Helikopterle Geyik Nasıl Yakalanır?
Wyoming Üniversitesi'nde yaban hayatı biyologları doğada bir geyiği helikopter ile yakalıyorlar. Geyiğin sağlığını, neler ile beslendiğini ve doğadaki hareketlerini incelemek adına bir takım çalışmalar yapan biyologlar daha sonra geyiği doğal ortamına bırakıyorlar.
‘Direnme Hakkı Evrensel Haktır, Zulme Teslim Olmak Bizim Kitabımızda Yoktur’
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 'direnme hakkı evrensel bir haktır. Baskıya zülme karşı direnmektir. İnancımızda da vardır. Zulme teslim olmak bizim kitabımızda yoktur' dedi.Kılıçdaroğlu, parti grubunda yaptığı konuşmada hükümete yönelik sert eleştirilerde bulunurken, Şanlıurfa ziyaretinde gittiği bir çocuk hastanesinden fotoğrafları gösterdi.İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:'MÜZEYYEN SENAR'A RAHMET DİLİYORUZ'Yanık Ömer'i onun kadar güzel yorumlayan ikinci bir sanatçı hiç görmedim. Olağanüstü güzel bir sesi vardı. Biz hep sanatçıları öldükten sonra anarız. Ama aslında sanat bir toplumun yaşam kalitesini belirleyen temel unsurdur. Hani büyük önder diyor ya 'sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından birisi kopmuş demektir'Eğer sanatı yüceltirsek emin olun tasada ve kıvançta beraber olan bir toplumu yeniden inşa etmiş oluruz. Kendinizi bir sinema salonunda düşünün. Bir film oynuyor. Cinsiyetimiz inancımız ne olursa olsun. o filmi izleyenlerin tamamı beraber hüzünlenirler, sevinirler. O nedenle sanat bir toplumu kaynaştıran en önemli unsurdur. Sanata ve sanatçıya her zaman değer vermek zorundayız. Elbette ki sanatçı toplumun aykırı insanıdır. O bizim önümüzde yürüyen insandır. O nedenle onun aykırı düşüncelerine de hep beraber saygı göstermek durumundayız. Bilim insanları sanatçılar bir toplumun entelektüel birikimini yansıtır. Bu vesileyle bir kez daha Müzeyyen Senar'a Allah'tan rahmet diliyoruz.'MESAFEYİ SIFIRLAMAMIZ GEREKİYOR'Evvel ki hafta Bursa’daydım. Geçen hafta sonu Şanlıurfa’daydım. Şanlıurfa’ya gititm, sohbet ettim konuştum. Değişik alanlara mekanlara girdim. Bir gerçeği gördük. Elinizi uzattığınız zaman insanları kazanıyorsunuz. Sohbet ettiğiniz zaman kazanıyorsunuz. Siyasetçiyle vatandaş arasındaki mesafeyi sıfırlamamız gerekiyor. Onların yanında sorunlarıyla beraber çözüm önereceksiniz. Yanında duracaksınız. Beraber konuşacaksınız. Şanlıurfa’nın bir özelliği var tabi, peygamberler şehridir Şanlıurfa. Dünyanın en zengin kültürünü bağrında yaşayan bir şehirdir. Harran Ovası, Şanlıurfa’da. Göbeklitepe de Şanlıurfa’da. Bunların içinde Şanlıurfa ne durumunda?'SURİYELİLER 20 LİRAYA ÇALIŞIYOR'Sabahın erken saatinde amele pazarı denen bir yere gittik. Şanlıurfalılar orada iş bekliyorlar. Birisi gelecek diyecek ki 'Gelin sizi şu işte çalıştıracağım.' Kaç lira? 60 lira. Hepiniz iş buluyor musunuz diye sordum, hayır Suriyelilerden sonra iş bulamıyoruz. Neden iş bulamıyorsunuz? Çünkü Suriyeliler 20 liraya çalışıyor, biz nasıl 60 liraya nasıl çalışalım… İnsanları açıkça açlığa mahkum ediyorsunuz. 8 saat 10 saat önemli değil diyor, yeter ki 60 lira alalım evimize parayla gidelim. Bu bile mümkün değil. şu soruyu tüm Şanlıurfalı kardeşimin kendisine sormak istiyorum. Suriye’yle bizim bir kavgamız yok. Suriyeli vatandaşla da hiçbir kavgamız yok. Tam tersine akrabalarımız onlar bizim. O zaman tablo nedir? Sorumlu kimdir? Suriye’yi kan gölüne çeviren kimdir? Hangi siyasi iktidar bunu yaptı, açlığa mahkum etti. 60 lirayı bile elinizden aldılar. Bunu düşünmelerini istiyorum. Bu tablonun arkasında net açık Adalet ve Kalkınma Partisi’ni görecekler.'OY KULLANIRKEN...'Oradan ayrıldım hayvan pazarına gittim. Oturduk sohbet ettik, dertlerini dinledik. Yine Şanlıurfalı kardeşlerime sesleniyorum. Bana söyledikleri için buradan sesleniyorum. Hiçbir AKP milletvekili, 10 AKP milletvekili var. Hiçbir AKP milletvekili hiçbir milletvekili CHP dışında bugüne kadar hayvan pazarına gidip vatandaşlarla konuşup onların dertlerini dinlememiş. İlk giden genel başkan CHP genel başkanı. Perişan olduk, mahvolduk diyorlar. 'Suriye sınırına bu hükümet neden sahip çıkmıyor' diyorlar. 'Yol geçen hanına döndük' diyorlar. Şikayetlerini ediyorlar. Bende onlara şunu söyledim. Madem ki bugüne kadar 12 milletvekili verdiniz, bir vekili bile CHP’ye vermediniz, önümüzdeki seçimlerde oy kullanırken 'Elinizi vicdanınıza koyarak oy kullanın' dedim.'BU FATURAYI ŞANLIURFA ÖDÜYOR'Oradan yaş meyve sebze haline gittik. Sayın başkana teşekkürlerimi sunuyorum. Oradaki vatandaşlarla oturup konuştuk, dertlerini dinledik. Aynı sorun onlarda da var. oradan çocuk hastanesine gittik. Çocuk hastanesine gelmeden önce Suriye ile ilgili Şanlıurfa’yla ilgili konulara değerlendirmek isterim. Dört yıldır Suriye’de iç savaş var. Bir milyon 700 bin Suriyeli Türkiye’de mülteci. Bunun 250 bini Şanlıurfa’da yaşıyor. 20 liraya iş buluyorlar, Şanlıurfalı aç. Bu faturayı kim ödüyor, Şanlıurfalı ödüyor. Hiçbir Şanlıurfalı Suriye’nin iş içine karışmaktan yana değil, kavgadan yana değil. ben Şanlıurfalılara söz veriyorum, CHP’lilerin iktidarında Ortadoğu’ya barışı getireceğiz, Türkiye Cumhuriyeti olarak, ben de Başbakan olarak. Asla ve asla savaştan kavgadan yana olmayacağım. İnsanları silahlandırmadan yana olmayacağım. Suriye’ye de Irak’a da her tarafa barışı getireceğim'BABA OCAĞINA GERİ DÖN' DİYECEĞİZSuriyeli kardeşlerime diyeceğim ki, bir milyon 700 bin kardeşim, git kardeşim, baba ocağına geri dön, sana her türlü yardımı yapacağız. Sana şu ana kadar 5,5 milyar dolar harcadık, helali hoş olsun. Ama CHP iktidarında 'Suriye’ye huzur geldi, git kardeşim kendi ülkende çalış diyeceğiz.'Sadece ihracattan Şanlıurfa’nın kaybı 81 milyon dolar, iş adamları perişan, esnaf da perişan. Bakın protesto edilen senet… Yüzde 21. 62 milyon, 62 trilyon Şanlıurfa’da. Türkiye ortalamasının iki katı. Niye protesto edilir, ödenemediği için. Adamın maddi gücü yerinde olsa ödemez mi, demek ki ödeyemiyor. Demek ki sıkıntı var. bu iktidar çözer mi? Hayır çözemez. Bu iktidarın zaten kendisi sorunun kaynağıdır. Çözümün odağı ve kaynağı CHP’dir herkes bilsin.'BİRİ SORUNLARINIZI DİLE GETİRDİ Mİ?'Ben diyorum bunların işi başka. Bunlar ayakkabı kutularını koruyorlar, vatandaşın derdiyle mi ilgilenecekler? GAP için özel kanun çıkardılar. İşsizlik sigortası fonundan da para aldılar. Onu da başka yerde harcadılar. GAP hala su bekliyor. O zaman sormak gerekir. 12 milletvekili verdiniz Şanlıurfalılar, birgüne bir gün bir milletvekili oy verdiğiniz milletvekili bir gün çıkıp da Şanlıurfa’nın sorunlarını dile getirdi mi? Hiç kimse getirmedi. Bizim bir milletvekilimiz bile yok, ama biz sorunlarınızı burada adam gibi söylüyoruz. O sorunları çözmek için de size söz veriyoruz.Elektrikle ilgili şöyle bir sorunu var Urfalı çiftçinin. 'Devlet elektrik getirmişse 24 kuruştan' alıyorum diyor. Ama su yoksa, kuyuyu kazıyorum, elektrik hattını ben çekiyorum, benden de 90 kuruş alıyor. Niye alıyor diyor, 'beni niye cezalandırıyorum' diyor. Elektrikse masrafı ben yapmışım, o zaman benim elimi kolumu niye bağlıyorsun? Bunların görevi budur zaten. Bunlar vatandaşı sorunun içine atarlar. Sonra da ellerini havada tutarlar, bunlar sana el uzatmazlar. Sana uzanacak el halk partisinin elidir, CHP’nin elidir. Biz senin sorununu bire bir biliyoruz, yaşıyoruz.'İŞTE DEVRİMİNİZ BU?'Oradan çocuk hastanesine gittik. Size iki fotoğraf göstereceğim. Bu çocukların yattığı iki oda. Odalar altı metrekare. Odalarda 9 çocuk ve anneleri beraber tedavi görüyorlar. Diyorlardı ya sağlıkta devrim yaptık. İşte devriminiz bu sizin. Anneler diyor ki çocuklar zaten burada hasta olur. Hekimler yer yok diyorlar. Buradan özellikle bu hastanelerde çalışan, bütün hekim kardeşlerime ve sağlık çalışanlarına yürekten teşekkür etmek isterim. Onları hep beraber alkışlayalım. Kişi başına düşen doktor sayısında Şanlıurfa 81’nci sırada en geride.
‘İç Güvenlik Paketi Meclis Kapanmadan Yasalaşacak’
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İç Güvenlik Paketi'nin Meclis kapanmadan önce yasalaşacağını söyledi.Adalet Bakanı Bozdağ, 'İç Güvenlik Paketi' görüşmelerinin ertelenmesine ilişkin soru üzerine, 'Şu anda Grup Başkanvekili arkadaşlarımız ile görüşme yapmış değilim, ertelenme sebebini bilmiyorum ama İç Güvenlik Paketi'nin Meclis kapanmadan önce yasalaşacağını biliyorum' diye konuştu.Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bozdağ, 'İç Güvenlik Paketi değişime uğrayabilir mi?' sorusuna ise 'Benim İç Güvenlik Paketi'nin detayları üzerinde bir değerlendirme yapmam doğru olmaz. İçişleri Bakanımız yasayı takip ediyor. Benim bildiğim, yasada bir değişiklik yok. Komisyondan geçtiği gibi yasalaşacak. Yeni bir gelişme varsa ondan da haberim yok' yanıtını verdi.AYM ve Yargıtay başkanlık seçimleriBozdağ, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı seçim sonucunun hayırlı olmasını diledi.Anayasa Mahkemesi Başkanlığına seçilen Zühtü Arslan'ı tebrik eden Bozdağ, 'Anayasa Mahkemesi'nin başında, anayasa hukuku profesörü bir hocamız görev yapacaktır. Zühtü Arslan Bey geçmişi itibariyle çok başarılı bir bilim adamı. Anayasa Mahkemesi tecrübesi de var. Ülkemiz için hukukumuz için faydalı hizmetler yapacağına yürekten inanıyorum' dedi.Bekir Bozdağ, Haşim Kılıç'ın kendisini en çok 'darbeci' eleştirisinin üzdüğünü açıklamasına ilişkin soru üzerine, 'Sayın Kılıç'ın kendi şahsi değerlendirmeleri hakkında 'niye böyle dedi?' demek benim işim değil. O kendi açısından olayı nasıl değerlendiriyorsa öyle ifade ediyor' diye konuştu.Bozdağ, Kılıç'ın bugün itibariyle görevden ayrıldığını açıklamasına ilişkin şunları söyledi:'(Aynı çatı altında iki başkan olmaz) ifadesini kullandı. Bu açıdan baktığınızda yeni seçilmiş bir başkan var. Bu açıdan kendisi emekliliğini isteyerek görevden ayrılmayı tercih etti. Bu tamamiyle kendi takdirinde olan bir konu. Yoksa yasal açıdan bir mani yok. Ayın 13'üne kadar görevine devam edebilirdi.Nitekim Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldığında 10 Ağustos'ta, seçim sonuçları kesin ilan edildikten sonra da seçilmiş Cumhurbaşkanı, Başbakanlık vazifesini sürdürmüştü. O zamanki Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül Beyefendi de Cumhurbaşkanlığı görevine devam etmişti. Yani görevi bırakması tamamiyle kendi takdirinde olan bir husustur. Anayasal ve yasal bir engel yoktur. Kendi tercihidir, saygı duymak lazım.'Bozdağ, 'Zühtü Arslan ile Haşim Kılıç'la çalıştığınızdan daha rahat bir şekilde çalışabileceğinize inanıyor musunuz?' sorusuna şu yanıtı verdi:'Biz Haşim Kılıç Beyefendi ile de iyi çalıştık. Belki bir yıl içerisinde bir takım şeyler oldu ama baktığınızda Haşim Kılıç'la da iyi çalıştık. Bugüne kadar verdiği kararlar ortada. Bizim eleştirdiğimiz pek çok karar oldu. Bizim eleştirilerimiz de ortadadır. Ama bir insanı değerlendirirken sadece eleştirilen konularla ilgili değil, takdir edilen konularla beraber değerlendirmekte fayda var. Haşim Kılıç da Başkanlık, Başkanvekilliği ve üyelik yaptığı süre içerisinde ki toplam 25 yıl yapıyor, pek çok önemli kararlara imza atmıştır. Bizim beğenmediğimiz kararlar var, takdir ettiğimiz kararlar var. Beğenmediğimiz kararların sayısı daha az.'Yargıtay Başkanlığına seçilen İsmail Rüştü Cirit'i de tebrik eden Bozdağ, 'Görev süresi içinde Yargıtay'a, hukuk sistemimize hizmet edeceğine, faydalı olacağına yürekten inanıyorum' dedi.Kubilay Çelik, AA
Reklam
DC Comics'in Marvel'den  Çaldığı 8 Karakter
etiket
Marvel’ın DC’den kopyaladığı karakterleri yazarken, aynı şeyi DC’nin de yaptığını söyleyeceğiz ve yine 8 madde de listeleyeceğiz demiştik. Sözümüzün arkasındayız ve karşınızdayız, işte DC’nin Marvel’dan fütürsuzca kopyaladığı 8 karakter aşağıda. Yalnız bir şeyin altını ne kadar çizsek az gelir gibi hissediyoruz. Bu listeyi yaparken, hem çizgi roman wikilerini, hem de kendi fiziksel ve zihinsel arşivlerimizi bir hayli karıştırdık. Derine indikçe, bunu nasıl söylesek, DC’nin Marvel’dan apardıklarından çok daha fazla Marvel’ın DC’den apardıkları olduğunu gördük. Öyle gözüküyor ki bir gün Marvel’ın DC’den kopyaladığı karakterler listesine devam yapmamız gerekecek. Zira Moon Knight, Sentry, Wolverine gibi daha tonla örnek var.Fakat bugünlük, meseleyi dağıtmayalım. Buyurun DC’nin Marvel’dan fütürusuzca kopyaladığı 8 karakter!
'Bilimsel, Laik, Anadilde Eğitim' İçin Binler Kadıköy'de Buluştu
Alevi örgütleri ve Eğitim Sen’in Kadıköy’deki mitinginde bir araya gelen binler demokratik yaşam ve laik eğitim taleplerini haykırdı.Alevi örgütleri ve Eğitim Sen’in Kadıköy’deki mitinginde bir araya gelen binler demokratik yaşam ve laik eğitim taleplerini haykırdı. Mitingde öne çıkan talepler zorunlu din dersinin kaldırılması ve cemevlerine ibadethane statüsünün kazandırılması oldu. Mitingde sık sık “Laik, bilimsel, ana dilinde eğitim” ve “Öğretmenler greve öğrenciler boykota” sloganları atıldı.Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADF), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), eğitimin dini kurallara göre biçimlendirilmesine, ‘tek din, tek mezhep’ dayatmasına ve asimilasyona karşı Kadıköy’de miting yaptı.Miting alanı olan Kadıköy İskele Meydanı’na iki koldan yürüyüş gerçekleşti. Haydarpaşa Numune Hastanesi kolunda HDP, HDK, ESP, DTK, DİSK, KESK, TBB; TMMOB, Eğitim Sen, Beşiktaş Çarşı taraftar grubu ve Cem Vakfı yürüdü. Söğütlüçeşme kolundan da CHP, EMEP, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu, Yöre Dernekleri, Dersim Dernekleri Federasyonu, Halkevleri, Emek Gençliği, FKF, BHH, Kaldıraç, AKA-DER, Partizan, Mücadele Birliği, BDSP, Sürekli Devrim Hareketi ve Fenerbahçe Sol Açık taraftar grubu yürüdü.
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Türk Sanat Müziği sanatçısı Müzeyyen Senar'ın kızı Feraye Işıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zatürre teşhisiyle Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi altında tutulan annesinin sabah 07.30 sıralarında vefat ettiğini kaydetti. Müzeyyen Senar'ın Yorumuyla Tadına Doyum Olmayan 15 Türk Sanat Müziği Şarkısı
Hangi Anti Kahramansın?
etiket
Süper kahramanlar gibi mükemmel değilsin, süper güçlerin de yok belki ama gönülleri fethetmesini çok iyi biliyorsun. Nasıl mı?
İnsanoğlunun En Büyük Hayallerinden Biri: Uzay Asansörü
Rus bilgin ve kaşif Konstantin Eduardoviç Tsiolkovski, uzay asansörünün fikir babası olarak biliniyor. Tsiolkovski'den sonra uzay asansörü, kitaplarda geçmeye başlayan bir fikir haline gelse de, ondan eserlerinde ilk bahseden kendisidir.Bir roketin dünya yörüngesinden çıkması için ne kadarlık bir enerji harcaması gerektiğini, hangi hızla ilerlemesi gerektiğini o dönemlerde net olarak hesaplamıştır. Uzay boşluğundaki uzay aracı hareketine dönük, kendi adını taşıyan bir denklem de vardır. Uzayla ilgili 500'e yakın eser vermiş Rus kaşif Tsiolkovski, SSCB ve 'uzay yarışı'nın başladığı dönemde ABD ve diğer ülkelere de ilham kaynağı olmayı başarmış bir öncüdür.
Reklam
Etiyopya'da 3,2 Milyon Yıllık İnsansı Fosili: Lucy
Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da bulunan ve kraliyet dönemine ait eşyaların sergilendiği Ulusal Müze'de dünyanın en eski ve en ünlü insansı fosili olarak bilinen 'Lucy' de ziyaretçiler tarafından ilgi gören eserler arasında yer alıyor.Kente gelen turistlerin uğrak yeri olan müzenin bodrum katında, dünyanın en eski ve en ünlü insansı fosili olarak bilinen 'Lucy'nin yanı sıra, 'Ardi' ve 'Selam' adlı fosillerle birlikte birçok hayvan fosili sergileniyor.Ardi 3,3 milyon, Selam ise 4,4 milyon yaşında. ABD'li paleoantropologlar Donald Johanson ve Tom Gray tarafından 1974 yılında, Etiyopya'nın kuzeydoğusundaki Afar bölgesinde bulunan Lucy'nin 3,2 milyon yaşında olduğu tahmin ediliyor. Lucy, diğer iki fosilden daha genç olmasına rağmen, insansı görünüme sahip olması nedeniyle daha fazla ilgi görüyor.Lucy'nin isim babası 'Beatles'İsmini, keşif çalışmaları sırasında paleoantropologların dinlediği, Beatles'ın 'Lucy in the sky with diamonds' adlı parçasından alan Lucy'nin öldüğünde 18 ile 25 yaş arasında olduğu varsayılıyor.Ardi'nin, Lucy'nin bulunmasından 20 yıl sonra Etiyopyalı araştırmacı Berhane Asfaw'ın da aralarında bulunduğu 40'tan fazla bilim adamından oluşan bir ekip tarafından, Selam'ın ise Etiyopyalı bilim adamı Zeresenay Alemseged tarafından 2000 yılında bulunduğu biliniyor.Hanedanlığa ait eşyalarMüzenin zemin katında ise 1930'dan 1974'e kadar Etiyopya İmparatoru Haile Selassie'ye ait oyma ahşap tahtı ve lüks kraliyet eşyaları koleksiyonu, Aksumite, Solomonik, Gonder dönemlerine ait eşyalar İbexes ve Sebe yazıtları sergileniyor.İkinci katta, tuval yağlı boya eserlerin ziyaretçileri karşıladığı müzenin üçüncü katında ise geleneksel silahlar, takılar, mutfak eşyaları, giyim ve müzik aletleri yer alıyor.Etiyopya'da okullar müzeye düzenli geziler gerçekleştiriyor. Geçen yıl müzeyi 54 bini yabancı, 192 bin kişinin ziyaret ettiği bildirildi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ocak ayında gerçekleştirdiği Etiyopya ziyaretine eşlik eden eşi Emine Erdoğan da Ulusal Müze'yi ziyaret etmişti.AA
Reklam
Reklam
Filipinler'de Karaya Vuran Dev Ağızlı Köpekbalığının Dehşet Verici Görüntüsü
Binlerce çeşit ve her boydan canlının yaşadığı okyanuslar bizler için her zaman korkutucu olmuştur. Geçtiğimiz hafta Filipinler'de bulunan Marigondon'un sahillerinde yakalanan dev ağızlı köpekbalığı, okyanuslarda başımıza gelebileceklerin en ciddi göstergelerinden bir tanesi. Bu canavarı görünce belki de günlerce gözünüze uyku girmeyecek.
Adnan Kahveci'nin Oğlu: 'Babamı Kimlerin Öldürdüğünü Kanıtladım'
Ölümünün 22. yılında mezarı başında anılan Adnan Kahveci 'nin oğlu Cihan Kahveci , babasının öldürüldüğünü iddia ederek, 'Babamı kimlerin öldürdüğünü kanıtladım' diye konuştu.Bilim ve siyaset adamı Adnan Kahveci, ölümünün 22. yılında Kartal’daki mezarı başında anıldı.DHA'nın haberine göre, Kartal Belediyesi ve Trabzon Köprübaşı Kültür ve Yardımlaşma Derneği işbirliğiyle düzenlenen törende Adnan Kahveci, eşi Füsun ve kızı Aslı Kahveci anıldı. Anma törenine Adnan Kahveci’nin oğlu Cihan Kahveci , Adnan Kahveci’nin kardeşi Kenan Kahveci , Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz , Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç , Adnan Kahveci Vakfı Başkanı Dr. Eyüp Kahveci ile siyasi parti temsilcileri ve Adnan Kahveci’nin yakın dostları ile sevenleri katıldı.Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, yaptığı konuşmada Adnan Kahveci’nin temiz siyaset yapan biri olduğunun altını çizerek, “Bir dürüst politikacı olarak Kahveci gözümüzün önünde duruyor. Adnan Kahveci’yi gençler unutmasın istedik ve adının olduğu caddemizde büstünü yaptık, altına da biyografisini ekledik. 22 yılda bir devlet -hangi iktidar olduğu önemli değil- eğer bunların faillerini ortaya çıkaramıyorsa hala güven içinde değiliz demektir” dedi.Adnan Kahveci’nin oğlu Cihan Kahveci ise, “Adnan Kahveci bugün çocuklara ve gençlere anlatmamız gereken bir değer. O benim babam olmaktan öte halka mal olmuş bir insan. Bu sene, tüm senelerden daha anlamlı. Bunun bir kaza olmadığını, babamın katledildiğini ben kanıtladım. Kimin yaptığını, yaptırdığını buldum” dedi.DHA
Ünlü Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson'ın Zeki İnsanlara Önerdiği 8 Kitap
etiket
Amerikalı bir astrofizikçi olan ve 1996 yılından beri Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'ne ait Hayden Planetaryumu'nun yöneticiliğini yapan Neil deGrasse Tyson, 2011 yılının Aralık ayında Reddit’s Ask Me Anything isimli bir buluşmaya katıldı. Bu buluşmada halktan insanlar katılımcılara istedikleri soruyu sorabiliyorlardı. Bir okuyucu Tyson'a şu soruyu yöneltti: 'Sizce her zeki insanın okuması gereken en temel kitaplar hangileridir?' Tyson bu soruya yalnızca kitap isimleri saymakla yetinerek cevap vermedi, aynı zamanda hangi kitabın bizlere Barı dünyasını şekillendiren temel düşünce ve anlayışları anlamak konusunda nasıl yardım edeceğini de açıkladı. İşte Tyson'ın sıraladığı, her zeki insanın okuması gereken 8 kitap;
Gayrimenkulün Geleceği Bu Raporda
Emlak Konut GYO, ‘Gayrimenkul ve Konut Sektörüne Bakış’ raporunun ikinci ayağını kamuoyu ile paylaştı.Raporda şu konular öne çıktı*Türk ekonomisi olası dış dalgalanmalardan kendisini korumak için 2013 yılından başlayarak önlemler almaya başladı. Bu önlemler sayesinde cari açık ve döviz kırılganlığı önlenmeye çalışıldı. Zamanında alınan önlemlerin varlık fiyatları özellikle de konut üzerine de pozitif etkileri oldu. 2014 yılı son çeyreğinde ise küresel ekonomide emtia fiyatları ile ilgili önemli gelişmeler yaşandı. Küresel olarak büyük önem taşıyan ana enerji ve üretim girdisi olan petrol- doğal gaz fiyatlarında sert gerilemeler görüldü. Bu durum petrol ihraç eden Rusya, Venezuela gibi ülkelerde önemli bir gelir kaybına yol açtı. Türk ekonomisi net enerji ithalatçısı bu fiyat düşüşünden yaklaşık 5 milyar dolarlık bir fon kazandı. Ancak emtia fiyatlarındaki bu düşüşün uluslararası fon hareketleri ile varlık fiyatlarına negatif etkileri olabileceği unutulmamalıdır. Varlık fiyatları ekonominin en çok tartışılan konularından olmuştur. Bir pozitif bilim teorisi gibi tek bir çözümü de bulunmamaktadır. Her varlık için her zaman geçerli bir teorik fiyat bulunması da mümkün olmamaktadır. Konut fiyatlarında ki gelişmelerde buna en güzel örneklerden birisidir.*Türkiye genelinde yaşanan fiyat artışları balon oluşturmaktan uzaktır. Artışlar özel durumlardan kaynaklanıyor. Son verilere göre fiyat artışı makul bir eğilimde devam etmekte olup hesaplamalarda balonlaşma ihtimali olan tek bir yöreye rastlanmıştır. Söz konusu Gaziantep-Kilis-Adıyaman yöremizde de fiyat artışları reel anlamda yüzde 53,9’luk bir düzeydedir. Gaziantep-Kilis-Adıyaman bölgesindeki fiyat artışının temel nedeni ise Suriye, Irak gibi ülkelerden gelen göçmenlerin yoğun talebi olarak gösterilebilir. Dolayısıyla fiyat atışı özel bir durumdan kaynaklanmakta olup bölgeseldir. Öte yandan reel olarak konut fiyatlarının azaldığı bölgelerimizde mevcuttur. Örneğin, Ocak 2010-Kasım 2014 arası Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Trabzon bölgesinde fiyatlar ortalama yüzde -3,93’e gerilemiştir. Benzer bir durum Van, Bitlis, Hakkâri bölgesi içinde geçerli olup fiyatlar bu yöremizde yüzde -5,02 gerilemiştir. Fiyatın düşmesine neden olan faktörler ise demografik etmenler, göç, yabancı yatırım azlığı, gelir etkisi gibi ifade edilebilir.*Türkiye’de konut arzı ile talep yavaş yavaş daha stabil bir hal almaya başladı. Yıllık ortalama 1 milyon adet konut el değiştirmekte olup yıllık 600 bin adet konut ihtiyacı da sürmektedir. Türk konut sektöründe orta ve orta alt gruba ait konut ihtiyacı oldukça yoğun olarak sürüyor. Orta üst ve lüks segmente ise talebin orta alt segmente göre biraz yavaşlamakta olduğu söylenebilir. Türk inşaat ve konut sektörü büyüyen Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olmaya devam edecektir. Ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında ve dünya ile kıyaslandığında sektörün daha çok potansiyel içerdiği görülecektir. Ancak fiyatlar konusunda zaman zaman yaşanabilecek dalgalanmalar çöküş veya balon olarak adlandırılmamalıdır. Hangi tip varlık olursa olsun ne daima fiyatı artacak ne de daima düşecektir. Gerek ülkemiz ile ilgili gerekse sektörle ilgili istikrar ve dinamik yapı devam ettikçe orta vadede eğilim büyüme yolunda olacaktır.*2013 yılı sonu ile başlayan konut talebi zayıflığı (faiz, kur artışı, seçimler ve dış değişimlerden kaynaklı) bir önceki raporda da öngörüldüğü gibi, 2014 Ağustos ayından itibaren yerini oldukça güçlü bir talebe bırakarak 2013 yılı toplamını yakalayacak bir trend oluşturdu. Ocak-Kasım 2014 arası, Türkiye’de günde 3 binin üzerinde, saatte 130, dakikada ise ikinin üzerinde konut el değiştirdi.*Deutsche Bank Mayıs 2014’de, küresel konut fiyatlarını ve bunlarla ilgili trendleri incelediği raporunda, Tük konut sektöründe balon olup olmadığına yönelik olarak; incelenen ülkelerde kişi başına düşen oda sayısı baz alınarak yapılan değerlendirmede Kanada kişi başına düşen 2,6 oda sayısı ile en faza balon riski barındıran ülke konumundayken, Türkiye kişi başına düşen 0,8 oda ile “en risksiz ülke” olarak görülmektedir.Gayrimenkul ve özelinde konut sektörünü etkileyen unsurlar bu dönem itibari ile şöyle özetlenebilir.· Artan yabancı yatırımcı ilgisi· 2013 son çeyreği ile 2014 ilk yarısı beklemeye geçiş talebini erteleyen yatırımcının 2014 üçüncü çeyreğinde konut talebini artırması· Türkiye’nin yakın ve içinde bulunduğu coğrafyada ekonomik hikayesini sürdürüyor olması· Faizlerin düşmesine bağlı olarak konut kredilerine olan talebin yükselmesi· İstanbul’un marka şehir olarak dünyanın dört bir yanından yatırımcı ilgi görmesi· Alt yapı projelerinin cazibe merkezi ve ilgi yaratması· Ulaşım araç ve olanaklarının giderek artması sonucu büyük şehir çevrelerinin genişlemesi ve hinterlandının büyümesi· Kentsel dönüşümün ve buna bağlı düzenlemelerin hayata geçirilmeye devam etmesi· Sektörle doğrudan ilgili işletmelerin daha profesyonel yönetilmelerinin verdiği avantajlar· Köyden kente devam eden göç· Genç bir nüfus yapısına sahip olmanın getirdiği doğal talep· 2001 krizinden sonra oldukça hızlı büyüyen kişi başına düşen gelir ve finansal kolaylıklar*Onuncu Kalkınma Planının temel amacı uluslararası değer zinciri hiyerarşisinde üst basamaklara çıkmış, yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmiş ve mutlak yoksulluk sorununu çözmüş bir ülke konumuna gelmek olduğundan, planın başarı ile uygulanması halkımızın refahını önemli ölçüde artıracaktır. Artan refahında konut talebini olumlu etkilemesi doğal bir sonuçtur.
Reklam