onedio
'Tesettür Duvarı' İki Oteli Birbirine Düşürdü
Turunç Mahallesi'nde denize sıfır konumda bulunan ve muhafazakar müşterilere hizmet verecek bir otelin sahipleri havuza giren müşterilerini diğer otelde kalanların görmesini engellemek için araya 6 metre yüksekliğinde demir konstrüksiyon yaptırarak üzerini brandayla kapattı. Diğer otelin sahibi Bozkurt Uslu, komşu otelin uyarılara aldırmaması üzerine belediyeyi arayarak aradaki brandayı söktürdü. Kocaeli'de Atatürkçü Düşünce Derneği'nin başkanlığı yapan ve geçen dönem CHP'den Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olan Bozkurt Uslu'nun başı komşu otelle derde girdi. Marmaris'e 20 kilometre uzaklıktaki Turunç'ta 30 yıldan bu yana Barbaros Beach Hotel'i işleten Bozkurt Uslu herşeyin 4 ay önce başladığını belirterek şöyle dedi: 'Yanımızdaki otel 3-4 ay önce el değiştirdi. Önceki sahipleriyle iyi ilişkiler içindeydik, iyi komşuyduk. Otellerimiz arasında 3 metrelik mesafe var. İki otel arasına yüksekliği 6 metreyi geçen bir demir konstrüksiyon yaptırmaları otelimizin orman manzarasını kapattı. Nedenini sorduğumuzda müşterilerinin dışarıdan gözükmemesi gerektiğini söylediler. Turunç halkı şaşkın. Kendilerini insanlık namına defalarca uyardık. Bir netice alamayınca belediyeden yardım istedik ve brandayı 10 gün sonra kaldırtabildik.' Rezervasyon iptalleri başlamıştı Bozkurt Uslu, otelde kalan müşterilerinin şikayetlerinin İngiltere'ye kadar ulaştığını da belirterek, şunları anlattı: 'Müşterilerimiz bu durumu önce bana, sonra Marmaris'teki acenteye hatta İngiltere'ye şikayet etti. Bir sonraki sözleşmelerim iptal olmak üzereydi. Bizim plajımızda da insanlar birbirine saygılı olarak ister, mayo ister, haşema ile denize girerler. Benim hiçbir müşterim o otelin havuzundakilere bakmaz. Bu çok üzücü bir durum. Yapılan insanlığa, komşuluğa ve ekmeğe saygılı değil. Araya ağaç dikip büyümesini beklemekten bile söz ettiler. Kendi alanları içlerinde kalmak şartıyla bize zarar vermeden başka yöntemler kullanabilirlerdi.' Henüz ismi belirlenmeyen fakat tesettür oteller listesinde yer alan yeni otelin yetkilileri DHA muhabirinin görüşme istemini kabul etmedi, 'Açıklama yapma hakkımızı kullanmıyoruz' diye yanıt verdi. Otel ve çevresinde de çekim yapılmasına da izin verilmedi.DHA
Adidas'ın Yeni Bluetooth'lu Topu Satışta
Adidas’ın yeni futbol topu teknoloji dolu ! Bluetooth özelliğine sahip bu akıllı top satışa çıkıyor. Teknoloji’nin sürekli geliştiği günlük hayatta her alanda artık teknoloji görmek mümkün. Dünyanın en ünlü spor malzemesi üreticisi olan Adidas’ın en son tasarlamış olduğu futbol topu en güzel örneklerden birtanesi. Futbol topunda Bluetooth bağlantı özelliği ile birlikte her dokunuş takip edilebilirken, miCoach Ball adı verilen futbol topu geçtiğimiz günlerde kullanıcılar için piyasaya sürüldü. Apple’ın çevrim içi mağazasında satışa sunulan akıllı futbol topu iOS işletim sistemi ile birlikte birebir uyumlu olarak çalışıyor. “iOS İLE BİREBİR UYUMLU ÇALIŞIYOR” Topun iç kısmında yer alan alıcı sensörler sayesinde topa vurulan her darbede ölçüm yapılarak vuruş hızı, rotasyon, falso gibi veriler elde edilebiliyor. Söz konusu veriler antremanlar sırasında oyuncular için iOS uygulamaları üzerinden de farklı vuruş teknikleri çalışılabiliyor. iOS uygulamasını indiren oyuncular, uygulamayı çalıştırdıktan sonra “Kendine Meydan Oku” kısmına girerek şut hızı, serbest vuruşlar, antremanlar ve top aşırtma gibi teknik detayları hedef olarak belirleyebiliyorlar. “Kayıt Defteri” bölümünde ise topa vuran kişinin bütün vuruşları tek tek not ediliyor. “USB’DEN ŞARJ EDİLEBİLİYOR” miCoach Smart Ball ayrıca USB üzerinden şarj edilebilirken, vuruşlar yapıldıktan sonra tüm istatistikler sosyal medya aracılığı ile her platformda paylaşılabiliyor. Bu şekilde bir futbol topunun hayali bile güzelken, Adidas’ın direktörü Christian DiBenedetto aldıkları yoğun ilgiden memnun olduklarını dile getirdi. miCoach Smart Ball’a sahip olmak isteyenler ABD ve Avrupa’da Apple’ın çevrimiçi mağazalarından erişebilecekleri gibi, adidas.com adresinden satış işlemleri gerçekleştirilebilecek. Futbol topunun şuanda Türkiye satış fiyatı ise bilinmiyor.
Bilim İnsanları: Wikipedia'ya Değil, Doktorunuza Güvenin
Bilim insanları, internet ansiklopedisi Wikipedia'daki sağlıkla ilgili 10 içeriğin 9'unun hatalı olduğunu söylüyor. ABD'li araştırmacılar, kalp rahatsızları, akciğer kanseri, depresyon ve diyabetle ilgili girilen içerikleri tıp uzmanlarının yaptığı araştırmalarla karşılaştırdı. Bilim insanları bu çalışmanın sonunda Wikipedia'nın (Vikipedi) 'çok sayıda hata içerdiğini' tespit etti. Kâr amacı gütmeyen bağımsız internet ansiklopedisi, kullanıcılarının ortaklaşa ürettiği yaklaşık 30 milyon makaleyi 285 farklı dilde yayımlıyor. Wikipedia'nın İngiltere kolu Wikimedia UK, kullanıcıların sağlıkla ilgili endişelerini önce kendi doktorlarına danışmaları tavsiyesinde bulunuyor. Wikimedia UK, makale içeriklerinin herhangi bir kullanıcı tarafından düzenlenebildiğini belirtip özellikle sağlık sayfalarının tıp uzmanları tarafından kontrol edildiğini söylüyor. Amerikan Osteopatik (kemik hastalıkları) Derneği Dergisi'nde yayımlanan araştırmada, internette en çok ziyaret edilen altıncı sayfa olan Wikipedia'nın 'erişime açık' yapısından kaynaklanan güvenilirlik sorunlarının 'doktorları kaygılandırdığı' ifade edildi. Bilim insanları, hekimlerin ve tıp öğrencilerinin yüzde 70'ine yakının Wikipedia'daki içeriklere başvurduğunu söylüyor. ABD'den 10 araştırmacı, osteoartrit (kireçlenme), sırt ağrıları ve astım rahatsızlıklarının da arasında olduğu 10 farklı sayfayı değerlendirmeye aldı. Wikipedia'da 25 Nisan 2012'de yayımlanan makaleleri inceleyen bilim insanları, içeriklerin yüzde 90'ının tıp araştırmalarındaki sonuçlarla çeliştiğini ortaya koydu. Araştırmada imzası olan Wallace Tıp Fakültesi Osteopatik bölümünde görevli Dr. Robert Hasty, 'Wikipedia araştırmalar için işe yarayan bir araç olsa da, mesele kamu sağlığına geldiğinde hastaların ilk başvuracakları kaynak bu makaleler olmamalı, çünkü bu makaleler tıp dergilerindekiyle aynı araştırma sürecinden geçmiyor' diye konuştu. Dr. Hasty, sağlık durumlarıyla ilgili endişeleri olanlar için 'en iyi kaynağın doktorları olduğunu' söyledi. Wikimedia UK çalışanı Stevie Benton, özellikle sağlık ve tıpla ilgili makalelerin geliştirilmesi için 'bazı girişimlerde' bulunduklarını ifade etti. Benton, hatalı görülen makalelerin tespiti ve gelişimi için Wikipedia'nın tıp uzmanı gönüllü editörlerini bir araya getirip güvenilir kaynaklarla makalelerin 'daha okunabilir olması ve doğru bilgilerle donatılması' yönünde bir projeleri olduğunu kaydetti. Wikipedia ise araştırmada kısıtlı bir örneğin kullanılmasından duyduğu kaygıyı dile getirip araştırmanın 'temsili olmayabileceğini' belirtti.BBC Türkçe
Roland Garros'da Djokovic'in Top Toplayıcı Çocuk ile Molası
Fransa Açık'ta gündem Novak Djokovic oldu. Djokovic ile top toplayıcı çocuk arasındaki diyalog Fransa Açık'ta günün konusu oldu.Yağmur nedeniyle ara verilen Roland Garros ilk tur maçı sırasında top toplayıcı çocukla yaşadığı diyalog, tribünlere de keyifli anlar yaşattı.
Reklam
2014'ün En Güzelleri Belli Oldu
Miss Turkey Güzellik yarışması geçtiğimiz saatlerde Yasemin Kay Allen ve Kadir Doğulu'nun sunumuyla yapıldı. Ajda Pekkan ve Murat Dalkılıç'ın sahne aldığı gecede Türkiye'nin en güzel kızları belli oldu. 4 numaralı yarışmacı Amine Gülşe birinci olarak Türkiye'nin en güzel kızı seçildi.
Bilinmeyene Yolculuk: Kuzey Kore
Kuzey Kore, dış dünyaya kapılarını kapatmış gizemli bir ülke. Kim Il Sung'un temellerini attığı kendine özgü bir sosyalizmle, Birleşik Kore'ye kavuşacakları günü bekliyor. Kuzey Kore'yle ilgili bu yazı dizisi Kim kültünü, ülkedeki sosyal yaşamı, Juche sosyalizmini, herediter sistemi, muhalifleri, gulag'ları, Kuzey Koreli mültecileri anlatıyor. İşte Çiçek Tahaoğlu'nun gözünden Kuzey Kore.
Reklam
Gerçek Hayatta Animasyon
Şeffaf folyolar üzerine çizip hareketlendirdiği eğlenceli karakterleri gerçek dünyaya uyarlanısa.
Reklam
Anılarınızı Kalbinizde de Saklayın | Kısa Film Kayıp Hatıralar
Kısafilm yapımcısı Francois Ferracci tarafından gerçekten çok anlamlı ve içinde bulunduğumuz hayata temas eden bir kısa film çalışma. Bir fırtına çıkar ve dünyadaki tüm sistemler çöker… Deli dijital bir dünyada yaşıyoruz ve bir gün dünyanın serverı çökse ne olur? Daha minimalist düşünürsek facebook, twitter hesabınızı veya blogunuzu kapatsanız ne olur? Bilgisayarınız çökmeden anılarınızı kalbinizde de saklayın...  Filmin konusu 2020 yılında geçiyor ve günümüzde de nerdeyse herkesin en büyük ilgi alanı haline gelmeye başlayan, elektronik cihazların, sanal gerçekliklerin, internetin sosyal ağların ve cep telefonlarının insan hayatına tamamen entegre olmasını ve neyin gerçek neyin hayal ürünü olduğunu algılayamamasını konu alıyor..
Bafa Gölü'nde Korkunç Manzara
Ege Bölgesi’nin en büyük gölü olan Bafa’daki kirlilik üst düzeye ulaşırken göldeki yeşil peltemsi görüntüden sonra da şimdi de köpürme başladı. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), acil önlem çağrısı yapıp canlı yaşamının bitmeye başladığı gölün aksi takdirde su formundan önce bataklık, ardından da kara formuna dönüşeceği uyarısında bulundu.Aydın'ın Söke ile Muğla'nın Milas İlçeleri'ni birbirine bağlayan karayolunun kenarındaki Bafa Gölü, can çekişmeye devam ediyor. Gölde iki hafta önce başlayan yeşil alg istilası ve balık ölümlerinin ardından suda köpürmeler meydana gelmeye başladı. Göldeki gelişmeleri günlük takip eden EKODOSD, geçen pazar günü alarmı en üst seviyeye çıkardı. Kaybedecek tek bir saatin bile olmadığına dikkat çeken EKODOSD Bilim Danışmanı Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Kesici, 'Bafa Gölü, son yılların en kötü görünümüne bürünüyor. Bafa Gölü'nde 15 gündür artarak devam eden biyolojik kirlilik gölde aşırı ötrofikasyona (fosfat kirlenmesi) doğru gidiyor. Göllerin yaşam süreçlerinin en son evrelerini oluşturan hiperötrofik (hücre hacmindeki artış dolayısıyla olan büyüme) seviyesine gelmek üzere. Gölde yıllar öncesi Kapıkırı ve Gölyaka kesiminde başlayan zehirli alg çoğalması görünür düzeyde gölün her tarafını kaplama aşamasındadır. Bu tip gidiş de ötrofikasyon Bafa Gölü gibi sulak alan ekosistemlerini bozarak burada yaşayan kuş, balık ve diğer canlıların azalmasına ya da yok olmasına neden olabilir. Ötrofikasyonun ileri safhalarında oksijen tükeneceği için ilgili sistem önce bataklığa sonra giderek çayıra dönüşerek su formundan kara formuna geçebilir. Dünyada, bu tür kirlilik aşamasına gelen ve zehirli alglerin aşırı oranda çoğaldığı göllerin ürünleri yasaklanmaktadır. Balıkları ve beslendikleri canlıların yavrularının büyüme gelişme alanları yok olmakta, yaşanamaz hale gelmektedir. Bu yıl uzmanlar-yetkililerin ülkemizde yağışların yetersiz olması nedeniyle kuraklık yaşanacağını belirtmektedirler. Bu durum çok ciddi sorunları olan Bafa Gölü içinde kirliliğin artması canlıların yaşamlarının ve sağlıklarının tehlikeye girmesi demektir' dedi. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü de eskiden gölün sadece belli bölgelerinde olan kirliliğin giderek daha arttığını, Söke-Bodrum Karayolu kenarındaki bölümlerini etkilediğini söyledi. Sürücü, 'Göldeki su yeşil bir boyadan farksız bir durumda. Bafa Gölü'nün Güney bölgesi olan Bodrum yolunun da yeşil bir renge büründüğü, koylarda biriken alglerin ise ilginç görüntüler oluşturduğu görülüyor. Şu anda en kötü durum ekonomisi turizme dayalı birçok işletmenin bulunduğu Kapıkırı ve Gölyaka bölgesinde. Buraların hem görüntü olarak hem de koku olarak çok kötü durumda olduğu görülüyor. Vatandaşlar çaresiz durumda. Bu kirlilik için bir an önce harekete geçilmezse, daha kötü günlerin geleceği kaçınılmazdır. Uşak, Denizli ve Aydın'dan gelen bu kirliliği yaratanların, Bafa'nın bu durumundan haberi bile yoktur. Kirliliğe katkı yapanları Bafa'ya getirerek, bu benzersiz güzelliği ne hale getirdiklerini, buradaki ekosistemi nasıl bozduklarını, göl kıyısında yaşayan insanların yaşamlarını nasıl etkilediklerini yerinde göstermek gerekir' diye konuştu. Latif SANSÜR / SÖKE (Aydın), (DHA) 
Reklam
Nuri Bilge Ceylan'dan Sitem: 'Hiçbir Türk Televizyonu Cannes'a Gelmedi'
Cannes’da “Kış Uykusu” filmi ile Türkiye’ye ikinci defa Altın Palmiye’yi getiren Nuri Bilge Ceylan , “İlk defa Türkiye’den hiçbir televizyon Cannes’a gelmedi” diyerek sitem etti. Radikal gazetesinden Şenay Aydemir , Nuri Bilge Ceylan’ın kazandığı ödül sonrası Fatma Girik ile birlikte ödül töreninde yaşananları ve konuşulan Yılmaz Güney hatıralarını yazdı. “Nuri Bilge ve Yılmaz Güney aynı masada” başlığıyla yayımlanan (27 Mayıs 2014) yazı şöyle: Nuri Bilge ve Yılmaz Güney aynı masadaRotterdam'da bu yıl ikincisi düzenlenen Türk filmleri festivali Kırmızı Lale, Altın Palmiye'nin yeni sahibi Nuri Bilge Ceylan'la Fatma Girik'in Yılmaz Güney anılarını aynı Xmasada buluşturdu. Rotterdam’da bu yıl ikincisi düzenlenen ve Türkiye filmlerini Hollanda’ya taşıyan Kırmızı Lale Film Festivali’nin öngörülü yöneticileri sayesinde ilgi görüyor. Çünkü, festival kapsamında ‘İklimler’ ve ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ filmleri gösterilecek olan Nuri Bilge Ceylan, Cannes’da Altın Palmiye kazandıktan sonra ayağının tozuyla bu festivale konuk oldu. Ceylan’ın Cannes’dan Rotterdam’a gelmesi ülke basınının dikkatlerinin de bir anda Kırmızı Lale Film Festivali’ne çevrilmesine neden oldu. Önceki akşam açılışta bu ilgiyi görmek mümkündü. Tabii açılışın başka bir önemli konuğu daha vardı: Türkiye sinemasının en büyük oyuncularından birisi olan Fatma Girik. Festivalin onur ödülünü almak için Rotterdam’da bulunan Girik, hem eğlenceli sohbeti hem de samimiyetiyle herkesin gönlünü kazanmasını biliyor. Açılış töreninden sonraki yemekte sohbet etme fırsatı bulduğumuz Ceylan, Cannes’la ilgili anekdotlar da paylaştı. Örneğin festival organizatörlerinin bu yıl daha önce görmediği bir ‘taktiğinden’ bahsetti. Ceylan ve ekibi tören alanına gittiğinde festival yönetimi mesafeli davranmış kendilerine. Hatta canlı yayını yapan televizyon ekibi çok fazla oralı olmamış. Yani sonuçları bilenler Ceylan ve ekibinin bunu hissetmemesi için ellerinden geleni yapmışlar anlayacağınız. Ceylan, ödül sonrası onlarca televizyon ve bir o kadar da radyoya görüş verdiğini anlatıyor. Ama içlerinden hiçbirisinin Türkiye’den olmadığının altını da çiziyor kalın çizgilerle. Artık Cannes’ın en deneyimli yönetmenlerinden birisi olduğu su götürmez olan Ceylan bir ara “İlk defa Türkiye’den hiçbir televizyon Cannes’a gelmedi” diye konuşunca gözler gecenin sunuculuğunu da yapan Yekta Kopan’a döndü tabii. Uzun yıllar Cannes’dan canlı yayınlar yapan birisi olarak Kopan da bu yıl festivaldeydi ama ne yazık ki mesleğini yapmak için değil. Ceylan, Cannes jüri başkanı Jane Campion’un filme girmeden önce çok uzun olduğu için sıkılacaklarını düşünüp daha sonra “İki saat daha olsa izlerdik” yorumunun çok hoşuna gittiğini de aktardı. Fatma Girik’ten Yılmaz Güney anılarıYemeğin en ilginç anlarından birisi de Fatma Girik’in Yılmaz Güney ile anılarını anlatmasıydı. 1982 yılında ‘Yol’ ile Altın Palmiye kazanan Yılmaz Güney ve daha üç gün önce bu ödüle değer bulunan Nuri Bilge Ceylan’ın aynı masada buluşması da ilginç anlardan birisiydi. Ceylan’ın Yılmaz Güney ile ilgili anılara gösterdiği ilgi ve ayrıntılı soruları gözlerden kaçmadı tabii. Gazeteci Zeynep Oral’ın da Yılmaz Güney’in Türkiye’den yurtdışına çıkışıyla ilgili hatıralarını paylaşmasıyla sohbet daha da genişledi. Sohbetin ilginç anekdotlarından birisi de sinema yazarı üstadımız Atillâ Dorsay’ı uzun yıllar boyunca her yıl takip ettiği Cannes Film Festivali’ne iki kez gitmediği ama talihsiz bir biçimde bu iki yılın ‘Yol’un Altın Palmiye kazandığı 1982 ve bu yıl olduğu gerçeğinin ortaya çıkmasıydı. Nuri Bilge Ceylan’ın yarın bir ‘masterclass’ vereceği Kırmızı Lale Film Festivali, ‘Cennetten Kovulmak’, ‘Kusursuzlar’, ‘Kutsal Bir Gün’, ‘Sesime Gel’, ‘Şarkı Söyleyen Kadınlar’ın ana yarışmada, ‘Ben O Değilim’, ‘Mavi Dalga’, ‘Soğuk’, ‘Yozgat Blues’ ve ‘Daire’ gibi filmlerin Panorama bölümlerinde yer aldığı programıyla 31 Mayıs’a kadar devam edecek. T24
Reklam
Hollanda'da ‘Helal’ Genelev Krizi!
Dünya genelinde İslami konuları takip eden haber sitesi onislam.net Hollanda’da ‘Helal’ genelev açılacağını bildirdi. Ancak gelen tepkiler üzerine site haberi geri çekti. Ancak dünya basını haberi islami siteyi kaynak göstererek okuyucularına sundu Hollanda’nın Amsterdam kentinde, önümüzdeki aydan itibaren sadece “helal” Müslüman hayat kadınlarının çalışacağı bir genelev açılıyor. Üç imam da ‘Croissant Chaud’ (Sıcak Çörek) adı verilen genelevin açılabilmesi için onay verdi. Genelevin yönetici adayı Jonathan Swick, Croissant Chaud hakkında Belçika merkezli haber ajansı Nord Press’e açıklamalarda bulundu. Swick’in verdiği bilgilere göre genelevde geçerli olacak en sıkı kural, hayat kadınlarının uyuşturucu ve Alkol kullanımının yasak olması. Bu konuda herhangi bir ihmal olmaması için kadınlar her iki ayda bir kontrolden geçirilecek. Eğer kanlarında uyuşturucu ve alkole rastlanırsa, çalışma izinleri ellerinden alınacak. Sigara ve nargile ile ilgili bir yasak henüz bulunmuyor. Ay sonunda açılacak Swick, hayat kadınlarının günde 5 vakit namaz kılacaklarını söyledi. Çalışan kadının o sırada yanında müşterisi olsa bile, namaz kılmak için işine ara vermesi gerekecek. Helal genelevi konusunda kafalarda soru işareti yaratan durum, İslam kuralları gereğince evlilik dışı ilişki kurmak yasak olmasına rağmen, imamların bu geneleve nasıl izin verdiği. Bu ayın sonunda, bu maddelere başka çalışma koşulları da ekleneceği söylendi. Helal hayat kadınlarının ücreti, diğer iş arkadaşlarından yüzde 30 ila 50 arasında daha fazla olacak. Hollanda nüfusunun yüzde 6’sı (yaklaşık 1 milyon) Müslüman. Nüfusa ek olarak her yıl on binlerce Müslüman turist ülkeyi ziyaret ediyor ve genelevlere ilgi gösteriyor. Yayınlayan site olay oldu Nord Press’in duyurduğu bu haber, sonrasında OnIslam.net sitesinde yayımlandı. Mısırlı bir grup gencin tüm ülkelere ve dinlere, Müslüman dünyasıyla ilgili doğru ve tarafsız bir haber sağlaması amacıyla kurulu bu sitede helal genelev haberinin yayımlanmasının ardından bütün haber siteleri OnIslam.net’i referans göstererek bu haberi yaydı. Bunun üzerine site hemen genelev haberini sitesinden kaldırdı.Milliyet
Reklam