onedio
Gintama'nın Yerinin Ayrı Olmasının Nedenleri
Animeler, çoğumuz için vazgeçilmez zevkler olup hayatımızda yeri doldurulamaz öneme sahip olmuşlardır. Aksiyonundan, Dramına, Korkusundan, Gerilimine, Hareminden, Komedisine kadar bir çok kategoriye ayrılan anime dünyasında bazI animeler vardır ki kategorisinden taşar ve kendi başlığını ilan eder. İşte Gintama'da onlardan biri, başta Absürt Komedinin Kralı olan bu anime diğerlerinden tümüyle ayrı bir yer edinmiş ve ne yazık ki yaşamayan efsaneler arasındaki yerini almıştır. O halde ne dersiniz bilenler ve bilmeyenler olarak gelin bir kaç gif ile Gintama'yı yad edelim. :)
İnternetin Yeni Stil Fenomeni: 4 Yaşındaki Mayhem
Modanın internetteki yeni fenomenleri görülüyor ki artık yaşça bayağı küçüldüler. Yeni stil ikonumuz Mayhem henüz 4 yaşında. Mayhem, annesinin kendi küçük bedenine göre tekrar yarattığı ikonik kırmızı halı elbiselerine modellik yapıyor. Yani ünlülerin minik bir kopyası oluyor. Bu elbiseler ise kağıt, karton gibi malzemelerle yapılıyor. Görülüyor ki Mayhem'in fotoğraflarını ileri dönemlerde tekrar tekrar internet sitelerinde göreceğiz.
Ukrayna Parlamentosu'ndaki Sovyet Yıldızı Böyle Söküldü
Ukrayna Parlamentosu’nun tepesindeki Sovyet yıldızı, eski hükümet karşıtı protestocular tarafından söküldü. Ukrayna Parlamentosu'nun tepesindeki Sovyet yıldızı, eski hükümet karşıtı protestocular tarafından söküldü. Yanukoviç hükümeti karşıtı protestocular ülkedeki Sovyet mirasının silinmesi adımlarına bir yenisini daha ekledi. Ukrayna Parlamento binasının tepesine gerekli ekipmanlarla çıkan iki protestocu, bayrak direğini süsleyen 5 köşeli altın Sovyet yıldızını yerinden söktü. Yıldızın, parlamento liderliğinin rızası olmadan söküldüğü ifade edilirken, ulusalcı Svodoboda partisi lideri Oleh Tyahnibok'un bugün parlamentoda yaptığı konuşmada yıldızın söküldüğünü duyurduğu ve parlamenterlerin de bu konuda herhangi bir rahatsızlık duyulduğunu dile getirmediği belirtildi.Geçtiğimiz haftalarda Bolşevik lideri Vladimir Lenin'in Ukrayna'nın çeşitli bölgelerinde bulunan heykelleri çeteler tarafından indirilmişti.
Reklam
Annelerin Bu Muhabbetlerini 'Anlayamazsınız'
Her annenin içinde bambaşka bir kadın vardır, sizin görmediğiniz. O sakinlik abidesi kadın, düğünde bambaşka bir ruh haline girer ve birden bire göbek atmaya başlar. Arkadaşlarının yanında kahkahalar koparır, kendinden geçer... Komşu annelerle aralarında kurdukları grupta konuştukları konular da birbirinden farklıdır tabi... Sadece annelerin birbirlerini anlayabilecekleri o muhabbetlerle karşınızdayız efenim...
Reklam
Ev Arkadaşlığında Uyulması Gereken 15 Altın Kural
Parasal konular, sosyalleşme ihtiyacı, yalnız kalma korkusu... Nedeni ne olursa olsun özellikle üniversite hayatımızda ev arkadaşlığı müessesesine hepimiz dahil olduk. İki kişilik sorunsuz ama tatsız evler de gördük, her odasından başka insan çıkan kalabalık evler de. Her şeyi yoluna koymaya yeter mi bilinmez ama ev arkadaşlığında bilinmesi gerekenler aşağı yukarı şöyle:
Honda Cx500 Cafe Racer
‘Plastik kurt’ adıyla anılan Honda CX500 transformasyonu çok etkileyici olmuş. Alman custom motosiklet atölyesi Kingston Custom’nin sahibi Dirk Oehlerking’in yarattığı motosiklet arzu listeme girdi. 70′lere ait olan bir motoru 2014 yılının mantalitesi, teknolojisi ve vizyonuyla buluşturduğunuzda sonuç böyle etkileyici olmuş! Motoru tamamen plastik parçalarından arındıran Dirk, makinenin üzerinde açılmamış, sıkılmamış vida bırakmamış. Motosikletin V-twin motor sıcağa duyarlı boya ile ve manifold da termal bantla kaplanmış. Başka markaların kullandığı bir çok parça eklenmiş; bunların arasında Haley Davidson’dan egzoz, Yamaha XT600′den ayaklıklar, Fehling gidon, Bates far ve Avon lastikler bulunuyor. Boya olarak da altın sarısı seçilmiş ve çok da iyi olmuş! Sizce nasıl olmuş?
Reklam
'Fantastik Dörtlü'nün Kadrosu Kesinleşti
Hikayeyi baştan anlatacak olan yeni 'Fantastik Dörtlü' filminin ana kadrosu belirlenmeye başladı Marvel Comics çizgi romanlarının en bilinenlerinden 'Fantastik Dörtlü / Fantastic Four', 2005’de 'Fantastik Dörtlü / Fantastic Four' filmi ve peşinden 2007’de 'Fantastik Dörtlü: Gümüş Sörfçü'nün Yükselişi / Fantastic 4: Rise of the Silver Surfer' devam filmiyle sinema yolculuğuna başlamıştı. Ancak 2015 için hazırlanan yeni Fantastik Dörtlü uyarlaması, hikayeyi başka bir açıdan, yeni yüzlerle anlatacak. Fox'un yapımını üstlendiği yeni uyarlamanın kilit dörtlüsünü 'House of Cards' ve 'American Horror Story' dizilerinde yer alan Kate Mara, 'Doğaüstü / Chronicle' ve 'Son Durak / Fruitvale Station' filmlerinin başrolü Michael B Jordan, 'Mutluluğun Peşinde / Rabbit Hole' filminin Jason'ı Miles Teller ve 'King Kong'un Jimmy'si Jamie Bell canlandıracak. Mara, Görünmez Kadın Sue Storm'u, Jordan, Meşale Johnny'yi, Teller grup lideri Reid Richards'ı ve Bell de taş adam Ben Grimm'i beyazperdeye taşıyacak. Filmin kötü adamı Dr. Doom'u canlandıracak isim için oyuncu seçmeleri fala devam ediyor. Kadroya dahil olduğunu hayranlarına resmi Twitter hesabından duyuran Kate Mara, 'Harika hissediyorum' diye açıkladı. Filmin senaryosunu 'X-Men: Geçmiş Günler Gelecek / X-Men: Days of the Future Past'in senaristi Simon Kinberg ile birlikte yazan Josh Trank filmin yönetmenliğini de üstlenecek. Filmin 19 Haziran 2015 tarihinde vizyona girmesi bekleniyor. 2005 yılında çekilen ilk 'Fantastik Dörtlü / Fantastic Four' filminde kilit kadroyu Reid Richards olarak Ioan Gruffudd, Sue Storm rolünde Altın Küre adayı Jessica Alba, 'Kaptan Amerika'yı canlandıran Chris Evans ve Altın Küre ödüllü Michael Chiklis oluşturmuştu. Film izleyiciler tarafından pek beğenilmemiş ve bütçesini zar zor çıkarabilmişti. Milliyet Sanat
KPSS'ye Hazırlananlara Altın Değerinde Öneriler...
Milyonlarca adayın gireceği KPSS'ye  az bir sürenin kalması ile birlikte tüm adayların heyecanı artmaya başladı. Yarış son düzlükte kazanılır söyleminden de ilham alarak neredeyse tüm adaylar hazırlıklarını bu dönemlerde üst düzeye çıkardılar.Peki bundan sonraki süreçte eksikleri kapatmak için ne gibi bir yol izlemek lazım?Bu soru hemen hemen herkesin kafasında büyük bir yer işgal ediyor. Öyle ki çoğu kişi eksiklerinden ziyade en iyi oldukları konulara çalışarak boşa zaman harcıyorlar.KPSS test tekniğine dayalı sınavdır. Bu sınavlarda başarılı olmak test çözme becerisi kazanmayı gerektirir. Çünkü bu sınava müracaat eden aday sayısı her yıl artmakta kontenjanlarda sınırlı kalmaktadır. Yani kazanmak her yıl bir önceki yıla göre daha da güçleşmektedir. Bu güçlüğün üstesinden gelmek için adayın sınav süresince yaptığı netlerin yüksek olması gerekir. Test tekniğine dayalı sınavlarda başarısızlığın nedeni genellikle bilgi eksikliğinden değil, sorulara yaklaşım tarzından veya soru sitiline aşina olmamaktan kaynaklanır. Test tecrübesi sınav sonucunu etkileyen en önemli etkenlerdendir. Test çözme tekniğini iyi bilmek istenen sonucun alınmasını büyük oranda sağlayacaktır. Sınavdan önce çözülen yüzlerce hatta binlerce sorunun oluşturduğu bilgi birikimi adayın sınavda başarılı olmasını sağlar. Çünkü çözülen her soru gerçek sınav öncesi adaya tecrübe kazandıracaktır. Aday bu bilgi birikimiyle sorulara nasıl yaklaşacağını ve soruları nasıl çözeceğini, hangi yolları kullanacağını , ne kadar süre ayıracağını ve nelere dikkat edeceğini öğrenir. KPSS sorularının özellikle yoruma dayalı olması yani bilgiden ziyade öğrencinin bilgi birikimini kullanmayı ölçen nitelikte olması tecrübeli olmayı ön plana çıkarmaktadır. Tecrübe ise çözülen soru miktarıyla ölçülür. KPSS'de başarılı olmayı hedefleyen adayın test çözerken “bir sorudan ne çıkar canım” diyerek o soruyu yok sayması en büyük hatadır. Çözülen her bir soru tipi aday için bir avantajdır. Sınava hazırlanan adayın çözemediği her sorunun doğru cevabını öğrenmesi gerekir. Test Çözme Becerinizi Arttırın: Bir konuyla ilgili soruları çözmeden önce o konuyu iyi öğrenmelisiniz. Soru çözerek de öğrenip öğrenmediğinizi kontrol etmiş olursunuz. Amaç KPSS’de başarılı olmak ise KPSS niteliğine uygun sorular çözmelisiniz. Soruları kendinize zaman tanıyarak çözün. Çünkü gerçek sınav sadece bilginizi değil bilgi kullanma hızınızı da ölçmektedir. Bu yüzden 120 soru için 120 dakika süre tanınmaktadır. Her sorunun size sınavda sorulabileceğini düşünerek yanıtlamaya çalışın.Çözemediğiniz veya yanlış çözdüğünüz sorunun mutlaka doğru çözümünü öğrenin. Soruyu çok fazla okuyarak zihninizi karıştırmayın. Soruyu çözmenizi sağlayacak soru metninde yer alan önemli kelimelerin altını çizin. Her gün belirli miktarda soru çözmeye çalışın. Soru çözmek sizde bir alışkanlık olsun. Soru kökünü ve soru paragrafını anlamadan şıkları okumaya başlamayın. Önce size verilenleri ve sizden istenenleri iyi belirleyin. Bu sizin cevabı daha kısa sürede ve daha doğru bir şekilde bulmanızı sağlayacaktır. ŞIKLARIN HEPSİNİ OKUYUNUZBütün şıkları okumadan doğru olduğuna inandığınız şıkkı işaretlemeyin. Çünkü bazı sorular sizden en doğru cevabı bulmanızı ister. İki cevap da birbirine benziyorsa, cevap, büyük ihtimalle ikisi de değildir. İki şık birbirinin zıttaysa, bunlardan biri doğrudur. Yanlış olduğuna kesin emin olmadıkça, ilk tahminde bulunduğunuz cevabınızı değiştirmeyin.Doğru çözdüğünüzden emin olmadığınız soru ve sorular varsa o soruya hemen değil de birkaç tane soru çözdükten sonra bakın. Yanlış çözdüğünüz sorulardan ötürü ümidinizi kaybedip karamsarlığa düşmeyin. Çünkü her yanlış çözdüğünüz soru şayet doğru çözümünü öğrenirseniz sizin için bir kazançtır. Çözemediğiniz soruları düşünerek stres yapmayın. Her öğrencinin çözemeyeceği sorular mutlaka çıkar.Uzun paragraftan oluşan soruları,  “uzun soru zordur” yargısında bulunarak o soruyu okumadan geçmeyin. Paragraf sorularının en önemli özelliği cevabının paragrafın içinde gizli olmasıdır. Paragraf sorularında önce soru kökünü okursanız paragrafı daha kolay ve kısa sürede anlarsınız. Bu ise soruyu daha çabuk çözeceğiniz anlamına gelir. Doğru cevaba daha kısa sürede ulaşmak istiyorsanız yanlış olduğuna inandığınız şıkları hemen eleyin. Kalan şıklar üzerine düşünün.NOT TUTMANIN FAYDASISayısal sorularda işlemleri mutlaka kaleminizi kullanarak yapın. Not tutmanın faydası derse olan ilgiyi artırmasıdır. Böylece, dinlerken dikkatin uzun süre diri kalması sağlanmış olur. Alınan notlar, yazanın kaleminden çıktığı için bilgi yazanın malı haline gelmiştir. Bu notlar tekrar edilerek yabancılık çekilmeyeceğinden, bir başka deyişle sizin ürününüz olacağından daha kalıcı olacaktır. Unutmayın ki beyniniz size ait olan kavramlara, cümlelere aşinadır. Not tutarken kağıt konusunda cömert davranın. Ufak kağıtlara, mikroskop yardımıyla okunacak yazılarla not almayın. Bu durum hem ders çalışma arzunuzu yok eder (estetik açıdan) hem de göz sağlığınız açısından sizin için zararlı olur. Ayrıca not tutarken kağıdın alt, üst ve yanlarında boşluk bırakınız. Bunun ne faydası olacak derseniz, not alırken sizin aklınıza gelen örnekleri, cümleleri, soruları buralara yazabilirsiniz. Bütün bunların yanında renkli kağıtlardan, renkli kalemlerden yararlanırsanız, çalıştığınız dersten zevk alabilirsiniz. Kısaca ders çalışmayı bir zevk haline getirebilirsiniz. Yazdığınız notların belli soruları yanıtlar nitelikte olması oldukça önemlidir. Böylece alınan notlar fonksiyonel olma özelliği taşır. 'Kim', 'nerede', 'ne zaman', 'nasıl', 'niçin', 'ne' gibi sorulara yanıt verecek şekilde olmalıdır alınan notlar. Size en önemli önerimiz mutlaka kendiniz için kısaltmalar yapın. Bu uygulama zaman kaybını engelleyecek ve hızlı bir şekilde not tutmanızı sağlayacaktır. Kendinize ait şifrelemelere başvurun. Belli kelimeleri anlayacağınız şekilde kısaltarak yazın ('örneğin' yerine 'ör.', 'bununla birlikte' yerine '+', 'aynı anlamda' yerine '=' gibi). Ayrıca önemli olan kavramların, can alıcı noktaların altını çizebilir ya da bunların yanına yıldız gibi çeşitli işaretler koyabilirsiniz. Yazı karakterini farklılaştırarak da (italik yazma ya da büyük harfleri kullanma gibi) dikkati bu cümleler ve kavramlar üzerinde yoğunlaştırabilirsiniz. Not tutarken karşılaştığınız ve anlamını bilmediğiniz kavramların ne olduğunu öğrenip o kelimeleri sık sık kullanarak hafızanıza yerleştirmeye gayret ediniz.
Ünlü Yüzler 19. Yüzyıl Askeri Portreleriyle Birleşti
Sanatçı  Steve Payne tarafından yapılan bu eğlenceli photoshop çalışmasında tanıdık simalar İngiliz portre sanatçısı  George Dawe tarafından yapılmış portrelere entegre edilmiş. Eski ve yeni unsurları harmanlamak için bazı fırça darbelerine (digital) ve altın bir çerçeveye ihtiyaç duyulmuş.
Reklam
Gazze'de Balıkçı Ağına Takılan Apollo Heykeli Kayıplara Karıştı
Gazze'de geçtiğimiz yaz bir balıkçının ağına takılan 2 bin 500 yıllık, paha biçilemeyen ve Yunan şiir ve aşk tanrısı Apollo'yu betimlediği düşünülen bronz heykel kısa süre eBay'de görülmesinin ardından ortadan kayboldu. Cevdet Ebu Gurab eskiden inşaat işçisiydi. Ama 2007'de İsrail'in Gazze Şeridi'ne inşaat malzemeleri sokulmasını sınırlandırmasından sonra, o da babası gibi balıkçılık yapmaya başladı. Cevdet'in küçük bir sandalı var. Bu yüzden asla çok uzaklara açılmıyor. Hep küçük balık avlıyor. O gün Cevdet'in amcası da kendisiyle balığa çıkmış, ama kıyıya erken dönmüş. Cevdet ise avlanmaya devam etmiş. 'Küçük sandalım ve küreğimle denizde yapayalnızdım. Saatlerce bekledim. Denizin derinliklerinde kaderin bana ne sürprizler hazırladığını hayal bile edemezdim.' diyor. 'Bazen dalgalar denizin dibini karıştırırlar. Küçük balıklar da yemek aramak için oraya giderler. Balıkların kıyıdan 100 metre kadar açıktaki bir noktada toplanmaya başladıklarını gördüm. Oraya doğru kürek çekmeye başladım ve denizin dibinde bir insan bedeni gördüm. Bedeninin yarısı kumun altında kalmıştı.' Cevdet ilk anda bu gördüğü manzara karşısında ürkmüş. Suya uzun uzun bakmış ama adamın yüzünü tanımamış. Sonra dalınca ve bedene dokununca bunun 'taş gibi' olduğunu fark etmiş. 'Hareket ettirmeye çalıştım, heykel olduğundan emin olmak için. Ama çok ağırdı.' diyor. 'Altın rengindeydi, altın bir heykel bulduğumu sandım.' Cevdet, yeri işaretlemiş ve akrabalarını yardıma çağırmak için kıyıya çıkmış. Bir süre sonra hep birlikte geri dönmüşler, denize dalmışlar. Heykel yaklaşık dört metre derinlikte duruyormuş. 'Heykeli bir iki metre hareket ettiriyor, sonra suyun yüzeyine çıkıp, nefes alıp, tekrar dalıyorduk.' diyor. Dört saat uğraştıktan sonra heykeli suyun dışına çıkarmayı başarmışlar. Bunun çıplak bir insan heykeli olduğunu görmüşler. Bir at arabasına yükleyip, Cevdet'in evine götürmüşler. Cevdet, 'Karım çırılçıplak heykelin salonun ortasında öylece durduğunu görünce yüzünü kapadı. Üzerini örtmem için yalvardı.' diye anlatıyor gülerek. Cevdet'in amcası Atıf, heykeli birkaç parçaya bölüp, parçaları ayrı ayrı satmayı önermiş. 'Heykelin başındaki renge bakınca altın olduğunu sanmıştım. Oğullarımdan biri heykelin parmaklarından birini kesip kuyumculara göstermeyi önerdi. 'Sonra aklımıza altın satış işleriyle uğraşan bir akrabamız geldi. Onu eve çağırdık. Heykele baktı ve bronz olduğunu söyledi. 'Ama bronz bir heykelin altın bir heykelden daha değerli olabileceğini söylemeyi de ihmal etmedi.' Cevdet heykeli Mısır'a kaçırmayı, burada satmayı düşündü. Ancak Hamas'ın iktidara gelmesinin ardından yürürlüğe sokulan ablukayı delmek için kazılan bu yeraltı kaçakçılık tünelleri Mısır ordusu tarafından önceki yaz kapatılmıştı ve artık kullanılmıyordu. Komşular sorular sormaya başlayınca, Cevdet Hamas'ın askeri kanatı İzzettin el Kassam tugayında komutan olan bir akrabasından heykeli saklamasına yardım etmesini istedi. 'Heykeli benden alanlar, sattıklarında bana yüklü bir para vereceklerini söylediler. Ama şimdiye kadar bize bir ödeme yapılmadı.' diyor. Heykel eBay'de satışa çıkarıldığında 500 bin dolarlık bir fiyat biçilmiş. Ancak sonra eBay'den de kaybolmuş. Heykelin durumuyla ilgili olarak kaygılandığını, renginin solmaya başladığını, tek gözünün çıkarıldığını anlatıyor. Paris'teki Louvre Müzesi'nden 500 kilogram ağırlığında, 1,75 metre boyundaki bu heykelin satın alınması için verilen teklifi değendirdiklerini söylüyor. Hamas, BBC'nin heykeli görme talebini reddetti. Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşayanlar, heykelin halen militanların elinde olduğunu, militanların heykeli Hamas hükümetine vermeyi reddettiğini söylüyor. Ancak heykelin kimin elinde, ne durumda olduğunu kimse tam olarak bilmiyor.BBC Türkçe
Ya Kazara Erkekler Anne Olsaydı
Bir düşünsenize, ya gerçekten erkekler anne olsaydı? Bizi 9 ay karnında taşıyıp onca emekle büyüten annemizin yerini babamızın alması tüm dünyamızı değiştirmez mi? Bir erkeğin gecenin bir yarısı aşermesini, camdan çıkıp 'Evladım, oğlum, çoocuğumm' dediğini tahmin edebilir misiniz? İşte karşınızda erkekler ya kazara anne olsaydı sorusunun yanıtları...
Reklam
500 Yıllık 'Popo' Bestesi Çözüldü
Hollandalı ressamı Hieronymus Bosch'un tablosundaki gizli 'popo şarkısı' notalara döküldü Hepimiz hazine avcılarını biliriz. Gizli saklı yerlerde, nadir haritalarla yola çıkan acımasız korsanlar, koca bir sandık dolusu altın için dünyanın bir ucundan diğer ucuna gider, hayatlarını bile o hazineyi bulmaya adarlar. Fakat hazine her zaman altın olmayabilir. En azından Oklahoma Christian Üniversitesi'nde Müzik ve Bilgi Teknolojileri bölümü öğrencisi olan Amelia Hamrick'in keşfettiği hazine, altından değildi. 15- ve 16. yüzyılda etkin olan Hollandalı ressam Hieronymus Bosch'un triptik eseri olan 'Dünyevi Zevkler Bahçesi / The Garden of Earthly Delights' tablosundaki gizli hazine, cehennemi tasvir eden kısımda yer alan gizli bir detay oldu. Genç öğrenci Hamrick tarafından keşfedilen hazine, aslında bir poponun üzerinde yazan bir piyano bestesiydi. 1939'dan beri Madrid'deki Prado Müzesi'nde bulunan esere internet üzerinden bakarken besteyi fark eden Hamrick, modern müzik aletleri ile modern nota sistemine uyarlayarak, ilk kez sese dönüştürdü. Hieronymus Bosch'un 1503 ve 1504 yılları arasında yaptığı triptik tablonun küçük detayından tarihi bir besteyi ortaya çıkaran Hamrick, bu besteyi 10 gün önce bloğunda '500 yıllık popo şarkısı' adıyla paylaştı. Paylaşımının ardından hızla sosyal medyada dolaşmaya başlayan beste, en sonunda fark edildi. 28 saniyelik bir besteye dönüşen eser, üniversite yetkilileri tarafından '500 yıllık bir müzik gizeminin çözülmesi' olarak yorumlanıyor. Kaynak: Milliyet Sanat
Polis 'Haliç'ten Çıkan 50 Ton Altın'ın Peşinde
Haliç'te bir atölyede tünel kazarak Bizans sarnıcı ve bina kalıntısı bulan 4 defineci gözaltına alındı. Zanlıların buradan yaklaşık 50 ton altın çıkardığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldı. İstanbul'da Haliç kıyısında bir atölyenin içinden tünel kazan define avcılarının 50 ton altın bulduğu ve eriterek sattıkları iddiası polisi alarma geçirdi. Definecilerin kazdığı tünelde Bizans dönemine ait sarnıç ve kemerli bir yapı bulan İstanbul polisi, bulunduğu iddia edilen altının peşine düştü. Olayla ilgili 4 kişiyi gözaltına alan polis, şüphelilerin mal varlığı ve banka hesaplarını mercek altına aldı. Definecilerin bulduğu öne sürülen altının miktarı, Haliç'te Bizans'ın kayıp hazinesinin olduğu yolundaki şehir efsanesini de akıllara getirdi. DEĞERİ 4.5 MİLYAR LİRA İstanbul Beyoğlu'ndaki Haliç Polis Merkezi'ni 31 Ekim 2013 tarihinde arayan bir kişi, Hasköy Okmeydanı Caddesi üzerinde bulunan bir atölyede izinsiz kazı yapıldığını ve kazıda 'yaklaşık 50 ton altın bulunduğunu' iddia etti. Definecilerin altınların bir kısmını eriterek sattığı yönündeki ihbarı değerlendiren ekipler, söz konusu adreste yapılan aramada gözlerine inanamadı. Atölyenin içinde 4 metre derinliğinde dairesel bir çukurun zemininden güney yönüne doğru uzanan bir tünel ortaya çıkarıldı. Ahşap kazıklarla desteklenmiş 1.5 metre yüksekliğinde, 1 metre enindeki tünelin içinde, Bizans dönemine ait bir sarnıç veya mimarinin alt yapısı olduğu değerlendirilen kemerli bir yapı keşfedildi. Yaklaşık 4 metre ilerden sağa doğru kıvrılan tünelin içinde ayrıca, tarihi yapıya bitişik nizamda horasan harç bağlamalı yaprak tuğla örgülü alt kotlara doğru devamlılık arz eden bir mimari yapı kalıntısı da bulundu. Tünelin her noktasını inceleyen polis ekipleri definecilerin bulduğu iddia edilen 50 ton altının izine rastlayamadı. Olayla ilgili 'izinsiz kazı yaptıkları' iddiasıyla K.Ö., Ş.A., A.A. ve K.Ç. adlı kişiler gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı şüpheliler hakkında soruşturma başlattı. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Kaçakçılık Büro Amirliği ekipleri, soruşturma kapsamında, piyasa değeri yaklaşık 4.5 milyar lirayı bulan 50 ton altınla ilgili bir ipucu aramaya başladı. HESAPLARA İNCELEME Kazı alanında iddia edildiği gibi yaklaşık 50 ton altın bulunup bulunmadığını araştıran polis, altının bir kısmını eriterek sattıkları öne sürülen şüphelilerin mal varlıkları, banka hesapları ve tapu kayıtlarını da incelemeye aldı. BİZANS'IN KAYIP HAZİNESİ Mİ BULUNDU? Definecilerin bulduğu iddia edilen altının miktarı duyanları şaşkına çevirirken, Bizans'ın kayıp hazinesinin Haliç'te olduğu yolundaki şehir efsanesini de akıllara getirdi. Tarihçiler, bölgede Bizans imparatorunun yazlık saray ve kasırlarının bulunduğu, ancak bu kadar çok altının olduğuna ihtimal vermediklerini söyledi. 'BATIKLAR HALİÇ'İN DİBİNDE'  Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı: 'İstanbul'un belli yerlerinde hep altın çıkardı eskiden. Mesela Cerrahpaşa'da her kazıda altın çıkardı. Çünkü orası hem Bizans hem Osmanlı devrinde varlıklı sınıfların oturduğu bölgeydi. Hasköy'de de aynı durum olabilir. Haliç'te Bizans gemilerinin battığı da biliniyor. Ama balçığın içindeki gemiye tünelle ulaşılamaz tabii. 50 ton altın da çok fazla. Bildiğim kadarıyla Amerika'nın keşfinden sonra bu kadar çok altın bulundu.' 'ŞİMDİYE DEK ORTAYA ÇIKARDI' ' Tarihte Hasköy' kitabının yazarı Doç. Dr. Süleyman Faruk Göncüoğlu: 'Hasköy civarında Bizans dönemine ait yazlık saray ve kasır yapıları bulunduğu kaynaklarda geçer. Buradaki sarnıç da bu yapıların alt mimarisi olabilir. Altın bulunup bulunmadığı konusunda net bir şey söylemek mümkün değil. Halkımızda tarihi kalıntının olduğu yerde hazine bulunduğu algısı var. Sırlar ilgi uyandırıyor. Bu kadar büyük hazine olsaydı, şimdiye dek ortaya çıkardı diye düşünüyorum.' Sabah
Şubat Ayında Neler Oluyor? Ünlü Hayatlardan Haberler
Bafta ödül törenine eşi Brad Pitt'in giydiği smokin ile eşleşen saint laurent takım elbisesi ile Angelina Jolie herkesi şaşırttı. Aynı zamanda da kırmızı halının bu seneki en güzel görüntüsünü yakaladılar.
Güneşi Beklerken'in Oyuncusu Dünyaca Ünlü Dizide
Bol ödüllü dizi Homeland’in İstanbul çekimlerinde, 'Güneşi Beklerken' dizisinin başrol oyuncusu da rol alacak. 'Altın Küre'de 'En iyi televizyon dizisi' dahil birçok ödülün sahibi olan Homeland’de Esin Varan’ın ardından bir Türk oyuncu daha katılıyor. Dünyanın en çok izlenen dizilerinden Homeland’de, ‘Güneşi Beklerken’le tanınan genç oyuncu Kerem Bürsin de rol alacak. Başrollerini Claire Danes ve Damian Lewis’in paylaştığı dizinin İstanbul’daki çekimlerinin ise yakın bir zamanda başlaması planlanıyor. (İHA)
Reklam