onedio
Maçı Kaybetti, Hırsını Alamadı Hakemi Dövdü
Hırvatistan'da düzenlenen Avrupa Gençler Boks Şampiyonası'nda boksör Vido Loncar maçı kaybetmesinin ardından hakeme saldırdı. Maçı izleyenler ne olduğunu anlamadı. Maçı kaybetmesini içine sindiremeyen Vido Loncar'ın hakeme saldırmasından sonra herkes ringin içine daldı ve çılgın boksörü engellemeye çalıştı. Kaşı açılan ve burnunda kırık olduğu düşünülen hakem hastaneye kaldırıldı.
'Tatmin Edici Para' Alıp Davadan Vazgeçmişler
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Erdal Bağcı, Torun Center inşaatında 10 işçinin öldüğü asansör faciasıyla ilgili iddianameyi hazırladı. 25 kişinin 4 yıldan 22.5 yıla kadar hapsi istenirken, Torunlar İnşaat’ın patronlarına ve üst düzey yöneticilerine takipsizlik kararı verildi. Bu arada ölen 10 işçiden Bilal Bal'ın ailesinin avukatı, ''Biz ve 7 aile, şirketten tatmin edici para aldık, şikayetten vazgeçtik'' dedi.MECİDİYEKÖY’deki Torun Center inşaatında 6 Eylül’de 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan asansör faciasıyla ilgili iddianame hazırlandı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Erdal Bağcı’nın hazırladığı ancak henüz mahkeme tarafından kabul edilmeyen 31 sayfalık iddianamede 25 kişiye 10 kişinin taksirle ölümüne neden olmak suçlaması yöneltildi. Sanıkların 4 yıldan 22.5 yıla kadar hapislerinin istendiği iddianameyle birlikte Torunlar GYO’nun sahipleri ve üst düzey yöneticileri hakkında ‘kovuşturmaya yer olmadığı’na da karar verildi.BİLİRKİŞİDEN SUÇLAMAHürriyet'ten Eyüp Serbest'in haberine göre Savcı Erdal Bağcı iddianamesinde, sanık ve tanık ifadeleri ile bilirkişi raporuna da yer verdi. İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri Cevat Erdem İmrak, Mehmet Emin Savcı, Ergun Bozdağ ve Derya Ahmet Kocabaş ile makine mühendisi Fatih Aydınlı, elektrik mühendisi Mustafa Kavukçu ve inşaat mühendisi Beste Ardıç Arslan’dan oluşan 7 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan 5 sayfalık raporun sonuç-kanaat bölümünde, “cephe asansörünün şantiyeye montajını, bakımını yapan Geda Majör firmasının yetkilileri ve teknik personeli ile asıl işveren konumundaki Torunlar GYO, Torun Yapı, Torunlar Gıda Proje ortaklığının idari ve teknik sorumlularının kazada kusurlu oldukları kanaati oluşmuştur” denildi. Kimliği bilinmeyen asansör kullanıcısının, yapı denetimi firması yetkililerinin ve iş sağlığı güvenliği firması yetkililerinin kazada kusur durumlarının nihai raporda değerlendirileceği kaydedildi. İddianamede asansörünü kiralayan ve şantiyeye montajını, bakımını yapan Geda Major firmasının yetkilileri ve teknik personeli, asıl iş veren konumundaki asansör kiracısı Torunlar GYO-Torun Yapı-Torunlar Gıda Proje Ortaklığının idari ve teknik sorumlularının ‘Asli Kusurlu’ olarak gösterildi. İş Sağlığı ve Güvenliği (OSGB) Firması olan NCA İş Güvenliği Danışmanlık Ve Ticaret AŞ Ortakları ve NCA İş Güvenliği Danışmanlık Ve Ticaret AŞ firmasının İSG Katip Sistemi üzerinde şantiye ataması yapılan iş güvenliği uzmaları da ‘Tali Kusurlu’ olarak belirtildi.Savcı açıklamasına, Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Yunus Emre Torun, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Torun, Muhasebe Müdürü Lütfü Vardı, Torunlar İnşaat Satın Alma Müdürü Abdülvahit Kaplan, Torun Center Proje Koordinatörü Tuncer Akarçay, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Haluk Okur ile Bektaş Ateş ve Özmen Özmenoğlu hakkında ‘Taksirle 10 kişinin ölümüne sebebiyet vermek’, ‘Yargı Görevini Yapanı Etkileme’ suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiğini yazdı.‘Sekiz aile para aldı şikayetten vazgeçti’ÖLEN İşçilerden Giresunlu Bilal Bal’ın ailesinin avukatı olan Mustafa Tanrıverdi, Torunlar GYO’nun kendilerine verdiği parayı aldıklarını ve şikâyetlerinden vazgeçtiklerini belirterek “Sorumluluk tamamen asansör şirketindeymiş. Tatmin edici bir miktar ödeme yapıldı. Sulh protokolü yapıldı. İmzamızı attık. Paramızı aldık. Çeki de tahsil ettim. Torunlar 8 aileyle anlaştı. Son iki aile kaldı. Mithat Torun bu işin üzerinde duruyor” dedi.“500 bin TL teklif edildi ancak biz almadık”Kazada ölen kartonpiyer ustası Murat Usta’nın ailesinin avukatı Erdoğan İnan ise, “Bize de aracılar vasıtasıyla 500 bin TL teklif edildi ancak biz almadık. 820 bin TL’lik tazminat davası açtık. Ailelerin reddedilemeyeceği rakamlar teklif ediliyor. Bir bizimkisi kaldı anlaşmayan, bir de bildiğim kadarıyla Tunceli’li Hıdır Ali Genç’in yakınları. Diğer ailelere yardımlar da gidiyor ama bizimkilerin yüzüne bakan yok. Orada evli olan, çocuğu olan, vefat eden en genç insan Murat Usta’ydı” dedi.Murat Usta’nın yeni doğum yapan eşi Ayşe Usta ise “Bizimle kimse görüşmedi. Şirketten ne arayan, ne de soran oldu. Asansör faciasında yakınlarını kaybeden diğer ailelerle de hiç görüşmedik. Benim bu konuda hiçbir bilgim yok. Avukatlarımız ilgileniyor” diye konuştu.“Bir suç varsa protokolle ortadan kalkmaz”İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kılıç, para alınmasına ilişkin, “Ailelerin imzaladığı protokolün ceza yargılamasında hiç etkisi olmaz. Kamu davası açılırsa bu kamu adına devam eder” yorumunu yaptı. Avukat Cem Murat Sofuoğlu ise, “Amme davasıdır. Protokolün etkisi olmaz. Ancak şikâyetçi kalmazsa, sanıklar çok hafif cezalar alabilir” dedi.“Cezada alt sınıra gidebilir”Avukat Cem Murat Sofuoğlu ise şunları söyledi: “Amme davasıdır. Protokolün etkisi olmaz. Ancak şikâyetçi kalmazsa, sanıklar çok hafif cezalar alabilir. Cezada alt sınıra gidebilir.”İddianamede sanık olarak yer alanlarTORUNLAR GYO (12 kişi)Genel Müdür Yardımcısı Remzi Aydın, Tüm projeden sorumlu Proje Müdürü Murat Aytimur, Mekanik Tesisat Sorumlusu İsmail Hakkı Doruk, İdare Müdürü Metin Karakoç, İnşaat Teknikeri Hakan Çelebi, Planlama Şefi Bahadır Uçar, Saha teknikeri Halil Tarık Çalışkan, Saha Mühendisi Ercan Tokmakçı, B Blok Şefi Bünyamin Keskin, Saha Mimarı Kadir Şükrü Yılmaz, SahaTeknikeri Onur Uludaşdemir, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Levent Yaşar Çelik,GEDA Majör Asansör firması (5 kişi)Ortak Orhan Demirel, Çalışan Ümit Savul, Tamir, Bakım ve Onarım sorumlusu Turgay Dalkıç, Teknik Sorumlu Önder Türksoy, Tamir, Bakım ve Onarım Sorumlusu Adem Akyıldız,NCA İş ve İş Güvenliği firması: (8 kişi) İSG Uzmanı Proje Sorumlusu Mert Çanakçı, İş Güvenliği Uzmanı ve Danışmanı İbrahim Mert Uzun, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Ahmet Said Demir, İş Sağlığı ve Güvenliği Teknikeri Kadir Dinç, İş Sağlığı Ve Güvenliği Uzmanı Emre Öz, İş Sağlığı Güvenliği Teknikeri Selçuk Erdur, İş Güvenliği Teknikeri Ömer Kuş, İşyeri Hekimi Erkan Okur.İDDİANAMEDEN ÇARPICI DETAYLARSavcı Erdal Bağcı iddianamesinde, sanık ve tanık ifadeleri ile bilirkişi raporuna da yer verdi. Tanık ifadelerinde facianın nasıl göz göre göre geldiği bir kez daha ortaya çıktı.O ifadelerden çarpıcı detaylar şöyle:EĞİTİM VERİLMEDİAsansör operatörü Mehmet Hanifi Giray: “Torunlar GYO isimli firmada 16-17 aydır çalışmaktayım, ancak asansörün kaza yaptığı B Blokta asansör kullanıcısı yani asansör operatörü olarak işe başlayalı 1,5 ay kadar süre oldu, bana asansör kullanımı ile ilgili olarak ciddi bir eğitim verilmedi. Sadece asansörü kullanan diğer bir arkadaş 15-20 dakika bir eğitim verdi. Bu eğitimde de asansörün hareket ettirilmesi-durdurulması ile ilgili düğmelerin nasıl kullanılacağını gösterdi. Olayın olduğu gün akşam saat 17:00 ye kadar bu asansörü ben kullandım. Mesaim bitince bu görevi diğer asansör kullanıcısı Hıdır Ali Genç’e devrettim. Siviç isimli mekanizmanın ne olduğunu bilmem. Bu asansörde siviç in takılı olup olmadığını bilmiyorum. Bildiğim kadarıyla bu asansör 31. Kata kadar çıkabilirdi, yani son kat 31.kattı. 31.kattan sonra çıkmıyor, kendiliğinden stop ediyor. O gün 31.kattan sonra asansör durmamış neden durmadığını da bilmiyorum”SWITCH OLMADIĞI BAKANLIK RAPORUNDA VARİnşaat Kamp Amiri Yardımcısı Ferhat Ök: “B Bloktaki asansörde sık sık arıza yapmakta bu arazalar kısa çözümler ile çalışır hale getirilmekte idi. Hatta olayın olduğu 06/09/2014 gününden bir gün önce akşam bu asansör yine arıza yapmış Benim kanaatime göre bu ölümlü kazanın sorumluları Geda Asansör Firması Yetkilileri, NCA isimli iş ve iş güvenliği yetkilileri ile Torunlar GYO da görevli idari ve teknik personeldir. Çünkü bu kazanın olma ihtimali önceden belli idi. Zira arızalar sık sık meydana gelmiş olmasına rağmen kimse ciddi bir çözüm üretmedi. Hatta 2014 yılı Nisan ayında Çalışma Bakanlığından gelen bir heyet yapmış olduğu bir kontrolde asansörlerin hiç birinde switch denilen fren sistemi toparlanma sistemi olmadığını rapor etmişlerdir.”DÜĞMEYE BASARAK DURDURUYORDUMİnşaat işçisi Barış Aktepe“Kaza meydana gelmeden 1 ay kadar önce kaza olan asansörde işçi olarak çalışmıştım, malzemeleri ve insanları asansörle gidecekleri katlara götürüyor, düğmeye basmak suretiyle asansörü açıp kapatıyordum. Benim çalıştığım dönemde asansör bir kaç defa arıza yaptı. Bir kaç kat aşağıya düştü. Acil stop düğmesine basarak asansörü durdurabildim, benim başıma düşme olayı 3 defa geldi. Emrah ACAR isimli işçi arkadaşım birkaç defa düştü, birinde yere çakıldı. Babam olan Haydar AKTEPE çalıştığı dönemde aynı asansörde birkaç aşağıya düşmüştü. Her asansörün son katında olan siviç kaza yapan asansörde yoktu. Kazanın meydana geldiği bina 47 katlıydı. Asansörün son çıktığı kat 31. Kattı. Bu binada son katta olması gereken swicth olmadığı için kaza meydana gelmiştir. Eğer swicth olsaydı kaza meydana gelmeyecekti. Eğer swicth olsaydı asansörün gelişini algılayacak ve asansörü durduracaktı.BİZE YALAN SÖYLEDİLERAsansör operatörü Ercan Kılaguz “Kazadan iki ay öncesi iş yerinde asansörler arıza yapmaya başladı. Arızaların yoğun şekilde olduğunu idare yönetimine, iş yeri güvenlik şirketine, Geda Major firmasına bildirdik. Buna rağmen asansörlere müdahale edilmedi. Hıdır Ali Genç hiçbir eğitimi olmamasına rağmen, kendi istemese de asansörde görevlendirildi. Kaza yapan asansörün arıza anında katlarda otomatik durdurma sivici olması gerekiyordu. Olmadığını gördüm. Oysa yetkililer bize daha önceleri bu asansörün kaza anında otomatik olarak katlar arasında durdurucu sistemi olduğunu söylemişlerdi. Kazadan sonra anlaşıldı ki bu sistem yokmuş. Bize yalan söylüyorlarmış. Kaza yapan asansörde daha önceleri dördüncü kattan, üçüncü kattan, beşinci kattan düşmeler oldu. Mesafe kısa olduğundan can kaybı olmadı ama önlem de alınmadı. Ölüm ile her an yüz yüze kaldığım için psikolojik olarak destek ve ilaç kullanıyorum.PATRONLAR ASANSÖRÜ KULLANMAZDIAsansör operatörü Emrah Acar “Asansör arızaları ile ilgili müdahale eksiklerinden proje müdürü Murat Aytimur, şirket sahipleri Mehmet Torun, Emre Torun ve Aziz Torun haberdardı. Şirket sahibi Emre Torun asansörler sık sık arıza yaptığı için asansöre güvenmezdi. İnşaat teftişlerini yaparken merdiveni kullanırdı.Eyüp Serbest | Hürriyet
"Hak Edenin Üzerinde Küfür Çok Güzel Duruyor"
Fatih Terim, başarıya ulaşmak için 3H formülü olduğunu açıkladıTürkiye Futbol Direktörü Fatih Terim , aldığı ücreti eleştirenlere tepki göstererek, 'Muhasebeci mi kesildiniz başıma! Terbiyesizliğe, hadsizliğe gelemiyorum. Hangi başarıyı sayıyorsan ben varım' dedi.'Nedenini ve sonuçlarını düşünmeden nasıl gerekiyorsa öyle davrandığını' belirten Terim, 'Ağzıma küfür hiç yakışmıyor ama hak edenin üzerinde çok güzel duruyor” ifadesini kullandı.Başarı için 3H formülü olduğunu dile getiren Terim, “Hiç pansumanı sevmem. Direkt ameliyat olmalı. Sorunu kökünden haledeceksin. Benim bir ‘3H’ formülüm var; hazır, Hızır ve huzur. Eğer bilgili ve yürekliyseniz hazırsınız demektir. Hazır olunca da Hızır gelir. Hızır da gelmişse o zaman huzura erişeceksiniz demektir' diye konuştuMemleketi Adana’da 'Liderlik' seminerine katılan Fatih Terim, özellikle aldığı ücreti eleştirmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Akşam Gazetesi'nden Soner Kan 'ın haberine göre, Terim'in açıklamalarından satırbaşları şöyle:Milli Takım’ın 3 maçtaki tablosu buysa ben eleştirilmeliyim. Hiç kimse değil, ben eleştirilmeliyim. Zaten kendimi çok sert eleştiriyorum. Ne oldu, muhasebeci mi kesildiniz başıma? Biz kimseye ne kadar aldığını soruyor muyuz? Hak edip etmediklerimizi ben hep tartışırım.Eleştirinin de bir dozu, üslubu olmalı. Bizi daha iyiye götürüp, yanlışlarımızı gösterecek eleştiriler yapılmalı. Terbiyesizliğe, hadsizliğe gelemiyorum. Bir dakika; hangi başarıyı sayıyorsan ben varım. Yazık günah değil mi? Dolayısıyla bunlarla savaşacaksınız, yapacak başka bir şey yok. Kaybedince Fatih Terim, kazanınca hepimizin. Böyle bir şey var mı? Eğer 3 maçta 1 puan almışsak sorumluluğu zaten benim.Tercihlerimin sonuçlarına katlanırım. Ancak kimin nereden geldiğini, ne gibi hesaplar içinde olduğunu bilecek kadar bu ülkede yaşadım. Allah’a şükür zekamız da eh fena değil, idare ediyoruz. E sizin bir de yüreğiniz olunca nasıl cevap vermeyeceksiniz? Ne dedik; ‘Elinizden geleni ardına koymayın’. Peki böyle mi devam edeceğiz? Eleştiriye açığız, ancak bunda kasıt, ihanet, hainlik ve bir fırsat avcılığı varsa, fırsat avcılığı içinde nöbet bekler gibi bir durum varsa, bunu da asla kabullenmeyiz.Üsluplara dikkat edilmesi halinde, üzerinde sorumluluk olan insanların performansı da artar. Çünkü, üzerinde baskı olan insanlardan yüksek bir performans beklemek doğru değil. Güzel bir üslupla yapılacak her eleştiri, karşısındakini daha çok mutlu edip, performansını da artırır. Zaten zorluklar içindeyiz. Zorluk zaten benim hayat felsefem. Ama öfkeyle kalkarsam zararla oturmam.Zaten zor bizim işimiz. Herkes bize zarar vermeye çalışıyorsa gerektiği zaman kalkarsak, zarar vermeden oturmayız. 15-20 yıllık zaman diliminde tüm istatistikleri alaşağı ettik. Türk futbolu 1990’lı yıllardan bu yana çok ivme kazandı. Olmayacak işler yapıldı, devrimlere imza atıldı. O dönemde yapılanların tekrarlanması, 2015-2023 arası yeni bir hamle yapılması zorunluluğu var.”Fatih Terim liderlik konusundaki düşüncelerini şöyle anlattı:“Liderlik kavramını anlatan çok sayıda kitap var. Bu kitaplarda liderin zeki ve karizmatik olacağı, şöyle olacağı böyle olacağı anlatılır. Bunda sorun yok. Ama ben, kitabı anlatmıyorum, aksine yaşadıklarımı anlatıyorum. Kendi kurallarımı, zorluklarla nasıl başa çıktığımı dile getiriyorum. Liderliği anlatmak çok havalı ama başınıza gelmedik hadiseleri yönetebilmek bence çok önemli.”“İlginç anılarımı ve karşılaştığım zorlukları anlatan 1-2 kitap hazırlığım var. Bilgili ve yürekleyseniz, hazırsınız. Hazır olunca Hızır da gelir, huzur da.”Kendi hayat hikayesini kaleme aldığını, 1-2 kitap hazırlığı içinde olduğunu anlatan Terim, karşılaştıkları zorlukları, ilginç anıların yanı sıra başından geçenleri bu kitapta anlatacağını belirterek, hazırlıkların da devam ettiği bilgisini verdi. ‘Lider’in ağır ve oturaklı olması gerektiğini belirten Terim, “O durur, etrafındakiler koşturup durur. Liderin kararları üzerinde konuşulmaz. Bu anlayışın çok daha ötesindeyim. Ben, değişimden yanayım” diye konuştu.Terim, şöyle devam etti:“Hiç pansumanı sevmem. Direkt ameliyat olmalı. Sorunu kökünden haledeceksin. Benim bir ‘3H’ formülüm var; hazır, Hızır ve huzur. Eğer bilgili ve yürekliyseniz hazırsınız demektir. Hazır olunca da Hızır gelir. Hızır da gelmişse o zaman huzura erişeceksiniz demektir. Hayatın her saniyesinin risklerle dolu olduğunu yaşayarak öğreniyorum. Bir maç kaybedip dayak yerken, 2 maç kazanınca farklı yerlerdesiniz.”“Cevap verenler, bazılarının çok da hoşlarına gitmez. Yaşadığımız sürece sadece cevap değil, çok daha fazlasını vereceğiz. Ben hep risk aldım. Ancak, nerede çalışırsam çalışayım hep olaya ‘aidiyet’ duygusu ile yaklaştım. Başarının en önemli unsurlarından biri de bu; kendinizi ait hissetmek. Hissetmediğiniz hiçbir işte başarılı olamazsınız. Bu hayatın her safhasında böyle. Farklı olmaya ve fark yaratmaya çalışıyorum. Yoksa bir kravat takar, zaten farklı olurum. Ben yaptıklarımla farklı olmak istiyorum.”“Statükocu yaklaşım bu ülkede yeteri kadar her yerde var zaten. Olması gereken değişimler bizi başarıya götürebilir. Yoksa geride kalırız. Yaya ve arkada kalırız, şuan kaldığımız gibi. Genel olarak baktığımızda futboldan voleybola, sinemadan tiyatroya, ekonomiden siyasete kadar hep bir hamle içindeyiz. Hep daha iyi bir yere gitmeye çalışıyoruz. Yıllar içinde rötar ve hatalar da yaptık. Ancak ‘enkaz edebiyatı’ndan hiç hoşlanmam. Tuğla üstüne tuğla koyandan Allah razı olsun.”“Bazılarının rüyalarında dahi ulaşamadığı hedefleri dile getirdik. Ve Allah’a şükür ki, bu hedeflere ulaştık. O yüzden risk almak, değişim yaratmak gerek. Bunları gerçekleştirmek de hiç kolay olmadı. Her şeye rağmen yılmadık, yıkılmadık. Hala devam ediyoruz. İki şey unutulmamalı; birincisi çalışma ekibine güvenmek, ikincisi de takdir etmek. Son yıllarda ülkemizde ciddi bir yıpranmışlık var. Bu nedenle güven ve itibar önemli.”“Olduğumuz yerde durmayıp, hayal etmekten de geri kalmayacağız. Hayal bazen bilgiden bile daha önemli. Ne yaptığınızdan çok, işi nasıl yaptığınız önemli. Başarı bizim için bir yolculuk, son nokta değil. Bu yolculukta da birçok nokta var ve o noktalara ulaşmak için ısrarla yola devam etmeliyiz. Yani yaptıklarımız ve ürettiklerimiz ortaya konulduğunda hiçbir zaman tatmin olmayıp, daha iyisini yapmaya devam edeceğiz.”Sportif anlamda Los Angeles Lakers Koç’u Phil Jackson’ı örnek aldığının altını çizen Fatih Terim, “Çok beğendiğim bir isim. Kendisini uzun bir süre takip ettim. Sözlerini, yaklaşımlarını çok beğeniyorum” dedi. Oyun içerisinde kazanma adına birçok değişiklik yapabildiğini ve kaybetmekten de asla korkmadığını belirten Terim, “Kaybederim, tebrik de ederim ama hiç korkmam. Bir daha, bir daha denerim” diye konuştu.“Yüzümüz yere düşmeden, daima ileriye bakıp, dik durarak yolumuza devam ediyoruz. Ağzıma küfür hiç yakışmıyor ama hak edenin üzerinde çok güzel duruyor.”Nedenini ve sonuçlarını düşünmeden nasıl gerekiyorsa öyle davrandığını da belirten Fatih Terim, ilginç sözler etti: “Adana’nın yaşanılması müthiş, insanları da iklimi gibi sıcak kanlı. Bu şehir, Türkiye’de önemli insanları yetiştirmiş ve yetiştirmeye de devam edecek. Tohumu toprağa atıp sadece ondan meyve aldığınızı görmezsiniz. Yatırım yaptığınız her gencin, herhangi bir dalda da başarılı olduğunu görürsünüz. Tüm ailem burada. İyi ki Adana’da doğdum, iyi ki 7 yaşıma kadar birçok şeyi burada, bu kentte öğrenmişim.Yüzümüz yere düşmeden, daima ileriye bakıp, dik durarak yolumuza devam ediyoruz. Ailemden ve çocukluk yıllarımda Adana’dan aldığım terbiye ve dersler hayattaki yolumu çizmemi sağladı. Ağzıma küfür hiç yakışmıyor ama hak edenin üzerinde çok güzel duruyor. Zaman zaman hatlar da yaptık. ‘Her zaman haklıyız’ demedik ama ilke ve prensiplerimizden de hiç vazgeçmedik.”T24
Reklam
Gökçek'in Şikayet Ettiği Twitter Kullanıcısı Gözaltına Alındı
Kur'an-ı Kerim'in üzerine bastığı ve bu fotoğrafı Twitter hesabından paylaştığı iddia edilen kişi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in şikayeti üzerine gözaltına alındı.Fotoğrafı paylaşan kişi olduğu öğrenilen G.A. (38), Asayiş Şube Müdürlüğü’nde ifade vermeyi kabul etmedi. G.A., savcılık talimatıyla serbest bırakılırken soruşturma evrakı adliyeye gönderildi.Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, avukatı aracılığı ile yaptığı müracaatta Twitter üzerinde Kur’an-ı Kerim’e ayak basarken fotoğrafını paylaşan 'kedibiti' adlı kullanıcıdan şikayetçi olmuştu. Savcılığı harekete geçiren bu olayın ardından olayla ilgili polis soruşturması başlatılmıştı. Yapılan IP adresi takibi sonucu İstanbul’da oturduğu belirlenen şüpheliyi yakalamak için Asayiş Şube Müdürlüğü, Bilişim Suçları Bürosu tarafından dün gece bir operasyon yapıldı. Adresi tespit edilen ve isminin G.A. olduğu öğrenilen şüpheli, gözaltına alındı.Ali AKSOYER/İSTANBUL(DHA)
Reklam
Google Haritalar ile Vahşi Şempanzelerle Vakit Geçirin
Google’ın en yeni Sokak Görünümü rotasıyla Tanzanya’nın Gombe Stream Ulusal Parkı’nda 100’ü aşkın vahşi şempanzeyle birlikte yürüyüş yapmak mümkün hâle geliyor. Google, Sokak Görünümü özelliği sayesinde bilgisayar kullanıcılarını masalarının başında dünyanın pek çok önemli noktasını panoramik olarak görmesini sağladı. Bugüne kadar hayallerin kısmen de olsa gerçekleşmesine aracılık eden bu özellik, şimdi başka bir rüyanın gerçeğe dönüşmesine ön ayak oluyor. Söz konusu şempanzelerin sıradan şempanzeler olmadığını da ayrıca belirtmek gerekiyor. Gombe Stream Ulusal Parkı’ndaki vahşi şempanzeler tarihte en uzun süre incelenen şempanze grubu olma özelliğini taşıyor. İngiliz doğabilimci Dr. Jane Goodall bölgedeki çalışmalarına 1961 yılında başlamış ve çeşitli araçlar kullanan şempanzelerle ilgili yaptığı gözlemler büyük yankı uyandırmıştı.Google park içindeki Sokak Görünümü rotasını oluşturmak için Goodall ve yerel araştırmacılarla işbirliğine gitti. Parkın Sokak Görünümü kapsamına alınması için iki araştırmacı Google’ın 19 kiloluk Trekker sırt çantalarıyla yağmur ormanının derinliklerine indi. Dr. Jane Goodall, şempanzelerin daha çok kişi tarafından bu kadar yakından incelenebilmesinin koruma yönündeki çalışmalara olan desteği artırmasını umduğunu belirtti. Gombe’nin kendisine ilham verdiğini söyleyen Goodall, Sokak Görünümü sayesinde diğer insanların da benzer bir keşif ve öğrenme yolculuğuna çıkabileceğini sözlerine ekledi.Teknoblog
'Kaymakam Bey, Böyle Hukuk Olur mu?'
Dün, yani 21 Ekim Salı günü, Kolin Şirketler Grubu, Soma Yırca'da kömürlü termik için bir haftada 500'e yakın zeytin ağacını hukuksuzca kesti. Şirket dün sabah Yırca'da kalan zeytinlik ağaçlarını da kesmek için bıçkı ve dozerlerle alana girdi. Buna engel olmaya çalışan Yırca köylüleri ve Greenpeace gönüllüleri, şirketin özel güvenlikleri tarafından darp edildi, kelepçelendi.Greenpeace  kamuoyunda farkındalık yaratmak için  #zeytinimikesme kampanyası başlattı. Yine Greenpeace tarafından paylaşılan bu videoda bir köylünün Kaymakam ile olan diyaloğu kamera yansıyor. Yırcalı köylü soruyor: Kaymakam Bey, böyle hukuk olur mu?
Reklam
Bakanlık Edebiyat Dersinden Sınıfta Kaldı
Atanamamış öğretmen sayıları göz önünde bulundurulacak olursa en çok mezun veren bölümler arasında ilk sırada bulunan “Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri” mizin beklentileri Eylül 2014 atamasında da karşılanamamıştır. 2014 senesi Ekim ayı tarihi itibari ile atanamayan 22.640 ve 2013 Mezunları ile beraber sayıları 24 Bini aşmış bulunan Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerimizden ihtiyacın beşte biri bile alınmamıştır. Eylül 2014 yılında 1.115 kişinin ataması yapılmıştır. Konuya ilişkin olarak CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Av. Mahmut Tanal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya verdiği soru önergesi ile şu soruları yöneltti; 2023 ÖĞRETMEN İSTİHDAM PROJEKSİYONLARI STRATEJİLERİ PROJESİ YETERSİZ2023 Öğretmen İstihdam Projeksiyonları Stratejileri Projesi'nde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni açığının 2023'te 58 bin sayısına ulaşacağını, Türk dili ve edebiyatı en fazla atama yapılacak ilk beş branş içerisinde yer alacağını açıklayan Bakanlığınız hangi gerekçe ile 24 bin mezuna 1.115 kontenjan vermiştir?OSMANLICA DERSLERİNİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLERİ VERİYORLiselerde Osmanlıca dersi seçmeli ders olduğu, Osmanlıca bir dil dersi olduğu halde bu işin uzmanı Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerine değil de Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine verilmesinin sebepleri nelerdir?ATAMA BEKLEYEN BİNLERCE ÖĞRETMEN VARKEN TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI AÖF LERDE DE YAPILABİLİYOR.24 Bin mezunu bulunan Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerinin;  2014 yılında 5.100 açıkla 1.115 kişi olan atama sayıları yeterli midir? 2023 Öğretmen İstihdam Projeksiyonları Stratejileri Projesi'nde en fazla açık ve atama olacak branşlardan birinin Türk dili ve edebiyatı branşınının olmasının sebepleri nelerdir? Kadro açığı yok ise açıköğretim fakültesine Türk dili ve edebiyatı bölümünün açılmasının sebepleri nelerdir?
"Türk Pasaportları AB Standartları ile Uyumlu Değil"
Avrupa Komisyonu, Türkiye Cumhuriyeti tarafından vatandaşlarına verilen pasaportların Avrupa Birliği (AB) standartlarına uygun olmadığı uyarısında bulundu ve 'yüksek güvenlik düzeyli' pasaportlar kullanılmasını önerdi.İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Genel Sekreter Yardımcısı ve Araştırma Müdürü Melih Özsöz, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye ile vize serbestliğine ilişkin yol haritasının birinci değerlenme raporunu analiz etti.Özsöz, 'Rapor ile 16 Aralık 2013 tarihinde Türkiye ile AB arasında imzalanan Geri Kabul Anlaşması sonrasında resmiyet kazanan Türk vatandaşları için vize serbestliği diyaloğunda kritik ilk dönemeç alınmış oldu' dedi.Özsöz'e göre, raporda geçen 72 kriter değerlendirildiğinde Türkiye'nin 22'sini karşılamış veya karşılamaya yakın olduğu, 40 kriterin bir bölümünün karşılandığı,10 tanesinin ise karşılanmadığı görülmekte. Bu çerçevede bakıldığında 72 kriterden 62'sinde Türkiye yol haritası kriterleri ile belli seviyelerde uyumu yakalamış görünüyor.Pasaportlar standartlara uygun değilAvrupa Komisyonu'nun Değerlendirme Raporu'ndaki 'belge güvenliği' başlıklı bölümün en dikkat çekici yanı ise Türk vatandaşları tarafından kullanılan pasaportların AB standartları ile uyumlu olmadığı yönündeki değerlendirme.Bu konuya da analizinde yer veren Özsöz, 'Komisyon, değerlendirmesinde Türkiye'ye AB ile uyumlu, parmak izi ve dijital fotoğraf gibi biyometrik verileri içeren ve yüksek güvenlik düzeyine sahip pasaportların kullanılması tavsiyesinde bulunuyor' uyarısında bulundu.AB vatandaşlarına vize son bulmalıKomisyonun, Türkiye'nin AB üye ülke vatandaşlarına yönelik vize uygulamasına son vermesini istediğine de işaret eden Özsöz, 'Komisyon, kimi AB üye ülke vatandaşlarına yönelik ayrımcı uygulamaların kaldırılmasını ve e-vize kapsamında resmi internet sitesinde 'GKRY' olarak kullanılan ifadenin 'Kıbrıs Cumhuriyeti' olarak değiştirilmesini talep ediyor' saptaması yaptı.Avrupa Komisyonu, değerlendirme raporunda vize yol haritasında belirtilen kriterlere ek olarak göç ve vizeye ilişkin güncel istatistikler de yayımladı.CNN Türk
ÖSYM'ye 350 Bin Liralık Dava
ADANA'da, KPSS giriş belgesindeki saç rengi ile nüfus cüzdanındaki saç renginin farklı olması nedeniyle gözaltına alınan ve bu nedenle öğretmen olma şansını kaçıran 24 yaşındaki Pelin Derya Çetinkaya, ÖSYM ve Hazine hakkında 350 bin liralık tazminat davası açtı.Üniversite mezunu olan Pelin Derya Çetinkaya, geçen 5 Temmuz'da Danişment Gazi Anadolu Lisesi'nde sınava girdi. Ancak kimliğindeki fotoğrafı daha önce girdiği sınavda sisteme kaydedilen haline benzemeyince, sınav sonunda gözaltına alındı bu yüzden de aynı gün öğleden sonra öğretmen adaylarının gireceği ikinci oturuma giremedi. Resmi belgede sahtecilik iddiasıyla gözaltına alınıp hakkında işlem yapıldıktan sonra serbest bırakılan Pelin Derya Çetinkaya, avukatı aracılığıyla da sınav görevlileri ve polisler hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİPelin Derya Çetinkaya hakkında sınava girdiği belgede sahtecilik yaptığı iddiasıyla başlatılan soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı, Çetinkaya'nın kimlik ve belgelerinin sahte olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.Pelin Derya Çetinkaya, avukatı Vedat Özkan aracılığıyla ÖSYM hakkında sınav görevlilerinin tutumu nedeniyle 1 yıllık çalışması ve emeğinin boşa gittiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi'ne 50 bin TL maddi, 200 bin TL manevi tazminat davası ve sınav sonrası gözaltına alınması sonucu çevresinde sahip olduğu itibar ve imajının kötü yönde zedelendiği gerekçesiyle de Hazine'ye 100 bin TL manevi olmak üzere toplam 350 bin TL tazminat davası açtı. Vedat Özkan, müvekkilinin 2015 yılında yapılacak olan KPSS'ye hazırlandığını belirtirken, Çetinkaya'nın uğradığı hak kayıplarının alınması için de konunu sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.DHA
Reklam
Hüda-Par Üyesine Silahlı Saldırı
BİNGÖL'ün Karlıova İlçesi'nde Hüda Par üyesi evli 4 çocuk babası 35 yaşındaki Fethi Yalçın, bugün sabah saatlerinde yolda uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.Karlıova Kale Mahallesi'ndeki evinden çıkan Hüda Par üyesi 35 yaşındaki Fethi Yalçın'a, saat 08.30'da yanına yaklaşan bir araç içerisinden ateş açıldı. Yalçın olay yerinde yaşamını yitirirken, araç hızla uzaklaştı. Vatandaşların haber vermesi üzerine gelen güvenlik güçleri, olay yerinde inceleme yaptı. Yalçın'ın cesedi, Karlıova Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.Polis ilçede giriş- çıkışları kontrol altına alırken, saldırganların içinde bulunduğu aracın bulunması ve saldırganların yakalanması amacıyla çalışma başlattı.Serkan BİNGÖL/ KARLIOVA(Bingöl), (DHA)
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu ’nun pazar günü akil insanlar heyetiyle yaptığı 11 saatlik toplantıya katılan farklı gazetelerden meslektaşlarımızın yazdıklarından hareketle çözüm süreci hakkındaki “resmi görüş” ün öne çıkan önermelerini şöyle sıralayabiliriz:Devlet bütün vaatlerini yerine getirdi/ getirmeye çalıştı ancak Kürt siyasi hareketi (KSH), özellikle de Kandil sözlerinde durmadı.Kobani gerekçesiyle yaşanan son sokak eylemlerinin sorumlusu, yine sözünde durmayan HDP ve Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş.Kamu düzeni tesis edilmediği müddetçe KSH’nin beklentilerini yerine getirmek mümkün değil.Kandil ve HDP’nin aksine Abdullah Öcalan daha mantıklı ve sağduyulu hareket ediyor.
Reklam
'İsmail Hoca Benim Çocuğum, Sonuna Kadar Burada Kalacak'
Geçen sene olduğu gibi bu sene de takımdan memnun olmadığını dile getiren Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'ın sonuna kadar kulüpte olacağını söyledi. Yıldırım 'Yine biz şampiyon olacağız, herkes rahat olsun' diye konuştu.Aziz Yıldırım, Samandıra Tesisleri'nde basın toplantısı düzenledi.Galatasaray'a 2-1 yenildikleri maçın hakemi Cüneyt Çakır'ı eleştiren Yıldırım, 'Bütün hakemlerin eşit olmasını bekliyoruz. Galatasaray maçında Emenike'ye yapılan hareket net penaltıydı. Defans oyuncusu ayağına müdahale ediyor' dedi.Maçta kırmızı kart gören Alves hakkında da 'Bruno Alves ile konuştum. Alves'e 50 bin, Bekir İrtegün'e 20 bin euro ceza verdik' diyen Fenerbahçe Başkanı İsmail Kartal'a da destek çıktı.'İsmail Kartal sonuna kadar burada kalacak''Yine biz şampiyon olacağız herkes rahat olsun' açıklamasını yapan Yıldırım 'İsmail Kartal takımı yavaş yavaş oturtacak ve biz yine şampiyon olacağız. Geçen sene bitime 4-5 hafta takım antrenman yapmadı. Ondan sonra doğru dürüst çalışmadık. İsmail Hoca çalıştırıyor. Ben lig devam ederken kimseyi göndermedim. İsmail Hoca sonuna kadar burada olacak, destek olalım. Çok çalışıyor. Hoca kendisi gitmezse devre arasında hoca göndermedim. İsmail Hoca buranın çocuğu. Sonuna kadar burada kalacak' ifadelerini kullandı.'Passolig yanlış anlatıldı'Aziz Yıldırım bu sezon boşalan tribünler hakkında da konuştu.Yıldırım Passolig'in yanlış anlatıldığını düşünüyor: 3 Temmuz bir şike olayı değildir. Operasyondur. 3 Temmuz'dan ötürü statların boşaldığı düşüncesine katılmıyorum. 3 Temmuz'dan sonra statlar dolydu. Bugün boş. Passolig yanlış anlatıldı. Bu kart, maalesef bir bankanın kartı gibi olmamalıydı. Passolig'e biz uymadık. onların bize uymasını istedik ve bunu sağladık.Yıldırım spor gelişimi için de 'Almanya 2000'de çöktü. 15 senede nerelere geldi. Yeniden keşfetmeye gerek yok. Al onu kopyala' değerlendirmesinde bulundu.YÖK'e tepkiFenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe Üniversitesi için izin verilememesi nedeniyle Yüksek Öğretim Kurumu'na tepki gösterdi. YÖK'ün kendilerine randevu vermediğini bildirdi.'Kiğılı'ya kırgınım'Yıldırım, Abdullah Kığılı'nın görevden ayrılmasına da açıklık getirdi. Fenerbahçe Başkanı 'Abdullah Kiğılı'yla tartışmadık. Ben müdürü görevden aldım. Çünkü görevini yapmıyordu. Formalar çıktığı zaman o görevinin başında olmalı. Yoktu görevini yapmıyordu ben de görevinden aldım. Benim bu kulüpte imza yetkim yok ama Abdullah Bey'in 100 milyon liralık imza yetkisi var tek başına. Yanında çalışan biri için benim kalbimi kırdı. Kırgınlığım var. Bunu burada konuşamam ama Abdullah Bey'e kırgınım' şeklinde konuştu.Kaynak: Al Jazeera
Steam'de TL Dönemi!
Geçtiğimiz günlerde dijital oyun platformu Steam'in Türk Lirası'na geçiş yapacağı paylaşılmıştı. Türk Lirasına geçen Steam, oyuncuları baya sevindirecek gibi gözüküyor.Beklenenden düşük fiyatlandırma!Bir süredir konuşulan Steam'ın Türk Lirasına geçişi beraberinde bazı sorularıda getirmişti. Fiyatlandırmanın nasıl yapılacağı merak konusu olurken, geçişin tamamlanması ile kullanıcıları büyük bir sürpriz karşıladı.Tahmin edilenden daha düşük bir fiyatlandırmayla karşılaştığımız Steam'de, normalde 49 dolardan satılan bir oyun 75 Türk Lirası'na satılıyor. Yani sabit kurun 2 TL olacağına yönelik söylentiler gerçeklik payı bulamamış oluyor. Kabaca yaptığımız hesaba göre Steam'de kur 1,5 TL civarında hesaplanmış.Bakalım ileri ki günlerde firma nasıl planlar ile karşımıza çıkacak?SDN - ShiftDelete.Net
‘Güvenlik'te Yeni Düzen Nasıl Olacak?
Başbakan Davutoğlu güvenlik paketinde çoğunu ‘devrim’ olarak nitelediği 9 alanda değişiklik yapılacağını anlattı: İçişleri Bakanlığı yeniden yapılandırılacak, Jandarma Genel Komutanlığı İçişleri Bakanlığı’na bağlanacak Molotof bomba, eylemde maske takan ‘olağan şüpheli’ sayılacak, Polise 24 saat önleme gözaltısı yetkisi tanınacak.Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümetin Kobani eylemlerinin ardından gündemine aldığı İç Güvenlik Reformu Paketi’ni grup toplantısında açıkladı. Dokuz farklı alanda düzenlemeler içeren paket kapsamında farklı bakanlıklar, farklı kanun tasarılarını hazırlayarak TBMM’ye gönderecek.İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yeniden yapılandırılmasını; Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın bütünüyle İçişleri Bakanlığı bünyesine alınmasını; molotofun bomba, yüzünü kapatarak eyleme katılanın “olağan şüpheli” sayılmasını içeren pakette, polise 24 saat önleme gözaltısı yapma yetkisi tanınacak. Pakette, soyadını dilekçeyle değiştirme başta olmak üzere vatandaşların günlük hayatını doğrudan ilgilendiren birçok düzenleme de yer alıyor. Paket, Gezi ve Kobani gibi eylemlerde sosyal medyadaki şiddet çağrısı içeren mesajların engellenmesi için hükümete adım atma yetkisi de tanıyacak.Paketin “torba” olarak değil alanlara göre düzenlemelere ayrılarak 1-2 aylık süreç içerisinde Meclis’e sevk edileceği öğrenildi. Paketi açıklayan Davutoğlu, “Özgürlük güvenlik dengesi dedik. Şimdi, özgürlük, güvenlik uyumu diyoruz” diye konuştu. Davutoğlu’nun verdiği bilgilere göre dokuz alanda yeni düzenlemeler yapılacak. Davutoğlu, bazı alanlarda yapılacak düzenlemeleri de alt başlıklara göre ayırdı. Paketteki düzenlemeler şöyle:Nüfusa gitmeye gerek yokGüvenlik paketindeki “birinci alan” düzenlemelere göre, doğum, evlenme, boşanma ve ölüm gibi hallerde, nüfus müdürlüklerine gitme zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Davutoğlu, “En yakınımızı kaybederiz, cenaze hazırlıklarıyla uğraşırken kâğıt almaya çalışırız. Devletimiz vatandaşına güvenmelidir. Bu çerçevede nüfus müdürlüklerine gitmeden bildirimle sağlanacak” dedi. Düzenlemeyle nüfus kayıt örneği ve ikametgâhlar da e-devlet üzerinden verilecek.İsim dilekçeyle değişecekDüzenlemeye göre de vatandaşlar adlarını ve soyadlarını değiştirmek için artık mahkemeye gitmeyecek. İçişleri Bakanlığı’na verilecek bir dilekçe ile ad ve soyad değiştirilebilecek. Kütük ve benzeri kayıtlar, TC kimlik numarasıyla düzenlenecek. Davutoğlu, “Kimse adı için izin alma zorunluluğunda olmayacak. Hiçbir mahkeme süreci olmayacak” dedi. Kızının nüfus kaydı için başından geçen bir olayı da anlatan Davutoğlu, “Kızımı kaydederken nüfus memuru Meymune adını kaydedemem Arapça demişti. Baktım adı Mahmut, bu isim de Arapça dedim. Artık kimse çocuğuna vereceği isim konusunda hakime gitmeyecek. Yüz kızartan soyadları var” diye konuştu.Pasaport ve ehliyetler, emniyet tarafından değil Nüfüs ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilecek.Jandarma’da Radikal değişiklikDüzenleme kapsamında İçişleri Bakanlığı yeniden yapılandırılacak. Bakanlığın “piramidinin” bozulduğunu ifade eden Davutoğlu, “Yeni Türkiye inşa edilirken kurumlarımızın kendilerini muhasebeden geçirmeleri gerekiyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün etkinliğini ve esnekliğini güçlendirecek tedbirler alacağız” dedi.Üçüncü alanı ‘devrim’ diye nitelediDavutoğlu’nun “devrim” olarak nitelendirdiği “üçüncü alan” içindeki bir düzenleme de Jandarma ve Sahil Güvenlik komutanlıklarının İçişleri Bakanlığı’na bütünüyle bağlanması olacak. Bu iki komutanlığın da atama ve sicil işlemleri üst komutanlar tarafından değil, İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülecek. İki komutanlığa üst düzey atama, şimdi olduğu gibi YAŞ kararıyla olacak ama alt kadroların disiplin ve atamalarına İçişleri Bakanlığı ile illerde valilikler bakacak. Böylece polis ve jandarma illerde valiliklere bütünüyle bağlı entegre iki ayrı kolluk olarak çalışacak. Davutoğlu, “ Askeri konular hariç, bütün diğer konularda yetkiler İçişleri Bakanı ve bakanlığına veriliyor” dedi.183 bin üniforma değişiyorJandarmaların giyeceği kıyafetler de değişecek. 183 bin 847 jandarma askeri üniforma giymeyecek. Kıyafetler için lacivert-krem ağırlıklı renklerin düşünüldüğü, askeri kamuflaj yerine yazlık ve kışlık olarak bu kıyafetlerin kullanılacağı bildirildi.Polisin önleme dinlemeleri, İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından denetlenecek. TBMM’de de denetim için 17 kişilik komisyona oluşturulacak ve komisyon denetim raporlarını inceleyecek. Davutoğlu, “Dinlemelerin hepsi TBMM’de bütün partilerin katıldığı bir komisyonda değerlendirilecek” dedi.‘Maskeli potansiyel suçlu’Davutoğlu’nun “Şiddete dönüştüren her türlü eylem suç sayılacak” diyerek anlattığı dördüncü alandaki düzenlemeler şöyleMolotof kokteyli ateşli silah sayılacak. Davutoğlu, “Hâkimlerimize saygımız sonsuz ama son yaşanan olaylardan sonra bu konuda kimseye takdir hakkı tanımayız. Molotof bir saldırı aracıdır. Bunun adı özgürlük olamaz” dedi. Davutoğlu, İngiltere’de molotof bulundurma ve kullanmanın patlama gerçekleşmese bile ömür boyu hapisle cezalandırılan bir suç olduğunu belirterek, “Yabancı basın Türkiye otoriterleşiyor diye yaygara yapmaya kalkmasınlar; kendi ülkelerine baksınlar” diye konuştu.Yüzünü kapatanlar eylemlere alınmayacak ve suçlu sayılacak.Eylemde maske takıp silahla ateş açanlara karşı polis orantılı karşılık verebilecek. Davutoğlu, “Maskeler takarak şiddet amaçlı bir şekilde sokağa çıkanlar potansiyel suçlu muamelesi görürler; bu konuda hiçbir şikâyet hakları yoktur” diye konuştu.Gösterilere silahla katılmanın cezası artacak. Başbakan, Avrupa’da eylemlerde çakının suç olduğunu ifade ederek, “6 aydan 3 yıla kadar olan ceza; 2.5 yıldan 4 yıla kadar artırılacak” dedi.Eylemlerde atılan tweet’ler de takibe alınacak, hükümet bu konuda tedbir alabilecek. Davutoğlu, “‘Silahlı ayaklanmaya başlıyoruz herkes silahını alsın’ gibi tweet’ler atıldı. Bu özgürlük müdür? Yaygın şiddete dönüşen durum söz konusu olursa sanal ortamla ilgili tedbirler alınacak” dedi.Polise şüpheli durumlarda üst ve araç arama yetkisi verilecek. Bu aramalar mahkemeye şikâyet edilebilecek ve denetime açık olacak.Davutoğlu’nun komutanlıkların İçişleri’ne bağlanması dışında “devrim” olarak nitelediği ikinci konu ise polise yetki denetimi oldu. Düzenlemeye göre, “Kolluk Gözetim Komisyonları” oluşturulacak ve bu komisyonlar polise verilen yetkilerin denetimini yapacak. Yetki aşımı tespit edilirse savcılıklara bildirilecek. Komisyonda Başbakanlık İnsan Hakları Kurumu Başkanı, Barolar Birliği ve üniversite temsilcileri bulunacak. Davutoğlu, “Tamamıyla sivil bir yapıda olacak” dedi.Polise 24 saat gözaltı hakkıPolise, vali yardımcısı ve üst amirin talimatı ile 24 saat önleme gözaltısı yapma yetkisi verilecek. Savcı bu süreyi 48 saat daha uzatabilecek. 6-7 Ekim Kobani olaylarını 6-7 Eylül olaylarına benzeten Davutoğlu, “İngiltere’de, 36 saat; Almanya’da 24 saat muhafaza amaçlı gözaltı var” dedi.Eylemlerde verilen zarar suçu işleyene rücu edilecek. Bu işlemde zaman aşımı da kaldırılacak ve suçlu ne zaman tespit edilirse zarar o zaman alınacak. Davutoğlu, “Vandallar bu ülkenin sahipsiz olmadığını görsünler” ifadesini kullandıUyuşturucuya terör muamelesiPakete göre uyuşturucu satanlar, aracılık edenler terör suçu gibi ceza verilecek. Davutoğlu, “Bonzai ve diğer uyuşturucu işi yapanlar terör muamelesi görecekler. Her biri birer teröristtir” dedi.Engelliler hastalar ve yaşlılar evlerinde ifade verebilecek. Karakola veya mahkemeye çağrılmayacak.‘Kişisel veriye’ yeni kanunBaşbakan Davutoğlu, “altıncı alan” olarak İş sağlığı ve güvenliği konusunda düzenlemelerin yapılacağını, “yedinci alan” olarak “kişisel verilerin korunması” alanında düzenlemelerin yapılacağını açıkladı. Davutoğlu, mahremiyetin korunması, kişisel verilerin işlenmesi, depolanması, değiştirilmesi konusunda tamamıyla vatandaşların hukukunu gözeten düzenleme yapılacağını ve bunun da en kısa zamanda kanunlaşacağını söyledi. Davutoğlu, “sekizinci alan” olarak “patent haklarının korunması” olduğunu kaydetti. Davutoğlu, “dokuzuncu alan” olarak da, elektronik ticaretin düzenlenmesiyle ilgili çalışma olduğunu ifade ederek, elektronik ticaretin düzenlenmesiyle de tüketici haklarını teminat altına alan yasal çalışmayı tamamladıklarını ve en kısa zamanda Meclis gündemine geleceğini söyledi.Paket alt komisyona havaleTBMM Adalet Komisyonu, kamuoyunda tartışma yaratan “makul şüphe” düzenlemesinin de içinde yer aldığı “Yeni Yargı Paketi”ni alt komisyona sevk etti. Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’nın başkanlığında toplanan komisyonda, Ak Parti’lilerin teklifi ile muhalefet milletvekillerinin teklifleri birleştirildi. Ancak BDP Milletvekili Hasip Kaplan kendi teklifiyle, iktidarın teklifinin aynı olmadığını belirterek birleştirmeye karşı çıktı. Kaplan, “Bu baskı yasasıdır” dedi. Oylamanın ardından Ak Parti, CHP ve MHP milletvekillerinden oluşan 7 kişilik komisyon kuruldu. KIVANÇ EL | Milliyet
Reklam