onedio
Apple, Beats'i Nasıl Satın Aldı?
Beats’in kurucularından biri olan Jimmy Iovine, yapılan röportajda Apple’ın Beats’i satın almadan önce neler yaşandığı konusunda ilginç açıklamalarda bulundu.GQ‘da yayınlanan röportajda Apple ile yaptığı görüşmelere değinen Iovine, Apple’ı kastederek, “Onlara bu şirketi satın almalısınız dedim. Kimse için çalışmak istemiyorum. Apple ile çalışmak istiyorum. Buraya, Steve’in şirketine gelmek istiyorum. Sizi tanıyorum, yapabileceklerinizi biliyorum. Popüler kültürü iyi tanıdığınızı biliyorum. Şu anda şirketinizde müzik konusunda bir boşluk var. Bunu doldurmama izin verin.” şeklinde konuştuğunu ve bu görüşmelerden 2 yıl sonra Apple’ın satın alımı gerçekleştirdiğini belirtiyor.Iovine’in söylediklerine bakılırsa satın alım süreci çok da hızlı gerçekleşmemiş ve uzun süren görüşmeler yapmak gerekmiş. Apple’ın uzun süredir böylesine büyük bir alım yapmadığı düşünüldüğünde görüşmelerin zorlu geçtiğini anlamak zor değil. Bilindiği üzere Şirket tarihindeki en büyük satın alımı olarak tarihteki yerini alan Beats, 3 milyar dolara Apple’ın bünyesine katılmıştı.LOG
Victoria's Secret Londra 2014'den Özel Görüntüler
Victoria's Secret Fashion Show 2014 ilk defa New York yerine Londra'da Earls Court'ta gerçekleşti. Dünyanın en seksi moda şovunda 40 model podyumda yürüdü. Şovun ana teması 'Diverse' yani 'Çeşitli' olarak seçildi. Taylor Swift, Ed Sheeran ve Ariana Grande şova şarkıları ile renk kattı. Brezilyalı modeller, Adriana Lima ve Alessandra Ambrosio 2 milyon dolar değerindeki 'Fantasy Bra' sutyenlerle yürüdüler. Geçen sene Candice Swanepoel'in taşıdığı sutyen ise 10 milyon dolar değerindeydi. 39 çift özel tasarım kanat kullanıldı. 18 karat altından yapılan kanadı ünlü model Karlie Kloss taşıdı. 150 bin adetten fazla Swarowski kristal kullanıldı. Sahne arkasında 25 makyöz, 25 kuaför, 9 manikürcü hazır bulundu .
1 Ocak 1988 Doğumlulara Bedelli Askerlik Müjdesi
En son 31 Aralık 1987 doğumluların yararlanacağı bedelli askerlikte sürpriz bir değişikliğe gidildi. Son duruma göre bedelli askerlikten 1 Ocak 1988 doğumlularda yararlanabilecek.Bedelli askerlikle ilgili düzenlemede, Meclis'te Milli Savunma Komisyonu'nda sürpriz bir değişiklik yapıldı.31 Aralık 1987 ve öncesinde doğmuş olanlara 18 bin lira karşılığında bedehlli askerlik imkanı sağlayan düzenleme, TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda görüşülüyor. Ak Parti ve CHP'li milletvekillerinin önergesi ile düzenlemede değişiklik yapıldı. 31 Aralık 1987 ifadesi 1 Ocak dahil 1988 tarihinden önce doğanlar olarak değiştirildi. Böylece 1 Ocak 1988 doğumlu olan kişiler de bedelli askerlik uygulamasından yararlanabilecek.Milliyet
Hülya Avşar: Benim Evim 'Ak Saray'dan Daha Şaşalı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) Başkanı Nilüfer Bulut ve beraberindeki heyeti kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda basına kapalı gerçekleşen kabul, yaklaşık 1 saat sürdü. Kabulün ardından gazetecilere açıklama yapan Nilüfer Bulut, TİKAD olarak Suruç’taki kampı ziyaret ettiklerini anımsatarak, orada kadınlar ve çocuklarla ilgili edindikleri tespitleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aktardıklarını söyledi. TİKAD’ın, kamplarında kalan kadın ve çocuklarla ilgili bir kampanya başlatacağını ve bunu AFAD ile birlikte koordineli götüreceklerini dile getiren Bulut, kampanya çalışmalarını TİKAD üyesi sanatçı Hülya Avşar’ın başkanlığındaki bir komisyonun yürüteceğini belirtti. Nilüfer Bulut, 'Devletimiz tüm ekibiyle kamplarda, ancak yeterli olmadıkları noktada sivil hareketin gerekliliğine inandık. Bu nedenle el birliğiyle oradaki insanların, çocukların, kadınların daha insanca yaşamaları için neler yapabiliriz diye bu kampanyayı başlatıyoruz' dedi.Bulut, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmede AFAD Başkanı Fuat Oktay’ın da hazır bulunduğunu ifade ederek, kamplardaki kadın ve çocukların ihtiyaçlarının karşılanması noktasında yapılabilecek her şeyi AFAD ile birlikte koordineli çalışarak yapacaklarını, Erdoğan’ın da bu konuda kendilerini desteklediğini kaydetti. TİKAD Üyesi sanatçı Hülya Avşar da kamplarda bugüne kadar yapılan çalışmaların çok başarılı olduğunu gördüklerini vurgulayarak, eğitim ve sağlık açısından tespit edilen bazı eksiklikleri de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteklediği kampanya kapsamında gidermeyi amaçladıklarını söyledi.Erdoğan’a 'tamamen sivil anlamda ne kadar yardımcı olabiliriz' diye sorduklarını belirten Avşar, 'Bu işin başında olan AFAD Başkanı da bize ulaşıp sivil olarak yapabileceğimiz ne varsa onu iletecekler. O doğrultuda biz orayı daha da yaşanır hale getireceğiz. Ben de her şeyi birebir yerine ulaşması için elimden geleni yapacağım Hülya Avşar olarak' dedi.'(Cumhurbaşkanlığı Sarayı) Abartıldığı kadar yok'Sanatçı Hülya Avşar, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ilişkin de 'Hiç tahmin ettiğimiz kadar ihtişamlı değil, ben çok ihtişamlı görmedim. Abartıldığı kadar yok' dedi. Saray’a girdikten sonra 'Zaman geçtikçe bugün yapılan tartışmaların ne kadar gereksiz olduğunu anlayabileceğiz' diye düşündüğünü belirten Avşar, 'Gezdik, gezdirdiler. Düşünüyorsunuz Putin geliyor, Papa geliyor, böyle bir yerde ağırlamış olmak çok keyifli olsa gerek. Olması gereken bir bina olmuş. Yakına gelip görmek lazım ki abartıldığı kadar olmadığına karar verdim' diye konuştu. Avşar, bir gazetecinin, bu görüşlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ile paylaşıp paylaşmadığını sorması üzerine de 'Neredeyse benim evim daha şaşalı diyecektim. O kadar diyemedim tabi' dedi.Avşar’ın bu sözleri gülüşmelere neden oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, geçen Pazartesi gerçekleştirdiği Ankara ziyaretinde Saray’a ilişkin 'devletin büyüklüğünü gösteren bir bina oldu' değerlendirmesini yaptığını öğrendiğini ifade eden Avşar, 'Saray’da çok keyifli ve güzel ağırlandık' dedi.TİKAD üyesi Avukat Kezman Hatemi de Avşar’ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ilişkin sözleri üzerine 'Çok yalın, gösterişten uzak. Olması gereken gibi olmuş' değerlendirmesinde bulundu.Posta
CHP'li Belediye Başkanı'ndan Engelli Vatandaşa Tepki Çeken Şaka
CHP’li Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde düzenlenen etkinlikte gözleri görmeyen sunucuya yaptığı 'şaka' sosyal medyada tepkilere neden oldu. Hem görme engelli vatandaş Özgür Oğuz hem de Kartal Belediyesi tarafından tarafından yapılan açıklamada olayın bir 'selamlaşma ritüeli' olduğu bazı basın organlarında olayın yanlış ifadelerle yansıtıldığı belirtildi. Onedio
Reklam
Son Tekmeyi Atan Polis, Ali İsmail'i Dövdükten Sonra Caner'i Bagajda Gezdirmiş!
Eskişehir’de, üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz’ın başına tekmeyle vurarak ölümüne yol açtığı için hakkında müebbet hapis cezası istenen polis memuru Mevlüt Saldoğan’ın, bu dayaktan birkaç saat sonra Tevfik Caner Ertay adlı gencin de dövülmesinden sorumlu olduğu, yaralı haldeki üniversiteliyi polis aracının bagajında gezdiren kişi olduğu ortaya çıktı. Ertay’ın, bagajına konduğu polis aracının polis Saldoğan’a zimmetli olduğu ve o gün araçtaki üç polisten birinin de bu kişi olduğu saptandı. Şüpheli polislerden Emre Koç, Ertay’ı önceden tanıdıklarını belirterek, “Kendisi ilimizde meydana gelen birçok toplumsal olaya katılır ve en önde yer alır. Hakkında birçok kez şubemizde işlem yapılmıştır” dedi.İsmail Saymaz'ın radikal.com.tr'de yer alan haberine göre, Eskişehir’de Gezi eylemleri sırasında Ali İsmail Korkmaz’ın sopalarla dövülmesinden kısa bir süre sonra yan sokakta Tevfik Caner Ertay adlı üniversiteli de polisler tarafından, iddiaya göre demir sopalarla darp edilerek polis otosunun bagajına kilitlenmişti. Şehir içinde dolaştırılan Ertay, iki hastane gezdirildikten sonra avukatlarından saklanarak gözaltına alınmıştı. Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne ait kameralarda Ertay’ın bagajdan çıkarılıp hastaneye götürüldüğü ana ait kayıtlar ortaya çıkmıştı. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki Ali İsmail Korkmaz Davası’nda tanık olarak dinlenen Ertay, kendisini de aynı polislerin dövdüğünü iddia ederek, teşhiste bulunmuştu.YANIT: SEVK ARACI OLARAK KULLANILDIBu soruşturmayı yürüten Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, Emniyet’e yazı yazarak, Ertay’ın bagajında taşındığı aracı sordu. Eskişehir Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Çetin Gültekin tarafından 21 Kasım tarihinde gönderilen yazıda; Ertay’ın bindirildiği ‘26 A 0357’ plakalı ‘Ford Connect’ marka aracın kendilerine bağlı C Büro Amirliği’nin ekip otosu olarak kullanıldığı kaydedildi. Aracın, Korkmaz’ın başına ve göğsüne tekme atarak ölümüne yol açan ve hakkında müebbet hapis cezası istenen polis Mevlüt Saldoğan’a zimmetli olduğu ifade edildi. Ertay’ın gezdirildiği sırada araçta, polis Saldoğan ile Emre Koç’un görev yaptığı ifade edildi. Bu ve diğer polis araçlarının Gezi Parkı eylemlerinde kullanılıp kullanılmadığına ilişkin yazılı bir emrin bulunmadığı belirtilerek, “Toplumsal olayların devam ettiği süreçte personel ve araçlar sözlü talimatlar doğrultusunda görevlendirilerek olaylara müdahale edilmiş ve gerektiğinde araçlar şüpheli sevk aracı olarak kullanılmıştır. Araçların arka kısmında bulunan ve memurlardan bağımsız, karşılıklı oturma yerleri bulunan, içeriden açılması engellenmiş, şüphelilerin kendilerine ve personele zarar vermesini engelleyecek tarzda oluşturulmuş bölümde, gözaltına alınanların sevk işlemi yerine getirilmiştir” denildi.Bunun üzerine polis Emre Koç’un ifadesi alındı. Koç, ifadesinde, telsizden “Bir yaralı var” diye anons yapılması üzerine eski otogara gittiklerini belirterek, “Orada kalabalık bir polis topluluğu vardı. Birçok şubeden polis vardı. Gözaltı araçları yetersiz kaldığı için yaralıyı bizim aracın arka bölümüne aldık. Araç gözaltı işlemlerinde kullanılmaya müsaitti. Şubede görevli Ömer Faruk Albayrak da bizimle geldi. Yaralıyla diyalogumuz olmadı. Yaralıyı bize kimin teslim ettiğini hatırlamıyorum” dedi. Gözaltına alınanların topluca konduğu otobüs hareket ettiği için sözlü talimat üzerine Ertay’ı Eskişehir Devlet Hastanesi’ne götürdüklerini, burada çok sayıda gösterici bulunduğu için güvenlik zafiyeti nedeniyle Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne geçtiklerini söyleyen Koç, şöyle dedi:“Şahsı araçtan indirerek acil bölümüne tedavi için götürdük. Bu arada yaygın toplumsal olaylar nedeniyle tekrar bize ihtiyaç duyulduğu için şubeden bir polis memuru istedik. Mehmet Nuri Eliaçık isimli polis hastaneye geldi. Yaralıyı bu polise teslim edip ayrıldık.”'DOKTORA FAZLA YAZMA DEMEDİK'Koç, Ertay’ı daha önceden tanıdığını belirterek, “Kendisi ilimizde meydana gelen birçok toplumsal olaya katılır ve en önde yer alır. Hakkında birçok kez şubemizde işlem yapılmıştır” dedi. Ancak Koç, iddia edildiği gibi, Ertay’ın bagajda taşınmadığını, araç içerisinde dövülmediğini, “Bunu kaybedelim” denilmediğini anlattı. Ayrıca muayene sırasında doktora “Fazla birşey yazmayın” demediklerini savundu. Polis Mehmet Nuri Eliaçık da yardım için çağrılması üzerine hastaneye gittiğinde Ertay’ın yanında Saldoğan, Koç ve Albayrak’ın bulunduğunu, muayenenin iki saat sürdüğünü, doktora yönlendirmede bulunmadıklarını, muayene sonrası Ertay’ı Çarşı Polis Merkezi’ne götürdüğünü ve Güvenlik Şubesi’ne teslim ettiğini ifade etti. Cezaevinde bulunan Saldoğan’ın ifadesi ise henüz alınmadı.İsmail Saymaz | Radikal
Atatürk Orman Çiftliği İçin 76 Yıl Sonra Atatürk'ün Vasiyetine Bakılacak
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Mustafa Kemal Atatürk'ün Atatürk Orman Çiftliği'ne (AOÇ) ilişkin vasiyetinin ihlal edildiği iddiasıyla açılan davada, mahkemenin vasiyetin istenmesine karar verdiğini söyledi.Candan, düzenlediği basın toplantısında, 6 meslek odası olarak açtıkları davada, mahkeme kararını değerlendirdi. Atatürk'ün, AOÇ'yi şartlı bağışladığını ifade eden Candan, vasiyetin kamusal kullanıma yönelik olduğunu belirtti.Atatürk'ün vasiyetinin ihlal edildiği ve amacı dışında kullanıldığı gerekçesiyle 'vasiyeti ihlal' davası açtıklarını dile getiren Candan, davanın ilk duruşmasının bugün görüldüğünü ve kendileri açısından oldukça değerli bir karar verildiğini ifade etti. Candan, şöyle konuştu: 'Davada devlet arşivlerine müzekkere yazılarak Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyetinin ve AOÇ ile ilgili hazırladığı bağış senedinin, ekli tüm belgelerin gönderilmesi talep edildi. Dava kabul edilmiş oldu, biz de bu davanın tarafları olarak bu sürecin bir parçası haline geldik. Çünkü karşı tarafın, davanın müdahili olmadığımız ve süreyi geçirdiğimize yönelik savunmaları varken, mahkemenin bizi taraf olarak görmesi, araştırma yapmaya başlaması, devlet arşivlerinin açılarak bağış senedinin ve vasiyetnamenin istenmesini önemli bir aşama olarak görüyoruz. Bu artık hepimizin davası. Çünkü kamusal kullanım için bağışlanmış bir alanın üzerinde amacına aykırı kullanımlara gidilmesi doğru değil.'Başkent Dayanışması'nın, bireylere, davaya müdahil olmaları için çağrı yaptığını anlatan Candan, 25 Aralık saat 10.30'da hazırlanan dilekçelerle 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davanın tarafı olunabileceğini bildirdi. Candan, Atatürk'ün yaşamını yitirmesinden 76 yıl sonra vasiyetin ve bağış senedinin devlet arşivlerinden çıkartılmasının önemli olduğunu belirterek, takip ettikleri süreçte yeni bir dönemin başladığını kaydetti. 'Cumhurbaşkanlığı sarayının yıkılması gündeme gelebilir mi' sorusuna karşılık Candan, 'Her şey olabilir. Siz malvarlığınızı şartlı olarak bağışlarsanız, ona aykırı kullanımda her türlü karar verilebilir. Bu da gündeme gelebilir' dedi. Davanın, AOÇ'nin kuruluşunun 89. yılında 5 Mayısta açıldığını dile getiren Candan, ikinci duruşmanın 10 Mart 2015'te görüleceğini ve belki de ilk defa Atatürk'ün vasiyetinin orijinalinin görülebileceğini söyledi. Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu da herkesin Atatürk'ün mirasının korunması adına davaya müdahil olabileceğini söyledi.Haber Artı Bir
Reklam
Taraftarların Saldırdığı Futbolcu Hayatını Kaybetti
Arjantin Üçüncü Futbol Ligi takımlarından Tiro Federal'in 33 yaşındaki oyuncusu Franco Antonio Nieto, maç sonrası saldıran rakip takım taraftarlarının kafasına tuğlayla vurması sonucu hayatını kaybetti.Şinhua haber ajansına göre, Arjantin'in La Rioja eyaletinin Aimogasta bölgesinde Tiro Federal ile Chacarita Juniors arasında oynanan 3. lig karşılaşması, Tiro Federal'in 3-1 üstünlüğüyle devam ederken futbolcular arasında çıkan kavga nedeniyle hakem tarafından ertelendi.Hakemin 8 futbolcuyu oyundan attığı maçtan sonra rakip ekibin taraftarlarının saldırdığı Tiro Federal'in 33 yaşındaki kaptanı Franco Antonio Nieto, kafasına tuğlayla vurulması nedeniyle götürüldüğü Vera Barros Hastanesinde yaşamını yitirdi.Polis, saldırıya ilişkin 3 kişiyi göz altına aldı.İspanya Birinci Futbol Ligi'nin (La Liga) 13. haftasındaki Atletico Madrid-Deportivo maçının öncesinde iki takım taraftarları arasında çıkan olaylarda bir kişi ölmüştü.Cumhuriyet
Türkiye Yolsuzluk Endeksinde Neden Geriledi?
Uluslararası sivil toplum kuruluşu Şeffaflık Örgütü (Transparency International), bu yılın Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçlarını açıkladı. Türkiye 2014'te endekste puanı en çok düşen ülke oldu.Türkiye'nin puanı bu yıl 50'den 45'e düştü, son altı yılda yaşanan ilerleme sıfırlandı.Raporu BBC Türkçe 'ye değerlendiren Uluslararası Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Emine Oya Özarslan, Türkiye'nin 175 ülke arasında gerilmesini, Gezi eylemleri ve sonrasını kapsayan son 1,5 yılda yaşananlara bağladı.Özarslan'a göre Türkiye'nin yolsuzluk algı endeksinde gerilemesinin temel nedenleri; 'Özellikle Gezi'yle başlayan süreçte AB reformlarının durması, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin takipsizlik kararı verilmesi, yargı üzerindeki hukuka aykırı uygulamalar, basın ve internet özgürlüğü üzerine kısıtlamalar, yayın yasakları ile TİB ve MİT gibi kuruluşlara ilişkin yasa değişiklikleri.'
Reklam
Dünyanın En İyi Ekip Çalışması
Kazık çakmak isteyen işçi arkadaşlardan muhteşem bir ekip çalışması izliyoruz. Onlarca ağırlıktaki balyozları bu şekilde seri kullanmakta ayrı bir yetenek.
YotaPhone 2 Satışa Çıkıyor
Yota’nın arka yüzü e-kağıt ile kaplı ikinci akıllı telefonu YotaPhone 2, 3 Aralık tarihi itibariyle Birleşik Krallık’ta satışa sunuluyor. Bakalım cihaz kullanıcılarına neler sunuyor.Rus üretici Yota tarafından hayata geçirilen ve tamamen Rus malı olarak tanıtılan akıllı telefon YotaPhone ikinci akıllı telefonu ile geri dönüyor.Her iki yüzünde de ekran barındıran cihaz hem e-kağıt desteği sunuyor hem de bildirimler ve uygulamalar için çok daha geniş bir kullanım alanı sunuyor.İlk YotaPhone'un devamı niteliğindeki cihaz, ilk defa yılın başında düzenlenen Mobil Dünya Kongresi'nde ortaya çıkmıştı. E-kağıt kaplı arka yüz ikinci ekran görevi görürken, bu ekran standart ekranlara kıyasla daha az güç tüketiyor ve bu sayede bildirimlere erişim konusunda daha verimli bir yol işlevi görüyor.Ancak ilk telefon biraz hayal kırıklığı yaratmış ve bazı sorunlarla piyasaya sunulmuştu. Firma görünen o ki yeni modeli YotaPhone 2 ile tertemiz bir sayfa açma niyetinde.Akıllı telefon ilk sürümüne kıyasla çok daha güçlü bir donanıma, daha başarılı ve şık bir tasarıma sahip. Bunun yanı sıra yazılımsal olarak da güçlendirilen cihazın tanıtımını ise Rus lider Vladimir Putin tarafından yapılmıştı.Rus GSM operatörü Yota tarafından geliştirilen bu cihazın piyasaya çıkış tarihi olarak ise uzun bir gecikmenin ardından 3 Aralık olarak belirlendi.YotaPhone 2'nin sahip olduğu iki ekrandan ön tarafta bulunanı 5 inç büyüklüğünde ve 1080p çözünürlüğünde AMOLED bir ekran. İkincisi ise YotaPhone'u özel kılan 4,7 inç büyüklüğünde e-kağıt teknolojisini kullanan ekran.Teknik özellik olarak da oldukça memnun edici bir cihaz olan YotaPhone 2, Qualcomm'un Snapdragon 800 işlemcisini kullanıyor. Android 4.4 KitKat ile çalışan cihazda 2 GB RAM, 32 GB dahili hafıza ve 2500 mAh kapasiteli pil bulunuyor. Kamera tarafında ise 8 megapiksel arka ve 2,1 megapiksel çözünürlüğünde kameralar tercih edilmiş. ShiftDelete.Net
Cahiers Du Cinema'nın '2014'ün En İyi Filmleri' Listesine Bir Bakış
Yılın sonuna geldik, liste çılgınlığı başladı. Sight and Sound’un ardından Cahiers du Cinéma da 2014’in en iyilerini seçtikleri on filmlik listesini yayınladı. Her sene olduğu gibi yine –görece- şaşırtıcı filmleri listelerine almışlar. Biz de listedeki bu filmleri masaya yatırmaya, az çok onlara yakından bakmaya karar verdik.Listenin ilk sırasında henüz bir film olarak da Fransa da bile dağıtıma çıkmamış, Hors de Satan, Hadewijch, Twentynine Palms ve İstanbul Film Festivali’nden ödülle dönmüş Camille Claudel, 1915 gibi filmleriyle tanıdığımız, Fransız sinemasının filmlerini merakla beklediğimiz önemli yönetmenlerinden Bruno Dumont’un dört bölümlük televizyon dizisi P’tit Quinquin yer alıyor. Dizi daha önce Cannes’da uzun bir film olarak gösterilmişti. Diziyi izleyenlerin listenin başında olmasının şaşırtıcı olmadığını, iyi bir dizi olduğunu ama henüz bildiğimiz üzere film olarak dağıtıma çıkmamış bir yapım olmasının ise ilginç olduğunu düşünüyoruz. Her ne kadar son zamanlarda bazı dizilerinin bir sinema eseri olarak değerlendirilmesi durumuna da alışmıştık. Örneğin, Bernardo Bertolucci, Breaking Bad’i göstererek televizyonda yapılan işlere dikkat çekmişti. Tabii ki bu durum yeni değil. Lynch’in Twin Peaks’ini, Trier’in Riget’ini (The Kingdom) de hatırlıyoruz. Yakın zamanda bazı eleştirmenlerce Jane Campion filmografisindeki en iyi iş olarak değerlendirilen Top of The Lake’i de yine anabiliriz. Bu durumda son zamanlarda televizyonun ‘reality’ şovların ötesine sinemayı belki de tamamen kopyalayarak geçirdiği evrim oldukça dikkat çekici, bu yüzden listenin başında başarılı bir yönetmenin elinden çıkma P’tit QuinQuin olması da bu açıdan çok da şaşırtıcı olmamalı diye düşünüyoruz.Listenin ikinici filmi Sight and Sound’un da yine ikinci sırasında yer alan Jean Luc Godard’ın 3D sinemasal şiiri Audieu au Langage. Bu sene Cannes Film Festivali’nde de Xavier Dolan’ın Mommy’si ile Jüri Özel ödülü paylaşan film, Godard’ın hala neden film çekmesi gerektiğinin kanıtı. Godard’ın Cannes Film Festivali’ne katılmayacağını açıklayıp, festival ekibi için yayınladığı görsel mektubu bile televizyonun sinemaya dönüşürken, sinemanın limitlerini her zaman zorlayarak nasıl bir ifadeye, bir şiire, görsel bir oyuna dönüşebileceğinin de diğer bir kanıtı.
Reklam
Çok Terleyen İnsanların İyi Bildiği 19 Durum
Terlemek, her zaman terlemek büyük sıkıntı. Arkadaş buluşmasına giderken, toplantıya, iş görüşmesine giderken, merdiven çıkarken, otobüse yetişirken, hayatın her anında terlemek hem sizin hem de çevrenizdekiler için rahatsız edici olabilir. İşte çok terleyen insanlarla empati yapabilmeniz için onların hayatlarından kısa bir kesit.
MEB Şurası’nda 1. Sınıftan İtibaren Zorunlu Din Dersi Önerisi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açılışında “anaokulundan başlayarak yeni hayat tarzı” mesajıyla başlayan Milli Eğitim Şurası’nın ikinci gününde “anaokulu ve ilkokul müfredatı” ele alındı. Şura komisyonlarında zorunlu din dersinin ilkokul 1. sınıftan başlamasına dönük öneri kabul edilirken, anaokulunda da “değerler eğitimi” verilmesi önerildi. Öneriler Şura Genel Kurulu tarafından da benimsenirse, Milli Eğitim Bakanlığı’na “tavsiye kararı” olarak sunulacak. Önerilere muhalif üyeler“Sen Allah’ı mı tartışıyorsun” sözleri ile susturulurken, toplantıları basın mensuplarının izlemesi yasaklandı.Cumhuriyet'ten Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre, Şura’nın ana gündem maddeleri doğrultusunda çalışmalarına başlayan komisyonlardan Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgesi çalışma grubunda ilk günün konusu da “anaokul ve ilkokul müfredatı” oldu. Getirilen öneriler ise gerginliğin sataşmalara dönüşmesine yol açtı. İlkokul 4. sınıftan itibaren anayasal bir zorunluluk olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin ilkokulun ilk 3 yılında da zorunlu olarak okutulması Milli Eğitim Şurası Genel Kurulu'nda oylanmak üzere hazırlanacak öneriler listesine girdi. “Anayasanın zorunlu olarak kabul ettiği din dersinin ilkokulda 3 sınıfın öğrencilerini verilmemesinin anayasanın ruhuna aykırı olması”gerekçesiyle sunulan öneriye MEB bürokratlarından da destek geldi. Ayrıca anaokullarında da “değerler eğitimi” verilmesi öneri olarak kabul edildi. Genel Kurul tarafından kabul edilmesi durumunda söz konusu Şura kararı MEB’e tavsiye olarak sunulacak. MEB kararı Şura onayı alındığı için daha güçlü bir şekilde hayata geçirebilecek.Öğrenciden din dersi önerisine destekŞura’ya ilk kez katılımcı olarak davet edilen bir öğrenci anaokullarında zorunlu din dersi önerisine“Hocamın söylediğine katılıyorum. Din dersinin bana bir zararını görmedim. Bence anaokulunda da zorunlu din dersi olabilir” sözleri ile destek verdi. Müfredat Komisyonu Başkanı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayati Aksoy, “Ben de sana katılıyorum ama gülmekten katılıyorum. Kendi düşüncelerini söyle başkasına katılma” sözleri salonda şaşkınlığa neden oldu. Bazı üyeler, öğrencilerin özgüvenlerinin bu şekilde kırılmaması gerektiğini söyleyerek tepki gösterdi.Karma eğitime cinsellik gerekçesiKarma eğitime son verilmesine ilişkin önerisi ise müfredat komisyonunda değil, okul güvenliği komisyonunda da gündeme geldi. Önerinin bir Milli Eğitim müfettişi tarafından “Cinsel farkındalıkla başlayan karşı cinse duyulan ilgiden kaynaklı güvenlik sorunlarının en minimum seviyeye indirilmesi açısından zorunlu olan karma eğitim modelinin özel öğretim ve devlet kurumlarında yerel ve sosyal şartlar dikkate alınarak serbest ve demokratik eğitim modeli ile değiştirilmesi gerekir” sözleri ile savunulması dikkat çekti.5 saat ne yapılacak?Ayrıca ilkokul öğrencilerinin haftalık ders saati yükünün haftada 30 saat olması gerektiği, bunun 5 saatinin ise sosyal etkinlikler ve etüt dersi olarak kullanılması gerektiği önerisi kabul edildi. Bu 5 saatin hangi derslerle geçirileceği konusu ise okul müdürlerinin inisiyatifini bırakıldı.‘Cehennem’i anlatamazsınız’Söz konusu tekliflere bazı Şura üyelerinden itirazlar geldi. “Anaokulu çocuklarına Allah, cennet-cehennem kavramlarını anlatamazsınız. Somut düşünme çağında olan bir çocuğa bu soyut kavramları öğretmezseniz. Bu kavramlar ancak aile tarafından öğretilmelidir” sözleri, “Sen Allah kavramını mı sorguluyorsun, tartışıyorsun? Seninki görüş değil dinsizlik. Din deyince neden aklına hemen cehennem geliyor” tepkisi ile karşılandı.İlk kez basın yasağıMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve bakanlık bürokratları, tüm çalışma gruplarını ziyareti sırasında bu tartışmaların yaşandığı komisyon salonunu da ziyaret etti. Ziyaretin ardından Avcı’nın talimatı ile komisyon çalışmalarının basın mensuplarına kapatıldığı duyuruldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın“bürokratik katılımın azaltılmasından, öğrenci, öğretmen, veli ve sivil toplum örgütü iştiraklerinin çoğaltılmasından duyduğu memnuniyeti” dile getirdiği Şura’da komisyon çalışmalarının gazeteciler tarafından izlenmesinin ilk kez yasaklanması dikkat çekti.Sinan Tartanoğlu/Cumhuriyet
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Allah yar ve yardımcımız olsun. Aynı Ergenekon soruşturması günlerindeki gibi bir atmosfer var memlekette. Kolektif bir akıl tutulması; ileride pişman olacağı hataları ısrarla yapma hali...Çıkıp, Türkiye’nin demokrasi açığındaki en büyük gediklerden biri olan %10 barajının inmesi gerektiğini söylüyorsunuz, ”Vay sen iktidar partisine darbe mi planlıyorsun!” diyorlar.Temsilde adalet olmadan Türkiye’de istikrar olamayacağını belki de yüzüncü defa anlatıyorsunuz; ”Vay Anayasa Mahkemesi’ne mesaj mı veriyorsun!” diyorlar.HDP’nin parti olarak baraja gireceğini, yüzde 8-9’la Meclis dışı kalmaları durumunda Türkiye’nin ”bölünmeye” doğru gideceği uyarısında bulunuyorsunuz, beyin kapasitesi Twitter’da yazdığı 140 karakterin ötesine gidemeyen tipler, ”Karanlık senaryolar devrede” diyor.
Ulusal Kriminal Büro'dan Berkin Elvan'ın Ölümüne İlişkin Yeni Görüntüler
Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeği ile vurulan Berkin Elvan için Ulusal Kriminal Büro tarafından yeni görüntüler yayınlandı.TBMM'de CHP Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün'ün düzenlediği basın toplantısına Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan ve babası Sami Elvan da katıldı. Burada sinevizyon ekranına Berkin Elvan'ın vurulma anına ilişkin görüntü yansıtıldı. Bu görüntüleri ilk defa izleyen anne Elvan, gözyaşlarına engel olamadı.Haberi için tıklayınız
'Türkiye İnternet Özgürlüğünde Uganda'nın Gerisine Düştü'
Türkiye internet özgürlüğünde 5 yıl içerisinde 13 puan düştü.Türkiye, basın özgürlüğünden sonra internet özgürlüğünde de küme düştü. Freedom House’un yayınladığı internet özgürlüğü ile ilgili raporda, Türkiye, 2013’e göre 6 puan daha kaybetti. Uganda, Angola, Tunus, Singapur, Endonezya, Zambiya, Fas, Ürdün, Libya Bangladeş, Ruanda’nın bile gerisinde kaldı. İnternete yönelik 9 kısıtlamanın 7’si ise Türkiye’de uygulanıyor.Cumhuriyet gazetesinden Duygu Güvenç’in haberine göre, Türkiye, Youtube ve Twitter yasakları, internete getirilen takip ve düzenlemelerle geçtiğimiz yıl 49 puanda yer aldığı listede 6 puan kaybetti ve 55 puan ile geriye düştü.Freedom House’un 65 ülkedeki yasal düzenlemeleri ve kısıtlamaları temel alarak hazırladığı ve bugün açıklanacak raporda, Türkiye internet alanında ‘kısmen özgür’ ülkeler arasında yer aldı. Bunun temel nedenini ise ülkeler tarafından 9 başlıkta uygulanan kısıtlamalar oluşturdu. Bu alanda en kötü sicile sahip ülkeler arasında 8 ile Çin ve Venezüella yer alırken, Türkiye de 7 alanda getirdiği kısıtlamalarla dikkat çekti. Türkiye, sosyal medyanın ve siyasi, sosyal, dini içerikli yazıların bloklanması, yeni yasa ve yönetmeliklerin uygulanması, internet gazetecileri ve bloggerların gözaltına alınması, fiziksel olarak hücum edilmesi, hükümete yönelik eleştirelere karşı saldırı düzenlenmesi alanlarında 7 eksi puan alırken Etiyopya, Vietnam, Suudi Arabistan, Rusya, Azerbaycan ile aynı seviyede oldu. Aynı incelemede Zambiya, Fas, Kamboçya, Lübnan, Ürdün, Libya ve hatta Sudan gibi ülkelerin Türkiye’den daha az kısıtlama ve düzenlemelere başvurduğu gözlenirken, İzlanda, Estonya, Kanada, Almanya, ABD, Japonya, İngiltere, Arjantin ise 0 puan alarak internette en büyük özgürlüğü sağlayan ülkeler arasında yer aldı.‘Yolsuzluk skandalı interneti blokladı’Mayıs 2013 ile Mayıs 2014 arasının değerlendirildiği raporda, mahkeme kararı olmadan hükümet tarafından engellenen sitelerde de Türkiye’nin yeri dikkat çekti. Bu anlamda Türkiye’deki hukuksuzluğa da raporda yer verildi. Türkiye, Tayland, Rusya, Kazakistan ve İtalya’da mahkeme kararı olmadan ve şeffaflıktan uzak bir şekilde içeriğin bloklandığına işaret edilen raporda, yolsuzluk skandalıyla ilgili ses kayıtlarının Youtube ve SoundCloud’a düşmesinin ardından kısıtlamaya gidildiğine işaret edildi. Freedom House’a göre Türkiye, internet özgürlüğünde son 5 yıl içerisinde 13 puan geri düştü.Raporda ülkeler internet özgürlüğü alanında 3 gruba ayrılırken en özgür ülkelerden, en yasaklayıcı ülkeye göre sıralanışları ise şöyle:İnternetin özgür olduğu ülkeler: İzlanda, Estonya, Kanada, Avusturalya, Almanya, ABD, Fransa, İtalya, Japonya, Macaristan, İngiltere, Gürcistan, Güney Afrika, Arjantin, Filipinler, Ermenistan, Kenya, Brezilya ve Kolombiyaİnternetin kısmen özgür olduğu ülkeler: Nijerya, Güney Kore, Ukrayna, Kırgızistan, Uganda, Ekvador, Angola, Meksika, Tunus, Singapur, Hindistan, Endonezya, Malavi, Malezya, Zambiya, Fas, Kamboçya, Lübnan, Ürdün, Libya, Bangladeş, Ruanda, Azerbaycan, Türkiye, Zimbabve, Venezüella, Sri Lanka, Mısır, Kazakistan, Myanmar, Rusyaİnternetin özgür olmadığı ülkeler: Belarus, Tayland, Sudan, Gambiya, BAE, Pakistan, Suudi Arabistan, Bahreyn, Vietnam, Özbekistan, Ethiopya, Küba, Çin, Suriye, İranT24
Google'dan Yeni CAPTCHA
İnternetteki bir kullanıcının insan olduğunu ispatlamaya yönelik geliştirilen CAPTCHA testinin yeni sürümü olan RECAPTCHA kullanıma sunuldu.Bir kullanıcının gerçekten insan mı yoksa bot mu olduğunu ortaya çıkamak için kullanılan en kolay yöntemlerden biri olan CAPTCHA yenilendi. Google'ın geliştirdiği yeni RECAPTCHA çözümü botlarla insanları ayırmak için daha gelişmiş yöntemler kullanıyor.Bugüne kadar sadece şekli değiştirilmiş kelimelerin yazılması mantığı ile çalışan güvenlik sisteminin yeni sürümü bazı ek özellikler de içeriyor. RECAPTCHA'da Google'ın geliştirdiği analiz teknolojisi kullanılıyor. Ayrıca bu teknolojinin yeterli olmadığı durumlarla kullanıcının sesi ile de sistem kontrol edilebiliyor. Yani ses seçeneği de güvenlik sistemine eklendi. Sesin taklit edilmesi zor olduğu için ek bir güvenlik sağlanmış oluyor.Yeni sistemde botlarla insanları ayırmayı hedefleyen Google, yeni servisi kullanıma sundu. İsteyen internet sitesi sahipleri yeni güvenlik sistemini kendi sitelerine entegre edebilecekler. Yeni servisle ilgili bilgiler Google'ın resmi internet sitesinde yer alıyor.Kaynak: Google
Reklam