Suriye’deki savaş ortamı, yaklaşık 5 milyon Suriyeliyi evinden ederken, dünyanın en büyük mülteci gruplarından birisi haline gelen Suriyelilerin en çok göç ettiği ülkelerin başında Türkiye geliyor. ‘Açık kapı politikası’ ile Suriyeli mültecilerin gelmesi için sınırları açan Türkiye, son dönemde bu insanlara karşı yoğunlaşan gösteriler ve saldırılara sahne oluyor. Agos gazetesinden Emre Can Dağlıoğlu ‘Suriyeli mülteciler’ meselesi hakkında en çok merak edilenleri, Bahçeşehir Araştırma Yöntemleri Koordinatörlüğü’nden Doç. Selçuk Şirin, MÜLTECİ-DER İdari Genel Koordinatörü Pırıl Erçoban, Helsinki Yurttaşlar Derneği Mülteci Destek Projeleri Koordinatörü Hakan Ataman, göçmen hukuku uzmanı Avukat Taner Kılıç, Avustralya Bond Üniversitesi’nden Suriyeli göçmenler üzerine çalışan Doç. Lisa Khalid, mülteci kampları üzerine araştırmalarıyla tanınan Dr. Bilge Şentepe ve çatışma çözümleri uzmanı Ali Zeynel Gökpınar’a sordu. Kaynak: Agos
Otlakçı, Memduh Şevket Esendal romanı değil, otlak sahibi olan değil, bildiğin gaspçıdır. Ama onun da bir adabı var. Biz size yapma demiyoruz, hobi olarak yine yapın, ama edepli yapın.
Ukraynalı doğa fotoğrafçısı Vyacheslav Kosyrin bu çalışmasında bizleri salyangozların dünyasına götürüyor. Yanından geçerken hiç farkına varmadığımız binlerce minik dünya var aslında dünyamızın içerisinde.Sanatçı bu minyatür dünyaları çocukluk yıllarında babasıyla birlikte mantar toplarken keşfetmiş ve fotoğrafçı olduğunda da bu dünyaları insanlara tanıtmayı amaç haline getirmiş. Harika manzaralar ve yüksek kalite fotoğraflar ile salyangozların dünyasına mükemmel bir bakış.İyi eğlenceler dileriz...
ERZURUM'da boşanma davası sürerken 3 yıllık eşi Diba K.'yı başka bir erkekle aynı otomobilde gördüğü için bıçakla yaralayan Turgay K., tutuklu yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesi'nde 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme gerekçeli kararında, Diba K.'nın otomobilde 'hafif yana yatmış vaziyette oturmasını' ve 'tayt giymiş olmasını' tahrik saydı. Olay, geçen 23 Ocak günü Terminal Mahallesi Kombine Caddesi'nde meydana geldi. 32 yaşındaki Turgay K., boşanma davası süren eşi 31 yaşındaki Diba K.'yı bir akaryakıt istasyonunda A.P.'ye ait otomobilin içinde gördü. Boşanma davası nedeniyle aralarında sorun bulunan Turgay K., eşinin olduğu otomobile bindi ve hareket ettikten sonra sürücü A.P.'den araçtan inmesini istedi. Ön koltukta oturan Turgay K. arka koltukta oturan Diba K.'nın yanına geçti ve konuşma sırasında tartışma çıktı. Tartışma sonrası otomobilden çıkmak isteyen Diba K.'yı kocası saçından tutarak içeriye çekti ve sırtından bıçakla yaraladı. Bunun üzerine dışarıda bekleyen A.P. polis ile Diba K.'nın kardeşlerini arayarak yardım istedi. Diba K. hastaneye kaldırılırken, gözaltına alınan Turgay K. tutuklanarak cezaevine gönderildi. 'Eşe karşı kasten adam öldürmeye teşebbüs' suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemi ile 2'nci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Turgay K., 2010 yılında tanıştıkları eşi ile aile yaşantılarının birbirine ters olduğunu söyledi. Buna rağmen Diba K.'ya aşık olduğunu ve evlendiğini belirten Turgay K., 'Evlenmeden önce eşimden kapanmasını istedim o da kabul etti. Çalışmasını istemiyordum, ancak evlendikten sonra beni ikna etti ve çalışmaya başladı. Makyaj yapıp, açık saçık giyiniyordu. Cep telefonu benim yanımdayken sürekli sessizdeydi. Kendi başına buyruk yaşamak istiyordu. 2.5 yıldır süren boşanma davamız bir türlü sonuçlanamadı. Kafelere gidip, açık saçık giyindiğini görünce 'Turgay bir daha olmayacak' diyordu. Bana boşanmayacağını, beni süründüreceğini söylüyordu. Facebook'ta eşimin A.P.'ye ait otomobilde çekilmiş fotoğrafları vardı. Olay günü yine A.P.nin otomobilinde görünce boşanana kadar böyle şeyler yapmamasını söylemek istedim. Arka tarafta yayılmış bir şekilde taytlı oturuyordu. Giyimine kuşamına dikkat etmesini istedim. Bana 'Şerefsiz, sen adam mısın, eşyanın peşine düşmüşsün' dedi. Korkutma amaçlı 'benden boşansın' diye meyve bıçağı ile canını acıtmak istedim' diye konuştu. A.P.'nin 14 yıllık arkadaşı olduğunu ve otomobile kız kardeşi Kübra K.'yı ders çalıştırmak için bindiklerini anlatan Diba K. ise kocasının güvenini sarsacak hiçbirşey yapmadığını söyledi. Kız kardeşi Kübra K.'yı erkek kardeşi Murat K.'nın almaya gittiğini bu nedenle A.P. ile otomobilde yalnız olduklarını aktaran Diba K., 'Söylediği gibi açık saçık giyinmiyordum. Otomobile binince 'Neden beni terk ettin, neden benden boşandın' diyerek bıçakladı. 'Seni öldüreceğimi söylemiştim, senden sonra sıra ailene gelecek' dedi. Şikayetçiyim en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum' dedi. YAN YATMIŞ VAZİYETTE VE TAYT GİYMİŞ Mahkeme heyetinin hazırladığı gerekçeli kararda, Turgay K. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendiği, ancak eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı ve kullanılan silahın elverişsizliği nedeniyle TCK'nın 35/2 maddesi uyarınca indirilerek takdiren 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılması talep edildiği vurgulandı. Kararda, etrafta değişik kızlarla sürekli gezdiği iddia edilen ve camlarına film kaplatması nedeniyle içeride kimsenin olup olmadığı belli olmayan otomobilin sahibi A.P. ile Diba K.'nın çok rahat görüldüğü iddiasına yer verildi. Diba K.'nın A.P.'nin otomobilinde hafif yana yatmış vaziyette oturması, tayt giymiş olması, sanığın ise bu şekilde görünce 'Bu ne biçim giysi, üstüne başına bak' deyince tartışma başladığı belirtildi. Tartışma sırasında Diba K.'nın kocasına 'Ben o... isem sen de p.....n' dediğine dikkat çekilerek A.P. ile aynı otomobilde bulunması nedeniyle kuşku yarattığı ve tahrik oluşturduğundan dolayı cezada indirim yapıldığı ifade edildi. Mahkeme heyeti Turgay K.'yı eşe karşı kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı ve hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına karar verdi. Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, (DHA)
İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılar, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu’nun (UNRWA) sözcüsü Chris Gunness’ı gözyaşlarına boğdu. Gunnes, Arapça yayın yapan Al Jazeera kanalıyla söyleşisinde hıçkıra hıçkıra ağladı. Gunness, ‘Filistinlilerin ve onların çocuklarının bile temel hakları çiğneniyor. Bu korkunç bir durum’ dedikten sonra kendisini tutamadı. Canlı yayında yaşanan olar sırasında, Gunness’ı BM ofisindeki kişiler teselli etmeye çalıştı ve yayın sona erdi. Diken
İstanbul Emniyeti’nde hukuk dışı dinleme yapıldığı iddiasını soruşturan polis müfettişleri, eski İstihbarat Daire Başkanı Ömer Altıparmak’ın açığa alınmadan iki hafta önce, bütün takip işlemlerinin kaydedildiği Karar Takip Sistemi’ni (KTP) sistemi yenileme gerekçesiyle sildirdiği ortaya çıktı.İçişleri Bakanlığı tarafından atanan polis başmüfettişleri A.Turgay Alpman ve Selim Kutkan’ın kaleme aldığı tevdi raporuna göre; araştırmaya ilkin KTS üzerinde başlandı. İstihbarat Dairesi Başkanlığı tarafından müfettişlere gönderilen yanıtta; 29 Ocak 2008’den itibaren, ilgili tamime göre, hakkında dinleme işlemi yapılacak cihazlar için KTS adlı sistemin getirildiği, geçmişte ve bugün talep edilen iletişim araçlarına ait bilgilerin dijital olarak sisteme girildiği ve bunun dışında fizik bir evrak bulunmadığı vurgulandı. Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, KTS’nin güncellenerek yeni versiyonuna geçilmesi üzerine 15 Nisan 2013’ten önceki log kayıtlarının tümüyle silindiği söylendi. Bu tarihten önce alınan mahkeme kararlarının manuel olarak (el yordamıyla) arşivde bulunabildiği” kaydedildi. Bu yüzden, yürütülen araştırma ve incelemede örnekleme yapılması yoluna başvurulduğu ifade edildi. Ayrıca bu raporda, dinleme talep eden birimin, savcılığa başvurmadan önce taleplerini KTS sistemine işlemesi; TEKOP Şubesi’nden hukuki ve teknik açıdan, Haberalma Şubesi’nden örgütsel bakımdan ‘uygun görüş’ verildikten sonra savcılığa başvurması şartı getirildiği anımsatıldı. Ne var ki KTS’nin, 15 Nisan 2013’ten önceki kayıtları silindiği için hangi başvurulardan uygun görüş alınıp alınmadığı belirlenemedi. Rapora göre, log kayıtlarının silinmesinden sorumlu olanlar hakkında hem müfettiş incelemesinin sürdürülüyor, hem de savcılıkta cezai yönden soruşturma yapılıyor. KTS kayıtlarının silindiği dönemde İstihbarat Dairesi’nin başına Ömer Altıparmak bulunuyordu. Altıparmak, 2013 yılında nisan ayının son haftasında önce görevinden alınmış, sonra da açığa alınmıştı. Öte yandan, Altıparmak’ın selefi Ramazan Akyürek’in de görevinden alınmadan altı gün önce, 10 Ekim 2009’da KTS’leri sildirdiği saptanmıştı. Radikal | DHA
İsveç televizyonu´ndan Susan Ritzen,canlı yayında Gazze´deki durumu anlattığı sırada Israil çok yakın bir yere, roket saldırısı yapıyor ve bakın kameralara nasıl yansıyor...
Bursaspor'un eski futbolcusu Tuncay Şanlı, Katar'ın Umm Salal takımına transfer oldu.Fenerbahçe'de forma giydiği dönemde yıldızlaşan ve ardından İngiltere, Almanya'da top koşturan Tuncay Şanlı, Avrupa'da istediğini bulamayınca yeniden Türkiye'ye dönmüştü. En son Bursaspor forması giyen tecrübeli oyuncu, yeni sezonda Katar takımı Umm Salal için ter dökecek. Tuncay Şanlı, Bülent Uygun'un teknik direktörlük yaptığı Umm Salal Kulübü'yle 1 yıllık sözleşme imzaladı.Skorer
Bülent Arınç sahiden ilginç bir figür. Bir söylediğine hak veriyor, diğerinde saçınızı başınızı yoluyorsunuz. Bir gün ”vicdanlı”, ertesi gün katıksız bir Milli Görüş neferi oluveriyor. Başbakan Yardımcısı bu bayramda da diğer siyasilerin ekranlardan uzak kalışını fırsat bilerek üst üste bombaladı. İlk mesajı, gözaltına alınan polislerle ilgili Gülen cemaatinin ”Nedamet getirip özür dilemesi” çağrısıydı. Şaşırdım. Çünkü o polislerin geçmiş uygulamalarında hukuksuzluk ve belli komplolar varsa, dün Mehmet Tezkan’ın da hatırlattığı gibi, bu işlerin miladı 2009 yılındaki o meşhur ”Arınç’a suikast” safsatasıdır. Olayın tamamen düzmece olduğu, amacın bir punduna getirip Genelkurmay’daki ”kozmik oda”ya girmek olduğu o gün de belliydi, bugün de belli. Hatırlarsınız; ”Derin Devlet Fantezileri” el kitabından çıkan senaryo sonunda balon çıktı. Soruşturma havada kaldı. Çünkü elinde manav listesi ve kasadaki domateslerle alışverişe çıktığında gözaltına alınan er de, Arınç’ın evinin numarasını yazan kâğıdı yuttuğu iddia edilen albay da aslında suikast peşinde falan değildi.
Beşiktaş Başkanı, Fernandes'i zamanında satmadığı için kendi kendine kızdığını söyledi. Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Feyenoord - Beşiktaş maçını, yönetim kurulundaki arkadaşlarıyla birlikte seyretti. Karşılaşmayı protokol tribününde, yönetimden Ahmet Nur Çebi, Melih Sami Esen, Mete Vardar ve Erdal Torunoğulları birlikte izledi. Yönetim, Mustafa Pektemek'in golünde büyük bir sevinç yaşadı. Feyenoord maçının devre arasında gazetecilerle sohbet eden Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Fernandes, Almeida ve Quaresma hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Fernandes'i zamanında satmadıkları için çok büyük pişmanlık duyduğunu söyleyen Orman, “Bu konuda kendime hep kızarım. Keşke satsaydık. Bize hiç bir katkısı oymadı. Aldığı paranın karşılığını vermedi. Bu kulüp ona dünyanın parasını verdi ama o oynamadı. O paranın hepsi haram zıkkım olsun. Yedi yetimin hakkı var o parada. Nasıl helal edebilirim ki?' dedi. Almeida'ya yıllık 2.5 milyon euro teklif ettiklerini şimdi 900 bin euroya bile kulüp bulamadığını dile getiren Başkan Orman, 'Quaresma'ya, paranı 2.5 milyon euroya düşür dedik, kabul etmedi. Şimdi 650 bin euroya oynuyor. Hilbert parayı beğenmedi gitti, şimdi bize haber gönderiyor' ifadelerini kullandı. Milliyet
Pentagon sözcüsü, İsrail'de bulunan ABD'ye ait bir mühimmat deposundan İsrail ordusuna Gazze saldırısı esnasında el bombası ve havan topu mermileri satıldığını açıkladı. ABD Senatosu da İsrail'in füze savunma sistemi için 225 milyon dolar yardımı onayladı. ABD ordusu, Gazze saldırısı esnasında İsrail’e silah sattığını açıkladı. Pentagon Basın Sözcüsü Amiral John Kirby, ABD’nin İsrail’de bulunan silah ve mühimmat deposundan İsrail’e el bombaları ve havan topu mermileri tedarik ettiğini söyledi. ABD ordusunun müttefik ülkelerde bulundurduğu ‘savaş mühimmat rezervlerinden’ (WRSA-I) biri de İsrail’de bulunuyor. ABD, acil durumlarda müttefiklerine bu depolardan silah ve mühimmat temin ediyor. ABD Savunma Bakanlığı, İsrail’in 20 Temmuz’da acil bir durum öne sürmeksizin bu depodan 40mm çaplı el bombaları ve 120mm çaplı havan topu mermileri aldığını açıkladı. ‘İsrail’in güvenliği ulusal çıkarımız’ “Verilen mühimmatın tamamı yıllardır, yakın zamanda yaşanan krizden önce de stoklarda duruyordu” diyen Amiral Kirby, kanun gereği bu depodaki mühimmatın ABD ordusunun ihtiyacı olmayan, fazladan üretilmiş malzemelerden oluştuğunu belirtti. Bu stoktan ürün tedarik edilirken Washington’ın onayına ihtiyaç duyulmadığını belirten Amiral Kirby, “ABD, İsrail’in güvenliğini önemsiyor. İsrail savunmasının güçlü ve hazır olmasını sağlamak, ABD’nin ulusal çıkarları için hayati önemdedir. Bu mühimmatın satılması da bu amaçlarla tutarlıdır” ifadelerini kullandı. ‘Onlar istemedi, biz verdik’ ABD Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili, İsrail’in diğer silah ve mühimmat siparişleri de olduğunu ve bu taleplerin da ABD tarafından işleme alındığını aktardı. Reuters haber ajansına bilgi veren yetkili, İsrail’in mühimmatı bu depodan talep etmediğini fakat kendilerinin buradan tedarik ettiklerini ve bu sayede stoklarını yenilediklerini ifade etti. İsrail’in Washington büyükelçiliği, konuyla ilgili soruları yanıtsız bıraktı. Demir Kubbe’ye 225 milyon dolar daha ABD Başkanı Barack Obama’nın pazar günü yaptığı acil ve kalıcı ateşkes çağrısına rağmen, ABD Kongresi İsrail’in füze kalkanı sistemi ‘Demir Kubbe’nin geliştirilmesi için İsrail’e 225 milyon dolarlık para yardımı kararı aldı. Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref Kudra, 'İsrail saldırılarında bayram boyunca çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğu 318 kişi hayatını kaybetti, 980 kişi yaralandı' dedi. Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi Gazze Şube Başkanı Rami Abduh da yaptığı açıklamada, İsrail'in bayram boyunca Gazze'ye düzenlediği saldırılar sonucu 22 caminin yıkıldığı bilgisini verdi. İsrail, 7 Temmuz Pazartesi günü ‘Koruyucu Hat’ adıyla Gazze'ye yönelik hava ve denizden saldırılar başlattı, 17 Temmuz Perşembe günü de karadan saldırıya geçti. Saldırılarda bin 361 kişi hayatını kaybetti, 7 bin 680 kişi yaralandı. Kaynak: Al Jazeera, Reuters, AA
Ay’a yaptığımız ziyaretler, doğal uydumuzun şehir efsanelerindeki gibi denizlerle örtülü veya garip uzaylılara yuva olmadığını bize öğretti. Ancak Ay’ın hâlâ bizleri şaşırtacak, gizli kalmış yanları varmış… Bu haftanın başında, yani Neil Amstrong Ay’a ayak bastıktan 45 yıl sonra, bilim insanları Ay’ın şeklinin sanıldığı gibi tam daire olmadığını keşfetti. Araştırmanın öncülerinden Dr. Ian Garrick-Bethell, Ay’ın bir çıkıntıya sahip olduğunu ve limona benzediğini keşfettiklerini Nature’da yayınlayan makalesinde açıkladı. Garrick-Bethell ve ekibi, Ay’ın bu hale sonradan geldiğini belirtiyor. Onlara göre, Dünya ile Ay arasındaki yörünge güçlerinin ortaya çıkardığı sürtünme, Ay’ın bazı bölümlerinde çıkıntıların oluşmasına sebep oluyor. Ay Dünya’dan uzaklaşıp dönme hızını azalttığında, çıkıntı donuyor ve Ay’ın günümüzdeki garip çıkıntısını oluşturuyor. Kaliforniya Üniversitesi’nden Garrick-Bethell, Ay’ın coğrafi yapısını hesaplamadan önce, lazer yükseklik ölçer kullanarak Ay’ın yüzeyinin çok yüksek doğruluklu bir haritasını çıkardı. Tüm bu eforların amacı, Ay’ın gerçek şeklini görebilmekti ve uydumuzun limona benzediğini keşfetmeyi kimse beklemiyordu.Stuff
Hilton Otel Zinciri, plastik veya metal anahtarları akıllı telefonlar ile değiştirmeyi planlıyor. Hazırlığı iki yıl sürecek teknolojinin bir hafta içinde açıklanması bekleniyor. Hilton Worlwide Holding, akıllı teknolojiler alanındaki yatırımlarda rakiplerinin önüne geçmek için geleneksel anahtar kullanımını ortadan kaldırmayı amaçlıyor. İki yıl sürmesi beklenen ve 550 milyon dolar yatırımla geliştirilecek proje, 4100 oteli kapsayacak. Müşteriler, odalarının kapılarını akıllı telefonlarıyla açabilecek, dahası, oda seçimi ve check-in yapma imkanı da bulacaklar. AndroidCommunity sitesinin haberine göre, akıllı telefonları anahtara çevirecek teknolojinin NFC (yalın alan iletişimi) odaklı olup olmadığı bilinmiyor. Ancak otellerin bilgisayar ağıyla bağlantılı bir uygulamanın öne çıkması bekleniyor. Çünkü Android cihazların aksine NFC henüz Apple cihazlarıyla uyumlu değil. Apple'ın bu teknolojiyi hiçbir zaman benimsemeyeceği düşünülüyor. Hilton'un akıllı 'anahtar' uygulamasının 2016 sonlarında uygulanmaya başlanması bekleniyor. Yaşanacak değişimle, otellerdeki hizmetlerin de daha pratik hale gelmesi bekleniyor. Wall Street Journal, otellerin gelecekteki asıl amaçlarından birinin, özellikle resepsiyondaki insan sayısı ve kağıt işini azaltarak bekleme sürelerini azaltmak olduğunu belirtti. Kaynak: Al Jazeera
Sezon öncesi hazırlıkları kapsamında ABD Texas'ta karşılaşan Real Madrid ile Roma arasındaki maç öncesinde tansiyon bir hayli yükseldi. 2011 yılında Barcelona'da forma giyen Romalı futbolcu Seydou Keita, o dönem Real Madrid maçında kendisine 'maymun' diyen Pepe'nin elini sıkmadı. Ardından Pepe de oyuncular sahaya ısınmaya dönerken Keita'nın yanından geçip suratına tükürdü. Malili yıldız, sinirlerine hakim olamadı ve Portekizli savunmacının yüzüne su şişesi fırlattı.Şampiy10