Neden Çoğu Kişi Sağ Elini Kullanıyor?
Sağ elini kullanan insanlar dünya çapında çoğunluğu oluşturuyor. Bunun nedeni ne olabilir? Jason Goldman araştırdı.Hangi eli kontrol etmesi daha kolaydır? Yazarken hangi elinizi kullanıyorsanız yemek yerken de aynı eli kullanırsınız. İnsanların yüzde 74 ila 96’sı sağ elini kullanıyor. İngiltere’deki Liverpool Üniversitesi’nden arkeolog Natalie Uomini’ye göre “solak insanların çoğunlukta olduğu bir toplum hiç olmadı”.Herhangi bir yöne meyletme durumu beyinde başlar. Bazı işlemlerin beynin sol yarıküresinde, bazılarının ise sağ yarıkürede kontrol edildiğini biliyoruz. Ayrıca hem vücudumuzda hem de beynimizde kesişen sinirler, vücudumuzun sağ tarafının beynin sol tarafıyla ya da tersi halde kontrol edilmesini sağlıyor. Yani beynin sol yarıküresi sağ tarafımızdaki el, bacak ve gözümüzü kontrol ediyor.Bazı uzmanlar bu nörolojik işbölümünün 500 milyon yıldır hayvanlarda hakim olduğuna inanıyor. Beynin iki yarısının farklı görevleri aynı anda yerine getirmesini sağlamak üzere bu özellik gelişmiş olabilir. Örneğin beynin sol yanı, yiyecek toplamak gibi günlük işleri yapmak, sağ yanı ise çevreyi sürekli kolaçan ederek tehlike durumunda ani reaksiyon göstermek için evrilmiş olabilir.Kanıtlaması zor olmakla birlikte şöyle bir ihtimal mümkündür: İlk insanlar (hominid) iki ayakları üzerinde doğrulup ellerini başka işler yapmak ve alet tutmak için serbest kıldığında bu uzuvlarını farklı kullanmaya meyilliydi. Ya da Stephanie Braccini’nin İnsan Evrimi Dergisi ’ndeki (Journal of Human Evolution) makalede belirttiği gibi, “bireysel asimetrinin pekişmesi hominidlerin ayağa kalkarak alet kullanmasıyla başlamış olabilir”.Braccini ve ekibi bu iddiayı desteklemek üzere şempanzeleri gözlediğinde şunu fark etti: Şempanzeler dört ayak üzerinde iken herhangi bir el tercihi söz konusu olmazken, iki ayak üzerine kalktıklarında yarısı sol eli, diğer yarısı ise sağ eli kullanıyordu.Peki ne oldu da ilk insanlar daha çok sağ eli tercih etmeye başladı? Bunu tespit etmek için araştırmacılar kendi sağ ve sol ellerini kullanarak yaptıkları yontma taş aletleri o dönemden kalan aletlerle karşılaştırdılar ve şu sonuca vardılar: Hominidlerin sağ ellerini tercih etme durumunun 2 milyon yıldan daha eskiye dayandığını gösteren yeterli delil yoktu.Fakat Kenya’daki Koobi Fora bölgesinde 1,5 milyon öncesinden kalma Homo habilis ve Homo erectus türlerine mensup atalarımız taş aletlerini yaparken sağ ellerini daha çok kullandıklarına dair verilere rastlandı. 600 bin yıl öncesine geldiğimizde ise artık sağ elin baskınlığı bariz olarak görülüyordu. O dönemden kalan Homo heidelbergensis türü insan dişlerindeki yıpranma şekli, yiyeceklerin sağ elle ağza götürüldüğünü gösteriyordu.Bu açıklama bize bu değişimin ne zaman oluştuğuna dair fikir veriyor, ama nedenini açıklamıyor. Bazı uzmanlar bunu dil ile ilişkilendiriyor. İnsanların çoğu, işlerini sağ elle yapıyor; bunu beynin sol yarıküresi kontrol ediyor; ve aynı şekilde dille ilgili işlemler de sol yarıkürede yapılıyor. Aslında dil için beynin sol tarafının kullanılması sağ el kullanımının da bir yan etki olarak gelişmesine neden olmuş olabilir.Yani sağ el kullanmaya meyletme durumu, beynimizdeki sistemin tesadüfi bir yan ürünü olabilir. Fakat kanıtlaması zor, hatta imkânsız bir hipotez bu.Solaklara gelince… 1977’de Psikoloji Bülteni adlı dergide yayımlanan bir makaleye göre, “sol el kullanımını, iddia edildiği gibi herhangi bir eksiklikle ilişkilendirecek fazla veri bulunmuyor”. Hatta bazı araştırmalar, solakların beyin hasarlarını daha kolay onardığını gösteriyor. Ayrıca herhangi bir kavgada sürpriz unsuru oluşturarak dövüş sporlarında daha başarılı olmaları da mümkün. Bütün bunlar genel normdan farklı olmanın avantajlı olduğunu gösteriyor.Jason G Goldman | BBC Future
Antik Kent Üstüne AVM'ye İzin Veren Kurula Soruşturma
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, M.Ö. 7. yüzyıla ait Mudanya’daki Myrelia Antik Kenti üstüne süpermarket yapılmasına izin veren Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkında kamu davası açılmasını ve cezalandırılmalarını istedi.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, M.Ö. 7. yüzyıla ait Mudanya’daki Myrelia Antik Kenti üstüne süpermarket yapılmasına izin veren Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkında kamu davası açılmasını ve görevi kötüye kullanmak suçundan cezalandırılmalarını istedi.Bursa’nın Mudanya ilçesinde Tesco Kipa Kitle Pazarlama Şirketi, 2012 yılında Myrelia Antik Kenti sınırları içinde bir süpermarket yapmaya başladı. Ancak yapım çalışmaları esnasında antik kente dair önemli yapı kalıntıları ortaya çıktı. Bölgede yaşayan vatandaşlar, süpermarket inşaatının durdurulması için mahkemeye başvurdu.KALINTILARA RAĞMEN MARKETE İZİN VERDİLERBursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu ise, bu kalıntı ve bulgulara rağmen inşaatın devam etmesine karar verdi. Bölgede yaşayan vatandaşların başvurusu üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Myrleia Antik Kenti’nin imara açılmasına onay veren Bursa Koruma Kurulu üyeleri hakkında kamu davası açılması ve cezalandırılmaları yönünde iddianame hazırlayarak mahkemeye sundu.‘GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANDILAR’Cumhuriyet Savcısı Gökhan Şen tarafından hazırlanan iddianamede, Myrleia Antik Kenti sınırlarında yapılan sondaj kazılarında önemli kalıntı ve buluntulara rastlanmasına rağmen, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyelerinin inşai faaliyetlere izin verdiğini ve görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerini söyledi. Savcılık, Koruma Kurulu üyesi şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerini ifade ederek, her bir üyenin ayrı ayrı cezalandırılmasını istedi.Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyeleri hakkında, görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı soruşturma izni vermişti. Koruma Kurulu görevlileri ise, bu izne karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulunmuş, Ankara Bölge İdare Mahkemesi ise bu itirazı 6 Kasım 2013’te reddetmişti.‘AVM YIKILMALI’Bursa Şehir Plancıları Odası Başkanı Hakan Karademir, süpermarketle ilgili mahkeme sürecinin devam ettiğini ifade ederek, “Buradaki AVM yıkılarak, antik kentin açığa çıkarılması gerekir” dedi.Myrleia Antik Kenti sınırlarında kurulan süpermarketin inşaatı bitmiş, rafları hazırlanmış durumda. Market, faaliyete geçmeyi bekliyor.BODRUM KATINDA ANTİK KENTBursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, Myrelia kenti üzerine yapılan süpermarketin devam ettirilmesine karar verince, sondaj çalışmaları sırasında ortaya çıkan bulgu ve kalıntılar, süpermarketin bodrum katında camekana konuldu.Kaynak: Sinem UĞURLU | Evrensel
Türkiye'de Google Glass ile Ameliyat Çekimi Yapıldı
Google Glass’ın sokakta kullanımı her ne kadar sert tepkilere sebep olsa da, belli alanlarda ürünün faydaları bulunmakta. Bu alanlardan biri de sağlık. Geçtiğimiz aylarda yurtdışında yapılan bir ameliyat, doktorun gözünden eş zamanlı olarak yayınlanmıştı. Ülkemizde de Liv Hospital ve Memorial Hospital bu akıma uydular ve birkaç hafta arayla Google Glass ile yaptıkları ameliyatı eş zamanlı olarak aktardılar.Google Glass ile yayın yapan ilk hastane Memorial Ankara Hastanesi olduProf. Dr. Ali Oto’nun kullandığı Google Glass ile yapılan ameliyat eş zamanlı olarak konferans salonundaki hekimlere aktarıldı ve Türkiye’de Google Glass’ın hastanede kullanıldığı ilk vaka oldu. Dr. Ali Oto, Google Glass kullanımının faydalarını şu şekilde aktardı:Bilim- Kurgu dizilerinde gördüğümüz şeyler şimdi gerçek oldu. Bu gözlükle ben neyi görüyorsam bunu internet üzerinden her hangi bir yere ulaştırmak mümkün. İşlemi yapan kişinin gözünden gördüklerimi izleyicilere aktarmak böylece mümkün olabiliyor. Türkiye’de şuanda 7’nci gözlük bu ve ilk kez bu amaçla Google Glass kullanılacak. Bugün bir deneme olarak konferans salonumuzdaki hekimlere aktarılacak ve onlarla tartışacağız. Gözlük ses komutu da alıyor. Bilimsel olarak ne ölçüde bize eğitim amaçlı göstermesi bakımından çok önemli.Liv Hospital Japonya’ya Eş Zamanlı Yayın yaptıLiv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu’nun taktığı Google Glass ile yayın, Japonya’da bulunan kardiyoloji hekimlerine ve İstanbul’da konferans salonundaki izleyici hekimlere aktarıldı. Alp Burak Çatakoğlu yapılan yayın için şu sözleri aktardı:Google Glass ile yapılan eş zamanlı yayın ile iki avantajımız olacak. Benimle aynı noktadan işlemi yapıyormuş gibi benim bakış açımla görecekler işlemi. Fotoğraf ve video olarak Japonya’ya aktaracağız. Onlar da bu aşamaları tek tek Türkiye’deymiş gibi izleyecekler. Japonya’dan çok kıymetli bir meslektaşım bu görüntülere yorum yaparak bize kendi tecrübelerini aktaracak. Çok uzak coğrafyalardaki iki hekimin birlikte sanki yan yanaymış gibi çalışmasını sağlayacağız. Bu çok değişik teknoloji, ufkumuzu açacak teknoloji. Uzakten eğitim tele tıp dediğimiz bu hadiseyi gelecekte daha fazla yaşıyor olacağız. El el üstündür. Herkesin tecrübesi farklı. Farklı hekimlerin farklı tecrübeleri bir araya geldiğinde çıkacak sonuçlar daha başarılı olacaktır. Yaptığımız işlemin başarı açısından, bu tür teknolojilerin uzun dönemde ciddi şeyler vadettiğini hissedebiliyorum.Google Glass'ın kamerası özellikle bakış açısı görüntülerini kaydetmek için gayet faydalı. Görüntüyü alıp, eş zamanlı yayın yapan ender cihazlardan ve özellikle doktorlar ve gazeteciler için bu özelliği çok kullanışlı. Her ne kadar sokakta kullanılacak bir ürün olmasa da, bu alanlarda çalışan kişilerde Google Glass’ı görebiliriz. Sitemizde de yer verdiğimiz Glass Medya adlı sitenin de bunun üzerine çalışması olmuş ve bir otelin tanıtım filmini Google Glass ile çekmişlerdi. Aşağıdaki videodan çalışmalarına ulaşabilirsiniz.Teknolo
2014’te Yaşanan En Önemli 10 Sağlık Olayı
2014 yılında sağlıkta birçok dönüm noktası yaşandı. Sosyal medyada farkındalık kampanyaları düzenlendi, daha uzun yaşamın kapıları aralandı, tüm diyetleri unutturan yeni diyet çeşitleri ve hayatımızı kolaylaştıracak yepyeni buluşlar ortaya çıktı. 2014 yılı sağlık açısından oldukça hareketli ve umut verici bir yıl oldu. İşte 2014'te sağlıkta yaşanan en önemli 10 olay:
Reklam
Günün Fotoğrafı
40.000 kereden fazla paylaşılan Günün Fotoğrafı galerimiz için yeni başlık açtık.Eski günün fotoğraflarını görmek için; http://onedio.com/haber/gunun-fotografi-164194 ve http://onedio.com/haber/gunun-fotografi-43470 adreslerini ziyaret edebilirsiniz.
Reklam
Düz Zeminden Düşmek İstemeyen Top
San Jose Devlet Üniversitesi tarafından geliştirilen düzenek sayesinde üzerine konulan topun hareketi sırasında yere düşmesi imkansız hale gelmiş.
Reklam
Erdoğan: 'Soruları Çalıp, Belli Kurumlara Sızdılar'
Gebze Teknik Üniversitesi ziyaretinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Aralık operasyonu ilgili  değerlendirmelerini burada da sürdürdü. Sınavlarda soruların çalınarak bazı kurumlara sızıldığını kaydeden Erdoğan, 'Milletin parasıyla okudular, himmet adı altında topladıkları parayla okudular, soru çalarak belli kurumlara sızdılar.' diye konuştu.İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:1940’ların tek parti dönemini özleyen, baskı ret ve inkar özlemi içinde olan üniversite ve akademi dünyası Türkiye’ye geçmişte büyük zarar vermiştir. Üniversiteyi hapishaneye ikna odalarına çeviren bir zihniyet büyük zarar vermiştir. Bizde öğrenciliğimizi o şartlar içinde geçirdik. Bu tek parti ve faşizm zihniyetindekiler kadar, aklını bir takım ihanet şebekelerine kiraya veren zihniyette aynı şekilde tehlikelidir. Başörtüsünü yasaklayanlarla, başörtüsüne füruat diyenler kol kola girdiler. Üst aklın maşası olanlar, bugünlerde görüyorsunuz kucaklaştılar. Bütün hayatları hukuku çiğnemekle geçenler, normalleşen hukuk karşısında eski Türkiye hukukunu istemeye başladılar. Birikimini sahip olduğu konumu ülkesi için seferber etmek yerine, telefon dinlemeye yoğunlaşanların nasıl bir ihanet içinde olduklarını görüyoruz.Milletin parasıyla okudular, himmet adı altında topladıkları parayla okudular, soru çalarak belli kurumlara sızdılar. Millete çalışmak yerine gittiler uluslararası çevrelere, uluslararası istihbarat örgütlerine çalıştılar. İşte TÜBİTAK işte bunun en bariz örneğidir. Bilim üretmesi gereken TÜBİTAK gizli bir şekilde bir ihanet şebekesine onun maşası olan çevrelere çalıştı. Bugün ise bir normalleşme süreci içine girmiştir, normalleşmiştir diyemiyorum, daha henüz yok, ciddi temizliklerin yapılması gerekiyor, biraz daha zaman alacak. Biz birilerinin özgürlüğü için değil 77 milyonun özgürlüğü için mücadele edeceğiz. Bunu inşallah başardık, başarıyoruz. Güçlü Türkiye imtiyazlı kesimlere özgürlük çıkar sağlayan operasyonlarla artık başa çıkabiliyor. Dünden itibaren ulusal ve uluslararası medyada başlatılan Türkiye aleyhtarı algı operasyonları da boşa çıkacak. Çetelerin hukuku değil milletin hukuku Türkiye’yi özgür bir konuma yükseltecek. Allah nefes verdiği müddetçe bu mücadelemiz sürecektir. Ardından bayrağı genç nesiller alacak. Sizlerin yetiştireceği o nesillere inanıyoruz. Gayretleriniz için alın teriniz bilim aşkınız için sizlere milletçe şükranlarımızı sunuyoruz.Vatan
'Beetlejuice 2' Geliyor
Türkiye’de 20 Şubat’ta vizyona girecek yeni filmi Big Eyes‘la ilgili bir röportaj veren Tim Burton, yeni Beetlejuice filmi hakkında açıklamalarda bulundu. Filmle ilgili çok heyecanlı olduğunu dile getiren Burton, filmin tahmin edilenden daha kısa sürede hazırlanacağına inandığını belirtti.Bir süredir gündemde olan Beetlejuice 2 filmi için hazırlıkların başladığını belirten Tim Burton, Michael Keaton’la yeniden çalışacağı için çok mutlu olduğunu söyledi. ”Beetlejuice karakterini canlandırabilecek yalnızca bir kişi var” diyen Burton, Keaton eşliğinde bir senaryo taslağı üzerine çalıştıklarını doğruladı.Michael Keaton bu yıl Need For Speed ve Robocop filmlerinin ardından Alejandro Inarritu imzalı Birdman‘de rol almıştı.Bant Mag
Reklam
Işık Hızında Seyahat Gerçeğe mi Dönüşüyor?
Işık, saniyede 299.792.458 metre yol kateder. Yani saatteki hızı 1.079.000.000 kilometredir. Işık hızı, Einstein’ın İzafiyet Teorisine göre evrendeki tek sabittir. Ve bu hızın aşılması mümkün değildir. Bu sebeple ışık hızını aşabilecek araçlara sadece bilim kurgu romanları ve filmlerinde rastlayageldik.Uzay Yolu serisinde ışık hızında veya daha hızlı hareket eden araçlarla galaksimizin derinliklerine kolayca seyahat ediliyor. Ünlü bilim kurgu film dizisi Uzay Yolu’nda ‘warp drive’ deniyor bu hızdaki seyahate. Uzay Yolu’nun hikayesine göre ‘warp sürüşü’, 2063 yılında Zefram Cochrane adlı bir bilim insanı tarafından geliştiriliyor. Warp sürüşü, bildiğimiz anlamda ışık hızını geçmek yerine, uzayı bükerek ışık hızlarıyla ölçülen devasa mesafelere ulaşmak üzerine kurulu bir mantığa dayanıyor.
Reklam
Oldukça Sıradan Görünen Fakat Arka Planında Hayli Karanlık Hikayeler Bulunan 9 Fotoğraf
Bazı görüntülerin binlerce kelimenin anlatamayacağı şeyleri bizlere aktardığı söylenir. Peki ya bu görüntüler? Oldukça sıradan görünen fakat arka planında hayli karanlık hikayeler bulunan bu fotoğraflar çok daha fazlasını anlatıyor diyebiliriz. Bazıları oldukça korkunç tesadüflerin(!), bazıları da insanın tüylerini ürperten eylemlerin öncesinde çekilen bu fotoğraflar, hiçbir sözcüğün tarif edemeyeceği hisleri bize aktarmaya yetiyor.
Çallı'nın Tablosu 2 Milyon 460 Bin Liraya Satıldı
İstanbul'da düzenlenen müzayedede 2 milyon 460 bin liraya alıcı bulan İbrahim Çallı'nın 1913 tarihli 'Avluda oturanlar' isimli eseri, ünlü ressamın en yüksek değere satılan tablosu oldu.Antik AŞ'den yapılan açıklamaya göre, Shangri-La Bosphorus Otel'de düzenlenen müzayedede özel koleksiyonlardan seçilmiş değerli tablolar ve antikalar satışa sunuldu.Türkiye'nin önde gelen koleksiyoncuları ve iş dünyasından 500'ü aşkın sanat mereklısının katılımıyla gerçekleşen müzayedede, klasik Türk resmi ve Osmanlı eserleri rekor fiyatlarla alıcı buldu.Müzayedede İbrahim Çallı imzalı, 1913 tarihli 'Avluda Oturanlar' isimli eser 2 milyon 460 bin liraya alıcı bulurken, eser bugüne kadar satılan en yüksek tutarlı 'Çallı tablosu' oldu.Açık artırmada Sami Yetik'in 'Şakayıklar' 757 bin, Halil Paşa'nın 'Nil'de Bahar' 630 bin, Şevket Dağ'ın 'Natürmort' 600 bin, Şeker Ahmet Paşa'nın 'Ayvalı Natürmort' 550 bin, Fausto Zonaro'nun 'Galata Limanı' 440 bin, Nazmi Ziya'nın 'Göksu' 330 bin, İbrahim Çallı'nın 'Manolyalar' 280 bin, Nazmi Ziya'nın 'Mavnalar' 280 bin, İbrahim Çallı'nın 'Manolyalar' eseri 215 bin liradan alıcı bulurken, Halil Paşa'nın 'Sahil' konulu tuvali 500 bin, Hattat Yedikuleli'nin Hilye-i Şerife eseri 310 bin liraya satıldı.Muhabir: Uğur Arslanhan
Kuşların 116 Milyon Yıl Önce Dişleri Vardı
Yeni bir araştırma, 116 milyon yıl önce yaşamış olan modern kuş türlerinin ortak atasının dişlere sahip olduğuna işaret etti.Antik zamanlardan kalan fosillerden elde edilen DNA'ları modern türlerin genetiğiyle karşılaştıran bilim insanları, kuşların ne zaman dişlerini kaybettiğine dair önemli ipuçlarına ulaştı.California Üniversitesi'nde evrim biyoloğu olan Mark Springer'in başını çektiği araştırmada, kuşları nesilden nesile nasıl değişim gösterdikleri incelendi. Springer, yemeği öğütmek ve işlemek için eğik gagalarından yararlanan kuşların, eski zamanlarda dişlerle dolu bir ağıza sahip olabileceğini ifade etti.Almanya'da 1861 yılında bulunan ve dinozorlar ile modern kuşlar arasındaki geçisi temsil ettiğine inanılan Archaeopteryx fosili, kuşların dişleri olan dinozor türlerinden geldiğine işaret ederken, geçmişteki araştırmalar T.rex'i de içinde barındıran teropot türünden evrim geçirdiklerine işaret etmişti.Springer, bu bilgilere rağmen kuşların dişlerine ne olduğu hakkında son 150 yılda önemli bir bilgi edilemediğini ifade ederek, sorunun cevabını bulmak için genlere baktıklarını söyledi.Kuşları dışındaki canlıları da etkilediScience dergisinde yayımlanan araştırmada, omurgalılarda diş oluşumuyla ilgili olan altı genin modern kuşların tümüne uzanan 48 türde nasıl mutasyona uğradığı analiz edildi. İncelenen kuş türlerinin tümünde söz konusu genlerin mutasyona uğradığını tespit eden bilim insanları, ortak türlerin milyonlarca yıl önce diş geliştirme yeteneğini kaybettiği sonucuna vardı.Mutasyonların kuşlarda diş kaybına 116 milyon önce başladığını hesaplayan araştırmacılar, aynı evrimin dişleri bulunmayan kaplumbağa, armadillo, tembel hayvan ve karıncayiyen gibi canlılarda da paylaşıldığını belirtti.Kuşların hayatta olan en yakın kertenkele akrabasının timsah olduğunu belirten Springer, diş geliştirme yeteneği kazandıran altı genin tümünün Amerikan timsahında var olduğuna dikkat çekti.Kaynak: Livescience ve Al Jazeera
Reklam