Çorum Haberleri

Çorum, İç Orta Karadeniz Bölgesi'nde yer almaktadır. Güncel nüfusu 2020 itibarıyla 299.315 kişidir. İlin Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın'dır.

8 C° Az Bulutlu Bugün 18 Ekim 14 C° Yarın 19 Ekim 16 C° Salı 20 Ekim 15 günlük hava durumu →
Çorum

Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Çorum ilinin güneyinde Yozgat, batısında Çankırı, kuzeyinde Amasya ve doğusunda Sinop bulunmaktadır. Toplam 13 ilçesi bulunmaktadır. Uzun yıllar boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Çorum'un yerli halkı Türkmenler 'den oluşmaktadır. Anadolu kültürünü yaşatan en önemli illerden biridir. Konumundan dolayı kışları soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise sıcak ve az yağışlı bir iklim görülmektedir. İlin yerel lezzetlerinden ise leblebisi en meşhur olanıdır. Bunun yanında madımak, düğün çorbası, et yahnisi, etli pilavı da meşhurdur. İl kendi içerisinde bir üniversite ve 525 okul bulundurmaktadır.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Ak Parti 35 İlde İlçe Belediye Başkan Adaylarını Açıkladı
AK Parti, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ardahan, Artvin, Batman, Bilecik, Bolu, Burdur, Çankırı, Çorum, Elazığ ve Giresun'daki ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. AK Parti'den yapılan yazılı açıklamaya göre, ilçelerin belediye başkan adayları şöyle: Adıyaman ilçe belediye başkan adayları Besni: Eyüp Mehmet Emre Çelikhan: Mustafa Bulut Gerger: Arif Karatekin Gölbaşı: Yusuf Özdemir Kahta: Abdurrahman Toprak Samsat: Yusuf Fırat Sincik: Mehmet Buz Tut: Ramazan Dinç Afyonkarahisar ilçe belediye başkan adayları Başmakçı: Ramazan Bozbaş Bayat: Abdullah Ertekin Bolvadin: Fatih Kayacan Çay: Mevlüt Çınar Dazkırı: Ertan Demirsoy Dinar: Yener Yaşar Emeksiz Emirdağ: Cengiz Pala Evciler: Şevki Karataş Hocalar: Ali Arslan İhsaniye: Lokman Ekici İscehisar: Mustafa Çibik Kızılören: Ahmet Pekşen Sandıklı: Mustafa Çöl Sinanpaşa: Murat Karakoyun Sultandağı: Metin Kumcu Şuhut: Recep Bozkurt Ağrı ilçe belediye başkan adayları Diyadin: Mehmet Ali Ağrı Doğubayazıt: Hikmet Şahin Eleşkirt: Sebahattin Sarı Hamur: Cezmi Ergül Patnos: Cem Afşin Akbay Taşlıçay: İsmail Taşdemir Tutak: Zülfikar Çiftçi Aksaray ilce belediye başkan adayları Ağaçören: Tuncay Atak Eskil: Niyazi Alçay Gülağaç: Faruk Teymen Güzelyurt: Ünal Demircioğlu Ortaköy: Bekir Tekcan Sarıyahşi: Fatih Ünsal Amasya ilçe belediye başkan adayları Göynücek: Kemal Şahin Gümüşhacıköy: Mustafa Saatçi Hamamözü: Mehmet Canıbek Merzifon: Mehmet Kadri Aydınlı Suluova: Fatih Üçok Taşova: Bayram Öztürk Ardahan ilçe belediye başkan adayları ÇIldır: Mehmet Fatih Kılınç Damal: Nevriye Derdiyok Göle: Akın İsmailoğlu Hanak: Gürhan Kurukaya Posof: Cahit Ulgar Artvin ilçe belediye başkan adayları Ardanuç: Hasan Aslan Demirci Borçka: Aslan Atan Hopa: Nedim Cihan Murgul: Hasan Çavuş Şavşat: Ahmet Sinan Öztürk Yusufeli: Eyüp Aytekin Batman ilçe belediye başkan adayları Beşiri: Sait Karabulut Gercüş: Şehmus Dilzan Ekmen Hasankeyf: Abdulvahap Kusen Kozluk: Mehmet Veysi Işık Sason: Muzaffer Arslan Bilecik ilçe belediye başkan adayları Bozüyük: Fatih Bakıcı Gölpazarı: Semih Yavuz İnhisar: İsmail Cambaz Osmaneli: Münür Şahin Pazaryeri: Muzaffer Yalçın Söğüt: Osman Yılmaz Yenipazar: Cengiz Arıkan Bolu ilçe belediye başkan adayları Dörtdivan: Hasan Uzunoğlu Gerede: Mustafa Allar Göynük: Kemal Kazan Kıbrıscık: Kemal Aktaş Mengen: Ramazan Albaş Mudurnu: Metin Soygür Seben: Süleyman Özbağ Yeniçağa: Recayi Çağlar Burdur ilçe belediye başkan adayları Ağlasun: Ali Ulusoy Altınyayla: Ahmet Serttaş Bucak: Süleyman Mutlu Çavdır: Mustafa Uysal Çeltikçi: Rıza Yanar Gölhisar: Ramazan Canural Karamanlı: Fatih Selimoğlu Kemer: Durmuş Erdem Tefenni: Ömer Okatan Yeşilova: Yılmaz Gürcan Çankırı ilçe belediye başkan adayları Atkaracalar: Rifat Altuntop Bayramören: Rıfat Adaşoğlu Çerkeş: Hasan Sopacı Eldivan: Hüseyin Kantaş Ilgaz: Mehmet Öztürk Kızılırmak: Bayar Soysal Korgun: Halil Öz Kurşunlu: Şakir Kaymak Orta: Bayram Yavuz Onay Şabanözü: Ali Çapçı Yapraklı: Ali Hasekioğlu Çorum ilçe belediye başkan adayları Alaca: Muhammet Esat Eyvaz Bayat: Ekrem Ünlü Boğazkale: Osman Tangazoğlu Dodurga: Bekir Kılıç İskilip: Recep Çatma Kargı: Zeki Şen Laçin: Erdal Altuntaş Mecitözü: Yaşar Kabakçı Oğuzlar: Ali Uyanık Ortaköy: Taner İsbir Osmancık: Hamza Karataş Sungurlu: Selahaddin Uzunkaya Uğurludağ: Kenan Genç Elazığ ilçe belediye başkan adayları Ağın: Mustafa Yentür Alacakaya: Ali Tekdemir Arıcak: Hamit Temizsoy Baskil: İhsan Akmurat Karakoçan: Nurettin Arslan Keban: Fethiye Atlı Kovancılar: Hacı Akpınar Maden: Orhan Yavuz Palu: Mehmet Sait Dağoğlu Sivrice: Ebubekir Irmak Giresun ilçe belediye başkan adayları Alucra: Asım Kaymakçı Bulancak: Recep Yakar Çamoluk: Savaş Akarçeşme Dereli: Kazım Zeki Şenlikoğlu Doğankent: Nurettin Günay Espiye: Mustafa Karadere Eynesil: Coşkun Somuncuoğlu Görele: Tolga Erener Güce: Aytekin Geçgel Keşap: Mehmet Emür Piraziz: Hayri Özdemir Şebinkarahisar: Şahin Yılancı Tirebolu: Abdullah Karapıçak Yağlıdere: Abdurrahman Kırhasanoğlu Gümüşhane ilçe belediye başkan adayları Kelkit: Ünal Yılmaz Köse: Şerif Aygün Kürtün: Ahmet Kanat Şiran: Yavuz Altıparmak Torul: Nidai Köroğlu Isparta ilçe belediye başkan adayları Aksu: Adnan Demir Atabey: Tevfik Atasoy Eğirdir: Veli Gök Gelendost: Mehmet Sezgin Gönen: Ahmet Doğan Keçiborlu: Yusuf Murat Parlak Senirkent: İbrahim Erol Durmuş Sütçüler: Mustafa Üstün Şarkikaraağaç: Bayram Aydemir Uluborlu: Mehmet Ünverdi Yalvaç: Tekin Bayram Yenişarbademli: Yaşar Gençer Karaman ilçe belediye başkan adayları Ayrancı: Serhat Erkmen Başyayla: Şerafettin Bulgurcu Ermenek: Uğur Sözkesen Kazımkarabekir: Ali İhsan Alanlı Sarıveliler: Halil Kulak Kars ilçe belediye başkan adayları Akyaka: Bulut Öztürk Arpaçay: Erçetin Altay Digor: Nebi Kerenciler Kağızman: Fesih Altay Sarıkamış: Göksal Toksoy Selim: Coşkun Altun Susuz: Murat Uray Kastamonu ilçe belediye başkan adayları Abana: Rıdvan Oyar Ağlı: Soner Dur Araç: Mustafa Ayanoğlu Azdavay: Osman Nuri Civelek Bozkurt: Engin Canbaz Cide: Necdet Demir Çatalzeytin: Musa İhsan Uğuz Daday: Bekir Sami Kavuş Devrekani: Neşet Kırıştı Doğanyurt: Ahmet Kaya Hanönü: Serkan Uçar İhsangazi: Zühtü Danacı İnebolu: Mustafa Huner Özay Küre: Ayhan Suna Pınarbaşı: Mehmet Yılmaz Seydiler: Mehmet Şahin Şenpazar: Cem Çınar Taşköprü: Hüseyin Arslan Tosya: Kazım Şahin Kırıkkale ilçe belediye başkan adayları Bahşili: İbrahim Uyar Balışeyh: Ali Dedelioğlu Çelebi: Süleyman Uluyol Delice: Yüksel Yorulmaz Karakeçili: Hüseyin Özçelik Keskin: Esra Aksoy Sulakyurt: Ali Şahin Yahşihan: Ahmet Sungur Kırklareli ilçe belediye başkan adayları Babaeski: Naci Yavaş Demirköy: Kamer Tuna Kofçaz: Nuri Çalışkan Lüleburgaz: Mehmet Gürel Balkan Pehlivanköy: Hüseyin Açıkel Pınarhisar: Mehmet Kapılı Vize: Aynur Serin Kırşehir ilçe belediye başkan adayları Akçakent: Yılmaz Kılıç Akpınar: Mustafa Karahan Boztepe: Ramazan Aydın Çiçekdağı: Hasan Hakanoğlu Kaman: Alpaslan Güzel Mucur: Ömür Toker Kütahya ilçe belediye başkan adayları Altıntaş: Ferit Karabulut Aslanapa: Asaf Akar Çavdarhisar: Halil Başer Domaniç: Yakup Yardımcı Dumlupınar: Derviş Kavak Emet: Mustafa Koca Gediz: Mehmet Ali Saraoğlu Hisarcık: Fatih Çalışkan Pazarlar: Bilal Demirci Simav: Süleyman Özkan Şaphani: Ramazan Yeşildeniz Tavşanlı: Mustafa Güler Nevşehir ilçe belediye başkan adayları Acıgöl: Ercan Ertaş Avanos: Mustafa Körükçü Derinkuyu: Bülent Aksoy Gülşehir: Mustafa Dursun Hacıbektaş: Yusuf Koçak Kozaklı: Erdoğan Çelik Ürgüp: Fahri Yıldız Osmaniye ilçe belediye başkan adayları Bahçe: İbrahim Baz Düziçi: Ökkeş Namlı Hasanbeyli: Mustafa Acar Kadirli: Fatin Rüştü Özeser Sumbas: Zeki Demiroğlu Toprakkale: Ahmet Cavit Siirt ilçe belediye başkan adayları Baykan: Faruk Okulevi Eruh: Cevher Çiftçi Kurtalan: Nevzat Karaatay Pervari: Tayyar Özcan Şirvan: Necat Cellek Tillo: Mehmet Mesut Memduhoğlu Sinop ilçe belediye başkan adayları Ayancık: Ayhan Ergün Boyabat: Şerif Çakıcı Dikmen: Murat Akça Durağan: Ahmet Kılıçaslan Erfelek: Ruhi Turan Gerze: Hüseyin Güleryüz Saraydüzü: Hasan Peker Türkeli: Mustafa Özcan Şanlıurfa ilçe belediye başkan adayları Akçakale: Abdulhakim Ayhan Birecik: Mehmet Faruk Pınarbaşı Bozova: Hasan Arusoğlu Ceylanpınar: Menderes Atilla Eyyübiye: Mehmet Ekinci Halfeti: Mehmet Erdoğan Haliliye: Fevzi Demirkol Harran: Mehmet Özyavuz Hirvan: Aslan Ali Bayık Karaköprü: Nihat Çiftçi Siverek: Resul Yılmaz Suruç: İbrahim Halil Yıldız Viranşehir: İbrahim Gelin Şırnak ilçe belediye başkan adayları Beytüşşebap: Yavuz Ataman Cizre: Cihan Güven Güçlükonak: Bahattin Aktuğ İdil: Murat Dalmış Silopi: Abdulkadir Ökten Uludere: Mehmet Paksoy Tokat ilçe belediye başkan adayları Almus: Hasn Hüseyin Arıkan Artova: A. Lütfü Yalçın Başçiftlik: Murat Tuncel Erbaa: Hüseyin Yıldırım Niksar: Özdilek Özcan Pazar: Şerafettin Pervanlar Reşadiye: Cemil Kılıç Sulusaray: Halil Demirkol Turhal: Yılmaz Bekler Yeşilyurt: Kazım Misafir Zile: Lütfi Vidinel Uşak ilçe belediye başkan adayları Banaz: Zafer Arpacı Eşme: Hacı Mustafa Çetin Karahallı: Ali Topçu Sivaslı: Mahir Çatalgöl Ulubey: Ragıp Bayraktar Van ilçe belediye başkan adayları Bahçesaray: Muhammed Affen Orhan Başkale: Cüneyt Karabıyık Çaldıran: Ferman Yıldırım Çatak: Emin Babür Edremit: İbrahim Koç Erçiş: Abdulahat Arvas Gevaş: Sinan Hakn Gürpınar: Hayrullah Tanış İpekyolu: Abdulmenaf Keyifli Muradiye: İbrahim Vanlı Özalp: Nedim Akanöz Saray: Mehmet Şerif Çevik Tuşba: Fevzi Özgökçe Yalova ilçe belediye başkan adayları Altınova: Metin Oral Armutlu: Mehmet Birkan Çınarcık: Murat Erdoğan Çiftlikköy: Ali Murat Silpagar Termal: İsmail Atik Zonguldak ilçe belediye başkan adayları Alaplı: Nevzat Çimenoğlu Devrek: Mustafa Semerci Ereğli: Hüseyin Uysal Gökçebey: Vedat Öztürk Kilimli: Seçkin Özdemir Kozlu: Ertan ŞahinAA
Bugün Deniz Gezmiş'in 67. Doğum Günü
25 yaşında idam edilen Devrimci Hareket'in sembol ismi Deniz Gezmiş'in bugün doğum günü. Deniz Gezmiş hayatta olsaydı bugün 67. yaşında olacaktı. Türk devrimci hareketinin simge isimlerinden bir haline gelen Deniz Gezmiş; arkadaşları Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972'de idam edilmişti. Gezmiş idam edildiğinde 25 yaşındaydı. Deniz Gezmiş kimdir? Deniz Gezmiş Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun kurucusuydu. İlk ve orta öğretimini Sivas'ta tamamlayan Deniz Gezmiş lise öğretimini ise İstanbul'da tamamladı. Gezmiş'in Sosyalist düşünce ile tanışması ise lise yıllarına dayanıyor. 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne giren Deniz Gezmiş, ilk olarak, Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum temizlik işçilerinin eylemlerini destekledi ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri içinde yer aldı. Sonrasında ise gözaltına alındı. Serbest kalan Gezmiş bir süre sonra 30 Ocak 1968'de Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla Devrimci Hukukçular Örgütü'nü kurdu. Sonrasında 6. Filo'yu protesto ederken tekrar gözaltına alındı, yargılandı ve beraat etti. Bir süre sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşan Gezmiş, Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nu (THKO) kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adına arkadaşlarıyla birlikte Ankara İş Bankası Emek Şubesi soygununu gerçekleştirdi. 4 Mart 1971'de ise Amerikalı dört erin Balgat'taki tesislerden kaçırılması eyleminde yer aldı. Ancak Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan eylemden sonra Sivas'a kaçtı. Aslan o esnada Elmalı'da iken, Gezmiş ise 16 Mart 1971 salı günü Sivas'ın Gemerek ilçesinde etrafı sarılarak yakalandı. 16 Temmuz 1971 günü başlayan mahkeme 9 Ekim'de sona erdi. Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında idam kararı verildi. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'la birlikte 6 Mayıs 1972 gecesi saat 01.00-03.00 arası Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde asılarak idam edildi.CNN Türk
Sinop'ta İşsiz Öğretmen Canına Kıydı
Sinop’ta işsiz öğretmen 35 yaşındaki Gamze Filiz Arslan, dün evde bulunan av tüfeğiyle yaşamına son verdi. Bir süre İstanbul’da özel bir dershanede kimya öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra işsiz kalarak memleketi Sinop’a gelen Gamze Filiz Arslan, evde bulunan av tüfeğini çenesinin altına dayayıp ateş ederek canına kıydı. Silah sesi üzerine odaya giren aile fertleri Arslan’ın kanlar içerisinde yerde görünce durumu hemen sağlık ekiplerine bildirdi. Eve gelen ekipler, Arslan’ın öldüğü belirledi. İntiharla ilgili soruşturma devam ederken, genç öğretmenin cansız bedeni, otopsi için Sinop Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. DHA
Türkiye'de Açık Hava Müzesi Gibi Görülen Birbirinden Değerli Antik Kentler
Türkiye tarih boyunca batıdan doğuya birçok medeniyete tanıklık etmiş coğrafi olarak Dünya'nın en şanslı noktalarından biridir. Birbirinden farklı çok sayıda hikayeye tanıklık etmiş antik kentler Dünya mirasında önemli yerlere sahiptir. Eşsiz mimari yapıları, sanat eserleri, doğal güzellikleriyle ziyaretçileri adeta zamanda yolculuğa çıkarır. Tatil rotanız hangi yöne olursa olsun Türkiye'nin dört bir yanından görülmesi gereken bu tarihi yapıları ve mekanları planınıza dahil edebilirsiniz.
2009 Yerel Seçimlerinde Sandıktan Ne Çıkmıştı?
Türkiye, 2014 seçiminden çıkacak sonuçları bekliyor. Peki sandıktan 2009'da ne çıkmıştı?Yerel seçimde oy verme işlemi sona ererken, Türkiye sandıktan çıkacak sonuçları bekliyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde büyük bir çekişmeye sahne olması beklenen oy sayma işlemleri sürüyor. Peki 2009’da sandığa giden 40 milyon seçmenin tercihi ne olmuştu? İşte rakamlarla 2009 yerel seçimlerinin sonuçları: 2009’da 48 milyon 49 bin 446 48 milyon 49 bin 446 seçmenden, 40 milyon 932 bin 260’ı sandığa gitti. Katılım oranının yüzde 85,19 olduğu 2009 yerel seçimlerinde, geçerli oy sayısı milyon 988 bin 763 oldu. Toplam 15 milyon 458 bin 985 oy alan AKP, oyların yüzde 38,8’ini toplarken, yüzde 23,1 ile 9 milyon 218 bin 445 oy alan CHP yüzde 23,1 ile ikinci parti olmuştu. 6 milyon 403 bin 831 oy alan MHP yüzde 16,1 ile üçüncü, 2 milyon 271bin 566 oy alan DTP oyların yüzde 5,7’sini almıştı. 2009 seçimlerinde il il alınan sonuçlar şöyle: Adana MHP 29,7 AKP 29.5 CHP 26,2 DTP 9 Adıyaman AKP 49,3 SP 24,1 CHP 13,4 MHP 6,4 Afyon AKP 48,2 MHP 31,6 SP 11,6 CHP 4,7 Ağrı AKP 39,6 DTP 32,4 SP 21,2 MHP 1,6 Aksaray AKP 58,2 MHP 31,5 CHP 5,6 SP 3,4 Amasya AKP 40,1 MHP 27 CHP 24,9 DP 4,9 Ankara AKP 38,5 CHP 31,5 MHP 26,9 SP 1,1 Antalya CHP 40,8 AKP 35 MHP 17,5 DTP 3,4 Ardahan AKP 36,9 DSP 17,5 CHP 15,9 DTP 13 Artvin CHP 43,7 AKP 41,3 DSP 4,5 DP 4,2 Aydın CHP 26 MHP 25,4 AKP 25 DP 17,5 Balıkesir MHP 41,1 AKP 36,4 CHP 14 DP 3,1 Bartın MHP 39,9 AKP 27,9 CHP 23,3 DSP 4 Batman DTP 59,7 AKP 36,7 SP 1,6 BBP 0,7 Bayburt AKP 34,9 MHP 29,9 SP 23,9 BBP 4 Bilecik AKP 38,2 CHP 37,8 MHP 12,7 DP 5 Bingöl AKP 42,8 DTP 33,8 SP 17,2 MHP 1,4 Bitlis AKP 43,1 DTP 34,4 SP 16,1 CHP 1,6 Bolu AKP 43,4 CHP 40,6 MHP 9,2 SP 4,2 Burdur AKP 40 CHP 38,5 MHP 17,8 SP 1,7 Bursa AKP 47,3 CHP 27 MHP 12,5 DP 6,1 Çanakkale CHP 39,4 AKP 32,9 MHP 23 DSP 2,5 Çankırı AKP 46,9 MHP 44,6 CHP 2,3 SP 2,1 Çorum AKP 45,7 CHP 34,8 MHP 11,4 SP 6,5 Denizli AKP 40 CHP 30,1 MHP 21,9 DP 2,6 Diyarbakır DTP 65,6 AKP 31,3 SP 0,6 CHP 0,5 Düzce AKP 42,5 MHP 37 SP 10,4 CHP 6,5 Edirne CHP 57,1 AKP 31,7 MHP 3,8 DSP 2,5 Elazığ AKP 47,8 MHP 23,3 SP 15,4 CHP 7,7 Erzincan AKP 51,3 MHP 33,9 CHP 9,8 SP 2 Erzurum AKP 56,8 MHP 33,9 SP 5,8 DTP 1,2 Eskişehir DSP 51,5 AKP 37,1 MHP 5,7 CHP 2,7 Gaziantep AKP 52,5 CHP 30 MHP 5,8 DTP 5,5 Giresun CHP 46,5 AKP 35,7 MHP 11,8 SP 3 Gümüşhane MHP 41,8 AKP 41,6 CHP 8,6 DP 4,8 Hakkari DTP 80,2 AKP 15,1 CHP 1,2 SP 1,1 Hatay AKP 50,9 CHP 32,8 MHP 9,9 BBP 3,6 Iğdır DTP 39,6 AKP 30,5 MHP 27,1 SP 0,8 Isparta MHP 38,7 AKP 31,9 DP 17 SP 6,6 İstanbul AKP 44,2 CHP 37 MHP 5,1 SP 4,9 İzmir CHP 55,2 AKP 30,7 MHP 7,2 DSP 1,6 K.Maraş AKP 65,3 MHP 22 BBP 4,2 SP 2,6 Karabük MHP 31 AKP 30,9 DP 19,7 SP 9,2 Karaman AKP 49,4 MHP 20,8 CHP 20,7 SP 6,2 Kars AKP 32,7 MHP 27,9 CHP 22,1 DTP 14,7 Kastamonu MHP 49,3 AKP 38,7 CHP 8,6 SP 1,3 Kayseri AKP 60,5 MHP 23 CHP 8,6 SP 4,5 Kırıkkale AKP 31,8 DP 28,3 MHP 21,8 SP 9,4 Kırklareli CHP 49,9 AKP 35,3 MHP 9,9 DSP 1,8 Kırşehir AKP 37,3 CHP 32 MHP 19,5 SP 6,8 Kilis AKP 49,9 MHP 26,2 CHP 11,2 BTP 9 Kocaeli AKP 47,2 CHP 31,3 SP 8,4 MHP 7,2 Konya AKP 68 SP 14,9 MHP 11,2 CHP 3,2 Kütahya AKP 62 MHP 16,6 CHP 8,3 SP 7,6 Malatya AKP 53,1 SP 29 CHP 13,7 MHP 2 Manisa MHP 38,7 AKP 34,7 CHP 13,9 DTP 4,9 Mardin AKP 45 DTP 36,3 DP 10,7 CHP 3 Mersin CHP 31 MHP 25,1 AKP 21,3 DTP 17,5 Muğla CHP 46 MHP 24,2 AKP 20,4 DP 4,9 Muş AKP 50,5 DTP 37,2 SP 6 MHP 2,9 Nevşehir AKP 52,8 MHP 35,4 CHP 4,4 SP 3,9 Niğde AKP 39,9 MHP 29,6 CHP 26,2 SP 1,8 Ordu DSP 52,7 AKP 39,4 MHP 3,5 CHP 2,2 Osmaniye MHP 48,8 AKP 38,8 CHP 6,3 DTP 2,2 Rize AKP 46,8 ANAP 41,8 SP 3,9 CHP 3,3 Sakarya AKP 45,3 MHP 35,7 CHP 8,1 SP 7,3 Samsun AKP 48,4 CHP 21,5 MHP 20,9 DP 3,4 Siirt DTP 49,4 AKP 45,8 CHP 1,8 MHP 1,1 Sinop CHP 52,1 AKP 39,5 MHP 3,6 SP 1,4 Sivas BBP 50,8 AKP 33,3 SP 6,9 CHP 5,7 Şanlıurfa BĞZ 44 AKP 39,3 DTP 10,5 BTP 2,2 Şırnak DTP 53,7 AKP 42,6 DSP 0,9 MHP 0,8 Tekirdağ CHP 45,6 AKP 27 MHP 18,8 SP 3,4 Tokat AKP 49,6 MHP 18,8 SP 18,5 CHP 10,3 Trabzon AKP 47,8 CHP 41 MHP 5,3 SP 3,9 Tunceli DTP 30 BĞZ 24,5 AKP 21,6 CHP 15,1 Uşak MHP 39,6 AKP 33 CHP 20,9 SP 2,9 Van DTP 53,5 AKP 39,2 SP 3,6 DSP 0,9 Yalova DP 35,4 AKP 33,7 CHP 19,1 MHP 4,2 Yozgat AKP 54,7 MHP 39,1 CHP 3 SP 1,6 Zonguldak CHP 45,8 AKP 34,5 MHP 8,5 SP 5,3T 24
İşte Resmi Olmayan Sonuçlara Göre İl İl Kazananlar
Üç büyük şehirde tablo değişmedi. CHP’ İzmir’i kaptırmadı. İstanbul ve Ankara AK Parti’de kaldı. Melih Gökçek Ankara'da 5'inci kez kazandı. Mansur Yavaş CHP'nin oylarını yükseltse de Gökçek'in gerisinde kaldı. Mustafa Sarıgül İstanbul’da Kılıçdaroğlu’nun 2009’da aldığından fazla oy topladı, ancak Topbaş’ı deviremedi. CHP kalesi İzmir’de yüzde 6.63 oy kaybetti. İzmir’in ilçelerinin 23’ünü CHP, 5'ini AKP, ikisini de MHP aldı. MHP’nin Türkiye genelinde oy oranı değişmedi. Ancak sahip olduğu 10 belediye başkanlığı sayısını 8’e düşürdü. 3 şehri teslim eden MHP’nin kazandığı yeni il Mersin. 30 büyükşehirin 18’ini AK Parti aldı. 5 şehri CHP, 3’ünü ise MHP kazandı. Bağımsız Mardin Adayı ile birlikte Diyarbakır ve Van ile birlikte BDP hepsi Güneydoğu’da 3 büyükşehiri elde etti. Şanlıurfa’da Osman Baydemir BDP’nin oylarını üçe katladı. Ancak AK Parti adayı eski vali Celalettin Güvenç’in yarısı kadar oy alabildi. MHP İstanbul’da varlık gösteremedi. MHP oyları ilk kez seçime giren HDP’nin aldığı yüzde 4.84’ün gerisinde kaldı. Güneydoğu’da sürpriz yok. BDP var olan belediye başkanlıklarına 3 yeni il daha ekledi. Toplam 115 belediye BDP’de. Ahmet Türk Mardin'de tek bağımsız aday olarak seçimi kazandı. Al Jazeera Türk
2014’ün İlk Üç Ayında İş Kazalarında 276 İşçi Hayatını Kaybetti
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Mart Ayı İş Cinayetleri Raporu’na en az 112 emekçi yaşamını yitirdi. İnşaat, metal, ticaret, büro, eğitim ve tarım sektörlerinde yaşandığı belirtilen cinayetlerle birlikte meclis tarafından ortaya konulan önceki aylara ait rakamlarla birlikte yılın ilk üç ayı içerisinde yaşamlarını yitiren toplam işçi sayısı 276. Çalışma alanlarında yaşanan iş cinayetlerine dair her ay rapor hazırlayan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin basın, emek ve meslek örgütlerinden derlediği veriler ışığında hazırladığı 'Mart Ayı İş Cinayetleri Raporu'nu açıkladı. Hazırlanan raporda yer alan rakamlar, iş cinayetlerinin artık bir katliama dönüştüğünü bir kez daha ortaya koydu. Buna göre, tespit edebildiği kadarıyla Mart ayında en az 112 emekçi yaşamını yitirdi. 2014 Ocak ayında en az 87 emekçi, Şubat ayında en az 77 emekçiden sonra Mart ayında yine en az 112 işçinin iş cinayetlerine kurban gitmesi üzerine yılın ilk üç ayı içerisinde toplamda en az 276 işçinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Bu derece yüksek bir rakama ulaşan iş cinayetlerinin en çok inşaat, metal, ticaret, büro, eğitim ve tarım sektörlerinde yaşandığı belirtildi. İnşaat sektöründe ölümler gizleniyor Bu alanlar içerisinde yine tespit edebildiği kadarıyla inşaat sektöründe, 14’ü düşme ve 6’sı ezilme, göçük nedenli olmak üzere 25 işçi can verdi. Sektörde yaşanan iş cinayetlerinin, ülkenin dört bir yanında yaygınlık gösterdiği biçimde çocuk ve göçmenlerden yaşlılara kadar uzanan bir yelpazeyi kapsadığı vurgulandı. İnşaat sektöründe yaşanan iş cinayetlerine ilişkin altı çizilen bir diğer husus da yaşanan işçi ölümlerinin gizlenmesi oldu. Mimarlar Odası’nın 24 Mart’ta yaptığı açıklamaya göre, 17 Şubat’ta hakkında tarihi sit derecesinin kaldırılmasına ilişkin iptal kararı bulunmasına rağmen Atatürk Orman Çiftliği’nde yapılan Başbakanlık Hizmet Binası inşaatında, Kontur Sel Alüminyum isimli taşeron firmada çalışan 27 yaşındaki işçi Savaş Oğuz’un düşerek ölümünün kamuoyundan gizlendiğine işaret edildi. İşçi Sağlı ve Güvenliği Meclis’inin verilerine göre, ülkenin sanayisinin temelini oluşturan sektörlerden olan metalde ise 20 işçi yaşamını yitirdi. Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema sektöründe de Mart ayında 18 emekçi yaşamını yitirdi. Örnek olarak ise 19 Mart’ta, Kars TÜİK’te çalışan sosyolog Veysi Erim’in 6 çalışanı öldürdükten sonra intihar ettiğine dikkat çekildi. KESK Büro Emekçileri Sendikası’nın yaptığı açıklamaya göre, Veysi Erim’in mobbing uygulandığı ve kendisine ırkçı ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle bir süredir psikolojik tedavi gördüğü ve tayinini istediği raporda belirtildi. Mevsimlik göç başlamadan görülen ölümler korkutuyor! Yine Tarım-Orman sektöründe de 1’i orman işçisi, 2’si balıkçı ve 12’si çiftçi olmak üzere 15 emekçi hayatını kaybetti. Raporda, Mart ayı içerisinde bu oranda bir iş cinayetinin yaşanmasının yanı sıra Nisan ayıyla birlikte, mevsimlik tarım göçünün başlayacağı ve yollarda birçok ölümün yaşanacağının altını çizildi. Yine silikozis yine ölüm... Raporda, kot kumlama yüzünden yakalandıkları Slikozis hastalığı sonucu 58’nci işçi ölümünün yaşandığı da kaydedildi. Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Taşlıçay köyünde yaşayan 24 yaşındaki Osman Ceylan’ın, 20 Mart’ta can verdiği belirtildi. Osman Ceylan’ın Taşlıçay’da bulunan 160 hastadan birisiydi ve köyde yaşamını yitiren 11’nci silikozis hastası olduğu bilgileri de yine raporda yer aldı. Çocuk, kadın, göçmen ve yaşlı emeği ölümleri devam ediyor Raporda, çocuk işçi ölümlerine de dikkat çekildi. Buna göre, biri 14 yaş ve altı, ikisi 15-17 yaş aralığında olmak üzere 3 çocuk emekçi ay içerisinde can verdi. 13 yaşındaki Resul Yılmaz, Adana’nın Seyhan ilçesinde tarlaya gübrelemeye giderken, traktörün devrilmesi, 15 yaşındaki kır pidecisinde çalışan Hüseyin Demir’in Ağrı’da bisikletiyle servis yaparken halk otobüsünün çarpması ve 16 yaşındaki Ali Fırat Belder’in ise Şanlıurfa’da çalıştığı inşaatın 9’ncu katından düşmesi sonucu can verdiği bilgileri aktarıldı. Böylece 2014 yılının ilk üç ayında altısı 14 yaş ve altı, yedisi 15-17 yaş aralığında olmak üzere 13 çocuk emekçi can vermiş olduğuna dikkat çekilmeye çalışıldı. 3 ayda 15 kadın iş cinayetine kurban gitti Ay içerisinde hayatını kaybeden kadın işçi sayısı ise 8 oldu. 60 yaşındaki G.Y, bahçesinde çalışırken kalp krizi, 57 yaşındaki Asiye Dağdalen tarlasına giderken traktörün devrilmesi; 64 yaşındaki Halime Sevim tarlasından dönerken patpatın devrilmesi; 24 yaşındaki sınıf öğretmeni Seda Akal, derste geçirdiği kalp krizi; 33 yaşındaki metal işçisi Mine Serten servis kazası; 25 yaşındaki metal işçisi Gamze Buran servis kazası; 31 yaşındaki acil tıp teknisyeni Sema Kurt ambulans devrilmesi ve belediye işçisi Zeynep Bilici trafik kazası sonucu can verdi. Bu rakamlarla birlikte 2014 yılının ilk üç ayında 15 kadın emekçi can vermiş olduğu raporda belirtildi. İşçi Meclis’inin hazırladığı rapora göre, 27 Mart’ta Manisa Emekliler Parkı Yer Altı Otoparkı inşaatında duvarlardan birinde henüz belirlenemeyen bir sebeple toprak kayması sonucu 21 yaşındaki Afgan işçi Salman Muhammad Jawad toprak altında kalarak can verdi. Böylece, 2014 yılının ilk üç ayında biri Türkmen, biri Bulgar, biri Afgan, beşi Gürcü ve altısı Suriyeli olmak üzere 14 göçmen emekçi can vermiş olduğu kaydedildi. Yine çalışma alanlarına, cinsiyet, yaş ve etnik kökenine göre gruplandırılan bu iş cinayetlerinin dışında çiftçi, kamu çalışanı, metal, inşaat taşımacılık, tersane ve belediye işçisi olarak çalışan 51 yaş ve üstünde 25 emekçinin daha hayatlarını kaybettiği belirtildi. Mersin, İstanbul, Kars ve İzmir iş cinayetlerinde ilk sırada Rakamlarla ortaya konulan bu işçi ölümleri en çok Mersin, İstanbul, Kars ve İzmir’de yaşandı. Mart ayında 12 işçi Mersin’de; 7’şer işçi İstanbul ve Kars’ta; 6 işçi İzmir’de; 5 işçi Kocaeli’nde; 4’er işçi Ankara, Eskişehir, Kırşehir ve Manisa’da; 3’er işçi Bursa, Hatay, Isparta, Konya, Kütahya ve Sakarya’da; 2’şer işçi Adana, Ağrı, Antalya, Diyarbakır, Gaziantep, Kayseri, Muğla, Rize, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Zonguldak; 1’er işçi ölümü ise Adıyaman, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Burdur, Çankırı, Çorum, Edirne, Giresun, Karabük, Kırıkkale, Samsun, Şırnak, Tokat, Trabzon, Tunceli ve Irak/Erbil’de yaşandı. ANF
Başbakan Erdoğan: 'Taksim'den Ümidinizi Kesin'
Parti grubunda konuşan Erdoğan, Mısır'daki idam kararlarıyla ilgili 'Bizden neden ses çıkıyor? Bizim ciğerimiz yanıyor ciğerimiz' dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis'teki grup toplantısında gündemi değerlendiren açıklamalarda bulundu. 1 Mayıs kutlamaları konusunda son sözü söyleyen Erdoğan 'Taksim'den umudunuzu kesin. Devletle bir gerilime girmeyin. Kanun benim diyemezsin. Her zaman söylüyoruz. Başkalarının özgürlük alanına müdahale etmediği sürece herkes dilediğini yapar. Dilediğini ifade eder. Ancak başkalarının özgürlüğüne müdahale ediyorsa sokaktaki insana dükkandaki esnafa rahatsızlık veriyorsa emniyet güçleri ve hukuk devreye girer gerekeni yapar. Açık net söylüyorum biz bu konuda bir defa ilan ettiğimiz yerler dışında, Yenikapı ve Maltepe dışında yeri kabul etmiyoruz. Ben orada yapmayacağım illa burada yapacağım dersen bu çatışmaya ben hazırım anlamına gelir' dedi. 'CİĞERİMİZ YANIYOR' Mısır'daki idamlar konusunda sessiz kalan Avrupa ülkelerini de eleştiren Erdoğan '20 dakikada 529 idam kararı. AB'de idam yasak ama onlardan ciddi bir ses görmüyoruz. Diğer ülkelere bakıyoruz onlardan ses yok. Bizden neden ses çıkıyor? Bizim ciğerimiz yanıyor ciğerimiz. İman sıradan bir olay değil. Akif diyor ya imandır o cevher ki ilahi ne büyüktür imansız paslı yürek sinede yüktür. Biz inancımızın gereğini yapmaya mecburuz. Bunlara sessiz kalamayız' şeklinde konuştu. Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları; Geçtiğimiz yıl Nisan ve Mayıs'ta Türkiye ekonomisi tarihin en başarılı dönemlerinden birine şahit olmuş ve her alanda tarihi rekorlar kırılmıştı. Gösterge faiz en düşük seviyeye düşmüş, BIST endeksi 93 binin üzerine çıkarak tarihi rekor kırmış, Merkez Bankası rezervimiz 136 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine çıkmıştı. 14 Mayıs'ta IMF'ye borcumuzu sıfırlamıştık. 'HUZUR KADAR EKONOMİ DE HEDEF ALINDI' Gezi olaylarında ve 17 Aralık sürecinde Türkiye'deki huzur kadar ekonomi de hedef alındı. Bu hadiseler cereyan ederken belli odaklar uluslararası platformlarda karalama kampanyası başlattı. Uluslararası medyada boy boy ilanlar yayınlandı. Bunu ülkenin içinden birileri yaptı. Türkiye bir kriz ülkesi gibi gösterilmek istendi. İşveren örgütleri Türkiye'ye uluslararası yatırım gelmez diyerek bizi tehdit ettiler ve yatırımcıya gelmeyin çağrısı yaptılar. Ekonomiyi durduralım çağrıları yapıldı. 'BÜYÜMEYE DEVAM' Bütün bu kampanyalara rağmen moral bozma görüntüsü oluşturma kampanyalarına rağmen ihanet girişimlerine rağmen ekonomimiz dim dik ayakta kaldı. İstikrarla büyümeye devam etti. 2013 yılının tamamında yüzde 4 büyüme kaydettik. Milli geliri biz 2002 yılında 350 milyar lira olarak devralmıştık. Yani 350 katrilyon. 2013 sonunda 1 buçuk trilyon lira sınırını aştı. 1 trilyon 562 milyar yani eski parayla 1 katrilyon 562 milyar liraya ulaştı. Dolar bazında milli gelir 230 milyar iken şu anda 820 milyar dolara yükseldi. Kişi başına gelir ise 3500 dolardan 2013 itibariyle 10.800 dolara çıktı. 'TURİST SAYISI YÜKSELDİ' Borcun milli gelire oranı yüzde 73 idi. Şu anda yüzde 36... Bakın nereden nereye gerilemiş bulunuyor. Bunlarla beraber turizme bakıyoruz. Turizmde hamdolsun 2002'de gelirimiz 8 buçuk milyar dolardı. 2013'te 35 milyar dolara yükseldi. 13 milyon kişi gelirken 2013'te 35 milyona turist sayısı yükseldi. Şu anda biz oteller itibariyle yetiştiremiyoruz. Böyle bir konumdayız. 'ORANLAR ESKİ SEVİYEYE İLERLEMEKTE' Dünyanın ülkemize olan teveccühü anlamlıdır. Kampanyalara rağmen dünya ülkemizi önemli bir destinasyon olarak görüyor. İşsizlik enflasyon ve faiz de gerilimden çok ciddi derecede etkilendi. Şu anda da oranlar eski seviyelerine doğru ilerlemekte. MB rezervini biz 2002'de 27 buçuk milyar dolar olarak devralmış ve 136 milyar dolara çıkarmıştık. Yaşanan süreçte rezerv bir miktar düşse de 128 milyar dolar seviyesini yeniden yakaladık. Geçmişte bir anayasa kitapçığı fırlatıldığı için milyar dolarla kaybeden toplumun fakirleştiği ekonomi vardı. Şu anda ise demokrasi tarihinin en kirli darbeleri karşısında bile sarsılmadan ayakta duran bir yapımız var. 'YATIRIMLARIMIZ KATLANARAK DEVAM EDECEK' 30 Mart seçimleri demokrasi dış politika ve çözüm süreci için olduğu kadar ekonomi için de bir milat olma özelliği taşıyor. Artık ekonomi önünde de hiçbir engel yoktur. Türkiye istikrarla büyümeye ve milli gelirini artırmaya göstergelerini ileriye ulaştırmaya devam edecek. Küresel yatırımlarımız hızla devam ediyor. Bunun yanında eğitim sağlık adalet ve emniyet başta olmak üzere 81 vilayetteki yatırımlarımız da katlanarak devam edecek. Gezi olaylarında ve darbe girişimlerinde başarısız olanların inatla huzuru bozmak için çırpındıklarını görüyoruz. Acaba sokakları nasıl hareketlendiririm nasıl bir kaos ortamı oluştururm diye çaba sarfedildiğini görüyoruz. Mayıs ve Haziran yaklaşırken huzuru bozmak cam çerçeve kılmak esnafa zarar vermek gayesiyle birileri gerilim siyaseti üretiyor. Bunlar 30 Mart'ta gereken cevabı aldılar. Demokrasiye milli iradeye sandığa saygıları olmadığı için hala başka yerlerden medet umuyorlar. 30 Mart'ta millet söyleyeceğini sandıkta zaten söyledi. Bu aziz millet sokakta çatışma görüntüsü görmek istemiyor. Millet taşın sopanın molotofların egemen olduğu sokaklar istemiyor. Sokaklara şiddet görüntüsünün egemen olmasına izin vermedik vermeyeceğiz. Bazı STk'lar emekçi örgütler artık demokratik mücadele kültürünü demokratik gösteri kültürünü öğrenmelidir. 'EMNİYET GÜÇLERİ GEREKENİ YAPAR' Her zaman söylüyoruz. Başkalarının özgürlük alanına müdahale etmediği sürece herkes dilediğini yapar. Dilediğini ifade eder. Ancak başkalarının özgürlüğüne müdahale ediyorsa sokaktaki insana dükkandaki esnafa rahatsızlık veriyorsa emniyet güçleri ve hukuk devreye girer gerekeni yapar. 'KARANLIK ÖRGÜTLERİN ÜZERİNE BİZ GİTTİK' Türkiye'nin yakın tarihindeki karanlık noktaları aydınlatmak AKP olarak bizim en başından beri gayemiz oldu. Biz darbelerin üzerine giden bunları araştıran bir hükümetiz. Hatta darbe yapanların cezalandırılması için anayasayı değiştirdik. Faili meçhullerin üzerine biz gittik. Karanlık suç örgütlerinin üzerine biz gittik. Maraş olayları Sivas Çorum Gazi mahallesi olaylarını aydınlatmak için samimi girişimlerde bulunduk. 1 Mayıs 1977 taksim olaylarının aydınlatılması da gayretimiz oldu. Bütün bunlarda karşımızda statükoyu gördük. Karşımızda statüko partisi CHP'yi statükonun sivil toplum örgütlerini gördük. Biz Ergenekon ile kıyasıya mücadele ederken bu CHP ve yandaşları Ergenekon avukatlığı yuaptılar. Biz anayasayı değiştirirken aynı çevreler itiraz ediyor hayır diyorlardı. Biz karanlık olaylar aydınlansın diye çırpınırken birileri inatla ve ısrarla statükoyu savundular. 1 Mayıs'a hak ettiği değeri biz verdik. Sol mu verdi? CHP mi verdi? Aşırı uçlar mı verdi? MHp mi verdi? 1 Mayıs'ı 2008 yılında tatil ilan eden bizdik. Bunu biz yaptık. İşçilerimiz emekç.ilerimiz sendikalarımız için tarihi düzenelemeleri biz yaptık. Net asgari ücret yüzde 359 oranında arttı. Bizden önce asgari ücretler artmıyordu. Reel olarak asgari ücreti yüzde 69 oranında artıran biz olduk. Her zaman iş barışı ve diyalogtan yana olduk. Biz işçinin emekçinin kazanımlarını nasıl artırırız ekonomiyi nasıl büyütürüz diye çaba gösterirken birilerinin emekçi görüntüsü altında huzura istikrara kastetmesini asla kabul etmeyiz. Emek ve dayanışma gününü kutluyorum diyerek esnafa sokaktaki insana zarar verilmesini sineye çekemeyiz. 'İSTANBUL'DA MİTİNG YAPILACAK ALANLAR BELLİDİR' Buradan ekranları başında bizi izleyen milletime de sesleniyorum. Sendikalara sesleniyorum. STK'lara sesleniyorum. Ülkemizde miting yapılacak alanlar bellidir. İstanbul'da miting yapılacak yerler bellidir. 1 Mayıs'ı kutlamak isteyen yasaların izin verdiği yerde kutlamasını yapar. Kutlamaya mani bir hal yok. Şu an itibariyle Yenikapı özel hazırlanmı miting alanıdır. Denize dolgu yapılarak bir alandır. Yaklaşaık 750 bin metrekarellik bir alandır. Gel burada mitingini yap. Burası bana ufak geliyor diyorsan o zaman Maltepe'de 1 milyon 250 bin metrekarellik bir alan ar. Orada da miting yapabilirsin. 'BUNDAN SONRA KADIKÖY'DE MİTİNG YAPILMAYACAK' Bu sene son olarak Kadıköy miting alanı olarak müsade edildi. Çünkü Maltepe bitmemişti. Bundan sonra Kadıköy'de de miting yapılmayacak. Çünkü burada yaşayan insanlar çok bedel ödedi. Bayram günü eza cefa günü olamaz. Eğer barışı kutlayalım diyorsak en güzel şekliyle adeta festival havasında eğleneceksek buyrun Yenikapı buyurun Maltepe diyoruz İstanbul için... 'TAKSİM'DEN BİR DEFA ÜMİDİNİZİ KESİN' Biz AK Partili belediyelere gelin daha küçük alanlar da oluşturalım dedik. Buralar kendisine büyük gelenler oralarda mitinglerini yapsınlar dedik. Bunun da hazırlıkları yapılıyor. Başbakan olarak söylüyorum. Taksim'den bir defa ümidinizi kesin. Gelin buyurun Yenikapı... Orası olmazsa Maltepe... Buyurun orada yapın. Devletle bir gerilime lütfen girmeyin. Halkın huzurunu kaçırmayın. Barış gününü çatışmaya dönüştürmeyelim terörize etmeyelim. 'İLLA ORADA YAPACAĞIM DERSEN...' Açık net söylüyorum biz bu konuda bir defa ilan ettiğimiz yerler dışında, Yenikapı ve Maltepe dışında yeri kabul etmiyoruz. Ben orada yapmayacağım illa burada yapacağım dersen bu çatışmaya ben hazırım anlamına gelir. Ki buna da biz asla müsade etmeyiz. Bunu bilmeleri gerekir. Çünkü herkes yapacağı her işi hukuk içinde yapmalıdır. Ben hukuku zorlayarak kanun benim dersen kusura bakma kanun sen değilsin. Bu ülkenin kanunları vardır sen de bu şekilde yaparsın. 'BELKİ SENEYE GİDİP MALTEPE'DE YAPACAĞIZ' Biz nasıl gidip mitinglerimizi gösterilen yerde yaptıysak sen de yapacaksın. Orada Biz Yenikapı'da yaptık 2 buçuk milyon kişi toplandı yetmiyor. Belki seneye gidip Maltepe'de yapacağız. 'TAKSİM ISRARINA İYİ NİYETLE BAKAMAYIZ' Taksim ısrarına biz hiç kimse kusura bakmasın artık iyi niyetle bakmayız, bakamayız. Sokak eylemleri şiddet ve vandalizimle bir yere varılamayacağını herkes anlamıştır. Sendika başkanı burası bizim kutsalımızdır diyor. Lafa bak ya. Nasıl bir kutsalsa... Yani orada eğer belli bir kabir ziyareti yapacaksan veya orada bir anıtı ziyaret edeceksen Yönetim Kurulu olarak gider çelenk koyarsınız ondan sonra da orada biliyorsunuz metro da var. Bak sizin için metro da yaptık. Taksim'den Yenikapı'ya metroyla geçersin. O gün hatta resmi taşıma araçlarını ücretsiz de yaparız. E daha ne yapacağız ya. Her şeyi yapıyoruz. Bütün imkanları hazırlıyoruz. İlla ben burada yapacağım diyorsun. Kusura bakmasın. Birileri Türkiye'yi Mısır ve Ukrayna'daki neticelere ulaştırmanın gönüllerinden geçtiğini biliyoruz. Millet bir yıldır sabır ve tahammülle sokaklardaki şımarıklığı izliyor. Bu millet sokağa çıkmadı ama sandığa giderek mesajını net olarak verdi. Millet huzur ve istikrar istediğini gayet net biçimde ortaya koymuştur. 'BAŞTA MUSTAFA KEMAL OLMAK ÜZERE...' Yarın TBMM'nin açılışının 94. yıl dönümünü bu vesileyle de Milli Egemenlik ve Çocuk bayramını idrak edeceğiz. Bu vesileyle Gazi M. Kemal başta olmak üzere Kurtuluş savaşı gazi ve şehitlerini minnetle yad ediyorum. Çocuk bayramının ülkemiz ve dünya çocukları için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 94 yıl önce ilk Meclis'te vazife alan Kurtuluş Savaşı'nı sevk ve idare eden tüm vekillere de buradan bir kez daha rahmet ve şükran duygularımı iletiyorum. 16 Mart 1920'de 600 yıllık Osmanlı'nın son başkenti olan İstanbul işgal edilmiş bir dönem sona ermiş bir devlet resmi olarak tarihe karışmıştır. Ankara'da yeni bir devletin şekillenmesi için yeni bir mücadele başladı. Bir meclis için çalışma yapılırken Osmanlı Meclisi Mebusanından milletvekilleri bu meclise çağrılmış ayrıca Anadolu'nun çeşitli vilayetlerinde seçimler yapılmıştır. 'DIŞLAYAN BİR MECLİS KABUL GÖRÜR MÜYDÜ?' Türkler ve Kürtler gibi Lazlar Çerkezler Boşnaklar Arnavutlar Romanlar ve Gürcüler.. Velhasıl tüm etnik gruplar kurucu unsur olarak var oldular. İlk meclis kimsenin kimseye üstünlüğü olmayan bir meclisti. Kibirle yaklaşmadığı bir meclisti. Eğer ilk meclis böyle bir hoşgörünün üzerine bina edilmeseydi Kurtuluş savaşı yapılamaz yapılsa da zafer mümkün olmazdı. Misak-ı Milli içindeki Kürtleri Arapları Lazları Gürcüleri Romanları diğer tüm etnik grupları dışlayan bir Meclis kabul görebilir miydi? Kuvayı Milliyeyi sevk ve idare edebilir miydi? Mütedeyyinleri sakallıları başörtülüleri dışarda bırakan bir meclis düşman önüne çıkaracak kahraman neferleri bulabilir miydi? İşte biz 12 yıldır 23 Nisan 1920'deki bu manzararnın bu fotoğrafın üzerinde hassasiyetle duruyor ve hatırlatıyoruz. 'BUGÜN BUNU GÖRMEYENLER VAR' İlk meclis rasgele açılan bir meclis değildi. Hatmi şeriflerle binlerce onbinlerce salatı tefriciyeler ve kurbanlar kesilerek cumayı müteakiben Hacı Bayram Camiinden yürüyerek birinci meclise geliniyor ve öyle açılıyor. Bina edildiği o manevi yapı ortada. Bunu bugün göremeyen bir halk parti zihniyeti var. Bunu bugün göremeyenler var. Bu parlamentoda olup da göremeyenler var. Niye? Görmek istemiyorlar. 'İNANCIMIZDAN KAYNAKLANAN BİR GÖREVİMİZDİR' Bizim Suriye'ye uzanan elimizi inkar edenler var. Mısır Libya Tunus'a Myanmar'a uzanan elimizi görmek istemeyenler var. Bu sabah Patani'de Budistlerin baskısı altında olan ve son günlerde yüzlerce binlerce oradaki Müslümanın öldürüldüğü bir tabloyu izliyorum. Orada bir yaşlı Müslümanın Türkiye'ye duasını izledim. Bizlere duasını izledim. İsim vererek o duayı izledim. Düşünebiliyor musunuz o oradan bize dua ediyor. Şu ifadeyi kullanıyor: Erdoğan sabret... Ve ağlıyor. Ve Türkiye'ye dua ediyor. Türkiye bizim yanımızda oldu diyor. Yalnız bırakmadı diyor. Ama bunu bu çatının altında anlamayacak kadar zavallı olanlar var. Çünkü onların böyle bir derdi sıkıntısı yok. Ama biz tevarüs ettiğimiz bir miras var. Biz devleti aliyeyi osmaniyenin bıraktığı miras üzerine gelmiş bir nesiliz. Dolayısıyla bizim ecdadımız Açe'ye nasıl gitmişse Hint Yarım Adasına nasıl gittiyse dünyanın her hangi bir yerinde zulüm varsa oralara gitmek tarihi görevimiz olduğu gibi inancımızdan kaynaklanan bir görevimizdir. 'KAPIMIZI AÇARIZ, YEDİRİRİZ, BARINDIRIRIZ' Şu anda Suriye'den ülkemize gelenlerin sayısı nerdeyse 1 milyona yaklaştı. Biz Suriye'den bize sığınan bu kardeşlerimize kapılarımızı kapatıp Suriye'de ölün mü diyeceğiz? Bunu diyebilir miyiz? Böyle bir hakkımız var mı? Bırakın Suriye'deki Müslümanı bir başkası imdat diye kapına sığınsa ona kapını açmak zorundasın bizim insanlık anlayışımız bu. İnancımızdan gelen anlayışımız bu. Kapımızı açarız, yediririz ve barındırırız. Ama bu CHP'de bu anlayış yok. O zalim Esed'in yanına adamlarını göndermekle beraberlik mesajı verdi. Darbecilerin yanında oldu. Bunlar geçimişi itibariyle darbeci. Mısır'da Sisi'nin yanında oldu. '20 DAKİKADA 529 İDAM KARARI' Şimdi o darbeci Mısır'da Cumhurbaşkanlığına hazırlanıyor. Orada binlerce insan öldürülecek Esmalar öldürülecek 529 idam ilan edilecek dünyanın sesi çıkıyor mu? Dünyaya sesleniyorum. ülkeme sesleniyorum 529 idam kararı, daha onaylanmadı, onaylanır veya onaylanmaz işte bir kısım yargı belası demek ki her ülkede var. 20 dakikada 529 idam kararı. AB'de idam yasak ama onlardan ciddi bir ses görmüyoruz. 'CİĞERİMİZ YANIYOR CİĞERİMİZ' Diğer ülkelere bakıyoruz onlardan ses yok. Bizden neden ses çıkıyor? Bizim ciğerimiz yanıyor ciğerimiz. İman sıradan bir olay değil. Akif diyor ya imandır o cevher ki ilahi ne büyüktür imansız paslı yürek sinede yüktür. Biz inancımızın gereğini yapmaya mecburuz. Bunlara sessiz kalamayız. Bu adımı atmak için bu ülkede biz her bir sorumluluk makamında olan sesini yükseltmek durumundayız. STK'lar sesini yükseltmelidir. Türkiye'de bazı STK'ların dışında bakıyorsunuz diğerlerinden özellikle solla dans edenlerden ses çıkmıyor. Hani idamlara karşıydınız. Hadi konuşsanıza. Sesinizi yükseltsenize. Bütün bunlara rağmen ne diyoruz? Zalimler için yaşasın cehennem. Olay budur. 'KİMSENİN KİMSEYE ÜSTÜNLÜĞÜ YOK' Bizim yeni Türkiye anlayışımız 23 Nisan 1920'deki anlayışla birebir uymaktadır. Her bir ferdin bu ülkenin kurucu unsuru olduğu anlayışıdır. Elinde silahı olanın elinde silahı olmayana üstünlüğü yoktur. Elinde parası olanın olmayana üstünlüğü yoktur. Gazetesi televizyonu olanın olmayana üstünlüğü yoktur. Okumuşun ümmiye Türkün Kürde şehrilinin köylüye üstünlüğü yoktur. Hiçbir zümrenin diğeri üzerinde üstünlüğü yoktur. 77 milyonun her bir ferdi kurucu unsurdur. Türkiye cumhuriyetinin sahibidir. Tek bir kişinin ve ailenin sultasını cumhuriyet sona erdirirken, yeni diktatörler yönetici elitler ya da milli şefler tesis etmek için kurulmamıştır. 'BENİM ÖYLE BİR HAYALİM VAR Kİ..' Ailesi gelir durumu etnik kökeni ayırt etmeksizin herkes eşittir. Türkiye'nin istikbalini tayin hususunda dağdaki çoban da üniversitedeki profesör de aynı derecede söz sahibidir. Cumhuriyetin hemen ardından tek parti öyle bir baskı oluşturmuştur ki bu ülkenin asıl sahipleri kurucu unsurları yani çoğunluk kendini dışlanmış hissetmiştir. Darbeler azınlığı iktidara taşırken çoğunluğun hukukunu ayaklar altına almıştır. İşte Yeni Türkiye bu çarpık gidişin son bulduğu bir Türkiye'dir. Biz 12 yıldır Türkiye'yi hayalleriyle buluşturmanın mücadelesiniv eriyoruz. Benim öyle bir hayalim var ki gerçek olmasını çok arzu ediyorum. 77 milyonun her ferdinin bu ülkenin asıl sahibi olarka hisssetmesini başını öne eğmeden dimdik durmasını arzu ediyor samimi hayaliyle yaşıyorum. 'BU HAYALİNİ MÜMKÜN HALE GETİRMENİN GAYRETİNİ VERİYORUZ' Biz böyle bir haylin peşindeyiz. Bu hayali mümkün hale getirmenin mücadelesini veriyoruz. Çetelerle mücadele ederken bu hayalin peşinde koşuyoruz. Belli zümrelerin tahakkümüne son verirken bu hayalin özlemiyle gayret gösteriyoruz. Azınlığın çoğunluğa baskı kurduğu bir iklimden ülkeyi çıkarıp herkesin birbirine aynı nazarla baktığı bir iklimi inşa ettik ediyoruz. Hep söyledik Türkiye sesi çok çıkanların egemen olduğu bir ülke değildir. Türkiye sokaklara çıkıp şımarıkça camı çerçeveyi indirenlerin tahakküm kurduğu bir ülke değildir. Türkiye parası olanın düdüğünü çalacağın manşet atanın rota çizeceği bir ülke değildir. Kardeşlerimin bu hissiyat içinde olmasını istiyoruz. Dünyadaki tüm kardeşlerimizin güçlü bir devlet olan Türkiye'nin yanlarında olduklarını hissetmesini istiyoruz. 30 Mart öncesinde kendisini imtiyazlı zanneden kibir abideleri kaybetmiş milletten cevabını almıştır. Millet en ağır saldırılar karşısında gücünü iradesini tüm dünyaya hissettirmiştir. Azınlığın çoğunluğa tahakküm ettiği dönemler bir daha geri gelmemek üzere bitmiştir. 'ONLAR HİÇBİR ZAMAN İNŞAA ETMEYE GELMEZ' 2007 yılında cumhuriyeti daha da güçlendirmek milli egemenliği ve demokrasiyi tahkim etmek için çok önemli bir anayasa değişikliği yaptık. Türkiye büyük millet meclisinin her kurum ve iradenin üstünde olduğunu gösterdik. CHP MHP BDP karşı çıktı. AK Parti olarak biz 330'u yakalayarak millete gittik. Millet ne dedi? Yüzde 58 ile 26 maddelik paketi onaylıyourz dedi. Bu değişiklik ile bu güne geldik. Bir anayasa... Yeni anayasa yapalım dedik. Biz 327 vekille Anayasa uzlaşma komisyonunda 3 kişiyle temsil edildik. Toplamda 227 vekille karşımızda 9 kişiyle temsil edildiler. Ne oldu? Yeni anayasaya evet dediler mi? Mutabık kalınan 60 madde var. Meclis başkanı böyle yürümez dedi. Ana muhalefet dedi ki, bunları meclisten çıkarmaya varız. Öyle deyince ben de arkadaşlarıma tamam dedim. CHP'nin genel müdürü arkadaşlarım yanlarına gidince dediler ki hayır, MHP ve BDP de evet desin. İkimizin oyu buna yetiyor. Gel çıkaralım dedik. 4 parti bunlarda mutabık. 60 maddeyle ilgili mecliste çalışma yapalım 15 günde çıkaralım iki parti olarak. Orada da mızıkçılık yaptılar. Çünkü onlar hiçbir zaman inşa etmeye gelmez. Yıkmaya gelir. Olumsuzluğun yanında negatif olmanın yanında oldular. Ama biz ne yaptık Allah'ın izniyle Türkiye'de artık gerilim olmaktan çıksın. 20 milletvekili ya da siyasi partilerin göstereceği uygun her aday milletin huzuruna çıkacak milletten yetki alırsa Cumhurbaşkanı olacak. 'ONLARIN DA KANAATİNİ ALACAĞIZ' AK Parti olarak 10 Ağustostaki seçimler için istişarelerimiz yoğun şekilde devam ediyor. Biz bir istişare partisiyiz. Her işimizi istişare ile yaparız. Bugüne kadar böyle yaptık. Geçtiğimzi hafta milletvekillerimizle yani sizlerle görüştük. Ardından genişletilmiş ilbaşkanları toplantısı yaptık. Kanaatleri aldık. Büyük kongre delegelerimiz kadın ve gençlik kollarımızla bu hafta bir araya geliyoruz. Onların da kanaatini alacağız. Kanaat önderleriyle görüşmelerimiz oluyor ve olacak. Cumhurbaşkanımızla da bu konuyu ele alıp değerlendireceğiz. 'NEDİR BU TELAŞ O ZAMAN?' MHP'nin genel başkanı bu işe iki kişi karar veremez diyor. E sen mi vereceksin kararı? Yani biz bu kadar geniş bir istişare yapıyoruz bu arada da C.başkanımızla da böyle bir konuyu açık net değerlendiririz. Nihai kararı ise millet verecek. Bu kadar siyasetin acemisi bir çırak. Bu işlerden anlamıyor. Nihai kararı millet verir. Bu noktada cumhurbaşkanlığı çantada keklik değil. Millet verecek kararı. Nedir bu telaş o zaman? 'İŞTE BELGE, NE BELGESİ' Öbür tarafta CHP'nin genel müdürü de tutuşmuş. Kendi içlerinde de birbirlerine girdiler. Pensilvanyayla neden bir araya geldiniz. Olacak olan buydu. Bunlar kime yar oldu ki size yar olsunlar. Tek ceketle yola çıktı şu anda milyarlarca liralık dava açıyor. Bunların parasını nerden buluyorsun. Tek ceketi vardı onu da kaybedecek. Tazminat davalarıyla heralde ciddi bir rakam toplayacak inşaatın kalan kısmını tamamlayacak. Şu dönemde yargının tüm kurumları içinde olanlar ortadadır. Adana olayı ortadadır. Hala utanmadan sıkılmadan yazdıkları ortadadır. Neyi yazıyorsun neyi çiziyorsun sen bu ülkenin başbakanını bakanları dinleyeceksin bunu da kalkacaksınız dinleteceksiniz utanmadan sıkılmadan belge diyeceksin. İşte belge... Ne belgesi... Kalkıp da bunu söyleyemiyor. Bu ülkenin başbakanı nasıl dinlenir diyemiyorlar. 'NASIL GİRERSİNİZ İNSANLARIN MAHREMİNE?' Bakanların konuşmaları nasıl dinlenir diyemiyorlar. Devleti kendi dinleme seanslarını yapacak yer haline getirdiler. Bunu savunacak kadar alçaklar. Bunun savunulur bir yanı var mı? Sizin adalet anlayışınız bu mu? Nasıl girersiniz insanların mahremine? Bu denli bu işin maalesef şu anda istikameti kaybolmuş ve istikametini kaybetmiş bu takım son çırpınışlarını yapıyor. Biz gereğini yapacağız. Bunun için de tüm vekil arkadaşlarıma görev düşüyor. Siz milletin vekilisiniz. Bu millet yüzde 45 buçukla meydanlarda ne dedi, biz bunların yolsuzluk yaftalarına inanmıyoruz dedi. Bu iftirayı atanlara sizler gereken cezayı vermelisiniz. Bunların elinde hep söyledim şantaj kasetleri var. Bu devletin en tepesinden en aşağısına kadar. C. Başkanının da şantaj kasedi var benim de vardı genelkurmayın da vardı. Ben dedim ki açıklamazsanız namertsiniz diyorum. Açıklayın diyorum. Şahsımla alakalı bir şey bulamadılar bulamayacaklar. Benim bakanlarımla çocuklarımla konuştuklarımı verebildiler. Veremeyecekler bulamayacaklar çünkü bunlarda o şeref yok. Geçen söyledim ya düşman bile bu şerefsizliği yapmaz. Bunlar bunu yaptı! Değerli kardeşlerim bizim aldığımız terbiye farklıdır. Biliyorsunuz Hazreti Ali düşmanı öldürmek için yatırıyor tam boynunu vuracak düşman tükürüyor. Tükürdüğü anda Hazreti Ali onu öldürmekten vazgeçiyor. Şu ana kadar seni inancımın gereği için öldürecektim ama nefsim karışır diye vazgeçiyorum diyor. Tablo budur. Vicdansızca hareket ettiler. Şimdi de farklı gayretlerin içindeler. Biz de AK Parti olarak elimizden geleni yapacak bu devleti bu Haşhaşilerden Allah'ın izniyle temizleyeceğiz. haberler.com