onedio
Kılıçdaroğlu: 'Davutoğlu Belge İstiyordun, Al Sana Belge'
Türkiye'nin IŞİD'e yardım ettiğini ileri süren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, parti grubunda kürsüden Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun istediği belgeleri gösterdi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. Türkiye'nin IŞİD'e silah yardımı yaptığı yönündeki iddialara ilişkin belgeleri gösteren Kılıçdaroğlu 'IŞİD'e destek vermeyin dedik Ahmet Bey çıkıp 'bu söylemek vatan hainliğidir' dedi. IŞİD'e destek verdiklerini bütün dünya biliyor. Belge mi istiyorsun sen? İşte silahları götüren şoförlerin ve savcıların ifadeleri. Şimdi ben ona soruyorum kim vatanına ihanet ediyor sevgili Ahmet Bey' dedi.KILIÇDAROĞLU'NUN AÇIKLAMALARINDAN SATIRBAŞLARI:Parlamentonun özellikle yürütme organının arka bahçesi haline gelmesi bizim kabul edeceğimiz bir uygulama değildir. Parlamento denetim yetkisini kullanmalıdır. İlk anayasada öngörülen temel maddelerden birisi egemenlik kayıtsız şartsız milletindir maddesidir.HSYK ÜYELERİNE SESLENDİBizim kültürümüzde bizim tarihimizde kuruluşlumuzda iki temel öğe vardır. Parlamenter sistem ve bağımsız yargı. Bugün geldiğimiz noktada parlamenter sistem ile sorunu olan bir iktidar var. Parlamenter sistemi kaldıracağım diyor. Eğer yargı bir ülkede bağımsız ve tarafsızsa orada demokrasi var demektir. Yargının siyasi otoritenin arka bahçesine dönüşmesi en büyük darbeyi demokrasiye vurur. Yeni seçilen HSYK üyelerine sesleniyorum: Yargıya güven duyulmasını sağlayacak olan sizlersiniz. Ben Ergenekon davası yargıçlarına 'çocuklarınıza ileride benim babam yargıçtı diyecek bir mirası bile bırakmadınız' demiştim.'BANKADAN PARALAR GELİYOR, EVLER YALILAR GELİYOR'Parlamenter sisteme sahip çıkmak milli egemenliğe sahip çıkmak demektir. Bir ülkenin yönetim tarzını tarihi birikimi kültürü belirler. 200 yıllık parlamenter sistemi deneyimimiz var. 200 yılı bir anda silip atacağız yerine beyefendinin belirlediği yönetim şeklini getireceğiz öyle mi? Havuz medyasına seslenmiyorum onlar zaten havuzda kendi alemlerini yaşıyorlar. Bankadan paralar geliyor, evler yalılar gidiyor.'CHP'YE TEŞEKKÜR EDECEKSİN'TBMM'de denetim yetkisini kullana tek parti var. O da CHP'dir. Neden sadece CHP bunu yapıyor. İktidarın ezici bir gücü var. CHP'nin muhalefeti karşısında arada bir kaba güç gösterisi yapmaya kalkıyor. Bu bizim gücümüzü gösterir. Biz kaba güce karşı da direndik. Bütün kamu görevlilerine sesleniyorum hükümete yakın memur sendikalarına sesleniyorum bakın AKP'ye gözü kapalı oy verdiniz sizin hakkınızı biz savunduk. Eğer kim seni görevden alırsa bağımsız yargı seni haklı görüyorsa oturup kalkıp CHP'ye teşekkür edeceksin.Özeleştirmelerin hukuka uygun şekilde yapılması gerekiyor. Bir yasa getirdiler ve özelleştirmelerle ilgili mahkemenin verdiği kararların uygulanmaması yönünde. Hani bu milletin anasına küfür eden birisi vardı ya onu korumak için getirdiler bunu.'AYM BİZİ HAKLI BULDU VE İPTAL ETTİ''Özgürlüğün teminatı benim' diyor Ahmet Bey. Yeni Ahmet Bey. Peki vatandaşın hangi internet sitesine girdiğini neden merak ediyorsun. İnsanların hangi internet sitesine girdiği takip ederek vatandaşları fişleyecek. Sevgili yurttaşlarım senin özgürlük güvencenCHP'dir. Bunu için de Anayasa Mahkemesi'ne gittik ve AYM bizi haklı buldu ve iptal etti.Ortadoğu'da yaşananları biliyoruz. Kan gövdeyi götürüyor. Hepimizin yüreği ağzında. 2002'de iktidarı devraldıklarında bunların hiçbiri yok. şimdi kan gölüne dönen Ortadoğu'yu Türkiye'ye ithal etmeye çalışan bir iktidar var. Kobani'de insanlar öldürülüyor. Siviller masum insanlar sürülüyor. Biz oturduk konuştuk çözüm üretelim dedik. Kobani ile ilgili özel bir görüş aldık ve paylaştık. Pek çok kanaldan olumlu ve olumsuz tepkiler geldi. Olumsuz tepkiler için şunu söylemek isterim. Kobani neden öneli. Bizim teklifimizin amacı nedir. Diyorlar ki Kobani'de siviller kalmadı biz oraya neden gidelim. Dünyadan haberi olmayanların görüşüdür o.'PKK'NIN NELER YAPTIĞINI BİLİYORUZ'BM Suriye temsilcisi şöyle dedi 4 gün önce: IŞİD'in eline geçerse Kobani Srebrenica katliamına benzer bir katliam yaşanabilir. Kadınların ve çocukların gözümüzün önünde öldürülmesine sessiz kalırsak Türkiye büyük itibar kaybına uğrar. İnsan hakları ihlallerine sesimizi çıkarmak zorundayız. Eğer IŞİD Kobani'yi alırsa 400 KM'lik sınırda Türkiye bir terör örgütüyle komşu olacaktır. PKK'nın Kuzey Irak'ta neler yaptığını biliyoruz. Şimdi 400 kilometre karelik yeni bir hat açılacak. Bunu başta engelleyemezsiniz sonra da engelleyemezsiniz.Eğer tedbir almazsak orada ileride yaşanacaklar Türkiye'ye de sıçrayacaktır. IŞİD'in orada at koşturması doğru bir şey mi? Biz öneride bulunduk okur ya da olmaz. Ama önerimizin çok haklı olduğu ortaya çıktı ki Bremen mızıkacıları gibi yukarıdan aşağıya çıktılar ve teklifimizin ne kadar yanlış olduğunu anlatmaya başladılar. Terör isterIŞİD'den ister PKK'dan gelsin teröre karşı direnmemiz gerekiyor. Bizim önerimizde yabancı asker, işgal, tampon bölge, uçuşa yasak bölge yok. biz insani amaçlarla gidelim diyoruz.'ACABA BAHÇELİ BİLEREK Mİ ONAY VERDİ?'Sayın Devlet Bahçeli bizim önerimize karşı çıkmış. Acaba kendisinin onay verdiği tezkereye bilerek mi onay verdi. Neden biliyor musunuz. Bu ülkeye yabancı asker postalının gelmesine CHP olarak karşıyız. Biz hiçbir zaman buna evet demedik ama Bahçeli sen evet dedin. Farkın da mısın. Biz Suriye'nin toprak bütünlüğünü hep savunduk. Tampon bölgeye hayır dedik. Uçuşa yasak bilgeye karşı çıktık. Sen bunlara evet dedin.'YETİŞKİN BİR İNSANIN DİLİ BUNU SÖYLEMEZ'AKP ne zaman sıkışsa koltuk değneği her zaman hazırdır. Biliyorsunuz ben de biliyorum. Şimdi diyecekler ki biz ona PKK için evet dedik. Geçin onları. PKK için yabancı askere ihtiyaç mı var. Bizim milliyetçiliğimizden ulusalcılığımızdan şüphemiz yok. Teklifimize ilk tepki Ahmet Bey'den geldi. 'Aklını kendisine saklasın sussun' dedi. Bir kişi böyle konuşuyorsa ergenlik çağındaki bir çocuk düşüncesiyle konuşuyor demektir. Yetişkin akıllı bir insanın dili böyle olmaz. Bizim kültürümüzde akıl akıldan üstündür diye bir söz var. Kim çevreyi dünyayı iyi sorguluyor bunu anlatmaya çalışır bu söz. 'Koyun kurt ile gezerdi fikirler farklı farklı olmasa' der koca Veysel.Bunu söyleyen bir kişinin kafasında demokrasinin D'si bile yoktur. Çünkü ben konuşunca rahatsız oluyor. Doğrulardan rahatsız oluyor. Benim konuşma gerekçem zaten senin rahatsız olman için, doğruları bulman için. Sevgili Peygamberimizin çok güzel bir sözü var bu konuda: İnsanı pişman eden kendi görüşlerindeki ısrarıdır. Akıllıya danışıp onu dinlemeyen pişman olur. Ben düşüncelerimi söylüyorum. Oturup bakarsın. Bunları yapmayın Türkiye zarar görür dedik ama yaptılar ve Reyhanlı'da Cilvegözü'nde vatandaşlarımız öldü.'BELGE Mİ İSTİYORSUN SEN?'IŞİD'e destek vermeyin dedik Ahmet Bey çıkıp 'bu söylemek vatan hainliğidir' dedi. IŞİD'e destek verdiklerini bütün dünya biliyor. Belge mi istiyorsun sen? İşte silahları götüren şoförlerin ve savcıların ifadeleri.Şimdi ben ona soruyorum kim vatanına ihanet ediyor sevgili Ahmet Bey. Efendim biz insani yardım malzemesi gönderdik diyorlar. Erdoğan Somali'ye gitti ve insani yardım malzemesi götürdü. Oraya bir sürü insan sanatçı götürdü. Maden insani yardım malzemesi götürüyorsan bu tırlara neden yasak geliyor. Yayınlanması yasak. Hani insani yardımdı. IŞİD'in elindeki silahlar Recep Tayyip Erdoğan'ın Davutoğlu marifetiyle gönderdiği silahlardır.haberler.com
'PKK, IŞİD ile Aynıysa Niye Görüşüyorsun?'
HDP Genel Başkanı Selahattin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, PKK ile IŞİD’i bir tutan sözlerine, “ Öyleyse niye görüşüyorsun? Niye bizi yoruyor, kendini yoruyorsun? Niye halkı kandırıyorsun? IŞİD’le aynıysa görüşme o zaman” diye karşılık verdi.Demirtaş grup toplantısında hükümetin IŞİD’e yaklaşımını, Kobani politikasını bir kez daha eleştirirken Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Kürt siyasi hareketi ve örgütlerine yönelik eleştirilerine de yanıt verdi.Demirtaş’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:– Kobanê direnişi 30. gününde. Başbakan’ın yaptığı gibi Kobanê meselesine 30 günlük bir mesele olarak bakarsanz hiçbir şey anlamazsınz. Başbakan’ın “Türkmenlere yönelik katliamlara sessiz kaldılar” sözü de doğru değildir. Her hafta burada yaptığımız konuşmalarda uyardık.– “ Suriye’de olan bitene sessiz kalın” mı dedik? “ Bunlar Türkiye’de toplantı yapıyorlar, burayı lojistik üs olark kullanıyorlar” dedik. Suriye’de beslediğiniz çetelerden iki şey istiyordunuz: 1-Esad’a karşı savaşın 2-Kürtlerin statü kazanmasını önleyin. Eline silah verip cebine para doldurduğunuz bu çetelerin ahlakı yok. Bugün sizin yanınızda, yarın karşınızda olur” dedik.‘IŞİD’e desteğinizi bütün dünya biliyor’– Başbakan diyor “Bizi IŞİD yanlısı olarak gösteriyorsunuz.” Bütün dünya öyle diyor? Biz mi dolaşıp anlattık? IŞİD’e giden tırları bir tek biz mi biliyorduk? Bütün dünya biliyordu.– Bugün diyorlar ya, “Rojava ayrı, süreç ayrı!”, konuştuğumuzda böyle demiyordunuz. Bunlar o zaman masadaydı. Kolektif bir güven duygusunun gerektliliğini konuştuk. PYD yetkilileri Türkiye’ye geldi, o zamanlar, “Rojava ile süreç ayrı” demediniz? Kiminle barış, çözüm yapacaksınız? Küfür, hakaret ettiklerinizle mı? Bu kadar ucuz mu bu barış süreci?– Medyadaki tetikçilerinin gözüyle bakmayın. Gazetelerindeki köşelerini kanalizasyon gibi kullanan insanlara gazeteci demeyeceğiz.-Rojava el-Nusra çetelerine karşı iki yıl direndi. Bu ilk saldırı değil ki. Kamuoyu izliyor durumunuzu: Bir yandan görüşme, bir yandan çetelere destek.– Kalın kalın kitaplar yazmışlar ya, zannediyorlar ki her şeyi onlar biliyor. Hayat kitaplarınız gibi değil. Kendi yazdığınız derinlikte boğulmak üzeresiniz. Bunu iki yıldır her görüşmemizde anlatıyoruz. Burnundan kıl aldırmayan üsttenci, otoriter tavırlarınızla siyaset yapılamayacağını görmediniz mi hala?– Öcalan uyarıyordu. Fakat o oradan uyarınca yalaka medyanız, “Apo tehdit etti!” diye manşet atıyordu.“Biz Suriye’de ayrımsız herkesi destekledik” diyorlar, keşke öyle olsaydı. Siyasi düşüncelerine göre desteklediniz.– Her fırsatta “Suriye bizim iç meselemizdir” dediniz. Eskimiş başbakanınız bağıra çağıra anlattı. Nereye kadar? Kobanê’ye kadar. Evet, Somali’de Bosna’da yaşayan bizim kardeşimizdr. Ama Kobanê’deki öz kardeşimiz, annemiz, amcamızdır. Aynı soyadını taşıyorz. Hal böyleyken Kobanê’nin nasıl alakası yok? Somali’nin Diyarbakır’la ilişkisini kurdun da Kobanê’ninkini mi kuramıyorsun? Benim öz kardeşim tecavüzcünün tehditi altındayken hükümet, “Bu bizim işimiz değil” diyorsa, sen de bizim hükümetimiz değilsin.– Bizim paramızla bizim düşmanımızı besliyorsun. Halk bunu iki yıldır izliyor. IŞİD’e tehdittir demedin ama PYD için dedin. “IŞİD ile PKK aynıdır” dedin. Aynıysa niye görüşüyorsun? Niye bizi yoruyor, kendini yoruyorsun? Niye halkı kandırıyorsun? Son iki yıldır resmi diyalog yürütüyor, müzakere aşamasna geliyorsun, “IŞİD’le aynıdır” diyorsun. IŞİD’le aynıysa görüşme o zaman.– Kobanê IŞİD’in elin geçerse orada bir barbarlık yaşanacak, TR koridor açmadığı için sorumlu olacaktır, süreç yürütülemeyecektir. Bunların hepsini halk izliyor, halk aptal değil. Halkı aptal yerine koya koya öfkeyi büyüttünüz. Hükümete anlatmaya çalıştık. Aldığımız karşılık, “Zamanında hata yaptınız, karşılığını görün” şeklindeydi. Bunlar anlamıyor ama “Kobanê’nin düşmemesi lazım” dedik, önemini anlatmaya çalışalım dedik.“Türkiye ordusu orada gitsin IŞİD’e karşı savaşsın” demedik. “IŞİD’e karşı savaşmak isteyen on binler var, kapıyı açın” dedik.– Biz insanız. Bu barbarlar ve tecavüz ordusuna karşı gerekirse tek başımıza direnecek ve onları defedeceğiz. Kobanê tam yüreğimizdeki direniştir. Vicdan gözüyle baktığımızda göreceğiz ki Türk’ün, Arap’ın, kadının direnişidir.– Kobanê’de kardeşimiz tecavüz katliam tehdidi altında… “Ne yalvarıyorsunuz” diyorlar. Size yalvaran alçak olsun, sizin gibi olsun! Biz sizin bu zalimce politikalarınızdan utandık. Hakaretlerinizden, tehditlerinizden utandık. Ülkenin cumhurbaşkanı olmuş adamının söylediklerine bir bakın…– MYK toplantımızın sürdüğü o akşam iki şey yaptık: 1-Halkımızdan destek istedik, 2-Hükümetle konuştuk aynı saatlerde. Kobanê’den gelen imdat çağrısına en uygun tutumu sergiledik, sokağa çıktık. O çağrıyla bütün dünya ayağa kalkınca koalisyon uçakları ilk defa IŞİD’i etkili vurmaya başladı.– Yaptığınız şu kadar yardım için bile burnumuzu kıvırmadık, teşekkür ettik. Hükümetle el ele çözelim mesajı verdik. Şimdi biz katil olduk, iki yüzlü olduk, iki yıldır bunları yapanlar ülkenin sahibi mi oldu? Bunu kabul edemeyiz. Siz bağırıp çağırınca etrafınızdakiler korkabilir ama biz onlardan değiliz, bunu hala anlamadınız mı? Ölümden öte köy mü var? Neyle tehdit ediyorsunuz bizi? Dersim’i, Maraş’ı, Çorum’u, köy yakmaları yaptınız, boyun eğdik mi? Kime nasıl bedel ödeteceksiniz? Her birimiz canı da halkımıza bin defa kurban olur, bunu da böyle bilin!– Provokasyonlar varmış. Senin dört tane maaşlı istihbarat örgütün var, senin haberin yoksa benim nasıl haberim olacak? İstihbarat sizin, devlet sizin. Ha değilse de bilelim. Bingöl’deki gibi yanlı istihbaratla sizi tuzağa düşürdülerse açıklayın. Neredeyse Ortadoğu’da olup biten her şeyden bizi sorumlu tutacaklar. Hani Ortadoğu’da her şey sizden sorulurdu?– Hal böyleyken kimse bize katil diyemez. Hele sen, Roboski katliam emrini veren, Gezi direnişinde vur emri veren, onlarca çocuğun vurulmasının emrini veren, Diyarbakır için “Kadın da olsa çocuk da olsa gereğini yapın” diyen sen bize en son “Katil!” diyecek adamsın! Sen önce bunların hesabını ver.– Görünen o ki Avrupa’nın sadece polisini örnek alacaklar. Alalım. Önce Almanya’nın özgürlükçü, demokratik yasalarını getir.Diken
Galataport ve Park Orman'da Şimdi Ne Olacak?
Dün Ferit Şahenk’in patronu olduğu Doğuş Holding ve birçok projede ortak olduğu Bilgili Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili için oldukça kritik bir gündü. Danıştay 6’ncı Dairesi Şahenk ve Bilgili ortaklığındaki Galataport projesi için yürütmeyi durdurma kararı alırken, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç de Fatih Ormanları projesi için imar izni vermediklerini, vermeyeceklerini söyledi.Peki tüm bunlar Doğuş ve Bilgili için kapıların kapandığı anlamına mı geliyor?WSJ Türkiye’ye konuşan Avukat Turgut Barış Narin, Danıştay Daireler Kurulu’nun aldığı Galataport yürütmeyi durdurma kararının projenin ya da ihalenin iptali anlamına gelmediğini söylüyor. Narin’in verdiği bilgilere göre Danıştay 6’ncı Dairesi şimdi Galataport için davanın esasını görüşecek ve iptal isteği hakkında bir karar alacak. Yani proje ya iptal edilecek ya da devam edecek.İHALE İPTAL Mİ OLUYOR?Yürütmeyi durdurma kararının bu son kararın alınmasına kadar yürürlükte kalması bekleniyor. Çünkü Danıştay’daki idari davalar kurulu bu konudaki en üst karar mercii. Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararından dönmesi ise pek alışıldık bir durum değil. Bu Galataport’ta esasa dair kesin karar çıkana kadar herhangi bir inşaat ya da projeye dair işlem yapılamayacağı anlamına geliyor.Ancak Danıştay’ın son kararının projenin iptal talebine ret olması halinde, yürütmeyi durdurma kararı yürürlükten kalkabilir. Danıştay’ın son karar çıkana kadar Fatih Projesi’nde yürütmeyi durdurma kararında geri adım atması ise beklenmiyor.Avukat Umut Metin’e göre Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı projenin iptaline dair bir karar çıkacağı konusunda bir gösterge değil. Çünkü Galataport için davanın esasını yürütmeyi durdurma kararını alan Danıştay Daireler Kurulu değil, Danıştay 6’ncı dairesi görüşüyor.MAHKEME ESASI GÖRÜŞECEK2013’te kendisine gelen yürütmeyi durdurma kararını reddeden 6’ncı Daire şimdi esas hakkında karar alacak. Danıştay’ın alacağı bu karar her ne olursa olsun, tarafların bu karar ile ilgili temyiz hakkı olacak. Yani bugünkü yürütmeyi durdurma kararını alan Danıştay Daireler Kurulu temyiz durumunda yeniden devreye girebilir.PARK ORMAN İÇİN DAVA YOLU AÇIKSarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in açıklaması ise hukuken bir anlam taşımıyor. Genç’in Fatih Ormanları’na Park Orman Tabiat Park projesine onay vermeyeceğini söylemesi dava açmak için yeterli değil. Ancak Genç’in yazılı olarak onay vermemesi durumunda Şahenk ve Bilgili ortaklığı hukuka başvurup itiraz hakkını kullanabilir.Doğuş Grubu konu hakkında yorum yapmadı. Bilgili yetkililerine ise kısa sürede ulaşılamadı.2013 Mayıs ayında İstanbul Salıpazarı Liman Sahası’nın 30 yıllık işletmesi için düzenlenen ihaleyi 702 milyon dolara kazanan Doğuş Holding, bu yıl Ocak ayında projeyi geliştirmek için kendisine bir ortak bulmuştu. Ortak ise Beşiktaş’ın eski Başkanı ve Bilgili Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili olmuştu.İki şirketin ortak kurduğu yeni şirket aracılığıyla geliştireceği Galataport projesinin Karaköy rıhtımından başlayıp, Mimar Sinan Üniversitesi’ne kadar olan bölgede inşa edilmesi planlanıyordu. Toplam 100 bin 280 metrekare Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ mülkiyetindeki planlama alanı, denize yapılacak 11 bin 867 metrekarelik dolgu alanıyla birlikte toplam 112 bin 147 metrekareye çıkacaktı. Proje kapsamında 127 bin 811 metrekare yapılaşma ve 99 bin 256 metrekare inşaat planlanıyordu. Bu alanda alışveriş merkezleri, oteller ve limanlar yer alacaktı. Şimdi tüm bunlar için yürütme durduruldu.GALATAPORT GALATAMORT OLMUŞTUProjenin geleceğini ise Danıştay’ın esas hakkındaki kararı belirleyecek.Bu Galataport için yaşanan ilk kriz değil. 2005 yılında İsrailli İşadamı Sami Ofer ve Global Yatırım Holding ’in ortaklığındaki Royal Carribean konsorsiyumu proje için 3.5 milyar Euro’luk teklif vermiş ve kazanmıştı. Ancak, yine Danıştay projenin yürütmesini durdurmuş, Abdullatif Şener de ihale kararını imzalamamıştı. Abdullatif Şener ve Dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan o dönemde proje konusunda fikir ayrılığına düşmüştü.2005’te yapılan ihaleye Royal Carribean’ın yanı sıra Fiba-Riksos ortaklığı ve Tepe Ortak Girişim Grubu, ABD’li AVM yatırımcısı Rouse TRI Party, IC Antbel Antalya ve Limak İnşaat ortaklığı ile Monakolu Sasso Holding katılmıştı. Bu gruplardan Global Yatırım hariç hiçbiri ikinci Galataport ihalesine ilgi göstermedi.İhaleyi daha önce Ofer ile birlikte kazanan ancak iptal nedeniyle gerçekleştiremeyen Global Yatırım ise Galataport’tan vazgeçmedi. Ancak, Global Yatırım bu kez Ofer ile değil, Özak Yatırım ve Delta ile ortak bir konsorsiyum oluşturdu.Üçüncü havalimanını kazanan Limak ve IC, 2005’te gerçekleşen ilk Galataport ihalesine katılmış, ancak kazanamamışlardı. Geçtiğimiz ihalenin iptal olmasının ardından Eyal Ofer “Galataport Galatamort oldu” yorumu ile çok konuşulmuştu.Ayşegül Akyarlı Güven | WSJ Türkiye
Hüseyin Üzmez Öldü
6 yıl önce 14 yaşında bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla hapis cezasına çarptırılan yazar Hüseyin Üzmez, tedavi gördüğü hastanede öldü.83 yaşındaki Hüseyin Üzmez, Mudanya'da 2008 yılında 14 yaşındaki B.Ç.'ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası almıştı.Üzmez, tutuklu bulunduğu Bursa E Tipi Kapalı Cezaevi'nde prostat kanserine yakalanması sebebiyle revir koğuşuna kaldırılmıştı.Psikolojik şikayetleri sebebiyle daha rahat bir tedavi için Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi edilmek üzere İstanbul Metris Cezaevi'ne sevk edildi.Hüseyin Üzmez nakledildiği Metris Cezaevi’nden, heyet raporu da dikkate alınarak, cumhuriyet savcısı tarafından ’hastalıkları iyileşinceye kadar’ ’5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’ kapsamında tahliye edildi.3 Ekim'de cezaevinden çıkan Üzmez, kaldırıldığı Ankara Eryaman Mahallesi'ndeki özel bir hastanede hayatını kaybetti.Kaynak: DHA
Derbiye E-Bilet Şoku!
Spor Toto Süper Lig’in 6. haftası şampiyonluğun en büyük adaylarından Galatasaray ile Fenerbahçe’nin karşı karşıya geleceği dev derbiye sahne olacak.Önceki yıllarda adeta kapalı gişe oynanan ve biletleri satışa çıktığı gün tükenen derbiye bu yılki ilgi ise beklentilerin hayli uzağında…8 Ekim’de GS Bonus Kart üyeleri için, 10 Ekim’de ise genel satışa çıkan biletlerden şuana kadar sadece 3 bin 500 bilet satılabildi.Bu rakamın azlığındaki faktörlerin en başında taraftarların E-Bilet sistemine olan yabancılığı geliyor.Hatırlanacağı üzere geride kalan 5 haftada maçların neredeyse tamamı boş tribünler önünde oynandı.Seyirci sayısında yaşanan düşüş, kulüplerin bilet gelirlerinde dibi görmelerine neden olurken, kalan 4 günde sarı-kırmızılı taraftarların derbi biletlerine göstereceği ilgi merak konusu oldu.Metin KOÇ | Amkspor
Reklam
Saldırıya Uğrayan Doktor Tekvando Yapıp Kurtuldu
Van'da acil serviste görev yaptığı sırada hasta yakınlarının saldırısına uğrayan doktor Mehmet Ali Bilgili'yi, aldığı tekvando eğitimi kurtardı Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi acil servisinde görev yaptığı sırada hasta yakınlarının saldırısına uğrayan doktorun aldığı tekvando eğitimiyle kendisini savunma anı güvenlik kamerasına yansıdı. Hastanenin göğüs hastalıkları servisi yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam eden İ.G.'nin hayatını kaybetmesi üzerine hasta yakınları, burada görev yapan personel ile tartıştıktan sonra acil servise yöneldi. Serviste görev yapan doktor Mehmet Ali Bilgili, bir grup hasta yakınının saldırısına uğradı. Güvenlik kameralarının kaydettiği görüntülerde, hasta yakınlarından biri masanın üzerine çıkarak bilgisayarda işlem yapan Bilgili'ye tekme atmaya çalışıyor. Tekvando sporuyla ilgilenen Bilgili, kendisine saldıran kişiyi ayağından tutarak etkisiz hale getiriyor. Bu sırada bir grup hasta yakını Bilgili'ye saldırmaya devam ediyor. Kendisini savunan Bilgili, 4 hasta yakınını etkisiz hale getirirken, güvenlik görevlileri hasta yakınlarını engellemeye çalışıyor. Görüntülerde polis ekipleri ve güvenlik görevlilerinin hasta yakınlarını acil servisten uzaklaştırmaya çalıştıkları görülüyor. Hasta yakınları hakkında şikayette bulunduğunu belirten Bilgili, gazetecilere yaptığı açıklamada, doktorlara yönelik her gün bir saldırının olduğunu, bunun toplumda alışkanlık haline geldiğini söyledi. Dünyanın en uzun tahsilini yapıp insan sağlığı gibi hayati önem arz eden bir mesleği yapan doktorlara yönelik her türlü saldırıyı kınadığını ifade eden Bilgili, şöyle konuştu: 'Cumartesi günü normal nöbet sırasında çalışırken daha sonradan öğrendiğim kadarıyla göğüs servisinde yatan ve kötüleşip yoğun bakımda vefat eden hastanın yakınları serviste doktor ve hemşirelerle tartıştıktan sonra bana saldırdı. Çok şükür bu saldırıdan herhangi yara almadım. Hiç kimse hele ki sağlık çalışanı bir insanın sağlığıyla alakalı zarar görmesini istemez. Zaten görevimiz gereği insan sağlığı için çalışıyoruz. Hasta ise tedavi etmeye değilse sağlığını korumaya yönelik hizmet sunuyoruz. Bu olayların son bulmasını diliyoruz.'KAMU DAVASI DA AÇILDIİlk saldırı gerçekleştiğinde hasta yakınlarından birinin masanın üzerine çıkıp kendisine tekme atmak istediğini belirten Bilgili, hasta yakınına karşı kendini savunduğunu ifade ederek, 'Sonradan saldıran kişi sayısı 60'a ulaşmış. Servisteki tüm kamu mallarına zarar vermişler. Bu saldırı anı kameralarda var. Bu kişiler hakkında hem şahsi olarak dava açtık hem de kamu davası açıldı' diye konuştu.a haber
Reklam
Jose Sosa İçin Son 24 Saat!
Beşiktaş'ın Metalist Kharkiv'den kiraladığı Jose Sosa'nın bonservisini alması için yarın 2 milyon Euro'luk ödemeyi yapması gerekiyor.Beşiktaş'ın uzun uğraşlar sonunda transferin son günlerinde kadrosuna kattığı Arjantinli futbolcu Jose Sosa'nın bonservisini almak için son gün yarın...Transfer edildiği günden bu yana oynadığı maçlarda taraftarları ve teknik heyeti memnun eden orta saha oyuncusu için siyah beyazlı yönetim futbolcunun bonservisini almak istiyoruz açıklaması yapmıştı. Ancak 14 Ekim tarihi itibariyle henüz Sosa'nın bonservis ödemesiyle ilgili bir gelişme yaşanmadı.Transfer edilirken KAP'a yapılan açıklamada 15 Ekim'e kadar 2 milyon Euro daha ödenerek bonservisi alınacak maddesi koyan siyah beyazlılar henüz bu maddeyi devreye sokmadı.İşte Beşiktaş'ın Sosa için KAP'a yaptığı açıklama;' 'Jose Ernesto Sosa'nın geçici transferi ile ilgili olarak oyuncunun kulübü ve kendisi ile anlaşmaya varılmıştır. Buna göre; '' FC Metalist kulübüne kiralama bedeli olarak 1.400.000 euro ödenecektir. Ayrıca Şirketimiz FC Metalist Kulübüne 15 Ekim 2014 tarihine kadar 2.000.000 euro ödemek suretiyle sezon sonunda oyuncunun transfer haklarını satın alma opsiyonuna sahiptir.'' Oyuncuya 2014-2015 sezonu için 1.500.000 euro garanti ücreti ve 10.000 euro maçbaşı ücreti ödenecektir. Ayrıca oyuncunun transfer opsiyonunun kullanılması halinde oyuncunun kendisi ile aşağıdaki şartlarda anlaşmaya varılmıştır; '' -2015-2016 sezonu; 1.550.000 euro garanti ücreti ve 10.000 euro maçbaşı ücreti,'' -2016-2017 sezonu; 1.600.000 euro garanti ücreti ve 10.000 euro maçbaşı ücreti,'' -2017-2018 sezonu; 1.650.000 euro garanti ücreti ve 10.000 euro maçbaşı ücreti.'''Bonservisini mutlaka alacağız demişti''Beşiktaş Basın Sözcüsü Metin Albayrak, Jose Sosa'nın bonservis opsiyonunun 15 Ekim'de sona erecek olması ile ilgili 'Jose Sosa önemli ve beğendiğimiz bir oyuncu. Mutlaka bonservisini almak istiyoruz. Kendisinin şu andaki sakatlığı ve iyileşme süresi bu kararımızda etkili olmayacak. Bu hafta yapacağımız yönetim kurulu toplantısında bu konuyu karara bağlayacağız' şeklinde açıklamalarda bulunmuştu.Eurosport
Katalonya: Bağımsızlık Referandumu Yapılacak Ama...
Katalonya lideri Artur Mas, dün İspanyol basınında çıkan haberlerin aksine 9 Kasım'da yapılması planlanan bağımsızlık referandumunun iptal edilmediğini söyledi.Ancak referandumun bu konuda söylenecek 'nihai söz' olmayacağını da sözlerine ekledi.İspanya hükümeti referanduma şiddetle karşı çıkmış ve konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşımıştı.Anayasa Mahkemesi de dosyayı incelediği süre boyunca referandumun askıya alındığını duyurmuştu.İspanyol basını dün bu karar nedeniyle Katalonya'da bağımsızlık oylamasının iptal edildiğini yazdı.İspanya Başbakanı Mariano Rajoy da bu sabah bunu 'harika bir haber' diye niteledi.Ancak daha sonra bir basın açıklaması yapan Katalan lider Artur Mas 'yasal çerçevenin değişmesine rağmen sandığa gidileceğini, Katalan hükümetinin kontrolü altında ve 20 bin gönüllünün yardımıyla, yerel yönetim binalarında oylama yapılacağını' bildirdi.Katalan yönetimi, kendi imkanlarını kullanarak İspanyol hükümetinden onay alma zorunluluğunu ortadan kaldırmaya çalışıyor.BBC Türkçe
Eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş Hayatını Kaybetti
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 21. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş vefat etti.Alınan bilgiye göre, Emekli Orgeneral Güreş'in tedavi gördüğü Ankara GATA'da hayatını kaybettiği öğrenildi.1926 yılında Adana'da doğan Güreş, 1947'de Kara Harp Okulundan, 1949'da Ulaştırma Okulundan mezun oldu, 1963'e kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde ve Takım ve Bölük Komutanlığı yaptı.Güreş, 1965 yılında Kara Harp Akademisini kurmay subay olarak bitirdikten sonra 28'inci Tümen Ulaştırma Tabur Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanlığında Karargah Subaylığı, 51'inci Tümen Kurmay Başkanlığı, Atina Kara Ataşeliği ve Genelkurmay Harekat Dairesi Plan Prensipler Şube Müdürlüğü görevlerini yürüttü.1973 yılında Tuğgeneralliğe terfi eden Güreş, bu rütbe ile Kara Kuvvetleri Tayin Daire Başkanlığı, Belçika/Mons'ta Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahı (SHAPE) Lojistik Daire Başkan Yardımcılığı yaptıktan sonra Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tugay Komutanlığı görevlerini yürüttü.1977 yılında ise Tümgeneralliğe terfi eden Güreş, Tümgeneral rütbesi ile Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı görevinde bulundu, 1981'de de Korgeneralliğe terfi etti.Korgeneral rütbesi ile Genelkurmay Personel Başkanlığı ve 3'üncü Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1985 yılında Orgeneralliğe terfi eden Güreş, Orgeneral rütbesi ile Harp Akademileri Komutanlığı, 1'inci Ordu Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerini yürüttü.4 Aralık 1990 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 30 Ağustos 1994 tarihinde emekliye ayrılan Güreş'in TSK Üstün Hizmet Madalyası ve TSK Altın Şeref Madalyası bulunuyor.Güreş, 20 ve 21'inci dönemde Kilis milletvekili olarak TBMM'de görev yaptı.Muhabir: Hande İlbeyi Canca | AA
Reklam
Davutoğlu: 'Yakılan Her TOMA Yerine 10 TOMA Alınacak'
Başbakan Davutoğlu, yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kaybedenlerin 2015'teki genel seçimleri ipotek altına almak için Kobani eylemlerini başlattığını söyledi.AK Parti Meclis grup toplantısında konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kobani'ye destek eylemlerine tepkisini sürdürdü. Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:'Tam bir vandalizm ve eşkıyalık faaliyetine giriştiler. Bunu ilk defa görmüyoruz. Geçen mayıs ayında Gezi provokasyonunu başlattılar. 30 Eylül’de en kapsamlı demokratikleşme paketi hayata geçirilecekken, milletimiz tam da bayram yaşarken 17 Aralık’ta tuzak kurdular. Birileri millete bayramları zehir etmeye çalışıyor. Ama ahtımız olsun ki bu bayramları yaşatmaya devam edeceğiz. Şimdi de taşeronlar, provokatörler devreye girip bu bayramı bize zehir etmeye çalıştılar. O provokatörlere hesap sormayı biliriz. Şimdi bahane Kobani. 30 Mart seçimiyle, 10 Ağustos seçimiyle darbe yemiş vesayetçilerin 2015 seçimini ipotek altına alma çabasıdır. Seçimlere bu ülkeyi huzur içinde götürmeye kararlıyız. Bu şiddet ve Vandalizm sonucunda 33 vatandaşımız hayatını kaybetti. Tek tek her birini hukukun önüne çıkartacağız. Ne tedbir alınması gerekiyorsa alınacak. Yakılan her TOMA’nın yerine gerekirse beş TOMA on TOMA alınacak.''Hem Türk hem AK Parti bayrağı'' Her il ve ilçemiz için bir rüyamız, hayalimiz var. Bizi hayalperestlikle suçlayanlara bir kez daha söylüyorum: Hayali olmayanlar utansın.'' Bölgedeki kardeşlerim size sesleniyorum: Sesinizi yükseltin. Onlar yaktılar, yıktılar; biz inşa edeceğiz. Kobani’de, Haseke’de de bunu yaptılar. Kendilerine muhalif hiçbir parti bırakmadılar. Şimdi şikayet ediyorlar. Kobani’de kendileri gibi olmayan partileri baskı altına aldılar. İlk kardeşlerimiz PYD baskısından kaçarak geldi bize. Şimdi Doğu’da, Güneydoğu’da aynısını yapıyorlar. AK Parti binalarına saldırarak ‘Burada biz siyaset yaparız’ diyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin her yerinde hem al bayrak olacak hem de AK Parti bayrağı olacak.''Bütün bu vandalizm, terör karşısında dimdik ayakta duran AK Parti teşkilatlarının her birinin alnından öpüyorum. Onlar boyun eğmeyeceklerini gösterdiler, bu mücadeleyi sonuna kadar yürüteceklerini gösterdiler. Tehdit, şantaj edildiler ama yılmadılar. Bilsinler ki her zaman yanlarında olacağız.''Mesele Kobani üzerinden Türkiye’ye baskı oluşturma''Gelin ihanetin arka planına bakalım. Suriye’deki zulüm dün başlamadı, Kobani ile de başlamadı. 3 buçuk yıldır Suriye’de büyük bir zulüm var, 300 bine yakın kardeşimiz şehit edildiler. 4 buçuk milyon mülteci kaçmak zorunda kaldılar.''Daha önce Suriyeli kardeşlerimize kapımızı açmamızı eleştirenler şimdi Türkiye müdahale etsin demeye başladılar. Silah yardımı demeye başladılar. Biz her türlü insani yardımı yaptık ve kimseden izin almadan yaptık. Ey HDP ya da Kılıçdaroğlu bayır bucak Türkmenler katledilirken, hadi rejim dostunuz katliamlarını görmüyorsunuz ama Tel Abyad’da IŞİD’in katlettiklerini neden görmediniz? Bazı Kürtler baskı altındayken neredesiniz? Mesele Kobani üzerinden Türkiye’ye baskı oluşturma çabası. Kobani’ye yardımı biz yaptık, kardeşlerimizi biz kabul ettik.''Çözüm süreci Türkiye patentli''Ey provokatörler onlar size gelmedi, al bayrağın gölgesine sığınmaya geldiler. Bize ders vermeye kimsenin haddi yok. Türkiye gereken desteği Kobani’ye de Türkiye’ye de verdi. Ama Türkiye tek başına birileri istedi diye maceraya girmez. Biz her adımı bilerek, hesaplayarak atarız. Çözüm süreci Kobani’den önce başladı ve herhangi bir dış olayla bağlantılı değildir. Çözüm süreci hepimizin çok önem verdiği bir süreçtir, bunu sabote etmey7in dedik. Tezkerede zalimlerin hepsinin oluşturacağı tehdide karşı mazlumları koruma kararı aldık. HDP, önce süreç ile Kobani’yi irtibatlandırarak bize şantaj yapmaya kalktılar, buna izin vermeyiz. Çözüm süreci Türkiye patentli bir süreçtir. Çözüm süreci kararlılıkla sürdürülecek.'Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Bingöl Emniyet Müdürü'ne Saldırı Davasına Gizlilik Kararı
BİNGÖL'de, Emniyet Müdürü Atalay Ürker'e yönelik düzenlenen ve 2 polisin şehit olduğu saldırıyla ilgili gözaltına alınan 8 kişiden 7'si, çıkarıldığı mahkeme tarafından denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakılırken bir kişi tutuklandı. Mahkeme ayrıca davaya gizlilik kararı getirdi...Bingöl'de geçen Çarşamba akşamı PKK'lıların düzenlediği ve Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ile Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu'nun şehit olduğu Emniyet Müdürü Atalay Ürker ve polis memuru Uğur Atlı'nın yaralandığı saldırıyla ilgili gözaltına alınan 8 şüpheli, dün akşam sağlık kontrolünden geçirildikten sonra yoğun güvenlik önlemleri altında savcılığa çıkarıldı. İfadeleri alınan 8 sanık savcılık tarafından daha sonra tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye gönderildi. Sabah saatlerine kadar süren ifade verme işleminden sonra mahkeme 7 zanlıyı, denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakılmasına ve Ali Kılıçgedik'in tutuklanmasına karar vererek, dosyaya gizlilik kararı getirdi.DHA
"Burak Yılmaz Milli Takım'a Bir Daha Alınmayacak Deniyor..."
Mehmet Demirkol, NTV Spor'da yayınlanan Spor Servisi programında dünkü Letonya maçından sonra Milli Takım ve Fatih Terim ile ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu.NTV Spor'da Spor Servisi programında konuşan Mehmet Demirkol, Milli Takım ve Fatih Terim ile ilgili tespitlerde bulunurken kulislerde yapılan bir spekülasyonu da canlı yayında dile getirdi: 'Burak Yılmaz'ın bir daha Milli Takım'a alınmayacağı söyleniyor...'Demirkol'un açıklamalarından satır başları şöyle'Aykut Kocaman, Fenerbahçe'nin başında sportif direktörken kendisini kovmalı deniliyordu. Fatih Terim için aynı şeylerin söylendiğini biliyorum. Ben söylemiyorum bunu söyleniyor.Fatih hoca gitsin diyenlerde var daha dur 3 maç oldu şansımız az olsa da şansımız var diyor. Ama iş öyle değil, Fatih hoca yerni gelmedi 2006 Almanya Elemeleri var. 2008'in tamamında var yarı final oynadık. 2010 Elemeleri son iki maçta gidemedik. Hiddink geldi. 2014 sonunda Fatih Terim yine geldi, 2016 da Fatih Terim var yani 9 senedir 6 büyük turnuvaya gitmeye çalışmışız ama 5 tanesine gidemedik.Fatih Terim birçok şey söyleyebilir ama yeniyiz dememeli... 70 milyon insandan bir stoper çıkartamıyoruz. Abdullah Avcı yeni geldi şans verelim verilemez. 4 maçta 4 ayrı kaleciyle oynuyorsak, defans yükünü Ozan'a yıkıp gencecik çocuğa yükleniyosak burada benim suçum yok Fatih Terim'in suçu vardır.Bence Fatih hoca sorunun ne olduğunu tespit edemedi. 10 yıldır milli takımın içide olan birisi olarak bu kabul edilebilir bişi değil... Spekülasyonlar yapılıyor mesela, Burak Yılmaz'ı bir daha takıma almayacağı söyleniyor.'Skorer
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Muktedir ve manipülatör...PYD ve YPG’yi PKK’ye eşitle; PKK’yi de IŞİD’a...Basit bir toplumsal mühendislik hamlesiyle toplumu Kobani’ye bigane kıl, trajediyi ötekileştir…Dostuz, komşuyuz, bakma bizi ayıran tren raylarına Sykes-Picot’dur bizi bölen deyip elini uzatanı da düşman belle; Rojava’nın kendi kendini yönetme serüvenini başarısız kılmak için, Türkiye’de barış sürecinde Kürtlerin elini zayıflatmak için…Sonra öfkeyi yatıştırmak için Kobani’ye koridor açıldığı imajı yarat…AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Beşir Atalay diyor ki; 'Şu anda Kobani’de PYD militanları dışında kimse kalmamıştır. Hepsi Türkiye'ye gelmiştir.'Yani infiale gerek yok; orada ölecek sivil kalmadı!
“Bullet Time” ile Atletizmin Muhteşem Bileşimi!
Max Payne oyunlarından ve Matrix filmlerinden aşina olduğumuz “bullet time” efekti, görünen o ki atletizm de de harika sonuçlar çıkartabiliyor. Marc Donahue’nun 20 GoPro kamerasıyla çektiği bu videoyu mutlaka izleyin.
Yeni ve Büyüleyici Bir Hızlandırılmış Çekim Tekniği
Julian Tryba hızlandırılmış çekim tekniğini geliştirerek “katmanlı hızlandırılmış çekim tekniğini” ismini verdiği yeni bir teknik icat etti. Bir sahnenin hareketli katmanlarını ayırarak her birini kendi hızında kaydedip birleştirmeye dayalı bu yöntem Boston’da kullanıldı ve şahane bir sonuç elde edildi.
Reklam