ucube' dediği gerekçesiyle Başbakan Recep Tayip Erdoğan hakkında açtığı 100 bin TL'lik tazminat davasının 4. duruşması görüldü. Mahkemenin Türk Dil Kurumu Başkanlığı (TDK)'na 'ucube'nin anlamını sorduğu yazıya 90 gün sonra yanıt geldi. Türk Dil Kurumu Başkanlığı mahkemeye yolladığı bir sayfalık yazıda, 'ucube'nin olumsuz anlamda olduğunu ancak hakaret anlamı taşımadığını belirtti ve ekledi: 'Bu söz kişinin bazı kişi ve varlıklara ilişkin kanaatini anlatan kelimedir' İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen duruşmaya davacı Heykeltıraş Mehmet Aksoy'un avukatı Turgun Kazan ve Davalı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıldız katıldı. Turgut Kazan, Türk Dil Kurumu'nun yazısına karşı yazılı beyanda bulunduğunu belirterek, tanık dinletmek istediğini söyledi. 'Davanın reddini istiyorum' Başbakan Erdoğan'ın avukatı Yıldız ise tanık dinletme taleplerini kabul etmediğini belirterek, 'Bu dava manevi tazminat davasıdır. Tanıkla ispat edilecek bir neden yoktur. Davanın reddini istiyorum' dedi. Müvekkilinin söz konusu heykelin, oradaki tarihi bir özelliği olan cami ve yanındaki yapıların özelliğini bozması bakımından 'ucube' kelimesini kullandığını belirterek, 'Daha önce de bu kelimeyi eser hakkında kullanmadığını, davacının şahsı hakkında da böyle bir saldırıda bulunmadığı konusunda yazılı beyanlarda bulunduk' ifadelerini kullandı. Tanıklar dinlenecek Avukat Turgut Kazan'ın tanıklarını hangi konuda bilgi sahibi oldukları detaylı bir şekilde mahkemeye yazılı olarak bildirmesine karar veren hakim, bir sonraki duruşmada tanıkların hazır edildiklerinde dinlenmesine karar verdi. Söz konusu heykelin yapımı ve yıkımı nedeniyle Kars Belediyesi'nin zarara uğratılıp uğratılmadığının Kars Belediyesi ve İçişleri Bakanlığı'ndan sorulmasına karar veren hakim duruşmayı erteledi. 'Ucube' hakaret anlamı taşımamaktadır Türk Dil Kurumu Başkanlığı'ndan 12 Şubat 2014 tarihinde gelen bir sayfalık yazıda, 'Dilimize Arapça'dan girmiş olan 'ucube' kelimesinin kurumumuzca yayımlanmış olan Türkçe Sözlük'te 'Sıfat, çok acayip, şaşılacak kadar çirkin olan. 'Bakımsızlıktan, pislikten ,yaralı bereli karınları şiş, yüzleri sarı, sıska iki ucube halinde süründükten sonra ölmüşler.' H.E.Adıvar' şeklinde tanımlanmıştır. Ferit Develioğlu tarafından hazırlanan Osmanlıca -Türkçe Ansiklopedik Lügat adlı eserde de söz konusu kelime 'Pek acayip şey, garip şaşılacak şey' şeklinde anlamlandırılmıştır. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı üzere 'Ucube' sözü olumsuz anlamda olmakla, birlikte hakaret anlamı taşımamaktadır. Bu söz, bazı kişi ve varlıklara ilişkin kanaatini anlatan bir kelimedir' ifadeleri kullanıldı. Avukat TDK eleştirdi: Ucube sözcüğünün çok çirkin anlamına geldiği açıktır Avukat Turgut Kazan da TDK'nın yazısına ilişkin 24 Mart 2014 tarihinde dilekçe ile cevap verdi. Avukat Kazan mahkemeye sunduğu dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:'Türk Dil Kurumu cevabındaki Türkçe Sözlük ve Osmanlıca- Türkçe Ansiklopedik lügattan aktarılan tanımlar doğrudur. Kabul ediyoruz. Gerçekten de 'ucube' sözcüğünün çok çirkin anlamına geldiği açıktır. Ama bu tanımlar aktarıldıktan sonra konuşmanın yapıldığı yer ve konuşmanın üslubunu ele alınmadan '...Tanımlardan anlaşılacağı üzere ucube sözü hakaret anlamı taşımamaktadır''...Kişinin (yani başbakanın) kanaatini anlatan bir kelimedir' sonucuna varılması tam bir teslimiyet ve Başbakan'a biat ifadesidir. Kabul edilemez. Gerçek ortadır. Aşağılama kastıyla hareket edildiği açıktır. Ucube sözcüğü TDK'nın belirttiği gibi Başbakan'ın 'Kanaatini anlatan bir kelime' sayılamaz. Başbakan bu sıfatıyla ve miting meydanında devletin sanat ve kültür politikasını belirlermiş gibi hareket edemez. Milyonların önünde sanatçının yarattığı heykeli ve onu yaratan sanatçıyı küçük düşüremez. Böyle bir yaklaşım temsil ettiği makamın emri sayılır. TDK da bu emre uymuştur' denildi. Avukat Kazan dilekçesinin sonunda aralarında Ressam Bedri Baykam, Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Başkanı Metin Sözen ve Resam Mehmet Güleryüz'ün tanık olarak dinlenmesini istedi.CNN TÜRK
Keşke Öğrenmeseydim Diyeceğiniz 24 Gerçek
etiket
Her doğru her yerde söylenmez diye bir laf vardır, sanırım her gerçeği de bilmek gerekmiyor. İşte hayatımızın içinde olan ama bilmememiz bizim için daha hayırlı olan gerçekler... Artık biliyorsunuz.
Reklam
Facebook Messenger Kullanmayana Özel Mesaj Yok!
Facebook, mobil uygulaması üzerinden mesajlaşma fonksiyonun kaldırıyor. Avrupa ülkelerindeki kullanıcılarına bu konuda bilgilendirici uyarılar göndermeye başlayan Facebook’un önümüzdeki birkaç haftada bu geçişi tamamlaması bekleniyor. Facebook, mesajlaşmaya devam etmek isteyenleri chat uygulaması Messenger’a davet ediyor, daha doğrusu zorluyor. Yenilikle birlikte Facebook mobil uygulamasında mesaj gönderim düğmesi kalacak ancak tek fonksiyonu kullanıcıları doğrudan Messenger’a yönlendirmek olacak. Facebook böyle bir değişiklikle halihazırda kalabalık olan ana uygulamayı biraz daha sadeleştirmek ve kullanıcıları rahatlatmak istiyor. İşin strateji tarafında bu hamle, Facebook’un mobildeki varlığını mutlak bir güce dönüştürme planının bir parçası gibi görünüyor. Bunun anlamı, Facebook uygulamasının içinde kalarak Zuckerberg’in deyimiyle “ ikinci sınıf ” muamelesi gören uygulamarın, Facebook’tan ayrılarak kendi başına ayakta durması. Facebook’un mobildeki büyümesini destekleyen bu ayrışma planı bir süredir devam ediyor. Bu senenin başında yayına aldığı Paper, buna iyi bir örnek. Re/code’un haberinde Facebook’un Messenger uygulamasında kullanıcıların, uygulama içi mesajlaşmaya göre yüzde 20 oranında daha hızlı yanıt aldıkları belirtiliyor. Facebook mesajlaşmalarının, zorunlu da olsa, Messenger’a taşınıyor olması uygulamanın daha popüler hale gelmesini sağlayabilir. Ancak halihazırda farklı mesajlaşma uygulamarı kullanan kişilerin yeni bir mesajlaşma uygulaması indirmeye zorlamak ters de tepebilir.Halihazırda Avrupa çapında oldukça popüler olan Messenger’a geçiş ilk bu bölgede başlayacak. Bazı istisnalar da var. The Verge haberine göre, hafızaları sınırlı olan düşük model Android cihazları Messenger indirmeye zorlanmayacak. Windows Phone ve tablet kullananlar Facebook uygulaması içinde mesajları görmeye devam edecek. Ve mesajlaşma şimdilik Paper uygulamasının içinde kalacak. Bu istisnaların zaman içinde ortadan kalması bekleniyor. Facebook kısa bir süre önce Messenger’dan ücretsiz sesli görüşme özelliğini tanıtmıştı.Webrazzi
Reklam
Messi'nin Koşu Mesafesi Şaşırttı
Şampiyonlar Ligi'nde Atletico Madrid'e elenen Barcelona'da Messi, İspanya'nın gündemine oturdu. Şampiyonlar Ligi'nde Atletico Madrid'e elenen Barcelona'da Messi, İspanya'nın gündemine oturdu. Dünyanın en iyi futbolcusu olarak gösterilen ve Barcelona'nın en önemli oyuncusu konumunda olan Arjantinli yıldız İspanya'da en çok konuşulan isim oldu. İspanyol medyasında hiç uğramadığı eleştirilere mağruz kalan Messi'nin konuşulmasına neden olan olay ise oldukça şaşırtıcı. Arjantinli oyuncunun dün akşam sahada 90 dakika kalmasına rağmen yalnızca 6.8 km koşmuş olması dikkat çekti. Messi'nin, Barcelona kalecisi Pinto'dan sadece 1.5 km fazla koşması İspanya'da günün en çok konuşulan konusu oldu. Yıldız oyuncu, Diego Simeone'nin Atletico Madrid'in başına geçmesinden sonra, Madrid ekibine karşı oynadığı 6 maçta gol atamayıp, asist yapamaması şaşırtıcı bir istatistik olarak değerlendiriliyor. Yıldız oyuncu bu maçlarda bir de penaltı kaçırdı. L'Equipe gazetesi Messi'nin dün akşamki performansına 10 üzerinden 3 verdi.Eurosport
Madem Borcumuz Var, Neden Daha Fazla Para Basmıyoruz?
Ortalama zekada olan insanların genelde çocukken sorduğu, geri zekalıların hayat boyu sorup bir türlü cevabını bulamadığı bu klasik sorunun cevabını oğlana anlatır gibi anlatıyoruz. Birinci Dünya Savaşı sonrası ağır savaş tazminatlarını ödeyebilmek için daha fazla mark basma yöntemini tercih eden Almanya, özellikle 1922 ve 1923 yıllarında tavan yapan enflasyon (hiperenflasyon) sayesinde tam evlere şenlik hale gelmiştir. Göreceğiniz gibi Almanlar hiçbir zaman paranın esiri olmamış, çok cömert bir millettir. İşte ülkeler borçlarını ödemek için daha fazla para basarsa ne oluyor görelim.
Türk Polis Teşkilatı'nın Kuruluşunun 169. Yılı
Emniyet Genel Müdürlüğü , rütbeleri polis memurluğundan başlayıp emniyet genel müdürlüğüne kadar uzanan, tüm il ve ilçelerde örgütlenmiş, kırsalda görevini askeri polis olan jandarmaya bırakmış, kentte ise görevi kendisi yöneten iç güvenlikten sorumlu devlet teşkilatıdır. 1845 tarihinde temeli atılmıştır.Merkez teşkilatı bünyesinde Ana Komuta Kontrol, Strateji Geliştirme, Arşiv, Asayiş, Bilgi İşlem, Dış İlişkiler, Eğitim, Güvenlik, Haberleşme, Havacılık, İdari ve Mali işler, İkmal-Bakım, İnşaat-Emlak, İnterpol, İstihbarat, Kaçakçılık ve Organize suçlarla mücadele, Koruma, Kriminal, Özel Harekat, Personel, Sağlık İşleri, Sivil Savunma, Sosyal Hizmetler, Teftiş Kurulu, Terörle Mücadele Harekat, Trafik Eğitim ve Araştırma, Trafik ve Denetleme, Yabancılar Hudut İltica Daireleri vardır. Taşra teşkilatını ise, il emniyet müdürlükleri ve ilçe emniyet amirlikleri oluşturur. Genel müdürlük, üst kurum ve yönetim bakımından İçişleri Bakanlığı'na bağlıdır. Kurumun yapılanması iki şekilde olmuştur. Birincisi Merkez Teşkilatı ve ikincisi ise Taşra Teşkilatı'dır.Merkez Teşkilatı,Daire Başkanlıkları şeklinde yapılanmıştır.Taşra Teşkilatı ise 81 ilde İl Emniyet Müdürlükleri olarak faaliyet yürütmektedir. Merkez Teşkilatı'ndaki daire başkanlıklarının bazıları direkt olarak emniyet genel müdürüne bağlı olmak ile birlikte diğerleri ise 5 adet emniyet genel müdür yardımcısına bağlı olarak hizmet vermektedir. Taşra teşkilatında ise illerin başında il emniyet müdürü bulunmakta ve ildeki bütün birimler il emniyet müdürüne bağlı olmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, belediye teşkilatlanması tamamlanmış olan il, ilçe ve beldelerde güvenlik, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sağlanmakta; daha küçük birimlerin ve yapılaşmaya açılmamış alanların güvenliği ise Jandarma Genel Komutanlığı tarafından sağlanmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez ve 81 ilde teşkilatlanmış olup konularına göre uzmanlaşmış alt birimlere ayrılmıştır. Suç türlerinin değişken olması neticesi polis teşkilatında da bu değişen suç ile mücadele edebilmek için her geçen gün yeni uzmanlık birimleri oluşturulmaktadır. Türk Polisinin Hizmetiçi Eğitimleri Emniyet Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından, Hizmetöncesi eğitimi ise Polis Koleji, Polis Akademisi, Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) ve Polis Meslek Yüksek Okulları tarafından verilmektedir. Polis Akademisinde eğitim lisans seviyesinde olup mezunlar komiser yardımcısı rütbesi ile göreve başlar. Polis Koleji ise lise seviyesinde bir eğitim kurumu olup, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi'ne öğrenci yetiştirmekten mesuldür. Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde çeşitli alanlarda lisans eğitimi almış olanlar 6 aylık mesleki eğitim ile polis memuru olarak göreve başlarlar. Polis Meslek Yüksek Okullarında ise eğitim 2 yıllık önlisans seviyesinde olup mezunlar polis memuru rütbesiyle göreve başlamaktadırlar. İnsanların hak ve özgürlüklerinin güven altında bulundurulması gereklidir. Günümüzde devletler, toplumda huzuru ve düzeni sağlama, insanların can ve mal güvenliğini koruma, yasa hakimiyetini sağlamak istemektedirler. Bunun için yasalara ve yasaları uygulayacak bir kuvvete gerek vardır. Türkiye sınırları içerisinde bu görevi yürüten teşkilatlardan biri, Polis Teşkilatıdır. Kulluk Neferi Karakol Bekleyen Yeniçeri Keçeli Yeniçeri Neferi Odabaşı Yeniçeri Kışlası Amiri Kulluk Bayrakdarı Emniyet Amiri Baş Falakacı Sadaret Ceza Amiri Vezir Baş Tebdili Sarıazamın Hususi Ziyaretlerinde Maiyet Amiri Kuloğlu Baş Cuhadarı Belediye Tahsildarları Amiri Baş Kılavuz Alaylarda Yol Açan Çavuşların Amiri Cellât İdam Hükümlerini İnfaza Memur Cellât başı Cellâtların Amiri Subaşı Şehrin İnzibat Amiri Asesbaşı Yeniçeri Ocağı İnzibat Amiri Böcek Başı Gizli Polis Amiri Polis tarihi Türk tarihi ile başlamıştır. Tarih boyunca çeşitli devlet kurmuş olan Türkler kamu düzeni ve güvenliğini ulusal savunma ile birlikte yürütmüşlerdir. Eski Türkler'de kamu düzen ve güvenliği işleri Subaşı'lar tarafından belli yasalara uygun olarak yürütülmüştür. Oğuz Han'ın Oğuz Türesi, Cengiz Han'ın Uluğ Yasası, Timur'un Tüzükkatı o devirlerin belli başlı hukuk kuralları örnek olarak gösterilebilir. Bu yasalarda, suçların önlenmesi kadar işlenen suçlarda suçluların yakalanmasına da önem verilmiştir. Eski Türklerde Polis Teşkilatı bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere askeri teşkilat içinde yer almış ve Askeri özellikler göstermiştir. Osman Bey Karahisarı ele geçirdiği zaman, kentin yönetimini oğlu Orhan Bey'e vermiş ve onun yanına arkadaşı olan Gündüz Alp'i de Subaşı olarak tayin etmiştir. Bu kişi bugünkü anlamda ilk Polis Amiridir. Subaşılar barış döneminde savaş için gerekli olan askerleri disipline etmek ve eğitmekle birlikte, kentin dirlik ve düzenini de sağlamışlardır. Savaş zamanında ise yetiştirdikleri kıtalara komuta etmişlerdir. Osmanlı'da Polis Teşkilatı, Askeri Teşkilat kadrosu içinde yer almış, askeri amirler aynı zamanda Polis Amiri olarak da görev yapmışlardır. Devlet ve ordu teşkilatı zamanla büyümüş Padişahlar bütün yönetsel, askeri ve bunlarla birlikte ülkede kamu düzen ve güvenliğinin sağlanması işlerini, devlet ricali ve halk karşısında kendilerini temsil eden sadrazamlar vasıtasıyla yürütmüşlerdir. Bu nedenle sadrazamlar, bu görevler için özel memurlar, tebdil çuhadarlar kullanmışlardır. Emniyet makamları; Sadrazam, Yeniçeri ağası, Falakacı, Cebecibaşı ve Cebeciler, Kaptanpaşa, Topçubaşı ve Topçular, Bostancıbaşılar, Kadı ve Böcekcibaşından oluşmuştur. En büyük sorumlu olan Yeniçeri Ağası, suç işleyenleri Falakacılara dövdürmüş ve hapsettirmiştir. Falakacılar, Yeniçeri Ağasının emri altında, falaka taşıyan acemi oğlanlardan oluşmuştur. Cebecibaşı ve Cebeciler; Ayasofya, Kocapaşa ve Ahırkapı taraflarının, Kaptanpaşa; ve Galata semtinin, Topçubaşı ve Topçular; Tophane semti ile Beyoğlu'nun, Bostancıbaşı ve Bostancılar; Üsküdür, Eyüp, Kağıthane, Boğaziçi, Kadıköy, Adalar ve Kağıthane, Boğaziçi, Kadıköy, Adalar ve Ayastebanos'un, kamu düzen ve güvenliğini sağlamışlardır. Böcekçibaşılar ise, suçluları izleme ve yakalama işleriyle uğraşmışlardır. Ayrıca Başkent'de sadrazamın, illerde de valilerin emrinde 'Baştebdil' adı verilen İstihbarat Şefi çalışmıştır. Bu dönemde 'Kadı'lar da polis görevi yapmaya devam etmiş, Sadrazam ve Yeniçeri Ağası'ndan sonra, Adli, İdari ve Yerel Yönetim işleri yanında, İstanbul, Galata, Üsküdar ve Eyüp Kadılıkları, polisiyle işleri, özellikle ahlak zabıtasına ait işlerin yürütülmesinde polis amiri olarak görev yapmışlardır. Taşrada ise, Kapıkulu ve Eyalet Askerleri iç düzen ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu tutulmuş, şehir ve kasabalarda Kollukçular, Yasakçılar, Bekçiler, Edirne Şehri ve çevresinde Bostancı Ocağı, Halep ve çevresinde Çöl Beyleri polis hizmeti görmüşlerdir. İkinci Meşrutiyet ilanı ile 1908 yılında Fransız ve Alman Polis Teşkilatları esas alınarak Polis Teşkilatının yeniden organize edilmesi kararlaştırılmış ve 1909 yılında çıkarılan 'İstanbul Vilayeti ve Emniyeti Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına Dair Kanun' ile sonra artık yaşaması imkânsız olan Zaptiye Nezareti kaldırılarak, yerine Dahiliye Nezaretine bağlı ve memlekete şamil polis işlerinin yürütülmesiyle görevli 'Emniyet Umumiye Müdürlüğü' ve İstanbul Vilayetine bağlı bir polis müdüriyeti kurulmuştur. General Ali Galip Pasiner, Emniyet Umumiye Müdürlüğü'ne 12 Ağustos 1909 tarihinde tayin edilmiştir. Aynı yıl içinde Avrupa memleketlerinin polis işlerine dair bir inceleme seyahati yapmış ve polisin teşkilatının bu günkü esasını oluşturmuştur 1913 tarihli Polis Nizamnamesi, İkinci Meşrutiyet devrinin koşullarına ve zamanın ihtiyaçlarına göre hazırlanmış ve bu Nizamname ile polisin örgütlenmesi, görev ve yetkileri, personelin dereceleri, sınıfları, mesleğe giriş, yükselme ve diğer tüm özlük işleri, soruşturma, yargılama, istifa, tayin, izin cezalandırma işleri, levazım işleri, polis karakolları ve görevleri, polisin kıyafeti ve davranış biçimleri yeniden düzenlenmiştir. Mondros Mütarekesi'nin yapıldığı 1918 tarihinden, Mili Polis Teşkilatının kurulduğu 1920 tarihine kadar, bütün yurtta Osmanlı Devletinin Polisi olarak hizmet etmiştir. 24 Haziran 1920 tarihinden, İstanbul Polis Müdüriyeti Umumiyesi'nin kaldırıldığı 24 şubat 1923 tarihine kadar geçen sürede ise polis teşkilatı ikilemiş, birisi merkezi İstanbul'da ve Osmanlı Devletine tabi olarak Kurtuluş Savaşı boyunca ve gittikçe daralmışolan bir bölgede ve yalnızca İstanbul'da, diğeri ise, merkezi Ankara'da hızla genişlemiş olan bir bölgede, İstanbul hariç Misak-ı Milli ile çizilen sınırlar içinde faaliyet göstermiştir. 24 Haziran 1920 de Milli Hükümetin Emniyeti Umumiye Müdürlüğü kurulmuş, 1 genel müdür, 1 genel müdür yardımcısı ile emniyet, seyrisefer, memurin şubelerinden ve 6 kişilik Teftiş Kurulundan oluşan küçük bir kadro ile çalışmaya başlamıştır. Ankara'da Milli Hükümetin Emniye-i Umumiyesi Erzurum Milletvekili Durak Bey tarafından 1920 de teşkilatlandırılmaya başlanmış, aynı yıl içinde A. Naci Bey, 1923 yılında Halit Bey Emniyet Genel Müdürü olarak görev almışlardır. AKKM Dairesi Başkanlığı Arşiv Dairesi Başkanlığı Asayiş Dairesi Başkanlığı Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığı Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı Güvenlik Dairesi Başkanlığı Haberleşme Dairesi Başkanlığı Havacılık Dairesi Başkanlığı Hukuk Müşavirliği İdari Mali İşler Dairesi Başkanlığı İkmal ve Bakım Dairesi Başkanlığı İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığı İnterpol Dairesi Başkanlığı İstihbarat Dairesi Başkanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı Kriminal Polis Labaratuvarları Dairesi Başkanlığı Özel Harekat Dairesi Başkanlığı Özel Güvenlik Dairesi Başkanlığı Personel Dairesi Başkanlığı Saglık İşleri Dairesi Başkanlığı Sivil Savunma Uzmanlığı Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı Tanık Koruma Dairesi Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Terörle Mücadele Harekat Dairesi Başkanlığı Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı Trafik Planlama ve Destek Dairesi Başkanlığı Trafik Uygulama ve Denetleme Dairesi Başkanlığı Yabancılar Hudut İltica Dairesi Başkanlığı Trafik Araştırma Merkezi Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Türkiye Büyük Millet Meclisi Koruma Dairesi Başkanlığı Genel emniyet ve asayişin sağlanmasına yönelik hizmetlerin ilgili mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlamak, Asayiş suçundan toplumun nasıl korunacağı hakkında halkın bilgilendirilmesi, çocukların ve gençlerin suça yönelmelerini ve suçta kullanılmalarını önleyici tedbirlerin alınması hizmetlerini yürütmek, Asayiş suçları hakkındaki bilgi ve istatistikleri değerlendirmek, suç analizi yapmak veya yaptırmak ve bunları değerlendirerek asayiş suçlarının önlenmesi için suçla mücadele yöntemlerini belirlemek, taşra teşkilatının çalışmalarına yön vermek ve toplumun her zaman için Türk polisine güvenmesini sağlamaktır. Bu görevlerin uygulama sahası, ilgili yönetmelik uyarınca il ve ilçe belediye sınırlarının içidir.Deniz Polisi Liman sahalarında, körfezlerde ve iç sularda görevli polis gücüdür. Denizlerdeki adli ve idari işlerden emniyet adına sorumlu birimdir. Aynı zamanda Polis Kurbağa Adamlarda bu birime bağlıdır. Polis Kurbağa Adamlar denizlerde, göllerde nehirlerdeki arama kurtarma faaliyetlerini yürütür. İki çeşittir: Yunuslar ve Şahinler. Yunuslar daha çok asayişle ilgili konulara müdahil olmakla birlikte, genelde toplu gezerler ve bir motosiklete iki kişi binerler. Öndeki öncü, arkada oturan artçı diye adlandırılır. Artçı elinde silah taşır. Kıyafetleri kırmızı siyah ve beyaz renklerden oluşmaktadır. Armalarında başında kep bulunan bir yunus balığı figürü yer alır. Şahinler ise Yunusların aksine motosiklete genelde tek binerler ve tek motor halinde devriye gezerler. Bölgelerindeki trafik aksamalarına ve yoğunluklarına ayrıca trafik kazalarına bakarlar. Bu görevlerinin yanı sıra normal polislik görevlerini de (asayiş) sağlamakla yükümlüdürler. Şahinler genelde eskort ve yol açma hizmetlerinde kullanılmakla birlikte olaylara hızlı müdahaleleri ve sempatik polis tavırlarıyla insanlara daha yakın görünmektedirler. Şahinlerin kıyafeti fosforlu sarıdan yeşile dönmüş ayrıca lacivert ve beyaz da bulunmaktadır. Armalarında bir pençesinde şimşek gagasında da zeytin dalı bulunan şahin figürü yer almaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkanlığı 19 Ekim 1981 tarihinde, Fransız yapımı 18 adet SA-318C Alouette marka, keşif ve gözetleme helikopterleriyle kurulmuştur. Havacılık Daire Başkanlığının görevleri asayiş ve kaçakçılıkla mücadele hizmetlerinde yardımcı olmanın dışında, terör örgütlerinin ve bölücü eşkıyanın yakalanması için özel harekat timlerinin ve malzemelerinin havadan nakli ve bu amaçla da özel hareket timleriyle müşterek eğitim yapılması, ayrıca karayolları üzerinde trafik kontrolü, V.I.P.'nin havadan taşınması, hasta ve yaralıların havadan nakli, belli noktalar arası kurye hizmeti gibi hizmetleri yapmakla birlikte, personelinin uçuş ve bakım konularında eğitimi ve tabii afetlerde de halkımıza havadan yardım malzemesi taşınmasıdır. Havacılık Dairesi Başkanlığı kuruluşundan bu yana geçen zaman içinde birçok konuda önemli mesafe kaydetmiştir. Kuruluş yıllarında bünyesinde emniyet hizmetleri sınıfı uçucu pilot yok iken, günümüzde emniyet hizmetleri sınıfı pilot sayısı 43, Emniyet hizmetleri sınıfı bakım yöneticisi ve uçuş ekibi sayısı 49'a ulaşmıştır. 18 adet SA-318C Alouette marka helikopteri ile kurulan Havacılık Dairesi Başkanlığı, 1989 yılında Fransa'dan satın alınan 4 adet 1981 model Puma ve 1991 yılında ABD'den satın alınan biri V.I.P. dizaynlı 5 adet UH-60 Blackhawk helikopterleri ile mevcut helikopter filosunu güçlendirerek, Başbakanlık V.I.P. ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde teşkilatımızın hizmetlerinin daha aktif olmasını sağlamıştır. Polisin çocuklara yönelik olarak yürüteceği hizmetler konusunda ve ayrıca 0-18 yaş grubu çocukların gelişim özellikleri, davranış bilimleri, mülakat teknikleri, iletişim becerisi ve en önemlisi topluma kazandırma gibi konularda özel eğitim almış bir polis birimidir. 1924 yılında Emniyet Umumiye Müdür Muavinliğine bağlı olarak devletin genel güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve yıkıcı faaliyetlerle mücadeleyi yürütmek üzere kurulmuş olan 1.Şube ile başlamıştır. Birinci Şube, 04.06.1937 tarihinde yürürlüğe giren 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 9’uncu maddesiyle Güvenlik Dairesi Başkanlığı bünyesinde Yıkıcı Faaliyetler Şubesine dönüştürülmüştür. Ülke güvenliğini tehdit eden yıkıcı faaliyetlerin 1971’li yıllardan itibaren silahlı eylemlere dönüşmesi ve terörün yoğunlaşması üzerine, terörle mücadelenin etkili şekilde sürdürülebilmesi ve koordine edilmesi amacıyla, Güvenlik Dairesi Başkanlığı bünyesinde bulunan Yıkıcı Faaliyetler Şubesi, 1986 yılında “Terörle Mücadele ve Harekat Dairesi Başkanlığı” adıyla yeni bir yapıya kavuşturulur. Küreselleşen sorunlar sadece bir ulus-devletin sınırları içinde güvenlik sağlamayı imkânsız hale getirmiştir. Suçlular sınır aşan suçlar işlemekte, bir ülkede suç işleyip, diğer ülkelere kaçmaktadırlar. Bazen de suçun kaynağı başka bir ülke olabilmektedir. Suçun uluslararasılaşması polisliğin de uluslararasılaşmasını kaçınılmaz hale getirmektedir. İstenilen düzeyde olmasa da İnterpol ve Europol uluslararası polislikte işbirliğine iyi birer örnektir. Dünya polisliği ile karıştırılmamalıdır. Dünya polisliği ulusları aşan bir yapılanma idealini ifade eder. Çevik Kuvvet , kanunlar çerçevesinde yapılan toplantı, gösteri ve yürüyüşlerde düzeni sağlaması, katılımcıları koruması ve gerektiğinde toplumsal olaylara müdahale etmesi amacıyla Emniyet Teşkilatı bünyesinde oluşturulan polis birimidir. 1965'te Toplum Polisi olarak Adana, İstanbul, Ankara, Zonguldak ve İzmir'de teşkil edilmiş ve halk arasında (giydikleri yeşil kıyafet ve beyaz miğferden ötürü) 'Fruko' olarak tanınmıştır.1982'de Toplum Polisi yerine Çevik Kuvvet kuruldu ve giydikleri korunma giysileri sebebiyle kamuoyunda daha çok robokop ( ingilizce: robocop ) adıyla tanınırlar. Özel Harekat , terorizm ve kaçakçılık gibi yasadışı olayların yerleşkelerine yapılan ani baskın görevlerinde yer alır.Olağanüstü durumlara hazırlıklıdırlar.Üstün eğitim ve tehçizata sahiptirler.. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde bulunan rütbe dereceleri ve işaretleri Askeri statüyle görevli kolluk kuvvetleri Kolluk Yetkisini Kullanan Kamu Görevlileri Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürleri
Irak'ta Yasal Evlilik Yaşı Dokuza İndirildi!
Irak Parlamentosu’nun kabul ettiği yeni kanuna göre ülkede yasal evlilik yapma yaşı dokuza indirildi. Daha önce resmi evlilik yaşının 18 olduğu fakat ailenin izniyle 15 yaşındaki çocukların da evlenebildiği Irak’ta artık dokuz yaşını doldurmuş çocuklar yasal olarak evlendirilebilecek. Telegraph’ın haberinde kanunun ülkedeki seçimlerden kısa bir süre önce Şii çoğunluğu memnun etmeye yönelik olarak çıkarıldığı belirtildi.Diken
Reklam