onedio
'Yeteneksiz Şımarık Velet' Angelina Jolie
Sony Pictures'a yapılan hacking saldırısı, Hollywood yapımcıları ve yönetmenleri arasındaki ilginç mailleri ortaya çıkardı. Sektörün en güçlü isimlerinden yapımcı Scott Rudin, Angelina Jolie hakkında 'yeteneksiz şımarık velet' yorumunu yapmışSony Pictures'ın aralık ayının başında hacklenmesinin ardından, Oscarlı yapımcı Scott Rudin ve Sony Pictures'ın başındaki Amy Pascal arasındaki konuşmaların dökümanları sızdı. Binlerce mailleşme ve konuşmanın yer aldığı dökümanları, internet haber ve dedikodu sitesi Gawker tek tek ayıkladı. Gawker'ın haberleştirdiği maillerde, aylardır sürüncemede olan ve sonunda Sony'nin rakibi Universal'a geçen Steve Jobs biyografisi ile ilgili gerçekler su yüzüne çıkıyor. Oldukça fazla küfür ve hakaret içeren maillerde Rudin, Pascal'ı projeyi riske atmakla suçluyor. Rudin ayrıca, Aaron Sorkin'in senaryosunu yazdığı Jobs filmi için belirlenen yönetmen David Fincher'ın, Angelina Jolie'nin Kleopatra'yı canlandıracağı bir proje için Jolie tarafından istenmesine ateş püskürüyor ve Jolie'yi 'deli, korkunç bir egoya sahip yeteneksiz şımarık velet' olarak nitelendiriyor.Maillerde 'Her', 'True Grit' ve '12 Years a Slave'in 28 yaşındaki yapımcısı Megan Ellison da Rudin'in gazabından kaçamıyor. Rudin, rakibi olarak nitelendirilebilecek Ellison'dan '28 yaşındaki bipolar deli' şeklinde bahsediyor. Ellison, Gawker'daki mail görüntülerini Twitter hesabında 'Bipolar deli mi? Ben kendimi eksantrik diye biliyordum,' yorumuyla paylaştı. Rudin, The New York Times'a yaptığı açıklamada, hackerların yanı sıra Gawker'ın yaptığının da suç teşkil ettiğini belirtti.Milliyet Sanat
Roman Havası'na Tepki: 'Bulmuşlar Yeni Rant Kapısı, Adını Koymuşlar Roman Havası'
Show TV’de yayınlanan Roman Havası dizisine Türkiye’nin her yanında Romanların tepkileri devam ediyor.Roman Havası dizisinin Show TV’de oynadığı saatlerde yaklaşık 250 Kuştepeli Taksim’deki Show TV ofisinin önüne gelerek siyah çelenk bıraktı. Dün akşam Roman Havası dizisinin Show TV’de oynadığı saatlerde yaklaşık 250 Kuştepeli Taksim’deki Show TV ofisinin önüne gelerek siyah çelenk bıraktı.'Kültürümüzü çalanlar hırsız'Dizinin Romanlara yönelik ön yargıları güçlendirdiğini söyleyen Kuştepeliller 'Hırsız değiliz, kültürümüzü çalanlar hırsız', 'Önyargıları tetikleyen bu diziyi istemiyoruz' şeklinde pankart açıp slogan attı.Polisin bina önünde yoğun olarak güvenlik önlemi aldığı protestoda Kuştepeli gençler Roman havası dizisi için besteledikleri 'Bulmuşlar yeni bir rant kapısı. Adını koymuşlar Roman Havası. Romanları hor görmeyin, Show Tv'yi izlemeyin' sözlerini sık sık tekrarladılar.Kuştepeli Romanlar adına basın açıklamasını okuyan Metin Salih Şentürk ise dizinin 'Romanlara ön yargı havası' ismini alması gerektiğini Romanları rencide ettiğini, incittiğini ve aşağıladığını belirtti.Show TV yöneticilerine de  seslenen Şentürk, 'Biz Roman dernekleri, yıllardır bulunduğumuz her şehirde bu ön yargıları kaldırmak için mücadele ediyoruz. Sizler, bizim bu mücadelemizi görmezden gelerek, reyting uğruna Romanları sabah akşam sokakta göbek atan, çekirdek yiyen, komşularıyla kavga eden, parlak giysilerle dolaşan, acayip konuşan, kaygısız, hırsız, ruhsuz insanlar olarak sunarak ırkçılığa malzeme yaptınız. Bizler ifade özgürlüğünün önemine inanıyoruz. Fakat Romanlar hakkındaki bu olumsuz ön yargıları dizinizde yeniden yeniden yayarak, ülkemizde sayıları 4 milyona varan Romanları rencide ettiniz, incittiniz, aşağıladınız, kırdınız.'Kuştepeliler  dizinin yayından kaldırılmasını ve bu konuda ayrıca suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek protestolarını sonlandırdılar.Mersin'de de protestoBu arada dün yine Mersin'de Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu düzenlediği basın toplantısında Roman Havası dizisini protesto etti.Federasyon Başkanı Ali Daylam, Mersin'de 12 yıldır eğitim, istihdam ve Roman halkları üzerinde çalışmalar yaptıklarını, yoksullukla beraber onurlarıyla ayakta durmaya çalışan bir Roman toplumu profili olduğunu ifade etti. Daylam bu tür dizilerin insanların aklına oynayan, göbek atan bir profili ön plana çıkardığını belirterek şunları söyledi:“Roman Havası' adlı dizi Romanları çok farklı lanse ediyor bu da bizi hakikaten üzüyor ve yıpratıyor. Düşünebiliyor musunuz Roman kadın sokağın ortasında doğum yapıyor. Arsızlığıyla, hırsızlığıyla, çalanıyla çırpanıyla böyle bir şekilde lanse ediliyor. Bütün bu sıkıntılar yeni yetişen gençlerin aklında böyle Roman profili, modeli ortaya çıkaracak.'Sanki Romanlar görüşülmemesi gereken kişiler gibi, görüşüldüğünde acaba hırsızlık mı yapacak, cebimizdeki parayı mı çalacak gibi algı oluşuyor. Bu şekilde anlatılması ve ifade edilmesi bu televizyon kanalına yakışmadı. Bizleri çok üzen bir çalışma oldu. İnşallah bu dizi kaldırılır. Romanlar bu ülkenin asli unsurlarıdır.'
Reklam
Bizi Tanıyarak Ayak Uydursa Hayatımızı Tümden Değiştirecek 7 Şey
Yanımızdan ayırmadığımız, günlük hayatımızın bir parçası olan veya olmadığında işlerimizin aksadığı bazı alet edevatlar var ki kendimizden daha iyi tanıyoruz onları. Hayatımızı kolaylaştırıyorlar, güzelleştiriyorlar, üzerimizden yük alıyorlar, eğlendiriyorlar ama bazen öyle şeyler oluyor ki “keşke benim seni tanıdığım kadar sen de beni tanısaydın da şu hallere düşmeseydik, yapılacak şey mi bu?” diyorsunuz.
Reklam
15 Maddede "Futbolun James Dean'i: "George Best"
Kendi zamanında ve sonraki yıllarda çoğu otorite, Best'in; Pele’den ve Maradona’dan daha yetenekli olduğunu düşünüyordu. 1968 yılında Avrupa’da yılın futbolcusu seçilmişti, 2004'te yayınlanan “yaşayan en iyi futbolcular” listesinde İrlanda’nın tek temsilcisiydi. Sir Alex Ferguson “Best, tartışmasız futbolumuzun ürettiği gelmiş, geçmiş ve gelecek en yetenekli futbolcuydu” diyecek, Gordon Mcqueen “Futbol oynamıyordu, şiir yazıyordu ve bizlerde dinlerken kendimizden geçiyorduk” sözleriyle hayranlığını belirtecekti. Ama Best'in tek aşkı futbol değildi....
12 Aralık 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Reklam
Kızlara Çiçek Verme Şakası
Yolda birisi çiçek uzatıyor. Fakat uzattığı kişi aslında arkanızda. O andaki tarifi mümkün olmayan bozulma anlarını izliyoruz.
"Oo festival! Alırım bir dal!" Dedirtecek 10 Şey
Festival festival diye nicelerine sarıldık! Bazen güldük eğlendik, bazen içtik içtik kustuk, bazen sahneyi daha yakından görelim diye koridorlar yara yara ilerlerken bir araba küfür yedik! Konser öncesi aktivitelerde yerlerde yuvarlandık, havalara fırladık, parmaklara kramplar soktuk! Geriye ne kaldı? Bir ton eğlenceli anı, güzel dostluklar, hafif baş ağrısı, pası silinmiş bir çift kulak.Galiba değer ya!
Reklam
25 Maddede Motosiklet Aşkı
Kimine göre abartılı kimine göre tarifsiz bir aşktır motosiklet. Eşi,kız/erkek arkadaşı da motosiklet tutkunu olanlar her mevsim çifte aşk yaşarlar.
Reklam
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta Yavuz Bingöl'ün Berkin Elvan açıklamasını, Erdoğan'ın Osmanlıca çıkışını ve zorunlu din dersi kararını kapaklarına taşıdı.
Acun Ilıcalı'yı 'Tehdit' Eden Survivor Taner'e 5 Ay Hapis Cezası
Asistanına attığı SMS'lerle Acun Ilıcalı'yı tehdit ederek 100 bin TL isteyen Survivor'un yarışmacısı Taner Tolga Tarlacı 5 ay hapis cezasına çarptırıldı.Acun Ilıcalı'nın yapımcılığını ve sunuculuğunu yapığı yarışma programı Survivor'a katılan Taner Tolga Tarlacı, yarışmadan 100 bin TL alamadığını öne sürerek Acun Ilıcalı'nın asistanı Fahri Gökhan Özdemir'e tehdit içerikli SMS'ler attı.Acun Ilıcalı'nın Avukatı Zehra Esen Şahin, tehdit içerikli SMS'leri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunarak şikayetçi oldu. İstanbul Cumhuriyet savcısı Tarık Fırat tarafından yürütüle soruşturma sonucunda 31 Mayıs 2013 tarihinde iddianame düzenlendi.DAVA AÇILDIİddianamede, Taner Tolga Tarlacı'nın şikayetçi Acun Ilıcalı'nın hazırladığı Survivor isimli yarışmaya katıldığı, yarışmadan sonra da parasının ödenmediği gerekçesiyle asistanı Fahri Gökhan Özdemir'e ait cep telefonuna tehdit içerikli mesajlar yolladığı belirtildi. Tarlacı'nın şikayete konu mesajlarda, “100 milyar ödenmediği takdirde düşman olacağız, bana olan borcunuzu da vermek zorundasınız yoksa başınıza geleceklerden ben sorumlu olmam. Borcunuz artık doğudakiler gibi kan davasına dönüştü. O para hesabıma yatacak yoksa yakanızı bırakmayacağım, bir gün delirir ofisinize gelirimö şeklinde ifadelere yer verdiği, bu ifadelerde şikayetçi Acun Ilıcalı'nın tehdit edildiği belirtildi. Savcı Fırat, Tarlacı'nın “Tehditö suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasını istedi.İstanbul 64. Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen üçüncü duruşmaya “Müşteki' Acun Ilıcalı ile avukatı Zehra Esen Şahin katılırken, Tarlacı katılmadı.ACUN ILICALI: ANLAMSIZ İSTEKLERİ REDDEDİNCE TEHDİT ETTİŞikayetçi Acun Ilıcalı, Taner Tolga Tarlacı'nın yarışmadan sonra asistanına tehdit mesajları attığını belirterek, “Olay tarihinden önce kendisi benim şirketimin düzenlediği Survivor isimli yarışmada yarışmacı olarak bulundu. Yarışmadan sonra anlamsız isteklerde bulundu, biz reddettik. Çalışma arkadaşlarımıza mesajlar göndererek tehditte bulundu. Beni tehdit etmeye başladı. Sık sık arkadaşları ve şirketi arayarak tacizde bulundu. 'Kan dökeceğiz', '100 bin TL canınızdan daha mı kıymetli' şeklinde ifadeler üzerine Cumhuriyet savcılığı'na şikayette bulundumö dedi.SAVCI CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ,5 AY CEZA ALDIEsas hakkındaki mütalaası sorulan duruşma savcısı Osman İkizoğlu, sanık Tarlacı'nın, “Tehdit' suçundan cezalandırılması yönünde görüş bildirdi.Tarlacı'ya “Tehdit' suçundan 6 ay hapis cezası veren mahkeme, sanığın sabıkasız olmasına dikkat çekerek cezayı 5 aya indirdi. Mahkeme ayrıca, Tarlacı'nın 5 yıl içinde herhangi bir suç işlememesi şartıyla “hükmün açıklanmasını 5 yıl süreyleö geriye bıraktı.DHA
Babasına Tokat Atarak Sayı Saymayı Öğrenen Çocuk
Matematiği sevmenin ve sevdirmenin henüz kanıtlanmış bir yolu kesin olarak bulunmuş değil. Video'da göreceğimiz bey amcamız, 5 yaşındaki oğluna ufak bir 'tokat' atıp kaşılığında sağlam bir şamar yiyerek hem matematiği sevdiriyor hemde kendini savunmasını öğretiyor olmalı. Ama videoda görüleceği gibi aklı yaşından da büyük olan çocuk yeniden saymaya başlarken 11'e geldiği sırada '1'i saymayı unuttuk!' diye isyan edince babası, bu durumdan pek bir haz alıyor. 5 yaşındaki Umut Karabulut ile babasının komik matematiksel savaşı sizlerle.
A'dan Z'ye Marilyn Monroe
Hayata 36 yaşında veda etti...ARTHUR MILLER: 1950'de Bus Stop filminin çekimlerine tanıştığı yazar Arthur Miller ile 1956'da evlendi. Çiftin evliliği beş yıl sürdü. BAĞIMLILIK: Sorunlarından kaçmak için alkole ve ilaçlara sığındı. Genelde şampanya ve uyku haplarını birlikte içen yıldızın ilaç bağımlılığı sık sık film repliklerini unutmasına yol açtı. Bu bağımlılık ne yazık ki yıldızın sonunu da hazırladı. ÇOCUKLUK: Daha doğmadan kendisini terk eden babasının kim olduğunu hiçbir zaman öğrenemedi. Bu da yetmezmiş gibi, annesinin akıl hastanesine yatırılması yüzünden, çocukluğunu yetimhanede ve farklı ailelerin yanında geçirmek zorunda kaldı. DIAMONDS ARE A GIRLS BEST FRIEND: Marilyn Monroe'nun en ünlü şarkılarından biri. Monroe'nun Gentlemen Prefer Blondes filminde seslendirdiği bu şarkı, Amerikan Müzik Enstitüsü tarafından seçilen en önemli film şarkıları arasında 12. oldu. ERKEKLER: Hayatına pek çok erkek giren Monroe 'Bir erkeğin dünyasında yaşamaya aldırmam, yeter ki orada da bir kadın olarak bulunabileyim,' demişti. FOTOĞRAF: Monroe kısacık hayatında fotoğrafçılara da ilham kaynağı oldu. Ara ara hâla yayınlanmamış fotoğraflarına rastlanabiliyor. GÜZELLİK: Güzellik konusunda takıntılıydı. Kendisini güzel hissetmediği zamanlarda sokağa dahi çıkmayan oyuncu, güzel görünmediğini düşündüğü sahnelerin de yeniden çekilmesini istiyordu. HAPPY BIRTHDAY MR. PRESIDENT: Monroe bu şarkıyı, 45. doğum gününde ABD Başkanı John F. Kennedy için seslendirdi. Monroe'nun film çekimlerini yarıda bırakıp başkanın doğum gününe katılması üzerine film şirketi ile arası açıldı. İNTİHAR: 'Kendimizi öldürmek bize ait bir ayrıcalıktır,' diyen Monroe defalarca intihara teşebbüs etti. JOE DIMAGGIO: 'Çok iyi bir adamdı' diye bahsettiği Amerika'nın efsanevi beysbol oyuncusu DiMaggio ile 1954'te evlendi. Bu evlilik sadece sekiz ay sürdü, ancak DiMaggio'nun Monroe'ya sevgisi hayat boyu sürdü. Monroe'nun cenazesi törenini düzenleyen DiMaggio, mezarına her hafta çiçek gönderdi. Onlarca teklife rağmen onun hakkında hiç konuşmadı ve bir daha hiç evlenmedi. KENNEDY: Kennedy ailesi, Monroe'nun hayatındaki dönüm noktalarından biridir. John F. Kennedy ile aşk yaşayan yıldızın, kardeşi Robert Kennedy ile de ilişkisi olduğu bilinmektedir. Monroe' nun, FBI'ın da takip ettiği Kennedy'lerle olan ilişkisinin detayları hâlâ araştırılmakta. LONDRA: İngiliz oyuncu Laurence Olivier ile kamera karşısına geçtiği The Prince and the Showgirl filmi için eşi Arthur Miller ile birlikte Londra'ya gitti. Monroe'nun Londra'da yaşadıkları, sette çalışan Colin Clark tarafından kaleme alındı. Kitap Marilyn ile Bir Hafta ismiyle sinemaya uyarlandı. MODA İKONU: Gelmiş geçmiş en büyük moda ikonlarından biri. 1950'lerde saçlarından kıyafetlerine kadar herkesi etkisi altına alan sarışın yıldız, ölümünden sonra geçen 50 küsur yıla rağmen hâlâ tarzıyla modayı ve insanları etkilemeye devam ediyor. NORMA JEANE MORTENSON: Bu isim ile Los Angeles'ta dünyaya geldi. 20th Century Fox film yapım şirketinin yöneticisinin, onu aktris Marilyn Miller'a benzetmesinden dolayı ismini Marilyn olarak değiştirmesini önermesi üzerine, o da annesinin kızlık soyadı Monroe'yu kullanmaya karar verdi. ÖLÜM: Yüksek dozda aldığı uyku hapları yüzünden, 5 Ağustos 1962'de yatağında ölü olarak bulundu. Monroe'nun intihar etmiş olduğu iddiasına karşın, öldürülmüş olduğu konusunda hâlâ ciddi şüpheler bulunmakta. PAULA STRASBERG: Monroe'un oyuncu koçu ve sırdaşı. Son beş filminde onunla çalışan Monroe sürekli ona danışırdı. Bu yüzden yönetmenler başta olmak üzere, settekiler tarafından 'istenmeyen kişi' ilan edildi. RAKİP: Marilyn Monroe'nun zirvede olduğu günlerde, en az onun kadar başarılı olan bir diğer rakibi de menekşe gözlü Elizabeth Taylor'dı. Monroe, ölümüyle çekimleri yarıda kalanSomething's Got to Give filmindeki çıplak havuz sahnesinden sonra Taylor'ı dergi kapaklarından indireceği konusunda espri yapmıştı. Taylor'ın da, Monroe'yu kıskandığı herkes tarafından biliniyordu. SARIŞIN: Doğuştan olmasa da, sonradan sarıya boyattığı saçları ile tüm zamanların en ünlü ve en güzel sarışını olarak tarihe geçti. TIFFANY'DE KAHVALTI: Truman Capote, romanından uyarlanan aynı isimli filminin başrolünde Monroe'nun oynamasını hayal ediyordu. Ancak Monroe çalıştığı film şirketindeki sözleşmesi gereği ve oyuncu koçunun filmdeki karakterin ona uygun olmadığını söylemesi üzerine bu rolü kabul edemedi. Kült haline gelen filmde Monroe yerine Audrey Hepburn oynadı. UÇAK TAMİRCİSİ: 16 yaşındayken, uçak tamircisi, 21 yaşındaki James Doughtery ile evlendi. Monroe'nun bu kadar erken yaşta evlenmesinin sebeplerin başında, çocukluğunu geçirdiği yetimhanelerden kurtulma isteği geliyordu. Bu evlilik dört yıl sürdü. VERONICA HAMEL: ABD'li aktris Veronica Hamel, Marilyn Monroe'nun ölü bulunduğu evini 1972'de satın aldı. Hamel evin tadilatı sırasında, evde telefon dinleme sistemi bulunduğunu iddia etmişti. YAŞLANMA KORKUSU: Yıldızın en büyük korkularından biri de yaşlanmaktı. Güzelliğini ve gençliğini kaybedeceği korkusunu hep taşıdı. 36 yaşında hayata veda eden güzel yıldızın bu korkusu hiç gerçekleşmedi. ZEKİ: Bazıları onu 'aptal sarışın' olarak nitelese de; o, yetimhanede büyüyen yalnız ve mutsuz kız çocuğundan bir star yaratmayı başararak ne kadar zeki olduğunu tüm dünyaya kanıtladı.
Reklam