Tesla bobini, 1891 yılı civarında Nikola Tesla tarafından bulunan ve yüksek voltaj, düşük akım ve yüksek frekansta alternatif akım üretmek amacıyla kullanılan deşarj bobinleridir. Tesla bobininde kabloyu bir hortum, elektriği bu hortumun içinde akan su, elektrik akımını suyun akışı ve voltajı da suyun basıncı olarak düşünebiliriz. Hortumun ucuna bir ağızlık eklendiğinde ters orantılı bir şekilde suyun akış hızı azalırken basıncı da artar. Tesla bobininin çalışması da bu şekilde gerçekleşir. Bu tip bir bonini kullanarak yapılan müziği dinliyoruz.
Neil deGrasse Tyson, insanlara bilimi eğlenceli bir şekilde sunmaya çalışan bir bilim insanı. Cosmos: Bir Uzay Serüveni belgeseli ve televizyon programları sayesinde bir bilim adamından beklenmedik derecede hayran kitlesine ulaşan bir isim. Kimilerine sıkıcı gelebilecek bilimsel konuları dahi ilgi çekici, cana yakın anlatım tarzıyla izleyene sevdirebiliyor. Konuşmasına bir bağlandınız mı hem eğlenirsiniz hem de ufkunuz ciddi anlamda açılır. Tyson'ın en önemli amacı bilimi olabildiğince geniş kitlelere ulaştırabilmek. Bu isteği ona aşılayan bilim adamıysa muhtemelen ismini bir kez olsun duyduğunuz Carl Sagan'dır. Onun öğrencisi olup izinden gitmiştir. Sekiz adet onursal doktorası bulunan Tyson'ın ismi bir asteroide (13123 Tyson) verilmiştir ve Time dergisince 'dünyayı etkileyen 100 kişi'den biri olarak gösterilmiştir.Takip etmek isteyenler için: Neil deGrasse Tyson (@neiltyson) | Twitter
Fiziksel Gerçekçilik içerisinde yaşadığımız ve gözlerimizle deneyimleyebildiğimiz gerçekliğin tek başına ve mutlak bir şekilde var olduğunu savunan görüştür. Birçok insan bu konu hakkında hiçbir şüpheye dahi sahip değildir ve bu dünyanın tek gerçeklik olduğunu kabul eder. Fakat fiziksel gerçekçilik görüşü uzun bir süredir bazı karşıt argümanlara cevap verememekte. Geçtiğimiz yüzyılda fizik dünyasını alt üst eden paradokslar bugün hala geçerliliklerini korumakta ve fiziksel gerçekçilik görüşünü çürütmeye devam etmektedir. Anlaşılıyor ki cisim teorisiyle ve süper simetri ile bir yere varamayacağız. Fiziksel gerçekçiliğin aksine, kuantum teorisinin beraberinde getirdiği prensipler geçerliliğini korumakta. Fakat fiziksel gerçekçiliğe göre, havada dolaşan, çakışarak bir olabilen ve ardından tek bir noktada var olan kuantum fizikselliği imkansız bir şey, bu maddeler hayali olmalı. Bu nedenle tarihte ilk kez, fiziksel gerçekçiliğe göre teorik olarak var olamayan maddeler başarılı bir şekilde fiziksel gerçekçiliğin var olduğunu iddia ettiği gerçekliği tahmin edebilmekte. Kuantumlardan bahsediyorum. Fakat hayali bir şey gerçekliği nasıl öngörebilir?Buraya kadar sorduğumuz sorular fiziksel gerçekçiliği benimsemiş bir kişinin soracağı sorulardı. Diğer taraftan, bir de kuantum gerçekliğini değerlendirmemiz gerekir. Kuantum gerçekliği, fiziksel gerçekliğin tam tersidir (gerçek olan kuantum dünyasıdır ve fiziksel dünya kuantum gerçekliği tarafından yaratılmış bir sanal gerçekliktir). Kuantum mekaniği, fiziksel mekaniği tahmin edebilmektedir çünkü nihayetinde fiziksel mekaniği oluşturan öğe kuantum mekaniğidir. Bu nedenle, 'kuantum gerçekliği varolamaz' diyen bir fizikçi ya gerçeği görmek istemiyordur ya da gördüğü gerçeği söyleyebilecek cesarete sahip değildir.Kuantum gerçekliği deyince aklınıza Matrix filmindeki durum gelmesin çünkü bu filmde bizim dünyamızı oluşturan diğer dünya da fizikseldir. Aynı şekilde, insanlar var olmadan çok daha önce bu sanal gerçeklik varolduğundan dolayı, sanal dünyanın insan beyninden kaynaklandığı da iddia edilemez. Fiziksel gerçekliğe göre kuantum dünyası var olamaz; kuantum gerçekliğine göre fiziksel gerçeklik var olamaz ve eğer var oluyorsa, bu mutlaka bir sanal gerçeklik olmalı. Peki nasıl? İşte birkaç neden;
TÜBİTAK’ın, ‘Teknogirişim Sermaye Desteği’ programı kapsamında açılan 100 bin TL destek ödüllü yarışmada dereceye giremeyen öğrencinin, aynı projeyle katıldığı uluslararası fizik yarışmasında dünya birincisi olması Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı fikri ışık’ı isyan ettirdi.Projenin üniversite hocalarından oluşan heyetten geçerli not alamadığını belirten Işık, “Hocalarımıza çağrı yapıyorum, bu kadar kıt not vermeyin. Bizim beş hoca not vermediği için 100 bin lirayı esirgediğimiz yavrumuz, gitmiş dünya birincisi olmuş. Yazık günah. Sıfırcı hoca mantığı doğru değil” dedi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2015 bütçesinin görüşmelerinde HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, TÜBİTAK’ın bilimsel çalışmalarda dahi “objektif” davranmadığını savunurken ilginç bir örneği gündeme getirdi. Aydoğan, “2014’te , Türkiye’den bir lise öğrencisi, Polonya’daki bir fizik yarışmasında, 70’e yakın ülkeden 5 bin fizik projesini geçerek birinci olmuştur ama aynı öğrencinin, ne yazık ki TÜBİTAK tarafından projesi değerlendirmeye alınmaya bile layık görülmemiştir. TÜBİTAK’ın bu tip projelerde hangi bilimsel ölçütler kullandığı, gerçekten bizler açısından merak konusu ve incelemeye de değer bir konudur” diye konuştu.Milliyet
Hepimizin, zamanla yarıştığı, daha fazla şey elde etmek için didinip durduğu, sürekli cep telefonlarına yapışık şekilde yaşadığı bu dünyada, çok az da olsa tıpkı yüzyıllar önce olduğu gibi doğayla iç içe yaşayan birileri var. İklim değişikliği ve modern sömürü düzeni onların nüfusunun azalmasına neden olsa da, bu 10 kabile hala hayatta.
Saatte 32.000 kilometre ile dünyaya düşen bir uzay aracının içinden baktığınızda ne görürsünüz? Görünüşe göre astronotlar bu deneyimde çılgın ışık oyunlarına maruz kalıyorlar. Orion uzay aracının içerisine konulan bir kamera modülü sayesinde biz de nasıl bir şov izlediklerini görebiliyoruz.
Ankara'da 17 Aralık sürecini protesto eden ve Yatağan'da başlatılan 'Laik Eğitim ve Emeğe Saygı Yürüyüşü'ne destek veren Eğitim-İş Sendikası üyelerinin yürüyüşüne polis, toma ve biber gazı ile müdahale etti. 17 Aralık sürecini protesto eden ve Yatağan'da başlatılan 'Laik Eğitim ve Emeğe Saygı Yürüyüşü'ne destek veren Eğitim-İş Sendikası üyeleri Tandoğan Meydanı'nda toplandı. Toplanan üyeler Kızılay Güvenpark'a yürüyerek orada basın açıklaması yapmak istedi. Emniyet güçlerinin izin vermemesi üzerine gruba TOMA ve biber gazı ile müdahale edildi. Müdahaleye rağmen dağılmayan Eğitim-İş Genel Başkanı Demir ve 100'den fazla sendika üyesi gözaltına alındı.
Bir zamanlar dünyanın en büyük dördüncü gölü olan Aral Gölü tamamen kurumuş durumda. Bundan henüz 14 yıl önce, şu an yalnızca kum ve tuz olan yerde kocaman bir su birikintisi vardı. Bu devasa gölün 14 yıllık bir süre içerisinde kuruyup yok olması, bizlere geleceğimiz hakkında ciddi kaygılar yaşatıyor. İnsanlık kendisine hayat veren doğa ile birlikte yaşamayı ne zaman öğrenebilecek?
'Antik çağda uzaylılar tarafından ziyaret edildik mi?' sorusuna bir yanıt daha Hindistan'dan geldi. Resimler oldukça açık. Ama ikna olmak başka bir mesele...İşte o resimler:
Final haftalarından oldum olası nefret etmişimdir. Yani, nasıl bir insanın değerini ölçmek için bir saatlik bir sınavla nasıl bir deneme yaratabilirsiniz ki? Zekanızın ve başarınızın ölçüsünü nasıl bir yanıtla, ya da yarısı doldurulmuş boşluklarla kanıtlayabilirsiniz ki?Büyürken girdiğimiz tüm sınavlarda olduğu gibi –YDS, ÖSS vb- ait olduğumuz yeri belirleyen her zaman sadece bir deneme, bir not vardı. Zekamızın sadece bir ölçümü vardı ve bunu orada kanıtlayamıyorsanız, e işte, aptalın biriydiniz.Şimdi final haftası geldi çattı ve değerinizi kanıtlayacak tek seferlik sınavla yüz yüzesiniz. Peki neden böyle olsun ki? Neden başarılı olup olmamanızı bu bir sınav belirlesin? Neden bir not başarılılar listesine girip giremeyeceğinize karar versin?Ne yazık ki birçok okul, öğrencilerinin kabiliyetlerini tek bir tip zekaya göre ölçmeyi tercih ediyor. Yeteneklerimizin ve niteliklerimizin büyüklüğü ve farklılığını basmakalıp bir yaklaşıma çeviriyor.Öğrencilere söylememekte ısrar ettikleri şey ise yeteneğin altı farklı ölçümü daha olduğu ve onların sınıfında olmasa da bir dahi olabileceğiniz.1983’te, bir gelişimsel psikolog ve Harvard’da profesör olan Howard Gardner çoklu zeka teorisini ortaya attı. “Aklın Çerçeveleri: Çoklu Zeka Teorisi” kitabında, insanların sahip olabileceği yedi farklı zeka türünü belirtir.Yanıtlamaya çalıştığı asıl soru şuydu: Zeka tekil bir şey midir yoksa --birbirinden bağımsız çeşitli entelektüel duyular mıdır?Gardner, yüksek bir IQ’nun zekayı ölçmede doğru bir yöntem olduğuna inanmadı. Zeka tanımı şuydu;Zeka, kültürel bir ortamda sorunları çözmek ya da kültürel bir değeri olan ürünler yaratmak amacıyla etkinleştirilebilecek bilgiyi işleme sokan biyopsikolojik bir potansiyeldir.Yüksek bir IQ’ya sahip olmak insanın toplumda üretken olacağı anlamına gelmez. Sırf bir takım bilgileri aklında tutmak insanın o bilgiyi gerçek hayatta uygulamaya sokabileceği anlamına gelmez.Zeka genel bir kabiliyet değil, toplumun birçok farklı alanında ifade edilen türlü yaklaşımlardır.Gardner’ın teorisi gelişimsel psikolojide bir gelişme değil, insanoğlu için bir özgürlüktü. Sonuç olarak, düşük sınav notlarından dolayı kapana kısılan, puanlar yüzünden baskı gören ve kendi dahiliklerini inkar eden insanlara karşı olan bakış açısı değişti.Kalkülüs sınavlarında yeterli notları alamamaları ya da makalelerinden tam not alamamaları yetenekli olmadıkları anlamına gelmiyordu. Sadece zekalarının bu alanlarda olmadığı anlamına geliyordu. Zekaları başka bir yerden, başkalarının kıskanabileceği bir yerden geliyordu.Yani finalleriniz bitiyorsa, başlamak üzereyse ya da hali hazırda başarısız geçtiyse çok ciddiye almayın. Çünkü sizin zekanız bu optik kağıtlardan çok ötede bir yerde olabilir.Aşağıdakiler Gardner’ın yedi çeşit zeka teorileri. Kendinizinkini bulun ve başarıya giden yolunuzu izleyin.
İsrail'de yapılan kazılar, 8 bin yıl önce zeytinyağı üretilebildiğini ortaya koydu. Ortaya çıkarılan 20 antik çömlek üzerinde yapılan analizler insanların farklı gıdalar üretebildiğine de işaret etti.Arkeologlar, M.Ö 6'ncı yüzyıla uzanan kil çanaklarda zeytinyağı tortusu buldu. İsrail'de yapılan kazılarda yapılan keşif hakkında bilgi veren arkeologlar Ianir Milevski ve Nimrod Getzov, 'muhtemelen Akdeniz'de zeytinyağının kullanıldığı en eski tarihe ait delile ulaştıklarını' ifade etti.İsrail'in kuzeyindeki En Zippori bölgesinde 2011'de başlayan anayol çalışmaları esnasında ortaya çıkarılan tarihi eserler analiz edildiğinde, bazı çanaklarda zeytinyağı kalıntılarına ulaşıldı. Analizler, kalıntıların Erken Kalkolitik Çağı'na ait olduğunu gösterdi. Üzerinde bir yıllık zeytinyağı kalıntısı olan modern çanaklardan aldıkları örnekleri antik numunelerle karşılaştıran bilim insanları, iki örneğin büyük kimyasal benzerlik gösterdiğini tespit etti.Anayoldaki kazı alanından çıkarılan toplam 20 çanak-çömlekten alınan örneklerin analizi, zeytinyağının M.Ö 5800 yıllarına ait oluğunu gösterdi. Bulgular, 6 ila 8 bin yıl öncesine uzandığı düşünülen ilk zeytinyağı üretiminin tarihini de neredeyse kesinleştirdi.İsrail Antik Eserler İdaresi tarafından verilen bilgiye göre, kazıların yapıldığı bölgede zeytinyağının yanı sıra tahıl ve baklagil üretiminin de yapılmış olabileceği belirtildi.Kaynak: Al Jazeera
Tarihsel süreçte doğadan gitgide uzaklaşan biz insanlar, vahşi yaşamın ortasına düştüğümüzde atalarımızdan kalma içgüdülerle hayata tutunmak için her şeyi yapabiliyoruz. Bu durumu konu edinen, aralarında gerçek hikayelerin de bulunduğu o survival filmlerinden bazıları:
Beyninin bir kısmı olmadığı halde normal yaşamını sürdüren uç örnekler var. Tom Stafford bunun nasıl mümkün olabildiğini açıklıyor.Beynimizin ne kadarına gerçekten ihtiyaç duyuyoruz? Beyninin bir kısmı olmayan ya da hasara uğramış olan insanlarla ilgili haberler son zamanlarda medyada birkaç kez yer aldı. Bu vakalar beynin nasıl çalıştığını tam olarak anlamadığımız gibi onu yanlış ele alıyor olabileceğimizi de gösteriyor.Birkaç ay önce, bir kadının beyninin arka kısmındaki beyincik bölgesinin olmadığına dair bir haber çıktı. Yani bu kısım hasar görmüş değildi, hiç yoktu. Bazı tahminlere göre toplam beyin hücrelerimizin yarısı beyincikte bulunuyor. Ama 24 yaşındaki bu kadın normal bir yaşam sürüyordu. Eğitimini tamamlamış, evlenmiş ve normal bir hamileliğin ardından bir çocuk sahibi olmuştu.Ama bu durumun kadın üzerinde tümüyle etkisi yok denemezdi. Ömrü boyunca tereddütlü, hantal hareket etmişti. Ama asıl şaşırtıcı olanı, beyninin bir kısmı olmayıp da hareket edebilmesiydi. Beyincik beynin öylesine temel bir bölgesidir ki ilk omurgalı canlılarda ortaya çıkmıştır. Dinozorların hayatta olduğu dönemde bile köpekbalıklarının beyincikleri gelişmiş durumdaydı.
Türkiye'nin her yılı bir öncekinden daha hızlı, daha dinamik ve daha kafa karıştırıcı şekilde gelişiyor. Gündeme yetişmekte zorlandığımız anlar oluyor. Artık hangi olayın, hangi yıl vuku bulduğunu unutur hale geldik. Daha geçenlerde dediğimiz olayın üzerinden 2-3 yıl geçtiğini öğrenip şaşırıyoruz. Ülkece 'Eternal Sunshine of the Spotless Mind' moduna geçtik. Unutuyoruz, unutturuyorlar. İşte unutmamanız için size A'dan Z'ye Türkiye'nin 2014 gündeminin kısa özeti.
Dünya’da su, oksijen ve atmosfer, tek hücreli organizmalardan evrimleşerek yürüyen, hesap yapan varlıkların (yani bizim) oluşmamıza yol açacak en doğru koşulları sunuyor. Bununla birlikte, gezegenimizin benzersiz olup olmadığı ise tartışma konusu.Kepler görevi, 2009’dan bu yana Samanyolu’nda 989 adet doğrulanmış dış gezegen buldu. 2018’de James Webb teleskopunun fırlatılmasıyla bu rakam yükselecek. Ama, acaba bu gezegenlerin koşulları kendi gezegenimizdeki kadar rahat, gökbilimcilerin deyimiyle “süper yaşanabilir” mi? Bunu tahmin etmek için Teksas Üniversitesi’nden biyolog Louis Irwin liderliğindeki ekip, bir Biyolojik Karmaşıklık Endeksi geliştirmiş. Mayıs ayında yayımlanan bu dizin, dış gezegenleri canlı varlıklara ne kadar uygun olduğuna göre puanlıyor. “Karmaşık yaşamın evrimleşmesi için gereken koşullar az bulunur,” diyor Irwin. Şu ana kadar sadece birkaç dış gezegen bu kriterleri yerine getirebildi. Fakat galakside tahminen 100 milyar kadar dış gezegen var. Bu dizini sizler için bir haritaya dönüştürdük, böylece yeni bulunmuş dış gezegenleri siz de test edebileceksiniz.
Kuzey Kore lideri yıl boyunca çocuk yuvasından denizaltına, çorap fabrikasından yüzme havuzuna zamanının çoğunu teftiş yaparak geçirdi. Dünyadaki en kapalı rejiminin yaşandığı Kuzey Kore'de Devlet Başkanı Kim Jong-un, geride bırakmaya hazırlandığımız yılı teftişlerle geçirdi. Savaş uçağından çocuk yuvasına neredeyse her şeyi denetledi. Durmadan not tutan generalleri de her zaman yanındaydı. Etrafındakilerle kimi zaman şakalaşan Kim Jong-un, zaman zaman da not tutanları fırçaladı.Yıl içerisinde bir aydan uzun kamuoyu önüne çıkmayan genç lider hakkında darbe söylentileri çıktı, ancak elinde bastonla bir açılışa katılarak dedikodulara nokta koydu.Kim Jong-un, yasaklarla dolu ülkesine yeni yasaklar eklemeyi de ihmal etmedi: Artık Kuzey Kore'de bebeklere Kim Jong-un ismi vermek yasak. Üst düzey yöneticiler de yabancı sigara içemeyecek.2011'de ölen babası Kim Jong-Il'in yerine iktidar koltuğuna oturan Kim Jong-un, eski başkanın üçüncü eşinden oğlu. İsviçre'de sahte bir adla okuyan genç lider, yaptığı ziyaretleri Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA aracılığıyla dünya ile paylaşıyor.Totaliter Kuzey Kore’nin nükleer programı, Batı dünyasını endişelendiriyor. Pyongyang yönetimi, birçok kez nükleer deneme gerçekleştirdi.Kuzey Kore'nin 'can düşmanı' Güney Kore ile hukuken halen savaş halinde. Taraflar, Kore Savaşı’nın bittiği 1953 yılında sadece ateşkes anlaşması yapıp barış anlaşması imzalamadı.Al Jazeera Turk
Ön ayaklarındaki problemden dolayı yürümekte epeyce zorlanan sevimli köpek Derby için günümüzün popüler teknolojisi olan 3D yazıcılar ile protez bacaklar üretilmiş. Protez ayakları ile hayata yeniden tutunan Derby şimdilerde diğer köpekler gibi koşabilmenin mutluluğu ile bizleri de mutlu ediyor.
Özet alıntıları: beyazperdeBazı filmler çok yeni olduğu için özetleri henüz yer almıyor. Aynı şekilde IMDb puanları da henüz yerine oturmadığı için bulunmuyor.
NASA, Curiosity keşif aracının Mars'ın atmosferinde yaşam izine rastladığını açıkladı. Bulguların biyolojik faaliyetlere işaret edip etmediğini anlamak için yeni analizler gerekiyor.Amerikan Jeofizik Birliği toplantısında açıklamada bulunan Curiosity ekibi, keşif aracının Mars atmosferinde metan gazı izine rastladığını belirtti. Metan gazı, varlığı henüz kesinleştirilmeyen organik bileşiklerden geliyor olabilir.Gale Krateri'ndeki Sharp Dağı'nın eteklerinde analiz ve gözlemlerini sürdüren Curiosity, Mars atmosferinde milyar başına bir (ppb) oranından daha düşük bir metan yoğunluğu tespit etmişti. Ancak Sharp Dağı'nda son iki ay içinde yapılan dört analizde, Curiosity dört kat daha fazla metan izine rastladı. Tespit edilen yüksek metan oranının kaynağının belirlenmesi için çok daha fazla analiz yapılması gerektiği ifade edildi.Science dergisinde yayımlanan en son veriler hakkında açıklama yapan NASA Jet İtiş Gücü Laboratuvarı'ndan Chris Webster, 'Dünya'daki metan gazının büyük kısmı biyolojik faaliyetlerler ortaya çıkıyor. Aynısını Mars için de söyleyebilmeyi umuyoruz' dedi. Webster, 'tespit edilen yüksek miktardaki metan gazının jeolojik veya biyolojik faaliyetlerden kaynaklandığını bilmediklerini söyledi.NASA bilim insanları, Curiosity'nin tespit ettiği metanın keşif aracının kuzeyindeki bölgeden geldiğini ve rüzgarlarla taşındığını düşünüyor.Metanın kaynağını analizler gösterecekMars atmosferinde metan aramak için yapılan analizlerde, Curiosity'nin son bir yıl içinde soluduğu havanın karbondioksitten arındırılmış kısmı analiz edildi. Elde edilen milyarda bir oranı, Mars atmosferinde metanın yıllık miktarının 200 metrik ton civarında olduğunu gösterdi.Dünya'daki metanın büyük kısmı havasız ortamlarda yaşayabilen bakterilerden meydana gelirken, sıcak suyun mineral zengini kayalardan akması gibi biyolojik olmayan faaliyetlerle de metan ortaya çıkabiliyor. Mars'ta ise metanın ağırlıklı olarak morötesi ışınlara maruz kalan mineral zengini meteor, kuyrukluyıldız ve yıldızlararası materyalden kaynaklandığı düşünülüyor.Ancak bu teori, Curiosity'nin son zamanlarda tespit ettiği ani metan artışını açıklamıyor. Çünkü Gale Krateri'nde böyle bir artışa sebep olacak meteor çarpması tespit edilmedi. 2009'dan bu yana var olan bir teori, metanın Mars'ın farklı bölgelerinde oluştuğu ve rüzgarlarla yayıldığı yönünde.NASA, ilk olarak Kasım 2012'de açıklanan metan analizlerinde, Kızıl Gezegen'de metanın izine rastlanmadığını açıklamıştı. NASA, bir ay sonra yapılan açıklamada Mars toprağında organik bileşen izine rastlandığını ancak sonuçların kesinleşmesi için birçok analiz yapılması gerektiğini duyurmuştu. Mart 2013'te ise yaşamın temel bileşenleri olan kimyasal elementlerin izine rastlandığı açıklandı.Yaşam izi sunabilecek olan metan gazının kaynağını tespit etmek için daha uzun analizler gerekecek.Kaynak: Scientific American ve Al Jazeera
MİLLİYET Gazetesi yazarlarından Atilla Gökçe, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da içerisinde bulunduğu şike davası ile ilgili bir yazı yazdı.Galatasaray Başkanı, “Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç” dedi.Bilim insanı, hukukçu. 1961’de üniversite diplomasıyla çıktığı yolculuğu 53 yıldan beri aralıksız sürdürüyor. Bir yandan davalar, duruşmalar, dosyalar arasında koşuştururken, bir yandan da öğrencilerine yeni tezlerinde yeni yeni mesajlar veriyor, onlarla tartışıyor. Bilimsel jürilerde oy kullanıyor. Onlarca doçentin, profesörün akademik unvanını imzasıyla onaylamış büyük bir hoca o!Koşullar, Duygun Yarsuvat’ı Galatasaray Spor Kulübü’nün başkanlığına getirmiş. Hevesle, hayalle hazırlandığı bir rol değil bu. Altı aylık geçici bir görev olarak bakıyor başkanlığa...Yanlış yargılamaBelki de sırf bu nedenle, Galatasaray-Fenerbahçe arasındaki rekabete farklı bir masumiyetle yaklaşıyor. Popülist demeçler verip ortalığı kızıştırma, rakibi gıcık etme, taraftarlara selam çakma kolaycılığına sapmıyor. Ortamı yangın yerine çeviren demeçlerden uzak duruyor.Duygun Yarsuvat’ın spor adamı, bilim insanı kişiliğinin en taze örneğine de bizzat tanık oldum.Geçen hafta Çarşamba gecesi, dostlarım Mehmet Ayan ve Ilgaz Çınar’la birlikte “Galatasaraylılar Evi”ne, onların diliyle “Cemiyet”e konuk olduk. Galatasaray Basketbol Takımı’nın geçen yıl final serisindeki son Fenerbahçe maçına çıkmamasıyla ilgili olarak olimpizm ilkelerine aykırı davranıldığını, Koç Ergin Ataman’la oyuncuların “spor yapma” hakkının çiğnendiğini, bir dava açmaları halinde o günkü yönetimden yüklü tazminat alabileceklerini anlatım.Sonradan sohbet sırasında Yarsuvat’ın özellikle Fenerbahçe Başkanı hakkında söyledikleri ilgimi çekti:“-Aziz Yıldırım, 6222 sayılı yasa kapsamında yargılandı. Normal olarak asliye ceza mahkemesinde yargılanması gerekirdi. Ama Giresunspor eski başkanı Olgun Peker’le ilgili iddialar kapsamında olayı çete suçu olarak gördüler ve ağır cezaya gittiler. Bence bu yanlıştı. Normal olarak asliye cezada yargılansaydı, tutuklanmazdı. Asliye cezada suçlu bulunsa dahi “hükmün açıklanması geri bırakılır” ve bu kadar yıpranmamış olurdu. Bu dava ile ilgili yargılama usulü kararları üç gün içinde değişti. İyi olmadı.”Yarsuvat’a “Peki bu çoraplar neden örüldü başkanın başına?” diye sordum.Aynen şunları söyledi:“-Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç!”Hasım ya da rakip değilBaşkan Yarsuvat, bunları söylerken Fenerbahçe’ye ortalama Galatasaraylıların baktığı “hasım” ya da “rakip” gözüyle bakmıyordu. Üzgün ve samimi bir tavırla sanki komşusunun başına gelen bir felaketten söz ediyordu.Başkan’la tartışmaya girmedim. Bu 50 milyon doların bağış olarak mı, destek olarak mı talep edildiğini sormadım. Kendi mantığımla bunun karşılığını da bulamadım. Ne var ki Aziz Yıldırım’ın 2 Temmuz 2013 gecesi tahliyesinden hemen sonra, evinde Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’e başına gelenlerin Fethullah Hoca örgütünün işi olduğunu anlattığını biliyorum. Ertesi gün Yıldırım, bu beyanları yalanlamıştı, onu da hatırlıyorum.Bir de Aziz Yıldırım’ın sık sık tekrarladığı bir mesaj var: Günü geldiğinde konuşacağını, Türkiye’yi sarsan açıklamalar yapacağını söylüyor Fenerbahçe Başkanı.Duygun Yarsuvat’ın ayrıntısız, sade ve net sözcüklerle anlattıklarını buraya yazmadan önce, Pazar akşamı arayarak “Sohbette söylediklerinizi yazabilir miyim? Bunu sormak benim görevimdir” dedim. “Elbette yazabilirsiniz, dedi, teşekkür ettim. Son sözü de şu oldu: “Asıl ben size izin istediğiniz için, nezaketiniz için teşekkür ederim!”Yazının devamı için