Ertem Eğilmez'ın 85'inci Doğum Günü Doodle'ı
Ertem Eğilmez'in 85'ınci Doğumgünü dünya devi Google doodle oldu. Ertem Eğilmez (d. Trabzon, 18 Şubat 1929 – ö. İstanbul, 21 Eylül 1989), Türk yapımcı ve sinema yönetmeni. Geniş izleyici kitlesinin ilgisini çeken kalabalık kadrolu güldürüleriyle Türk sinemasında bir tarz oluşturmuştur. Ertem Eğilmez kimdir ? Ertem Eğilmez hayatı ve biyografisi . Ertem Eğilmez eserleri nelerdir ? İşte Ertem Eğilmez nereli ne zaman öldü ve kariyeri ve hakkında tüm merak edilenler.. İlk ve orta öğrenimini Konya'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra dükkân açıp bakkallık yaptı. Askerlik sonrasında, 1954'te Refik Erduran ile birlikte Çağlayan Yayınevi'ni kurdu. Aynı yıl gene Erduran ve Haldun Sel'le birlikte, birçok karikatüristin yetiştiği Tef adlı mizah dergisini çıkarmaya başladı. Yayın dünyasında çıkardığı cep kitapları ile bir devrim yaptı. Kemal Tahir'e, Mayk Hammer takma adıyla polisiye romanları yazdırdı. Cep kitapları işinde batınca Türkiye'nin ilk langırt makinelerini getirtti[1]. 1961 yılında Efe ve 1964 yılında Arzu Film şirketini kurarak sinemacılığa başladı. Yaman Gazeteci filmiyle yapımcılığa, 1964'te de Fatoş'un Fendi Tayfur'u Yendi ile yönetmenliğe adım attı. Bir Millet Uyanıyor'la 1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi tarihsel film ödülünü kazandı. Her türü denediyse de, çoğunlukla kolay izlenen ve geniş izleyici kitlesinin ilgisini çeken güldürüler yönetti. 1960'lı yıllardaki popüler aşk filmlerinin ardından, 1970'li yıllarda sevgi, dostluk ve güncel olayları güldürü öğesiyle kaynaştırdığı duygusal güldürülere yöneldi. 1960 yılların sonuna doğru, genellikle aynı oyuncu kadrosunu kullandığı ve ileride 'Arzu Film Güldürüleri' diye adlandırılacak bu filmlerde zaman zaman toplumsal eleştiriye de yer veriyordu. Özellikle 1973'te çektiği Canım Kardeşim, insancıl tavrı, hüzünle güldürüyü kaynaştıran havası ve yer yer ulaştığı şiirsel anlatımıyla dikkati çeker. Karakter oyuncularına başrol veren, Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, İlyas Salman, Halit Akçatepe, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Şener Şen ve Ayşen Gruda gibi güldürü oyuncularının sinemada başarı kazanmalarında payı olan Eğilmez, filmleştirilmesi oldukça güç sayılan Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı romanını 1975'te beyaz perdeye aktardı. Hababam Sınıfı'nın başarısı üzerine Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Hababam Sınıfı Uyanıyor, Hababam Sınıfı Tatilde ve son olarak da Hababam Sınıfı Güle Güle adlı dört devam filmi çekti. 1980-81 sezonunda Kanlı Nigar adlı müzikli oyunu sahneye koyan Eğilmez, bir süre uzak kaldığı sinemaya 1984'te Namuslu filmiyle geri döndü. 1980 yılında yaptığı Banker Bilo ve 1984 yılında yaptığı Namuslu filmleriyle, Türkiye'nin temel sorunlarına bakışı açısını kendi mizah anlayışıyla ele aldı. Geniş ilgi gören Namuslu'yu, ticari açıdan başarısız olan Aşık Oldum (1986) ile gişede büyük bir başarı elde eden Arabesk (1988) izledi.[2] Yönettiği filmler Arabesk (1988) Aşık Oldum (1985) Namuslu (1984) Hababam Sınıfı Güle Güle (1981) Banker Bilo (1980) Erkek Güzeli Sefil Bilo (1979) Gülen Gözler (1977) Hababam Sınıfı Tatilde (1977) Şabanoğlu Şaban (1977) Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976) Süt Kardeşler (1976) Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975) Hababam Sınıfı (1975) Salak Milyoner (1974) Köyden İndim Şehire (1974) Mavi Boncuk (1974) Oh Olsun (1973) Yalancı Yarim (1973) Canım Kardeşim (1973) Sev Kardeşim (1972) Tatlı Dillim (1972) Senede Bir Gün (1971) Beyoğlu Güzeli (1971) Son Hıçkırık (1971) Kalbimin Efendisi (1970) Küçük Hanımefendi (1970) Sürtük (1970) Boş Çerçeve (1969) İngiliz Kemal (1968) Sevemez Kimse Seni (1968) Nilgün (1968) Ömre Bedel Kız (1967) Yaşlı Gözler (1967) Ölünceye Kadar (1967) Sürtüğün Kızı (1967) Seni Bekleyeceğim (1966) Seni Sevmiyorum (1966) Ben Bir Sokak Kadınıyım (1966) Bir Millet Uyanıyor (1966) Senede Bir Gün (1965) Sürtük (1965) Helal Adanalı Celal (1965) Kart Horoz (1965) Fatoş'un Fendi Tayfur'u Yendi (1964) Yazdığı senaryolar Milyarder (1986) Mavi Boncuk (1974) Salako (1974) Boş Çerçeve (1969) Ölmeyen Aşk (1966) Yapımcılığını yaptığı filmler Milyarder - 1986 Şekerpare - 1983 Hababam Sınıfı Güle Güle - 1981 Banker Bilo - 1980 Erkek Güzeli Sefil Bilo - 1979 N'Olacak Şimdi - 1979 İsyan - 1979 Neşeli Günler - 1978 Kibar Feyzo - 1978 Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor - 1978 Sultan - 1978 Nehir - 1977 Cennetin Çocukları - 1977 Gülen Gözler - 1977 Çöpçüler Kralı - 1977 Şabanoğlu Şaban - 1977 Hababam Sınıfı Tatilde - 1977 Aile Şerefi - 1976 Tosun Paşa - 1976 Öyle Olsun - 1976 Süt Kardeşler - 1976 Hababam Sınıfı Uyanıyor - 1976 Bizim Aile / Merhaba - 1975 Ah Nerede - 1975 Hababam Sınıfı - 1975 Delisin - 1975 Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı - 1975 Hasret - 1974 Mavi Boncuk - 1974 Boşver Arkadaş - 1974 Kanlı Deniz - 1974 Salak Milyoner - 1974 Köyden İndim Şehire - 1974 Salako - 1974 Tarkan: Güçlü Kahraman - 1973 Canım Kardeşim - 1973 Yalancı Yarim - 1973 Oh Olsun - 1973 Babaların Günahı - 1973 Tarkan: Altın Madalyon - 1972 Sev Kardeşim - 1972 Tatlı Dillim - 1972 Feryat - 1972 Karaoğlan Geliyor - 1972 Senede Bir Gün - 1971 Hayat Sevince Güzel - 1971 Emine - 1971 Tarkan: Viking Kanı - 1971 Son Hıçkırık - 1971 Beyoğlu Güzeli - 1971 Tarkan: Gümüş Eyer - 1970 Seven Ne Yapmaz - 1970 Kalbimin Efendisi - 1970 Sürtük - 1970 Yavrum - 1970 Dikkat Kan Aranıyor - 1970 Hazreti Ali - 1969 Mezarımı Taştan Oyun - 1969 Fakir Kızı Leyla - 1969 Ayşecik'le Ömercik - 1969 Çakırcalı Mehmet Efe - 1969 Tarkan - 1969 Maskeli Beşlerin Dönüşü - 1968 Sevemez Kimse Seni - 1968 İngiliz Kemal - 1968 Gönüllü Kahramanlar - 1968 Yayla Kartalı - 1968 Maskeli Beşler - 1968 Sürtüğün Kızı - 1967 Büyük Kin - 1967 Silahları Ellerinde Öldüler - 1967 Yaşlı Gözler - 1967 Ömre Bedel Kız - 1967 Kara Davut - 1967 Elveda - 1967 Seni Bekleyeceğim - 1966 Bir Millet Uyanıyor - 1966 Seni Sevmiyorum - 1966 Allahaısmarladık Yavrum / Yarın Ağlayacağım - 1966 Ölmeyen Aşk - 1966 Ben Bir Sokak Kadınıyım - 1966 Denizciler Geliyor - 1966 Allaha Ismarladık - 1966 Bilen Kazanıyor - 1965 Sürtük - 1965 Helal Adanalı Celal - 1965 Taçsız Kral - 1965 Senede Bir Gün - 1965 Fatoş'un Fendi Tayfur'u Yendi - 1964 Kırk Küçük Anne - 1964 Gözleri Ömre Bedel - 1964 İki Gemi Yanyana - 1963 Gençlik Hülyaları - 1962 Battı Balık - 1962 Beş Kardeştiler - 1962 Yaman Gazeteci - 1961 Haber Yurdum
Bilen Adam Kelime Oyunu ile Yarışmaya Başlayın
Her çocuğun mutlaka oynadığı adam asmaca şimdi her yaştan sevenleriyle buluşuyor! Bilen Adam hem kelime haznenizi arttıracak, hem de sıkıldığınız zamanlarda size arkadaş olacak! Klasik adam asmaca oyunu gibi olan “Bilen Adam Kelime Oyunu” nu diğerlerinden ayıran en büyük özelliği çok seçenekli bir oyun olması ve ayrıca ücretsiz.  Arka planında meşhur kara tahta konulmuş ve yazılar tebeşir yazısı gibi eğlenceli görünüyor. Oyuna başlandığında bir süre sonra daha zor soruların geldiğini belirtmekte fayda var. Sonuç olarak sıkılmadan oynayacağınız güzel ve eğlenceli bir o kadar da öğretici oyun olmuş.  Oyunun iPhone ve Android sürümleri çok beğenileceğe benziyor. iTunes AppStore: https://itunes.apple.com/tr/app/bilen-adam-adam-asmaca-kelime/id798652208?mt=8 Google Play Store: https://play.google.com/store/apps/details?id=net.houselabs.bilenadam
Bankalara 'İzinsiz Açılan Hesap' Operasyonu
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bankalardan müşteriden izinsiz açılan kredili mevduat hesaplarının kapatılmasını istedi. Şube bazında yapılan incelemelerde sadece bir bankada 70 bini aşkın izinsiz hesap açıldığı ortaya çıktı. Sabah'ın haberine göre tüketici kredisi kullananlara boş form imzalatarak bunun üzerinden ek hesap açtıkları ve kredi kartı satışı yaptıkları belirlenen bankalar hakkında işlem başlatıldı. Bir diğer önemli adım da kredi kartına 9 ay sınırının delinmesini önlemeye yönelik. Kurum sistemin boşluğundan yararlanan bankalara ceza verecek. BAŞKAN'A DA SORMAMIŞLAR BDDK Başkanı Mukim Öztekin'in de 'Bana bile sormadan açmışlar' diye dert yandığı izinsiz açılan kredili mevduat hesaplarının tamamı kapatılıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Meclis'e gelen şikâyetler üzerine harekete geçen BDDK incelemelerini tamamladı. Müşterinin imzası olmadan açılan hesaplardan otomatik olarak 3 ayda bir 80 liraya varan ücret alındığı görüldü. Meclis Dilekçe Komisyonu ve İnsan Hakları Komisyonu'na gelen dilekçeler, yüzlerce sayfalık dosyaları da dikkate alan BDDK şikâyet gelen bankalarla tek tek görüştü. Bankalar savunmalarında habersiz açılan destek hesapları ile müşteriye jest yaptıklarını ifade etti. LİMİT TAKİBİ BAŞLADI BDDK düzenlemesi ile birlikte bankalar, 'Limit Kontrol Sistemi' verilerine dayanarak vatandaşın kredi kartı limitine sınırlama getirmeye başladı. Ceza endişesiyle limit artırma taleplerini geri çeviren bankalar bazı bankalar, vatandaşın geliri ve kart limitinin net bir şekilde ortaya konmadığı gerekçesiyle Kurum'dan görüş istedi. Geliri 5-6 bin lira olana dahi 600 lira limitli kart çıkarılması tepkilere yol açtı. Limit Sistemi ile kredi kartı çıkaran kuruluşlar, yeni açılan hesaplarla ilgili bilgileri on line paylaşarak limit aşımı olup olmadığını kontrol ediliyor. Bu sistemle kart sahiplerinin limitlerin içinde kalıp kalmadığı görülebiliyor. Limit değiştiğinde güncelleme yapılıyor. 9 AY SINIRINI DELENE YAPTIRIM UYGULANACAK Ek hesapların yanı sıra usulsüz bir şekilde yapılan sigorta satışları da tek tek incelendi. BDDK'nın Hazine ile birlikte yürüttüğü incelemelerde, usulsüz sigorta satışları banka yöneticilerinin gönderdiği maillerle de belgelendi. Bazı yöneticilerin personele gönderdiği değil sigorta satışını sürdürün maillerde, 'Kriterler önemli değil, satışları sürdürerek sigorta hedefini tutturun' talimatı verildiği belirlendi. Yapılan tespitlerin ardından kredi kullanan müşterilere boş form imzalatarak ek hesap açan, kredi kartı satışı yapan şubelere uyarı yazısı gönderildi. BDDK, yılbaşında yürürlüğe giren kredi kartına 9 ay sınırının delinmemesi için de ek önlem almaya hazırlanıyor. Yetkililer, 'Kart Merkezi verilerini izleyeceğiz. Sistemdeki boşluktan istifa edenler hakkında işlem yapılacak' değerlendirmesini yaptı. Dünya Bülteni/ Haber Merkezi
İnternetten Satış Yaparak Nasıl Para Kazanabilirsiniz?
İnternetten online olarak ürün satışı yapıp para kazanmak istiyorsunuz fakat nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız bu yazımızı detaylı bir şekilde inceleyerek sonuna kadar okumanızı tavsiye ederiz. Kendinize ait bir sanal mağaza açarak ve bu sanal mağaza üzerinden ürünlerinizi fotoğraf, açıklama ve fiyatları ile birlikte paylaşarak pazarlayabilir, elinizde bulunmakta olan ürünlerin satışını online ödeme sistemlerini kullanarak gerçekleştirebilirsiniz. Bu konu ile ilgili detaylı bilgi vermeden önce online satış yapılan sitelerinin güvenliğinin nasıl olması gerektiğine dair bilgi verelim. ONLİNE SATIŞ YAPAN SİTELERİN GÜVENLİĞİ NASIL OLMALI İnternetten online satış yapmak suretiyle para kazanmak istiyorsanız web sitenizin güvenli olmasına oldukça dikkat etmeniz gerekmektedir. Hem site üzerinde hem de sunucu üzerinde güvenlik önlemlerinin son teknolojilerin kullanılarak alınması gerekmektedir. Sunucu üzerinde sitenizin güvenliği ve veri kaybı yaşanmaması için IPS / IDS, Firewall ve RAID5 güvenlik ve yedekleme önlemlerinin alınmış olması gerekir. Eğer sunucunuzda bu önlemler alınmış ise saldırılara, tehditlere ve veri kayıplarına karşı güvenliğinizi garantiye almışsınız demektir. Bununla birlikte site üzerinde şifreleme sistemleri de hem sizin hukuksal açıdan hem de müşterilerinizin kart ve diğer bilgilerinin korunması açısından kullanılması gereken sistemlerdir. Özellikle 128bit SSL ya da daha gelişmişi olan 256bit SSL şifreleme sistemi kesinlikle sitenizde kullanılmalıdır. GÜVENLİK ALTINA ALINAN SİTE ÜZERİNDEN ONLİNE SATIŞ YAPARAK PARA KAZANMA Eğer sanal mağazanızın güvenliğinde yukarıda bahsedilen özellikler var ise, gönül rahatlığı internet üzerinden online satış yaparak para kazanmaya başlayabilirsiniz. Satın alacağınız e-ticaret paketinde yukarıda anlatılan özellikler var ise sırası ile dikkat etmeniz gerekecek diğer iki özellik sitenizin tasarımı ve kullanılabilecek ödeme sistemlerinin sayısıdır. Şimdi de bu konular hakkında kısa bilgilendirmeler yapalım. İNTERNET ÜZERİNDEN SATIŞ YAPARAK PARA KAZANILMASINI SAĞLAYAN SİTELERİN TASARIMI NASIL OLMALI Aklınızda internet üzerinden online satış yapmak varsa ve kısa bir süre içerisinde hedeflediğiniz parayı kazanmak istiyorsanız bilmeniz gerekir ki site tasarımınızın kaliteli, orijinal ve eğer yapılabiliyorsa sizin istekleriniz doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Ait olduğunuz sektörü kimse sizden dahi iyi bilemez. Ve bu nedenle sizin site tasarımınızda yönlendirmeler yapmanız gerekmektedir. Bu sebeptendir ki bir e-ticaret paketi satın almadan önce geliştirilebilir bir tasarımının olup olmadığına bakmanız gerekir. ONLİNE ÖDEME SİSTEMLERİNİN OLMASI İNTERNET ÜZERİNDEN PARA KAZANMAYI NASIL ETKİLER Kullandığınız E-ticaret sitelerinde mevcut olan ödeme sistemi sayısı ne kadar fazla ise ulaştığınız müşteri sayısı da o kadar fazla olur. Örneğin müşterilerinizin kredi kartı olabilir fakat nakit parası olmayabilir. Faturalı hat kullanıyordur fakat kredi kartının limiti bitmiş olabilir. Kargoda kapıya nakit ödeme yapabilecektir fakat kredi kartı kullanmıyor olabilir. Bu nedenle internet üzerinden hedeflediğiniz parayı kazanmak istiyorsanız bütün ödeme sistemlerinin sorunsuz bir şekilde sitenize entegrasyonunun sağlanıp sağlanmadığına dikkat etmeniz gerekmektedir.
Reklam
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Malum bu hafta 14 Şubat'ı yaşadığımızdan, markaların orijinal ve yaratıcı reklamları haftaya damgasını vurdu. Sıla, Atilla Taş ve Karganın muhteşem zekası da cabası. İşte geçtiğimiz haftanın en beğenilen, dikkat çeken, komik ve ilginç videoları burada. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanmakta fayda var.
Altın Takı Alırken Neye Dikkat Edilmelidir
Altın takı modellerini gerek yatırım amaçlı, gerekse süs eşyası, yada takı amaçlı olsun altın takı alırken dikkat etmemiz gerekir. Bu makalede altın takı alırken nelere dikkat edilmeli onu anlatmaya çalıştım. Derleme bir yazı oldu. Umarım sizlere yardımcı olur.Her şeyden önce altın takı alacağınız yerin güvenilirliğinden emin olun. Eğer altın takı satan online takı alışveriş siteleri ise, sektörde ne zamandan beri aktif olduğunu, lokalde mağaza var mı? gibi durumlara hassasiyet göstermeniz tavsiye edilir.  Kuyumcu mağazalardan alacağınızı düşünürsek, popüler olan altın takı mağazalarını seçmeye çalışın. Kuyumcu dernekleri tarafından denetlenen, yada diğer kurumsal takı mağazaların bayisi olan veya şubeli olan kurumsal altın mağazaları tercih edebilirsiniz.Altın takı alırken, ürünün özelliklerini belirten yazılı bir sertifika, fatura yada ürüne ait başka belge varsa isteyebilirisiniz. Bunu çoğu kuyumcunun sağlamayacağını düşünürsek bunun yerine kartlarının arkasına ürünün özelliklerini (gramını, ayarını) yazmalarını isteyebilirsiniz.Çoğu kuyumcu müşterilerinden aldıkları eski altın takıları, temizleyip güzelce bakımdan geçirip temizledikten sonra vitrinlerinde sergilemektedir. Bu etik olmayan duruma karşı dikkatli olun. Aldığınız altın takıların yeni olduğundan emin olmaya çalışın.En önemlisi aldığınız altın takı ürünün markası, damgasını, ve ürüne ait ayar bilgisi veya patentinin olup olmadığına dikkat etmenizdir. Eğer alacağınız altın takılarda patent ,damga ve özellikle ayar bilgisi göremezsiniz mutlaka nerede olduğunu sorunuz.  Ayarı belli olmayan altın takı damgasız veya patentsiz altın takı ürünlerden kesinlikle kaçının.
Reklam
14 Şubat Sevgililer Günü: 19. Yüzyıldan Tuhaf Aşk Hikayeleri
19. yüzyılda aşk, gazetelerde yayımlanan sansasyonel haberlere bakılırsa son derece dramatik ve tehlikeli olabiliyordu. Jeremy Clay (*) gazete arşivlerinden BBC için bu tür 10 aşk hikayesi seçti. Ömrü boyunca talih Jack McKenna'nın yüzüne gülmemişti. Karısı en iyi arkadaşıyla Amerika'ya kaçmış, kızı gribe yakalanarak hayatını kaybetmişti. Derken kendisi de grip oldu. Açlıkla arasında sadece cebindeki bir kaç şilin (o dönemin bir kaç kuruşu) kalmıştı. Sonunda şansı döndüğünde de, başına gelenler daha ziyade kötü bir şakayı andırıyordu. 1892'de Londra'nın Deptford mahallesindeki yoksullarevine gelen iyi giyimli bir kadın, Jack'i sordu. Jack'in odasına götürüldüğünde, Leeds Mercury gazetesinin haberine göre, ayaklarına kapanıp ondan kendisini affetmesini istedi. Bir zamanlar en iyi arkadaşıyla kaçan karısıydı bu. Birlikte kaçtığı adam altın arayıcılığından iyi bir servet edinmiş, sonra ölmüştü. Kadın geri dönmek ve ilişkilerine bıraktıkları yerden yeniden başlamak istiyordu. Fakat, hikaye Thomas Hardy romanlarına yakışacak bir sürpriz ile sonlandı. Geri döndüğü hasta kocasına bakarken kendisi grip olan kadın, hastalık zatürreeye dönüşünce öldü. Vasiyetinde 62 bin sterlinlik dev servetini kocasına bırakmıştı. Mahkumla sevgilisi, bir gece yarısı, cezaevi hücresinin parmaklıkları arasından birbirinin elini sıkıca tutarak evlendi. Kadın, aşkına kavuşmak için karanlıktan yararlanarak, cezaevi duvarının dibinde erkek kardeşinin omzuna basmak suretiyle sevgilisinin hücresinin penceresine erişebilmişti. North Eastern Daily gazetesinin 1885 tarihli bir sayısında bildirildiğine göre, tam rahip nikahı kıymışken 'küçük bir sıkıntı' yaşandı. 80 kiloluk gelin damadın parmaklıklar arasından uzattığı elini öperek ağlamayı sürdürürken, onu omzunda taşıyan kardeşi 'artık dayanamıyorum' demişti. 18 yaşındaki Mollie Downes, onun aşkı uğruna bir rakibini öldürmeye teşebbüs ile suçlanan sevgilisi James Fauntleroy'un karısı olmuştu artık. Bu durumda ertesi gün yapılacak duruşmada, öldürme teşebbüsünün tek tanığı olarak, kocası aleyhine ifade veremeye zorlanamayacaktı! Virginia'daki Marion kasabasında Fauntleroy'u yakalayan polis komiseri ertesi gün gizli nikah yoluyla nasıl faka bastırıldığını öğrenince yataklara düşmüş ve habere bakılırsa, 'alınan son bilgilere göre hâlâ koma sınırında' yatmaktaydı. 1892'de Las Vegas'da bir Meksikalı ile bir Amerikalı aynı kadına aşık olunca araları çok kötü bozuldu. Yangına körükle gidercesine, Meksikalı aşık bir de rakibini 'korkak bir milletin mensubu' olmakla suçlamaz mı? Büyüyen husumeti kökünden çözümlemek ve 'kızı kimin kapacağını' belirlemek üzere bir düello yapılacağı duyuruldu. Fakat bu öyle sıradan bir silahlı düello olmayacaktı. Amerikalı Meksikalıyı, kimin daha cesur olduğunu daha iyi ölçmek için, karanlık ve tarantulalar ve akrepler ile dolu bir odada kendisiyle başbaşa kalmaya davet etmişti. Western Mail gazetesi 'Meksikalı aslında reddetmek istiyordu, fakat korkak diye damgalanma kaygısı ağır basınca kabul etti' diyor. Ve irade savaşı başladı. Western Mail, 'Kapılar kapatıldı ama kısa bir süre sonra Meksikalının 'Isırıldım, ölüyorum' çığlığı duyuldu. Kapılar açılınca Meksikalı sendeleyerek çıktı ve yere devrildi' diyor. Amerikalı sapasağlam ve muzaffer bir şekilde odadan çıkarken Meksikalının da aslında ısırılmadığı sadece elini duvardaki bir çiviye taktığı anlaşılmıştı. Gelin öpülmedi, balayına çıkılmadı. İlelebet mutluluk içinde yaşanmadı. Kasvetli nikah törenini cenaze töreni izledi. 1881 yılında Bradley adlı bir kişi Florida'da bir cesetle evlendi. Bradley, Utahlı bir gezgin satıcıydı. Seyahatleri sırasında rüyalarının kadınıyla tanışmıştı, fakat kadın ölüm döşeğindeydi. Bu durum Bradley'i yıldırmadı, evlilik teklif etti, kadın da kabul etti, hemen düğün planları yapıldı. Ne var ki, kadın nikah günü gelmeden ölüverdi. Illustrated Police News adlı dergi, 'İşte hikayenin en ilginç ve doğruyu söylemek gerekirse en tatsız ve uygunsuz kısmı da burada başlıyor' diyor. Bradley aşkının mezara evlenmeden gitmesine izin vermeyeceğini söylemiş. Bu durumda tabut taşıyıcıların omuzlarında ve nedimeler eşliğinde kiliseye götürülüyor, rahip ölen kadını Bradley ile karı koca ilan ediyor. Büyüklük önemli değil. Yeni evli Hedley çiftinin bu görüşte olduğu kesin. Adam 1.80cm boyunda, eşi 80cm. Kayıtlara göre 1891'de Amerika'da South Shields'de, ateşle kıvranan bir bir hastanın kabuslarından fırlamışı andıran bir düğünle evlenmişler. Nedime, 250 kiloyu aşkın Satanella adında 'ateşyiyen' bir kadındı. Damadın nikah şahidi 2.13cm idi, nikahtaki en küçük boylu davetli ise 72cm boyunda bir kadındı. Aslında davetlilerin tümü gelinle damat gibi, turneye çıkmış bir sirkin çalışanlarıydılar. Bazen ne yapsanız olmaz. Hangi klişeyi tercih ettiğinize bağlı olarak ilk heyecan söner, alevler sönükleşir, ateş küllenir. Aşkın kötü bir özelliğidir sönümlenmek. Fakat Victoria dönemi İngilteresi'nde çok zengin değilseniz boşanma bir seçenek değildi. Lancashire bölgesinden bir demiryolu işçisinin bıktığı karısından kurtulmak için neden bu eski İngiliz adetine başvurduğu haklı çıkarılamazsa da bu bağlamda açıklanabilir. Karısını en yüksek teklifi verene satmak üzere açık artırmaya çıkardı. Daha da aşağılayıcı olan açık artırmayı kadınla paylaştığı evde yapması oldu. Rotheram Independen t 1879 tarihli haberinde, 'İncil'de Süleyman'ın bir kadının yakuttan daha kıymetli olduğunu söylemesine ve izleyicilerin sayısının kabarıklığına rağmen, en yüksek teklif yalnızca 4 peniydi' diyor ve sürdürüyor: 'Açık artırmayı düzenleyen kadını alana üç çocuğu da verebileceğini söylediyse de alıcı kabul etmedi ve çocuklar satılmadı. Kadının ise yeni evine giderken halinden gayet memnun göründüğü dikkat çekti.' Alıcı, çiftin kapı komşularıydı. Eski hikaye. Oğlan kıza rastladı, birbirlerine aşık oldular, evlendiler. Ama bundan sonrası farklı. Kiliseden eve kadar öfkeli bir kalabalık tarafından kovalandılar. Damat seyyar kömür satıcısıydı, eşi bir kaç hafta önce ölmüştü. Manchester Courier , 1890 tarihli sayısında 'Adamın ölen eşinden çocukları yeni evliliği onaylamadı' diyor, ama bu cümle duyguları ifade etmekte yetersiz kalıyor gibi. Çift kilisedeki nikah töreninden çıktıktan sonra kendilerine konfeti yerine çürük yumurtalar fırlatan ve hakaretler yağdıran bir kalabalığın hücumuna uğruyor. O itiş kakış içerisinde damat yüzüne bir yumruk da yiyor. Bir kadın, gelinin başlığını çekip koparıyor. Damat gelini kucağında taşımaya falan imkan olmadığını kavrıyor, çift mümkün olduğunca hızla kaçmaya başlıyor. Gazete, sokaklarda sabaha kadar olayların devam ettiğini yazıyor. Hamelin, 1893'de Madagaskar'a göçettiğinde aklında yalnızca orkidelere duyduğu aşk vardı. Bu merakı yüzünden yerli bir kabilenin şefinin kardeşini orkideler konusunda kendisine rehber edinmişti. Bir gün orkide aramak üzere vahşi ormanlara gittiler, ama sadece Hamelin dönebildi. Liverpool Echo gazetesinin haberine göre rehberi vahşi bir hayvan tarafından öldürülmüştü. Kabile şefinin olayların gelişiminden memnun kalmadığını söylemek yanlış olmaz. Şef orkide aşığı İngilize iki seçenek sundu. Ya ölen kardeşinin yastaki eşiyle evlenecek ya da yağlara bulanarak yakılacaktı. Hamelin'in çok düşünmesi gerekmedi, ama o da bu anlaşmaya bir koşul ekledi. Artık kayınbiraderi olacak olan şefin, krallığını kendisinden başka bütün Avrupalı orkide meraklılarına yasaklamasını sağladı. ''Trajik ve gülünç'' arasındaki çizgi çok incedir. 1888'de çok aşık ama çok zeki olmayan iki genç bu çizgiyi aştı. Oğlan 17, kız 13 yaşındaydı. Gençliğin o aşırı sabırsızlığıyla evlenmeyi beklemektense ölmenin daha iyi olduğuna kanaat getirmişlerdi. Budapeşte'deki gümrük binasının arkasında birliktelerine veda öpücüklerini verdikten sonra bu tutkulu aşkın sonunu getirmek üzere Tuna nehrine doğru yürüdüler. Kız kendisini nehre attı, oğlan tabancasını çekti. Fakat kız, nehre düşünce yüzebildiğini hatırladı. O yüzerek kıyıya yaklaşırken, kalbi kırık sevgilisi de silahı kendisine doğrultmuş, üç kere ateş ettiği halde hiç birini tutturamamıştı. Tamworth Herald gazetesinin haberine göre bahtsız çift 15 dakika sonra ailelerine teslim edildiler. Eski İngiltere krallarından 8. Henri'yi saymazsak, beş evlilik hakikaten ciddi bir rekor. 19- yüzyıl kapanırken Fransa'da bir kadın beşinci kez dul kalıyordu. Her bir kocasının başına bir felaket gelmişti. Birincisi kendini asmış, ikincisi kendini yakmış, üçüncü suya atlayarak intihar etmiş, dördüncü de birinci gibi kendini asmıştı. Kadınla beşinci evliliği için nikah kıyan adamın bu durumda biraz kaygılanmış olması muhtemel. Ve öyleyse haksız da değildi çünkü 1901'de o da kendini astı. Neden hepsi de ölmek istemişti? Western Gazette 'de yer alan haber buna bir açıklama getirmiyor. (*) Jeremy Clay, Burglar Caught by a Skeleton (İskelet tarafından yakalanan hırsız) romanının yazarıdır.BBC Türkçe
Son Zamanların En Seksi 21 Yabancı Dizi Karakteri
TV Sektörü izleyicisini nasıl ekrana bağlayacağını çok iyi biliyor! Bizim onlara sıra koymaya gönlümüz el vermedi.Bu yüzden buyrun,sırasız bir şekilde bakalım son zamanların gönlümüzü çalan yakışıklı ve güzelleri kimlermiş.
Giyim Tarzı ve Şans Kolyesi Modelleri
Altın şans kolyesi modelleri gündelik kıyafetlerinize seçeceğiniz altın şans kolyeleri ile gündüz yada gece kullanıma uygun hale getirebilirsiniz. Örneğin altın şans kolyesi ve 5 figürden oluşan şans kolyeleri  boynunuza takarak, kıyafetlerinizi de klasik bir görünüm elde ederek tarz oluşturabilirsiniz. Tabi ki altın şans kolyesi modelleri tek tek kullanmamız gerekecek. Şans kolyesi çoklu kullanımda görüntü kirliliğine neden olacaktır. Seçeceğiniz şans kolyesi modellerini elbisenizi günlük kullanımına uygun hale getirmek isterseniz 14 ayar yeşil altın şans kolyesini tercih edebilirsiniz.Altın şans kolyesi  modelleri  çoklu kullanıma uygun değiller. Eğer Şans ürünleri çoklu kullanmak isterseniz, altın şans yüzüklerini kullanabilirsiniz.  Tekli yada çoklu şans yüzüğü takarak şıklığınıza şıklık katabilirsiniz.  Özellikle ellerine güvenen ve elleri ile dikkat çekmek isteyen bayanlar altın şans yüzükleri modellerini tercih edebilirler.  Altın şans kolyesi modelleri ister 14 ayar yeşil altın, ister 14 ayar beyaz altın her tarzdaki kıyafetlere kombin oluşturarak kullanabilirsiniz. Ancak özellikle taşlı ve rengarenk şans kolyesi modelleri  daha sade ve gece  kullanıma uygun kıyafetler ile kullanmanızı tavsiye ediliyor. Unutmayın ki  Altın şans kolyesi modelleri tarzını yansıtmak için  seçeceğiniz en önemli altın takı aksesuarlardandır.
Reklam
Girişimcilerin Markalarına Yapabileceği 14 Kötülük
2014 yılı geldi çattı. Marka yöneticileri ve patronlar 2014 planlarını çoktan yaptılar. Ancak onların pek çoğunun her yıl başarısız olmak için çok uğraş vererek yaptığı temel şeyleri bir kez de ben listelemek istedim. Marka yönetimi ciddi bir iştir. Bu nedenle de ciddiyetle her maddeyi uygulamaya geçirenler markalarını batırma başarısını elde edebilirler.
Asıl Kırılgan 5'li: Fransa, İngiltere, Almanya, Avustralya, Kanada
Yüksek cari açığa sahip olan Endonezya, Güney Afrika, Brezilya, Türkiye ve Hindistan Kırılgan Beşli olarak tanımlanıyor. Yüksek cari açık, bu ülkelerin yabancı sermayenin ani çıkışına karşı kırılgan oldukları anlamına geliyor. Bize küresel ekonomide patlayacak yeni bir fırtınanın bu piyasalardan kaynaklanacağı söyleniyor. Sorun şu ki bu doğru değil. Asıl Kırılgan Beşli Morgan Stanley tarafından telaffuz edilen ülkeler değil aksine neredeyse kimseyi endişelendirmeyen beş gelişmiş ülke. Gelişmekte olan ekonomilerin yüklü miktarda sermaye çektiği ve sonuç olarak ticaret açığı verdikleri doğru ama bunda yanlış bir şey yok. Aynısını gelişmiş ekonomiler de yapıyor. Bir sonraki kriz bir öncekinde olduğu gibi yine gelişmiş ekonomilerden birinde patlayacak. Bir krizin Fransa, Almanya, İngiltere, Avustralya ya da Kanada'da patlama ihtimali çok daha yüksek. Asıl Kırılgan Beşli bu ülkeler ve çok az sayıda yatırımcı bu ülkeler nedeniyle endişe duyuyor. 1. Fransa Fransa'nın bu günlerde diğer ülkelere kıyasla öne çıktığı tek oran borcunun artma hızı. Hükümet, borcun bu yıl GSYH'nin yüzde 95'ini geçerek kontrolün kaybedilmeye başlanacağı yüzde 100 oranına iyiden iyiye yaklaşacağını kabul etti. Euro Bölgesi'ndeki diğer ülkelerde ılımlı düzeyde de olsa bir toparlanma başlarken Fransa yeni bir resesyonun eşiğinde. İşsizlik, Aralık ayında yüzde 11,1'e yükseldi. Ticaret açığı ise şimdiden GSYH'nin yüzde 2,2'si düzeyinde, bir zamanların önde gelen imalat ve ihracat ekonomisi için endişe verici bir oran. 2. İngiltere Gelişmiş dünyada en yüksek hızda toparlanan ülkelerden biri. İşsizlik de hızla düşüyor ama rehavete kapılmayın. Aslında İngilizler 2005-2008'deki ekonomik büyümenin mini bir versiyonunu yeniden yarattı. Borcun ve emlak fiyatlarının artması ekonomiyi canlandırıyor. Oysa hala bir zamanlar olduğu kadar dengesiz. Bankacılık sektörü ise yine şişmiş durumda. Ticaret açığı GSYH'nin yüzde 4'üne yaklaşıyor – 'kırılgan' Endonezya'da olduğundan yüksek, Hindistan'da olan orandan da çok az değil. 3. Almanya Avrupa'nın diktatörü Almanya, sadece diğer zayıfların arasında güçlü görünüyor. Sanayi üretimi geçtiğimiz ay yüzde 0,6 geriledi. Perakende satışlar ise Aralık'ta yüzde 2,5 düştü, 2013'ün tamamında sadece yüzde 0,1 yükseldi. Ekonominin son çeyrekte yalnızca yüzde 0,25 büyümesi bekleniyor. Nüfusun yaşlanması, enerji maliyetlerinin artması ve aşırı derecede düzenlemeye tabi olan piyasaları ile Almanya 'geliyorum' diyen bir kaza gibi ve bu kaza gerçekleştiğinde yüksek fiyatlanan tahvil piyasası darmaduman olacak. 4. Avustralya Avustralya son on yılda Çin fabrikaları için devasa bir madene dönüştü ama yine de bu kolay ihracata rağmen yüksek ticaret açığı veriyor – son aylarda azalsa da hala GSYH'nin yüzde 3,5'inden fazla. Avustralyalıların ayaklarını yorganlarına göre uzatmadıkları kesin. Avustralya doları ABD doları karşısında geçtiğimiz yıl yüzde 13 değer kaybetti. Er ya da geç Çin ekonomisi yeniden dengelenecek ki bu da Avustralya'dan daha az hammadde alınacağı anlamına geliyor. 5. Kanada Kanada için muhtemelen söylenebilecek tek iyi şey, şu sıralar yeni bir konut balonu şişirmekle meşgul olan eski Merkez Bankası Başkanı Mark Carney'i İngiltere'ye göndermiş olması. Finansal kriz Kanada'yı pek etkilememişken faizlerin düşürülmesi şimdi bakıldığında bir hata gibi görünüyor. Tamamen gereksiz bir konut balonu yarattı. Elbette ki hiç kimse bir sonraki krizin nerede patlayacağını bilemez ama olası bir krizi, düşük borçlu ve hızla büyüyen gelişmekte olan piyasalardan beklemek fazlasıyla yirminci yüzyıl bakışı. Mevcut on yılda kriz, 2008'de olduğu gibi yine gelişmiş dünyadan gelecek.MATTHEW LYNN | WSJ
Reklam
İlişkiyi Rutinden Kurtarmanın 7 Altın Kuralı!
Sevgililer günü yaklaşırken, markaların yaratıcı ve de eğlenceli reklamları da ortaya çıkmaya başladı (Durex'in viral reklamı gibi).  Eti benim'o, sevgililer günüyle ilgili bir reklam filmi çekmiş. Reklamda Erkeğin odunluğu ve kadının mızmızlığı eğlenceli bir biçimde işlenmiş.
Reklam
Sevgililer Günü Hediyesini Bedavaya Getirmenin 10 Yolu
'Sevgililer Günü'ne inanmıyorum', 'Aaaa nasıl da unutmuşum pirenses', 'Bebeğim senin hediyen benim' gibi cümleler sizi bugüne kadar kurtardı. Ama sevgilinizin gözlerini bir uçtan bir uca devirdiği an da gözünüzün önünden gitmedi.  Bu sene edebiyatı bırakın, biraz kafayı çalıştırın. Hem vakitten, hem nakitten tasarruf edeceğiniz son dakika sürprizlerini sizin için seçtik.  Laf aramızda içlerinde Sınırsız Sinema Bileti de var. Nasıl mı? Galerinin sonunda!
Ortaya Çıkarılmaları an Meselesi Olan 10 "Lobi"
Lobi dediğin gizli olur, ama Türkiye artık öylesine büyük bir devlet ki kıyıda köşede kalmış, en gizli, en sinsi lobileri bile ensesinden yakalyıveriyor. Faiz lobisi, kaos lobisi derken en son hafta sonu 'porno lobisi' de ifşa edildi. Peki sıra hangi Lobi'de? işte size bir fikir verebilecek lobi listesi.
Kaskına Numarasını Yazdı, Çıplak Fotoğraflar Yağdı
Soçi’de devam eden Kış Olimpiyat Oyunları’nın ilk yarış gününde yaşanan ilginç bir olay gün yüzüne çıktı. İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre erkekler slopestyle yarışında mücadele eden 22 yaşındaki Rus sporcu Alexey Sobolev, eğlenmek için telefon numarasını yarıştığı güvenlik kaskının üstüne yazdı. Değişik bir eğlence anlayışı olan sporcu, bu sayede yüzlerce kadından mesaj aldı.Hürriyet
Nedir Bu Meshnet?
Korsan Parti Hareketi'nden Avukat Serhat Koç Agos'a konuştu. Bilişim hukuku uzmanı olan Koç, “Halen 3 bin civarında sitenin resmi yollarla engellendiği görünüyor ama aslında halen Türkiye'de 500-600 bin site kapalı” diyor. Koç’a göre yeni yasa ise fişleme ve sansürü devasa boyutlara taşıyacak. Türkiye'de pek bilinmeyen bir uzmanlık alanın var. Buradan başlayalım. 'Bilişim Hukuku' diyorlar ama aslında böyle bir alan yok. Çünkü bilişimin altında bilgi teknolojileri yatar ve bilgi teknolojilerinin değmediği alan olmadığı için, değmediği hukuk alanı da yok. Hukuk dalları temeldir; ceza, idari, anayasa hukuku... Bunların hepsinde bilişimle alakalı şeyler var. Hepsi hakkında sürekli müvekkilerle iş oluyor ama şahsi olarak bu konular zaten ilgimi çekiyor, o yüzden yapıyorum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, okurken de zaten fotoğraf ve bilgisayarla ilgileniyordum. Mezun olunca da fotoğrafçı veya bilgisayar mühendisi olamıyorum, bari bu insanların haklarını koruyacak bir alana yöneleyim, dedim. Türkiye'de bu işle ilgilenenlerin sayısı çok az. Türkiye'deki yasaların internete bakışı nasıl? Türkiye'de interneti doğrudan doğruya düzenleyen tek yasa 5651 Sayılı Kanun. Bu yasa interneti çok olumsuz ele alıyor. Yasanın konusu, internette yapılan suçlarla mücadele. Yani mücadele etmeye karar vermiş; desteklemeye değil. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’un çıkış aşamasında da çok sayıda çocuk pornosu operasyonları yapıldı; medyada biri bin gösterdiler. Diyelim 100 kişi soruşturmaya uğradı, sadece 3'ü ceza aldı. “Biz çocukları koruyoruz” diyerek bir yasa yaptıklarını iddia ettiler. TBMM Genel Kurulu’nda, CHP'nin de isteğiyle, buna “Atatürk aleyhine suçları içeren kanun” da eklendi. Bu metin, o alanda çalışan uzmanların görüşlerini yansıtmıyordu. Vatandaş böyle bir kanunun olduğunu bile bilmiyor; insanlar sanıyor ki yasa değiştirilirken yeni şeyler geliyor. Aslında 2007'den beri var. Daha önce yoktu. Önce bilişim suçları diye bir tasarı düşündüler, sonra internet siteleriyle ilgili bir şey çıktı ve Cumhurbaşkanı’ndan döndü. Onları atlattık, işte bu yasaya takıldık. Bu anlamda, Türkiye'de interneti düzenleyen başka mevzuat yok. Bazı kanunlarda değinmeler var. Türk Ceza Kanunu'nda bilişim vasıtasıyla ya da bizzat bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar var. Mesela Facebook hesabının çalınması, özel olarak tanımlandı TCK'da. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda da bütün o eserlere ait hakların internette de ihlal edilebileceğinden bahseden yine özel maddeler var. Agos'un internet sitesi sürekli hackleniyor. Bu bir suç değil mi mesela? Evet, suç ama kim olduğunu bilemiyorsunuz, bilmek için teknik rapor gerekli ve hacklemeyi yapan kişinin de işi pek bilmeyen, acemi biri olması gerekir. Bilişim dünyasında her zaman iz kalır. Ama izin bulunması bazen çok uzun zamanlar gerektiren şifreleme yöntemleriyle bırakılmış olabilir. O kadar çok katman arkasındadır ki onu çözmeye çalışmak mantıksızdır. O yüzden o raporlar geldikten sonra meçhul bir şüpheli olarak şu şu IP numaralarında, şu tarihte, şu saatte bize saldıran diye… Savcı Telekom'a soracak, Telekom o IP'yi bulacak. O IP hangi internet sağlayıcıdan verilmişse o diyecek ki ben şu saatte bu IP'yi şu müşterime sağladım.  O müşteri de büyük ihtimal ya internet kafe çıkacak ya da 80 yaşında bir teyze çıkacak. Teyze mahkemeye gidecek ve ben bilgisayara dokunmadım diyecek. Böyle durumları binlerce kez yaşadık. Ondan sonra da zaten genelde beraat çıkar; suçlu da bulunamamış olur. Bu durumu sporda doping mevzuatına benzetiyorum. Dopingin önüne geçmek amacıyla Türkiye'de yapılan tek düzenleme kullanana ceza vermek. Ama dopingi kullanmaması için gereken altyapı hazırlanmıyor. Çözümden ziyade cezalandırma… Aynı şey 5651'de de söz konusu. 2007’den beri 8. madde nedeniyle pek çok site kapatıldı ama sitenin kapanmasına neden olan içeriği girenler yakalanmadı. Engelli web’de sanırım 3 bin küsür site gözüküyor ama o gerçekten buzdağının tepesi. Bugün Türkiye'de gerçekte 500-600 bin site kapalı ve bunların çok büyük bir bölümü müstehcenlikten kapalı. Geriye kalanlar siyasi nedenlerle kapalı ve o sitelere giren kişileri sorgulamıyor savcı, sadece siteyi kapatıyor. Aslında siteyi kapatmak çözüm değil. DNS numarasıyla yine girebiliyorum. Çünkü suç unsuru sayılan şeyler orada durmaya devam ediyor. Oysa mesela Almanya'da site kapanmaz, sadece içerik kaldırılır. İfade özgürlüğünün tek istisnası Nazizm. İfade özgürlüğünden yararlanmak için “nasyonal sosyalistim” deyip kurtarıyorsun ama “Nazi'yim” diyemiyorsun, Nazi sembollerini yayamıyorsun. O zaman içerikleri çıkarıyorlar. Altyapı var yani. İsveç gibi ülkelerde ifade özgürlüğü çok daha yukarıda. Şiddet çağrısı olmadığı sürece herkes her şeyi söyleyebiliyor. Sorunu çözmek istiyorsan içeriği çıkaracaksın; erişimi engellemeyeceksin. Sorunun köküne gidilmeli: Çocuk pornosunu internet üretmiyor. Çocuk pornosunu Filipinler'de, Rusya'da insanlar üretiyor. Onu kurutamadığın sürece etkisini internette görürsün. Türkiye’de devletin internetle ilgisi sadece siyasi amaçlı diyebiliriz miyiz? Şimdi iyiden iyiye öyle oldu. Dünyada sansür için dört tane temel kılıf var: Telif hakları, terörizm ve devlet sırrı, çocuk istismarı ve son olarak da şiddet çağrısı... Bunlar hep kılıf oluyor, ama temel nedeni gözetim. Devlet bunu istiyor. İnsanların internette neler yaptığını bilmek, takip etmek... Bunları görebileceği teknolojiler aynı zamanda sansür işlevi de görüyor. Devlet esasen fişlemek istiyor. Diğer yandan da telif lobisi sansürlemek istiyor. Devletin o yatırımı yapacak parası yok veya yapmak istemiyor, ama telif lobisinin var, onlar da parasını verip sansür mekanizmasını kurduruyor. Türk Telekom'un omurgasına kuruldu bu yazılım zaten. Bu yazılım, hem devletin hem de telif lobisinin işine gelecek. Önceki sohbetlerimizde 'meshnet'in çözüm olabileceğini söylemiştin. Nedir bu meshnet? Meshnet, şirketlerin çok işine yarayan bir mantık. Şirketler devletin ve internet servisi sağlayanların hiçbir dahiliyeti olmaksızın aralarında iletişim kurmak ister çünkü ticaret sırlarının, devletin hukuken göremeyeceği ama kafası attığında görebildiği teknik bir altyapıdan geçsin istemezler.  Dolayısıyla iki şirket kendi arasında özel bir ağ kurar ve bu özel ağa hiçbir şekilde üçüncü bir taraf dahil olamaz. Tamamen kriptoyla çalışır. Türkiye'de kriptoloji yönetmeliği de çıktı, ona da büyük itirazlarda bulunuldu. Devlet diyor ki “Kim kripto kullanırsa, anahtarını devlete verecek.” Ben de diyorum ki “Anahtarını devlete verecekse bu kriptonun mantığına aykırı.” Türkiye'de kripto şirketleri zaten söylediler bunu; “O zaman Türkiye'ye kimse kripto şirketi kurmaz” dediler. İşte meshnet böyle bir şey. Aynı zamanda büyük depremler, seller olduğunda klasik işletmecilerin kurdukları büyük ağlar çalışmayınca böyle daha küçük ağların çalışması mümkün. Bir de Türkiye gibi internet sansürü ve gözetiminin olduğu ülkelerde gözetimsiz, sansürsüz internete ulaşmak için kullanılabilir. Nasıl yapılıyor? Güvendiğiniz bir ülkeden örneğin İsveç veya İzlanda gibi, bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz. FATİH GÖKHAN DİLER | Agos
Reklam