'Charlie'nin Çikolata Fabrikası'nın Kayıp Bölümü Basılıyor
Guardian'ın haberine göre tüm zamanların en sevilen çocuk kitaplarından “Charlie’nin Çikolata Fabrikası”nın kayıp bölümü ilk defa yayımlandı50 yıl önce içeriği çocuklar için uygunsuz bulunduğu için çıkarılmış “Charlie’nin Çikolata Fabrikası”nın kayıp bölümü ilk kez yayımlandı. Kitabın kalanına göre daha fazla karakterin bulunduğu ve Sir Quentin Blake’in illüstrasyonlarıyla süslenen bölüm çocuklara göre çok vahşi ve yıkıcı bulunduğu için bugüne kadar kitapların baskısında yer almamıştı.Kayıp bölüm, ölümünden sonra yazar Roald Dahl’ın belgeleri arasında bulunmuştu. Kitabın ilk taslaklarında beşinci bölüm olarak yer alıyordu fakat ABD’de 1964, İngiltere’de 1967’de basılan ilk versiyondan çıkarılmıştı.Bölümde Charlie Bucket, annesi ve başka çocuklarla beraber “Vanilyalı Şekerleme Odası”na götürülüyor ve burada “Dövme ve Doğrama Odası”nın korkunç manzarasıyla yüz yüze geliyorlar.“Charlie’nin Çikolata Fabrikası” ilk çıktığı hafta 10 bin adet satılmıştı. Kitabın baskısı hiç tükenmedi ve yalnızca İngiltere baskılarının 30 milyon kopyadan fazla satıldığı tahmin ediliyor. Kitap ayrıca iki kere filme uyarlandı, bunlarda Willy Wonka’yı Gene Wilder ve Johnny Depp canlandırdı.Milliyet Sanat
Mehmet Görmez'den Papa'ya Sert Gönderme
İslam dini ve dünyasının tarihin en zor süreçlerinden geçtiğini belirten Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Vatikan'a sert bir gönderme yaptı. Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yeni bir düzenlemeyle doğrudan Başbakanlığa bağlanması ile ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı konferans salonunda düzenlenen programla diyanet personeline veda etti.Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, İslam dini ve dünyasının tarihin en zor süreçlerinden geçtiğini vurgulayarak, Batı'daki İslam düşmanlığı ile ilgili konuştu.Vatikan'a açık çağrı yapan Görmez, 'Bugün İslam dininin karşı karşıya kaldığı en büyük sorun, hangi güç olduğunu ifade etmeme gerek yok, belli güçler istiyorlar ki İslam dininin her hangi bir ülkedeki varlığı, bir güvenlik ve bir meşruiyet sorununa dönüşsün. Bugün İslam dünyasında oluşturulan uydu hareketler de bunu meydana getirmek, buna zemin hazırlamak için yoğun bir çaba içerisindeler. Dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı'na çok daha büyük görevler düşüyor. Güvenlik ve meşruiyet sorunu haline getirme çalışmalarını ve buradan hareketle İslam üretme çalışmalarını hepimiz ibretle izliyoruz. Ama Müslümanlar olarak bir şeyler de yapmıyoruz, yapamıyoruz. Sadece Müslümanlar değil, sadece Müslümanlara ait dini kurumlar değil, başta Vatikan olmak üzere bütün dini kurumların bu konu üzerinde durması gerekiyor.' dedi.Almanya'da 2001'den 2013 yılına kadar 22 caminin saldırıya uğradığına işaret eden Görmez, bu sayının 2013'te 36, 2014'te ise 70'e yükseldiğini vurguladı.**Sabah**
Banksy Belgelseli Geliyor
Tüm dünyanın işlerini dizi izler gibi takip ettiği Banksy’nin belgeseli geliyor.Geçtiğimiz sene New York’u ele geçiren İngiliz sanatçı Banksy, kariyerinin altın günlerini yaşıyor. Kimsenin görmediği, tanımadığı ve henüz yüzü halka mal olmayan Banksy, aynı zamanda koca bir gizem hayranları için. Bu gizemin ekmeğini yemeye karar veren HBO, Banksy’nin New York’ta geçirdiği zamanı belgeselleştirmeye karar verdi.Banksy Does New York isimli belgesel, şehir halkının Banksy’nin işlerine karşı olan tavrından yola çıkacak. Chirs Mourkarbel tarafından hazırlanacak olan Banksy Does New York, 17 Kasım’da yayınlanacak.Play Tuşu
IŞİD Militanları Ne Kadar Maaş Alıyor?
İsrailli Haaretz gazetesinin haberine göre terör örgütü IŞİD, saflarına katılanlara ayda 400 dolar ödüyor. Evlenen militana bir seferde bin 200 dolar veriyor. Yaklaşık 20 bin savaşçısı olan örgütün sadece yıllık maaş ödemeleri 100 milyon doları buluyor. Esad rejiminde ise aylık ortalama 150 doların altında kazanan gençler için örgütün sunduğu bu koşullar cazip görülüyor.Haberde, Suriye ve Irak’ın kuzey bölgelerinde hâkimiyet kuran Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) üye kazanmasında en etkili unsurlardan birinin de savaşçılarına sağladığı yüksek maaşlar olduğu belirtildi. Örgüt, üyelerine ayda 400 dolar (yaklaşık 800 lira) maaş ödüyor. Ayrıca, evli olan IŞİD savaşçıları sahip oldukları eş başına 100 dolar (215 lira) ve her çocuk başına da 50 dolar (108 lira) aylık ek para alıyor. Zvi Bar’el imzalı analizde Suriye’de Esad rejiminin yönetiminde ayda ortalama 150 doların (yaklaşık 320 lira) altında kazanan Suriyeli gençler için bu durum IŞİD’i cazip hale getiren önemli bir faktör.Öte yandan IŞİD terör örgütü, evlenen üyelerine tek seferlik bin 200 dolar (yaklaşık 2 bin 600 lira) ödüyor ve dayalı döşeli bir daire veriyor. Bu evlerin IŞİD’in girdiği bölgelerden kaçanların geride bıraktığı konutlardan sağlandığı ifade ediliyor. Habere göre yaklaşık 20 bin savaşçısı olan örgütün sadece yıllık maaş ödemeleri 100 milyon doları (yaklaşık 215 milyon lira) buluyor. Bunun yanı sıra on milyonlarca dolar da silah alımı ve örgütün kontrolündeki yerlerde günlük yaşamı sürdürmek için harcanıyor.Haaretz
Reklam
TSK'da 671 Bin 275 Personel Görev Yapıyor
Türk Silahlı Kuvvetlerinde, 346'sı general/amiral, 38 bin 856'sı subay olmak üzere, 671 bin 275 personelin görev yaptığı bildirildi.ANKARAGenelkurmay Başkanlığının internet sitesinden yapılan açıklamada, kara, deniz ve hava kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının personel mevcutlarına ilişkin bilgi verildi.Buna göre, kuvvet komutanlıklarında 313, Jandarma Genel Komutanlığında 32 ve Sahil Güvenlik Komutanlığında 1 olmak üzere 346 general/amiral bulunuyor. Subayların 32 bin 417'si kuvvet komutanlıklarında görev yaparken Jandarma Genel Komutanlığında 5 bin 836, Sahil Güvenlik Komutanlığında ise 603 subay çalışıyor.Kara, Deniz ve Hava kuvvetlerinde 70 bin 289, Jandarma Genel Komutanlığında 23 bin 304, Sahil Güvenlik Komutanlığında ise bin 389 astsubay bulunuyor.Kuvvet komutanlıklarında 279 bin 674, Jandarma Genel Komutanlığında 119 bin 230, Sahil Güvenlik Komutanlığında ise bin 474 olmak üzere, 400 bin 378 erbaş/er silah altında bulunuyor. Kuvvet komutanlıklarında, ayrıca 3 bin 462 sözleşmeli erbaş/er görev yapıyor.Yedek subay, sivil memur/işçi, uzman, yükümlü personelle Türk Silahlı Kuvvetlerinin toplam mevcudu 671 bin 275 kişi oluyor. Askeri personel içinde uzman oranı yüzde 35'i buluyor.AA
Sesleri İlk Kez Duyan İşitme Engelli Bebek
Avustralya’da yaşayan Lachlan adlı bebeğin videosu dünyada hızla yayılmaya başladı. Nedeni ise şöyle,7 haftalık Lachlan’ın sesleri ilk kez duyduğunda, bize mutluluk katacak olan tepkisi…Çocuğunun duymadığı ise yenidoğan testiyle anlaşılan Michelle Lever, yenidoğan testinin oğullarının hayatını değiştirdiğini belirterek her aileye bebekleri için test yapılmasını tavsiye etti.Bilindiği üzere yenidoğan işitme testleri, erken tanı ve tedavinin oluşmasında yardımcı oluyor. Bebeklerde işitme kaybı erken dönemde tanımlanıp tedavi edilmediğinde, konuşma ve dil gelişimi zarar görüyor.
Reklam
Tarkan'ın Harbiye Açıkhava Konserleri | Prova
Geleneksel Açıkhava konserleri kapsamında yaz sonu müzikseverlerle buluşmaya hazırlanan Tarkan 3,4,5,7,8 ve 10 Eylül tarihlerinde vereceği konserlerin hazırlıklarına devam ediyor. Hazırlıklar sırasında eğlenceli anların yer aldığı prova görüntüleri yayınlandı.
Fatih Terim'den Beyinlerde Kısa Devre Yaptıran Volkan Demirel Açıklaması
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Lig TV'de Mustafa Denizli ve Şansal Büyüka'nın sorularını yanıtladı. Terim, Volkan Demirel'i kadroya almamasını da açıkladı.Terim, 'Volkan'ı formda olduğunda da formda olmadığında da çağırdım. Diğer futbolcular dahil hepsi evladım. Volkan'ın burda olmamasına karar verdiysem onun da lehine olabilecek bir iştir. Bugün yok yarın olacaktır. Bu konuyu uzatmanın polemik yapmanın manası yok. Statlar boş, boş kalacaktır. Dünyanın her tarafında yöneticilerin asli görevlerinden biri de stadı doldurmaktır. Bunun bazı sebepleri var. Seyirci, futbolun en önemli unsuru. Seyircinin gelmemesi ekonomik de bir sorun. Burada hepimizin görevleri var. Bugün yazılı ve görsel basın da bu durumdan etkilendi.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Kardeş Payı-Sezai Top 5
Kardeş Payı'nın en sevilen karakterlerinden biri olan Sezai Karakterinin en sevilen  birbirinden farklı ve eğlenceli  5 sahnesini seçtik.Video Bipsizdir.Şimdiden uyaralım Bol Küfür İçerir !İyi Seyirler
Gezi'deki 'Palalı' Saldırgana Tarlabaşı Esnafından Dayak
6 Temmuz 2013'te Taksim Dayanışması'nın çağrısıyla düzenlenen Gezi direnişi eylemi sırasında, polisin saldırısının ardından Talimhane civarında elinde palayla polis şiddetinden kaçan göstericilere saldıran palalı saldırgan Sabri Çelebi'nin, iki hafta önce, Tarlabaşı'nda bir gence ve bir kadına şiddet uyguladığı gerekçesiyle, bölge esnafı tarafından feci şekilde dövüldüğü öğrenildi.İki hafta önce gerçekleşen olayla ilgili tanıklığını anlatan bir bölge esnafı şunları söylüyor:'KADINA TOKAT ATTI''Bir genci, hırsızlık yaptığı iddiasıyla palalı Sabri ve üç kişi sokak ortasında dövüyor. Orada oturan bir kadın da dayanamayıp 'Yapmayın, yazık' diye araya giriyor. Palalı da kadına 'Sen karışma orospu' diyerek tokat atıyor. Bunu da bir esnaf görüyor ve diğer esnaflara haber veriyor. Sonra da olayın olduğu yere yüze yakın kişi gidiyor..''KÜRTLER GEZİ'DEN BERİ SABRİ'YE KİNLİYDİ'Olayı anlatan Tarlabaşı'ndaki esnaf, olay yerine giderek palalı saldırgana müdahale edenlerin Kürt esnaflar olduğunu öne sürerek, bunların palalı Sabri Çelebi'ye Gezi'den dolayı kinli olduklarını ve Kürt olmasına rağmen bunu yapmasını kabul edemediklerini kaydediyor:'Buradaki Kürtler zaten sebep arıyorlardı Sabri'den öç almak için. Bir kadına tokat atması, tutup da bir genci öldüresiye dövmesi makul bir sebep yarattı.'Esnaf, palalı saldırgan Sabri'nin çok kalabalık bir grup tarafından, linç edilircesine dövüldüğünü ve olayın keleş ve pompalı tüfeklerin kavgaya karışmasına varıncaya kadar büyüdüğünü de aktarıyor:'Olay çok büyüdü; keleşler, pompalılar çıktı.. Sabri yalvarıp yakardı, 'yapmayın, bende Kürdüm' falan diye. Ama o öyle deyince 'En çok o yüzden dövüyoruz zaten' dedi esnaf.'GÜNLERCE DÜKKANLARINI AÇAMADIOlayın, olay yerine çevik kuvvet polislerinin gelmesinin ardından yatıştığını söyleyen esnaf, Sabri Çelebi'nin mahallede bir lokantası ve bir pansiyonu olduğunu ve olaydan sonra Çelebi'nin günlerce dükkanlarını açamadığını iddia ediyor.İKİ KEZ SERBEST BIRAKILMIŞTIGezi direnişi sırasında eylemcilere palayla saldıran ve hakkında yakalama kararı bulunan Sabri Çelebi, olaydan sonra yurt dışına kaçmış; Türkiye dönüşünde ise gözaltına alınmıştı. Çelebi, iki kez çıkartıldığı adliyede ise iki defasında da serbest bırakılmıştı. (Demokrat Haber / BA)
Reklam
Diyarbakır'da F-16 Uçağı Düştü!
Diyarbakır'da F 16 savaş uçağı inişe geçtiği sırada düştü.Diyarbakır'daki 8'inci Ana Jet Üssü'nde eğitim uçuşu yapan bir F-16D savaş uçağı inişe geçtiği sırada düştü. Uçaktaki 2 pilotun fırlatma koltuğunu kullanarak uçağı terk etti ve paraşütle atlayıp kurtuldu.Kaza, bugün Saat 17.10 sıralarında meydana geldi. 8'inci Ana Jet Üssü Komutanlığı'na eğitim uçuşu için havalanan F-16D tipi savaş uçağı, inişe geçtiği sırada teknik bir arıza meydana geldi. Uçaktaki 2 pilot fırlatma koltuğunu kullanarak kurtulurken, uçak piste çakıldı.Kazanın ardından olay yerine ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kaza nedeniyle Diyarbakır Havalimanı'nın sivil uçuşlara kapatıldığı belirtildi.DHA
Çocuğu Okula Yeni Başlayan ve Uyum Sorunu Yaşayan Aileler Dikkat!
Motive Psikolojik Hizmetler Aile Danışma Merkezi uzmanlarından Psikolog Pınar Akdemir GANDUR ile, çocuklar için sancılı olabilecek okula uyum sürecinde, anne ve babaların nelere dikkat edebileceklerini konuştuk.Okulların açılmasına da az bir süre kaldı. Birçok çocuk öğrencilik ve okulla yeni tanışacak. Anaokuluna ya da ilkokula yeni başlayacak çocuğu olan ailelerin, çocuklarının alışma ve uyum süreçlerine dair endişeleri var. Eğer sizin de, çocuğunuzun okula başlamasına ve uyumuna ilişkin endişeleriniz varsa, bu yazıya mutlaka göz atın. Motive Psikolojik Hizmetler Aile Danışma Merkezi uzmanlarından Psikolog Pınar Akdemir GANDUR ile, çocuklar için sancılı olabilecek okula uyum sürecinde, anne ve babaların nelere dikkat edebileceklerini konuştuk.Gandur , her yeni eğitim ve öğretim yılının başlaması ile birlikte, çocuklar ve aileler için zorlu bir dönemin başladığı, bu dönemde çocuklarda bazen beklenen bazen de beklenmedik tepkiler görülebildiği konusunda aileleri uyardı. Anaokuluna gitmenin amacının çocuğu ilköğretime hazırlamak olduğunu belirten Gandur, bu açıdan bakıldığında aslında çocuk anaokuluna ne kadar hazır değilse aslında o kadar çok okul öncesi eğitim alması gerektiğini; eğer çocuk annesinden ayrılamıyorsa, özbakım becerilerini geliştiremediyse, kurallara uymakta zorlanıyorsa, davranış sorunları varsa, dil gelişimine ilişkin problemler yaşıyorsa, özel eğitim almaya başlamadan önce okul öncesi eğitime başlamasını, ailenin 2-3 ay çocuğu gözlemledikten sonra bu sıkıntılar geçmez ise Merkezlerine başvurmalarını önerdi.Gandur konuşmasına şöyle devam etti;“Okula ilk adım sürecini kolaylaştırmak için, anne- babaların öncelikle kendilerinden emin olması, kendi aralarında net ve tutarlı davranmaları ve hem eğitimcilere hem de uzmanlara güven duyabilmeleri oldukça önemli.Bazen çocuklar okula gitme konusunda ailelerine zorlu saatler yaşatabilirler. Anne ve babalar çocuklarını okula bırakırken ya da okuldan alırken çocuklarının çeşitli protestolarıyla karşılaşabilirler. Çocukların okula gitmeyi reddetmelerine bazen baş ve mide ağrısı ya da mide bulantısı gibi fiziksel şikayetler de eklenebilir. Bu nedenle gideceği okul netleştikten sonra, okuldaki klasik bir gününün nasıl geçeceği konusunda çocuğunuzu bilgilendirin. Çocuğunuzun kafasındaki belirsizlik ne kadar az olursa, ilk günleri o kadar rahat geçecektir. Ona birçok şey öğreneceğini, arkadaşları ile birlikte yeni bir sürü faaliyet yapacaklarını söyleyin.İlk gün okula annesi ve babası ile birlikte giden çocuk kendisini daha çok güvende hisseder. Ailelerin çok önemli bir işi yoksaokulun ilk günü çocuklarına eşlik etmeliler. Hatta eğer mümkünse okul çıkışına da birlikte gitmeleri, çocuklarını mutlu eder. Okul sonrasında ailecek beraber bir aktivite yapmak (yemeğe gitmek, parkta oyun oynamak gibi) ve okulun ilk günü hakkında sorgulayıcı olmadan sohbet etmek çocuğu rahatlatır.”Motive Psikolojik Hizmetler Aile Danışma Merkezi uzmanı Psikolog Pınar Akdemir GANDUR , okula başlamanın zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan bir hazır oluş ve olgunluk gerektirdiğini; bu hazır oluşun kronolojik yaştan çok, çocuğun gelişim düzeyi ile ilgili olduğunu vurguladı. Okula hazırlığın değerlendirildiği birçok envanter ve testin mevcut olduğunu, anaokulu ya da ilkokul 1. sınıfa başlayacak olan çocukların duygusal ve zihinsel olarak okul olgunluğunun değerlendirilmesi için, ailelerin Merkezlerinden randevu alabileceğini, bu testler ile 5 ve 6 yaş düzeyindeki çocukların duygusal ve zihinsel olarak okul olgunluğu ölçümünün bilimsel metodlarla yapıldığını belirtti.
Reklam
12 Dev Adam'a Ukrayna Darbesi: 64-58
A Milli Basketbol Takımımız, İspanya'da düzenlenen 2014 FIBA Dünya Kupası C Grubu üçüncü maçında Ukrayna'ya 64-58 mağlup oldu.'12 Dev Adam' C Grubu'nda Yeni Zelanda'yı yendiği ilk maçın ardından ABD ve Ukrayna'ya yenildi.A Milli Basketbol Takımımız yarın Finlandiya ile karşılaşacak.Ukrayna - Türkiye: 64-581. Periyot: 13-13 - 2. Periyot: 25-26 - 3. Periyot: 41-39
"Kürtlerin Ortak Ordusu Olmalı"
'Şengal’de petrol kuyuları olsaydı bütün dünyada kıyamet kopardı' diyen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dört ülkenin topraklarına bölünmüş olan Kürt halklarının kendi öz savunma gücü için ordulaşmaya gitmesinin tartışılması gerektiğini söyledi.IŞİD saldırıları sonucu topraklarını bırakarak kaçan Ezidilerin durumuna dikkat çekmek üzere Diyarbakır’da DTK binasında bir basın toplantısı düzenleyen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, uluslararası toplumu Ezidilerin dramı karşısında sessiz kalmakla suçladı.'Kürtlerin ortak ordusu olmalı''Uluslararası toplum Yezidileri görmüyor'Coğrafyanın kadim halkları olarak zorlu günlerden geçtiklerini ve Ortadoğu’nun kan gölüne döndüğünü belirten Demirtaş, uluslararası toplumun sessizliğini ‘çirkin’ olarak nitelendirdi.“Şengal petrol kuyuları ile dolu olsaydı bütün dünyada kıyamet kopardı. Ancak Şengal bir inanç merkezi. 25 bin Ezidi göç etti. Çağrımız petrole tapanlara değil insanlığını yitirmeyenleredir. Tüm Kürdistan halklarına da çağrı yapıyoruz. Ulusal birlik sadece siyasi birlik değil. Gerekirse bu barbarlığa karşı ortak ordulaşmaya bile gidilmesi tartışılmalıdır. Ortadoğu’daki toplulukların kendi öz savunma birliklerini oluşturmaları tarihsel bir zorunluluktur.”‘Hükümet adım atmalı’Tüm imkânlarıyla Şengal halkının yanında durduklarını ve başlattıkları kampanyalarla Ezidilerin barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşıladıklarını da söyleyen Demirtaş, hükümete de çağrıda bulundu:“Yardım için verilecek bir ayakkabının bir ekmeğin karşılığı vardır. Tüm duyarlı halklardan destek olmalarını bekliyoruz. Burada hükümete de düşen şeyler var. Vergimizin yüzde 99’unu merkezi hükümet alıyorsa buradaki duruma destek vermek durumundadır. Zaho ve Duhok’taki kamplar için de söz vermişlerdi. Bu görev Dışişleri Bakanlığı’na düşüyor. Buradan Başbakan Ahmet Davutoğlu’na da çağrı yapıyoruz, Türkiye’nin mülteci meselesine uluslararası hukuk çerçevesinde eğilmesi gerekiyor.”Şengal’e özel statüIrak Kürdistan Özerk Bölge Yönetimi’nin Şengal’e özel bir statü vermesi gerektiğini de savunan Selahattin Demirtaş, Ezidilerin kendi savunma güçlerinin olması gerektiğini söyledi. Demirtaş Eylül ayı sonunda Amerika’ya giderek uluslararası platformlarda meseleyi gündeme getirmeyi planladıklarını, ayrıca Avrupa ülkelerine ve Süleymaniye, Erbil ve Kandil’e de gitmeyi planladıklarını belirtti.Konuyla ilgili bir gün önce Ankara'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Selahattin Demirtaş, hükümetin Ezidilere adil davranmadığını belirtip şunları söylemişti:'Suriye'de ilk iç savaş çıktığı günlerde hükümet mültecileri almak konusunda çok hevesliydi. Mülteciler üzerinden Suriye politikası şekillendirilecekti. Neredeyse Türkiye'ye gelsinler, diye turlar düzenlenecekti. Milyonlarca insan Türkiye'ye geldi, hepsi perişan oldu, Esad devrilmedi. İnsanlık dışı koşullarda yaşıyorlar. Şimdi Türkiye Ezidileri istemiyor, biz de belediyelerimizin kısıtlı imkânlarıyla, gönüllü destekle bir yere kadar yürütebiliyoruz. Gelen kişilerin dinine, mezhebine bakılmadan politik olarak değerlerine bakılıyor. Ezidiler, şimdi Türkiye için politik olarak para etmiyor. Hükümet bu konuda ayrımcılık yapıyor, bu da büyük haksızlık tabii.'‘Biz sahip çıkmazsak kimse çıkmaz’Toplantıya katılan Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı Ahmet Türk de, IŞİD ve emperyalist güçlerin saldırısının Kürtlerin kazanımlarına yönelik olduğunu söyledi. Bu kazanımların korunması için de çağrıda bulunan Türk, Kürtlerin birbirlerine sahip çıkması gerektiğini belirtti.“Dört parçadaki Kürt coğrafyalarındaki parti ve yöneticilere sesleniyorum. Biz kendi insanımıza sahip çıkmazsak başkası çıkmayacaktır. Kardeşlerimizle dayanışmayı ve mücadeleyi geliştirmek zorundayız. Bütün Kürt hareketlerinin birlik olarak bu saldırıyı karşılayacağı bir ortaklaşma zorunluluktur.”“Ezidiler vatanlarında kalmalı’Demokratik Bölgeler Partisi Eşbaşkanı Kamuran Yüksel ise IŞİD karşısında tutunabilmenin çok zor olduğunu bildiğini ancak buna karşın Ezidilerin vatanlarını terk etmeyerek savaşmaları gerektiğini söyledi.Kaynak: Al Jazeera Türk
Pandev: "Fenerbahçe Derbisi İçin Sabırsızlanıyorum"
Galatasaray'ın yeni transferi Goran Pandev, GS TV'nin sorularını yanıtladı.Sarı kırmızılıların Napoli'den kadrosuna kattığı Goran Pandev samimi açıklamalarda bulundu. Makedon oyuncu yaptığı açıklamada, 'Umarım taraftarları sevindirebiliriz, ama bu durumdayken sadece gol atmayı değil, takımı düşünüyorum. Takım kazanırsa hepimiz kazanırız' derken, 4. yıldız için ise, '4. yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim. Zaten taraftarı sevindirmek için çalışıyoruz. 4. yıldızı takmak bizim için ayrı bir duygu ve başarı olur' dedi.Makedon golcü ayrıca Şampiyonlar Ligi'ndeki rakiplerini de değerlendirerek 'Galatasaray büyük bir takım ve kimseden korkmaması gerekiyor. Ben geçen sene Napoli'de hem Arsenal ile hem de Dortmund ile karşılaştım, zor takımlar ama biz de Galatasaray'ız. Hedefi koymalı ve her kupayı almamız gerekiyor' dedi.Pandev Fenerbahçe derbisi ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: 'Ben Lazio-Roma ve Inter-Milan derbileri yaşadım. Bu derbiyi de yaşamak için gerçekten sabırsızlanıyorum. Umarım taraftarları sevindirebiliriz.'Galatasaray'ın efsaneleri Gheorghe Hagi ve Cevat Prekazi gibi Balkan ülkelerinden gelen oyuncuların sarı kırmızılı takımda başarılı olmalarına da değinen Pandev, 'Galatasaray'ın tarihine herkes girmek ister. Ben de çok istiyorum. Umarım öyle de olur, çok çalışacağım.' şeklinde konuştu.Galatasaray'da 19 numaralı formayı giyecek olan Pandev, her şeyi bu numara ile kazandığını belirterek formayı giydi.eurosport
Reklam