Kırmızılı Kadın'a e-Posta Soruşturması
İTÜ Mimarlık Fakültesi yönetimi, Gezi Direnişi’nin simgesi haline gelen ve kamuoyunda ‘Kırmızılı Kadın’ olarak tanınan Ceyda Sungur hakkında, araştırma görevlilerinin kadrolarıyla ilgili olarak attığı bir mail nedeniyle soruşturma açtı.İstanbul Teknik Üniversitesi yönetimi tarafından araştırma görevlilerine yönelik baskı artarak sürüyor. Araştırma görevlilerine açılan onca soruşturmaya son olarak İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde araştırma görevlisi olan ve “Kırmızılı kadın” fotoğrafının kahramanı Ceyda Sungur da eklendi. İTÜ Mimarlık Fakülte yönetimi tarafından Sungur’a “33a” kadrosunu savunan bir mail attığı için soruşturma açıldı. Sungur soruşturmanın asistanlar üzerindeki baskının boyutunu gösterdiğini belirterek “Burada önemli olan atılan e-postanın içerik ve meşruiyetinden çok iş güvencesi olmayan asistanların birbirleri arasında haberleşmesinin dahi kontrol altında tutulması. Sorgulayıcı eleştirel ve üretken olması beklenen bir akademik ortam için bu durum kabul edilemez” dedi.Eğitim - Sen İTÜ Mimarlık Fakülte temsilcisi Ceyda Sungur, eylül ayında hakkında olumlu görüş raporu bulunan bir araştırma görevlisinin “33a” kadrosuna yaptığı geçiş başvurusunun engellendiğini belirterek, asistanların yer aldığı mail grubundan çağrı yapıp, bölüm kurulunun toplanarak araştırma görevlisinin durumunu değerlendirmesini istedi. İTÜ Mimarlık Fakülte yönetimi de mailin ardından Sungur’a, araştırma görevlileri iletişim grubuna bir e-posta yazmak yoluyla araştırma görevlilerini “provoke etmek” gerekçesiyle soruşturma açtı.‘En temel hakkımız...’Gazetemize konuşan Ceyda Sungur “Eğitim-sen üyesi arkadaşımız, hakkında ihtiyacı ve başarısı beyan edilmiş görüşlerin olmasına karşın 15 Eylül’de işten atıldı. 9 Eylül’de 33a kadrosuna geçmek için yaptığı başvurunun bölüm kurulunda değerlendirmeye alınmaksızın talebinin reddedileceğini bildirmek ve konunun bölüm kurulunda değerlendirilmesini talep etmek üzere bölüm başkanlığı ile görüşmek için mail grubundan çağrıda bulundum. Bu mailde de herhangi bir şiddet ya da hakaret içerikli ifade yok” dedi. İfade özgürlüğünün engellenmek istendiğine dikkat çeken Sungur “İçeriği ne olursa olsun bu soruşturma üniversitemizde ifade özgürlüğünün önündeki kabul edilemez bir engeldir. Mimarlık fakültesi araştırma görevlilerine ait bir e-mail listesi gözetleniyor. Özgürce bilim üretmemiz beklenen bir fakültedede böyle bir müdahale olmaması gerekiyor” diye konuştu.Sungur’a daha önce de THY Başkanı Hamdi Topçu’nun kızı için üniversitede usulsüz kontenjan açılmasını protesto eden etkinliğe katıldığı için soruşturma açılarak, uyarı cezası verilmişti. Sungur uyarı cezasıyla ilgili dava açtıklarını da belirtti.Hazal Ocak | Cumhuriyet
Türk Yapımı Yeni Akustik Enstrüman: Yaybahar | Görkem Şen
Yaybahar İstanbul merkezli müzisyen Görkem Şen tarafından tasarlanan yeni bir akustik enstrümandır. Temelde yaylı bir çalgı. Notasyon yaylarının dışında bir de gövdeye bağlanan kalın yayları var. Enteresan, enteresan olduğu kadar fantastik bir sese sahip Yaybahar bir kaç farklı aletten ses alınıyormuş izlenimi veriyor. Yanı sıra, birden fazla dijital efekti basmışsın gibi unique bir ton veriyor.
CERN'in Başına Geçecek Yeni İsim Belli Oldu
İsviçre’de altmış yıl önce kurulan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nin (CERN) fizik laboratuarlarının genel direktörlüğünü, 2016 yılından itibaren ilk kez bir kadın bilim insanı yürütecek.Dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuarı olan CERN’in 2009 yılından beri genel direktörlüğünü yapan Rolf-Dieter Heuer’ın görevi 2015 yılının sonunda sona eriyor. 1 Ocak 2016 tarihinde ise bu görevi, İtalyan fizikçi Fabiola Gianotti üstlenecek.Evrenin varoluşu ve atom altı parçacıklarıyla ilgili önemli deneylerin yapıldığı merkez, 1954 yılında 12 ülkenin katılımıyla kuruldu. 21 tam üyesi ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 3 ortak üyesi bulunan CERN, dünyanın en büyük atom altı parçacık çarpıştırıcısı olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nı (LHC) da barındırıyor.2012 yılında CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı projesinde yer alan bilim insanları, ortaya çıkarıldığı düşünülen parçacığın, “Maddenin neden kütlesi var?” sorusunun anahtarı olarak görülen Higgs parçacığı olduğu yönündeki kanıtlarının güçlendiğini açıklamıştı.‘Tanrı parçacığı’ olarak da adlandırılan Higgs Bozonu’nu bulan ATLAS deneyindeki 39 farklı milletten 3.000 kişilik ekibin başında ise Fabiola Gianotti bulunuyordu.4 yıla yakın süren ve modern fiziğin en büyük gizemlerinden birinin aydınlatılmasından dolayı tarihin en büyük araştırma projesi olarak tanımlanan deneyin koordinatörü Gianotti, 2012′de Time dergisinin ‘Yılın Kişileri’ listesinde beşinci sırada yer almıştı.Müzisyen kimliğiyle de öne çıkan 52 yaşındaki Gianotti’nin genel direktörlük için rakipleri ise, Manchester Üniversitesi’nden İngiliz fizikçi Terry Wyatt ve Atomaltı Fizik Amsterdam Ulusal Enstitüsü Direktörü Frank Linde idi.Bu prestijli göreve seçilmesinden ötürü çok gurur duyduğunu ve mutlu olduğunu ifade eden Gianotti, amacının her zaman ‘barışın ve bilimin hizmetinde çalışmak’ olduğunu dile getirdi.Bu görevde başarılı olmak için çok çalışacağını belirten Gianotti, geçen yıl onarım için deneylerine ara verilen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın, 2015 yılında tekrar faaliyete geçeceğini de hatırlattı.Gianotti’nin 5 yıl kalacağı bu önemli göreve seçilmesi İtalya’da heyecan yarattı. Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano ile Başbakan Matteo Renzi ünlü fizikçiyi tebrik etti.Eğitim, Üniversite ve Araştırma Bakanı Stefania Giannini bu durumun, İtalyan biliminin büyük başarısı olduğuna dikkat çekti.Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni ise, Gianotti’nin bu göreve seçilmesinin, İtalya ve tüm dünyada görev yapan İtalyan araştırmacılar için onur verici olduğunu belirtti. İtalya bilim dünyasından da memnuniyet mesajları yağdı.Ülke basınında yer verilen haberlerde, İtalyan fizikçi Edoardo Amaldi’nin de CERN’in kurucuları arasında bulunduğu hatırlatıldı. CERN’in üst yönetiminde daha önce iki İtalyan fizikçi de görev almıştı. Nobel ödüllü parçacık fizikçisi Carlo Rubbia 1989-1994, Luciano Maiani ise 1999-2003 yılları arasında CERN’in genel direktörlüğünü yapmıştı.DHA
Reklam
9. İstanbul Animasyon Festivali'nde Gösterilecek Filmler Açıklandı
Sekizincisinin gerçekleşmemesi nedeniyle büyük üzüntü duyduğumuz fakat dokuzuncusunun ilk duyurusunun gelmesiyle birlikte büyük bir heyecanla beklediğimiz İstanbul Animasyon Festivali’nin bu yılki yarışma ve yarışma dışı filmleri belli oldu.Seha Can’ın Yasemin Mori şarkısı ”Işığa Geldi Çocuklar” için yaptığı klipten, Ethem Onur Bilgiç’in Salkım Söğüt’ üne yerli animasyonlar ın yanı sıra İngiltere, Fransa, ABD, Kanada, İsveç ve daha pek çok ülkeden animasyon filmlerin yer aldığı listeye buradan göz atabilirsiniz.Festivalde gösterilecek Salkım Söğüt animasyonunun fragmanını aşağıda görebilrisiniz.Bantmag
Reklam
Nostaljinin Bize Faydası Var mı?
Geçmiş yalnızca yabancı bir ülke değildir, hepimiz sürülmüşüzdür o ülkeden. Bütün sürgünler gibi oraya geri dönmeyi arzu ederiz. İşte bu özleme nostalji denir.İster bir fotoğraf, ister ilk öpücük ya da değer verdiğimiz bir eşya ile tetiklensin, nostalji belli bir yeri ya da zamanı hatırlatır. Hepimiz biliriz o duyguyu: yaşanıp bitmiş olana karşı duyulan o tatlı hüznü, sararmış fotoğraflar gibi, akşam güneşi vurmuş gibi gözümüzde canlanan geçmişi.‘Nostalji’ kelimesinin dilimize yerleşmesi 1600’lere kadar gider. İsviçreli doktorlar evlerini özleyen askerlerin hallerini bu kelimeyle ifade etmiştir. Bugün ise eve özlemden daha geniş anlamda kullanılmaktadır.Fakat nostaljinin duygusallıktan öte işlevleri de olabilir. Psikolog Constantine Sedikides’in yaptığı araştırmalarda nostaljinin, korkudan arınmak ve bir amaç doğrultusunda ilerlemek için diğer insanlarla ve olaylarla bağlantı kurmada kullanabileceğimiz bir kaynak olabileceği sonucuna varıldı.Sedikides, Korkuyla Başetme Teorisi’ni (KBT) temel alıyor. Bu teori, insanın temel psikolojik ihtiyacının kendi ölümünün kaçınılmazlığı ile başetme ihtiyacı olduğu düşüncesine dayanıyor. Teorinin kökeninde ise Sigmund Freud’un psikanaliz geleneği yatıyor.2008’de yapılan deneylerde KBT teorisini sınamak için standart bir yöntem kullanılmış; deneklerden kendi ölümlerini düşünmeleri ve “bu düşüncenin yarattığı duyguları tarif etmeleri” istenmiş. Başka bir gruptakilere ise diş ağrısını düşünüp bunun yarattığı duyguları tanımlamaları söylenmiş.KBT teorisine göre insan, ölüm düşüncesine tepki olarak hayata daha geniş bir anlam yükleme çabasına girer. Daha sonra deneklerden “Yaşamın hiçbir anlamı yok,” ya da “Hayatta verilen her tür çaba boşa,” gibi ifadelere katılıp katılmadıkları sorulmuş. Verilen yanıtlara göre denekler, yaşama yükledikleri anlamın yoğunluğu bakımından sınıflandırılmış.İnsanların nostaljiye yatkınlık derecesinin verilen yanıtları etkilediği görülmüş. Araştırmacılar, deneklere kendi ölümlerinin hatırlatılmasının anlamsızlık duygusunu arttırdığını fark etmiş; ama sadece nostaljiye yatkın olmadığını bildiren insanlarda. Nostaljiye yatkın olduklarını söyleyenlerin ise ölüm düşüncesinin yarattığı olumsuz duygulardan etkilenmedikleri görülmüş.Daha sonra yapılan deneyler nostaljiye yatkın insanların ölüm düşüncesine takılıp kalmadıkları gibi, yalnızlık duygusuna kapılmalarının da daha az olası olduğunu ortaya koyuyor. Burada nostalji zayıflık olarak görülmüyor. Araştırmacılar nostaljiyi akıl sağlığı için önemli bir etken, “anlam sağlayan bir kaynak” olarak değerlendiriyor.Nostalji, hafızada pozitif duygular deposu olarak işlev görüyor; istediğimizde başvuracağımız, belki de gündelik yaşantımızda duygularımızı güçlendirmek için sürekli yararlandığımız bir depo. Geleceğimizle daha iyi baş etmemizi sağlayan da işte geçmişimize karşı duyduğumuz bu güçlü duygulardır.Tom Stafford - Sheffield Üniversitesi | BBC Türkçe
Türkçeye Çevrildiğinde Türk Sanat Müziğine Dönüşen 7 Fransızca Şarkı
Fransızcanın bir büyüsü olduğunu biliyoruz. Telaffuzu zor olsa da konuşmaya çalışmak aşırı eğlenceli. Herkesin bazı dönemler bir şeyler söylemeyi denediğini, en azından bir “Bonjour” dillendirdiğini biliyoruz. Fransızca eserleri dinlemek çoğu insanın keyfi ama olur da Fransızca şarkıların ne anlama geldiğini merak ederseniz, karşınıza Türk Sanat Müziği eserleri çıkıyor. Bakın, bakın kendi gözlerinizle görün. Belki şimdi kendinizi şarkılara daha yakın hissedersiniz.
Murathan Mungan ile Sinemada Gerçeğin Kapıları
Bu yıl 20’ncisi düzenlenen Gezici Festival, Murathan Mungan’ı ağırlıyor.28 Kasım - 8 Aralık 2014 arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan yola çıkarak Eskişehir ve Sinop’a uğrayacak. Bu yıl festival, Murathan Mungan’ın özel seçkisini “Gerçeğe Açılan Üç Kapı” bölümünde gösteriyor. Sinema üzerine yazarak da düşünen Mungan, bu bölümde gerçekle olan ilişkiyi sinema aracılığıyla sorguluyor.ÜÇ USTADAN GERÇEKLİKMungan’ın seçtiği filmlerden ilki, Michelangelo Antonioni’nin imzalı Blow Up/ Cinayeti Gördüm, varlıklı ve ünlü bir moda fotoğrafçısı olan Thomas’ın, meçhul bir cinayetle olan ilişkisini konu alıyor. 1960’ların özgün yapıtlarından kabul edilen filmde, gerçeklik algısı sorgulanıyor.İkinci filmi Francis Ford Coppola’ya 1974’te Altın Palmiyeli The Conversation/ Konuşma. Film, ünlü yönetmenin en çarpıcı filmlerinden biri olarak öne çıkıyor. Üçüncü film ise, insanoğlunun zaafları üzerine kurulu örgüsüyle ‘gerçek’ denen şeyin göreceliğine vurgu yapan Akira Kurosawa’nın Rashomon’ı. Film, bir cinayet ve tecavüz olayıyla ilgili farklı insanların anlattığı, birbiriyle çelişen hikâyeler üzerinden gerçekliği sorguluyor.TARAF
Reklam
Minyonlar'dan İlk Fragman
Sandra Bullock ve Jon Hamm'in seslendirme kadrosunda olduğu film, 2015'in gişe şampiyonluğu adaylarından2010'da vizyona giren başarılı animasyon filmi 'Despicable Me / Çılgın Hırsız'da en sevilen ve dikkat çeken öğe, filmin kahramanı, dünyanın en büyük kötüsü Gru'nun yardımcıları olan Minyonlar'dı. 2013'te vizyona giren 'Despicable Me 2 / Çılgın Hırsız 2' filmiyle iyice popülerlik kazanan, kendi dillerine sahip küçük sarı yaratıklar o kadar sevildiler ki, 2015'te artık kendi hikayelerini anlatan 'Minions / Minyonlar' filmine kavuşacaklar. Filmin ilk fragmanında, Minyonlar'ın tarih boyunca kendilerine yakışacak, gönül rahatlığıyla hizmet edebilecekleri bir kötü adamı arayışları konu ediliyor. Filmin orijinal seslendirme kadrosunda Sandra Bullock, Jon Hamm, Allison Janney ve Steve Coogan yer alıyor.Milliyet Sanat 
CHP'den  Mescit Açılımı
CHP Genel Merkezi’nde yapılması kararlaştırılan mescit hizmete açıldı. Mescit açılması konusunda parti içinde eleştirilere hedef olan Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu “Bir ihtiyaç karşılandı' dedi.Ankara Söğütözü'nde bulunan CHP Genel Merkezi binasında mescit açıldı. Al Jazeera’dan Sibel Demirci Erdem’in haberine göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, mescit açılması konusunda bazı delegelerden ve genel merkeze ziyarete gelen bazı partililerden bu yönde bir talep geldiğini söyledi. Genel Merkez’de görevli genel müdürün talimatı üzerine giriş katının altında bir oda mescit olarak hazırlandı.'İhtiyaç karşılandı'Genel merkeze gelen ve namaz kılmak isteyen partililer ve ziyaretçilerden de bu yönde talepler geldiğini belirten Bekaroğlu, mescidin bu talebi karşılamak amacıyla açıldığını ifade etti. Bekaroğlu 'Bir ihtiyaç karşılandı' dedi.Bekaroğlu’na mescit tepkisiCHP Genel Merkezi’nde mescit yapılacağının duyulması üzerine ulusalcı kanatta yer alan bazı milletvekilleri Bekaroğlu’na tepki göstermişti. Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz Twitter'dan yaptığı açıklamada, Bekaroğlu’nu din istismarı yapmakla suçladı. Yılmaz “CHP Bekaroğlu gibi dini istismar edenlere bu kadar kapıyı açarsa kendi öz kitlesini kaybeder. CHP programına aykırı davranan Bekaroğlu istifa” diye yazmıştı.Bekaroğlu CHP’de halkla ilişkilerden sorumluRefah Partisi eski millevtekili ve Halkın Sesi Partisi kurucularından Mehmet Bekaroğlu 18’nci Olağanüstü Kurultay öncesinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan aldığı davet üzerine CHP’ye katıldı. Kılıçdaroğlu’nun bu daveti 'muhafazakâr açılım' olarak yorumlandı.Bilim Kültür Platformu'nun aday listesinden Parti Meclisi’ne giren Bekaroğlu’nu CHP lideri Merkez Yönetim Kurulu’nda genel başkan yardımcısı olarak görevlendirdi. Bekaroğlu CHP’de tanıtım ve halka ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcılığı görevini yürütüyor. Kurultay sonrasında Al Jazeera’nin sorularını yanıtlayan Bekaroğlu ‘CHP dine karşı' algısının değişmesi gerekir ancak ben bu algıyı yıkmak için CHP’ye geçmiş değilim, yeni dönem siyasetine katkı sağlamak üzere buradayım” diye konuşmuştu.Kaynak: Al Jazeera
Kült Tarantino Filmlerinden 10 Soundtrack
Sinema endüstrisinde yerleşmiş bir 'Tarantino Tarzı'nın olduğunu hemen hemen herkes kabul edecektir. Bu durum filmlerin senaryosu ve kurgusunun yanında müzikleriyle de kendisini gösteriyor doğal olarak. Biz de herhangi bir görüntü görmeden aklınıza Tarantino Tarzı'nı getirebilecek 5 film soundtrack'ini sizler için derledik.
Reklam
Başyapıta 101 Milyon Dolar
Giacometti'nin 'Araba' heykeli 101 milyon dolara satıldı.İsviçreli sanatçı Alberto Giacometti'nin başyapıtı ''Chariot'' (Araba) adlı heykeli, açık artırmada 101 milyon dolara alıcı buldu.Sotheby's müzayede evinin 'İzlenimci ve Modern Sanat Sonbahar Müzayedesi' New York'ta yapıldı.New York'taki müzayede gecesine, 1966 yılında ölen Alberto Giacometti'nin ''Araba'' adlı eseri damgasını vurdu. Ressam ve heykeltıraş Giacometti'nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında, 1950 yılında yaptığı 1,44 metre yüksekliğindeki iki tekerlekli araba üzerinde duran bronz tanrıça heykeli, 101 milyon dolara alıcı buldu.Giacometti'nin 'Walking Man' isimli eseri de 4 yıl önce Londra'da yapılan müzayedede 104 milyon dolara satılmıştı.Müzayedede, Vincent van Gogh'un 1890 yılında 66x51 santimetre ebatlarında yaptığı 'Papatyalı ve Gelincikli Vazo'' adlı eseri ise 61 milyon 800 bin dolara satıldı. Eserin satış kataloğundaki değeri 30 ila 50 milyon dolar olarak belirtilmişti.Müzayede gecesinin diğer bir yıldızı ise Amedeo Modigliani'nin 1911 ve 1912 yıllarında yaptığı, 70 milyon 700 bin dolara alıcı bulan 73 santimetre yüksekliğindeki ''Tete'' (Baş) adlı eseri oldu. Heykele satış kataloğunda 45 milyon değer biçilmişti.New York'taki müzayede gecesinde Sotheby's, toplam 422 milyon 100 bin dolarlık satış gerçekleştirerek 270 yıllık tarihindeki en yüksek meblağa ulaştı.Anadolu Ajansı muhabirinin sorusunu yanıtlayan Sotheby's'in İzlenimci ve Modern Sanat bölümü başkanlarından Simon Shaw, Amerikalı ve Çinli alıcıların müzayedede öne çıktığını söyledi. Shaw, müzayedeye Türk alıcıların katılıp katılmadığıyla ilgili soruya 'Türkiye'den klasik ve modern sanat dünyasıyla ilgilenen çok iyi koleksiyoncularımız var ama bu akşam Türkiye'den koleksiyoncunun olduğunu bilmiyorum' yanıtını verdi.Son yıllarda artan Asyalı alıcıların bu müzayede de önce çıktığını belirten Shaw, 40 ülkeden alıcının katıldığı New York'taki müzayedeye, Çin'den telefonla katılan bir alıcının Van Gogh'un 61 milyon 800 bin dolarlık eserinin sahibi olduğunu bildirdi.Müzayedede 73 eserin 58'i satılırken, Balthus, Matisse, Marc Chagall ve Giorgio de Chirico'nun eserleri potansiyel değerlerinin altında kalarak satılmayanlar arasında yer aldı.Dünya
Reklam
Zayıflamanızı Işık Hızına Taşıyacak 5 Yiyecek
Bazı yiyecekler var ki onlar kilo almamızın sorumlularıdır. Mesela Nutella!Fakat bazı yiyecekler bu ayıbı kapatmamıza yardımcı olabilir. Bu yiyeceklerden bazıları bizi daha uzun süre tok tutarken, kimisi de yağ yakımımızı hızlandırır. Bazıları ise tatlı isteğimiz tavan yaptığında, baklava yememizi engeller!İşte o yiyeceklerden 5 tanesi
İHA'lara Karşı Lazer Silahı
Çin'de insansız hava araçlarına karşı kullanılmak üzere özel bir lazer silahı geliştirildi. Yeni silah 5 kilometrekarelik bir alan içindeki küçük insansız hava araçlarını vurabiliyor.Şinhua ajansının Çin Akademisi Fizik Mühendisliği'ne dayandırarak verdiği haberde, Çin'in alçak seviyede uçan küçük insansız hava araçlarını (İHA) hedef alan lazer savunma silahını başarıyla test ettiği belirtildi. Geliştirilen lazer silahının, iki kilometrekarelik alan içinde beş saniyede hedefin konumunu belirleyerek vurabildiği ifade edildi.Lazer silahının kolay kurulabildiği ve taşınabildiği, özellikle büyük kentlerde düzenlenen etkinliklerde güvenlik açısından önemli rol oynayacağı vurgulandı. Son yapılan testlerde geliştirilen lazer silahının yüzde 100 başarı oranıyla 30'dan fazla hedefi başarıyla vurduğu açıklandı.Küçük insansız hava araçları sorun oluyorİHA adı verilen insansız hava araçlarının küçük boyutlu sürümleri son yıllarda çok popüler oldu. Birçok firmanın bu tip ürünü bulunuyor ve 300-500 TL'den başlayıp 5-6 bin TL'ye kadar ulaşan seri üretim insansız hava araçları satın alınabiliyor. Bu cihazların oluşturduğu güvenlik açıkları tüm dünyada tartışılan bir konu. ABD'de stadyum yakınlarında bu tip araçları kullanmak hapisle cezalandırılıyor.Kaynak: AA
İnsana Umut Aşılayan 10 Film
Bazen kendinizi güçsüz hissedersiniz. Sanki her şeyi batırmışsınız da düzeltmeye gücünüz yokmuş gibi gelir. Ortada sizin için yazılmış büyük bir macera vardır da siz, ısrarla kendi filminize kahraman olmayı reddediyorsunuzdur. Böyle can sıkıcı anlarda birinin ortaya çıkıp; güneşli, güzel günlerin de ihtimal dahilinde olduğunu size hatırlatması gerekir. Bu iş için hayata dair ihtimalleri perdeye yansıtan sinemadan daha uygunu bulunamaz! İşte, insana umut aşılayan, izleyeni her şeyin yoluna gireceğine dair cesaretlendiren 10 film; siz kendinizi ejderhaları dize getiren, cesur masal şövalyeleri gibi hissedesiniz diye…
Kült Filmlerle Özdeşleşen 12 Otomobil Afişi
Jesús Prudencio isimli ispanyol grafik tasarımcısı tarafından yapılan, tek bir arabayla filmleri özetleyen çalışmasından bazı örnekleri sizlere sunmak istedim, dahası kendi sitesinde mevcut ve posterleri sipariş verebiliyorsunuz
Reklam