Bernat Barbara Macaristan'da yaşayan bir illustrator. Kendisi hali hazırda kullanılan kağıt paralara farklı bir bakış açısı getirmiş. Bence bu hali Forint'ten* daha hoş duruyor. *forint: macar para birimi.
Bisikletle gezerken hepimiz en iyi kareleri yakalamak isteriz aslında. Bu bir gösteriş değil, yaptığımız sporun doğasında vardır. Her sporcu aldığı keyfi paylaşmak, yaptığı spora insanları özendirmek ister. Belirli ölçüleri tutturmak ve etik sınırlarda ilerlemek fotoğraflarımıza bakan insanlara keyif verecek ve yaptığımız spora özendirecektir mutlaka. Bisiklet ve fotoğraf ilişkisini birlikte iyi yönetebilmek adına bir kaç bilgi derledik ve bunları size sunuyoruz.
Unutulmaz filmlerin terk edilmiş setlerini hep görmek istemişimdir. Bence gelecekte arkeologlar bu setleri bulduklarında çok şaşıracak ve bu nasıl bir bulmacadır diyecekler. Düşünün Star Wars'ın çölde kurulu Tatooine evleri, gayet gerçekçi ve özenle yapılmış bu mekanların terk edilmiş olması beni baya şaşırtıyor. The Lord of the Rings‘ Hobbit köyü, bir hayal mekanı gibi gözükse de şu an meraklı ziyaretçilerin akınına uğruyor, en azından onlar koruma altında ve gidip görebileceğimiz durumdalar. Gotham City for Batman and Batman Returns setlerini unutmamak lazım, kurulan şehir devam filmleri için olduğu gibi bırakılmış. Rüyalarımı süsleyen bu büyülü mekanları görmek için neler vermezdim. Peki en sevdiğiniz film ve set hangisi? Fikirlerinizi bizle paylaşın bakarsınız beraberce bir turne düzenleyip bu setleri gezme ayrıcalığına sahip oluruz. Daha fazla ayrıntı için buraya bir göz atın.
Ressamların resimlerini yaptıkları studyoları hepiniz merak etmişsinizdir. Soğuk kış günlerinde ateşlenip yattığınız gecelerde 'Dali nerede yapiyor tablolarını anne' diye sayıkladığınız günleri duyar gibiyiz. Bu yüzden size 10 büyük sanatçının studyosunu göstereceğiz. Hiç değilse geyiklerde kaynak olur.
Patrick Willems isimli bir kullanıcı tarafından paylaşılmış olan yapımda X-Men Filmlerini Wes Anderson Yönetse Nasıl Olurdu ? sorusunun cevabı Wes Anderson tekniklerinin üzerine basa basa anlatılıyor.
Efendim tüm zamanların en önemli üçlemelerinden biri olan Geleceğe Dönüş serisinin ki bana sorarsanız Matrix'e kadar geçen dönemde daha iyisi olmamıştır; ikinci filminde yer alan zaman paradoksu durumu ve bu durumun aslında tüm senaryo kurgusunu yerle bir etmesi bir tek benim mi dikkatimi çekti bilmiyorum ama yine de sizlerle paylaşmak istedim.
Geçen hafta sonsuzluğa uğurladığımız Türkiye edebiyatının usta ismi Yaşar Kemal’in kitaplarına gösterilen ilgi son bir haftada dört kat arttı.Radikal'den Cem Erciyes'in haberine ve D&R'ın 146 mağazası ile internet satışlarından belirnen verilere göre, son bir haftada Yaşar Kemal kitaplarına gösterilen ilgi dört kat arttı.Yaşar Kemal’i 28 Şubat Cumartesi günü kaybetmiştik. Türkiye’yi yasa boğan bu kaybın üzerine başta İnce Memed olmak üzere kitaplarından, unutulmaz roman kahramanlarından bol bol bahsedildi, onu kitaplarıyla anmaya, okuyarak yaşatmaya çağıran yazılar yazıldı. Türkiyeli okurlar da bu çağrılara kulak vermiş olmalı… Yaşar Kemal’in yazdıklarını tekrar hatırlamak isteyenler olduğu kadar, onun ünlü romanlarını tanımaya karar veren genç okurun da ilgisinde bir artış olduğu tahmin ediliyor.Yaşar Kemal’in ölümünden sonra, kitap satışlarının yüzde 417 arttığı bildirildi. En çok okunan kitabı, İnce Memed’in ilk cildi. Ardından ‘destansı roman’ türündeki kitabı Ağrı Dağı Efsanesi geliyor. Üç numarada İnce Memed 2, dört numarada Ağrı Dağı Efsanesi gibi ‘ince' bir başka kitabı, 79 sayfalık 'Kuşlar da Gitti' var. Yaşar Kemal bu kitabında ‘azatlık’ kuş satan, satamadıkları kuşları yiyen çocuklar aracılığıyla İstanbul ’daki değişimi ve çürümeyi anlatıyordu. Yazarın çok satanlar listesinin beşinci sırasında ise dört ciltlik İnce Memed’in üçüncü cildi yer alıyor.Yaşar Kemal, uzun yazarlık yaşamı boyunca bir çocuk romanı, 12 deneme-derleme, 9 röportaj, 4 destansı roman, bir şiir, 21 roman iki de öykü kitabı olmak üzere 46 kitap yazdı. Kitapları Yapı Kredi Yayınları tarafından basılıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbelerin ekonomik krizlerle geldiğini belirterek, dolardaki yükselişin sebebinin, dolar zengini üretmenin çabası olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep'te kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle biraraya geldi.Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini selamlayarak, şahsına gösterdikleri teveccüh ve destek için teşekkür etti. Erdoğan, toplu açılış ve temel atma töreni vesilesiyle tüm Gaziantepli kardeşleriyle bir arada olduklarını belirterek, 'Eski parayla 4 katrilyon 250 trilyonluk yatırımların resmi açılışını gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı adayı olduğumuzda söz vermiştik. Oturan evrak imzalayan Cumhurbaşkanı olmayacağım. Milletimin layık gördüğü her oyun hakkını vermek, en başta görevimdir şimdi de bu sözümü yerine getiriyorum. Her fırsatta illerimizi ziyaret ediyor, toplu açılış törenleriyle milletimizle kucaklaşıyorum. Bu törenlerle halkımızla bir arada oluyoruz. Sadece ülkemiz değil uluslararası platformda da uluslararası camiayla bir arada oluyorum. En son Suudi Arabistan ziyaretle bu işi çok daha farklı bir noktaya getirdik. Sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle, kanaat önderleriyle, işadamları, bilim adamlarıyla hasret gideriyor, konuşuyoruz. Sıkıntıları dinlemeyi icraatları takip etmeyi sürdüreceğiz. Allah azmimizi kararlılığımızı daim eylesin' dedi.Sivil toplumun, demokrasi, çok seslilik, çoğulculuk olduğunu belirten Erdoğan, 'Aslında siyasi partiler, sivil toplum kuruluşlarının çok daha farklı teşkilatlanmış yapısıdır. Kendisini ifade etmek, fikirlerini duyurmak isteyen herkes rahatlıkla bir sivil toplum kuruluşu kurabilir. Bir derneğe, vakfa üye olabilir. Herhangi bir siyasi partide üye olarak faaliyette bulunabilir. Türkiye bugün sivil toplum kuruluşları bakımından tarihinin en zengin dönemini yaşıyor' dedi.Parti kapatma iddialarıyla ilgili Erdoğan, 'Bir iki parti veya üç parti kendilerinin kapatılmasına yönelik operasyonların olduğundan bahsediyor. Ayıptır. Genel Başkan olduğum dönemde parlamentoda siyasi partilerin kapatılmamasına yönelik anayasa değişikliği yapmak istediğimizde bazıları Meclisi terketti. Bizim içimizden bazıları da ihanet etti. Meclisi terkedip gittiler. O maddeyi geçiremedik. O madde o gün geçmiş olsaydı böyle bir kargaşa olmayacaktı. Bu ifadeyi kullananlar buyursunlar parlamentoda bütün siyasi partiler ortada hemen gelin 3-5 maddelik bir şey siyasi partilerin kapatılmasını ortadan kaldıracak düzenlemeyi yapın bu işi bitirin. İktidar partisi buna karşı çıkmayacaktır. Ama mesele o değil. Burada yine alavere dalavere. Artık bu işlere karnımız tok. Dürüst olmak lazım. Eğer siyasette dürüst değilseniz her zaman kaybetmeye mahkumsunuz. İktidar partisi kapatılmaya karşıdır. Çünkü bunun bedelini ödedik. O partinin ben genel başkanıydım. Birileri ne şekilde propaganda yaparsa yapsın Türkiye tarihinin en özgürlükçü döneminin keyfini çıkarıyor. Medyada, siyasi mecralarda herkes dilediği görüşü rahatlıkla savunabiliyor. Burada ölçü ne, anayasa ve yasalara uygun şekilde yürüteceksiniz. Kimsenin hakkına hukukuna inancına hakaret ve tacizde bulunmayacaksın. Bu şekilde faaliyet gösterdiği halde herhangi bir baskıya maruz kalan birey kurum kuruluş var mı? Varsa hakkını herkesten önce ben savunacağım velev ki bana karşı olsun bana muhalefet ediyor olsun. Cumhurbaşkanına hakaret ediyorsun, Başbakana hakaret ediyorsun daha ne olacak git batıda yap bakmalım' dedi.Erdoğan, 'Özgürlük adına demokrasi adına taşla sopayla teşebbüs edenler çıkmışlar özgürlükten bahsediyorlar. TBMM’de maske takıyorlar sonra özgürlükten bahsediyorlar. Molotofa özgürlük diye sokakta dolaşanlardan demokrasi olabilir mi? Bıçak doktorun elinde neşter olur hayat kurtarır ama katilin elinde can alır. Güvenlik paketiyle bunları engelleyeceğiz. Ama bir muhalefet, bir karşı çıkma. Sanki ülkede darbe kanunu çıkartılıyor. Dertleri nedir? Bu paket çıkmasın. Demokratik çerçevede tepkini ortaya koyabilirsin ama ülkenin huzurunu bozamazsın. Türkiye büyüdükçe ekonomi de aradığı istikrarı buldukça birileri sokaktan medet umuyor, lütfen dikkat edin! Erbakan Hocamıza, Adnan Menderes’e aynı şeyler uygulandı. Bugün 'Medya özgürlüğü yok' diyenler özgürce yazıyorlar. İşin gerisindeki, oyun başka' diye konuştu.Dolardaki artışla ilgili de konuşan Erdoğan, 'Her darbe önce elini vatandaşın cebine atar. Darbeler ekonomik krizlerle gelir. Memleketin kaynaklarını peşkeş çeker. Bir kitapçık kriziyle bu ülke bir gecede fakirleştirilmiştir. 40 milyon dolar birilerinin cebine girmiştir. Bu üst aklın karşısında dün nasıl dimdik durduysak yine duracağız. Yatırımcılarımıza, iş adamlarımıza yaptığınız uygulamalar bilesiniz ki size ters dönebilir. Verdiğiniz kredilerde kredi geri çağırmalarda kuralların dışına çıktığında bedelini siz ödersiniz. Dolar zenginleri üretmek istiyorlar. Bir taraftan da Merkez Bankası'nı köşeye sıkıştırmak istiyorlar. Bana diyorlar ki Merkez Bankası'na çok vuruyorsunuz. Çıksın işte çözsün o çözecek ben mi çözeceğim. STK’lara ve işadamlarına sesleniyorum. Sakın dolar alarak köşeyi dönerim gibi bir yaklaşım içine girmeyin. Duvara çarparsınız. Dere yatağında akar. Biz gereğini önümüzdeki hafta içinde yaparız' dedi.Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Yalova’da asırlık ağaçları kestiler. Nerede o tencere tavacılar. Hiçbiri ortada yok. Bağlı oldukları siyasiler nerede. Şimdi neredesin.Yalova’da neredesin, Sarıyer’de neredesin.Adil olacağız. Çevre düşkünü biziz. Gezi olaylarında ortaya koyduğumuz tavrımızdan sonra amaçlarına ulaşamayınca 17-25 Aralık darbe girişimini yaptılar. Sessiz kalsaydık kontra bir adım atmasaydık Türkiye’deki durum çok farklı olurdu. Gezi’den veya 17-25 Aralık’tan sonuç alsalardı 12 yıllık emek, kazanımlar boşa gidecektir. Bakmayın bize yaptıkları ithamlara. Sıfatları ne olursa olsun faşiste bile rahmet okutacak bir bağnazlığa sahiptir bunlar. Türkiye’nin Pensilvanya’dan emir almadan siyaset yapan siyasetçilere ihtiyacı var. Ben şunu şunu yapacağım deyin Allah aşkına, bir şey deyin yol deyin, alt yapı deyin. İktidara gelmek isteyenler bu işin sırrını öğrenmek istiyorlarsa Gaziantep’e gelsinler, sizlerle konuşsunlar bu bile yeter onlara. Gaziantep Doğu’nun en modern ili oldu. Batının şehirleriyle yarışır hale geldi. Onların böyle bir derdi yok. Onların arkasında Pensilvanya Şer cephesi varsa bizim de milletimiz var. Çözüm sürecinin özellikle Güneydoğu’da kilidi Gaziantep’tir ben buna inanıyorum. STK’ların desteğine güveniyorum'.İHA
Siyah-Beyaz buram buram mazi kokan 35 fotoğrafa ev sahipliği yapan mekanların şimdiki halleri ile tarih kokan fotoğrafların harika kombinasyonuna 35 güzel örnek.
Harry Potter ve felsefe taşını elimize aldığımız andan beri kimse bizi bunun sadece bir kitap, uyarlama filmlerin ise sadece bir film olduğuna inandıramadı. Ta ki biz onlara bunun sadece bir film olmadığını bizzat gösterene kadar. Gezi parkı olayları süresince aklımda dolanıp durdu Zümrüdüanka Yoldaşlığı ve neden olmasınla başlayan cümlelerimin sayısı hızlıca arttı. Neden Hogwarts gezi parkı olamasın, sihri metafor olarak kullanıp da tüm olaylar boyunca benzetebileceğimiz o kadar şey vardı ki, apolitik bir bütün 90 kuşağının meydanlara akmasını belki yalnız büyüyle açıklayabilirdik. 7 eşsiz kitabın kapağını kapatıp ve 8 mükemmel filmin stop tuşuna basıp, gerçek hayata döndüğümüzde elimizde kalan iyi-kötü tanımları, arkadaşlık üzerine, birliktelik üzerine, sadakat, adalet üzerine bize kalanların en somut halini gördük gezi parkı olayları boyunca. Zümrüdüanka Yoldaşlığı ise Taksim Dayanışması haline büründü bir anda. Bizi birer büyücü, affedersiniz geride kalıp uzak duranları da muggle haline dönüştürdü. Ben de Türkiye de olanları süzüp de karakterlere yükleyince ortaya aşağıdaki gibi bir resim çıktı.
Irak ve Suriye'de geniş alanlar kontrol eden örgüt, türbeler ve heykellerin 'put' olduğuna inanıyor ve yıkılması gerektiğini düşünüyor.UNESCO dünya mirası listesinde olan Hatra 2.000 yılı aşkın bir önce önce Pers İmparatorluğu günlerinde kuruldu.Musul'un yaklaşık 110km güney-batısında bulunan Hatra, kulelerle takviyeli kalın duvarları sayesinde, Roma istilalarına dayanmış bir müstahkem şehirdi.
Hayao Miyazaki Japonya'nın en büyük animasyon yönetmenlerinden biridir. 50 yılı aşkın bir süredir animasyon dünyasının içindedir ve en yakın çalışma arkadaşı Isao Takahata ile birlikte Studio Ghibli adlı animasyon stüdyosunun kurucusudur. Onun filmlerinde eğlenceli araziler, zorlayıcı karakterler, nefes kesen animasyonlar olağan üstü bir kurgu vardır. Uluslararası bir üne sahiptir.Hayao Miyazaki'nin başarısını kanıtlayacak örnekler(Çeşitli film festivalleri ve ödül törenlerinden yaklaşık 70 ödülü vardır);En iyi animasyon film Oscar'ı 2003Akademi onur ödülü 2014Yılın animasyonu dalında Japon Akademi Ödülü 2014 Wind Rises, 2009 PonyoEn iyi film dalında Japon Akademi Ödülü 2002 Spirited Away. 1998 Princess MononokeNebula en iyi senaryo ödülü 20007 Howl's Moving CastleVenedik Film Festivali Mimmo Rotella Vakfı Ödülü 2008 PonyoAltın Ayı 2002 Spirited AwayDaha fazlası için: http://www.imdb.com/name/nm0594503/awards
''Bazı diziler o kadar tuttu, o kadar izlendi ki; kitabı basıldı!''Eğer edebiyatla aranız pek iyi değilse böyle düşünebilirsiniz bu kitapları gördüğünüzde. Eğer durum sizin için tam tersi ise; saydığımız diziler sizin için ''kitapta böyle bir şey yoktu ki'' diyerek izlenen hayret verici yapımlara dönüşüyor olabilir.Fakat her nasılsa diziler bu şekli ile de çok sevildi, çok söylendi. Hatta sırf bu yüzden uzun süredir tozlu raflara mahkûm edilmiş eserler yeniden hayatlarımıza, kitaplıklarımıza girdi...Biz de ''peki, öyleyse''dedik ve dizisi çekilmiş, filmi yapılmış bu eserleri bir web sitemizde bir seçki altında topladık. Bir kısmını sizlerle de paylaşmak istedik.İşte o diziler,işte o kitaplar....
19 yıldır devam eden Çatalhöyük kazılarında yeni bulgular ortaya çıktı.Çatalhöyük Araştırma Projesi’nde arazi çalışmalarının son yıllarına yaklaşılırken, çapı genişletilen kazı araştırmalarında, neolitik dönem ile ilgili en eski miras alanlarından birinin tümüyle ortaya çıkarılması hedefleniyor.2014 yılının, hız kazanan çalışmalarla birlikte, 9000 yıllık binaların yapısının ve tarihçesinin anlaşılması açısından oldukça verimli geçtiğini belirten Çatalhöyük Kazı Başkanı Prof. Dr Ian Hodder, “Geçmiş kazılardaki verilerin etkisiyle, geç dönem binaların bir önceki binanın hemen üzerine yapıldığı düşüncesi hakimdi. Ancak, Bina 77 olarak adlandırılan bu yıl bulduğumuz yapıda yeni bir bilgiye ulaştık. Bu da Bina 77’den önce gelen yapının, aynı büyüklükte ya da şekilde olmamasıydı. Bunun yerine Bina 77’nin 2 katı genişliğinde ve benzeri görülmemiş kalınlıkta duvarları olan bir bina bulduk. 2015 kazı sezonunda binanın büyüklüğünün özel bir amaç gösterip göstermediğini anlamak için yapının tamamını ortaya çıkartmayı planlıyoruz.”dedi.Sıradışı yeni bir resimBina 119 adı verilen alanda sıra dışı bir resmin ortaya çıkarıldığını da belirten Ian Hodder; “Çatalhöyük’teki neredeyse tüm binaların kullanım süreleri boyunca çeşitli şekillerde duvarlarının boyandığı bilgisine ulaşmış bulunuyoruz. Ancak Bina 119’da bulunan resim düz sıva üzerine boyanarak yapılmamış. Öncelikle duvar oyulmuş sonrasında ise boyanmış. Bu duvar resmi hem oyulma hem de boyanma işlemlerinin gerçekleştiği ilk duvar resmi olma özelliğini taşıyor. Bu yıl ayrıca kazı çalışmalarının sürdüğü Kuzey Alanı’nda işlenmiş hayvan kemiğinden bir alet, kilden yapılmış hayvan figürü ve yine kilden yapılmış bir obje bulundu” dedi.Haberler
Son dönemlerde revaçta olan ve zaten makineleşmiş olan üretim tekniklerin, daha pratik hale getiren 3D yazıcılar ile silah, hatta ev gibi ilginç yapılar bile üretildi.Bu sefer ise Avustralya'daki Monash Üniversitesi, Emaero Mühendislik, Federal Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Organizasyonu (CSİRO) ve Deakin Üniversitesi tarafından ortaklaşa yürütülen proje sonucunda 3D yazıcı ile üretilen ilk jet motoru görücüye çıktı.İlk kez Avustralya’nın Geelong kentinde düzenlenen Avustralya Uluslararası Havacılık Fuarı (Avalon Airshow) 2015’te sergilendi. Fuarı gezenlerin yoğun ilgisi ile karşılaşan jet motoru, havacılık sektörünün dev kuruluşları Boeing ve Airbus’ın da dikkatini çekti.