onedio
Türkiye Tüketiminin 4'te 1'i İstanbul'da Yapılıyor
Türkiye İstatistik Kurumu 'Bölgesel Hanehalkı Tüketim Harcaması' verilerini açıkladıTürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 'Bölgesel Hanehalkı Tüketim Harcaması' verilerinin 2013 yılıyla ilgili sonuçlarını dün açıkladı. Buna göre, Hanehalkının toplam tüketim harcamalarının en yüksek olduğu bölge yüzde 23,5 ile İstanbul olurken, en az tüketim yüzde 1,8 ile Kuzeydoğu Anadolu yapıldı.Bu araştırmanın 2011-2012-2013 yıllarına ait verilerinin birleştirilmiş sonuçlarına göre toplam tüketim harcamasının yüzde 23,5’i İstanbul’da oturan hanehalkları tarafından yapıldı.Ege 8 puan gerideBugün gazetesinde yer alan habere göre, Ege yüzde 15’lik oranla ikinci sırada yer aldı, onu yüzde 11,9 oranı ile Akdeniz izledi. Harcamaların sadece yüzde 1,8’i Kuzeydoğu Anadolu'daki hanehalkları tarafından gerçekleştirildi. Harcama gruplarının bölge içindeki dağılımına bakıldığında hanehalklarının harcamalar içinde gıda ve alkolsüz içecek harcaması payının en yüksek olduğu bölge yüzde 27 ile Güneydoğu Anadolu. En düşük bölge yüzde 16,3'le İstanbul.Anadolu’da kiralar düşükKonut ve kira harcamalarına en yüksek payı ayıran bölge, yüzde 29,3 ile İstanbul oldu. Oran, Kuzeydoğu Anadolu ve Ortadoğu Anadolu'da yüzde 22,6’da kaldı.T24
Deniz Gezmiş'in Annesi Son Yolculuğuna Uğurlandı
Deniz Gezmiş'in annesi Mukaddes Gezmiş son yolculuğuna uğurlandı. Gezmiş'in cenaze törenine CHP'li milletvekillerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.Deniz Gezmiş'in 94 yaşındaki annesi Mukaddes Gezmiş'in cenazesi öğle namazına müteakip Selimiye Cami'nde kılındı.Cenaze namazı öncesinde Mukaddes Gezmiş'in oğulları Bora ve Hamdi Gezmiş taziyeleri kabul etti. Hamdi Gezmiş, gazetecilerin soruları üzerine, 'Erken ölmüş diyelim' şeklinde kısa konuştu.Cenaze namazına CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Kadir Gökmen Öğüt, İdris Yıldız ve Mustafa Balbay, eski ANAP milletvekili Cahit Kavak, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Emir Sarıgül, sanatçı Berhan Şimşek, gazeteci yazar Can Dündar ve çok sayıda vatandaş katıldı.Mukaddes Gezmiş'in cenazesini eski İstanbul Müftüsü CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes kıldırdı.Namazın ardın Mukades Gezmiş'in cenazesi omuzlarda taşınırken karanfil atılarak alkışlandı.Mukaddes Gezmiş'in cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na götürülerek defnedildi.CNN Türk
UEFA Bursaspor'u Yargıya Sevk Etti
UEFA, aralarında Bursaspor'un da dahil olduğu 4 kulübü UEFA Finansal Kontrol Komitesi'nin yargılama birimine sevk etti.UEFA'nın internet sitesinde yer alan habere göre, UEFA Finansal Kontrol Komitesi Başkanı Umberto Lago, 2014-15 sezonunda UEFA Avrupa Ligi elemelerine katılma hakkı elde eden 4 kulübün dosyasını, komitenin finansal yargılama birimine gönderdiklerini açıkladı.30 Haziran ila 30 Eylül 2014 tarihlerini kapsayan UEFA'nın gözetimi sürecinde gereken koşulları yerine getirememe, vergi borçlarını, diğer kulüplere ve çalışanlarına ödemelerini uzun süre geciktirme gerekçeleriyle dosyasını yargılama birimine taşıdığı kulüpler arasında Bursaspor'un yanı sıra Litvanya'dan Ekranas, Romanya'dan Cluj ve Astra Giurgiu kulüpleri yer aldı.Söz konusu kulüpler hakkındaki kararın, yıl sonuna kadar verileceği belirtildi.UEFA Soruşturma Komisyonu, 25 Eylül'de Beşiktaş, Monaco, Roma, Inter, Krasnodar, Liverpool ve Sporting Lizbon kulüpleri hakkında inceleme başlatılması kararını vermiş, ayrıca Bursaspor, Cluj, Astra Giurgiu, Buducnost Podgorica ve Ekranas kulüplerinin Avrupa Ligi katılım paylarının vadesi geçmiş borçlarından dolayı askıya alındığı duyurmuştu.AA
Müezzin Fuat Yıldırım Gezi'de Yaşadıklarını Anlattı
Gezi Parkı eylemleri sırasında Dolmabahçe'de göstericilerin sığındıkları Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi'nin o dönemki müezzini Fuat Yıldırım, başka bir camiye atanması kararının iptali istemiyle açtığı davada yaşadıklarını 'Polis gaz sıkınca eylemciler gruplar halinde camiye girmeye başladı. Akşam eylemci sayısı 50 bini buldu. İnsanlar çıldırmıştı, sanki küçük bir kıyametti. Durum vahimdi. Gün boyu polisten yardım talep ettim. Fakat hiçbir netice alamadım' sözleriyle anlattı.İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasına davacı Fuat Yıldırım ve avukatı Ali Tizik ile davalı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın avukatı katıldı.Fuat Yıldırım, dava dilekçesindeki ifadelerini tekrarlayarak yer değiştirme kararının iptalini istedi. Diyanet İşleri Başkanlığı avukatı da kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etti. İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin, kararını bir ay içinde açıklaması bekleniyor.''KAPILARI TEKMELEYİP, KİLİTLERİ KIRDILAR''Müezzin Yıldırım, avukatı Ali Tizik tarafından 21 Mart 2014'de İstanbul 4. İdare Mahkemesi'ne verdiği dilekçede, Gezi Parkı olaylarının başladığı 31 Mayıs 2013 akşamı, polisin gaz sıktığı eylemcilerin bir kısmının duvarları aşarak caminin bahçesine, bir kısmının da içeriye girdiğini belirterek, ancak dışarı çıkarılan grubun kapıları tekmeleyip, kilitlerini kırdığını iddia etti.''EYLEMCİLER CAMİYE DOĞRU PÜSKÜRTÜLDÜ''Grubun cemaatle karşı karşıya gelmemesi için 00.30'da dışarı çıkarıldığını ifade eden Yıldırım, istenmesine rağmen polisten yardım alamadıkları gibi eylemcilerin camiye doğru püskürtüldüğünü aktardı.''SABAHA KADAR GAZ YEDİK''Yıldırım, eylemcilerin küçük gruplar halinde sabaha kadar caminin önünde slogan attığını, dolayısıyla kendilerinin sabaha kadar gaz yediklerini, hiçbir idarecinin de olaya müdahale etmediğini savunarak, şunları anlattı:'Ertesi gün, etraftaki ilçelerden gelen insanlar Dolmabahçe Meydanı'nda toplanmaya başladı. Camide yalnızdım ve uğraşmama rağmen idarecilere ulaşamadım. Polis gaz sıkınca eylemciler gruplar halinde camiye girmeye başladı. Akşam eylemci sayısı 50 bini buldu. Caminin hemen 500 metre ilerisinde eylemciler bir polis otobüsünü yaktı. İtfaiye araçları alana sokulmadı. İnsanlar çıldırmıştı, sanki küçük bir kıyametti. Durum vahimdi. Gün boyu polisten yardım talep ettim. Fakat hiçbir netice alamadım. 2 Haziran'da da olaylar devam etti. Pazar günü izinli olmama rağmen gece yarısı camiye döndüm. Cami imamı Halil Necipoğlu o gün görevli olmasına rağmen yoktu. Cami yaralılarla doluydu. İnsanlar ayakkabıyla cami içinde dolaşıyorlardı. Herkes başıboş bir şekilde, kargaşa ve panik haldeydi. Hemen müdahale edemedim. Çünkü provoke edip beni linç edebilirlerdi. Camiye sürekli yaralılar taşınıyordu ve oradaki doktorlar tarafından tedavi ediliyordu. Cami içine giren eylemcilerin çoğunluğu dışarıda alkol almış, sarhoş ve ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Saatler geçtikçe olay büyüyordu. Ortam provoke ve sabote edilmeye çok hazırdı. Biber gazından gözlerimizi açamıyorduk.'''MİKROFONLA EYLEMCİLERE SESLENDİM, 'MADIMAK OTELİ OLAYINA DÖNEBİLİR' DEDİM''Fuat Yıldırım, caminin yakılmasını, insanların birbirini öldürmesini, çevreye zarar verilmesini önlemek için mikrofonla eylemcilere seslendiğini kaydederek, onlara molotofkokteyli atılırsa caminin yanabileceği, yaralıların zarar göreceğini ve caminin Sivas'taki Madımak Oteli olayına dönebileceğini söylediğini aktardı.''ORTALIK CEHENNEM GİBİYDİ''Yıldırım, 'Camideki yaklaşık 3 bin eylemci panik içindeydi. Dışında kalan eylemciler sinirlenerek caminin cam ve kapılarını tekmelemeye başladı. Önlerine ne geldiyse kırıyorlardı. Ortalık cehennem gibiydi. Allah korusun bir molotof veya bir el bombası atılsaydı hem insanlık olarak hem de ülke olarak biterdik. Belki de bu güzel ülke iç savaşa gidecekti' değerledirmesini yaptı.''PENCERENİN ÖNÜNDE EZİK BİR BİRA KUTUSU, MAHFİLDE YARIM PAKET SİGARA''Dışarıya çıkıp bir polis müdürüyle konuşmasının ardından grubu dışarı çıkartabildiğini dile getiren Yıldırım, caminin kan ve ilaçlarla dolduğunu, iç tarafta pencerenin önünde ezik bir bira kutusu ve müezzin mahfilinde yarım paket sigara tespit ettiklerini anlattı.''3 GÜN 3 GECE TEK BAŞIMA MÜCADELE ETTİM''Yıldırım, 3 gün 3 gece tek başına mücadele ettiğini ve büyük bir kriz yönettiğini vurgulayarak, '3 günlük bu mücadelem süresince tüm yetkilileri ve bana yardım edecek memur arkadaşları aramama rağmen kimseye ulaşamadım. Ulaştıklarımdan da netice alamadım' ifadelerini kullandı.''EMNİYET'TE CAMİDE İÇKİ İÇİLDİĞİNİ GÖRMEDİĞİMİ SÖYLEDİM''Camiye olay yeri inceleme ekibi gelmeden Milli Saraylar görevlisinin müftülük izniyle camide fotoğraf çektiğini, bazı basın mensuplarının da camiye girdiğini savunan Yıldırım, camide içki içilip içilmediği konusunda basınla mülakat, röportaj ve söyleşi yapmadığını, emniyet ifadesinde de bu yöndeki sorular üzerine görmediğini söylediğini anlattı.''TEŞEKKÜR BEKLERKEN TENZİL EDİLDİM''Diyanet İşleri Başkanlığı'nın iki müfettiş görevlendirdiğini ve 15 gün boyunca inceleme yapıldığını aktaran Yıldırım, 2 ay sonra hazırlanan raporun basına sızdırıldığını öne sürdü. Yıldırım, rapor doğrultusunda görev yerinin değiştirilmesine çok şaşırdığını, teşekkür ve takdir beklerken tenzil edilmesinin kendisini çok üzdüğünü aktardı.Müezzin Fuat Yıldırım, idare mahkemesine itiraz davası açacağını söylemesi üzerine ikinci bir soruşturma geçirdiğini ve evinden 90 kilometre uzaklıktaki Kayaşehir Hazreti Hüseyin Camisi'ne görevlendirildiğini, eşinin lösemi hastası olduğunun basına yansıması üzerine geçici olarak Karaköy'deki Arap Camisi'ne atandığını belirtti.AA
Reklam
Gül'e 'Gezi' Sorusu Soran Akademisyen: 'Ülkeme Dönemiyorum'
Harvard Üniversitesi'nde bir konferansta konuşan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e 'Gezi olayları ve insan hakları ihlalleri' ile ilgili soru sorarak dikkatleri üzerine çeken Dr. Emrah Altındiş, olaydan sonra büyük bir komploya maruz kaldığını ifade etti.Muhtemel baskılardan dolayı, çok özlediği Türkiye'ye dönüşünü ertelediğini dile getiren Altındiş, Türkiye'ye dönerse tutuklanma korkusu yaşadığını da dile getirdi. 'Şu an kiminle görüşsem 'sakın Türkiye'ye gelme' diyorlar' diye konuşan Dr. Altındiş'in dönüşü ertelemesinin diğer sebebi ise Türkiye'deki üniversitelerin AK Parti baskısı altında olması.30 Mayıs'ta Gül'e soru sorduktan sonra adeta hayatının değiştiğini söyleyen Dr. Altındiş, Cihan Haber Ajansı'na olayın ardından yaşadığı süreci anlattı. Dr. Altındiş, 17 Temmuz'da kimliği henüz belirlenemeyen birileri tarafından, kendisinin DHKP-C örgütü üyesi ve çok tehlikeli bir terörist olduğunun iddia edildiği, profesyonelce hazırlanmış İngilizce bir mektubun bölümdeki bütün öğretim üyelerine mail atıldığını söyledi.Genç akademisyen, 'Öğretim üyelerine gönderilen e-mailde, hayatlarının tehlikede olduğu, DHKP-C isimli yasa dışı örgüte üye çok tehlikeli bir terörist olduğum ve her an harekete geçebileceğim ifade ediliyordu. Hemen gereğinin yapılmasını istiyorlardı. Hocaların az da olsa bir kısmı bu gönderilen e-maili idrak edemedi. Gül'e soru sorduğumu bilen hocalar ise bu konuda duydukları üzüntüyü ve bana desteklerini dile getirdi. Bir yandan Harvard da bir soruşturma başlattı hakkımda. Benim terörist olup olmadığım araştırıldı. Buradaki soruşturmada aklandım. O esnada çalıştığım bölümden ayrıldım, yine Harvard Üniversitesi'nde dünyaca ünlü başka bir laboratuvarda çalışmaya başladım.' diye konuştu.LİDERLER, SORU SORMA HAKKIMIZI GARANTİ ETSİNTehdit mesajlarından sonra Türkiye'den Tabipler Odası, KESK, DİSK, Eğitim-Sen gibi birçok kurum ve binlerce insandan teşekkür ve destek mesajı aldığını kaydeden Dr. Altındiş, 'Türkiye'de bir insan barıştan, insan haklarından, eşitlik ve demokrasiden yanaysa bu tarz tehditlerle karşılaşıyor; dolaysıyla ben istisna değilim. Maalesef hakaret edenlerin içinde 3 tane öğretim görevlisi de var. Benim tehditleri engelleyecek, bu konuda yapabileceğim birşey yok; ama Türkiye'de yetkililerin yapabileceği bir şey var. 'İnsan hakları ihlalleri konusunda bizlere soru sormak ve bizim hesap vermemiz normal bir durumdur.' şeklinde bir açıklama yaparlarsa belki tehditler azalır. Tehditler devlet tarafından mı yoksa iktidar yanlısı kişiler tarafından mı yapılıyor bilemiyorum.' şeklinde konuştu.Dr. Altındiş, insan hakları konusunda soru sorarak yanlış bir şey yapmadığını ve aldığı tehditler karşısında hukuki hakkını sonuna kadar arayacağını belirtti.GÜVENLİK RİSKİ VE HÜKÜMET KONTROLÜNDEKİ YÖK BENİ ENGELLEYECEĞİ İÇİN DÖNÜŞÜMÜ ERTELEDİMDört yıl önce doktorasını İtalya'da tamamlayan ve hala Harvard'da çalışan genç bilim adamı, doktora sonrası araştırmalarını bitirdikten sonra amacının Türkiye'deki kamu üniversitelerinde çalışmak olduğunu; ancak bu şartlarda ülkeye dönmenin çok mümkün olmadığını söyledi. 'Türkiye'ye dönersem devlete hakaretten ya da saçma sapan bir terör örgütü iddiası ile tutuklanıp tutuklanmayacağımı bilmiyorum, malum memlekette hapse atmadıkları muhalif kalmadı.' diyen Dr. Altındiş, 'Türkiye'de şu an YÖK ve TÜBİTAK dahil bütün kurumlar iktidarın kontrolünde. Üniversitede kadro alabilir miyim? Kadro alırsam laboratuvar kurabilir miyim? Bilim yapabilir miyim? Hem güvenlik risklerinden, hem de şu koşullarda işimi, bilimimi yaptırmayacaklarından ötürü bu planlarımı erteledim. Ama bir gün mutlaka döneceğim tabii ki.' diye konuştu.İNSANLAR ÖLÜYOR, YOLSUZLUKLAR YAPILIYOR; AMA KİMSE KONUŞMUYOR'Türkiye'yi rezil ettin' şeklinde çok hakaret ve tepki aldığını anlatan Dr. Altındiş, 'Sınır Tanımayan Gazeteciler'e göre Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülkeden 154. sırada, OECD rakamlarına göre eğitimde 34. ülkeden son sıradayız. Youtube, Twitter daha geçenlerde kapatılmıştı. Nüfusun yaklaşık yüzde 20'si yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Her gün dört işçi iş cinayetlerinde öldürülüyor; Avrupa'da birinci, dünyada üçüncüyüz. Kadın erkek eşitliğinde 140 ülke arasında 124. sıradayız, her gün bir kadın cinayete kurban gidiyor. Saraylar yapılıyor, yolsuzluklar yapılıyor ama kimse konuşmuyor. Türkiye bunları mı hak ediyor? Benim haklı sorum mu bizi rezil ediyor yoksa bu bağımsız raporlar, gerçekler mi ?' şeklinde kendini savundu.SORUDAN DOLAYI HİÇBİR PİŞMANLIĞIM YOK; BU CESARET BULAŞICI!Eski Cumhurbaşkanı Gül'e soru sorduktan sonra hayatı altüst olduğu halde yaptıklarından hiçbir pişmanlık duymadığını belirten genç bilim adamı şöyle devam etti: 'Kesinlikle hiçbir pişmanlığım yok. Gerçekleri dile getirmek bir bilim insanının esas görevi. Ayrıca insan haklarından ötürü zarar görmüş, Gezi'de çocuklarını kaybetmiş aileler ve Roboski'de öldürülmüş ailelerden teşekkür aldım. Azıcık bir iç ferahlaması yarattıysam mağdurlarda, o bana ömür boyu yeter. İnsan haklarına saygı duymak zorunda dünyadaki bütün devletler. Türkiye'deki yetkililer de buna dahil. Sorumlulara tüm bu sorular sorulacak. Türkiye toplumu demokrasi ile ilgili soruları her gün sokakta soruyor ve bu cesaret de bulaşıcı.'LİDERLER BU TARZ SORULARLA YÜZLEŞMEK ZORUNDA'Cumhurbaşkanı veya Türkiye Cumhuriyeti'ni temsilen tüm yetkililer bu tarz sorularla yüzleşmek zorunda; çünkü insan hakları ihlalleri her gün devam ediyor ve onlar sorumlu' diyen Dr. Altındiş, Kobani olaylarında onlarca kişinin öldürüldüğünü; ama bir kişinin bile tutuklanmadığını hatırlattı.Şu ana kadar hakkında herhangi bir dava açılmadığı halde Türkiye'ye dönme planlarını bir süre erteleyen Dr. Altındiş, 'Şu an kiminle görüşsem, siyasetçiler, gazeteciler 'Türkiye'ye sakın gelme.' diyor. Bir süre Türkiye'ye gitmeyi düşünmüyorum. Ailemi özellikle dedemi ve Karşıyaka'yı (İzmir) çok özledim.' dedi.GELECEKTEN ÇOK UMUTLUYUMArkasında birilerinin gücü var iddialarının da birer iftira olduğunu vurgulayan Dr. Altındiş 'Benim ne Amerikan vatandaşlığım var, ne yeşil kartım, ne siyasi bir parti veya bir cemaatle ilişkim. Emeğimle geçinen bir insanım. Sadece Türkiye toplumunun sağduyusu, iyiliği, güzelliği var arkamda. Cesaretimi HES'lere karşı direnen Karadenizli teyzelerden, taşerona direnen işçilerden, eşitlik isteyen Kürtlerden, Alevilerden, İslam'ı gözünü para bürümüşlerin elinden kurtarmaya çalışan antikapitalist Müslümanlardan, cinayetlere karşı direnen kadınlardan alıyorum. Türkiye insanı çok daha güzel bir yaşamı hak ediyor ve ben gelecekten çok umutluyum' diye konuştu...CHA
Üniversitelere Camiden Sonra, Fuarlara da Mescit Geliyor
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Yurtiçinde Fuar Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Yönetmeliği’nde yapılan düzenleme ile 1 Ocak 2015’ten itibaren fuar alanlarına ibadethane yapılması zorunlu hale getirilecek.Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu, aldığı bir kararla 2015 yılı başından itibaren bütün fuarlarda ihtiyaç ölçüsünde ibadet alanı, büfe, kafeterya ve lokanta bulunmasını mecburi hale getirdi.Resul Cengiz ’in Zaman’daki haberine göre, TOBB’un 3 Kasım 2014 tarih ve 94 sayılı kararına istinaden başlatılan uygulama ile özellikle fuar alanlarını gezen kişilerin, namazları kaçırmamak için çıkıp cami arama sıkıntısı çözülmüş oldu. TOBB, Yurtiçinde Fuar Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Yönetmeliği’nde düzenleme yaptı. Fuarcılığın ülke ve sektör genel menfaatlerine uygun biçimde geliştirilmesi, sektörün küresel standartlara ulaştırılması amacıyla yapılan düzenleme, ulusal ve uluslararası nitelikteki fuarları kapsıyor. Yönetmeliğin, Fuar Düzenlenebilir Alanlar bölümünün 7. maddesinde, “ihtiyaç ölçüsünde ibadet alanı, büfe, kafeterya ve lokantanın bulunması” şartı getirildi.TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Necdet Özer, fuarların ulusal ve uluslararası birer organizasyon olduğunu, burada gezen kişilerin dinî vecibelerini yerine getirmekte sıkıntılar yaşadıklarını söyledi. Özer, “Örneğin namaz kılacak kişi, köşelerde bir karton üzerinde namazını eda etmeye çalışıyordu. Bu yönde talepler gelince biz yönetmelikte buna bir düzen getirdik. Bundan sonra fuarlarda ibadethane yeri yapılacak.” dedi. İbadethane uygulaması, 1 Ocak 2015’ten itibaren başlayacak.T24
Reklam
2 Dakikada Bir Yolcu Uçağının Bakımı
Uçaklar, arabalar gibi düzenli bakım denetimi gerektirir. Düzlem çek bu inanılmaz videoda nasıl çalıştığını şimdi görebilirsiniz. Emirates firmasına ait yolcu uçağına hızlandırılmış bir biçimde nasıl bakım yapıldığını gösteren video.
Sırp Konsolostan Şaşırtan Çıkış: 'Ergin Ataman Teröristtir'
Galatasaray Liv Hospital ile Kızılyıldız arasında oynanan maç öncesi 1 taraftarın ölümüyle sonuçlanan olaylar, Sırp basınının ana gündem maddesi oldu.Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun, Sırbistan Başbakanı Alexander Vucic'i arayarak başsağlığı dilediği ve olaylar hakkında bilgi verdiği ifade edildi.İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, ölen Marko Ivkovic 'i yine Sırp taraftarların öldürdüğü bilgisi yer alırken, Sırp cephesi bu iddiaya karşı çıktı.KONSOLOSUN AÇIKLAMALARI ŞAŞIRTTI!Sırbistan'ın İstanbul'da bulunan Başkonsolosu Zoran Markovic, bu olayı 'Türk holiganların, Sırp vatandaşlarına düzenlediği terörist saldırısı' olarak niteledi. Markovic, açıklamasında, genç Ivkovic'in 5 saat boyunca kanamasının sürdüğünü, kan kaybından öldüğünü ve Türk doktorların büyük mücadele verdiğini belirtti.KONSOLOS: 'ERGİN ATAMAN TERÖRİSTTİR'Sırp konsolos; 'Galatasaray antrenörü, maçtan sonra diyor ki, bizim taraftarlarımız teröristmiş ve Türk taraftarları terörize etmiş. Ben de diyorum ki, o teröristtir ve bu sözümün arkasındayım' ifadelerini kullandı.Zoran Markovic; '3 otobüs taraftar vardı ve polis eskortuyla Sırbistan'a döndüler. Yolda hiç durdurulmadılar ve Bulgaristan sınırına kadar hiç ara vermeden yol aldılar. Bu gerekli bir güvenlik prosedürüydü. İstanbul'daki trafik polislerinden, Sırbistan plakalı araçlara dikkat edilmesini de talep ettim' dedi.'KOSOVA DİYE BAĞIRDILAR'Sırp gazeteleri ise, maç öncesi ve sonrası çok ateşli bir atmosfer olduğunu yazdı. Türk taraftarların sürekli 'Kosova, Kosova' diye tezahürat yaptıklarının altını çizdi.ERGİN ATAMAN NE DEMİŞTİ? '300-400 Sırp zıpır, taraftarımıza, Türk polisine taşlarla ve meşalelerle saldırdılar. Salona gelirken salonun önünde gördüğüm ve yaşadığım manzara dehşet vericiydi. 300-400 kişilik bir grup, sahil yolundan askeri bir tabur gibi toplu halde yolu kapatarak geliyordu. Oradan buraya gelinceye kadar kimse müdahale etmedi. Biletleri ve maça giriş izinleri yok. Ayrıca üst düzeydeki emniyet kuvvetlerimizi de nasıl yanılttılar, hayretler içindeyim. 300-400 Sırp... Bunlara 'terörist' diyeceğim. Bu konuda Avrupa Ligi yönetimini de acil bir şekilde ceza vermesi gerektiğini düşünüyorum. Bu taraftara zaten çok fazla taviz veriliyor. Belgrad'da 18 bin kişilik salonda 25 bin kişi vardı, kınıyorum.'Sporx 
Gazeteci Mehmet Baransu Gözaltına Alındı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hakkında yakalama kararı çıkarılan gazeteci Mehmet Baransu gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Baransu'nun evine giderek gözaltı işlemi yaptı. Baransu, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilecek.Bu arada Baransu, gözaltına alındığını Twitter hesabından '5 polis evime geldi. Gözaltına alınıyorum. Önce hastane, sonra savcılık' yazarak duyurdu.
Reklam
Biden: 'ABD, Türkiye İçin Elinden Gelen Her Şeyi Yapmaya Hazır'
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, 'Türkiye Avrupa'nın en büyük en geniş gaz pazarlarından birine sahip. Türkiye önümüzde ki 10 yıl içerisinde büyümesi beklenen tek piyasa. ABD'de Türkiye'nin bu potansiyelini yerine getirmesi için elinden gelen her şeyi yapmaya hazır' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu ve ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, İstanbul'da Atlantik Konseyi Zirvesi oturumuna katıldı.Oturumda bir konuşma yapan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, 'Rusya'nın Ukrayna'da ki faaliyetleri, Kırım Bölgesi'nde ki bu yasadışı işgali kabul edilemez bir durum. Tabi ki buna karşı mücadele etmeye devam edeceğiz' dedi. Biden, bu konuda Avrupa'nın stratejik vizyonu çok önemli olduğunu ifade etti.Biden, 'Avrupa'nın vizyonu gerçekten çok doğru bir vizyon fakat bu vizyona ulaşmak için çabalarımızı iki katına çıkartmalıyız. Daha önce Galler'de kendi NATO bölgesinin her yerini savunmak için bir kez daha altını çizmişti. Başka bir amaçla yüzde 2 oranında tüm müttefiklerimizin savunmaya ayrılan bütçeyi artırmaktı. NATO'nun da gerekli durumlarda hızlı bir şekilde faaliyete geçmesi. Ukrayna da ki durumu görüyoruz. Avrupa güvenliğinin birden fazla boyutu var şu anda. Bir taraftan sert güç var... Bununla alakalı dün Sayın Başbakanla da görüştüm. Bir taraftan sert güç, öte yandan farklı araçların kullanımı, farklı silahların kullanıldığını görüyoruz, Rusya ve diğerleri tarafından. İlk olarak yolsuzluk ve burada ki oligarşi olarak kullanımı. Enerjinin silah olarak kullanıldığını görüyoruz. Bu da aynı şekilde bu bölgede ki milletlerin güvenliğini tehlikeye düşürüyor. Başkan Obama çok yakın bir zamanda sera gazlarının salınımı azaltmak için bir anlaşma imzaladı. Yine başka bir girişimde elektriğe erişimi artıracak bir anlaşma imzaladı' dedi.'RUSYA'NIN BİRAZCIK SİLAH OLARAK KULLANDIĞINI BİLİYORUZ'Joe Biden, 'Avrupa'da enerji verimliliği çok önemli. Özellikle Türkiye'nin bölge içinde önemli yeri var. Rusya'nın da geçmişte de daha çok dış ilişkilerde birazcık silah olarak kullandığını biliyoruz. Tabi bunu yaprak pek çok ticari ve uluslararası normlara karşı gelerek bunu gerçekleştirdi. Avrupa'da özellikle enerji tedariği anlamında büyük ölçüde Rusya'ya dayanmakta. Bu bağlamda çok önemli bir fırsat yakalamış durumda Avrupa. Artık Avrupa'da gücü ele almalı. Enerji güvenliği artık Avrupa'nın entegre ve pazar genişletme projesinde bir sonra ki adım olmalı' diye konuştu.'RUSYA OYUNUN KURALLARINA UYGUN BİR ŞEKİLDE DEVAM ETMELİ'Biden, 'Tek kaynaklı enerji uzun zamandır Avrupa'da sorun teşkil ediyor. Fakat artık harekete geçmeliyiz. Ukrayna'da olanlar ne kadar acil bir durum olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Rusya, ithalatını tamamen durdursun demiyorum kesinlikle çünkü Rusya eminim çok önemli bir enerji kaynağı olmaya devam edecek Avrupa ve bölge için. Fakat burada ki asıl husus enerji güvenliğini sağlamak. Bunun için Avrupa kendi kaynaklarını daha da çeşitlendirmeli. Hem enerji yollarını, hem de enerji tedarikçilerini çeşitlendirmeli. Rusya yine burada bir oyuncu olmaya devam etmeli ama tabiki oyunun kurallarına uygun bir şekilde devam etmeli' ifadesini kullandı.'RUSYA VE UKRAYNA ARASINDA BİR ANLAŞMA İMZALANDI'ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, 'Biliyorsunuz Avrupa'da 3 önemli enerji krizi yaşandı. Rusya bir çok ülkeye giden enerji kaynaklarını kesti. Fakat bir çok ülke bunula ilgili gerekli adımı attı. 2009 yılında Ukrayna'dan gelen gaz kesildiğinde Slovakya'da büyük kriz yaşandı, soğukta kaldılar. Hem ABD, hem AB çok güçlü bir enerji diplomasisi ortaya koydular, 2009'da yaşana kriz sonrasında. Ukrayna'ya doğru ters akış koydular. Daha sonra bir kriz olursa, zor durum olmasın diye. Diplomatik çalışmalar sonucunu verdi. Mesela Haziran ayında kesinti olduğunda hemen müdahale ettiler. Bu hem ABD'nin sürece dahil olmasıydı, hem de Avrupa'da ki bu uzlaşma sürecinin doğru yönetilmesiyle de Rusya ve Ukrayna arasında bir anlaşma imzalandı' dedi.'ÇOK BÜYÜK BİR BAĞIMSIZLIK, ÖZGÜRLÜK KAZANIYORLAR'Biden, 'Avrupa ve İskandinav ülkeleri bir araya geldikleri zaman, Baltık ülkeleri bu elektrik şebekesini, gaz tedariğini birbirine bağlıyorlar. Artık burası çok büyük bir gelişme gösteriyor. Eskiden bu bölge tamamen Rusya'ya bağlıyken, kendi kaynaklarını ele alarak çok daha başarılı bir şekilde enerji güvenliği sağlıyorlar. Buna bağlı olarak da çok büyük bir bağımsızlık, özgürlük kazanıyorlar. Bunların hepsi çok önemli gelişmeleri gösteriyor. Daha da ileri gitmemiz lazım. Kıbrıs'ta da aynı şeyi söyledim. Çünkü ancak bütün doğu Akdeniz bir araya gelerek çalışabilirse burası önemli bir doğalgaz piyasası olarak küresel merkez haline gelebilir. Enerji güvenliğini destekleme için Romanya'yı da ziyaret ettim. Hırvatistan'da çok önemli. Başkan Obama, Polonya ve Estonya'yı ziyaret ettiğinde, o da yine Avrupa'nın kendi enerjisi için tavsiyede bulunmuştu. Ne yapmamız gerekiyor? Kritik bağlantıları sağlamamız lazım. Yenilebilir enerji kaynaklarının sağlanması lazım' dedi.'ABD'DE TÜRKİYE'NİN BU POTANSİYELİNİ YERİNE GETİRMESİ İÇİN ELİNDEN GELEN HER ŞEYİ YAPMAYA HAZIR''Gazı ilk kez Hazar'dan Avrupa'ya getiriyor' diyen Biden, 'Gerçekten çok çok önemli. Doğu Akdeniz'in enerji potansiyeli çok önemli, ekonomik getiriler getirebilir Avrupa'ya. Bölgeye de aynı şekilde. İsrail, Türkiye, Mısır, Yunanistan, Kıbrıs ve umuyoruz ki Lübnan'ın da bir gün gelmesini. Bu bölge içerisinde bir istikrara konulabilir ve refah seviyesi de artırılabilir. -Enerji güvenliği artırılarak, kaynaklar çoğaltılarak bu sağlanacaktır. Türkiye zaten petrol için çok önemli bir öneme sahipti. Şimdi gaz için de bu durum söz konusu.Enerji, işbirliği, güvenlik ve istikrar için çok önemli. Enerjiyi önemli bir işbirliği aracı olarak görmeliyiz. Enerji güvenliğini Avrupa'da sağlamak sizin elinizde. Bu hepimiz için fayda sağlayacak. Türkiye zaten çok önemliydi, şimdi de bu gaz konusunda daha büyük bir rol oynama hazırlanıyor. Türkiye'nin stratejik konumu burada çok önemli. G20'yi de zaten önümüzde ki yıl ağırlayacak Türkiye. Zaten G20 nezrinde de enerji verimliliği, enerji güvenliği ve iklim değişikliği gibi konular devam ediyor. Türkiye Avrupa'nın en büyük en geniş gaz pazarlarından birine sahip. Türkiye önümüzde ki 10 yıl içerisinde büyümesi beklenen tek piyasa. ABD'de Türkiye'nin bu potansiyelini yerine getirmesi için elinden gelen her şeyi yapmaya hazır. Özel yatırımların çekilmesi gerekiyor, alt yapıların geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye'nin de bir doğalgaz merkezi olabilmesi için de çalışmaya devam etmesi gerekiyor. Yenilenebilir enerji konusunda ABD ve Türkiye çalışmaya zaten devam ediyor' diye konuştu.DHA
Edirne Valisi Sinagogu Müzeye Çevirdi
Edirne Valisi Dursun Şahin, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskına kızınca şehirde restore edilen sinagogun kullanımıyla ilgili kısıtlama kararı aldı.Tarihi Edirne Büyük Sinagog, 2010 yılından bu yana 3 milyon 700 bin liraya restore ediliyor. Musevi Cemaati, restorasyonu bitmek üzere olan sinagog’da ibadet ve düğün töreni yapmak için valiliğe başvurmuştu. Planlama da bu yönde yapılıyordu.Ancak Edirne Valisi Şahin, bu planı askıya alıp sinagogun müze olarak kullanılmasına karar verdiklerini belirterek, şunları söyledi:“Mescid- i Aksa’nın içinde savaş rüzgarları estiren o eşkıya kılıklı insanlar Müslümanları katlederken, biz de onların sinagoglarını yapıyoruz. İçimde büyük bir kinle söylüyorum bunu. Biz de onların mezarlıkların etrafını temizliyor, projelerini kurula gönderiyoruz. Buradaki tadilatı sona gelen sinagog sadece müze olarak tescil edilecek. İçinde bir sergileme vitrinleme yapılmayacak.”CNN Türk
Reklam
Radiohead Yeni Albüm İçin Stüdyoya Giriyor
Radiohead severlere müjde! Thom Yorke’un eylül ayında yayınladığı yeni solo albümü öncesinde sık sık konuşulan, hatta zaman zaman grup elemanları tarafından da dile getirilen “Radiohead’in toplanıp yeni bir albüm için stüdyoya girmesi” olayı gerçekleşiyor!Grubun diğer elemanları gibi Radiohead dışında bir çok projeyle uğraşan gitarist Jonny Greenwood, BBC Radio 1’a verdiği bir röportajda grubun şu sıralar birlikte stüdyoya girerek yeni albüme dair çalışmalara başladığını söyledi.Greenwood, konu hakkındaki düşüncelerini şu şekilde ifade ediyor:“Ne zaman tekrar birlikte çalmaya başlasak, tam olarak ne yapacağımızı ve bunu gerçekten nasıl yapacağımızı bilmediğimizi hissediyorum. Daha önce denediğimiz yöntemlerin iyi sonuç vermesi onları her zaman kullanabileceğimiz anlamına gelmiyor. Bu nedenle şu sıralar yeni yaklaşımlar üzerine düşünüyor ve bu doğrultuda denemeler yapıyoruz. Dolayısıyla albümün ne kadar sürede hazır olacağına dair hiçbir fikrim yok.”Bantmag
Reklam
Formula 1 Aracının Üzerinden Atlayan TIR
Yollarda rastlayamayacağımız bir görüntü. Tamamen güvenlik önlemleri alınmış, boş yolda çekilen görüntülerde Formula 1 takımlarınsan Lotus'un aracı ile Mike Ryan kontrolündeki TIR muaazzam bir gösteri düzenliyor.TIR yaklaşık olarak 26(83 feet) metre ileriye düşüyor.
En Mükemmel Kağıt Uçak Nasıl Yapılır?
En uzun süre havada kalan kağıt uçak rekorunun sahibi John Collins, çocukluğumuzdan beri yaptığımız kağıt uçakların neden uçmadığını ve doğrusunun nasıl olması gerektiğini gösteriyor.
Kinect ile Baş Döndüren Sanat!
Microsoft’un Kinect 2’si pek çok kişinin ilgisini çekmese de bir 3D animatörünün elinde harikalar yaratabiliyor. Schnellebuntebilder isimli bir grubun yaptığı Momentum sanat projesi buna güzel bir örnek. Özel bir yazılım yardımıyla grup gerçek zamanlı olarak Kinect 2 ile görüntü aldı ve videodaki kişiyi küpler ve ışık huzmeleri olarak parçaladı.
Çizimleri Vektörel Dosyaya Dönüştüren Akıllı Defter
Dijital araçlar ve cihazlar ne kadar duyarlı ve gelişmiş olursa olsun, eski dost kalemle kağıdın yerini hala tutamıyor. Moleskine'in Adobe ortaklığında sunduğu yeni çözüm, kağıt ve kalemden vazgeçemeyenlerin de dijital teknolojinin nimetlerinden faydalanmasını sağlıyor.Moleskine’in adlı uygulamasıyla çalışan bu hizmette, uyumlu defterlerde sayfanın köşelerine basılmış kılavuz noktalar bulunuyor. Bu noktaları esas alan iPhone uygulaması, çizimleri bozmadan dijital ortamda manipüle edilebilen vektörel dosyalara dönüştürüyor. Ortaya çıkan vektörel dosyalar .jpg ve .svg olarak kaydediliyor, böylecek Adobe Photoshop ve Illustrator'da düzenlenebiliyor.Akıllı defter projesi, elektronik cihaza kıyasla başka avantajlar da sağlıyor. Örneğin defter ve kalem kullanırken pil gücüne veya Internet bağlantısı gibi teknolojilere ihtiyaç yok, ancak her şeyden önemlisi kağıt üzerinde çizerken hissettiğiniz benzersiz dokunma deneyimini sonuna kadar yaşayabiliyorsunuz.LOG
Reklam