onedio
Caner Erkin'den İsmail Kartal'a Sert Tepki
Süper Lig 10. haftasının önemli mücadelesinde Bursaspor ile Fenerbahçe 1-1 berabere kaldı. Goller 3. dakikada Bursaspor'da Volkan Şen ve 66'da Fenerbahçe adına Kuyt'tan geldi.Caner Erkin, 35. dakikada oyundan alınınca İsmail Kartal'a sert tepki gösterdi.Fenerbahçe'de sarı kartı bulunan Caner Erkin, 35.dakikada oyundan alınmasına tepki gösterdi ve İsmail Kartal'a tepki göstererek soyunma odasına gitti.Oyundan alınışına tepki gösteren Caner'in hakem Fırat Aydınus'a tepki gösterdiğini iddia eden ve ikinci sarı karttan kırmızı kart görmesi gerektiğini belirten Bursalı oyunculara Aydınus, tepkisi bana değil yedek kulübesine dediği görüldü.Caner Erkin, önceki sezon da Ersun Yanal tarafından Kayseri Erciyes maçında sarı kartı olduğu için oyundan alınmıştı.Bu arada Caner Erkin'in oyundan çıkarken söylediği sözler olay yarattı. Caner, oyundan çıkarken 'bu takımda bir daha oynamam ben' dediği görüldü.
Arınç: 'Öcalan'ı Zor Durumda Bırakıyorsunuz'
Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, kendisine “Siz başbakan olamadınız diye öfkesini bizden çıkarmak zorunda mısınız? Ergen çocuklar gibi öfkeli konuşmanın anlamı var mı?” diye seslenen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yanıt verdi.Arınç, “Onun taleplerinin dışında birtakım şeyler ileri sürmek suretiyle Öcalan’ı da zor durumda bıraktığınızı bilmiyor musunuz? Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz da Öcalan’ın itibarsız hale getirmek istiyorsunuz?” dedi. Arınç, şehirde restorasyonu devam eden sinagogu müze olarak kullanmaya karar verdiklerini açıklayan Edirne Valisi Dursun Şahin’e de tepki gösterdi.Akut larenjit nedeniyle sesi kısık olan Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:MAKYAJLARI BOZULDU“Eleştiriye tahammülü olmayan bazıları, yani edep dışında bazı ifadelerde küçültme, küçük görme, kötü polemik yapma yolunu tercih ettiler. Tehditlerin şantajların söz konusu olduğu bir yerde eleştiriye insanların tahammülü olması lazım. HDP bugün çok önemli bir görev yapıyor. Çözüm süreci içerisinde Öcalan ve diğer paydaşlarla irtibat konusunda ve bir siyasi kanat olarak halkı temsilen eden bir siyasi parti ve milletvekilleri olarak onların çok daha sorumlu davranması, çok daha anlayışlı olması, hükümetle ilişkilerini çok daha dürüst götürmeleri gerekir. Bunun dışına çıktıkları zaman çözüm süreci bundan olumsuz etkilenir. 6-7 Eylül olayları yüzdeki makyajları bozdu, boyaları çözdü ve yüzler tanınmaz hale geldi. Demek ki sadece cumhurbaşkanlığı seçimlerinde söyledikleri orada kalmıştı, 6-7 Ekim olaylarında tekrar eski kimliklerine dönmüşlerdi. Bundan kurtulmak istedi, kurtulamadı. Başka şeyler de düşündü.EGONUZ YÜKSEK OLABİLİR AMA…Basınımız her şeye meraklıdır ama bir şeyi merak etmedi. Deniz Seki nasıl yakalandı, günlerce gazeteler yazıyor. Peki hiçbir gazeteci Sayın Demirtaş’ın 1,5 ay boyunca nerede olduğunu, grup toplantılarına neden gelmediğini, niçin basınla yüz yüze görüşme imkanı bulmadığını merak etmedi mi, sormadı mı? Sormak ihtiyacını duymadı mı? Duymadı diyelim ama biz neler olup bittiğini çok iyi biliyoruz. Buradan bir tavsiyem var: siz egosu yüksek bir insan olabilirsiniz ama Türk siyasetinde başarılı olma şansınız var. Sahici olun, kendiniz olun ve çözüm sürecini tıkayacak, Çözüm sürecini başka noktalara götürecek hiçbir şey yapmayın.HİÇ BİR YERDE OLMAZ DEMEDİK15 yıldır cezaevinde bulunan bir insana önem veriyorsanız, Çözüm Süreci’nde onun vereceği mesajları önemli görüyorsanız onun bu talebinin yerine getirilmesi lazım. Ama nasıl cezaevi şartları içerisinde, bunun bir formülü bulunabilir. Ben bunu söylüyorum, siz ‘sekreterya şunlardan, şunlardan, şunlardan olsun’ diyorsunuz. Bu aramızda konuşulmuş, anlaşılmış bir mesele değil. Ziyaretçi heyetleri daha kalabalık olsun diyorsunuz, olabilir. Hiç bir yerde olmaz demedik ama siz bunu bazen şu kadar sayı çıkartıyorsunuz, içerisine şunları koyuyorsunuz. Üçüncü göz diyorsunuz, bir şey diyorsunuz.DEVLETİ DE ZOR DURUMA DÜŞÜRÜYORSUNUZBunların iki türlü zararı var. Bir hükümeti zor duruma düşürüyorsunuz. Çünkü siz bunları söylediğinde hükümet bunları vadetmiş gibi oluyor, hayır biz ‘kurumsal olarak bunlar olabilir üzerinde çalışalım’ diyoruz. İkincisi Öcalan’ın bile talep etmediği, Öcalan ile hükümet olarak görüşmediğimiz MİT’in bu görüşmeleri yaptığı bilindiği halde, onun taleplerinin dışında birtakım şeyler ileri sürmek suretiyle Öcalan’ı da zor durumda bıraktığınızı bilmiyor musunuz? Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz da Öcalan’ın itibarsız hale getirmek istiyorsunuz?YANLIŞ YAPTIBiz ülkemizde yaşayan farklı inanç gruplarına da azınlıklara da onların vakıflarına da eşit gözle objektif gözle bakıyoruz. Onları Türkiye’nin bir parçası görüyoruz. Dolayısıyla sinagogu tekrar restore ederken bugüne kadar ibadet yapılmış bir yerden ibadet yapma imkanını veya fonksiyonunu almayı düşünmedik. Sayın valimiz yanlış yapmış, hissi davranmıştır. Mescid-i Aksa’da veya bir başka yerde yapılan zulümleri biz kınıyoruz, bunları kabul etmiyoruz ama ‘orada onlar yapıyor’ diyerek buradaki Musevi vatandaşlarımıza veya Yahudilere kötü gözle bakamayız. ‘Siz orada şunu yaptınız biz de burada bunu yapacağız veya ibadet etmenize engel olacağız’. Bu çağ dışı bir düşüncedir, biz bunun tarafında değiliz. Birileri bunu alkışlasa bile elbette bunun yanlış olduğunu her zaman söyleriz.KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİLAslında valimizin sözleri çıplak olarak bakıldığında, özür dilediğini de biliyorum. ‘Onlar orada bu zulmü yapıyorlar ama bakın biz de burada bunları restore ediyoruz’ demiş. Ancak herhalde sözlerinin arasına maksadını aşan bazı cümleler ki onları kabul etmek mümkün değil. Duygusallığıyla da karıştırınca biraz kötü bir anlayış ortaya çıktı. Sinagogda o dinin mensupları ibadetlerini yapacaktır.”ALKAN DİNLENMELİHükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Adalet Bakanı’nın yeni yasal düzenlemeye tepki gösteren Yargıtay Başkanı Ali Alkan’ı dinlemesinde fayda olduğunu belirterek, şunları söyledi:“Yargıtay Başkanı Sayın Alkan, kendi adına bir açıklama yapmış. Bu konuşulur, tartışılır gerekliyse Sayın Adalet Bakanımız da herhalde bu konuda bir açıklama yapabilir. 2011 yılında Yargıtay’a 150 civarında yeni üye seçildi. Büyük bir özveriyle çalışılsa hatta azalmış olsa bile dosyalar birikti. Dolayısıyla yeni daireler kurulmasını Sayın Adalet Bakanımız bir ihtiyaç olarak görmüşse bunu iyi bir gerekçe olarak kabul etmek zorundayız. Ancak Yargıtay Başkanımızın bu konudaki düşüncelerinin dinlenmesinde, görüşülmesinde fayda olduğunu düşünüyorum.”Milliyet
G.Saray'la Sözleşmesini Fesheden Furkan Aldemir NBA Yolcusu
Galatasaray Liv Hospital Basketbol Takımı'nın milli oyuncusu Furkan Aldemir, NBA'ye gitmek için sarı-kırmızılı ekipten ayrılma kararı aldı.'Galatasaray Liv Hospital alacaklarını ödemediği için sözleşmesini tek taraflı feshetmek için Türkiye Basketbol Federasyonu'na başvuru yaptığına' yönelik haberler çıkan milli basketbolcu, sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.Furkan Aldemir, hakkında çıkan haberler nedeniyle açıklama yapma gereği hissettiğini belirterek, şunları kaydetti:'NBA'de oynamak, her oyuncunun olduğu gibi benim de en büyük hayallerimden biri. Bu hayallerim doğrultusunda son günlerde olumlu şartlar oluştu. Ailem ve menajerlerimle şartları değerlendirdik ve ABD'deki sistemin benim kariyerim adına daha verimli olacağı kanısına vardık. Ama şunun bilinmesini isterim ki Galatasaray'daki kariyerim boyunca her zaman bu renkler için savaştım, sahada bu renkler için fedakarlık yaptım. Yeri geldiğinde takımdaki çoğu arkadaşımın yaptığı gibi sakatken sahaya çıktım. Sahada sadece bu camianın başarısı için ter döktüm.'Milli oyuncu, ekonomik sebeplerle değil Türkiye'deki basketbol gelişimini bir üst seviyeye taşımak için NBA'ye gitme kararı verdiğini anlatarak, 'Bu bağlamda Galatasaray Kulübü'nden geçmiş alacaklarım dışında bir talebim olmadan ve kontrat haklarımı kullanmadan ayrılıyorum. Galatasaray camiasının bizlere aşıladıkları etik değerleri ve saygıyı, karşılıklı koruyacağımıza inanıyorum' değerlendirmesinde bulundu.Furkan Aldemir, 'Galatasaray'a ilk geldiğimde hayallerimden biri de bu renklerden ayrılırken gittiğim adresin başka bir Avrupa kulübü değil NBA olmasıydı. Bunu gerçekleştirmiş olmanın da gururunu yaşamaktayım. Şimdiki hedefim daha önce bu ligde Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmiş ve şu an temsil eden ağabeylerim gibi başarılı olmak. Bunun için sabır ve azmin önemli olduğunun farkındayım. Allah'ın izniyle sakatlıksız ve güzel bir şekilde kariyerime hayırlı başarılar katmak istiyorum. Kariyerim boyunca bana destek olan takım arkadaşlarıma, koçlarıma, ağabeylerime ve taraftara teşekkürü borç bilirim' ifadelerini kullandı.Aldemir'in, NBA ekiplerinden Philadelphia 76ers ile sözleşme imzalaması bekleniyor.AA
Cenk Durmazel'den İyi Haber Geldi
Apartman merdivenlerinden düşerek yaralanan ve bir süre yoğun bakımda kalan sanatçı Cenk Durmazel'den güzel haber geldi.Solist ve oyuncu Cenk Durmazel, geçen hafta Beyoğlu’nda oturduğu apartmanın merdivenlerinden düşerek yaralanmıştı. Bir süre uyutularak tedavisinine devam edilen ünlü sanatçıdan iyi haberler geldi.Cenk Durmazel'in yakın arkadaşı Erdem Uygan Twitter hesabından yaptığı açıklamada Durmazel'in sağlık durumunun iyiye gittiğini açıkladı.Uygan şu açıklamayı yaptı'Cenk'in beyinle ilgili probleminden eser kalmadı. Bundan sonrası, vücudundaki diğer küçük sorunların ortadan kalkması için iyileşme süreci. Geçmiş olsun dileklerini ileten, desteklerini esirgemeyen, hep yanımızda olan sizlere sonsuz teşekkürler..'Erdem Uygan iki gün önce de şu açıklamaları yapmıştı'Cenk'in durumu gayet iyi. Yemek yemeye başladı. Bizlerle konuşuyor. Hızla iyileşiyor. bugün Cenk'in yanına gidemedim ancak haberlerini aldım. Gayet iyiymiş. Espri yaptığını iddia edenler var. Doğruysa bu hayatında bir ilk'Milliyet
Devlet Bahçeli: 'Öğretmenlerimiz Yoksulluk Sınırının Altındadır'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Öğretmenler Günü programında konuştu.Bahçeli, 'Öğretmenlerimiz yoksulluk sınırının altındadır. Öğretmenlerimiz dardadır, zor durumdadır. Ek ders ücretleri yetersiz, sosyal imkanlar zayıftır. Öğretmenlerimiz siyasi baskı ve tasallut altındadır. Öğretmen fakirleşirken havuzcular büyümekte, haramiler zenginleşmektedir. Öğretmene komik zamlar yapan Hükümet, konu saray, uçak, otomobil olunca müsrifliğin zirvesine tırmanmaktadır' diye konuştu. 'ÖĞRETMENİ MUTSUZ OLAN BİR MİLLETİN YARINLARI UMUTSUZDUR'Bahçeli, 'Öğretmen şuur ve idrak kilidinin açılmasına önayak olan ilim ve irfan anahtarıdır. Hepimizin içinden geçtiği bir tedrisat sistemi, feyizlendiği öğretmenleri vardır. Bu itibarla öğretmenlerimiz ömür boyunca hürmetle hatırlanmalıdır. Öğretmenlerimizin meseleleri 365 günün tamamında konuşulmalı, eksik ve ihtiyaçları herkes tarafından dile getirilmeli, netice olarak çözüme kavuşturulmalıdır. Şunu bir defa önemle ifade etmeliyim ki, öğretmeni mutsuz olan bir milletin yarınları umutsuz, belirsiz ve risklidir. Öğretmeni bitkin ve yılgın olan bir milletin heyecan pınarları kurumaya, hayat damarları tıkanmaya yüz tutmuştur' dedi. 'ÖĞRETMENLERDEKİ BUNALIMLAR SOSYAL, EKONOMİK VE SİYASAL ZEMİNDE GECİKMEKSİZİN YANKI BULACAKTIR'Bahçeli, 'Öğretmenin huzur içinde görevini yaptığı, öğrenmeyle öğretim arasındaki ilişkinin doğru yorumlandığı bir ortamda taassup zincire vurulacak, önyargıların kökü koparılacaktır. İstismara dayalı sözler, yalana bezenmiş teklifler ayakta kalamayacaktır.Öğretmenin yaydığı ilim ve irfan ışığında sahtelikler yeşeremeyecek, gaflet ve zillet belini doğrultamayacaktır. Öğretmen-öğrenci-okul-veli arasında sağlıklı, istikrarlı, gelişmeye açık bir ilişki ve irtibat bulunduğu müddetçe toplumsal denge, milli birlik ve kardeşlik her daim korunacaktır. Eğitimdeki aksamalar, öğretmenlerdeki bunalımlar sosyal, ekonomik ve siyasal zeminde gecikmeksizin yankı bulacaktır.Esasen bugün yaşadığımız travmaların, kriz ve kargaşanın geri planında eğitim ve öğretimdeki açmazlar ziyadesiyle belirleyicidir.Öteden beri milli eğitim sistemine muhalif bakan gayri milli ve gayri ahlaki siyaset zihniyetin var olan tedrisattan sivrilerek bugünkü durumlarına nasıl geldikleri teferruatlı şekilde sorgulanmalıdır. Demek ki eğitim sistemindeki zafiyetler öyle noktaya gelmiştir ki, hainler arka arkaya üremiş, milli ve manevi değerleri istismar eden defolu yüzler anormal ölçüde çoğalmıştır. Müşterek doğrularımızı reddeden, milli kimliğimizi tahrip eden, tarihi ve kültürel kazanımlarımızı hazmetme zorlukları çeken güruh yıllar içinde kinlerini büyüte büyüte, öfkelerini bileye bileye bu noktaya gelmiştir. Bir yanda 'Ne Mutlu Türküm Diyene' sözünden gurur duyan bizler, diğer yanda bundan ürken ve rahatsız olan iktidardaki bozuk kafalar aynı eğitim sistemden süzülerek çıkmıştır. Bir yanda Türk'e ve Türk'üm seslenişine düşman, milleti 36'ya ayıran, Cumhuriyetle ve kurucu kahramanlarla ters düşmüş bir siyaset ve zihniyet akımı vardır.Diğer yanda Türk olmaktan iftihar eden, Türk milletine aidiyetlikten onur duyan, ecdat yadigarı emanetleri şeref gibi gören bizler samimiyetle ortadayız, meydandayız' diye konuştu. 'PKK SALDIRILARINDA HAYATINI KAYBEDEN YÜZLERCE ÖĞRETMENİMİZ HALA KALBİMİZDE'Bahçeli, 'Ne talihsizliktir ki, malum çevrelerle aynı eğitim ve öğretim süreçlerinde yollarımız kesişse de, onlar ıslah olmadan, vicdanen aklanmadan, kulaklarına üfürülen dedikodularla yönlerini tayin etmişler, taraflarını belirlemişler, milletten kopmuşlardır. Aslına bakarsınız, milli eğitim sisteminin böylesi çelişkilere bulanması bir bakıma herkesin ayıbı, herkesin kusurudur. Buna çoğulculuk diyenlere şu hususu hatırlatırım ki, asgari ortak değerlerdeki karmaşa ve inkarcılığı çoğulculuk diyerek örtbas etme kurnazlığının asal gayesi çözülme ve bölünmedir. Bu itibarla, Türkiye'nin aleyhine kurulan ittifaklara çok dikkat etmek lazımdır. Türk milleti ve Türk devleti ancak bu uyanıklık ve kavrayış çerçevesinde varlığını idame ettirecektir. Şüphesiz ki, öğretmenlerimize şükran duyduğumuz, çok şey borçlu olduğumuz su götürmez bir gerçektir. Öğretmenlerimiz fedakarca, samimiyetle çalışmaktadır. Dünden bugüne, hiçbir tehdit, hiçbir tehlike sınıflardan parlayan eğitim ve öğretim aydınlığını engelleyememiştir. Öğretmenlerimiz zulüm görmüş, çile çekmiş, parasız kalmış, mağdur olmuş, teröristlerin saldırısına uğramış; ne var ki sahip oldukları saygınlıklarından ödün vermemişlerdir.Bugüne kadar, PKK'nın hunhar saldırılarında meydana gelen kayıplarımız sadece güvenlik güçlerinden oluşmamaktadır. Zor şartlar altında öğrencilerine bir kelime öğretebilmek için çırpınırken PKK saldırılarında hayatını kaybeden yüzlerce öğretmenimiz hala kalbimizde, hala aklımızdadır' dedi. 'ÖĞRETMENLERİMİZ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDADIR'Bahçeli, 'Öğretmenlerimiz yoksulluk sınırının altındadır. Öğretmenlerimiz dardadır, zor durumdadır. Ek ders ücretleri yetersiz, sosyal imkanlar zayıftır. Öğretmenlerimiz siyasi baskı ve tasallut altındadır. Öğretmen fakirleşirken havuzcular büyümekte, haramiler zenginleşmektedir. Öğretmene komik zamlar yapan Hükümet, konu saray, uçak, otomobil olunca müsrifliğin zirvesine tırmanmaktadır. Öğretmene ve öğretmen emeklisine çok görülen hazine ve bütçe kaynakları 17-25 Erdoğan'a oluk oluk akıtılmaktadır. 2013 yılı Ağustos ayında imzalanan toplu sözleşme sonucunda 2014 yılı için sadece 123 lira zam alan kamu çalışanları enflasyona ezdirilmiştir. Bu şartlar altında yüzde 12'lik ek zam talebinin çok haklı, çok gerekli olduğunu düşünüyor, bu yürekli çıkışı yapanları desteklediğimizi de söylemek istiyorum' dedi. 'ÖĞRETMENLERİMİZİN GÖSTERDİKLERİ FEDAKÂRLIKLAR HER TÜRLÜ TAKDİRİN ÜZERİNDEDİR' Bahçeli, 'Toplumun her kesimini sarmış ekonomik, kültürel ve ahlaki sorunlara takılmadan görevlerini sürdürmeye çalışan öğretmenlerimizin, yaşadıkları zorluklara rağmen evlatlarımızı yetiştirmek için gösterdikleri fedakârlıklar her türlü takdirin üzerindedir. Taviz ve teslimiyetin yaygınlaştığı; bilim ve teknoloji üretemeyen, bilgi toplumunun gereklerini yerine getiremeyen ülkemizde, karamsarlığın dağıtılması için en önemli görev her şeye rağmen yine öğretmenlerimize düşmektedir. Milletimizin binlerce yıldır yüreklerinde taşıdığı insan sevgisi, barış ve yardımlaşma, üstün ahlak ve fazilet gibi değerleri yeni nesillere kazandıracak olanlar da öğretmenlerdir' diye konuştu.'TÜRK MİLLETİNİ YÜCELTECEK OLANLAR YİNE SAYGIDEĞER ÖĞRETMENLERİMİZDİR'Bahçeli, 'Dünyanın en değerli varlığını, yani insanı yine insanın mutluluğu ve huzuru için yetiştirerek, hem insanlığı, hem büyük Türk milletini yüceltecek olanlar yine saygıdeğer öğretmenlerimizdir. Öğretmenler, bir yandan bilgi ve bilim üretebilecek dinamik beyinler yetiştirirken, onların şerefli geçmişimizden ilham almalarını, tarihimiz ve büyük Türk kültürü ile köprü kurmalarını temin etmelidir. Devletimizin, milletimizin, bağımsızlığımızın, demokrasimizin, milli kültürümüzün bekasını ilgilendiren öfikri hür, vicdanı hür, irfanı hürö nesillerin yetişmesi de yine siz değerli öğretmenler eliyle mümkün olacaktır. Memleketimizin her yöresinde kutsal bir görevi fedakârca yürüten eğitim camiasının tüm değerli mensuplarının, heyecanlarını asla söndürmeden millete hizmeti sürdürmeleri en samimi dileğimizdir. Hedefimiz ise şahsi ve mesleki sorunları çözülmüş, her türlü sıkıntıları ortadan kalkmış bir meslek grubu olarak öğretmenlerimizin enerjilerini yalnızca nesillerin yetişmesine harcamalarını sağlamak olmalıdır' dedi.ANKARA (DHA)
Reklam
Down Sendromlu Oğlu İçin Facebook’tan Mesaj Yazdı, 30 Bin Doğum Günü Kartı Gönderildi
Fransa’da bir kadının Down sendromlu oğlunun 30’uncu yaşgünü için sosyal medyadan yaptığı çağrı beklenmedik bir dayanışmayı getirdi. Ailenin evine, tam 30 bin doğumgünü kartı ve çeşitli hediyeler gönderildi.Calais kentinde yaşayan Lucien Parisseaux, oğlu Manuel’in doğumgünü için Facebook hesabından şu mesajı paylaşmıştı:” Bütün Facebook arkadaşlarımdan bir ricam var. Oğlum Manuel 22 Kasım’da 30 yaşında olacak ve tebrik kartı almaya bayılıyor. Kendisi Down sendromlu. Sizden birkaç dakikanızı ayırıp ona minik bir kart yazmanızı ve bu mesajı arkadaşlarınızla paylaşmanızı istiyorum. Manu’yu çok mutlu edecek jestiniz için şimdiden hepinize teşekkür ederim .”Bu mesaj o kadar çok paylaşıldı ki, Facebook bir reklam hilesi olduğunu düşünerek Parisseaux’nun hesabını kapattı. Oğlu için özel bir şey yapmak isteyen anne, yeni bir hesap açıp aynı mesajı tekrar yazdı.
ÖSO Askerleri Kırşehir'de Eğitilecek
Türkiye ile ABD, Suriyeli muhaliflerin eğitilip donatılması konusunda anlaşmaya vardı. Dışişleri kaynakları, yılda 2 bin ÖSO askerinin Kırşehir'de eğitileceği, donatımın ise ABD tarafından karşılanacağını açıkladı.Dışişleri Bakanlığı kaynakları, şu ana kadar 230 Peşmerge’nin eğitildiğini açıkladı. Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) eğitimi konusunda ABD ile görüşmelerin tamamlandığını belirten Dışişleri kaynakları, “İşin donat kısmını ABD üstleniyor, eğitim ise Kırşehir’de yapılacak. Eğitilecek isimleri ÖSO belirleyecek. Türkiye’deki üsler konusundaysa ABD ile görüşmeler sürüyor” bilgisini verdi.Taraf
Reklam
Edirne Valisi Dursun Ali Şahin'den Türk Musevi Cemaatine Özür
Türkiye Hahambaşılığı-Türk Musevi Cemaati, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin'in Türkiye Hahambaşı Rav İsak Haleva'yı telefonla arayarak, Türk Musevi Cemaatine özürlerini ilettiğini duyurdu.Türkiye Hahambaşılığı-Türk Musevi Cemaati tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:'Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, 24 Kasım öğle saatinde, Türkiye Hahambaşımız Sayın Rav İsak Haleva'yı telefonla arayarak; Edirne Sinagogu ve mezarlığımız ile ilgili ifadelerinin yanlış anlaşıldığını ve bazı medya organlarında açıklamaların çarpıtılarak yapılan yayınları kesinlikle onaylamadığını belirterek, kendi beyanının da yanlış anlaşıldığından dolayı derin üzüntülerini dile getirmiş ve açıklamanın Türk Musevi Cemaati ile hiçbir ilişiğinin olmadığını Hahambaşı Rav İsak Haleva'ya ifade etmiş, Türk Musevi Cemaatine özürlerini iletmiştir.'DHA
Emniyet'te Aktif Görevde Olmayan Müdürler Emekli Edilecek
Hükümetin TBMM'ye gönderdiği yeni güvenlik yasasında İçişleri Bakanı'na Emniyet'te rütbesi olan ancak aktif görevde bulunmayan birinci sınıf müdürleri emekli etme yetkisi bulunuyorYeni güvenlik yasasında yapılan düzenleme ile polis kolejinde okumakta olan öğrenciler uygun okullara nakledilecek, görevli öğretmenler ise Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullara atanacaklar.hürriyet.com.tr'den Zeynep Gürcanlı'nın haberine göre, yeni düzenlemede, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde halen belli görevlerde olan 1. sınıf emniyet müdürleri yerlerini koruyacaklar. Ancak getirilen geçici madde ile, maddede sayılan görevlerde olmayan tüm 1. sınıf müdürler, Yüksek Kurul önerisi ve İçişleri Bakanı Kararı ile, kanun yürürlüğe girer girmez emekli edilebilecekler.'Emekli edilebilir' kategorisinde olmayan görevler, geçici maddede şöyle sıralandı; 'Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü kadrolarında bulunanlar.'Yine geçici maddeye göre, 1. sınıf müdürlerin aksine, 2., 3. ve 4. sınıf emniyet müdürleri, eğer emeklilik şartlarını doldurmuşlarsa, hangi görevde olurlarsa olsunlar, Kurul önerisi ve Bakan onayı ile, kanun yürürlüğe girer girmez emekli edilebilecekler.Emniyet Genel Müdürlüğü'nde terfiler için daha önce, mevcut rütbede gerekli zamanı doldurmak genel olarak yeterli sayılıyordu. Rütbede bekleme süresini dolduran müdürler, kurul kararı ile bir üst rütbeye terfi ettiriliyordu. Şimdi bekleme süresinin yanı sıra, üst rütbeye terfiler için liyakatı da öne çıkaran bir düzenleme getirildi.Emniyet Genel Müdürlüğü'nün mevcut personel kanununda, rütbeler için kadro sınırlaması yoktu.Örneğin birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine gelenler, aktif hiçbir göreve atanmasalar dahi, yaş haddine kadar emniyet bünyesinde görevlerine devam edebiliyorlardı. Şimdi yaş haddinin yanı sıra, bir de kadro sınırlaması getirildi.Buna göre, her yönetim rütbesi için kadro sınırlaması getirildi. Kendi rütbesindeki bekleme süresini tamamladıktan sonra, belli bir süre içinde herhangi bir kadroya atanmayan müdürler için emeklilik yolu açıldı.Mevcut sistemde, en üst rütbeler olan 1 ve 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde olanlar, ilçe emniyet müdürü olarak atanamıyorlardı.Ancak bazı ilçelerin, kimi ilden çok daha büyük nüfusa sahip olduğu göz önüne alınarak, bu düzenleme değiştirildi.Yeni düzenlemeye göre, büyük ilçelerin emniyet müdürlüğü görevine 2. sınıf emniyet müdürü rütbesindekiler de atanabilecekler.Yeni düzenleme ile, polis kolejleri kapatılıyor. Polis kolejinde hala okumakta olan öğrenciler durumlarına uygun okullara nakledilecekler. Polis kolejinde görevli öğretmenler de Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullara atanacaklar.Mevcut sistemde, Polis Yüksek Okulu'nu bitirenler, diplomalarını aldıkları anda polisliğe kabul ediliyorlardı. Yeni sistemle, polis meslek yüksek okulundan mezuniyet, otomatik atama için yeterli olmayacak. Mezun olanlar ayrıca bir sınava tabi tutulacaklar. Sınavda başarılı bulunanlar polis olarak atanacaklar.Mevcut sistemde, İçişleri Bakanı'nın emniyet bünyesinde ancak 3. sınıf emniyet müdürü ve altındaki kadrolara uyarı, kınama ve maaş kesme cezası verme yetkisi bulunuyordu. Bakan'ın ceza yetkisi genişletildi; Yeni düzenleme ile İçişleri Bakanı artık Emniyet Genel Müdürlüğü'nün merkez ve taşra teşkilatındaki tüm personeline uyarı, kınama ve maaş kesme cezası verebilecek.Aynı şekilde valilere de emirleri altındaki tüm personele, rütbe sınırlaması olmaksızın, uyarı, kınama ve maaş kesme cezası verme yetkisi tanındı.T24
Sadece Öğretmen Çocuğu Olanların Anlayabileceği 17 Şey
Dışarıdan bakanların sizin harikalar diyarında yaşadığınızı zannetmesine karşılık, zorluklarını bir tek sizin bilebildiğiniz bir olgu; öğretmen çocuğu olmak. Peki gerçekten süper mi? Öğretmen çocuklarının neler yaşadıklarına dair küçük bir derleme.
Reklam
Yıllar Geçtikçe Serpilmekle Beraber Açılıp Saçılmış 9 Harry Potter Karakteri
etiket
'Dünya'nın En Hızlı Satan Kitabı' ve 'Dünya'nın En Çok Okunan Çocuk Romanı' gibi ünvanları elinde bulunduran Harry Potter serisi, kitapları kadar filmleriyle de fenomen olmuştur. 16 Kasım 2001'de vizyona giren ilk filmden bu yana 13 sene geçti ve filmde oynayan dönemin 'çocuk yıldızları' inanılmaz değişimler yaşadılar ve karşınızdalar.
Çocuklarınıza Arkeoloji, Tarih ve Mitolojiyi Sevdirecek 5 Başucu Kitabı
Kitabın yazarı: Gülay SertResimleyen: Cemal EkerKitabın yayınevi: Doğan Egmont Yayıncılık 2010Doğan Egmont’un Tarihte yolculuk dizisinden ‘’Taş Çağı Öyküleri’’ i insanlığın Afrika kıtasından başlayan serüveninden itibaren günümüzden 7500 yıl öncesine, yani Kalkolitik Çağ’a kadar yaşadığı gelişmeleri anlatıyor. Buzul Çağlarında yaşam koşulları, ilk icatları ve atalarımızın kendilerini geliştirme çabaları Arkeolog Gülay Sert’in sade anlatımı ve Cemal Eker’in neşeli çizimleri eşliğinde hayat bulmuş.  Arka sayfada yer alan sözlük küçük okuyucuların kavramları öğrenmeleri için önemli bir detay oluşturuyor. Altı yaş ve üstü için önerilen bu kitap her yaş için ‘’Taş Çağlarda’’ yapılacak bir yolculuk olabilir.
Reklam
World Of Warcraft Hikayesinin En Önemli 10 Kahramanı
10 yıldır Dünya'nın her yerinden online oyun müptelalarının 1 numarası olarak kalmayı başarmış efsane oyun World Of Warcraft gerek hikayesi, gerekse hikayenin kahramanları ile milyonlarca insanı içine çekmeye devam ediyor. Peki hikayenin temel taşları olan bu isimler kimler ve hikayeleri neler? Vanillia, Burning Crusade, Wrath of the Lich King, Cataclysm, Mists of Pandaria ve son olara Warlords of Dreanor hikayelerine aşina olanların adlarını çok iyi bildikleri bu  önemli isimlerini tanımak isteyenler ilk maddeye buyursunlar.
Fili iPhone'la Besleyen Japon Turistler
Hayvanat bahçesini ziyarete giden 2 genç japon turist filleri beslerken dikkatsizliklerinin kurbanı oldu. Fotoğraf çekmeye çalışan kızın iphone'nunu bir anda midesine indirdi.
Reklam
PTT'nin HGS Mobil Uygulaması Parmak İzi Destekliyor, Gişelere Yaklaşırken Bakiye Uyarısı Gönderiyor
PTT’nin bugüne kadar şubelerinden alınabilen ya da e-ticaret girişimi epttavm.com adresi üzerinden yapılan online Hızlı Geçiş Sistemi (HGS dolum) dolum işlemi artık mobilde. epttavm.com ve Ülkem A.Ş. ile birlikte geliştirdiği HGS Mobil uygulamasını yayınlayan PTT’den alınan HGS etiketlerine akıllı telefonlardan bakiye yüklemek mümkün.Touch ID destekleyen uygulama, kredi kartınızı tanımladıktan sonra parmak iziyle yükleme yapmaya izin veriyor. Uygulama GPS takip özelliğiyle kullanıcılar, bir gişeye yaklaşırken, bakiyeleri yetersizse önceden uyarı gönderebiliyor.Yalnızca PTT’den alınan HGS etiketlerine yükleme yapılan uygulamada, plaka numaranızı, T.C. kimlik numaranızı ya da etiket numaranızı kullanarak bakiye yüklüyorsunuz. Uygulama, üyeleri için sık kullanılan HGS’leri kaydetme, bakiye azaldığında uyarı gönderme gibi özelliklerle geliyor. HGS Mobil’den yapılan ilk yüklemelerse ücretsiz. Bundan sonraki işlemler içinse PTT belirlenen bir komisyon ücreti alıyor. Son bir ay içinde epttavm.com üzerinden 100 TL ve üzeri alışveriş yapan kullanıcılar da yine komisyon ücreti ödemiyor.PTT Genel Müdürü Osman Tural, 17 Eylül 2012 tarihinde piyasaya sunulan HGS etiketlerinin ilk yılını doldurmadan, toplam 2 milyon 456 bin adet satıldığını açıklamıştı. Tural’ın verdiği bilgiye göre bunun 1 milyon 750 binini PTT iş yerleri üyeleri oluşturuyordu.Anadolu Ajansı’nın haberine göre, HGS’yi kullanarak geçiş yapan araç sayısı 2013’te 170 milyon 904 bin 591’di. Bu araçlardan 437 milyon 974 bin 189 lira gelir elde edildi.İncelemek isterseniz HGS Mobil uygulaması iOS için burada, Android içinse burada.Webrazzi
Kılıçdaroğlu: 'Dersim'i Televizyonda Tartışabiliriz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu, cenaze töreninin ardından Tunceli kent merkezine gelerek burada bir kahvehanede vatandaşlarla sohbet etti. Kahvehanede ve sokakta kendisine taziye dileyen vatandaşların taziyelerini kabul eden Kılıçdaroğlu, çıktığı dışarıda gazetecilerin sorularını yanıtladı.Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dün Tunceli'ye yaptığı ziyareti değerlendiren Kılıçdaroğlu, 'Bunları önemsiyoruz. Bir ülkenin Başbakanı her ile gitmeli, her ilçeye gitmeli, köye gitmeli, vatandaşla konuşmalı, muhatap olmalı, vatandaşın derdini dinlemeli. Ama gittiği yere gitmeden önce devletin güvenlik güçleriyle orada terör estirmesi doğru değil. Bütün bilgiler, bütün dokümanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelsin dolayısıyla bu konuyla ilgili bütün belgeler açıklansın, tarihçiler incelesin. Olayların bütün gerçek yönleriyle tartışılmasında ve aydınlatılmasında yarar var. 38 olayları o dönem hepimizin acı duyduğu olaylardır. Eğer bu olaylar dolayısıyla bilgilerde, belgelerde, dokümanlarda ciddi bir olay varsa bir Başbakan'ın çıkıp özür dilemesi lazım. Bunu gayet açık söyledim ve tipik bir örnek de verdim. Biz Cezayir'in bağımsızlığında Birleşmiş Milletler'de Cezayir'in bağımsızlığını tanımadık Türkiye olarak. Aradan yıllar geçti rahmetli Turgut Özal, Cezayir'e gittiğinde Cezayir halkından özür diledi. Onu Turgut Özal mı yapmıştı? Hayır. Başka dönemin Başbakanı o süreci gelirştirmişti ve o talimatları vermişti ve o sonuçlar doğmuştu. Türkiye olarak biz tarihimizle yüzleşmeliyiz. Tarihimizi bilmeliyiz' dedi.'DAVUTOĞLU İLE TELEVİZYONDA TARTIŞABİLİRİZ'Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın Dersim üzerinden Dersimlileri sorgulayıp ve aynı zamanda Dersim olayları üzerinden kendisini sıkıştırmayı hedeflediğini belirterek, şunları söyledi:'Biz Dersim olayları konusunda parlamentoda bir araştırma önergesini de destekledik. Dedik ki, Tunceli olayları, Dersim olaylarıyla ilgili parlamentoda bir araştırma komisyonu kuralım ve bu araştırma komisyonu bütün bu olayları araştırsın. Grubu olan bütün siyasal partiler de buraya üye versinler. Bu görüşüldü parlementoda ama maalesef AKP'nin oylarıyla reddedildi. Şimdi hem reddedeceksin hem de kalkacaksın Dersim üzerinden Dersimlileri sorgulamaya kalkacaksın. Temel nedeni ne biliyor musunuz? Ben Tuncelili olduğum için. Acaba ben buradan gelen başkanı sıkıştırabilir miyim? Ben buradan sıkıştırmazsın. Ben onun bildiğinden çok daha fazla şey biliyorum Dersim tarihi konusunda. Üstelik sadece Cumhuriyet tarihini değil, Cumhuriyet öncesi tarihini de çok iyi biliyorum. Çünkü yerel tarihe de meraklıyım aynı zamanda. Eğer Davutoğlu bu konuda özel bir tartışma açmak istiyorsa kendisinin arzu ettiği televizyon kanalında oturup bu konuyu ayrıca tartışabiliriz. Madem kendisi bir akademisyen madem bu olayları çok iyi biliyor ben de iyi bildiğimi sanıyorum. Ben akademisyen değilim ama oturup tartışabiliriz. Biz tarihimizle yüzleşmekten korkmayız. Her ülkenin tarihinde yanlışklar vardır, hatalar vardır, eksiklikler vardır, acı olaylar vardır ama önemli olan ülkelerin kendi tarihleriyle yüzleşmeleridir. Dönemin Başbakanı kimdir? Dönemin Genelkurmay başkanı kimdir? Dönemin talimatları kimler tarafından verilmiştir? Bütün bunların hepsi araştırılıp ortaya çıksın. Belgeleriyle ortaya konsun ne olacak? Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu istiyoruz.'DHA
'Erdoğan'ın Fıtratında Cinsiyetçilik Var'
CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü için yaptığı açıklamalar ile ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada 'Yaptığı açıklamalar bizi hiç şaşırtmadı. Çünkü kendisinin fıtratında cinsiyetçilik olduğunu hepimiz biliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açıkça kadınlara karşı nefret suçu işlemektedir. Ben de feministle teröristi bir görenle mücadele etmeye devam edeceğim' ifadeleri yer aldı.KADINI NARİN, ZAYIF, GÜÇSÜZ GİBİ NİTELEMELERLE ÖTEKİLEŞTİRİYORCHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın yazılı açıklaması şöyle; 'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü için yaptığı açıklamalar bizi hiç şaşırtmadı. Çünkü kendisinin fıtratında cinsiyetçilik olduğunu hepimiz biliyoruz. Kadın-erkek eşitliğine inanmadığını sürekli söyleyen Erdoğan'ın açıklamaları bir kez daha göstermiştir ki ülkemizde her gün üç kadının öldürülmesini sorun olarak görmemektedir. Kendisi bir ezber tutturmuş; her ölümü fıtrata bağlayıp sorumluluktan kaçıyor. Kadın cinayetlerine bakış açısının 'öldürülmek kadınlığın fıtratında varö cümlesinde saklı olduğu belli. Eşitlik talebini kadının bedeni üzerinden değerlendirerek yine kadınları annelik tanımı içinde sınırlıyor. Kadını narin, zayıf, güçsüz gibi nitelemelerle ötekileştiriyor.'KADINLARA KARŞI NEFRET SUÇU İŞLEMEKTEDİR'Çok acıdır ki Cumhurbaşkanı, feminizmin ne olduğuna dair en ufak bir bilgiye sahip değil. Kadınların eşitlik talebine takılan Tayyip Erdoğan'a sorarım: yüzyıllardır verilen kadın mücadelesinin eşitlik sorunu olduğunu hiç mi anlayamadınız yoksa anlamak işinize mi gelmiyor? Kadına şiddet uygulayan erkeklerin bu konuşmalarından cesaret aldığının farkında değil misiniz? Maria Teresa Mirabel'in dediği gibi 'Belki de bize en yakın şey ölüm; fakat bu beni korkutmuyor. Haklı olan her şey için savaşmaya devam edececeğiz.Kavramların içini boşaltmak Tayyip Erdoğan'ın en başarılı olduğu konudur. Kadın mücadelesinde de aynı şeyi yapıyor; eşitlik talebi ile adalet kavramlarının içini boşaltıyor. Kadınlar, erkek adalet değil gerçek adalet istiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açıkça kadınlara karşı nefret suçu işlemektedir. Ben de feministle teröristi bir görenle mücadele etmeye devam edeceğim.'DHA
'Hagel İstifa Etti'
Reuters ve New York Times ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel'in istifa ettiğini, Obama'nın da istifayı kabul ettiğini duyurdu.Haberi ilk duyuran New York Times'a göre, Hagel'in istifasını ABD Başkan Barack Obama talep etti ve iki isim karşılıklı konuşarak Hagel'in görevdn ayrılması konusunda anlaştı. Haberde yer alan iddiaya göre Obama, IŞİD ile mücadelede Hagel'den daha farklı yeteneklere sahip bir ismi düşünüyor.Obama kısa bir süre içerisinde Hagel'in istifasını resmen açıklayacak.Obama'nın bu kararında, 4 Kasım'da yapılan kongre seçimlerinde Demokrat Parti'nin aldığı yenilginin payı olduğu tahmin ediliyor.ABD kamuoyunda ve Cumhuriyetçi Parti'de son dönemde Obama'nın IŞİD karşıtı mücadelede 'yumuşak ve stratejiden yoksun' bir rol oynadığına dair yoğun eleştiriler yapılıyordu.Kaynak: Al Jazeera, Reuters ve New York Times
Reklam