'Kobane'ye Destekte Geç Kalırsak Telafisi Olmaz'
Gültan Kışanak, Kobané’ye yönenlik gerçekleştirilen saldırıları kınamak için herkese Kobané halkıyla dayanışma çağrısında bulunduDiyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak, ' Kobanê’yi sahiplenme Kobanê’yle bütünleşme konusunda bir eksiklik yaşarsak, geç kalırsak telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkar. Bu nedenle halkımızın yediden yetmişe bu duyguyla harekete geçmesi gereken bir süreçteyiz. Halkımızı bu duyarlılıkla hareket etmeye, bütün eylem ve etkinliklere en güçlü şekilde katılmaya, yönünü yüzünü Kobanê’ye çevirmeye davet ediyoruz' dedi.Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı, DBP Diyarbakır il yöneticileri, çalışan ve partililerle beraber bugün Ofis AZC Plaza önünde basın açıklamasında bulundu. Basın açıklamasına Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı, DBP İl Başkanı Zübeyd e Zümrüt, DBP meclis çalışanları ve partililer katıldı.Basın açıklamasında konuşan Eş Başkan Gültan Kışanak, Kobanê’de tüm insanlik değerlerine yönelik vahşi bir saldırı olduğunu belirterek, Kobanê halkının hem kentlerini hem kendilerini hem de tüm insanlık değerlerini savunarak kahramanca bir direniş içerisinde bulunduklarını aktardı. Yapılan direnişin herkes adına yapılan bir direniş olduğunu belirten Kışanak, “Bu direniş demokratik bir yaşam için, Ortadoğu’da halklarının kardeşliği adına yapılan direniştir. O nedenle biz Kobanê’deki bu direnişi selamlıyoruz, bu direnişle tüm halkımızın buluşması gerektiğine inanıyoruz” dedi.Hemen şimdi bugün yapmasak, yarın geç kalabilirizHerkesin bir bütün olarak Kobanê için yapılan insanlık mücadelesini sürdürmesi gerektiğini aktaran Kışanak, 21 Eylül Pazar günü saat 13:00’te DBP İl Binası önünde toplanıp bir yürüyüş gerçekleştireceklerini dile getirdi. Düzenlenecek eyleme tüm halkı katılmaya davet eden Kışanak, “Hemen şimdi bugün yapmasak, yarın geç kalabiliriz. Kobanê’yi sahiplenme Kobanê’yle bütünleşme konusunda bir eksiklik yaşarsak, geç kalırsak telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkar. Bu nedenle halkımızın yediden yetmişe bu duyguyla harekete geçmesi gereken bir süreçteyiz. Halkımızı bu duyarlılıkla hareket etmeye, bütün eylem ve etkinliklere en güçlü şekilde katılmaya, yönünü yüzünü Kobanê’ye çevirmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.T24
Sakarya'da Gölette Facia: 3 Kardeş Boğularak Öldü
Sakarya Karasu İlçesinin Üçoluk Mahallesi'nde, bahçelerinde bulunan sulama göletine giren 3 kardeş boğularak öldü. Kardeşlerin cesetleri arama kurtarma ekipleri tarafından 3 metrelik göletten çıkartıldı.Milliyet
Real Madrid'den Tarihi Fark!
İspanya La Liga'da 4. hafta maçında Real Madrid deplasmanda Deportivo'ya fark attı: 8-2Riazor'da oynana mücadelede ev sahibi Deportivo'nun golünü 51. dakikada penaltıdan Medunjanin ve 84. dakikada Jose Verdu Toche attı.Real Madrid'e farklı galibiyeti getiren golleri ise 29., 41. ve 78. dakikalarda Ronaldo, 36. 88 ve 90. dakikada James Rodriguez, 66. ve 74. dakikalarda Gareth Bale kaydetti.Milliyet
Amélie'nin Masalsı Kaderine Ortak Olmak İçin 10 Güzel Sebep
Amélie - Le Fabuleux Destin d’Amélie Poulain, Amélie adında bir genç kızın görsel dünyasına can veren 2001 yapımı bir filmdir. Amélie'nin etrafındaki dünyada, kendi masum bakış açısıyla yön alan basit hayatı ve serbest bırakılmış derin bir hayal gücü vardır. Peki Amélie'nin masalsı kaderine şahitlik etmek için yeterli sebebiniz var mı? İşte sizi filme hazırlayacak 10 güzel sebep…
NYT: CIA'in Reyhanlı'da Gizli Bürosu Var
New York Times’a göre ABD’li ajanlar Reyhanlı’da Suriyeli muhalifleri IŞİD’e karşı örgütlüyor.Amerikan New York Times gazetesi, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) Türkiye’de gizli bürosu olduğunu iddia etti.Gazetenin Reyhanlı mahreçli haberinde, “Burada, Suriye sınırına yakın gizli bir büroda, ABD’nin istihbarat ajanları ve müttefikleri, aşırılıkçı İslam Devleti (IŞİD) ile uluslararası savaşta kara kuvveti olarak görev yapmak üzere etkin hale geleceğini umdukları Suriyeli muhalifler için zemin çalışmaları yapıyor” denildi.Haberde, gizli büro diye nitelenen “Askeri Operasyonlar Komutanlığı”nın, “İslamcı gruplara fon akışını yavaşlattığı, ‘denetimden geçen’ binlerce ılımlı muhalife maaş ödediği ve cephane verdiği” belirtildi.Gazeteye göre, programdan yararlanan muhalifler bile, güçlü mali destek bulan ve iyi silahlanmış IŞİD’e meydan okuyabilecek bir güç oluşturmanın “çok büyük bir destek” gerektireceğini, IŞİD’le savaşabilecek durumda olmadıklarını kabul ediyorlar.Haberde, ılımlı isyancıların önceliğinin hâlâ Beşşar Esad rejimiyle mücadele olduğuna, bu nedenle ABD’li destekçileriyle ters düştüklerine dikkat çekildi.Gazeteye konuşan ve “Askeri Operasyonlar Komutanlığı”ndan silah ve maaş aldığı belirtilen Hazm örgütü lideri Hamza el Şimali, “Uluslararası toplumun önceliği IŞİD ile mücadele ise, Esad’ı devirmek de bizim başlıca hedefimiz olmaya devam ediyor” diyor.Gazetenin muhalif komutanlara dayandırdığı bilgilere göre, CIA tarafından denetlenen Türkiye ve Ürdün’deki mevcut “örtülü” program, Suriye’de mücadele eden yüzlerce örgüt arasından “denetimden geçerek” elenmiş az sayıda gruba odaklanıyor ve gruplara yardım sağlanıyor.Haberde daha sonra, “Süreç, birkaç ülkeden istihbarat görevlileri tarafından yürütülüyor. ABD genel rehberlik sağlarken, Türkiye sınırı yönetiyor ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkeleri paranın çoğunu veriyor” denilerek, eskiden kaçakçılar ve savaşçıların Suriye sınırında serbestçe hareket etmelerine izin veren Türkiye’nin artık göz açtırmadığı ve bazı gruplara fon sağlayanların Suriye’ye girmesinin zorlaştığı kaydedildi.Muhalif grupları destekleyen hükümetlerden gelen yardımların çoğunun artık “Askeri Operasyonlar Komutanlığı” üzerinden dağıtıldığını da yazan gazete, yardımlardan yararlanan grupların, alınan önlemler sonucu artık para bulmakta büyük zorluklarla karşılaşan örgütlerden militan çektiklerini belirtti.Haberde, ABD Genelkurmay Başkanı General ’in geçen salı günü Senato’ya bilgi verirken açıkladığı yeni Suriye stratejisinin, Türkiye ve Ürdün’deki mevcut “örtülü” programın aksine Savunma Bakanlığı (Pentagon) gözetiminde uygulanacağı kaydedildi.Yeni strateji 5 bin Suriyeli muhalifin eğitilip silahlandırılmasını öngörüyor. CIA’nın tahminlerine göre IŞİD’in Irak ve Suriye’de 20-30 bin savaşçısı var.Cumhuriyet
Suriye'den Gelenlerin Sayısı 50 Bini Buldu
Suriye'nin Kobani ilçesinde terör örgütleri PKK/PYD ile IŞİD arasında devam eden şiddetli çatışmalar sonucunda, Türkiye'ye giren ve Şanlıurfa'nın Suruç ilçesine gelen Suriyelilerin sayısı 50 bine yaklaştı.Aç susuz on binlerce çocuk, kadın ve yaşlı, ellerinde sadece bir iki parça eşyayla canını sınırın bu tarafına atma telaşı içinde. Türkiye-Suriye sınırının dün açılmasıyla ülkeye giren binlerce insanı takip eden Kürt kökenli on binlerce Kobanili, sınırdaki tellerden geçerek Suruç'a giriyor.Gelenler arasında hasta ve sakatların olması, sınırdaki geçişleri iyice zorlaştırıyor. İlçe merkezinde cadde ve sokakları dolduran binlerce Kobanili, bir bardak suya ve bir lokma ekmeğe muhtaç halde bekliyor.Suriyelilerin bir bölümü Aligör Yatılı Bölge İlköğretim Okulu'na yerleştirilirken diğer mülteciler ise çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının misafirhanelerinde kalıyor. Buralarda yer kalmadığı için binlerce insan da sokaklarda, tarlalarda, ağaç altlarında kendilerine uzanacak bir yardım eli bekliyor.Suriyelilerin barınmaları için 20 bin kişilik yeni bir çadır kent kurulmaya başladı.Öte yandan PKK/PYD ile IŞİD çatışmalarının Kobani'ye yaklaşık 15-20 km. mesafede devam ettiği öğrenildi. IŞİD saldırılarının Kobani'ye ulaşması halinde Şanlıurfa'ya geçecek Suriyeli sayısının 200 bini bulacağı öngörülüyor.Zaman
'Kızlarımıza Sürekli Dış Görünüşüyle Yarışmaları Gerektiği Öğretiliyor'
Azra Akın: Aksiyonu seven bir kadınım. Geçmişte yaptığım işlerde de dublör kullanmadan ata bindim, attan düştüm, 6. kat balkonundan bile sarktımDünyada kadın olmanın zor olduğunu söyleyen manken ve oyuncu Azra Akın , “Çocuklarımızı bazı konularda doğru eğitmediğimizi düşünüyorum. Mesela kızlarımıza sürekli dış görünüşleriyle yarışmaları gerektiğini öğretiyoruz. Halbuki önemli olan, yetenekleri, cesaretleri... Ancak bu şekilde hayata ve kendilerine katkı sağlayacaklar aslında. Özgüvenin sadece dış görünüşle sağlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Ben kadınların daha çok kendilerini sevip değer vermelerini isterim” dedi.2002 Miss World Güzellik Yarışması’nda Dünya Güzeli seçilen Azra Akın, Hürriyet gazetesinden Hakan Gence’ye konuştu.Hakan Gence’nin Azra Akın’la yaptığı söyleşi şöyle:Yıllardır saflığın ve masumiyetin simgesi olarak anılıyorsunuz. Bu, sizin planladığınız bir imaj çalışması mı?Hayır asla değil. Bu algıda karakterimin ve yapımın payı olabilir. Benim içimde bir çocuk var. Bunu göstermekten çekinmiyorum.Bu şekilde etiketlenmekten sıkılmadınız mı?Toplum, insanları belli kalıplara sokmayı çok seviyor. Bu da beni sıkıyor. Çünkü aslında sınırları zorlamayı ve aşmayı seven bir kadınım.Yeni filminizde ve fotoğraf çekimindeki seksi imajınızın sebebi artık içine sokulduğunuz kalıpları kırma arzusu mu?Küçük yaştan itibaren bu işi yapıyorum ve beni tanıyorsunuz. Şimdi genç bir kadın büyüyor. Artık kadınlığı barındıran özellikleri daha çok kucaklıyor. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş yapıyor. Belki bunu görüyorsun. Ayrıca zaman zaman anlamlı ve kendimi bu şekilde hissettiğim ve yakıştırdığım anlar da olmuştur. Mesela dans yarışmasındaki performanslarımda da bu ortaya çıkmıştı.Artık daha mı cesursunuz?Zaten cesur bir kadınım. Genç yaşta bir ülkeden başka bir ülkeye tek başına gelmek bile cesurca bir hareket değil mi?Yüzünüz sürekli gülüyor. Hatta size ‘Türkiye’nin gülen yüzü’ diyorlar. Bu bir noktadan sonra takındığınız bir maske mi?Kendime karşı dürüst olmayı seviyorum.O ne demek?İçimden ne geliyorsa onu göstermek istiyorum. Çocukken de böyleydim ve yüzüm gülerdi.Bir dönem kadına yönelik şiddet kampanyasında yer almıştınız. Sizce Türkiye’de kadın olmak zor mu?Dünyada kadın olmak zor.Nedir o zorluklar?Çocuklarımızı bazı konularda doğru eğitmediğimizi düşünüyorum. Mesela kızlarımıza sürekli dış görünüşleriyle yarışmaları gerektiğini öğretiyoruz. Halbuki önemli olan, yetenekleri, cesaretleri... Ancak bu şekilde hayata ve kendilerine katkı sağlayacaklar aslında. Özgüvenin sadece dış görünüşle sağlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Ben kadınların daha çok kendilerini sevip değer vermelerini isterim.Siz de kadınların dış görünüşleriyle değerlendirildikleri bir yarışma sayesinde hayatımıza girmediniz mi?Tabii orada güzellik bir tema. Ama Dünya Güzellik Yarışması 1951’de tamamen yardım amaçlı kuruldu. Benim de çocukluğumdan beri birilerine destek olmak, yardım etmek ilgimi çekiyordu. Ve bir elçi seçildim. Ayrıca bir kadının sadece dış görünüşüyle eleştirilmesinin ruh için çok yıpratıcı bir şey olduğunu düşünüyorum.Dünya güzeli olunca söylemek kolay herhalde?Hayır, benim de güvensiz hissettiğim anlar oluyor. Kendimizi severek bunlardan kurtulabiliriz. Şimdi genç kızlar zayıflamak için zorlu diyetlere başlıyor. Üzülüyorum. Onun yerine çocuklara bedenlerini tanımaları, yargılamamaları ve sevmeleri öğretilmeli. Tutkularına yönlendirilmeliler.Bunları söylüyorsunuz ama siz inceciksiniz...Yemeyi çok seviyorum ama benim bir vücut tipim var. Bunu miras almışım. Kendi vücut tipime uygun besleniyorum.Küfürbaz bir yanım yokİki yıldır ortalarda yoktunuz...Küçük yaştan itibaren çok yoğun bir tempoda çalışıyordum. Hayatta durgun dönemler de olduğunu ve onların ne kadar kıymetli olduklarını keşfettim. O süreçte dikkatimi ve ilgimi başka şeylere verdim. Seyahat ettim, ilgimi çeken şeylerin peşinden gittim, bol bol okudum.Başrolünde oynadığınız ‘Çilek’ aksiyon yüklü bir film. Sizden Tomb Raider çıkar mı?Çıkar tabii! Neden çıkmasın? Aksiyonu seven bir kadınım. Geçmişte yaptığım işlerde de dublör kullanmadan ata bindim, attan düştüm, 6. kat balkonundan bile sarktım...Çilek ne anlatıyor?Bu, bir kaçış hikâyesi. İnsanların hayalleri ve hayallerinin peşinden gitmeye çalışmalarını anlatıyor.Bu kaçış hikâyesinde sizin rolünüz ne?Ben ‘Çilek’ isimli karakteri canlandırıyorum. Benden çok farklı bir kadın. En hoşuma giden yanı da o oldu. Uzun zamandır böyle farklı bir rol arıyordum. Onu bulduğum için şanslı hissediyorum.Filmde “S.ktir ulan” gibi küfürleriniz var. İzlediğimde “Azra Akın da küfür ediyormuş“ dedim...Ben küfür etmiyorum, karıştırmayalım, küfür ederken gördüğünüz Çilek.Özel hayatınızda ağzınızdan küfür çıkar mı?Küfürbaz bir yanım yok. Ama robot değiliz tabii.Zor bir tecavüz sahneniz var. Birçok oyuncu bu tip sahnelerden sonra günlerce kendilerine gelemediklerini anlatır. Sizi nasıl etkiledi?Bunlar yaşanabiliyor ama ben bu tecrübede öyle bir şey yaşamadım.Filmde silah tutuyor, adam vuruyor, küfür ediyor, tecavüze uğruyorsunuz... Alıştığımızdan farklı bir Azra Akın var...Farklı rollerin kariyerime katkısını keşfettim. Başka dünyaları keşfetmek bana özgürlük veriyor. Şimdilerde de Berlin ve Hollanda’dan iki sinema filmi senaryosu okuyorum. Yine birbirinden çok farklı karakterler.Sizin de ‘Şoray kanunları’ gibi “asla öpüşmem, sevişmem” kurallarınız var mıydı?Hayır. İç sesimi dinlemeyi seviyorum. Hikâye karakterin yolculuğuna hizmet ediyorsa, bunu göstermenin hikâyede bir anlamı varsa neden olmasın?Filmde şarkı söylüyorsunuz.Albüm teklifi gelirse...Yeni tekliflere ve fikirlere her zaman açığım. Filmdeki deneyimden de çok keyif aldım.İleriye bakamayan insanlardan çektimDünyanın en güzel kadını olmak nasıl bir his?İnan ben öyle yaşamıyorum.İnsan sabah aynaya baktığında hiç mi içinden geçirmez?Kaplan çok güzel bir hayvan. Sence güzelim diye düşünüyor mudur?Bilmem belki düşünüyordur...Düşünmemeli. Kendimizi sevelim, değer verelim ama bu, gösterişe girerse kendinizden uzaklaşırsınız.Fiziğiniz yüzünden kıskançlıkla çok karşılaştınız mı?Kıskançlık çok var. Eskiden bunu görmek istemiyordum. Çünkü kıskançlık devreye girdiğinde iletişim bozuluyor, bu da benim için acı oluyor.“Güzel kadın aptaldır” önyargısından çektiniz mi?Fazla ileriye bakamayan insanlardan çekmişimdir. Bu önyargıyla yaklaşmak çok kolay. Yalnız bunun benimle bir ilgisi yok. Bu, tamamen bu yargıyı yapanla ilgili.Bu yüzden çok aşk kaybettiniz mi?Çok yanaşmasınlar zaten!Sizin kalbinize girecek adam dünya yakışıklısı mı olmalı?Benim böyle bir kuralım yok.Aşk kimyanızı nasıl değiştirir?Bu da özelimde kalsın artık.Styling Yasemin Eke / İlkyaz Özel/Makyaj Fezi Altun / Ali Rıza ÖzdemirSaç İbrahim ZenginT24
Emrehan Halıcı CHP'den İstifa Etti
CHP Ankara Milletvekili Emrehan Halıcı, partisinden istifa ettiğini açıkladı.CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrıldığını sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden 'Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ediyorum' mesajı ile duyuran Halıcı, bir de faaliyet raporu yayımladı. Emrehan Halıcı'nın Twitter üzerinden paylaştığı faaliyet raporu şu şekilde: 'Sayın Genel Başkan, değerli MYK Üyesi, PM Üyesi, YDK üyesi, Milletvekili, İl Başkanı, İlçe Başkanı, Belediye Başkanı, Kadın Kolları Üyesi, Gençlik Kolları Üyesi, İl ve İlçe Bilişim Sorumlusu arkadaşlarım, 2010-2014 yılları arasında sürdürdüğüm CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılırken, bir özet faaliyet raporu sunmayı uygun buldum. Ülkemizi zeki, yetenekli, yaratıcı, bilgili ve sorgulayan bireylerden oluşan bir Bilgi Toplumu'na dönüştürmeyi en önemli hedefimiz olarak görüyorum. Hedefe ulaşmak için bu özelliklere sahip kişilerin siyasette etkin olmalarını sağlamak gerekir. Bu kişileri siyasete kazandırmanın ve halkımızı yönetime çok daha fazla katabilmenin yolunun elektronik partiden geçtiğine inanıyorum.Cumhuriyet Halk Partisi'nde bu yolda başlattığımız dönüşümlerin devam etmesi en büyük dileğimdir. Bu görevi üstlenecek arkadaşıma başarılar dilerim. Ben ise, nerede ve hangi konumda olursam olayım e-Parti'yi gerçekleştirme çabalarımı devam ettireceğim. Yeni dönemin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, çalışmalarımda bana destek olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgi ve saygılarımla'Haber: Bahar DEMİREL - DHA
O Gazi Bugün Konuştu: Kınıyorum
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Ramazan Çakal, dün Gaziler Günü dolayısıyla düzenlene törende şemsiye tutulmadığı için ıslandığı iddialarına ilişkin, 'İki dakikalık bir İstiklal Marşı okunması sırasında yaşanan durumu, sanki 365 gün gazilere hiç değer verilmiyor gibi yansıtılmasını kınıyorum. Valimiz, komutanımız ve belediye başkanımız ile diğer yetkililer 365 gün bizim yanımızda. Zaten konuşmak için kürsüyle gittiğimde durumu fark eden sayın valimiz, hemen şemsiye gönderdi' dedi.Çakal, gazetecilere yaptığı açıklamada, dün valilik binası önündeki törende çekilen bir fotoğrafın çarptırılarak bazı basın yayın organlarına malzeme yapılmasını üzüntüyle takip ettiklerini söyledi.'Vatanı uğruna hiçbir fedakarlıktan çekinmeyen gazileri, her zaman el üstünde tutan, her türlü sıkıntısında ilk eli uzatan sayın valimiz başta olmak üzere diğer protokol üyelerine yönelik yapılan haksız eleştirilerin en çok bizi üzdüğünün bilinmesini isteriz' diyen Çakal, haberleri kınadığını dile getirdi.Çakal, dün İstiklal Marşı okunması sırasında protokoldeki yerini aldığında konuşma yapmak için kürsüye gideceğinden şemsiye istemediğini belirterek, şöyle devam etti:'Sayın valimiz ve diğer protokol üyelerinin bunun farkına varmaları o an mümkün değildi. İki dakikalık bir İstiklal Marşı okunması sırasında yaşanan durumu, sanki 365 gün gazilere hiç değer verilmiyor gibi yansıtılmasını kınıyorum. Valimiz, komutanımız ve belediye başkanımız ile diğer yetkililer 365 gün bizim yanımızda. Zaten konuşmak için kürsüyle gittiğimde durumu fark eden sayın valimiz, hemen şemsiye gönderdi. Ayrıca, benden sonra şiir okumak için bekleyen öğrenci kızımızın da ıslanmaması için valilik özel kalem müdürü bile şemsiyesini ona tuttu. Bu kadar hassas ve duyarlı davranılmasına rağmen bir anlık fotoğraf karesinin çarptırılarak farklı yerlere çekilmeye çalışılması kabul edilemez. Töreni gerçek anlamından çıkartıp valimiz ve protokol üyelerinin bize olan ilgi ve desteklerini görmezden gelinmesi ve bu tarz haberlere alet edilmemizi kınıyorum.'Vali Ali Kaban'ın Zonguldak'a atanmasının ardından şehit ve gazi dernekleriyle yakından ilgilendiğine dikkati çeken Çakal, 'Bize 365 gün kapılarını açık bırakan valimiz var. Sayın Valimiz Ereğli'de Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği'ne yer tahsis etti. Bizim kiracısı olduğumuz yerin dahi masrafları ile kirasını valimiz karşılamıştır. Yeni yapılan bir yerde valilik olarak derneğimize yer tahsisi yapılacak. Bütün bunları yapan ve derneğimize yardımcı olan valimize verilmek üzere plaket yaptırdık. Bunların görmezden gelinmesini de kınıyorum' diye konuştu.Diğer dernekler de tepkiliTürkiye Harp Malulü Gazi Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Ereğli Şube Başkanı Mehmet Ali Demirdüven de haberi üzüntüyle okuduklarını belirterek, 'Yanlış yansıtılan haberi kınıyorum. Valimiz, belediye başkanlarımız ve protokol üyelerimizle diyalog içerisindeyiz. Valimiz derneğimize yeni bir yer tahsis etmiş, kötü şartlardan bizi kurtarmıştır. Bizimle böylesine ilgilenen birinin dernek başkanının ıslanmamasına asla izin vermez' şeklinde konuştu.Türkiye Muharip Gaziler Derneği Ereğli Şube Başkanı Temel Şahin ise devletin her zaman gazilerin yanında olduğunu, Vali Kaban ve diğer protokol üyelerin de bu hassasiyeti koruduğunu dile getirdi.Dün Gaziler Günü töreninde, yağan yağmur sırasında Vali Ali Kaban, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ve 3. Jandarma Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Birol Şimşek'e şemsiye tutulmasına rağmen yanlarındaki gazi Ramazan Çakal'ın şemsiye tutulmadığı için ıslandığı iddia edilmişti.AA
İspanya'da BBG Programına Katılan Müslüman Kızı Tartışma Başlattı
İspanya'da bu yıl 15'incisi düzenlenen BBG (Biri Bizi Gözetliyor) Reality Show yarışmasına ilk kez türbanlı bir İspanyolun katılması ülkede tartışma başlattı.10 erkek 8 kız yarışmacının katıldığı programda türbanlı Müslüman kız ile diğer yarışmacılar arasında yaşanan olaylar iki toplum arasındaki kültürel farklılığı tüm çıplaklığı ile ortaya koydu.18 yaşındaki Shaima adlı kızın erkek yarışmacılara karşı mesafeli duruşu, onlarla sevinç anlarında sarılmaması, diğer yarışmacılar erkek kadın gözetmeksizin beraber yatarken onun sadece kadın yarışmacılara yakın durması seyircileri kızdırdı.İspanya'daki Müslümanlar da 'Shaima'nın bu tür programda ne işi var' diye eleştiriler getirmeye başladı. Eleştirilerin yoğunlaşması üzerine bir açıklama yapmak zorunda kalan Shima'nın kardeşi “Bana kız kardeşimden bahsetmeyin, o yoldan çıktı, BBG gibi bir pislik programı seçme kararı tamamen kendisine aittir' diye konuştu.Bu arada Shima'nın Kurban Bayramı nedeni ile sokak ortasında kestiği bir koyunun fotoğrafını sosyal medyada paylaşması yarışmacılar arasında yeni bir polemik konusu oldu. Hayvanların meydanlarda kesilmesine karşı çıkan diğer yarışmacıların aileleri Shaima'nın sırf bu fotoğraf nedeni ile elenmesini istediler.DHA
Odakule 33 Yıllığına Kiralanıyor!
İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 33 yıl süre ile üst hakkını devredeceği Odakule ihalesinde süreç başlıyor. Odakule Binası için Bilgi Odası ise 22 Eylül Pazartesi günü açılacak.İSO açıklamasına göre, tarihi Pera bölgesinin en yüksek binası Odakule yerli ve yabancı yatırımcısını arıyor. İSO'nun sahibi olduğu Odakule Binası'nın 33 yıl süre ile üst hakkının ihale yoluyla devredilmesine ilişkin süreç başlıyor. Çıplak mülkiyeti İSO'da kalacak Odakule ihalesinde Bilgi Odası 22 Eylül Pazartesi günü açılıyor.Yatırımcılar, ihale süreci ile ilgili bilgilere 'www.iso.org.tr/odakuleihale' adresinden ulaşabilecek. İhaleye ilişkin belgelerin edinilebileceği Bilgi Odası'nın kapanışı ise 22 Kasım'da gerçekleşecek. Bu süreçte ihale hakkındaki sorular 15 Kasım'a kadar yanıtlanabilecek.Posta
MİT, Rehine Krizinde Kilidi Arap Aşiretleriyle Açtı
Irak'ta 11 Haziran günü Türkiye'nin Musul Konsolosluğu'na baskın düzenleyen IŞİD militanları tarafından rehin alınan 49 görevlinin özgürlüklerine kavuşmasıyla ilgili ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. Herhangi bir çatışmanın çıkmadığı kurtarma operasyonunun koordinesi yaklaşık 2 aydır bölgede titiz çalışma yürüten MİT tarafından yapıldı ve birçok kez yerleri değiştirilen rehinelerin her anları İnsansız Hava Aracı (İHA) ile adım adım izlendi. Rehine krizinde kilidin Arap aşiret liderlerinin aracılığıyla açıldığı ortaya çıktı.DEFALARCA ADRES DEĞİŞTİRDİLERIŞİD militanları geçen 11 Haziran günü Irak'ın Musul kentine girdi ve kısa sürede şehri teslim aldı. IŞİD militanları 32 Türk şoförünü rehin aldığı işgal sırasında, Musul'da bulunan Türkiye Başkonsolosluğu'na da girdi ve burada bulunan Başkonsolos Öztürk Yılmaz ile binada bulunan 3'ü Iraklı 46'sı Türk 49 kişiyi rehin aldı. Rehin alınan 49 kişi ilk etapta konsolosluktan çıkarıldı ve Musul'da bir otele götürülerek alıkonuldu.Türkiye ve dünya kamuoyunda yankı uyandıran bu gelişme sonrası Milli İstihbarat Teşkilatı, rehinelerin kurtarılması için çalışma başlattı. Ancak, Irak'ta yapılan çalışmalarda arabuluculuk için devreye konulan aşiret liderlerine rağmen sonuca ulaşılamadı. Bu gelişmeler sırasında IŞİD güçleri ise 49 rehineyi ilk etapta götürdükleri otelden, bu kez başka bir noktaya götürdü ve bu uygulamayı birkaç kez yaparak adreslerinin bulunması ve olası bir nokta operasyonunun önünü tıkamış oldu.IRAK'TAN SURİYE'YE GÖTÜRÜLDÜLERIŞİD rehin aldığı ve ihtiyaçlarının karşılanması noktasında herhangi bir sorun çıkarmadığı 49 rehineyi, Ramazan ayı içerisinde kendi militanlarının aldığı güvenlik önlemleri altında Irak topraklarından çıkardı ve Suriye'ye getirdi. IŞİD militanlarının attığı her adımı personel ve haber kaynakları aracılığıyla takip eden MİT, Irak'tan çıkış yapıldığı bilgisinin ulaşmasının ardından rehinelerin bulunduğu konvoyu İHA'lar ile sürekli izlemeye aldı. Irak'tan çıkan rehinelerin bulunduğu konvoy ilk olarak IŞİD güçlerinin etkili olduğu Suriye'nin Haseke kentine getirildi. Burada rehinelerin tutulduğu yerleşim birimlerini tespit eden MİT, Başkonsolos ve beraberindekilerin kurtarılması için girişimlerde bulundu. Ancak, IŞİD militanları birkaç gün sonra Ramazan ayının son günlerinde rehineleri yine konvoy eşliğinde bu kez kontrolünü tamamen ellerinde bulundurdukları Türkiye sınırına 90 kilometre uzaklıktaki Rakka kentine götürdü.BAYRAM ÖNCESİ SERBEST KALACAKLARDIRehinelerin tutulduğu binaları bilen ve buradaki gelişmeleri hem sınır ötesine geçen personelleri, hem bu ülkedeki haber kaynakları hem de İHA'lar aracılığıyla takip eden MİT, görüşmeler başlattı. Yaşanan sürecin hızlandırılması için MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın talimatıyla Dış Operasyon Daire Başkanı rehinelerin serbest bırakılmaları durumunda Türkiye'ye alınacakları en uygun nokta olan Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'ne gönderdi. Akçakale'ye giden MİT Daire Başkanı'nın yaptığı görüşmeler olumlu ilerledi ve bayram öncesi rehinelerin serbest bırakılmalarına ilişkin mutabakat noktasına gelindi. Ancak bu olumlu adımın ardından Rakka'da bazı aşiretler yakaladıkları isimlerini açıklamadıkları 3 kişinin MİT elemanı olduğunu söyledi. Bu gelişme sonrası rehinelerin Türkiye'ye getirilmesine yönelik yapılan girişimler başarısızlıkla sonuçlandı. IŞİD bu olayın sonrasında rehinelerin yerini yeniden değiştirdi. IŞİD rehinelerin yerini 101 günde tam 9 kez değiştirdi.ARAP AŞİRETLER ARACI OLDUTüm bu gelişmeler sonrası MİT, Rakka'nın kontrolünü elinde tutan IŞİD üzerinde en büyük etkili olan Arap aşiretleri ile çalışma içerisine girdi. MİT Daire Başkanı, bulunduğu Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi ile Harran İlçesinin Arap kökenli yurttaşların yoğun olarak yaşadığı ve aşiret yapısının varlığını göz önünde tutarak buradaki aşiret reisleri ile iletişime geçti. Her 2 ilçedeki Arap aşiret reislerinden bağlantıları ve aynı aşiretin Suriye'deki liderleri ile iletişim kurduran MİT, rehinelerin serbest bırakılması için IŞİD ile görüşmeler yapmasını sağladı. Rakka'da güçlü olan Arap aşiret liderleri ile yapılan uzun soluklu görüşmeler geçen hafta sonunda olumlu yönde ilerlemeye başladı. Görüşmelerin bu hafta başında istenilen şekilde gerçekleşmesi üzerine rehinelerin serbest bırakılmalarının her an gerçekleşebileceği netleşmeye başladı.SINIRA BORDO BERELİLER KONUŞLANDIRILDIMİT yetkilileri olumlu gelişme sonrası rehinelerin sağlıklı şekilde Rakka'dan Türkiye'ye getirilmesi için operasyon şeklini belirlemeye başladı. Anlık olarak her türlü gelişmelerin Başbakan Ahmet Davutoğlu'na da iletildiği operasyon aşamasında her türlü riski de göz önünde tutan MİT, olası olumsuz gelişmeye karşın Suriye sınırına dikkat çekmemesi için Türkiye'nin değişik bölgelerinde bulunan özel harekat ve bordo bereli askerler gönderildi. Akçakale'ye birkaç gün önce gelen ve sınıra niye getirildikleri konusunda bilgi verilmeyen bordo bereli ve özel harekatçılardan, sadece olası çatışma ihtimaline karşın teyakkuz halinde olmaları istendi.DÜN GECE SERBEST BIRAKILMALARI KARARLAŞTIRILDIOlumlu yönde ilerleyen gelişmeler dün gece sonuçlandı ve IŞİD güçleri rehineleri serbest bırakmayı kabul ettiğini kendilerine aracılık eden Arap aşiret liderleri aracılığıyla MİT'e iletti. Bu haber sonrası her türlü operasyon konusunda uzman olan ancak kaç kişi olduğu açıklanmayan MİT ekibi. IŞİD tehdidi nedeniyle geçen Ocak ayından bu yana kapalı tutulan ve dün gece çalışanların izinli olarak gönderildiği Akçakale Sınır Kapısı'ndan Suriye'ye geçti. MİT ekibi Suriye'ye geçtikten sonra Telabyad İlçesi'nde kendilerini karşılayan IŞİD militanları ve Arap aşiretleri ile birlikte araçlarla Rakka'ya gitti. Gece geç saatlerde Rakka'ya ulaşan ekip, burada bilgilendirilen ve teslim alınmak üzere kendilerini bekleyen rehinelerle buluştu. MİT ekibi rehinelerle bir süre görüştü ve Türkiye'ye gideceklerini ifade ederek, olası çatışma durumunda neler yapmaları gerektiğini de anlattı.ŞAFAK VAKTİ SINIRA ULAŞILDI MİTMİT ekibi teslim aldığı 49 rehineyi yoğun güvenlik önlemleri arasında Rakka'dan yola çıkardı ve 90 kilometrelik yolculuğun ardından şafak vakti Telabyad'a ulaştırdı. Rehineler ve MİT ekibi Telabyad'da IŞİD militanlarının kontrolündeki Telabyad sınır kapısından geçti ve tampon bölgede kendilerini bekleyen MİT Bölge Başkanı ve Şanlıurfa Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı ile buluşturdu. Saat 05.00 sıralarında gerçekleşen bu buluşmanın ardından 49 rehine sınır hattında bekleyen midibüs ve minibüslere aktarıldı ve zırhlı araçlar eşliğinde Şanlıurfa'ya getirildi.MİT BİNASINDA BEKLEDİLERSaat 05.45 sıralarında Şanlıurfa'ya gelen rehinelerin ilk etapta Polisevi'ne götürülmesi düşünüldü ancak olayın duyulmaması için bu tercihten vazgeçildi ve MİT'e ait binaya götürüldü. MİT'e giriş yapan rehinelerin sağlıklı şekilde Türkiye'ye getirildiği haberi bu sırada gelişmeleri dakika dakika görüntülü olarak da takip eden MiT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından Başbakan Ahmet Davutoğlu'na iletildi. Rehineler ise getirildikleri MİT binasında kahvaltı yapıp, sağlık kontrolünden geçirildi. Bu sırada rehineler arasında bulunan 3 Irak vatandaşı ise Türk yetkililerine yaptığı başvuru sonrası ülkelerine gönderildi.SADECE BAŞKONSOLOS TRAŞ OLDURehineler yaptığı kahvaltı ve sağlık kontrolü sonrası 101 gündür tıraş olmadıklarını söyleyerek sakallarını kesme talebinde bulundu. Bu talep sonrası Başkonsolos Öztürk Yılmaz sakal tıraşı oldu, ancak saat 06.50 sıralarında MİT binasına gelen Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, Başbakan Davutoğlu'nun kente geleceğini ve rehineleri Ankara'ya Başbakanlık uçağı ile götüreceğini söyledi. Bu gelişme sonrası rehinelerin sakallarını kesme talebi Başbakan Davutoğlu'nun kısa zaman diliminde kente geleceği için yetişmeyeceği ifade edilerek gerçekleşmedi.150 TAKIM ELBİSE GİTTİBu sırada rehinelerin kıyafetlerinin değiştirilmesi için de çalışma başlatıldı ve kent merkezindeki bir mağazadan takım elbise istendi. Valilik tarafından açtırılan mağazada rehinelerin bedenleri bilinmediği için her bedenden talepte bulunuldu ve MİT binasına saat 07.10 sıralarında polisler tarafından 150 takım elbise gönderildi. Mağaza yetkilileri gönderilen takım elbiselerin kaçının rehinelere verildiğini fazla elbiselerin iadesi ile belirleyeceklerini söyledi ancak fiyat konusunda ise bilgi vermedi.Rehineler yeni kıyafetlerini giydikten dakikalar sonra polis eskortu eşliğinde otobüs ve midibüsler ile MİT binasından çıkarılarak saat 07.53'te havaalanına ulaştı. VIP salonuna alınan rehineler bir süre sonra kente gelen Başbakan Davutoğlu ile görüştü. Rehineler ile görüşen ve geçmiş olsun dileğini ileten Davutoğlu, daha sonra yaklaşık 40 dakika kaldığı havaalanından bu kez uçağına aldığı rehineler ile birlikte saat 09.20 sıralarında Ankara'ya hareket etti.Hasan KIRMIZITAŞ - DHA
Bahçeli'den Serbest Bırakılan Rehineler İçin İlk Açıklama
MHP lideri Devlet Bahçeli, 49 vatandaşın serbest bırakılmasına ilişkin ilk açıklamasını yaptı.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, IŞİD'in rehin tuttuğu 49 vatandaşın serbest kalmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı.Bahçeli'nin açıklaması şöyleVatandaşlarımızın sağ salim evlerine dönmeleri, sevdikleriyle ve aileleriyle buluşmaları hiç şüphesiz hepimiz adına mutluluk verici bir gelişmedir.IŞİD teröristlerinin şiddet ve zorbalığı aylarca Hükümet tarafından sineye çekilmiş, böylece Türkiye'nin eli kolu bağlanmıştır. Çok şükür 101 günlük zulüm ve eziyet döngüsü bugün sonlanmıştır.haberartibir