Dikkat: Anketi çözerken beyniniz yanabilir. Tansiyonunuz çıkabilir, kalp atışlarınız düzensizleşebilir. Soruları sakince okuyun ve cevaplayın :) Not: Bu anket tamamen mizah amacıyla yapılmış olup, kimseyi aşağılama amacı gütmez. Cevaplarınız anonimdir! Bazı soruları cevaplarken 'karşı cins olsaydım ne yapardım' diye düşününüz :) İyi eğlenceler!
Annelerin ne kadar tatlış olduğunu daha önce görmüştük: https://onedio.com/haber/annelerin-ne-kadar-tatlis-oldugunu-gosteren-fantastik-tweet-ler-547764 Şimdi de canımız babalarımızın komik anlarından bahseden en eğlenceli tweetlere göz atıyoruz :)
14-28 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da ilk kez gerçekleşecek olan festival, yakın coğrafyalarda üretim yapan ancak birbirinin işlerini izleme, tecrübe etme ve aynı sahneyi paylaşarak diyalog geliştirme şansı bulamayan sanatçıları bir araya getiriyor. Festival özellikle hegemonya, şiddet ve toplumsal cinsiyet konuları üzerine düşünen, bireysel olanla siyasi olanın çatışmasını araştıran özgün çalışmalardan oluşan bir seçki sunuyor.
Passengershaming adresi, her tür yolculukta karşınıza çıkması muhtemel, kabus gibi yolcuları deşifre etmek için çalışan bir site. Girin bakın ki karşınıza kimlerin çıkabileceğine dair bir bilginiz olsun.
Polonya nüfusunun çoğunluğu katı bir şekilde Katolik Hristiyan olarak yaşıyor. Bu durum bir taraftan muhafazakar dinsel tabanı oluştururken, diğer taraftan da din kavramının en aşırı şekilde delinmeye çalışıldığı eylemleri beraberinde getiriyor. Fotoğraf sanatçısı Katarzyna Majak da Hristiyanlık öncesi Polonya'nın (ve Avrupa'nın) geleneklerinde olsa da din baskısı ile tamamen toplumun gözü önünden kaldırılan Şamanizm temelli cadılık ve şifacılık ile uğraşan insanları belgelemek adına bir projeye girişmiş. Projesinde farklı özelliklerdeki kadınların portrelerini çekerek onları tüm dünya ile tanıştırmayı amaçlayan Majak, sosyo-kültürel anlamda büyük bir hazine olarak yorumladığı 'Gücün Kadınları' projesini bir kitaba çevirmek de istiyor. Gelin bazılarının özellikleri ile birlikte günümüzün modern cadılarına bir göz atalım.
Ünlüler tuhaf insanlar. Ancak tuhaf insanlar mı ünlü oluyor, yoksa insan ünlü olunca mı tuhaflaşıyor, orasına bu içeriği okuduktan sonra siz karar verin:
Minyonlar Yeşilçam karakteri olsaydı nasıl olurdu? Selahattin Birgül, Behance sayfasında Minyonları Yeşilçam karakterlerine dönüştürmüş, ortaya harika bir iş çıkmış. İşte minyonlar:
Uzun boylu gelmiş uzun boylu gidiyorsanız çekilecek çileniz var demektir. Size iyi şanslar diliyor ve yalnızca sizin anlayabileceğiniz 19 gerçek kesiti sunuyoruz:
Bir kitabın dikkat çekmesi için tabii ki içeriği kadar başlığı da oldukça önemli. Ama bazı kitaplar var ki, yüzlerce kitabın arasından bile ben farklıyım diye bağırıyor. Biz de başlıklarıyla, diğer kitaplardan daha çok dikkat çekmeyi başarmış 28 kitabı sizler için derledik.
Bir meclis üyesinin gücün doruk noktasına ulaşmak için izlediği karmaşık, zor ve tehlikeli yollara tanık olduğumuz House of Cards aslında bize politikanın pek bilmediğimiz tarafını da gösteriyor ve 'Gerçekten siyasette işler böyle yürüyordur!' dedirten dizi bu dünyanın ne kadar karanlık ve kirli olduğunu gözler önüne seriyor.Biz de bu dizinin kahramanı meclis üyesi Frank Underwood'un kıvrak zekasıyla ilerlediği bu zorlu yolda söylediği bazı cümleleri toparladık ve sizlere sunuyoruz!
Açıkçası konunun ilk bölümünü paylaştıktan sonra devamı istense de üşengeçliğimden dolayı bi' liste daha çıkarmak içimden pek gelmemişti. Ama şuan vaktim ve o ruh halinde olduğuma göre size yeniden bu başlık altında güzel şarkılar sunacağım. :)
Unutursak kalbimiz kurusun demiştik; biz unutmadık. Ama bu seferkiler farklı. Hepimizin ezberlediklerine alternatif, gözden kaçmış repliklerle bir kez daha Aşk-ı Memnu...