onedio
'Soma Turnuvası'nda Fikstür Belli Oldu!
Fenerbahçe, Beşiktaş ve İngiltere Premier Lig takımlarından Chelsea'nin katılımıyla 8 Ağustos Cuma günü Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nın ev sahipliğinde, Soma maden faciasında kaybedilen madencilerin aileleri için düzenlenecek 3’lü turnuvanın fikstürü ve maçların başlama saatleri belli oldu. Mini lig formatında 45’er dakika üzerinden oynanacak 3 maç şeklinde düzenlenecek turnuvada fikstür şöyle: 1.Maç: Fenerbahçe-Beşiktaş 20.30 2.Maç: Fenerbahçe-Chelsea 21.30 3.Maç: Chelsea-Beşiktaş 22.30 EŞİTLİKTE ŞAMPİYON KURA İLE BELİRLENECEK Maçlarda; beraberliğe 1 puan, galibiyete 3 puan verilecek. En fazla puana sahip takım, turnuvanın kazananı olacak. Turnuvada, uzatma ya da penaltı atışı olmayacak. Aynı averaja sahip olunursa birinci kura ile belirlenecek, takımlar istediği kadar oyuncu değiştirebilecek. Maçta gösterilen kartlar sonraki resmi maç için geçerli olmayacak. Organizasyonda elde edilecek tüm hasılat, masraflar çıktıktan sonra Soma’da hayatını kaybeden madencilerin ailelerine bağışlanacak. DÜNYA YILDIZLARI KADIKÖY'DE Teknik Direktörlüğünü Jose Mourinho’nun yaptığı ve kadrosunda John Terry, Fabregas, Fernando Torres, Eden Hazard, Diego Costa gibi dünya yıldızlarını barındıran Chelsea, turnuva ile ilgili olarak herhangi bir gelir talebinde bulunmadı. Skorer
'Recep Tayyip Erdoğan IŞİD'in Rehinidir'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın Musul'da Türk vatandaşlarını kaçıran IŞİD örgütünün rehini olduğunu savundu; 'IŞİD’i eleştirmiyor, IŞİD’e bir tepki göstermiyor' dedi. Ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Irak'ta ilerleyen ve Musul'da Türk vatandaşlarını rehin alan IŞİD örgütüyle ilgili hükümeti suçladı. 'IŞİD’in bir terör örgütü olduğunu biliyoruz. Suçsuz yere insanları boğazlayan insanlar dünyanın her tarafında terörist olarak adlandırılırlar. IŞİD’in elindeki silahların da Recep Tayyip Erdoğan tarafından verildiğini de biliyoruz. Recep Tayyip Erdoğan şu anda IŞİD’in rehinidir. IŞİD tarafından rehin alınmıştır. 49 vatandaşımız rehin alındı, kendisinden ses çıkmıyor. IŞİD’i eleştirmiyor, IŞİD’e bir tepki göstermiyor. Onun bütün tepkisi içeride ben kişisel kariyerimi nasıl güçlendirebilirim. Nasıl fırsat bulur da Ekmel Bey'e (İhsanoğlu) şu veya bu şekilde sataşırım, bunun hesabı içinde. Biz IŞİD’in terör örgütü olduğunu defalarca dile getirdik. Türkiye’de ilk dillendiren de biziz CHP olarak. Biz Ortadoğu’da barışın, huzurun olmasını istiyoruz. Sizin ülkenizin 49 vatandaşı Musul’da rehin alınıyor, bayrağı indiriliyor, insanlar aylardır oradalar fakat bu ülkenin Başbakanı'ndan ses çıkmıyor. Bunu içimize sindiremiyoruz ve bunu doğru bulmuyoruz. IŞİD açıkça Recep Tayyip Erdoğan'ın koruması altında, Türkiye’de korunuyor.' '%50'nin üstü yok' Kılıçdaroğlu, ilk turu 10 Ağustos'ta cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili yapılan anketleri de değerlendirdi. 'AKP’nin klasik numarası, bize gelen anketlerin hiçbirinde böyle bir tablo yok. Yani yüzde 50’nin üzerine çıkan bir tablo yok' dedi. Kaynak: Al Jazeera
Bu Hafta 4 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta 1'i yerli 4 film, vizyona girdi.''Toprağa Uzanan Eller'' Ömer Can'ın yönettiği, Şerif Sezer, Nail Kırmızıgül, Melih Selçuk ile Medya İzgi'nin rol aldığı ''Toprağa Uzanan Eller'', Çukurova'daki mevsimlik işçilerin yaşamları ve çalışma koşullarını, çocuk gözünden masalsı bir dille anlatıyor. Senaryosu Eda Tezcan ile Ramazan Demirli tarafından kaleme alınan dram türündeki film, özetle şöyle: ''Toprak, Urfa'dan Çukurova'ya mevsimlik işçi olarak giden bir ailenin ortanca çocuğudur. Sekiz yaşına gelmesine rağmen, hiç okula gitmemiş ve nüfusa henüz kaydedilmemiştir. Ablası Zehra, başlık parası için babası yaşında bir adam ile sözlenmiştir. Toprak'ın küçük kardeşi Zeliha ise geçirdiği çocuk felci sonrası görme yetisini kaybetmiştir. Toprak, Zeliha'ya karşı her zaman koruyucu bir tavır takındığından ve bir nevi babalık rolü üstlendiğinden, kardeşinin üzülmesine hiç dayanamamaktadır. Yaşadıkları sefalet ve sıkıntıları anlamaması için Zeliha'ya bir masal anlatmaya başlayan Toprak, hayatlarındaki tüm olumsuzlukları, gözleri görmeyen kardeşine farklı anlatır. Masalda, hasta prensesi kurtarmak isteyen aile, 'Pamuk Kralı'nın ülkesine gitmek ve ona bir 'Pamuk Denizi' yapmak zorundadır. Böylece kraldan bir dilekte bulunabilecekler ve prenses iyileşecektir. Bu aslında kendi yaşamlarının masalsı ve süslü bir anlatımıdır. Bir süre sonra, masal öyle bir hal alır ki Toprak da Zeliha gibi bu masala inanmaya başlar.'' ''Keşke Burada Olsam'' Yönetmenliğini Zach Braff'ın yaptığı ''Keşke Burada Olsam''ın oyuncu kadrosunda, Kate Hudson, Zach Braff, Mandy Patinkin ile Pierce Gagnon bulunuyor. Dünya prömiyerini 2014 Sundance Film Festivali'nde yapan filmin konusu şöyle: ''Aidan Bloom, yetişkin sorumluluğunu pek de taşıyamayan iki çocuklu bir aile babasıdır. 35 yaşına gelmiş olmasına rağmen, hayattaki yönünü bulamamıştır. Güzel karısı Sarah, kocasının aklı beş karış havada hallerine sinirlense de aileyi bir arada tutmaya çalışır. Babası torunlarının okul masraflarını ödeyemeyince, Aidan çocuklarını kendi eğitmeye karar verir. Onlara bildiklerini aktarmaya çalışırken, aslında kendisinin de hayata dair pek az şey bildiğini fark edecektir.'' ''Galaksinin Koruyucuları'' 'Iron Man', 'Thor', 'Kaptan Amerika' ve 'Yenilmezler' gibi film serilerini sunan ABD'li çizgi roman yayımcısı Marvel, yeni yapımı ''Galaksinin Koruyucuları'' ile aksiyon ve macera tutkunlarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. James Gunn'un yönettiği film, izleyicileri maceraperest Peter Quill'in tüm evreni tehdit eden hırslara sahip, güçlü bir kötü karakter olan Ronan'ın çok istediği esrarengiz bir gök cismini çaldıktan sonra acımasız bir ödül avının nesnesi haline geldiği maceraya götürüyor. ''Attila Marcel'' ''Belleville'de Randevu'' ile 'Sihirbaz' animasyonlarıyla tanınan ve dört Oscar adaylığı bulunan yönetmen Sylvain Chomet, ilk canlı aksiyon filmi ''Attila Marcel'' ile sinema izleyicisinin karşısına çıkıyor. Başrollerini Guillaume Gouix, Anne Le Ny ve Bernadette Lafont'un paylaştığı film özetle şöyle: ''30'larındaki Paul, iki yaşından beri ona bakan iki aristokrat halasıyla Paris'te bir apartman dairesinde yaşamaktadır. Halalarının en büyük hayali, Paul'u bir piyano virtüözü olarak görmektir. Apartmanlarındaki Madame Proust ile tanışana dek dış dünya ile bağını kesen Paul, hayatın diğer yönlerini hiç deneyimlememiştir. Bu sıradışı kadının müzikle harmanlayarak Paul'a sunduğu bitki çayı, Paul'un bastırdığı hatıralarını su yüzüne çıkartır.'' AA
İlk Kez Çikolata Yiyen Kakao İşçileri
Muhabir Selay Marius kakaonun yetiştirildiği Fil Dişi'ne gider ve işçilere kakaodan yapılan çikolata verir. Çikolatayı ilk kez deneyen kakao işçilerinin tepkileri kamerada... Kakao işçileri, küresel tedarik zincirinin en alt halkasını oluşturuyor ve günde yaklaşık 7 Euro'ya çalışıyor.
Dopingde Utandıran Tablo
Uluslararası Atletizm Federasyonu (IAAF), son dönemde doping kullanarak ceza alan atletlerin yer aldığı listeyi güncellediIAAF'nin resmi internet sitesinde yayımlanan listede, 355 sporcunun 46'sını Türk atletler oluşturuyor. Listede, ikinci kez doping kullandığı tespit edilen milli atlet Binnaz Uslu'nun ömür boyu spordan men cezası aldığı da belirtildi. Türkiye Atletizm Federasyonu Disiplin Kurulu yetkililerinden alınan bilgiye göre, Uslu, 23 Mayıs tarihli disiplin kurulu kararıyla ömür boyu müsabakalardan men edildi. IAAF'nin listesinde bulunan milli atletler şöyle: Umut Aday, Elif Akbaş, Burcu Akmazoğlu, Emrah Altunkalem, Eşref Apak, Çağdaş Arslan, Veysi Aslan, Mazlum Aydemir, Süreyya Ayhan Kop, Büşra Baş, Alemitu Bekele, Sarık Bilgin, Hasan Birinci, İsa Can, Gökçe Çelenk, Emrah Çoban, Kübra Danış, Burak Demir, Oğuzhan Demir, Fatih Eryıldırım, Dilek Esmer, Batuhan Eruygun, Emel Güngör, Ummuhani Karaçadır, Kıvılcım Kaya, Esen Kızıldağ, Cansu Korur, Yeliz Kurt, Özge Kurteş, Serkan Lapçin, Melis Mey Karin, Simge Olçun, Urfan Özalan, Gülsüm Özdemir Güneş, Narin Sağlam, Tuğçe Şahutoğlu, Pınar Saka, Furkan Şen, Kaan Şencan, Serhat Soyer, Serdar Tamaç, Berkay Tolun, Semra Türk Akdoğan, Binnaz Uslu, Elif Yıldırım, Ebru Yurddaş.Cumhuriyet
Reklam
Meke Gölü Kurudu, Kırmızıya Büründü
KONYA'nın Karapınar İlçesi sınırlarında bulunan ve dünyanın nazar boncuğu olarak adlandırılan Meke Gölü yüzde 99 oranında kurudu. Yağışların az olması ve yer altı sularının çekilmesiyle kuruyan krater gölde, tuz tabakaları oluştu. Su bulunan az bir bölümü ise kırmızı renge büründü. Artık eski görünümünden eser kalmayan Meke Gölü'nde oluşan kırımızı görüntü 'Meke gölü kururken kan ağlıyor' yorumlarına neden oldu. Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Doç. Dr. Fetullah Arık, Meke Gölü'nün volkanik bir göl olduğunu söyledi. Bu özelliğiyle de dünyanın nazar boncuğu olarak bilindiğini ve dünyada bu tür oluşumların yaygın olmadığını belirten Arık, 'Ancak son yıllarda artan kuraklık ve yer altı suyu tüketiminden Meke Gölü de nasibini aldı. Hemen yanı başımızda bulunan bu doğal güzellik yok olma noktasına geldi. Zaten bir kaç yıldır can çekişiyordu ve şimdi bitme noktasına geldi. Yer altı seviyesi bütün havzada düştüğü için artık Meke Gölü de yer altı sularından beslenmiyor ve ancak mevsimsel yağışların birikimi ile su topluyor.' dedi. BU GÜZELLİK TARİHE KARIŞACAK Meke Gölü'nün tuzlu bir göl olduğunu ve geçmiş dönemlerde tuz havzası olarak kullanıldığını belirten Arık, 'Su azaldıkça ve buharlaştıkça tuz kristalleri oluşuyor. 1-2 yıl sonra orada tamamen tuz kristallerinden oluşmuş bir bölge göreceğiz. Daha sonraki süreçte çöl rüzgarı ile tozlar orayı tamamen kapatınca da böyle bir güzellik tarihe karışmış olacak. Şu anki gidişat ta bunu gösteriyor.' diye konuştu. KIRMIZIYA BÜRÜNDÜ Kuruyan Meke Gölü'ndeki su birikintisinde oluşan kırmızı renge de açıklık getiren Arık, şunları söyledi: 'Birçok tuzlu ve sodalı göllerde bu oluşumu görüyoruz. Bunlar bu tür göllerde oluşan bir takım mikro organizmaların kalıntıları. Belirli gün ve dönemlerde yoğunlaşarak kırmızı rengi verirler. Su miktarı ciddi bir şekilde azaldığı için sanki gölde tamamen kırmızıya boyanmış gibi görünüyor.' MEKE GÖLÜ KURURKEN KAN AĞLIYOR Meke Gölü'nde yaşanan kırmızı görüntüyü 'Meke Gölü kururken kan ağlıyor' şeklinde yorumlayan Arık, 'Meke şu an da orta Anadolu’daki göller ve sulak alanlar gibi kan ağlıyor. Geçen zaman zarfında birçok sulak alanımız kurudu. Bu sadece insanların yoğun kullanımından değil devam eden kuraklıktan kaynaklanıyor. Yıllık yağış ortalaması bölgede metrekarede 320 milimetre seviyesinde iken son bir kaç yıldır 300'ün altına düştü. Dengenin sağlanması için yağışı periyodu beklememiz gerekiyor.' dedi.Mehmet Kayhan YILDIZ KONYA DHA
Kitlesel Yok Oluş Süreci Başlamış Olabilir
Bilim insanları Dünya'nın tanık olacağı altıncı kitlesel ölüm sürecinin başlamış olabileceğini belirtti. Bitki ve hayvan türlerindeki hızlı azalmanın kitlesel ölüme işaret edebileceği ifade edildi. Dünya bugüne kadar beş defa tanık olduğu ve yeryüzündeki tüm bitki ve hayvan türlerinin sonunu getiren kitlesel yok oluşa yeniden tanık olabilir. Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın altıncı kitlesel ölüm sürecinin başlangıcında yer aldığını düşünüyor. Science dergisinde yayımlanan araştırmada, 1500 yılından bu yana karada yaşayan 320'den fazla omurgalı hayvanın yok olduğuna dikkat çeken bilim insanları, omurgalı hayvan türlerinin yüzde 25 azaldığını belirtti. Araştırmada kabuklular, solucanlar, kelebekler ve daha birçok omurgasız canlı türünün sayılarının da azaldığına dikkat çekildi. ABD'nin Stanford Üniversitesi'nden Biyolog Rodolfo Dirzo, 65 milyon yıl önce dünyaya hükmeden dinozorlarla birlikte kitlesel ölüme neden olan meteor çarpmasının aksine, altıncı kitlesel ölümün insan kaynaklı olacağını vurguladı. Nature dergisinde Mart 2011'de yayımlanan ve fosil kayıtlarıyla modern gözlemlere dayanan eski bir araştırma, yeni kitlesel yok oluşun 300 ila 2000 yıl arasında yaşanabileceğini öngörmüştü. Hayvanların nesli hızla tükeniyor Bilim insanları, hayvan türlerinin üçte birinin yok olma tehlikesi yaşadığını ve başta filler, gergedanlar ve kutup ayıları olmak üzere büyük hayvanların en fazla risk altında olduğunu belirtti. Zebra, zürafa ve fil gibi hayvanların arınması halinde toprakların yabani otlar ve kemirgenlerle dolacağını belirten araştırmacılar, bu durumun insanlar için çok ağır sonuçlar doğuracağını belirtti. Kemirgenlerin istila edeceği bir dünya, salgınların da kısa sürede tüm insanlığa bulaşmasına neden olabilir. Araştırmanın başında yer alan Biyolog Dirzo, 'bitki örtüsünün azalması çok ciddi sonuçlara yol açan bir döngü başlatabilir' ifadesini kullandı. Araştırmalar, son 50 yıl içinde insan nüfusu iki katına çıkarken, omurgasız hayvanların oranının yüzde 45 azaldığını gösterdi. Bu azalmanın en büyük nedenleri, iklim değişikliği ve yaşam alanlarının daralması. Duke Üniversitesi'nden Biyolog Stuart Primm'in mayıs ayında yaptığı araştırma, insan etkisi nedeniyle hayvanların yok olma hızının neredeyse 1000 kat arttığına işaret etmişti. Dirzo, altıncı kitlesel ölümü yavaşlatmanın birlikte çalışma gerektirecek uzun bir zaman alacağını ifade ederek, hayvanlara ait temel yaşam alanlarının korunması gerektiğini belirtti. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Ateşkes Sona Erdi, Taraflar Birbirini Suçluyor
İsrail ordusu sözcüsü, Gazze Şeridi’nin güneyindeki çatışmalarda Filistinli gruplar tarafından bir İsrail askerinin esir alındığını bildirdi. İsrail ordusu sözcüsü Yarbay Peter Lerner, basına yaptığı açıklamada, Gazze’nin güneyinde tünelleri yok etmeye çalışan İsrail askerlerinin saldırıya uğradığını ve bir askerin esir alındığını söyledi. Esir askerin 23 yaşındaki teğmen Hadar Goldin olduğu belirtiliyor. HAMAS: ATEŞKESTEN 1 SAAT ÖNCE ESİR ALDIK Hamas Siyasi Büro üyesi Musa Ebu Merzuk, 1 İsrailli subayın esir alındığını, ancak bunun sabah saatlerinde açıklanan ateşkesten önce gerçekleştiğini bildirdi. Ebu Merzuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'İsrailli 1 subayın esir alınması ve 2 askerin öldürülmesi ateşkesten önce gerçekleşti. Dolayısıyla ateşkesi ihlal etmenin bir gerekçesi bulunmuyor. İsrail ateşkesi tek taraflı bozdu, biz ateşkese bağlıyız sadece maruz kaldığımız saldırılara cevap veriyoruz' dedi. Al Jazeera'nin verdiği bilgiye göre, İsrail ordusu askerin saat 09.30'da, ateşkes başladıktan bir saat sonra esir alındığını iddia ediyor.  AA ve Al Jazeera
Erdoğan İçin Sahte Plaka İddiası
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, YSK'ya başvurarak Cumhurbaşkanı Adayı ve Başbakan Erdoğan'a yapılan bağışların denetlenmesi, kamu kaynaklarından yararlanmasının önlenmesi ve sahte plaka takarak Başbakanlık makam aracını kullanarak seçim yasaklarını çiğnediği iddia ederek acilen karar alınmasını talep etti.CHP'li Umut Oran, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven'e 1,5 sayfalık dilekçeyle başvurusunda, 'Erdoğan'ın sahte plaka takarak Başbakanlık makam aracını kullanıp seçim yasaklarını çiğnediğini, diğer adaylar açıklamasına rağmen bağış hesabına yatırılan paraları açıklamadığını, bazı valilerin iş adamlarını çağırarak Erdoğan'a bağış yapmaları telkininde bulunduğunu' iddasında bulundu. Cumhurbaşkanlığı seçimi Kanunu uyarınca seçim bağış ve harcamalarına ilişkin belgelerin seçim sonuçlarının kesinleşmesinden 10 gün sonra YSK'ya sunulacak olmasının geri dönülmesi imkƒnsız, seçim sonucuna etki edecek haksız rekabet koşulları oluşturduğuna dikkat çeken Umut Oran, YSK'nın acilen konuyu incelemesi gerektiğini başvurusunda şu şekilde ifade etti: 'Yetki YSK'da' '6271 sayılı Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu uyarınca 10 Ağustos 2014 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayların bağış ve harcamalarını denetim yetki ve görevi malumunuz olduğu üzere YSK'ya verilmiştir.' 'Sahte plakayla makam aracı kullandı' 'Adaylardan birisinin halen Başbakanlık görevini sürdürüyor olması, diğer iki aday karşısında kendisine haksız rekabet olanakları sunmaktadır. Aday Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim propaganda ve yasaklarının başladığı 31 Temmuz 2014 tarihine kadar devletin tüm olanaklarını özel jet uçağı ve helikopterini kullanarak, kamu harcamalarıyla inşa edilen tesislerin açılışını yapması, adil ve eşit olmayan bir yarış sürdürülmesine yol açmıştır. 31 Temmuz 2014'te ise Aday Erdoğan, Van'daki temaslarında T.C. Başbakanlığının 002 plakalı resmi zırhlı makam aracını bu kez üzerine 06 BV 8534 sayılı sahte bir plaka takarak kullanmış, seçim yasaklarını açıkça çiğnemiştir. Cumhurbaşkanlığı seçiminin diğer iki adayı günlük olarak kendilerine yapılan toplam bağış miktarlarını açıklayarak saydam bir demokrasi sınavı vermektedir. Buna mukabil Aday Erdoğan ise bu konuda tek kelimelik açıklama dahi yapmamış, bilakis çeşitli illerde valilerin bizzat devreye girerek makamlarına çağırdıkları işadamlarından Erdoğan'ın hesabına 'bağış' yapılmasını 'talep ettikleri' yaygın bir biçimde dile getirilmeye başlanmıştır.' 'Hazine yardımı teklifim halen bekliyor' 'Cumhurbaşkanlığı seçiminde mali anlamda yaşanacak haksız rekabeti önlemek için adaylara Hazine yardımı yapılmasını içeren 2/2030 esas numaralı yasa teklifim maalesef AKP iktidarının bilerek görmezden gelmesi nedeniyle halen komisyonda görüşülmeyi beklemektedir. Keza, Başbakan'ın aday olması halinde YSK'nın Cumhurbaşkanı Geçici Aday listesini ilan edeceği tarihte (8 Temmuz 2014) Başbakanlıktan çekilmiş sayılacağına ilişkin 2/2124 esas numaralı yasa teklifim de aynı akıbete uğramıştır.' 'Milletin bana verdiği görevle size başvuruyorum' 'T.C. Anayasasında Yüksek Seçim Kurulu bağımsız yargı organı olarak tanımlanmıştır. Yine Anayasamıza göre Türkiye Büyük Millet Meclisi de üç bağımsız erkten birisi, yasama erkidir. Yasama Organı üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili olarak kamuoyunca yoğun biçimde dile getirilen bu haksız, adil olmayan uygulamaları dikkatinize sunmak görevlerim arasında bulunmaktadır. Milli Egemenliğin tecelli ettiği TBMM'nin bir üyesi olarak, millet adına yürütme organını, kamu kurum-kuruluşlarını denetlemek de görev ve yetkilerim arasındadır.' 'Telafisi imkansız durumu acilen önleyin' 'Tüm bu nedenlerle aday Recep Tayyip Erdoğan'ın diğer sayın adaylar Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş karşısında sınırsız kamu kaynağı kullanımıyla elde ettiği haksız, adil olmayan seçim yarışına el atmanız zorunluluk arz etmektedir. Aday Erdoğan'ın bağış hesabına ne kadarlık bağış yapılmıştır, bunlar nerelere harcanmaktadır, seçim yasağına rağmen niçin Başbakanlık makam aracını sahte plaka takarak kullanmaktadır şeklindeki sorulara yanıtların YSK tarafından aranması 76 milyon vatandaşımızın beklentisidir. 6271 sayılı Kanunun 14/6'ncı maddesi uyarınca seçim bağış ve yardımları ile harcamalarını incelemek için seçim sonucunun kesinleşmesini beklemeniz, telafisi olanaksız, geri dönülemez ve seçim sonucuna etki edecek gelişmelere yol açacaktır, açmaktadır. İvedi karar alınmasını gerektiren keyfiyeti, Yüksek Seçim Kurulu'nun değerli Kurul Üyelerinin bilgilerine saygıyla sunarım.'CNN Türk
Karayolunda '10 Numara' Şüpheli
Son günlerde peş peşe otobüslerin yanmasıyla yeniden gündeme gelen '10 numara yağ' kabusu bir türlü önlenemiyor. Dün şehirlerarası D- 100 ve D- 650 karayollarında sık aralıklarla '10 numara yağ var' tabelasını görüntülendi. Hidrolik yağı olarak bilinen, yasak olmasına karşın araçlarda yakıt olarak kullanılan 10 numara yağ satışında son dönemde büyük artış olduğu belirtildi. Sakarya ve İzmit'te karayolları üzerinde 50'den fazla noktada 10 numara yağ satışı yapılan yere rastlanırken, bunlardan '1.5 litre 4 lira' tabelasının bulunduğu satış yerinde bir otobüsün durup bagajına hortumla yağ aldığı da görüntülendi. PAMUKOVA'DA GÜNDE 10 BİN TENEKE SATILIYOR Bir akaryakıt dağıtım şirketi tarafından bir süre önce yapılan araştırmada, bir günde sadece Pamukova İlçesi'nde 10 bin teneke 10 numara yağ satıldığı ortaya çıktı. Çeşitli markalarda genellikle 16-18 litrelik tenekelerle veya dökme olarak satılan 10 numara yağın teneke fiyatı 28 ile 35 lira arasında değiştiği saptandı. D- 650 karayolunun Adapazarı’ndan- Pamukova- Mekece güzergahında 20’in üzerinde 10 numara yağ satan yer bulunurken, trafiğin daha az olduğu D-100 karayolunun Adapazarı- İzmit arasında ise 10 numara yağ satış noktasının daha az olduğu görüldü. SADECE YAĞ SATIYORUZ DİYORLAR Bu arada 10 numara yağ satanlar, ‘Sadece 10 numara yağ satıyoruz’ diyerek solvent karışımlı hileli akaryakıt satmadıklarını söyledi. Ancak bazı işyerlerinin önlerinde park halindeki minibüslerde, içinde solvent bulunduğu iddia edilen tenekeler olduğu ileri sürüldü. YARGITAY’IN KAÇAK YAĞ KARARI Yargıtay akaryakıt haricinde yakıta dönüştürülen madeni yağ, baz yağ, solvent, nafta benzeri ürünleri ' 'kaçak petrol' kapsamı içinde saydı. Yargıtay 7'nci Hukuk Dairesi 2 yıl önce 10 numara yağ satışıyla ilgili aldığı kararda, 'Akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen akaryakıt ya da akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanılan veya bulundurulan akaryakıt haricinde kalan solvent, madeni yağ ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünleri kaçak petrol kapsamı içindedir' kararı verdi. SAKARYA TİCARET VE SANAYİ ODASI: ETKİN DENETİM ŞART Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, 10 numara yağ ile ilgili olarak araştırma yaptıklarını belirterek, 'büyük bir kısmı kayıt dışı ve lisanssız bir faaliyet olarak gerçekleşen '10 numara yağ' adı altındaki madeni yağ satışlarının çok büyük hacimlere ulaştığına, şehir içi ve şehirlerarası yollarda birer akaryakıt bayisi gibi faaliyet gösteren ve her gün yenileri açılan bu satış noktalarının mantar gibi çoğaldığına şahit olduk' dedi. Sektörde baz yağ olarak kabul edilen 10 numara yağın, hem çevreye, hem de vergisel açıdan ülke ekonomisine oldukça büyük zararlar verdiğini kaydeden Mahmut Kösemusul, şunları söyledi: 'Ülkenin yılda yaklaşık 1 milyar dolar zarara uğradığı bu uygulamanın önüne geçebilmek için yasal bir engel de söz konusu olmadığı gibi 10 numara yağ ve solvent karışımının araçlarda yakıt olarak kullanımının yaygınlaştığını biliniyor. Motora zarar verdiği biliniyor. Bunu engellemek için denetlemenin de yapılması gerekir. Biz gerek kamuoyu oluşturmak, gerek resmi yollarla mücadele için yoğun çaba harcadık. Akaryakıt sektörü ile ilgili sıkıntıları Sakarya ve Ankara’daki tüm ilgili kurumlara, TBMM Sanayi Ticaret Enerji Tabii Kaynaklar Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanlığı’na taşıdık. Çevre İl Müdürlüğü, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık Şubesi, Emniyet Müdürlüğü, Kaçakçılık Şube Müdürlüğü gibi mercilerle de irtibat kurarak çözüm önerilerini dile getirdik.' DHA
Reklam
Rus Askeri Instagram Haritasında Ukrayna'da İsyancıların Bölgesinde Yakalanırsa
The Drum’ın paylaştığı ilginç bir habere göre Rus askeri Sanya Sotkin Ukrayna’da isyancıların elinde olan bölgede selfie çekip Instagram’a yükledi. Rusya’nın bölgedeki karışılıkla ilgisinin olmadığını belirtmesine karşın Sanya Sotkin’in isyancıların elinde olan bölgede ne yaptığı konusunda henüz Moskova’dan bir açıklama gelmedi. Instagram’ın 2012 yılında hizmete aldığı fotoğrafın konum tabanında paylaşımı ve gösterimi özelliğiyle Rus askerinin çektiği fotoğrafların konumu tüm Instagram kullanıcıları tarafından kolaylıkla görülebiliyor. Kişisel hesabının gizlilik sınırlamalarını yapmadığı için bir askerin isyancıların elindeki bölgede çektiği fotoğraflar böylece belki de ülkeler arasında delil olarak sunulacak bir malzemeye dönüşüyor. Webrazzi
Mancini'den Salih Uçan Açıklaması!
Galatasaray'ın eski teknik direktörü Roberto Mancini, AS Roma'nın Fenerbahçe'den kiraladığı Salih Uçan'a övgüler yağdırdıAdı, Cesare Prandelli'den boşalan İtalya Milli Takımı'yla anılan Roberto Mancini, ülkesi İtalya'da yayımlanan La Repubblica gazetesine bir röportaj verdi. Mancini'ye, oğlu Andrea'nın da forma giydiği Honved ile Galatasaray'ın oynadığı maçı izlemek için gittiği Budapeşte'de soyunma odasında halefi Prandelli ile görüşmesi hatırlatılarak, 'Prandelli Dünya Kupası hezimetinden sonra kendisini toparlamış mıydı?' sorusu yöneltildi. Mancini ise, 'Evet, Dünya Kupası geride kaldı ve o artık İstanbul'da yeni bir maceraya atıldı. Bu, Prandelli için de çok ilginç bir deneyim olacak' diye yanıt verdi. Milli takım koltuğu için yeşil ışık yakan deneyimli teknik adam, Serie A'da bu sezonun, 'lı AS Roma'nın yılı olup olmayacağına ilişkin bir soruya, 'Evet, bunun için oldukça zorluyor. Juan Iturbe, transfer marketinin en hit ismi oldu. Uçan'ı da iyi tanıyorum, çünkü Fenerbahçe'de oynuyordu: muhteşem bir fiziği ve tekniği var. O Serie A için hazır bir oyuncu' ifadelerini kullandı. Ancak yine de Juventus'un favorisi olduğuna işaret eden Mancini, bunu, Roma ve Napoli'nin takip edeceğini, ardından da Inter, Milan ve Fiorentina'nın geleceğini öne sürdü. Eski takımlarından Inter'in bu sezon çok büyük transferlere imza atmadığı hatırlatılan Mancini, 'Lige iyi bir şekilde başlarsa, geçen yılki Roma gibi şaşırtabilir. Markaları için mücadele, mavi-siyahlıların DNA'sında var' dedi.Haber Türk
Reklam
Twitter'da Sildirme Rekoru Türkiye'de
Twitter'ın açıkladığı 'Şeffaflık Raporu'na göre bu yılın ilk 6 ayında en çok Tweet sildirme talebi Türkiye'den geldi. Listede ikinci sırada ise Fransa yer alıyor.
'Musul Fiyaskosu Türkiye'nin Bölgede Azalan Nüfuzunu Gösteriyor'
İngiliz Economist dergisi son sayısında Türkiye'nin dış politikasını değerlendiriyor. 'Türkiye'nın dış politikası kötü komşuluk' başlıklı yazıda Dışişleri Ahmet Davutoğlu'na yönelik ciddi eleştiriler yer alıyor. Dergi yakın zamana kadar AB ile üyelik müzakerelerinde bir NATO üyesi olan Türkiye'nin , İslam ve demokrasinin bir arada yaşayabileceğine parlak bir örnek olarak gösterildiğini vurguluyor. Economist'in haberinde 'Fakat kibir, Sünni mezhepçilik ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kötü kararlarının bir karışımı neticesinde, (Türkiye) yumuşak gücünü tüketti' deniliyor. Yazıdan bazı bölümler şöyle: 2009 yılında güneşli bir Ekim günü bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu'nun parçası olan Musul'da ülkesinin konsolosluğunu açan Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun göğsü gururla kabarıyordu. Davutoğlu 'Sizi kendimizin bir parçası olarak görüyoruz, ben sizin de bakanınızım' diyordu. Sözleri Türkiye'nin, Balkanlar, Orta Asya ve Orta Doğu'yu kapsayan bir Sünni hilaline liderlik etmeye yönelik yeni-Osmanlıcı hayallerine bir ipucu sağlıyordu. Beş yıl sonra Türk konsolosluğu eski adı İŞİD olan İslam Devleti'nin merkezi olarak hizmet vermekte. Musul fiyaskosu Türkiye'nin bölgede azalan nüfuzunu göstermektedir. Türkiye'nin cihadistlerle ilişkisi olduğu iddiaları Washington'da endişeye neden oluyor. Bir Amerikan yetkilisi 'Erdoğan'a derin bir güvensizlik var' diyor. Davutoğlu Çeçenistan ve Afganistan gibi yerlerde cihadı savunurdu. İsrail'e de 'jeopolitik bir tümör' derdi. İstanbul Marmara Üniversitesi'nden siyaset bilimci Behlül Özkan, 1990'larda eski hocası Davutoğlu tarafından kaleme alınmış 300'den fazla makaleleyi taramış. Davutoğlu İslam Devleti'nin ideolojik düşmanı. Özkan 'O, Müslüman Kardeşler ile daha uyumludur' diyor. Son aksiliklere rağmen Davutoğlu'nun nüfuzunu yitirdiğine dair hiçbir işaret yok. Londra merkezli bir think-tank olan RUSI'den Aaron Stein 'AKP iktidarda kaldığı sürece Türk dış politikasını o devam ettirecektir' dedi. Ayrıca, 10 Ağustos tarihinde Türkiye'nin halk tarafından seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olması muhtemel olan Erdoğan'ın başbakan olarak yerine Davutoğlu'nu seçtiğine dair güçlü söylentiler var. Musul felaketinin onun Osmanlı fantezilerini ortadan kaldırması umut edilir. Ancak, henüz bu yönde hiçbir işaret yok.BBC Türkçe
Reklam
Kabataş'taki Otobüs Kazası Kamerada
İstanbul ’da son bir haftada meydana gelen otobüs kazalarına bir yenisi daha eklendi. Kağıthane-Kabataş seferini yapan İETT otobüsü Kabataş’ta Kabataş durağından hareket ettikten kısa bir süre sonra önce park halindeki bir taksiye çarptı. Taksiyi sürükleyerek Bursa Deniz Otobüsleri İskelesi (BUDO)' ne giren otobüs yan kapıdan çıkarak Kabataş- Adalarİskelesi'ne hızla ilerledi. Yolda bekleyenlere çarparak ilerleyen otobüs son olarak iskele önünde bir büfeye çarparak durabildi. Bir kadının bacağının koptuğu kazada 2'si ağır 13 kişi yaralandı. Olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Çevreye dağılmış yaralıların hastaneye sevki için yoğun bir koşuşturma başladı. Durumu ağır olan yaralılar ilk gelen ambulanslarla hastaneye sevk edilirken hayati tehlikesi bulunmayanlar bir süre diğer ambulansların gelmesini bekledi. Gelen ambulanslarla diğer yaralılar da çevre hastanelere kaldırıldı. Kazada yaralanan ve yüzü kanlar içinde kalan şoför Eyüp Er de hastaneye kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme sürüyor. DHA
Madonna'nın Barış Mesajı Sosyal Medyayı Karıştırdı
Dünyaca ünlü pop yıldız Madonna, İsrail ve Filistin’e barış mesajı gönderdi, sosyal medya karıştı. Madonna, 2006 yılında 'Confessions on a Dancefloor Turnesi' kapsamında İtalya'nın başkenti Roma'da 'Ortadoğu'da savaşa son' temasıyla verdiği konserine ait bir fotoğrafı, Instagram hesabından paylaştı. Birinin göğsünde Davut Yıldızı, diğerinin göğsünde Ay ve yıldız olan iki erkek dansçıyla birlikte Hıristiyan, Müslüman ve Yahudi dayanışmasını sergilediği bu kare sosyal medyada tartışmalara neden oldu. Madonna ilk olarak 'İki tarafta ateşkes yapmalı! Gazzeli çocukların yardımımıza ihtiyacı var' notuyla üzerinde Arapça, İbranice ve İngilizce 'barış' yazılı bir fotoğraf paylaştı. Ardından 'Ayrılığa hayır! Hepimizin kanı aynı renk' notuyla dansçılarıyla birlikte verdiği pozu yayınladı. Dünyanın dört bir yanından Madonna’ya olumlu ve olumsuz mesajlar yağdı. Milliyet
Doğu Türkistan Dünyadan Koptu
Ramazan ayında Çin yönetimi tarafından getirilen oruç yasağıyla gündeme gelen Doğu Türkistan'da baskı, zulüm ve katliamlar yeniden başladı. Bayramın birinci günü Yarkent bölgesinde başörtülü kadınlara yapılan saldırı sonrası büyüyen protestolara silahla karşılık veren Çin güçleri çok sayıda insanı öldürdü. Bölgeyle iletişim tamamen kesildi. Dünyadan hiç tepki gelmiyor Bölgede son olaylar sonrası kaç kişinin öldürüldüğüyle ilgili çelişkili haberler bulunuyor. Bazı kaynaklar yüzlerce kişinin öldürüldüğünü belirtiliyor. Son birkaç gündür hiçbir haber alınamayan bölgedeki son durum belirsizliğini koruyor. 'Gazze için, Suriye için içimiz yanıyor, oradaki kardeşlerimizin bütün acısını paylaşıyoruz' diyen Seyit Tümtürk, benzer katliamların Doğu Türkistan'da da yaşandığını ancak dünyadan hiçbir tepki gelmediğini ifade etti. Tümtürk, İslam İşbirliği Örgütü ve tüm insan hakları örgütlerini de göreve çağırdı.
Reklam