onedio
"Keşke O Filmde Oynamasaydım" Diyen 19 Ünlü Oyuncu
Kariyer basamaklarını tırmanırken pek çok projede çalıştılar. Ama bazı filmlerde rol almak onlara göre büyük hataydı. Brad Pitt, Nicole Kidman, Ben Affleck, Halle Berry, Will Smith ve daha birçok oyuncu, kariyerlerinin en kötü projelerini anlattı. İşte ünlülerin rol aldıkları filmlerle ilgili itirafları!
Misak-ı Milli 94 Yıl Sonra Yayınlandı
Yıllardır kayıp olduğu sanılan Türkiye'nin kuruluş belgesi Misak-ı Milli'nin orjinal hali ilk kez yayımlandı.İstiklal Savaşı’nın ruhu, modern Türkiye’nin kuruluş ve varoluş belgesi olarak bilinen Misak-ı Milli’nin orijinal el yazması metni senelerden bu yana aranıyordu ama bir türlü bulunamamıştı.9 SAYFALIK GÖRÜNTÜLERİ 94 YIL SONRA YAYINLANDIMisak-ı Milli’nin Ankara’da ATASE Arşivi’nde saklanan orijinal nüshası geçen hafta Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Daire Başkanlığı tarafından, tarih yazılarıyla tanınan gazeteci – yazar Murat Bardakçı’ya hediye edildi. Kuruluş belgesinin dokuz sayfalık görüntüleri, metnin Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda kabulünün ve ilanının üzerinden 94 sene geçtikten sonra bugün ilk defa Habertürk’te yayımlandı.'ÇAĞDAŞ TÜRKİYE'NİN KURULUŞ SENEDİ''Türkiye’de neredeyse bütün tarihi tartışmalarda ve ilkokullardan başlayarak üniversitelerdeki inkılâp tarihi derslerine kadar eğitimin hemen her seviyesinde hep bir belgeden bahsedilir; çağdaş Türkiye’nin kuruluş senedi olduğu, İstiklâl Savaşı’nın bu belgenin verdiği ruh ile kazanıldığı ve devletin varoluş beyannâmesi olma kimliği taşıdığı söylenir. Misak-ı Milli'den söz ediyorum…6 MADDELİK BİLDİRİMisak-ı Milli, Osmanlı İmparatorluğu’nun son Meclis- i Mebusanı’nın 28 Ocak 1920’de kabul ettiği altı maddelik bir bildiri idi. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik olarak çıkmamızın ardından, 1918’in 30 Ekim’inde imzaladığımız Mondoros Mütarekesi ile vatan toprakları henüz resmen olmasa da fiilen işgale uğramış ve İstanbul’da toplanan Meclis, ülkenin toprak bütünlüğü ile gelecekte uygulanacak dış politikanın esaslarını belirleyerek altı maddelik bir belge haline getirmişti.121 MİLLETVEKİLİNİN İMZASI VARMisak-ı Milli adı verilen bu belgenin altında, toplantıya katılan ve kararı oybirliği ile kabul eden 121 milletvekilinin imzaları vardı. 'Çağdaş Türkiye’nin kuruluş belgesi', 'varoluş senedi' ve 'Türkiye’nin Magna Carta’sı' diye nitelenen Misak-ı Milli'nin metni sonraki senelerde defalarca yayınlandı ama dokuz sayfalık belgenin orijinalinin görüntüleri şimdiye kadar hiçbir yerde çıkmadı.Habere Dikkat
Anıtkabir'e 3 Boyutlu Sanal Ziyaret
Anıtkabir internet üzerinden 3 boyutlu sanal ziyarete açıldı. 23 Nisan'a özel 'Anıtkabir'e 3 boyutlu sanal ziyaret' 4 başlık altında gerçekleştiriliyor. Anıtkabir'in girişi, Aslanlıyol, Mozole ve Tören alanı bölümleri ziyaret edilebilen alanlar arasında. Google Earth üzerinden açılan uygulamaya, 3dkonut.com internet adresinden de ulaşılabiliyor. CNN TÜRK
Reklam
Kadına Yönelik Şiddet Dur Durak Bilmiyor...
Adana’nın Yüreğir İlçesi’nde kendilerinden geçen Cumartesi gününden itibaren haber alınamayan 46 yaşındaki Nazan Ş. ile kızı 15 yaşındaki Ladin Ş.’nin evde silahla vurularak öldürüldükten sonra battaniyeye sarılı cesetleri bulundu. Kuaför dükkanı işleten ve bir süre önce iflas ettiği belirtilen baba Hakan Ş.’ye ulaşamayan ekipler bulunması için çalışma başlattı. Olay, dün akşam saat 20.30 sıralarında Yüreğir İlçesi'nde meydana geldi. Geçen Cumartesi gününden itibaren Nazan ve Hakan Ş. ile kızları Ladin Ş.’den haber alamayan yakınları şüphelenerek oturdukları eve gitti. İçeriden ağır bir kokunun yayıldığı dairenin kapısını açan olmayınca endişelenen yakınları polise haber verdi. Polisin yardım istediği Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nre bağlı CANKUR ekipleri balkon kapısını kırarak içeri girdiklerinde anne Nazan Ş.’yi oturma odasında, Şehit Temel Cingöz Lisesi 1’inci sınıf öğrencisi Ladin Ş.’yi ise kendi odasında silahla vurularak öldürüldükten sonra battaniyeye sarılı cesetlerini buldu. İFLAS EDEN BABA KAYIP Kadın kuaför dükkanı işlettiği ve bir süre önce iflas ederek icralık olduğu öne sürülen baba 50 yaşındaki Hakan Ş. ise bulunamadı. Yakınlarının aramalarına rağmen telefonla ulaşılamayan Hakan Ş.’nin zanlı şüphesiyle yakalanması için çalışma başlatıldı. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor. Akif ÖZDEMİR/ADANA (DHA)
Reklam
Paskalya Tavşanları Canlı Yayında Çiftleşmeye Kalkarsa
ABD'de bir haber kanalında Paskalya'yı kutluyoruz imajı vermek için canlı yayına çıkarılan iki tavşanın aniden çiftleşmeye başlaması nedeniyle ilginç anlar yaşandı. Spikerler gülmeye başlarken imdada reji yetişti ve tavşanları ekrandan aldı. Birkaç fotoğraf yayına koyan kanal tekrar canlı yayına döndüğünde tavşanlardan biri gitmişti!
Travis ve Bob Dylan İstanbul'a Geliyor!
Sezona damgasını vuracak Pozitif Live konserleri İstanbul’un yeni canlı etkinlik merkezi Black Box Istanbul’da! İstanbul ve Türkiye'nin en aktif ve kapsamlı etkinlik mekanlarından biri olmaya hazırlananve canlı konser deneyimi için tasarlanan Black Box Istanbul, Pozitif Live organizasyonu ile Haziran ayında Tiesto, Travis, Bob Dylan ve Pixies gibi dev isimleri ağırlamaya hazırlanıyor. İstanbul’un yeni canlı etkinlik merkezi Black Box Istanbul’da gerçekleşecek olan Pozitif Live konserleri, gelmiş geçmiş en iyi DJ’lerden biri olarak gösterilen Tiesto’nun 06 Haziran’daki performansının ardından, 19 Haziran’da da İskoçya’nın en önemli gruplarından Travis ile devam edecek. Avrupa’nın en iyi akustiğe sahip konser salonlarından biri olmaya aday Black Box Istanbul’da hayranlarıyla buluşacak olan Bob Dylan’ın ardından ise Pozitif Live Haziran ayı konserleri, başka bir efsanenin ilk kez Türkiye’ye gelişi ile sona erecek. Türk hayranlarının yıllardır beklediği Pixies, 24 Haziran’da unutulmaz bir konser ile İstanbul’a merhaba diyecek. 06 Haziran –TiestoBlack Box Istanbul’da, 06 Haziran akşamı ağırlanacak olan DJ ve prodüktör Tiesto, kariyerine elektronik müziğin her geçen gün daha popüler olmaya başladığı 80’li yıllarda Hollanda ve Belçika’da gece kulüplerinde başladı. 90’ların başında Armin Van Buuren ve Ferry Corsten gibi isimlerle birlikte yaptığı çalışmalardan sonra solo kariyerine odaklanmaya karar veren Tiesto’nun şöhrete doğru attığı ilk büyük adım Amsterdam’daki ilk Innercity partisindeki performansı oldu. Daha sonra 6 saatlik solo setleriyle ününü ARTtıran Tiesto, ilki 2002 yılında olmak üzere üç sene üst üste DJ Magazine tarafından düzenlenen “Dünyanın en iyi 100 DJ’i” anketinde birinci sırayı almayı başardı. 2004 Atina Olimpiyatları Açılış Töreni’nde sergilediği “Parade of theAthletes” performansıyla şöhretin zirvesine ulaşan Tiesto’nun kendisine ait 5 stüdyo albümü bulunuyor. Ayrıca 2001 yılında kurduğu MagikMuzik isimli plak şirketiyle diğer sanatçıların prodüktörlüğünü de yapan Tiesto, 2011 yılından beri yaptığı mixlerden oluşan Club Life albüm serisinden de üç adet yayınladı. 19 Haziran – Travis1990 yılında İskoçya’nın Glasgow kentinde kurulan Travis, şu ana kadar iki kere kazandığı BritAwards En İyi Grup ödülüyle İngiltere tarihinin en başarılı müzik gruplarından biri olarak görülüyor. Kariyerinde Glastonbury, Roskilde, Benicassim, Rock am Ring ve Rock im Park gibi önemli festivallerde çok başarılı performansları olan Travis’in ayrıca 1 numaraya yükselmiş 2 albümü, top 10 listesine girmeyi başarmış 10 single parçası ve 12 top 20 single’ı bulunuyor. Bunca başarıdan sonra 2008 yılında müziğe 5 yıllık bir ara veren Travis, 2013 yılında piyasaya sürdüğü “Where You Stand” albümü ile İngiltere en çok satan albümler sıralamasına 3. sıradan girmeyi başardı. Brit pop’un önde gelen ismi 2013 yılından beri dünya turnesinde ve biletleri günler öncesinden tükenen konserler vermeye devam eden Travis, 19 Haziran akşamı gerçekleşecek Black Box Istanbul konseri ile bir kez daha İstanbul’a uğrayacak. 20 Haziran – Bob DylanBob Dylan ya da doğum ismiyle Robert Allen Zimmerman, müzik tarihinin en çok etki bırakmış ozanlarından biri olarak kabul edilmekle birlikte, şu ana kadar geride bıraktığı 35 albüm, yüzlerce efsanevi konser performansı ve etkilediği sayısız müzisyeni de hesaba katınca, müziğin son 50 yılda gösterdiği gelişimin sayılı öncülerinden biri olarak görülüyor. Beat kuşağı şiirini popüler kültüre taşıyarak 60’lar folk müziğinin canlanmasını tek başına sağlayan Dylan, daha sonra rock-n-roll müziğe doğru kaymasına rağmen, şarkı sözlerinde içinde bulunduğu dönemlerin sorunlarına değinmekten, politik eleştiriden ve haksızlığa karşı mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmedi. Folk döneminde “Blowin’ IntheWind”, “Mr. Tambourine Man” ve “The Times TheyAre a-Changin’”, ardından rock-n-roll döneminde “Subterranean Homesick Blues”, “Like a Rolling Stone” ve “Visions of Johanna” gibi hitlere imza atan Dylan’ın kariyerinde 11 Grammy ödülü bulunuyor. Son albümü Tempest’ı 2012 yılında yayınlayan Dylan aynı sene ABD Başkanı Barack Obama tarafından devletin sivil vatandaşlara layık görebileceği en yüksek onur olan Özgürlük Madalyası ile ödüllendirildi. Bob Dylan, 20 Haziran gecesi Black Box Istanbul sahnesinden İstanbullu hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. 24 Haziran –PixiesSeattle tabanlı grunge akımı rock müziği ele geçirmeden sadece iki yıl önce, 1987 yılında, ilk 8 parçalık albümü Come on Pilgrim’i yayınlayan Pixies, 1993 yılında dağılana kadar toplam 6 stüdyo albümü piyasaya sürdü. Dinamik, enerjik, zaman zaman gürültülü fakat her zaman insanı yerinde zıplatan müzik tarzıyla Pixies, kendisinden sonra gelen Nirvana, Pavement, Radiohead ve TheStrokes gibi efsane gruplara ilham vermekle kalmamış, Nirvana üyeleri, kimileri tarafından gelmiş geçmiş bir numaralı rock şarkısı kabul edilen “SmellsLikeTeenSpirit” parçası hakkında “Tam bir Pixies şarkısı!” yorumunu yapmıştır. “Fight Club” filmiyle birlikte kitleler tarafından sevilen “Where’s My Mind?”ın yanı sıra “Debaser”, “ThisMonkey’sGonetoHeaven”, “Caribou” , “Here ComesYour Man”, “Hey” ve daha birçok harika parçasıyla ThePixies, her performansında neden 90’ların rock müziğinin tanımlayan gruplardan biri olduğunu tekrar ve tekrar kanıtlıyor. 2004 yılında tekrar bir araya gelen grupta, 2013 yılında kendi isteğiyle ayrılan basçı Kim Deal’in yerine Paz Lenchantin devam ediyor. Pixies, 24 Haziran’da kariyerlerindeki ilk Türkiye konseri ile Black Box Istanbul sahnesinde olacak. Müzikseverler, Türkiye’nin canlı müzik ve performans sektörünü kökten değiştirecek dünyanın sayılı etkinlik mekanlarından biri olmaya aday Black Box Istanbul ile buluşuyor. Birbirinden önemli konserlere ev sahipliği yapacak olan Black Box Istanbul, Haziran ayı boyunca sahnesinde Bob Dylan’dan Pixies’e, Travis’ten, Tiesto’ya kadar müziğin tüm renklerinden dev isimleri ağırlayacak. Black Box Istanbul, açılışıyla birlikte “Avrupa’nın en iyi akustiğe sahip mekanı” unvanına da aday olacak. Mekan, müzik severlere hiç şahit olmadıkları bir müzik deneyimi vaat ediyor. Tribünler ve saha içi ayakta kullanımla 5 bin 800, tamamı oturmalı düzende ise 5 bin kişiyi ağırlayabilen mekan, ‘Tek Amaçlı, Çok Kullanışlı’ mottosu ile Türkiye'de bir benzeri daha olmayan, üstün ses kalitesinin ön plana çıkarıldığı ‘amplified’- yüksek sesli canlı konserlere öncelik veren bir mekan olarak tasarlandı.Black Box Istanbul, üstün ses kalitesiyle seyirciye özgün bir konser deneyimi sunacak. Milliyet
Kumanda Savaşına Son!
Kumanda savaşlarını sonlandıracak teknoloji, yeni televizyon modellerinde yer almaya başladı.Çift ekran teknolojisine sahip olan modellerde, tek ekran üzerinden iki farklı yayını izleyebilmek mümkün hale geliyor. 1955 yılında televiyonlar için ilk kumanda modeli olan ‘Flashmatic’ geliştirildi. Günümüzde en çok kullandığımız cihazların başında yer alan uzaktan kumandalar, 60 yıldan beri hayatımızda. Ancak uzaktan kumandalar her ne kadar önemli icatlardan biri olsa da evlerde kavga sebeplerinden biri. Kumanda kimin elindeyse savaşın galibi o olur ve istediği kanalı açma hakkını kullanır. Kumanda savaşını bitirecek çözüm ise yine teknolojiden geldi. Şu sıralar televizyon üreticileri tüm mesailerini, tek ekran üzerinden farklı yayın izleyemeye olanak sağlayan teknolojiyi geliştirmeye harcıyor. KULAKLIKLI GÖZLÜK Televizyon özellikleri arasında ‘ Dual’ teknoloji olarak geçen bu yenilik, 3 boyut için kullanılan gözlüklerle çalışıyor. Televizyon, içinde bulunan özel bir işlemciyle iki farklı yayını üst üste bindiriyor. Çıplak gözle bakıldığında ise hiçbir şey anlaşılmıyor. Yani karmaşık bir görüntü meydana çıkıyor. Ancak 3 boyutlu gözlükler süzgeç görevi görerek üst üste binmiş görüntüleri birbirinden ayırıyor . Böylece gözlüğü takan kullanıcılar seçtikleri kanalı izleyebiliyor. Kanallar arasındaki geçişler ise televizyonun yanında gelen iki kumanydayla yapılabiliyor. En büyük sorun olan ses ile kulaklıklarla çözülüyor. Özel tasarlanan gözlüklerin üzerinde bulunan kulaklıklar, izlenen kanalın sesini veriyor. Böylece ses karışıklığı da ortadan kalkıyor. ARÇELİK Model: A65-US-9498 Fiyat: 5499 TL Boyut: 55 inç Özellikleri: 4K çözünürlüğe sahip olan modelde Dual Watch ve Dual Gaming özellikleriyle aynı anda iki farklı oyun ve televizyon yayını izlenebiliyor. Arçelik’in televizyonunda çift çekirdekli, işlemci, sosyal ağlar ve Dropbox kullanılabiliyor. PHILIPS Model: 55PUS7809 Fiyat: 6749 TL Boyut: 55 inç Özellikleri: 4K çözünürlüğe sahip olan modelin çift ekran özelliği oyunlarda aktif oluyor. Aynı oyunu oynayan kullanıcılar, 3D gözlüklerle tam ekranda görüntü alabiliyor. Ambilight teknolojisinin yer aldığı modelde, televizyonun arkasındaki LED ışıklandırma sistemi görüntüye uygun bir şekilde ortamı aydınlatıyor. SAMSUNG Model: KN55S9CAFXZA Fiyat: 18000 TL Boyut: 55 inç Özellikleri: OLED teknolojisini kullanan Samsung’um modelinde iki farklı televizyon yayını aynı anda izlemek mümkün. Full HD çözünürlük sunan modelde, akıllı televizyon özellikleri bulunuyor. Buna ek olarak televizyonda ses tanıma özelliği bulunan kumanda yer alıyor. VESTEL Model: 55PF9090 Fiyat: 3599 TL Boyut: 55 inç Özellikleri: Full HD çözünürlük sağlayan Vestel’in televizyonu ‘çift ekran’ teknolojisini kullanıyor. 2D görüntüyü 3D’ye dönüştürebilen modelde, Wi-Fi, dahili HD uydu alıcı, akıllı rehber ve akıllı tavsiye gibi özellikler yer alıyor.veteknoloji
Reklam
Dünyayı Ağlatan Reklam Filmi
Tayland'da bir iletişim firmasının 'Bağış en büyük iletişimdir' başlığı ile çektiği reklam filmi sosyal medyada tıklanma rekoru kırıyor. Reklam filminde hasta annesi için ilaç çalan çocuğa yapılan yardımın 30 yıl sonra nasıl geri döndüğü anlatılıyor. Filmdeki duygusal sahneler izleyenleri gözyaşlarına boğuyor.
Gezi Davasında 'Okan Bayülgen'li Savunma
Gezi eylemlerine ilişkin, 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet' ettikleri iddiasıyla çoğunluğu üniversite öğrencisi 56 kişi hakkında açılan davada sanıklar bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada kimlik tespitinin ardından söz alan bir kısım sanıkların avukatı Arzu Becerik, 'Dava konusu olay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Anayasa hükümleri doğrultusunda açıkça ifade özgürlüğüne, ifade açıklama hürriyetine ve toplu ifade özgürlüğüne yönelik bir davadır. Bu nedenle biz derhal beraat kararı verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Buna ilişkin AİHM kararı örneğini sunuyoruz' dedi. Söz alan diğer avukatlar da, dosyada bulunan deniz gözlüğü ve baret gibi elde edilen gereçlerin suç sayılamayacağını vurgulayarak, deniz gözlüğü ve baretin suç aleti sayılamayacağına ilişkin İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği beraat kararını sundu. Hakim Ali Can Apaydın ise, sanıkların savunmaları alınmadan beraatlerine karar verilmesi yönündeki talepleri reddederek sanıkların savunmasına geçti. 'GEZİ PARKI EYLEMLERİNE MİLYONLARCA İNSAN KATILDI' Duruşmada söz alan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Cengiz Han Cora, Anayasal hakkını kullanarak Gezi Parkı eylemlerine katıldığını söyleyerek, 'O gün Taksim'e konsere gitmiştim. Hatta ünlü şovmen Okan Bayülgen de vardı' dedi. Sanığın bu sözleri üzerinde duruşma salonunda gülüşmeler oldu. Hakim Ali Can Apaydın da, 'O da konsere mi geldi?' diye sorunca Cora, 'O eyleme gitti. Ben de konsere gittim' cevabını verdi. 'Gezi Parkı eylemlerine milyonlarca insan katıldı' diyen Cora, '56 tane insanın burada yargılanması doğru değil. Savcılar soruşturmayı doğru yapsaydı, bugün burada biz değil polisler olacaktı. Biz de 1 Mayıs'ı rahat rahat kutlayacaktık. 1 Mayıs'ta aynı manzaraları yine göreceğiz' diye konuştu. 'GAZ KAPSÜLÜ İLE BACAĞIM KIRILDI' Suçlamaları reddeden üniversite öğrencisi Andaç Yıldırım da, 'Taksim Gezi Parkı eylemleri nedeniyle İstiklal Caddesi'nde birkaç kez basın açıklamalarına katıldım. Polisin hiçbir uyarıda bulunmadan yapmış olduğu müdahaleler sırasında olay yerini terk ettim. Arkamdan gelen bir gaz kapsülü nedeniyle bacağım kırıldı. Gerçekte, olayda ben zarar gördüm. Bu olay sonrasında eğitim hayatım da zarar gördü. Ben çevreye zarar veren, caddeyi trafiğe kapatan grup ile birlikte hareket etmedim. Beraatimi istiyorum' dedi. Üniversite Öğrencisi Cihat Parıltı da Gezi Parkı eylemlerine katıldığını, ancak 2911 sayılı 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmediğini söyleyerek, 'Gerçekte polis şiddetine uğrayan bizdik. Bu olaylar sırasında, herkesin bildiği üzere 8 genç hayatını kaybetmiştir. Ortada bir suç varsa, suçlu 8 genci öldüren AKP polisidir. Bu da polisin uyguladığı şiddetin göstergesidir. Beraatimi istiyorum' ifadesini kullandı. Hukuk Fakültesi öğrencisi Ahmet Paket de, Anayasal hakkını kullanarak Gezi Parkı eylemlerine katıldığını anlatarak, 'Amacım hükümetin hukuksuz, suç teşkil eden baskıcı politikalarını protesto etmekti. Suç teşkil eden eylemler içinde olmadım' dedi. 'POLİSLER HAKKINDA İŞLEM YAPILMADI' Sanık avukat Ali Coşkun da, Gezi eylemlerine katıldığını belirterek, şöyle konuştu: 'Bu eylemler barışçıl eylemlerdir. Birçok gösterici, polisin haksız ve şiddetli müdahalesi sonucu hayatını kaybetti ya da yaralandı. Bu eylemi yapan polisler hakkında işlem yapılmadı. Demokratik hakkımızı kullandığımız için sanık olarak yargılanmamızı da doğru bulmuyorum. Beraatimi talep ederim.' Söz alan diğer 37 sanık da, anayasal haklarını kullanmak için barışçıl Gezi Parkı eylemlerine katıldıklarını, suçlu olduklarını düşünmediklerini söylediler. 'HALKI İSYANA TEŞVİK EDEN İKTİDARIN KENDİSİDİR' Söz alan sanık avukatı Özgür Urfa da, iddianameyi eleştirerek, 'İddianamede suç tarihi ve yeri tam olarak açık değildir. Bu nedenle eksikliklerin giderilmesini talep ediyoruz' dedi. Sanık avukatlarından Pınar Akbina da, 'Soruşturma, başta halkı isyana teşvik suçundan başlatılmıştır. Bizce, gerçekte halkı isyana teşvik eden, iktidarın kendisidir. Müvekkilin iki parmağı iş kazası sonucu yoktur. Nasıl sapan kullanacağı hususunu takdire bırakıyoruz' diye konuştu. Hakim, bir sonraki duruşmada sanıkların savunmalarının devam etmesine karar vererek, duruşmayı 26 Haziran gününe erteledi. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 30 Haziran 2013'te Gezi Parkı eylemlerine katılan sanıkların 6 aydan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. (DHA)---
Tiyatroculardan Afife Jale Ödülleri Jürisine Tepki
Ali Poyrazoğlu, Behzat Uygur, Nilgün Belgün, Levent Özdilek, Zafer Diper ve Kemal Kocatürk'ün de aralarında bulunduğu bazı özel tiyatro sahipleri, düzenledikleri ortak basın toplantısıyla, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'ne katılmayacaklarını açıkladı.Toplantıya katılan Ali Poyrazoğlu, jüri üyelerinin oyunlarını izlemediklerini ve yetersiz olduklarını öne sürerek, 'Bu yıl kirletildiği ve değersizleştirildiği için Afife Tiyatro Ödülleri verilmemelidir' diye konuştu.'ÖDÜL PEŞİNDE KOŞMUYORUZ'Cihangir'deki Bo Sahnesi'nde düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Ali Poyrazoğlu, açıklamayı, 'Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Nilgün Belgün Tiyatrosu, Kemal Kocatürk Tiyatrosu, Süheyl-Behzat Uygur Tiyatrosu, Levent Özdilek Tiyatrosu, Müjdat Gezen Tiyatrosu, Metin Zakoğlu Tiyatrosu, Zafer Diper Tiyatrosu ve Kartal Sanat Tiyatrosu' adına yaptıklarını söyledi.Poyrazoğlu, Afife Tiyatro Ödülleri jüri üyelerinin tiyatro oyunlarını yeterince izlemediklerini ve yetersiz olduklarını öne sürerek, 'Bu yıl kirletildiği ve değersizleştirildiği için Afife Tiyatro Ödülleri verilmemelidir' dedi.Poyrazoğlu, şöyle konuştu: 'Tüzük, başka tiyatrolarda görev alanlar, kendi dallarında aday olamaz, aday gösterilemez diyor. Ancak buna rağmen aday gösterilenler var. Ödülü alacak olan arkadaşların ödülleri de şaibeli hale getirildi. Taraf tutulduğu ve baskı grubu oluşturulduğu ortaya çıktı. Ahbap-çavuş jürisi kurularak kendilerine yontuluyor. Geçmişte 4 kez bu ödülü aldım. Bizler ödül peşinde koşan insanlar değiliz.'KOMEDİ DALININ KALDIRILMASINA TEPKİAli Poyrazoğlu, bu yıl 18'incisi düzenlenecek olan Afife Tiyatro Ödülleri'nden 'Komedi' dalının çıkarılmasına da tepki gösterdi. Poyrazoğlu, 'Hangi cüretle komedi dalını çıkarıyorsunuz? Geleneksel Türk Tiyatrosu'nu ve eski ustalarımızı ne yapacağız? Orta oyunu, Karagöz-Hacivat'tan yola çıkarak, Aziz Nesin, Haldun Taner, Turgut Özakman gibi ustalarımızı ne yapacağız? Böyle bir densizlik yapılabilir mi? Komedi dalını kaldırmak, edepsizlikten başka bir şey değildir' diye konuştu.Nilgün Belgün de, Afife Tiyatro Ödülleri'ne inanmadığını söyleyerek, 'Ben 40 yıldır tiyatroya hizmet veriyorum. O kadar çok ödül aldım ki. Ancak dert, ödül almak değil. Dert, yapılan yanlışlıkların düzeltilmesidir. Büyük yanlışlıklar yapıldığına, haksızlıklar yapıldığına inanıyorum' dedi.Behzat Uygur da, ödüllerden komedi dalının çıkarılmasına tepki gösterdi. Afife Tiyatro Ödülleri'ni artık ciddiye almadıklarını belirten Uygur, 'Bundan sonra verilecek hiçbir ödül umurumuzda değildir. Tiyatro sadece dram değildir. Komedi dalını kaldırarak, bizim ustalarımıza da hakaret etmiş oldular. İşte Nejat Uygur, Gazanfer Özcan, Erol Günaydın, İsmail Dümbüllü'ye kadar, daha nicelerine kadar gider' ifadesini kullandı.Cumhuriyet
Reklam
KIA'dan Batman ve Superman Temalı Arabalar
KIA firması geçtiğimiz yıl Chicago Auto Show'da meraklılarıyla buluşturduğu Superman temalı araçlarından sonra diğer süper kahraman temalı araçlarını da tanıttı. Geçtiğimiz yıl Chicago Auto Show’da tanıtılan Superman temalı araçların büyük ilgi görmesinin üzerine DC Comics ile anlaşmasını genişleten KIA’nın yeni araçları da Optima, Sportage ve Soul modellerini kapsıyor. Superkarga
Can Tanrıyar İçin Petek Dinçöz'e Karşı Koruma Tedbiri
Yapımcı Can Tanrıyar, eski eşi şarkıcı Petek Dinçöz'e karşı 1 ay süreyle, şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama ve küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunulmaması kaydıyla koruma tedbiri kararı aldırdı. Mahkemeye sunulan dilekçede Can Tanrıyar, porno kaset iddiasına tepki gösterdi ve 'Bu kızın gerçekten psikolojik tedaviye ihtiyacı var' diye konuştu. Şarkıcı Petek Dinçöz'ün geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında, kendisi hakkında çeşitli iddialarda bulunduğu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan da korunması için yardım istediği Tanrıyar, 'haksızlığa uğradığı' gerekçesiyle mahkemeye başvurdu. Avukatı Hande Karasu aracılığıyla 18 Nisan'da İstanbul 10. Aile Mahkemesine başvuran Tanrıyar, eski eşi Dinçöz'e karşı 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadınlara Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'a göre, lehine koruma kararı uygulanmasını talep etti. 'Psikolojik savaş başlattı' Mahkemeye sunulan dilekçede, Can Tanrıyar'ın Petek Dinçöz ile 10 yılı aşkın bir süre evli kaldığı ve çiftin 2010 yılında boşanarak yollarını ayırdığı belirtilerek, Dinçöz'ün daha sonra şiddet ve tehdit içerikli davranışlarla hasmane bir tutum içerisine girdiği, psikolojik savaş başlattığı ve asılsız, küçük düşürücü ithamlarda bulunduğu öne sürüldü.Dilekçede, şiddet uyguladığı belirtilen Petek Dinçöz hakkında, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadınlara Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 4 ve 5. maddelerinde yazılı tedbir veya tedbirlere hükmedilmesi talep edildi. Talebi yerinde gören İstanbul 10. Aile Mahkemesi, 6284 sayılı yasanın 5/1-a maddesi uyarınca, Petek Dinçöz'ün 1 ay süreyle, mağdur Can Tanrıyar'a yönelik şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına hükmetti. Dinçöz'e, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde 3 günden 10 güne kadar ve aykırılığı her tekrarında ise 15 günden 30 güne kadar zorlama hapse tabi tutulacağı uyarısında bulunulmasına da karar veren mahkeme, kararın birer örneğinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi'ne gönderilmesine de hükmetti. 'Bence kanunun adının değişmesi lazım' Kararı almasının ardından avukatıyla birlikte Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda gazetecilere açıklama yapan Tanrıyar, alınan karara çok teşekkür ettiğini ve günlerdir hiç alakasının olmadığı konularda çoluk çocuğuna mahçup düştüğünü söyledi. Hakkında koruma tedbiri uygulanan kanunun 'aile ve kadını koruma kanunu' olduğuna dikkati çeken Tanrıyar, 'Fakat çok çok nadir de olsa, erkeğin mağdur olduğu durumlar da var. Ben tabii yüzde 90 hanımların mağdur olduğunu düşünenlerdenim ama bizimki farklıydı. Hakikaten farklı olduğunu mahkeme gördü ki benim Petek'ten korunmama dair bir karar verdi. Bunun devamında açacağımız çok dava olacak' dedi. Tanrıyar, gazetecilerin, 'Başbakan sizi hiç aradı mı?' sorusuna karşılık da, 'Yok efendim, öyle bir şey yok. Çünkü bunun yeri mahkemeler. Öyle bir şey olduğunu sanmıyorum, öyle bir şey olsaydı direkt beni ararlardı' ifadelerini kullandı. 'Oyuna getirdiler' Uzun bir süre beraber yaşadığı kadınla ilgili kötü konuşmak istemediğini ve Dinçöz'ün ruh halinin iyi olmadığını düşündüğünü kaydeden Tanrıyar, 'Birilerinin çok kötü gazına geldiğine inanıyorum, kızı çok kötü oyuna getirdiler. Bunları bana yapmazdı çünkü. Zaten ortada bir şey olsa bize bu kararı mahkeme vermez. Kanun zaten 'aile ve kadına yönelik şiddete karşı koyma kanunu' ama bu sefer biz yararlandık. Bence kanunun adının değişmesi lazım' ifadelerini kullandı. Porno iddiası: 'Bu kızın psikolojik tedaviye ihtiyacı var' Tanrıyar, Dinçöz'ü birlikte çalıştığı insanların çukura attığını ve bu duruma düşmeyi hak etmediğini belirterek, 'O iyi bir kızdı. Bana bunları demesine inanamıyorum. Mesela, 'porno' hadisesini söylüyor. Bir kere, bir hanım 'porno' diye bir şeyle ortaya çıkmaz. Bu kızı ne hale getirmişler? Ben niye bu kız hakkında kötü konuşmuyorum. Bu kızın gerçekten psikolojik tedaviye ihtiyacı var' diye konuştu.Dinçöz'ün parasının bittiğinin söylendiğini ve 2 yıldır işlerinin kötü gitmesinin nedeninin kendisi olmadığını da ifade eden Tanrıyar, 'Türkiye'de iyi bir şarkıyı hiç kimse durduramaz. Başbakan da durduramaz. İyi bir şarkı yaparsanız gümbür gümbür çalınır ve işinize bakarsınız' dedi. Tanrıyar'ın avukatı Hande Karasu da mahkeme kararıyla ilgili, 'Erkekler için çok nadir verilen bir karar' ifadesini kullandı.AA
Reklam
'Ambulans Görevlileri Cenazesine Dokunmadı'
Daracık Sokak’ta gerçekleşen trans cinayeti kınandı. Saldırıyı aktaran Didem, “Polis ve ambulans görevlileri arkadaşımızın cenazesine bile dokunmadı. Biz taşıdık arkadaşımızı” dedi. İstanbul LGBTİ Derneği Daracık Sokak’ta dün gece gerçekleşen transfobik silahlı saldırıyı kınadı, “Travestiyiz, buradayız, alışın gitmiyoruz” dedi. Transfobik nefret saldırılarına dün gece (21 Nisan) bir yenisi daha eklendi. Daracık Sokak’ta iki trans kadın silahlı saldırıya uğradı. 21 yaşındaki Çağla (Joker) saldırıda yaşamını yitirirken; Nalan ise omzundan yaralanarak tedavi altına alındı. Önce bıçak sonra silahlı saldırı Olay anını kaosGL.org’a anlatan Didem, civardaki başka trans kadınların silah sesi duyduklarını ve iki kişinin koşarak apartmandan uzaklaştıklarını belirtti. Didem yaşananları şöyle anlattı: “Önce bıçak çekmişler Joker’e. Nalan’ı yardıma çağırmış. O sırada silah çekip Joker’i göğsünden vuruyorlar. Cama çıkıp yardım istiyor. O arada katiller İstiklal Caddesi’ne doğru koşarak uzaklaşıyor.” Cinayetin gasp amaçlı olabileceğini kaydeden Didem, “Joker giyinik bir şekilde salonda bulunuluyor. Gasp olabilir” dedi. “Arkadaşımızın ölüsüne dokunmak istemediler, biz taşıdık” Polislerin ve sağlık görevlilerinin tavrı ise yine şaşırtmıyor: “Polis geldi ve hiçbir şey yapmadı. Biraz ortalığa baktı. Doğru dürüst soru bile sormadı. Ambulans ise arkadaşımızı taşımak istemedi. Apartmandan aşağıya kadar arkadaşımızı biz taşıdık.” Cenazeyi aile istemezse? Cenazeyi taşımak zorunda kaldıklarını aktarırken gözleri doluyor Didem’in ve ekliyor: “Gözlerini bile kapatmadılar. Biz kapattık. Ailenin ne yapacağı ise belli değil. Kabul etmezlerse arkadaşımızın cenazesini biz üstlenmek isteyeceğiz ama devlet bize vermeyebilir.” Birkaç gün önce yine saldırı olmuş! Didem birkaç gün önce de Ömer Hayyam Durağı’nda silahlı saldırı olduğunu hatırlatıyor. Translar arasındaki dayanışmayla saldırıları önleyebileceklerini söylüyor. Kendisi de transfobik nefret saldırısına maruz kalan Didem, polisin ilgisizliğini ve saldırganların cezasız kalmasını eleştirdi. Cinayetin ardından İstanbul LGBTİ Derneği acil eylem çağrısı yaptı. Saldırının gerçekleştiği sokakta saat 12.00’de Joker’in resimlerini taşıyan aktivistler, “Travestiyiz, buradayız alışın alışın gitmiyoruz” sloganları attı. “Travestiyiz, alışın gitmiyoruz!” “Trans cinayetleri politiktir” pankartının açıldığı eylemde yapılan basın açıklamasında nefret saldırılarının her geçen gün artarak devam ettiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İktidar sahipleri, egemenler, efendiler! Tüm yasal düzenleme çağrılarımıza kulak tıkayanlar, bizi üçüncü sayfalardan, yandaş medyanın taraflı haberlerinden tanıyanlar! Ardı ardına yaşanan bu cinayetlerin ne anlama geldiğini biliyoruz. “Katledilen arkadaşımız Joker’in cenazesine dahi dokunmayan, olay yerinde bulunan arkadaşlarımıza cenazeyi taşıtan bu zihniyeti yok etme kararlılığımız devam ediyor. Genel ahlak kurallarınız ile hayatlarımızı cehenneme çevirirken; bizler o cehennemin içinde zihniyetlerinizi yok edeceğiz! “Korunaklı saraylarınızı toplumun tüm ötekileri ile birlikte yerle bir edeceğiz. Katlettiğiniz Dora’yla, Nükhet’le, Joker’le geleceğiz!” Kitle açıklamanın ardından dağılırken; ailenin Joker’in cenazesine sahip çıkıp çıkmayacağı belirsizliğini koruyor. Aile cenazeye sahip çıkmaz ve cenazeyi arkadaşlarının kaldırmasına izin verilmezse Joker, Kimsesizler Mezarlığı’na defnedilecek… Kaos GL
Reklam