'Konuşun Be! Cemaat Kimden, Ne Aldı?'
7. Ticaret ve Sanayi Şurası'nda konuşan Erdoğan, 'İş adamlarına şantajlar kumpaslar yapılıyor. İş adamlarından haraç alınıyor. Bunları konuşun be!' dedi. TOBB Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası'nda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nın ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan söz aldı. Başbakan Erdoğan, 'Sadece siyaseti değil, emniyeti, yargıyı değil iş dünyasını da dizayn etmeye çalışmışlar. Ananaslar, rafineri işleri gelip gidiyor. Tehditler, şantajlar, kumpaslar yapılıyor. İş adamlarından haraç alınıyor. Kusura bakmayın birçok iş adamı bu konuda konuşmuyor, konuşun be, kimden ne aldılar, konuşun' ifadelerini kullandı. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, sert olduğu yönündeki eleştirilere 'Ortada alçakça ihanet var. Bu ihanet karşısında susanlar varsa durumlarını gözden geçirsinler. 'Tayyip Erdoğan sert' diyorlar. Ben bunlar karşısında sert olmaya devam edeceğim' dedi. ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI; 'TOBB'un Filistin ve Türkmenler konusundaki duyarlılığını takdir ediyoruz. Yurtdışında birçok seyahate gittik oralarda sizlerle birlikte temasta buluntuk. İş dünyamızın sorunlarını dile getirdik. 'TÜRKİYE DAHA HIZLA UÇUŞA GEÇECEKTİR' Sadece iki gün sonra milletimiz sandığa gidiyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. cumhurbaşkanı seçilecek. Sizlerin de desteği ile 2007 yılında Anayasa'yı değiştirdik. Tarihimizde ilk kez ilk elden milletimiz asaleten cumhurbaşkanını seçecek. 12 yıllık Başbakanlık döneminin ardından görev değişikliği gerçekleşecek olursa hiç kuşkuşuz toplumun farklı kesimlerinden bazı sorular geliyor. Türkiye'nin geleceği için son derece önemli olan çözüm sürecinin geleceği, paralel yapıyla mücadelenin geleceği merak ediliyor. Seçilmiş bir cumhurbaşkanı ile seçilmiş hükümet el ele gelmek suretiyle Türkiye'yi çok daha hızla uçuşa geçirecektir. Ekonomik istikrarının korunması konusunda tüm önceliklerimiz aynen devam ediyor. 'BU TÜRKİYE'NİN MÜCADELESİ' Genel başkanlar bakanlar başbakanlar değişebilir. Ancak ilkeler partisi olarak partimizin politikaları asırlar boyunca devam edenyürüyüş ile şekillenmiştir. İsimler değişse de istikrar devam edecektir. Ak Parti çok köklü bir siyasi hareketti. Bizim partimiz istişarelerin partisi olmuştur. Bundan sonra partimizin yetkili organları belirlediğimiz hedefler doğrultusunda geleceği biçimlendirmeye devam edecektir. Çözüm sürecinin bizzat takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bunu nihayete erdirmek için mücadelemiz sürecek. Paralel yapıyla mücadele benim ya da partimin mücadelesi değil Türkiye'nin mücadelesidir. Milli güvenlik meselesidir. ZEKERİYA ÖZ GÖNDERMESİ Paralel yapının hedefi Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bir savcı çıkıp edep dışı devlet ahlakından öte bir başbakana saygısızlık yapabiliyorsa bu ülkede yargı artık şüpheleri üzerine çekmeye başlamış demektir. Yargı kararlarıyla konuşulur. Siyaset yasama yürütmedeki varlığı ile görevi yasalar çerçevesinde yürütür. Ülkenin bağımsızlığı söz konusu olduğunda hiç kimse şantaja tehdide boyun eğmez. Benim veya başkasının olamsı önemli değil. Bir başbakanın yabancı devlet başkanlarıyla yaptığı konnuşma neden dinlenir? Eğer dinleniyorsam uluslararası sorunu çözmemiz mümkün olabilir mi? Bunu rahatlıkla dinliyorlar, dinlemekle kalmıyorlar uluslararası servislere de aynen servis ediyorlar. Utanmadan sıkılmadan vatanseverlikten bahsediyorlar. Kendi organlarında da yayınladılar. 'SERT OLMAYA DEVAM' Bakanımla kriptolu telefonla yaptığım konuşma aynen servis edildi .Bu dinlemeler casusluk faaliyeti değil de nedir? Sayın Mahmud Abbas ile yaptığım konuşmaları bunlar ne için kullanacak. Ortada alçakça ihanet var. Bu ihanet karşısında susanlar varsa durumlarını gözden geçirsinler. 'Tayyip Erdoğan sert' diyorlar. Ben bunlar karşısında sert olmaya devam edeceğim. 'İŞ ADAMLARINDAN HARAÇ ALINIYOR' Sadece siyaseti değil, emniyeti, yargıyı değil iş dünyasını da dizayn etmeye çalışmışlar. Ananaslar, rafineri işleri gelip gidiyor. Tehditler, şantajlar, kumpaslar yapılıyor. İş adamlarından haraç alınıyor. Kusura bakmayın birçok iş adamı bu konuda konuşmuyor, konuşun be, kimden ne aldılar, konuşun. CHP, MHP 'düşmanımın düşmanı dostumdur' diyip bu vatan hainleriyle iş görüyorlar. Dün bizi sırtımızdan hançerlediler. Yarın ellerinden imkan gelirse şimdiki yol arkadaşlarını sırtından bıçaklayacaklar. 'ANLAMIYORSAN, SANA DA YAZIKLAR OLSUN' CHP, MHP içinde milletvekillerini izlediler, dinlediler, kaydedip şantaj yaptılar. Sayın Baykal, seni gözetleyenlerin de bunlar olduğunu anlamıyorsan sana yazıklar olsun. Seni gözetleyeneler de bunlar. Bu ihanet çetesiyle birlikte yürümek en başta kendine ihanettir. 30 Mart'ta Pensilvanya ile işbirliği yapanlar gereken cevabı milletten aldı. 10 Ağustos'ta milletten daha ağır cevap alacaklar. Biz sizden cesur kararlı adımlar bekliyoruz. Emeğinizle alın terinizle bu vatanı büyütüyorsunuzz. Paralel ihanet cephesiyle mücadelede de en ön safta yerinizi almanız gerekir. 12 yılda gerçekleştirdiğimiz reformlar ekonomiyi her türlü dalgalanmaya karşı korunaklı hale getirdi. 8 tane seçim yaşadık 9'uncuyu yaşıyoruz. Ekonomi seçimlerden etkilenmiyor. Biz seçim ekonomisi tesis etmiyoruz. Darbe girişimlerini, çete tehditlerini yaşadık ekonomi bu badireleri atlattı. Bölge krizleri yaşıyoruz ekonomi dimdik ayakta duruyor. İki gün sonra seçim var hamdolsun ekonomide sıkıntı yok. Çünkü piyasalar bize güveniyor. 'BİR ZAHMET ANAYASA'YI OKU' Ekonomide elde ettiğimiz başarılar benim için çok önemli. Aday arkadaşlardan 'benim yolla, enerjiyle ilgim olmayacak' diyenler var. Bir zahmet buyur da Anayasa'nın 104. maddesini aç oku. Cumhurbaşkanı'nın neden sorumlu olduğunu görürsün. Biz cumhurbaşkanlığı makamına süs eşyası vazo yerleştirmiyoruz. Bu ülkenin kalkınmasından tutun, birliği, bütünlüğünden sorumlu olacak, Bakanlar Kurulu'nu toplantıya çağıracak gerektiğinde. Benim ardımdan gelecek Başbakan ve ekibinin de istikrar en önemli hedeflerinden biri olacak. Türkiye'nin milli gelirini 12 yılda 3 kattan fazla artırdık.'haberler.com
İnsana Kendisini Yazlık Marketine Girmiş Gibi Hissettiren 15 An
Issız yazlık marketinin havasını yaşayan, gören bilir. Her maldan sadece tek bir markayı bulabileceğiniz, çeşitlilik olmayan, sadece amaca yönelik ürünlerin bulunduğu, her gittiğinizde sahibinin yemek yediği veya tavla oynadığı, zemini kumlarla kaplı, raflarındaki seyrek düzenlemenin dikkat çektiği, geçici olduğunu hissettiren, insana hüzün veren, 3 ay sonra kepenkleri indirmesi muhtemel yerlerdir.  İşte ıssız yazlık marketinin yarattığı bu havayı gündelik hayatımızda sıkça yaşarız. O an içimize çöreklenen duygunun ne olduğunu kestiremeyiz ama o duygu ıssız yazlık marketine girdiğimizde yaşadığımız tarifsiz hüzündür. İşte sizler için ıssız yazlık marketinin yarattığı hüznü, karmaşayı, karışıklığı yaratan 15 gündelik hayat pratiğini derledik. Okudukça kendinizi güneş yağı kokan, kumlu, rafları boş yazlık marketinde hissedeceksiniz.
Robotlar İnsanoğlunu İşsiz mi Bırakacak?
The Pew Research Internet Project, 2000’e yakın uzmandan fikir alarak yaptığı araştırma kapsamında 10 sene içerisinde robot kullanımının işsizliğe nasıl bir etkisi olabileceğinin cevabını aradı. Araştırmaya katkıda bulunan uzmanların yüzde 48’i, 2025 senesinde robot kullanımının işsizliği arttıracağını öne sürdü. Uzmanların yüzde 52’si ise robotların bazı başka sektörlerde iş fırsatları doğuracağı görüşünü paylaştı. Google’ın üzerinde çalıştığı insansız araba modelini ve Amazon’un uzun vadede posta dağıtımını insansız araçlarla yapmak istemesini örnek gösteren uzmanlar, bu alanlarda çalışan insanların uzun vadede işlerini kaybedeceklerini öne sürdü. Bu fikre katılmayan uzmanlar ise uzun vaadede robotların yok edebileceği sektörlere karşılık yeni iş alanları açılmasında ve insanların bu alanlarda istihdam edilmesinde rol oynayabileceğini savundu.Robot teknolojisi ne kadar gelişirse gelişsin asıl olan insandır. Ve teknolojinin kullanımı nitelikli insan gücüne bağlıdır.teknolojioku
Arda Turan İzmir'de Hayal Kırıklığı Yaşadı
Galatasaray'ın eski kaptanı Arda Turan, Galatasaray-Atletico Madrid maçı öncesi ve sonrası hayal kırıklığı yaşadı.Soma için düzenlenen hazırlık maçında Galatasaraylı taraftarla uzun bir aradan sonra tekrar buluşan Arda Turan maç öncesinde ve sırasında hayal kırıklığı yaşadı. Bazı Galatasaray taraftarlarının maç öncesinde tribünlere çağırılmaması ve tibünlerden kendisini hedef alan tezahüratları duyması sonrasında moralinin oldukça bozulduğu belirtildi. Maç içinde de birçok kez top ayağına geldiğinde ıslıklanana Arda Turan tribünlerde de ikilik yaşanmasına sebep oldu.Arda Turan tüm bunlara rağmen sahadan Galatasaray formasıyla çıkarken kendisine sevgi gösterilerinde bulunan taraftarları da alkışladı. Milli yıldızın bugün sosyal medyada paylaştığı bir söz futbolcunun dün yaşananlara cevap vermesi şeklinde yorumlandı.skorer
Reklam
Wesley Sneijder Monaco'nun Transfer Radarında
James Rodriguez'i yüksek bir bonservis bedeliyle Real Madrid'e satan Monaco'nun hedefinde Galatasaray'ın yıldızı Wesley Sneijder var.Geçtiğimiz sezon yaşadığı ikinciliğin ardından bu sezon gözünü zirveye diken Monaco, kadrosunu Galatasaray'ın yıldızı Wesley Sneijder ile takviye etmek istiyor. L'Equipe'in iddiasına göre transfer listesinin başına Sneijder ve Xherdan Shaqiri'yi koyan Monaco, önümüzdeki günlerde bu iki futbolcu için resmi teklif yapmaya hazırlanıyor. Galatasaray'la olan kontratında 20 milyon Euro'ya serbest kalır maddesi bulunan Hollandalı yıldızın Monaco'nun olası teklifine ne yanıt vereceği merak konusu.eurosport
AB Refah Sınır Kapısının Kontrolünü İstiyor
Almanya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Almanya, Fransa ve İngiltere'nin ortak bir girişimle Refah sınır kapısının kontrolünü Avrupa Birliği'nin üstlenmesi önerisinde bulunduğu belirtildi. Açıklamada, 2007'den beri kapalı olan sınır kapısının Avrupa Birliği'nin kontrolünde tekrar açılmasının amaçlandığı belirtildi. 'İki kilit unsur' AB'nin Kahire'de kalıcı ateşkes için devam eden müzakerelere katkıda bulunmak istediğini vurgulayan Almanya Dışişleri Bakanlığı, uluslararası gözlem misyonunun Gazze Şeridi'ndeki radikal grupların silahsızlandırılmasına yardımcı olabileceğini ifade etti. Kalıcı çözüm için iki kilit unsurun önem taşıdığı kaydedilen açıklamada, bunlardan birinin İsrail'in güvenliğinin tesis edilmesi, diğerinin de Gazze'deki insanların yaşam koşullarının ve ekonomik durumun iyileştirilmesi olduğu belirtildi. 2007'den beri kapalı Gazze Şeridi'nde kontrolün Hamas'a geçtiği 2007 yılından beri sınır kapıları kapalı tutuluyor. İsrail'in ablukası nedeniyle Gazze'de yaşayan 1 milyon 800 bin Filistinli'nin dış dünyayla bağlantısı yok. Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah geçişi ise Filistinliler için en önemli bağlantı noktalarından biri. Refah sınırı 2005-2007 yılları arasında da AB'nin kontrolündeydi. Deutsche Welle Türkçe
Reklam
Bank Asya Bilmecesi: Ali Babacan Görüşme Var Dedi, Yiğit Bulut Yalanladı
Başbakan Yardımcısı Babacan, Ziraat Bankası’nın cemaate yakınlığıyla bilinen Bank Asya’yı satın almak için görüşmeler yaptığını açıkladı. Açıklamanın, Başbakan Erdoğan’ın bankanın mali yapısının iyi olmadığı iddiasından sonra gelmesi dikkat çekti. Bank Asya kaynakları ise Ziraat ile resmi bir görüşme olmadığını söylüyor. Pelin Ünker'in Cumhuriyet'te yer alan haberine göre Ziraat Bankası cemaate yakınlığıyla bilinen Bank Asya’yı satın almak için görüşmelere başladı. Açıklamayı dün bir televizyon kanalına Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yaptı. Başbakan Yardımcısı Babacan, Ziraat Bankası’nın Bank Asya’yı satın alma konusunda görüşmeler yaptığını belirterek, “Henüz bu görüşmeler neticelenmedi ama neticelenirse bizim arzu ettiğimiz bir şey oluşur. Ziraat Bankası, Bank Asya’yı satın alırsa böylece kamunun bir katılım bankası olmuş olur. Bunu arzu ediyoruz. Bankacılık sistemi açısından da bankanın kendisi açısından da olumlu bir sonuç oluşur diye düşünüyoruz” dedi. 17 Aralık yolsuzluk operasyonu ile birlikte iktidara yakın kurumların mevduatlarını çektikleri söylentileriyle gündeme gelen Bank Asya, mart ayında Katarlı Qatar Islamic Bank ile satın alma görüşmelerine başlamıştı. Erdoğan 26 Temmuz’da yaptığı açıklamada, “Şu anda Bank Asya iyi bir konumda değil. Bu aldığım bir bilgidir. Qatar Islamic Foundation bir defa burayı alma noktasında değil. Onu ilan ederek kendilerine oradan piyasalarda psikolojik bir destek sağladılar” demişti. Bank Asya kaynakları ise Ziraat Bankası ile resmi bir görüşme olmadığını söyledi. Başbakanın daha önce yaptığı açıklamaları da hatırlatan kaynaklar, bunun yeni bir gözdağı olduğuna işaret ederek, bir Başbakan’ın bir finans kuruluşu hakkında ‘durumu kötü’ şeklinde bir açıklama yapmasının Bankacılık Yasası’na aykırı olduğuna dikkat çekti. Kaynaklar, Erdoğan’ın Bank Asya’nın fiyatını düşürmek için manipülasyon yaptığı yorumunda bulundu. Babacan, Ziraat Bankası’nın Bank Asya’yı satın alma konusunda görüşmeler yaptığını söylemesi Bank Asya hisselerine alım getirdi. Bankanın hisseleri yüzde 8.26 yükseldi. Bayram sonrası hisseler Erdoğan’ın sözleriyle yüzde 6.20 çakılmıştı. 17 Aralık’tan önceki akşama kadar bankanın hisse senetleri yüzde 40 değer yitirmişti.  YİĞİT BULUT YALANLADI Başbakan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, Ali Babacan'ın Bank Asya'nın Ziraat'e satılacağı yönündeki açıklamasını yalanladı Başbakan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, açıklamaya ilişkin, 'Sayın Bakan'ın sözleri Başbakan Erdoğan 'ın bilgisi dahilinde değildir. Babacan'ın Sözlerini çok speküle ettiler ve ardından bir spekülasyon gelişti. Bank Asya'da yüzde 10′luk, yani TL olarak karşılığı 100 milyon lira civarında bir değer artışı oldu' dedi.
Ebola ile Mücadelede Yeni Umut
Batı Afrika’da çok kısa sürede 729 kişiyi öldüren ve Dünya’da panik yaratan Ebola virüsü, yeni bir salgın başlatmak üzere. ABD’de denenen ZMapp adlı ilaç ise salgını daha ileriye gitmeden bitirebilir. Liberya’da tedavisi olmayan Ebola virüsüne yakalanan Dr. Kent Brantly ve Nancy Writebol, maymunlar üzerinde test edilen ZMapp isimli ilacı kullandı ve iyileşmeye başladılar. Dr. Brantly ve Writebol, Atlanta’daki bir hastanenin karantina bölümünde yatıyor. Gelen son bilgilere göre hâlâ güçsüzler fakat durumları daha iyiye gidiyor. ZMapp, alındıktan 48 saat sonra etkisini göstermeye başlıyor ve 9 gün içerisinde tam etki gösteriyor. Maymunlar ile yapılan denemelerde, Ebola virüsü taşıyan 6 maymundan 4′ü iyileşmeye başlarken, ikisi hayatını kaybetti. Tütün yapraklarından imal edilen ZMapp’in test süreci henüz tam anlamıyla bitmese de, ölmek üzere olduğunu düşünüp yakınlarıyla vedalaşan Dr. Brantly ile Writeboll’u hayata döndürmeyi başardı. İlaç, Afrika ülkelerinde sık sık hortlayan bu virüsün daha fazla can almasını önlemek için kritik önem taşıyan bir adım. ZMapp, küçük bir biyoteknoloji firması olan Mapp Biopharmaceutical tarafından geliştirildi. 2015 yılında son halini alacak ilacın Ebola’yı yeneceği tahmin ediliyor. Stuff
Reklam
Çıplak Aramaya Dava Yok!
Gezi eylemleri sırasında Kadıköy'de gözaltına alınan M.Y. adlı kadının karakolda çıplak aramaya maruz kalmasıyla ilgili olarak polisler hakkında davaya gerek görülmedi. Gerekçe polislerin savunmasına dayandırıldı: 'Piercingini iki kere erkek memura gösterdi.'Radikal gazetesinden İsmail Saymaz'ın haberine göre, İstanbul’daki Gezi Parkı gösterilerinde gözaltına alınan M.Y. adlı genç kadının karakolda çıplak aramaya maruz kalmasına ilişkin polisler hakkında davaya gerek görülmedi. Polisler hakkında soruşturma izni vermeyen Kadıköy Kaymakamlığı, karakolun görüntülerine bakarak, “Bayanın hal ve tavırlarının gayet normal olduğu, tüm alınan şahısların aynı rahatlık içerisinde olduğu” iddiasını ileri sürdü. Görüntülerde, normalinden fazla tutan arama işlemi, “mağdurun takı ve tokalarını çıkarmasının uzun sürmesine” bağlandı. Ayrıca, “Kazağını nezarethane görevlisinin yanında giymesi, filmli cama bakarak üzerini düzeltip omuzlarını açması, göbeğine takılı piercingi iki kez açarak erkek memura göstermesi” tacize uğramadığının delili sayıldı. Şüpheli polislerin anlatımına dayalı kararda, “Taciz edilmiş bir insanın bu tarz bir harekette bulunamayacağı” ifade edildi. Hatay’daki Gezi Parkı gösterilerine katılan Ahmet Atakan'ın ölümünün ardından İstanbul’da 11 Eylül 2013’te protestolar başladı. Eylemin merkezi, Kadıköy Bahariye Caddesi’ydi. Basın açıklamasından sonra polis, eylemcilere müdahale etti. M.Y. de grubun içindeydi. Bir polis tarafından yüzü duvara çevrildi. İddiaya göre ayaklarına iki el boya topu atıldı. Yer yer sürüklenerek gözaltına alındı. İskele Polis Merkezi’ne getirilen M.Y., tuvalete gereksinimi olduğu halde iki saat bekletildi. Ardından Ö.Y. adlı kadın polis tarafından ‘çıplak arama’ uygulamasına tabi tutuldu. Dört kez çömeltildi İddiaya göre Ö.Y. adlı kadın polis, M.Y. adlı kadın eylemcinin bluzunu ve sutyenini çıkarttırdı. Sonra M.Y.’nin sutyeninin içine elini sokup göğüslerini ‘kontrol’ etti. Sutyeni de çıkarttırdıktan sonra M.Y.’nin pantolonu ve külotunu soyundurup dört kez çömelip kalkmasını istedi. Bu sırada kadın polis, M.Y.’nin arkasında durdu. Sonra da öne geçip M.Y.’nin cinsel organına baktı. Ertesi gün serbest bırakılan M.Y. adlı genç kadın, suç duyurusunda bulundu. İstanbul Anadolu Adliyesi Savcılığı, polisler hakkında soruşturma izni verilmesi için dosyasını Kadıköy Kaymakamlığı’na gönderdi. Kaymakamlık, yürüttüğü inceleme sonucunda, soruşturma izni vermedi. Hazırlanan evrakta; M.Y.’yi ilk gözaltına alan polislerin yüzlerinin görünmediği, götürüldüğü İskele Polis Merkezi’nde nezarethane sorumlusu olan A.S. adlı polisin herkese eşit muamelede bulunduğu ve genç kadının adını hatırlamadığı ifade edildi. Karakolun lavaboya giriş çıkış görüntülerine bakıldığında A.S.’nin de bir suçunun olmadığı kaydedildi. 'Tacize uğrasa...' Ö.Y. adlı polise yönelik 'çıplak arama' suçlaması ise adeta mağdurun sorgulanmasına dönüştü. Karakol görüntülerine göre, “Bayan hal ve tavırlarının gayet normal olduğu, tüm alınan şahısların da aynı rahatlık içerisinde olduğu” ileri sürüldü. DVD’ler incelendiğinde üst araması süresinin uzun olduğu saptandı. Polis Ö.Y. ise “bu uzunluğu” mağdurun takı ve toka sayısının fazlalığına bağladı. Kararda, şöyle denildi: “Üst arama süresinin her ne kadar uzun olduğu iddia edilmiş ise de polis Ö.Y.’nin ifadesinde, kendisinin astım hastası olduğu ve odada yoğun gaz bulunduğundan havaya ihtiyaç duyduğu, müştekinin ağır hareket etmesinden dolayı defalarca biraz acele etmesi için rica etmesine rağmen şahsın aşırı derecede yavaş hareket ettiği, üzerindeki toka ve takılarını çıkartmasının uzun sürebileceği yapılan üst arama tutanağında yazılan malzemelerden anlaşıldığı...” Ö.Y. adlı kadın polisin beyanına itibar edilerek, çıplak arama mağduru töhmet altında bırakıldı. Mağdurun, “Kazağını nezarethane görevlisinin yanında giymesi, filmli cama bakarak üzerini düzeltip omuzlarını açması, göbeğine takılı piercingi iki kez açarak erkek memura göstermesi taciz edilmiş bir insanın bu tarz bir harekette bulunamayacağı”nın delili sayıldı. Kaymakamlık, bu nedenle iki polis hakkında soruşturma izni vermedi. İstanbul Bölge İdare Mahmemesi de itirazı reddedince savcılık, geçen 22 Temmuz’da kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti. İkinci çıplak aramaya soruşturma izni Bu arada M.Y. ile aynı gün gözaltına alınan bir başka kadın da 37 yaşındaki M.P.B.’ydi. Sokakta bir polisin tekme atması üzerine ayağı çatlayan M.P.B. kelepçelenerek polis aracına bindirildi ve gözaltına alındı. Sonra İskele Polis Merkezi’ne getirildi. Ayaküstü sorgulanan M.P.B.’ye, “Twitter ve Facebook kullanıyor musun?” diye soruldu. Ardından aynı kadın polis tarafından çıplak aramaya maruz bırakıldı. Ertesi gün serbest kalan M.P.B., ‘eziyet, işkence, kasten yaralama, haksız arama ve görevi kötüye kullanma’ suçlarından şikayetçi oldu. Anadolu Adliyesi Savcısı Fatih Dirican, 8 Nisan 2014’te kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcı Dirican, o gün eyleme 6 bin kişinin katıldığını, taşlı ve molotofkokteyli direnç gösterilmesi üzerine polisin müdahale ettiğini belirterek, dava açmaya yeterli emarenin bulunmadığını savundu. İtirazı değerlendiren İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi, “iddia edilen olay tarihinde anılan karakolda görev yapan görevlilerin tespit edilerek, gerekirse yüzleştirme yapılıp bunun sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini” belirterek, kararı bozdu. Böylelikle, soruşturma yeniden açıldı.Haber: İsmail Saymaz | RadikalKaynak: CNN Türk
7 İlde HES ve RES'ler İçin 'Acele Kamulaştırma Kararı'
Bakanlar Kurulu, rüzgar enerjisi santralları (RES), hidro elektrik santralları (HES) ve elektrik iletim hatları için yedi ayrı 'acele kamulaştırma' kararı aldı.Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında harita ekleriyle yayınlanan kararlara göre, Ordu, Balıkesir, Manisa, Siirt, Muğla, Artvin ve Mersin illerini kapsayan çeşitli bölgelerde 'acele kamulaştırma' yapılacak. Buna göre, 380 kV Ordu-Reşadiye enerji iletim hattı projesi kapsamında bazı taşınmazlar Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Balıkesir ilinde kurulacak Kapıdağ Rüzgâr Enerji Santralinin yapımı amacıyla da bazı taşınmazlar Hazine adına tescil edilmek üzere Maliye Bakanlığı tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Manisa ilinde kurulacak Kuyucak Rüzgâr Enerjisi Santralinin yapımı amacıyla bazı taşınmazlar Hazine adına tescil edilmek üzere Maliye Bakanlığı tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Siirt ilinde kurulacak Çetin Barajı ve Hidroelektrik Santralinin yapımı amacıyla bazı taşınmazlar da Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Mersin ili Çamlıyayla Havza trafo merkezi projesi kapsamında bazı taşınmazlar da Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Artvin ili Alanbaşı - Yeni Tortum enerji iletim hattı projesi kapsamında bazı taşınmazlar Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Muğla kurulacak Akyar Rüzgâr Enerjisi Santralinin yapımı amacıyla bazı taşınmazlar da Hazine adına tescil edilmek üzere Maliye Bakanlığı tarafından 'acele' kamulaştırılacak.DHA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
… Başbakan’ın aralarında 3 yıl olan iki konuşmasında da, etnik kimliklerle ilgili olarak aynı vurguyu yapmış olması, bunun artık bir dil sürçmesi olmadığını, “amacını aşan” bir söz olmadığını açıklıkla ortaya koyuyor. Ve ne yazık ki ortaya ırkçı bir Başbakan portresinin çıkmasına da neden oluyor. Bir etnik kimliği hakaret olarak algılamak, ondan söz ederken “affedersiniz” eklemesi yapma ihtiyacını duymak, başka hiçbir şeye işaret etmiyor.Bu açık bir ırkçı nefret suçudur! Ama kuşkusuz ki Türkiye’de kovuşturulamayacak bir suç! Birincisi söyleyen Başbakan, yargı kendisine bağlı, hiçbir savcının cesaret edip de bir fezleke düzenleyemeyeceği bir sistem var. İkincisi zaten dokunulmazlığı var, üçüncüsü cumhurbaşkanı olmayı da başarırsa zaten artık hayatının sonuna kadar sürecek bir dokunulmazlığa da sahip olacak!Ama işlediği bu suçun kovuşturulamıyor olması, bu suçun üzerine yapışmış bir kara leke olarak ebediyete kadar kalmasına da engel olmayacak. Tarih, birçok başka kötü özelliklerinin arasında “ırkçı” sıfatını da isminin önüne ekleyecek, öyle anılacak. Bundan sonra istediği kadar kardeşlikten, “yaradılanı yaradandan dolayı sevmekten” söz etsin.
Reklam
Rus Gençlerden Chatrolutte'te Mastürbasyon Şakası
Canlı sohbet sitesi Chatrolutte’te Rusya’dan ilginç bir mastürbasyon şakası görenleri şaşkına çeviriyor. 2 gencin webcam açan insanlara yaptıkları mastürbasyon şakası sonrası insanların tepkisi ilginç oluyor. Özellikle 3.33′e dikkat diyoruz.
Reklam
Android Telefonlara Çoklu Kullanıcı Desteği Geliyor
Eğer bir Android tabletiniz varsa çoklu kullanıcı desteğini Android 4.2 Jelly Bean sürümünden bu yana kullanıyorsunuzdur. Google'ın şu ana dek sadece tabletler için geliştirdiği çoklu kullanıcı desteği Android L geliştirici ekibinden gelen habere göre sonbaharda resmen kullanıcıların hizmetine sunulacak. Google'ın ilk olarak tabletler için geliştirdiği, akıllı telefonlar için de düşünülen ancak başarısızlıkla sonuçlanan çoklu kullanıcı desteğiyle akıllı telefonda birden fazla kullanıcı modu oluşturulabilecek. Örneklendirecek olursak; sadece çocuğunuzun için çocuk modu oluşturabilir ve çocuğun erişebileceği içerikleri sınırlandırabilirsiniz. Yine iş hayatı ya da gündelik hayat için de kendinize özel kullanıcı modlar oluşturabilirsiniz. Ya da LG'nin son dönem telefonlarında yer verdiği gibi misafir modu da oluşturabilirsiniz. Çoklu kullanıcı desteğini Android L ile birlikte akıllı telefon sahiplerine sunacağını müjdeleyen geliştirici ekip, ayrıca hızlı ayarlar menüsünde de değişiklik ön gerebilir. Zira kullanıcıların özelleştirilebilir hızlı ayarlar menüsü için pek çok isteği geliştiricilere ilettiği biliniyor. kaynak: engadget
LG G3'ü Bir Hafta Boyunca Ücretsiz Denemek Mümkün
LG Electronics, benzersiz özellikleriyle göz dolduran ve büyük ilgi gören yeni amiral gemisi LG G3’e özel yepyeni bir kampanya sunuyor. Eylül ayı sonuna kadar devam edecek ve İstanbul, Ankara ve Antalya’daki anlaşmalı Turkcell mağazalarında geçerli olan ‘Dene ve Al’ kampanyası LG G2’den sonra bu defa LG G3 ile devam ediyor. LG G3’ü almak isteyenlere yedi gün ücretsiz olarak deneme imkanı sunuluyor. Akıllı telefonunuzu satın almadan önce deneyerek test edebilme şansını veren kampanya ile bir hafta sonunda dilerseniz telefonunuzu kampanyanın geçerli olduğu mağazalara iade edebilir ya da satın alabilirsiniz. · PERA TURKCELL FLAGSHIP - Beyoğlu · KANYON TURKCELL FLAGSHIP – Kanyon AVM · CAPİTOL TURKCELL FLAGSHIP - Capitol AVM · BAGDAT CAD TURKCELL FLAGSHIP - Bagdat Caddesi · MARKANTALYA TURKCELL FLAGSHIP - Muratpaşa / Antalya · NEXT LEVEL TURKCELL FLAGSHIP – Çankaya / Ankarateknolojioku
Gazetelerde Bugün | 7 Ağustos Perşembe
Hürriyet: Kritik üçgen için savaş Milliyet: Can pazarı  Sabah: Önce bedava tatil, şimdi de rüşvet tapesi Vatan: MİT’te ‘paralel istihbarat’ tasfiyesi  Taraf: Bu yolun sonu IMF’ye çıkar Yeni Şafak: Millete hakarette birbiriyle yarıştılar Birgün: Çok affedersiniz faşist Zaman: Musul rehinelerinin ailelerinden suç duyurusu Star: Tehdit savurana haddi bildirilir  Cumhuriyet: Afedersin ırkçısın  Akşam: 12 bin sayfalık şantaj dosyası  Evrensel: Tarih affetmez  Agos: Agos'un Sözü: Allah affetsin
Reklam