Neandertaller Tahmin Edildiğinden Çok Daha İnce Düşünceliydiler
Yabani ve görgüsüz olarak bilinen Neandertallerin tahmin edilenden daha ince düşünceli olduğu ortaya çıktı.Neandertaller bu zamana kadar yabani, kalın kafalı ve görgüsüz, ahmak olarak ünlendi. Varılan bu kanı belki onların çok bilinen çıkıntılı kaş kemerlerinden belki de -artık itibar görmeyen- dili veya sembolizmi kullanmak için yetersiz, ilkel leş yiyiciler oldukları düşüncesindendir.  Ancak Neanderallerin alışkanlıkları ve tarihi üzerine yapılan son araştırmalara göre onların böylesi tasvirlerinin tümüyle haksız [1]. Sonunda anlaşıldı ki, Neandertaller alet kullanan yetenekli avcılardı ve muhtemelen bizimle kültür benzerliğine de sahiplerdi. DNA kayıtları gösteriyor ki, eğer Avrupa veya Asya’ya doğru atalarınızın izini sürerseniz, kendi genomunuzda bazı Neandertal DNA’sına denk gelmeniz oldukça hoş bir raslantı olacaktır.Colorado Üniversitesi’nde arkeolog olan Paola Villa’ya göre, 1850 yılında Almanya’da bulunan ilk kafatası ile Neandertallerin kötü şöhreti başladı: “Bu kafataslarının morfolojik özellikleri – belirgin kaş kemerleri, olmayan çene ucu – bizden çok farklı ve daha değersiz oldukları düşüncesine yol açtı.” Paola Villa’nın söylediklerine bakılırsa; arkeologların çoğunun artık buna itibar etmemesine rağmen Neandertallerin daha değersiz, yabani veya akılsız oldukları düşüncesi popüler kültürde geçerliliğini sürdürüyor.
TÜBİTAK'ta Sahte Diplomalı Damat Skandalı
Paralel Yapı operasyonu sırasında sahte diploma ile TÜBİTAK’a girdiği ortaya çıkan ve tutuklanan Hasan Başaran’ın, eski Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün’ün yeğeninin eşi olduğu ortaya çıktı. Ergün, TÜBİTAK’a girmesini sağladığı iddia edilen damatla ilgili, “En ufak katkım yok” dedi.Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre Tüm ailenin, gözaltına alındığında sahtekârlığı öğrendiğini belirten Ergün şunları söyledi:AİLE ŞOKTA“Söz konusu Hasan Başaran, benim ağabeyimin kızı, yani yeğenimle 7 yıl önce evlendi. Herkes onu ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu sanıyordu. Gözaltına alınana kadar eşi dahil ailelerden kimse sahte diplomaya sahip olduğunu bilmiyordu. Ailesi olayla birlikte büyük bir şok ve travma yaşadı. Öğrendik ki, yıllar önce Başkent Üniversitesi’nin 2 yıllık Bilgisayar Bölümü’nde okula başlamış. Sonra ailesine dikey geçişle ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği’ne geçtiğini söylemiş. Sonra da mezun oldum deyip, sahte diplomayla askere gitmiş ve kısa dönem askerlik yapmış.YENİ ÖĞRENDİKÖnce Kocaeli Belediyesi’nde ardından da TÜBİTAK’ta işe girmişti. Gözaltı olayına kadar tüm aile ve bizler bunun doğru olduğunu sanıyorduk. Gözaltı olayında, sahte diploma olayı ortaya çıktığında tüm aile perişan oldu. Yeğenimle 7 yıldır evli ve bir oğulları var. Eşi de herkesle birlikte öğrendi. Evet bir yakınlığım var ama mağdur edilenin yakınıyım. Şimdi devlet bunun hesabını sorar. Ne suç işlediyse cezasını çeker. Sahtecilikten de ceza alır. Olmadı devletten aldıklarının parasını tahsil eder. Ama bir de ailesinin kaybettikleri var. Aile de şu anda perişan. Eşi ve oğlunun durumunu düşünün. Bundan sonra ne yaparlar bilmiyoruz.BEN İŞE ALMADIMBenim bakanlık yaptığım dönemde TÜBİTAK’ta işe başladı. Ama işe alınması sürecinde hiçbir dahlim ve katkım olmadı. Ne ben, ne de benim bürokratlarımın aracılığı oldu. TÜBİTAK’ın kendi iç inceleme ve eleme sistemiyle kuruma alındı. Bilgisayar Mühendisi olduğunu söyleyen, diploması olan ve kriptoloji lisansı yaptığını gösteren belgeleri olan biri olarak başvurmuş ve tüm elemelerden geçmiş. Asıl sorun da burada bana göre. Ne askerlik yapma aşamasında, ne de kamuda göreve alınma aşamasında gösterdiği belgelerin hiçbiri ciddi bir kontrolden geçmemiş. Daha önce de böyle sahtekârlar yakalandı. Sahte doktor olaylarını bile gördük. Aslında YÖK ile temasa geçip tek bir düğmeye basılarak, bu belgelerin teyidinin yapılması gerekir. Bir soruşturma konusu olmadan böyle bir sahtekârlık ortaya çıkmıyor.TÜBİTAK’ta Paralel Yapı’yla ilgili olarak operasyon başladıktan sonra tüm diplomalar tarandığı için bu olay ortaya çıkıyor. Ailemizde, Paralel Yapı’yla bağı olduğuna dair tek bir bilgi yok. Adamın diplomasının sahte olduğunu bile ailede herkes gözaltına alındıktan sonra öğrendi.”e-imzanın başındaydıHASAN Başaran’ın ODTÜ’den alınmış gibi düzenlenen sahte diploma ile TÜBİTAK’ta işe girdiği ortaya çıkmıştı. ‘Paralel’cilerle ilişkisi olduğu öne sürülen Başaran’ın TÜBİTAK Gebze’de tüm kamu kurumlarında kullanılan e-imzaların hazırlandığı Kamu Sertifikasyon Merkezi’nin başında görev yaptığı öğrenildi. Başaran, Temmuz 2012’de Kamu Sertifikasyon Merkezi bünyesinde işe başlayıp 4 ay sonra aynı birimin başına geçti. Başaran’ın o dönem BİLGEM Başkanı Hasan Palaz’ın önerisi ve TÜBİTAK Başkanı Yücel Altınbaşak’ın onayı ile Kamu Sertifikasyon Merkezi’nin başına getirildiği öğrenildi. Kurumdan 7 bin TL maaş aldığı öğrenilen Başaran’ın sorgusunda, “Diplomamın sahte olduğunu anlayan olmadığı için askerliğimi de kısa dönem yaptım. İşe giriş esnasında sunduğum diplomayı da 2005’te bilgisayarımda Photoshop’la kendim yaptım. Ailem de gerçek sandı. İşe girişte, bana genellikle kriptografi üzerine sorular sordular. Sürekli makaleler okuduğum için rahatlıkla cevapladım” dediği iddia edildi.
Gerçek Bir Kova Burcu Olduğunuzun 17 Kanıtı
Büyük usta Nazım Hikmet bu dizeleri size yazmış olmasın sevgili Kovalar? Özgürlüğüne düşkün, değişim yanlısı, yaratıcı, dahiliğe yakın derecede zeki ama aynı zamanda da hümanist, sevecen.. İnsanın burç seçerken Kova olası geliyor. Tamam size biraz kendini beğenmiş diyorlar, bağlanma probleminiz de varmış. Öyle aile, akraba, talukat pek takmıyormuşsunuz.  Gelenek, görenekle de alakanız yokmuş. Pardon ama Darwin bacanağıyla tavla oynasa daha mı iyiydi? Ya Ajda Pekkan eltisiyle altın günü yapsa bugün Türkiye olarak Süperstarsız ne yapacaktık?Siz bildiğiniz yoldan şaşmayın, sizin yolunuz yıldızların yolu. Zaten büyük ihtimalle onlardan birinden geldiniz. 
DC Comics Evreninin En Güçlü 50 Karakteri
etiket
1934 yılında National Allied Publications adıyla kurulan Dc Comics, adını kendi serilerinden biri olan ''Detective Comics''in baş harflerinden almaktadır. Dünya çapında bu denli popüler olmasını sağlayan şeylerden biri de ''Warner Bros Entertainment''in alt kuruluşlarından biri olmasıdır. Çizgi romanın tanınması, sevilmesi ve popüler olması konusunda Marvel ile başı çeken Dc Comics, yine çizgi romanların altın çağını yaşadığı yıllarda da zirvedeki isimlerden biri olmuştur.
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Dün dört gazete hemen hemen aynı manşetle çıktı: Başkanlık sistemine ilk adım.Sabah, Akşam, Yeni Şafak ve Star, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 19 Ocak’ta Bakanlar Kurulu’nu Ak Saray’da toplamış olmasını bu şekilde duyurdular.Dört gazeteyi de artık “hükümet yanlısı olarak” tarif edenler haksızlık etmiş olur; çünkü artık bir Erdoğan çizgisi var.Aylardır Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu toplayacak olmasını Türkiye’de Parlamenter rejimden Başkanlık rejimine geçiş olarak görenlere yönelik eleştiri dalgası bu manşetlerle boşa çıktı, kabul edilmiş oldu.Çünkü Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu toplaması kendisinden önceki cumhurbaşkanlarında olduğu gibi “istisna” değil, “kaidedir”.
Reklam
İtalya'dan 'Terör Şüphesiyle' Sınır Dışı Edilen Türk Bir Doktora Öğrencisiymiş
'Terör tehdidi yarattığı' gerekçesiyle geçen ay sonunda İtalya'dan sınır dışı edilen Türk vatandaşının 25 yaşında bir doktora öğrencisi olduğu ortaya çıktı.İtalya İçişleri Bakanı Angelino Alfano, geçen hafta sonu yaptığı açıklamada Aralık ayı sonundan bu yana 9 kişiyi teröre destek şüphesiyle sınır dışı ettiklerini, bunlardan birinin de Türk vatandaşı olduğunu söylemişti.İtalyan basınında yer alan haberlere göre söz konusu Türk vatandaşı, Pisa'da fizik doktorası yapan 25 yaşındaki Furkan Semih Dündar'dı.Bilkent Üniversitesi'nden mezun olan, ardından da ODTÜ'de yüksek lisans yapan Dündar, Kasım 2014'te de İtalya'nın Pisa kentindeki Normale Üniversitesi'nde fizik doktorası yapmaya başlamıştı.27 Aralık'ta ise, İtalyan ve ABD devlet kurumlarına intihar saldırısı düzenleme tehdidinde bulunduğu gerekçesiyle ülkeden sınır dışı edildi. İtalyan güvenlik güçleri Dündar'ın Pisa'daki evinde yaptıkları aramada, tehdit mesajlarının gönderildiği belirtilen bilgisayarı da buldu.Furkan Semih Dündar'ın bir terör şüphelisi için 'sıradışı' profili ise İtalyan basınını şaşırttı. Yerel Il Tirreno gazetesi, Dündar'ın görüntüsünün 'herhangi biri gibi, hatta biraz da komik' olduğunu yazdı.Gazetenin konuştuğu, Dündar'ı tanıyan kişiler de muhtemelen bir 'sinir yıpranması' yaşadığını söyledi.Dündar'ı Pisa'daki üniversiteye kabul eden Teorik Fizik Doçenti Augusto Sagnotti de 'Çok parlak bir öğrenciydi, rafine ve eğitimliyidi. Kara delikler ve bilim felsefesi üzerinde çalışmak istiyordu' dedi.Sagnotti, Dündar'ın geçen yaz yapılan doktora seçmelerinde 100 kadar aday arasından 3'üncü olduğunu da vurguladı. Doçent, 'Belki de sadece stres altındaki bir çocuktu, ama ben buna karar verecek verilere sahip değilim' dedi.Üniversiteden bir arkadaşı da 'Benimle hiç politika ya da dinle ilgili konuşmadı. Batılı gibi, hipster gibi giyinip yaşıyordu. Cihatçıya benzemiyordu' dedi.Dündar: Tercüme hatasıLa Repubblica gazetesinin ulaştığı Dündar ise her şeyin yanlış çeviriden kaynaklanan bir yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu öne sürdü.Dündar, 'Mesajlarımı tercüme etmek için Google'ın tercüme sistemini kullanmışlar. Bu sistemin Türkçe tercümede iyi çalışlmadığını herkes biliyor. Bu yüzden kendimi havaya uçurmayı istediğimi sanmışlar' dedi.Dündar, şunları söyledi: 'İtalya'ya geldiğim ilk günden beri sanki bir düşmanmışım gibi sokakta, her yerde takip edildiğimi fark ettim. Sonra CIA'e bir mesaj yazdım: 'ABD Büyükelçiliği'nin önünde kendimi havaya uçurmak istediğimi mi sanıyorsunuz? Bütün gün sizi düşünmekten başka yapacak işim olmadığını mı sanıyorsunuz?' dedim. İlk başta CIA'in bana yardım etmesini ve bu yanlış anlamayı düzeltmesini umuyordum. Fakat sonra başka kurumlara da provokatif mesajlar göndermeye başladım.'Dündar, bunu neden yaptığı sorusuna ise 'Bu durumu sona erdirmek için kendimi tutuklatmak istiyordum. Artık bittiğine de memnunum' diye cevap verdi.Türk öğrenci Il Tirreno gazetesine yazdığı e-postada ise İtalya'ya 'güzel şarapları ve likörleri için müteşekkir olduğunu' söyledi.BBC Türkçe
30 Yaşına 30 Film Sığdıran Scarlett Johansson'un Mutlaka İzlemeniz Gereken 12 Filmi
1984 doğumlu olan ünlü oyuncu Scarlett Johansson film kariyerine 1994 yapımlı North filmiyle başladı O dönemin meşhur filmi Home Alone 3 (Evde Tek Başına 3) filminde de oynamıştır. 1998'de Robert Redford'un The Horse Whisperer filminde dikkat çekmeye başladı. 2001'de Ghost World ve 2003'te Lost in Translation filmleriyle yetişkin rollerine geçiş yapmaya başladı. 2005'te Woody Allen'ın Maç Sayısı filminde oynadı. 2006'da Christopher Nolan'ın Prestij filminde Olivia karakteriyle oyunculuk yeteneğini kanıtlamıştır.2013'te ise Spike Jonze'un beğenilen filmi Aşk'ta (Her) gelişmiş bir işletim sistemi olan Samantha'yı seslendirdi.Ünlü yönetmen Woody Allen'ın favori oyuncusudur.
Reklam
Enteresan Bir Şekilde Fiyatları Enflasyonun Tersine Giden 9 Ürün
Mektup gönderme ücreti, flüt, yurt dışı bir hafta ve daha fazla süreli turlar, krem peynir gibi maddelerin enflasyon sepetindeki oranları tartışması artık takside, kuaförde hatta yılsonu zamları görüşülürken bile ilgi çekmezken; son 10-15 yılda fiyatı aynı kalan hatta düşen ürünlere şaşıracak hafifletici sepetler bulmak gerekti, buyrunuz:
Reklam
Ahmet Necdet Sezer Bakanlar Kuruluna Başkanlık Etseydi Yaşanacak 12 Gelişme
Bugün Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olarak bakanlar kuruluna başkanlık edecek. Bunu eleştirenler haliyle darbeci, vesayetçi, milli irade düşmanı falan oluyor da, bu girişim 2002-2007 arasında Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki bakanlar kuruluna Ahmet Necdet Sezer'in başkanlık etmek istemesi ile ortaya çıksaydı nasıl algılanırdı acaba?
Haftanın Kitap Önerisi: Bilim mi? Sihir mi?
Yumurta kabuğuna takla attırın. Bir ayıcığa ipe tırmanmayı öğretin. Salatalık turşusunu gece lambasına çevirin. Matematik bulmacalarının ustası Martin Gardner 80'den fazla sihirbazlık numarası kullanarak bizlere su, hava, ateş, hareket, yer çekimi, eylemsizlik, sürtünme, elektrik, manyetizma, ses ve ışığın bilimsel özelliklerini öğretiyor. Evlerimizde günlük olarak kullandığımız malzemelerle yapılan bu numaralarla bir yandan bilimi öğrenir ya da çocuklarınıza öğretirken, diğer yandan çok keyifli zaman geçirebilirsiniz. Çocukların tek başına kullanmasının doğru olmayacağı bıçak, kibrit ve kaynar su gibi malzemeleri gerektiren numaralar -el resmi- ile işaretlenmiştir. Her numaranın kendisi için yardımcı çizimler eşliğinde anlatıldığı BİLİM Mİ? SİHİR Mİ? Elinizden düşüremeyeceğiniz muhteşem bir kitap!Fizikist
Reklam
'İztuzu'nda Şezlong da Şemsiye de Olmayacak'
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, bilim adamlarının ‘İztuzu Plajı’nda şezlong da olmaması gerektiğini’ söylediklerini belirterek, “insan ayağından başka hiçbir şey olmaması lazımmış. Orayı öyle bir hale getireceğiz ki şezlong, mezlong, şemsiye, memsiye hiçbir şey olmayacak” dedi.Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Afyonkarahisar’da Kristal Düğün Salonu’nda düzenlenen AKP 57’nci İl Danışma Meclisi toplantısına da katıldı. Burada yaptığı konuşmada hükümetin icraatlarını öven Güllüce, İztuzu Plajı’yla ilgili tartışmalara da değinerek şunları söyledi:“Her şeye bir bahane bulmaya çalışıyorlar. Caretta Carettalarla ilgili çadır, madır kurdular. Sanki bu ülkedeki insanların hayvan, tabiat sevgisi yokmuş gibi davranıyorlar. Orayla ilgili de çabalarımız var. Yaptırdığım araştırmada bilim adamaları İztuzu Plajı’nda şezlongun da olmaması gerektiğini belirtti. Ben bunu bilmiyordum, çok yakınlarda öğrendim. İztuzu Plajı’nda insan ayağından başka hiçbir şey olmaması lazımmış. Sadece insan olması gerekiyor. Orayı öyle bir hale getireceğiz ki insan ayağının değdiğinden başka, şezlong, mezlong, şemsiye, memsiye hiçbir şey olmayacak. Biz hayvanları onlardan daha çok seviyoruz. Bizim amacımız da hakikaten budur. Çünkü biz bütün yaratılmışlara karşı kendimizi sorumlu hissederiz. Bu konuda çalışacağız.” DHA
Organlar 3D Yazıcıda Basılacak
Japon bilim insanları insan organlarının 3D yazıcılarda basılmasını sağlayacak bir teknoloji üzerinde çalıştıklarını açıkladı. 3 yıl içinde klinik testlerin başlaması bekleniyor.3D yani 3 boyutlu yazıcılar ilk olarak teknik cihazların parçalarının üretilmesi için geliştirildi. İlk örneklerin büyük, ağır ve pahalı olduğu bu yazıcılar gelişen teknoloji ile birlikte küçüldü ve fiyatları ucuzladı. Bilim insanları bu yazıcıları insan organlarının basılması için kullanmayı hedefliyor.Tokyo Hastanesi Ünivertesi'nden Tsuyoshi Takato önderliğindeki bir ekibin, biyomateryal kullanan yeni nesil biyo 3D yazıcılarla organ basmayı planladıkları açıklandı. Takato'nun ekibi kök hücrelerle proto hüclerini bir arada kullanarak herhangi bir organı üretmeyi planlıyor. Üretilen organ proteinler tarafından geliştirilecek ve insan organlarına benzer parçaların üretimi yapılabilecek. Şimdilik test aşamasındaki çalışmaların önümüzdeki yıllarda hayata geçirilmesi planlanıyor.Yapılacak çalışmada üretilen parçalar insanlarda bulunan organları taklit edebilecek özelliğe sahip olacak. Üretilen yapay organlar vücutla beraber büyüyeceği için özellikle çocuklarda doğuştan gelen kemik ve benzeri eksikliklerin tedavisinde kullanılabilecek.Bilim insanı Takato'nun AFP haber ajansına yaptığı açıklamaya göre, 3D yazıcılardan basılan organlarla ilgili klinik testler önümüzdeki 3 yıl içinde başlayacak.Bilim insanların geliştirdiği bu tekniği kullanan Next 21 isimli bir şirket Japonya'da CT-Bone ismini verdiği biyolojik bir kemiği üretmeyi başardı. Henüz resmi makamlardan onay almayan bu yapay kemik, kaza ya da doğuştan gelen kemik kaybı gibi durumlarda kullanılabilecek. Gerçek kemik gibi büyüme özelliği bulunan CT-Bone'un bu yıl onay alıp Japonya'da kullanıma sunulması bekleniyor.Kaynak: AFP
6 Maddede 'Homeopati' Şarlatanlık mı? Alternatif Bir Tedavi Yöntemi mi?
Sivilcelerden mi şikayetçisiniz? O halde Şarbon hastalığına yakalanmış koyun dalağı tam size göre...Yazılı ve görsel basın organlarında adını sıkça duyduğumuz ve giderek daha çok insanın peşinden koştuğunu hayretle izlediğimiz 'sözde mucizevi' alternatif bir tedavi yöntemi; 'Homeopati.'    Doğadaki ‘benzerlik ilkesinden!?’ yola çıktığı iddia edilen Homeopati'nin tedavi etmediği hastalık ise neredeyse yok. Yani o derece etkili!  Alışa geldiğimiz bir durum bu. Çünkü geleneksel, alternatif tıp yöntemlerinin birçoğunda bu gerçeküstü tedavi edicilik iddiası esastır.Ne var ki, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalar Yönetmeliği” ile bu tür uygulamalar artık yasallık kazanmış durumda. Aşağıdaki galeri Işıl Arıcan'ın Homeopati nedir? : Tavşanın suyunun suyu adlı yazısından faydalanarak derlenmiştir.
X-Ray Görüntüleri ile Hamsterların Yemek Yeme Şekline Tanıklık Edin
Deney alanı içerisinde bulunan bir hamstera yemesi için konulan yemekleri nasıl yiyeceği kaydedilmek isteniyor. Yiyeceklerin üzerinden de x-ray kamerası ile yediği bu yiyecekleri bünyesine nasıl aldığı kaydedilmek istenen hamsterın ilginç ama zekice yeme alışkanlığına tanıklık ediyoruz...
Reklam