“Fotoğraf Sanatının Kafkası” Diane Arbus'un Çalışmaları ArtInternational'a Geliyor
“Fotoğraf sanatının Kafkası” Diane Arbus’un işleri Robert Miller Gallery ile birlikte ArtInternational’a geliyor “Fotoğraf sanatının Kafkası” Diane Arbus’un işleri Robert Miller Gallery ile birlikte ArtInternational’a geliyor. Galerinin fuarda sergilenecek sanatçıları arasında iki büyük fotoğraf ustası daha bulunuyor: Herbert List ve Patti Smith. Bu yıl 26-28 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek uluslararası sanat fuarı ArtInternational, New York’un en ünlü galerilerinden Robert Miller’ı İstanbul’da ağırlıyor. Galerinin İstanbul’a getireceği koleksiyonunda modern fotoğraf sanatının usta isimleri Diane Arbus, Herbert List ve Patti Smith’in de işleri bulunuyor. 20.yy’ın en çok tanınan kadın fotoğrafçısı Diane Arbus, “Fotoğraf sanatının Kafkası” olarak biliniyor. Kariyerine eşi Allan ile birlikte Vogue, Harper’s Bazaar gibi dergilere çektiği fotoğraflarla başlayan Arbus, ayrılmalarının ardından onu meşhur eden portre fotoğraflarına yöneldi ve iki kere Guggenheim Ödülü’nü kazandı. Sirkler, çıplaklar kampı, parklar, akıl hastaneleri, üçüncü sınıf otel odalarını mesken tutan Arbus’un modelleri de engelliler, transeksüeller, cüceler, devler, kısacası toplumun “ucube” saydığı insanlar oldu. Sanatçının 1971’deki intiharından sonra Modern Sanatlar Müzesi’nde açılan retrospektif sergisi, müzenin o güne dek en çok ziyaret edilen sergisi oldu ve uzun yıllar pek çok ülkeyi dolaştı. Arbus’un hayatı, 2006’da “Fur: An Imaginary Portrait of Diane Arbus” adlı filmle beyazperdeye de aktarılmış, Arbus’u da Nicole Kidman canlandırmıştı. ArtInternational kapsamında Robert Miller Gallery standında işleriyle yer alacak diğer iki isim ise; siyah-beyaz ve erkek nü fotoğraflarıyla tanınan, özellikle modern Yunan ve İtalyan fotoğraf sanatını derinden etkilemiş, Paul Bowles’dan Marlene Dietrich’e pek çok ünlü ismin fotoğrafını çekmiş Magnum fotoğrafçısı Herbert List ile “punk rock'ın vaftiz annesi” olarak bilinen, fotoğraf sanatçısı arkadaşı Robert Mapplethorpe’la olan birlikteliklerinde başladığı fotoğraf tutkusunu sanata dönüştüren, “Çoluk Çocuk” adlı kitabıyla National Book Ödülü’nü kazanan Patti Smith.Milliyet Sanat
Tuncay Gürel'in Oğlundan 'Öldü' Haberlerine Yalanlama
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Servisi'ndeki tedavi gören Tuncay Gürel'in (75) hayatını kaybettiği yönünde bazı basın yayın kuruluşlarında hakikat dışı olarak ' hayatını kaybettiği ' yönünde haberlerin ortam alması, başta ailesi olmak üzere sevenlerince tepkiyle karşılandı. Gürel'in Yalova'da imamlık yapan ve babasının rahatsızlığı dolayısıyla İzmir'e gelen oğlu Halil Gürel, AA muhabirine yapmış olduğu duyuruda , babasının hayatta olduğu ve tedavisinin sürdüğünü bildirdi. Bu sabah Anadolu Ajansına (AA) yapmış olduğu beyanatın dışında hiç bir basın kuruluşuyla konuşmaması, tekrar hastane yetkililerinin de bu mevzuda bir beyanları olmamasına karşın babasının hayatını kaybettiği yönünde haber yapılmasına anlam veremediğini açıklayan Gürel, 'Babamın hayatını kaybettiği haberi yalan, böyle bir haberi sormadan soruşturmadan nasıl yaparlar, bu haberi yapanları mahkemeye vereceğim' diye belirtti . ' Tüm Yalova ayağa kalktı' Gürel, gercekleşen yalan haberin hem kendilerini hem de hastanede babasının sağlığına kavuşması için ilgiyle hizmet veren doktorlarını çok fazla üzdüğünü dile getirerek, bunları açıkladı : 'Bu yalan haber, hocalarımızı, hepimizi çok fazla üzdü. Şimdi Yalova, ayağa kalkmış durumda. Yalova'daki ablam da bu haber yüzünden hastanelik oldu, şu anda hastanede, onun da durumu kritikmiş. Yalova milletvekilimiz Ana Coşkun ve bakanlıktan beni aradılar... Böyle bir haber nasıl olur. Ben bu haberi yapanların bulunmasını arzu ediyorum . Onlardan davacıyım.' Gürel, babasının sıhhat durumunun yoğun bakım servisinde stabil olduğunu, durumunda bir değişikliğin söz konusu bulunmadığı vurguladı. Türk sinemasında, başrollerini Kemal Sunal, Müjde Ar, Adile Naşit ve Şener Şen'in üstlendiği 'Tosun Paşa' filminde canlandırdığı 'küçük enişte Bekir' karakteriyle ünlenen ve akabinda 'Uzaylı Zekiye', 'Bizimkiler' ve 'Yazlıkçılar' başta olmak üzere pek çok fazla televizyon dizisinde unutulmaz rollere imza atan oyuncu Gürel, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) dolayısıyla yaklaşık olarak 1 aydır EÜ Tıp Hastanesinde tedavi görüyor. Sanatçı Gürel, dün durumunun ağırlaşması üzerine Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Servisine kaldırılmış ve tedavisi burada devam ediyor.
Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Klasik Müzik
Her türlü duyguya uyum sağlayabilen, bu dünyadan olamayacak kadar güzel eserleri içerisinde bulunduran, asırlardır dünyamıza renk katan klasik müzik. İyi ki var!Kesinlikle zaman kaybı olmayacak, mutlaka dinlemeniz gereken En İyi 10 Klasik Müzik eseri ;
Queen Dinlemek İçin 17 Sebep
1970 yılında Brian May, Roger Taylor ve Freddie Mercury tarafından Londra'da kurulmuş İngiliz rock grubudur. Bir yıl sonra John Deacon'un katılımıyla grup tamamlanmıştır. 70'lerin ilk yıllarında üne kavuşan grup bugün hâlâ geniş bir hayran kitlesine sahiptir. Stadyum rock, hard rock, heavy metal, opera rock ve bunun gibi daha nice müzik türüne büyük katkılarda bulunmuştur.1987 yılında Mercury'nin AIDS'li olduğu ortaya çıkınca çalışmalarına bir süre ara verdiler. 1989 yılında The Miracle ve 1991 yılında son albümleri Innuendo'yu piyasaya sürdüler. 1991 yılında 24 Kasım da Londra yakınlarındaki evinde Mercury AIDS e bağlı zatürre nedeniyle hayatını kaybetti. 1995 yılında Mercury'nin ölmeden önceki çalışmalarından derlenen 'Made in Heaven' albümünün ardından grup sessiz bir döneme girdi. Bu sessizlik 2004 yılında başlayan 'Queen+Paul Rodgers turnesine kadar devam etti.
En İlham Verici Grup: Radiohead
Müzik dünyasının DNA sarmalına 2014′te damgasını vuran isim Radiohead oldu. David Bowie, Bat For Lashes, My Bloody Valentine, Bon Iver, Nick Cave, Björk, The xx, Nirvana, Fleetwood Mac, The Velvet Underground, The Strokes ve The White Stripes gibi isimlerin önüne geçen Thom Yorke önderliğindeki Radiohead, 60′ları somutlaştıran The Beatles’ın 2000′lerdeki yansıması olarak tarif edildi. New Musical Express ekibi tarafından neticelendirilen anketle en ilham verici topluluk Radiohead ilan edildi. Tüm bunlar olurken topluluk yeni albüme “kayıt” demek için sonbaharı bekliyor.Eksen
Yıldızlar mı Daha Çok Yoksa Kum Taneleri mi?
Sahildeki kumlar, “çokluk” kavramını betimlemek için mükemmel bir araçtır. Aynı benzetmeleri gökteki yıldızlar için de kullanırız, çünkü geceleri gökyüzüne baktığımızda gökteki yıldızlar gerçekten de sayılamayacak kadar çok gözükür. Peki hangisi daha fazla olabilir?Aslında bu iki kavramın da sayısını tam olarak bilmemiz mümkün değil.Ancak bir takım bilgileri kullanarak çıkarımlar yapabilir ve iki kavramı bu bilgiler ışığında karşılaştırabiliriz. Bulduğumuz sayılar %100 doğru olmayacaktır ancak yine de durumu kavramamızı sağlamaya yetecektir. Önce kumlarla başlayalım :Elbet hayatınızda bir kere sahile gitmişsinizdir. Elinize bir avuç kum aldığınızda, bunun çok büyük miktarda taneciği barındırdığını da farketmişsinizdir. Evet, gerçekten de bir avuç kum bile çok fazla tanecik içerir.Deniz kumu, sahilde bulunan ve boyutları 0,0625 milimetreden 2 milimetreye kadar değişen kaya ve mineral parçacıkları olarak tanımlanmaktadır. Hesapların kolaylığı açısından, bir kum tanesinin çapını 1 milimetre olarak kabul edelim. Bu hesaba göre 1 cm3 kumda 1.000 adet kum tanesi bulunmaktadır. Avucunuza alabildiğiniz kumların hacmini 100 cm3 olduğunu varsayarsak, bu tek seferde avucunuzda 100.000 adet kum tanesini tutabileceğiniz anlamına gelir.Ortalama bir sahilin uzunluğunu 100 metre, genişliğini 10 metre ve derinliğini de 5 metre kabul edelim. Bu varsayımlarla, bu standart sahilimizde 5×10 üzeri (12), yani 5 trilyon kum tanesi bulunmaktadır. 2012 yılında yapılan bir çalışmada ise Dünya’daki toplam sahil uzunluğunun 356.000 km. olduğu bilim insanları tarafından açıklanmıştır. Bu iki değeri çarptığımızda ise tüm Dünya’daki toplam kum tanesi sayısını 17,8×10 üzeri (18) olarak buluruz. Yani neredeyse 17,8 kentilyon kum tanesi. Evet “kentilyon”. 1 kentilyon yazmak için 1’in yanına 18tane sıfır “0” koymalısınız.Şimdi de yıldızların sayısına bir bakalım. Kendi gökadamız Samanyolu’nda en az 10 üzeri (11) yani 100 milyaryıldız olduğu kesin bir şekilde bilinmektedir. Gerçek rakamın 200 milyar ile 1 trilyon arasındaolduğu tahmin ediliyor. Biz en kötü ihtimali hesaplayalım ve 100 milyar yıldızı ele alalım. Evrendeki toplam galaksi sayısının ise 100 milyarile 1 trilyon arasında olduğu bilinmektedir. Biz tekrar en düşük sayıyı (100 milyar) baz alarak hesap yapacak olursak, evrendeki toplam yıldız sayısı 100 milyar X 100 milyar, yani 10 üzeri (22) adet çıkar. Bu sayıya 10 sekstilyon denmektedir. 1 sekstilyon = 10 üzeri (21)Gördüğünüz gibi evrendeki yıldız sayısı, en asgari şartlarda bile Dünya’nın tüm sahillerindeki kum tanelerinden daha fazladır. Hem de çok daha fazladır. Öyle ki, Dünya’daki her bir kum tanesi başına evrende tamı tamına 1.000 adet yıldız bulunmaktadır.
21 Eylül'de Yeni Bir Leonard Cohen Albümü Geliyor
Son olarak 2012′de Old Ideas adlı bir albüm yayınlayan efsanevi müzisyen Leonard Cohen, tamamı yeni şarkılardan oluşan Populer Problems adlı bir albüm yayınlamaya hazırlanıyor. Hem de 80. yaş günü olan 21 Eylül’de.Bantmag
Bağışıklık Sistemimizi Gösteren 16 İnanılmaz Fotoğraf
İnsan vücudu ve içerisindeki bütün sistemler inanılmaz bir şeydir. Bu sistemlerden birisi de bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemi, patojen olarak bilinen ve vücudumuzda hastalığa sebebiyet veren mikropların tespit edebilmesi ve etkisiz hale getirilmesinden sorumludur. 28 yıl evvel, National Geographic Magazine 'Our Immune System: The Wars Within' adıyla bir makale yayımladı. Fotoğrafları Boehringer Ingelheim firmasından Lennart Nilsson tarafından çekilen Peter Jaret tarafından yazılan makale 1986'da National Geographic Magazine dergisinin Haziran sayısına basılmıştır. Nisan 2013'te, Reddit kullanıcısı 'spukkingfaceship' , bu makalenin fotoğraflarını Imgur sitesinde bulmuş ve gün yüzüne çıkarmıştır. Aşağıda bu fotoğrafları ve altlarında ise açıklamalarını bulabilirsiniz.