Doğadan Kopmamak Elinizde: Minicik Bahçesinde Yetişenlere İnanamayacaksınız
Yaz aylarında hiçbir koku taze kesilmiş çimen kokusundan daha güzel olamaz derler fakat evinizin önündeki minicik bahçede çim yerine minyatür bir tarla varsa bu genelleme sizi kapsamıyor demektir. Bir reddit kullanıcısının evinin önündeki ufacık bahçede neler yetiştirdiğini görünce inanamayacaksınız. Çağımızın en büyük sorunlarından olan hızlı kentleşme ve buna bağlı olarak hızla doğadan kopmamızın aslında kendi seçimimiz olduğunu, istenirse neler yapılabileceğini gösteren harika bir galeri. Ayrıca tarım ürünleri ile ilgili birçok mide bulandırıcı haber kulağımıza gelirken kendi yetiştirdiğimiz ürünleri gönül rahatlığıyla yiyebiliriz. İşte bahsettiğimiz bu mükemmel bahçe...
10 Ünlü İçki ve Anavatanları
Bira, su ve çaydan sonra en çok tüketilen üçüncü içecektir. Sümerliler zamanından beri tüketiliyor olduğu bilinmekte. Tahıl (özellikle arpa maltı) mayalandırması yöntemi ile üretilir ve genellikle şerbetçiotu içerir. Bir litre bira elde etmek için 6-7 litre su gereklidir. Dünyanın en sert birası, Avusturya’da 'Samichlaus' adı verilen biradır. Yılda sadece bir gün, Saint Nicolas gününde satılır ve bir yıl sonra içilir. Bu bira %140 alkol içerir. Normalde biraların alkol oranı %3 - %12 arasındadır.
'Suriyeli Kuma' Ticareti: Kira Veremiyorsan Kızını Ver!
Mehveş Evin'in Suriye'den Türkiye'ye gelen mültecilerle ilgili hazırladığı yazı dizisi Milliyet  gazetesinde başladı. Suriye'deki savaştan kaçan kadınlar, özellikle sınır kentlerinde Türk erkeklerine 'ikinci, üçüncü eş' olarak satılıyor. Durum o kadar trajik hale gelmiş ki  ev sahibinin kirasını ödeyemeyen Suriyeli aileden kira yerine kızını isteyebildiği ifade ediliyor. Bazı esnaflar Suriyeli kadınlardan 'patates' diye söz ediyor... Savaştan kaçan kadınların dramı bitmiyor: Ülkemize sığınan genç kadınlar, güvenlik ve maddi zorluklar nedeniyle para karşılığında evlendiriliyor... Suriyeli kumalar Güneydoğu’da yaygınlaştı Hatay’a geldiğimiz ilk günden itibaren kadın-erkek herkesten benzer sözleri duyuyoruz: “Suriyeli kadınlar çok bakımlı. Türkiyeli kadınlar, kocamı kaptıracağım stresi yaşıyor.” Suriyeli gelinler, savaştan önce de talep görüyordu. Ancak savaştan bu yana ikinci, üçüncü eş olarak Suriyeli kadınlarla imam nikahı yapanlar arttı. Herkesin bildiği bir sır bu. Özellikle Hatay, Urfa ve Kilis “Suriyeli kuma”da başı çekiyor. Görüştüğüm bir “aracı”, Bayburt’tan Afyon’a Suriyeli gelinlere talep olduğunu anlatıyor. Hatay-Reyhanlı’nın yarısının Suriyeli ikinci, üçüncü eşi olduğu iddia ediliyor... Bir kamu görevlisi anlatıyor: “Suriyeliler için 3-4 kadınla evlilik normal. Reyhanlı’da da tek tük vardı. Ama savaşla patladı. Kumaya itiraz eden kadın, dayak yiyor . Zaten ayrılsa ne yapacak? Eskiden kayınvalide baskısı vardı, şimdi kuma baskısı var.” Kuma getirilen yerli kadınlar, soranlara “eltim” deyip geçiştiriyor. Çoğunlukla kumaları evde yardımcı gibi çalıştırıyor. ÇEYİZ-TAKI İSTEMİYORLAR! Türkiyeli erkeklerin Suriyeli kadınlarla evliliğe heveslenmesinin nedeni, düğünün “az masraflı” olması. Farklı kaynaklar, işin ekonomik boyutunu doğruluyor: İki yıl önce 10 bin TL’ye el sıkışılırken, şimdilerde 1.000-2000 TL arasında pazarlık yapıldığı telaffuz ediliyor. Güneydoğu illerinde “başlık parası” adıyla 3 ila 5 bin TL’ye anlaşılıyor. Bir esnafın deyimiyle: “Patatesin kilosu 2 olan da var, 5 de...” Peki “patates”in değeri neye göre belirleniyor? “Yaşına veya güzelliğine göre değişir” deniyor. Ne yazık ki “yaş” kriteri, “çocuk gelin”lerin sayısının artması demek... Sağlık görevlisi H.G, “ Suriye’den gelen kadınlar, 14-15 gibi çok genç yaşta evlenip anne oluyor... Türk erkeklerinin masrafsız bir şekilde Suriyeli kızlarla evlenebiliyor olması, akla cinsel istismarı getiriyor... Sonuçta Suriyelilerin ne çeyiz, ne eşya ne de takı talepleri var. Yani her şekilde Suriyeli kızlarla evlilik yapmak buradaki insanların işine geliyor. İlk eş olarak da, ikinci-üçüncü imam nikahlı eş olarak da Suriyeliler tercih ediliyor ” diye anlatıyor. Kendi çalıştığı köyün muhtarının oğlunun bu şekilde evlendiğini anlatan H.G, “Maddi durumu iyi olan da olmayan da bir şekilde ikinci hanım istiyor . Adam gidip getiriyor, ‘Bu benim ikinci hanımım’ diye tanıtıyor. İlk eşler de, genelde eğitimi ve sosyal güvencesi olmadığı için sesini çıkaramıyor ...” ‘PARAN YOKSA KIZINI VER’ Kumalık müessesesi hiç masum değil. Suriyeli kadınların çoğu, mağduriyetleri yüzünden evlendiriliyor. Savaştan kaçan ailelerin maddi durumu çok kötü, ne evleri var, ne işleri... Aileler, kızların “Başına bir şey gelecek ” endişesiyle Türkiyeli “kısmet”lere evet demeyi tercih ediyor. Bunu bilenler maalesef durumu istismar ediyor. Urfa, sığınmacıların en yoğun yaşadığı kent. Kadın Yaşam Evi Derneği’nden Emine Hanım, sosyolojik sorunların çok olduğunu anlatıyor: “Arap kadınların psikolojik durumu iyi değil. Çokeşlilik çok arttı . Kadınlar kaygılı, niye geldiler diyorlar, istemiyorlar. Evlilikten öte, pazar oluşmuş durumda... Urfa’da aleni bir şekilde para karşılığında yapılıyor.” İkinci kadınla evlendikten sonra “hayal kırıklığı” yaşayan ve “O gitsin bu gelsin” diye üçüncü eş arayanlar mı dersiniz... İmam nikahı kıydıktan iki hafta sonra “hasta bu” diye geri yollayanları mı? Hatta 700 TL’ye fırlayan kirayı ödeyemeyen Suriyelilere, “O zaman kızını ver” diyen ev sahipleri bile var. Evet, bizzat dinledik! Suriyeli kadınlarla imam nikâhı kıymayı “Onları kurtardık” diye savunanlara bakmayın... Savaş mağduru kadınlar mal olarak takas ediliyor. YÜZ BİNLERCESİ YOK SAYILIYOR Suriye’deki korkunç savaş yüzünden 3 yılda 2.3 milyon insan ülkesini terk etmek zorunda kaldı. BM’nin son rakamlarına göre Türkiye’deki kayıtlı sığınmacı sayısı 577,349. Ancak “kayıtsız” Suriyelilerin sayısı yüksek. BM’nin 2013 sonu tahminine göre toplam rakam 1 milyonu geçti... Üstelik yüzde 75’i çocuk ve kadın! Ancak Suriyeli sığınmacılar; kamplarda yaşayanlar, büyükşehirlerde dilenenler ve mücahitler dışında yok sayılıyor... Zaten ne kimlikleri var, ne de hakları. TC kanunlarına göre onlar “misafir” statüsünde. Bu terim kulağa hoş gelse de “Suriyeli misafirler”in çoğu, barınmadan iş bulmaya, eğitimden kültürel farklara, büyük sıkıntılar yaşıyor. Bu yazı diziyi hazırlarken amaç, hem Suriyeli sığınmacıların, hem de toplumun yaşadığı sorunlara dikkat çekmek. Her savaşta olduğu gibi, bu savaşın da en büyük mağdurları kadınlar ve çocuklar...İnşaatlarda, depolarda hatta ahırda yaşayan öyle çok insan var ki! Çoğu, “buna da şükür” dese de durum, giderek içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Sahada çalışanlar, bu krizi Afganistan’da yaşananlara benzetiyor. ‘Manita yerine ikinci eş almak daha ahlaklı’ Suriyeli çocuklar için eğitim veren bir kurumun müdürü S. Bey’in ilk karısı Hatay’dan, ikincisi Suriye’den. S. Bey, eşinin bu duruma ne dediğini sorduğumuzda konuyu “Batılıların ahlaksızlığına” getiriyor: İkinci hanımımı 5 yıl önce Suriye’de aldım. Şimdi 43 yaşında. Üniversitede ilahiyat hocasıydı. Savaştan sonra buraya yerleşti. Şimdi apartmanın üstünde o , altında ilk hanımım yaşıyor. Batı, kadına saygılı olduğunu iddia ediyor. Peki kadını, eşyanın reklamında kullanan kim ? Bir de İslamı eleştiriyorlar; birden fazla evliliğe müsaade ediyor diye! Batı’da bir istatistik yapılsın bakayım, kim sadece evli olduğu kadınla birlikte oluyor? Yüzde 1 bulamazsınız! Bir erkek, gayrimeşru ilişkilerinden dolayı hanımına hastalık getirdiği zaman, bu büyük vebal değil mi? Bu nasıl bir şey! Avrupa’da her erkeğin kaç manitası var ? Bu tür işler yerine ikinci hanımı almak, bana ahlaki açıdan daha doğru geliyor. Suriyeli garibanlardan iş bulduğunu zannedip sevinen, sonrasında tuzağa düşürülen kızlar da var. Kalbinde vicdan taşımayan insanlar başkalarının mağduriyetinden faydalanıp, onları istismar ediyor. Suriyeli kadınlar isim ve yüzlerini gizleme şartıyla konuştu. Kadınları kandırıyorlar Savaştan kaçan Suriyeli kadınlarla evlilik, ticarete döndü. İkinci eş alanların yanı sıra, bu işin tüccarlığını yapanlar, garibanları dolandırıyor. Bu tür evliliklere tanıklık eden Hasan, Türkiye’nin her ilinde ilk veya ikinci eşi Suriyeli olan aileler olduğunu belirtiyor: “Evlenmesin de ne yapsın? Ama 60 yaşında bir erkeğin, 19-20 yaşında biriyle evlenmesi beni üzüyor. Savaşla birlikte bu tip evliliklerde inanılmaz artış söz konusu.” BEKÂRIM DEDİ, 6 ÇOCUĞU VAR Z.A: Suriyeli dört eşi olan birini tanıyorum, 30 çocuğu vardı. Aile, maddi sıkıntılar yüzünden farklı illere dağılmış. Kız çocuklarından birini berdel yaptı. Meğerse adam bekâr değilmiş, altı çocuğu varmış. Bir ay evli kaldılar, kız babasının yanına döndü. Evlenmek isteyen erkekler, Hatay ve Urfa’dan gelen hemşerilerimize ulaşıyorlar. Ekmek veremedikleri için kızlarını kocaya veriyorlar. Çok kötü durumlar yaşıyoruz. TÜRKİYELİ ERKEKLER YALANCI MEYRA: Suriye’de erkekler kadınları asla kandırmaz, kadınlar bu kadar ucuz anılmaz! Ama Türkiye’deki erkekler kadınlar için her türlü yalanı atıyor. Suriyeli kızlarla evlenmek isteyen çok erkek var. Gelenlerin yüzde 90’ı yalancı; maddi durumlarının iyi olduğunu ve hiç evlenmediğini söyler. Düğün yapılır, bekâr adamın çoluk çocukları çıkar ortaya! 20-22 yaşında kızlar kandırılıyor. Ya terk etmek zorunda, ya da kuma olarak kalmak zorunda. Biri onların kızlarını kuma olarak götürse nasıl olur? Nasıl hissederler kendilerini? ÇARESİZ, KABUL EDECEKTİM ŞORE (23): Savaştan kaçıp Türkiye’ye sığındım. Yaşadığımız semte sürekli “yardım için” gelen adamlar vardı. Sonrasında biri, benimle evlenmek istedi. Yaşı 55’miş, eşi ölmüş ve çocuğu yokmuş. Çaresizlikten kabul edecektim. Çünkü adam, aileme ev tutacağını söyledi. Araştırınca öğrendim ki evliymiş, 4 çocuğu varmış. İptal ettim, şu an çaresiz koca bekliyorum. AMCAMIN KIZINI KANDIRDILAR HADO: 2 yıl önce amcam, 22 yaşındaki kızını 50 yaşında bir adama verdi. Çok zor durumdaydı. Meğer adam çulsuz sefilin tekiymiş. Şu an kız çok zor durumda. Suriye’de yaşadığımız acılar yetmezmiş gibi bunları yaşıyoruz. Allah hakkımızı hak etsin. KOCAMDAM KORKUYORUM S.A: Bir komşumuz üçüncü eş getirdi. Ben de kocamdan korkmaya başladım. 50 yaşında adamlar, 20-25 yaşındaki genç kızlarla evleniyor. Bu durum beni korkutuyor. Erkek adamın işi belli olmaz. Ben kumaya kandırılarak gidenlerin kusuruna bakmıyorum. Onları oyuna getiren erkeklerin Allah belasını versin. MEHVEŞ EVİN | Milliyet
Vamp Kadın Tanımına Uyan Sevgiliye Hediyeler
Kadınlar çekicidir. Ama bazı kadınlar daha çekicidir... Her kadının kendine özel bir aurası olur. Bazısının narin, bazısının zarif, bazısının da tutkulu... Vamp diye tabir ettiğimiz tamamen dişiliği ön planda olan bu kadınlar aslında aşka aşıktırlar. Şeytan tüyünün zirve yaptığı ve yeryüzünde ki tek dişi sanabileceğiniz vampların, kendine güvenleri de oldukça yüksektir. Çok beğenirler ve zor vazgeçerler... Her zaman özelin, en güzelin peşinden koşarlar... Vazgeçmenin, yorulmanın, pes etmemenin ve yok demenin imkansız olduğu bu özel kadınlar, özel hediyelere layıklar...Eğer,  'Benim sevgilim tam bu tanıma uyuyor!' diyorsanız, bu değerli varlıklara birbirinden güzel hediye önerileri...
Yavru Köpekler için Tuvalet Eğitimi
Yavru köpek eve geldiği andan itibaren tuvalet eğitimine başlayabilirsiniz. Bu eğitim sizin düşündüğünüz gibi zor olan bir eğitim değildir. Sadece yapmanız gereken yavruyu eğitim evresi çerçevesinde sürekli kontrolünüz altında tutmak ve biraz sabırlı olmaktır. İlk aşamada köpeğin tuvaletini nereye yapması gerektiğine karar vermeniz gereklidir. Evin içerisinde bir yere mi, yoksa dışarıya mı? Buna karar verdikten sonra eğitime geçebiliriz. İki ayrı yer olduğuna göre iki de ayrı eğitim şekli bulunmaktadır. Eğitim metodunu anlatmaya geçmeden önce yavrunuzun tuvalet sorunlarını en aza indirgemek ve tuvalet gereksinimini düzene sokmak için kayda değer bazı bilgiler vermek isteriz. Köpekler yemeklerini yedikten sonra bağırsaklarında oluşan baskı gereği tuvalet yapma gereksinimi duyarlar bu bizim işimizi kolaylaştıracaktır çünkü yavrunun en azından en çok hangi periyotlarda tuvalet gereksinimi duyduğunu biliyoruz. Yapmamız gereken gerekli sıklıklarda düzenli vakit dilimlerinde yavruya mamasını vermek belirlediğimiz zaman periyotları dışında yavruya kesinlikle mama vermeyerek yavrunun tuvalet gereksinimlerini kontrol altına almaktır.     Ev İçi Tuvalet Eğitimi Yavru köpek ihtiyacı geldiği anda düşünmeden oranın neresi olduğunu umursamadan ihtiyacını giderecektir. Bu da evde hoş olmayan kötü bir koku oluşmasına neden olacaktır. Eğitime başlamadan önce eğer yavru ev içinde bir yere tuvaletini yapmış ise o bölge mutlaka hijyen sağlanacak şekilde temizlenmelidir, iyi temizlenmeyen...
Buz Terapisi İle Cilt Lekelerinden Kurtulun
Buz terapisi ile yılların yorgunluğunu atıp, iz ve lekelerden kurtulmak istemez misiniz?Buz terapisinde, terapide kullanılan alet aldığı nemi ve oksijeni yapıdaki soğukluk oranına göre buz haline getirebiliyor. Oluşan buz parçacıkları cildin altında bulunan kolajenleri harekete geçirerek aktif olarak çalışmasına yardımcı oluyor. Cildin üst tabakasında kuruluk sağlayarak alt kısımdan yeni bir gelmesine yardımcı oluyor. Buz terapisi cildin hangi bölgesine uygulanacaksa cihazda kullanılacak başlık o bölgeye uygun olarak seçiliyor. Bu terapi ile cilt herhangi bir zarar görmeden tazeleniyor. Buz terapisinde herhangi bir yaş sınırı ve herhangi bir risk faktörü yoktur.-Jilet izleri-Yanık izleri-Ameliyat izleri-Vücut çatlaklar-Lekeler-Çiller-Yaşlılık izleri-Et benleri-Sivilce izleri-Doğum lekeleri-Siğiller-Saç kıran hastalığı gibi daha birçok cilt sorununda başarılı sonuçlar alınabiliyor.Başlamadan önce cildin yapısına göre bazı testler yapılmaktadır. Test sonuçlarına göre uygulanacak derece seçiliyor. Çiller, yaşlılık lekeleri ve güneş lekeleri ortalama 1- 3 seans arasında tamamlanıyor, ancak derin cerrahi izleri, yanıklar, jilet kesikleri 18 seansa kadar çıkabiliyor. Seanslar, cilt sorunu eğer vücutta ise 2 haftada 1, yüz bölgesinde ise haftada 1 defa uygulanıyor. Vücutta oluşan çatlakların boyutuna göre seans sayısı 3 – 28 arasında değişim göstermektedir.Yanık izlerinde ise, eğer yanık 1. Derece ise, 1 – 7 seans, 2. Derece ise, 3 – 18 arasında farklılık gösterebiliyor.Buz terapisi el, yüz dahil bütün vücutta rahatlıkla uygulanabiliyor.Buz terapisinden sonra herhangi olumsuz bir sorun oluşmamaktadır. Aynı gün duş bile alınabilir.Yılın her mevsiminde yapılabilmektedir. Ancak kış ayları yaz aylarına göre daha fazla tercih edilmektedir.
Reklam
Ebru Şallı Güzellik Ve Bakım Sırları
İyi bir bakımdan söz ediyorsak, cildimizi, saçımızı ve vücudumuzu her anlamda yenilemeliyiz. Beslenmemizi de gözden geçirip tazelenmenin, rengarenk sebze ve meyveleri sofranızdan eksik etmemeliyiz.Yapılması gerekenler çok basit. Spora başlamak, pilates yapmak, hatta kardiyo pilates yaparak daha fazla hareketlenmek. Böylece bahar yorgunluğunu üzerinizden kolayca atabilirsiniz. Hamama gidip kese yaptırabilir, ölü derilerinizden arınabilir; yine peeling uygulayarak ışıl ışıl, pırıl pırıl bir cilde sahip olabilirsiniz. Evde geçirdiğiniz zamanlarda cildinizi dinlendirmeyi ihmal etmemelisiniz. Makyajınızı mutlaka temizlemeli ve yüzünüze peeling yapmadan derin bir temizlik sağlayamayacağınızı unutmamalısınız. Bu durumda yüzünüze düzenli olarak kil maskesi uygulamak iyi gelecektir. Çünkü kil maskesi cildinize derinlemesine bir temizlik sağlayacak. Ardından kullanacağınız kremlerin seçimi de çok önemli. C vitamini içeren kremler ile nem oranını artırarak kolajen üretimini destekleyen ürünleri kullanmanızı tavsiye ediyorum. Göz altınız için hassas bir bakım yapmayı unutmayın. Kırışıklıkları açan C vitamini içeren yumuşak kremleri tercih etmelisiniz.Saçlarınıza nem depolayınDaha az kuaföre gidip fön çektirin.Saçınızı ısıyla fazla temas ettirmeyin.Saçlarınıza özel doğal zeytinyağı ile bakım uygulayın. Ayrıca aromaterapi yağlarından yararlanabilirsiniz.Badem yağı ve E vitaminini karıştırarak saçlarınızın nem oranını artırabilirsiniz.Saçlarınızı her gün yıkamayın. Saç derinizin yağ üretmesine izin verin, gün aşırı yıkayın.Ebru Şallı’nın saçları kuvvetlendiren losyonu3 yemek kaşığı papatya kurusu2 yemek kaşığı lavanta kurusu1 yemek kaşığı kekik kurusu1 yemek kaşığı gül kurusu1 litre suda papatya, lavanta, kekik ve gülü 10 dakika kaynatıp süzün. Günde bir kez saçınızı bu su ile ıslatıp tarayın.Kardiyo pilates yapın!Yağ yakıcı, kas yapıcı özelliği olan pilates egzersizlerinden oluşan kardiyo pilates ile tanışmalısınız. Özellikle kardiyo pilates ile birlikte beslenmenize de dikkat etmelisiniz.Neler yememelisiniz?Kızartma tüketmeyin.Fazla tuz ve yağ içeren gıdalardan uzak durun. Fazla tuz ve transyağ içeren gıdalar vücutta su tutarak ödeme yol açıyor.Asitli içeceklerden ve şekerli meyve sularından kaçının.Neler yemelisiniz?3 litreye yakın doğal mineralli su için.Günde 2 fincan yeşil çay tüketin.Günde 1 fincan Türk kahvesi ya da normal kahve içebilirsiniz.Taze sebze ve bol bol salataya öğünlerinizde yer verin. Salatalarınızın protein değerini artırın. Nohutlu, mercimekli, tavuklu ya da balıklı salatalar gayet besleyici ve doyurucudur.Her gün 3 yumurtanın beyazıyla hazırlanmış bir omlet yiyin. İsterseniz yumurtanın bir tanesini sarılı yiyebilirsiniz.Her sabah iki adet pembe greyfurtun suyunu için.Her gün ya ızgara et ya da balık veya tavuk gibi protein içeren gıda tüketin.Et yemiyorsanız, bol bol yeşil mercimek ve nohut gibi bakliyatlardan da yiyebilirsiniz.Her gün antioksidan içeren meyvelerden yiyin.Günde 2 dilimden fazla ekmek yemeyin. Kepekli, çavdarlı ya da tam buğday unlu ekmeği tercih edin.Ebru Şallı’nın karma cilt için kil maskesi tarifi1 adet yumurta sarısı1 yemek kaşığı kil2 çay kaşığı okaliptus yağı1 yemek kaşığı gül suyuHazırlanışı:Kili gül suyunda ezip diğer malzemeleri katın. Ciltte 20 dakika bekletip ılık su ile yıkayın.Ebru Şallı’nın göz kenarları için maskesi1 dilim ananas1 tatlı kaşığı badem yağıHazırlanışı:Ananası rendeleyip badem yağı ile karıştırın. Göz altı ve kenarlarına sürüp 20 dakika bekletin. Pamukla silerek temizleyin.Formsante
Evde Diş Beyazlatma Yöntemleri
Evde hazırlayacağınız diş beyazlatma yöntemleri bembeyaz dişlere sahip olabilirsiniz. İnsanlarda diş renkleri tıpkı ten renkleri gibi farklılıklar gösterir. Bazı kişiler doğuştan şanslı olarak beyaz diş rengine sahiptirler. Bazen de genetik olarak daha koyu diş rengiyle doğarız. Annenin hamileyken kullandığı veya çocukken kullanılan bazı antibiyotiklerden dolayı da diş rengi koyulaşabilir. İçtiğimiz sulardaki flour yoğunluğu da diş rengimizin koyulaşmasına neden olur. Etkileyici bir gülümsemenin anahtarı pırıl pırıl ve bembeyaz dişlerdir. Dişlerin doğal renkleri yıllarla ve kullanılan çay, kahve, sigara etkisiyle koyulaşır. Diş beyazlatma işlemlerine başlamadan önce bir ağız muayenesi şarttır. Bu muayenede ağız içerisindeki dolgular, porselen kaplamalar, çürükler ve minedeki çatlaklar belirlenmelidir. Uygulanacak olan beyazlatma işlemi dişleri beyazlatırken dolguların ve ağızdaki porselenlerin rengi değişmez. Dolayısıyla bu durum beyazlatmaya karar vermede önemli bir kriterdir. Diş doktorlarının uyguladığı diş beyazlatmanın bir alternatifi de evde diş beyazlatmak için yapılacaklardır. Neler mi? Şöyle bir bakalım: Çilekli diş beyazlatma tarifi Bu basit beyazlatıcıyı yapmak için iki malzeme gerekli: Çilek ve karbonat.
Reklam
Kedilerde Besin Alerjisi
Alerji, bağışıklık sisteminin alerjen veya antijen olarak adlandırılan maddelere aşırı tepki vermesi durumudur. Mevcut duruma paralel olarak besin alerjisi, normalde zararlı olmayan bazı besin maddelerinin yol açtığı alerjik reaksiyon olarak tanımlanabilir. Besin maddelerinin içinde olan protein, karbonhidrat, koruyucu ve renklendirici maddeler alerjiye neden olabilirler. Kedilerde görülen deri hastalıklarının sırf % 10-15′inden besin alerjisi sorumludur. Genel olarak besin alerjisinden yakın geçmişte yenilen besinler sorumlu tutulsa da gerçekte besin alerjisi bir gecede oluşmaz ve alerjinin gelişmesi zaman alır. Bu süre 1 haftayla 10 yıl arasında değişkenlik gösterebilir. Besin alerjisi olan hayvanların %80’den fazlasının alerjik besinleri iki yıldan fazla ...
Marlboro Adam, Sigara Kurbanı Oldu
Uzun yıllar bir sigara markasının reklamlarında oynayan ve bu reklamla anılan aktör Eric Lawson, sigara kullanımına bağlı akciğer rahatsızlığı nedeniyle öldü. 1978-1981 yılları arasında sigara reklamlarında marka yüzü olan Eric Lawson, tüm dünyada bu markanın adıyla birlikte tanındı. Lawson ayrıca Baretta ve Charlie'nin Melekleri gibi TV dizilerinde küçük roller aldı. 72 yaşında ölen Lawson, ergenlik çağından beri sigara kullanıyordu.Gerçek Gündem
İlk Yerli Elektrikli Otonun Üretimi Durdu
Elektrikli otomobillere 4 milyar euro yatırım yapacağını açıklayan Renault’nun hedefleri şaştı. Vatan Gazetesi'nden Mete Tansu'nun haberine göre, Fransız marka, Türkiye’de üretilen ilk elektrikli otomobili Fluence Z.E.’nin üretimini durdurmaya karar verdi. Renault’nun yeni stratejisi doğrultusunda 2010 yılında Oyak Renault’nun Bursa tesisindeki bantlardan inmeye başlayan Fluence Z.E.’nin üretimi 2013’ün sonunda sessiz sedasız sona erdi. Türkiye’de üretilen ilk elektrikli aracın macerası 3 yıl sürdü. Renault’nun bu kararı almasında elektrikli araçlara beklenen talebin gelmemesi etkiliydi. 2009’da Fluence Z.E.’nin Bursa’da üretileceğini duyuran Renault’nun hedefleri büyüktü. Şirket, elektrikli araçtan yılda 20 bin adet üreteceğini, talebin artması halinde bu rakamı 30 bin adede kadar çıkarabileceklerini açıklamıştı. Oyak Renult’ya en büyük sipariş İsrail’den gelmişti. Oyak Renault, İsrailli şirket Better Place’yle yaptığı anlaşmaya bağlı olarak İsrail ve Danimarka’ya 5 yılda 100 bin adet elektrikli Fluence ihraç edecekti. Ancak tahminler tutmadı, Avrupa ülkelerinden elektrikli Fluence’a istenilen sayıda sipariş gelmedi. Türkiye’de 215 adet satıldı İlk yerli elektrikli araç, Türkiye’de de rağbet görmedi. Türk halkının 2012 yılının ortasında tanıştığı ve ‘10 liralık elektrikle Ankara’ya gitmeyi’ planladığı Fluence Z.E.’den bugüne kadar 215 adet satıldı. Peki dünyanın en pahalı benzinini kullanan vatandaş neden tercihini 100 km’de 2.5-3 lira yakan elektriklilerden yana kullanmadı? Elektrikli araçlar için altyapı sorununun çözülememesi yani yeterince şarj istasyonunun kurulamaması en büyük sıkıntı oldu. Uzun süren batarya şarj süreleri ve kısa menzil de satışları olumsuz etkiledi. Renault, yeni stratejisinde Zoe Z.E., Twizy Z.E. ve Kangoo Z.E.’ye ağırlık verecek. Zoe ile Twizy, bu yıl satışa sunulacak.Tahminler tutmadı Renault CEO’su Carlos Ghosn, 2020’de elektrikli araçların toplam pazarın yüzde 10’unu temsil edeceğini öngörüyordu. Hedefi 500 bin elektrikli Renault satmaktı. Ancak satışlar tahminlerin çok altında. Elektrikli otoların toplam satışı Avrupa’da 14 binde kaldı. Elektrikli Renault Fluence evdeki 220 voltluk prizle 6-8 saatte şarj edilebiliyor. Otomobil tam şarjla 185 kilometre yol katedebiliyor.Cumhuriyet
Reklam
Soğuğun Etkisini Azaltmak İçin Birkaç Yöntem
Soğuk günler sonunda kapıya dayandı. Dışarı çıkınca üşümemek elde değil.Balkanlara soğuk hava akımları için kızmak yerine  soğuktan daha az etkilenmek için uygulayabileceğiniz bir kaç yöntemi sizlerela paylaşmak istedim...
Sivilce Lekelerinden Bitkilerle Kurtulun
Sinir Otu İçerdiği yapraklar sayesinde sivilce ve akne sorunlarınız ortadan kalkacaktır. Sinir otunun yapraklarını iyice ezdiğinizde çıkan suyu sivilcelerin üzerine sürün. Yaprakların ezilmesiyle elde edilen sıvı sivilce lekelerini yok etmede etkilidir. Marul Marul cilt lekelerini tedavide çok etkili bir bitkidir. Yapılması gereken 3 bardak suyun içerisine 25 gram marulu küçük halde doğrayıp cezvede ısıtmaktır. Isıtılan suyu gün zarfında 2 kez sabah ve akşam olmak koşuluyla lekeli bölgelerinize sürün. Elma Sirkesi Sabah ve akşam olmak üzere gün içerisinde 2 kez 1 yemek kaşığı su içerisine koymuş olacağımız elma sirkesiyle cildimiz çok daha güzel bir hal alabilir. Faydasını görmeniz için düzenli olarak...
Reklam
Vücut Geliştirenler İçin En İyi 10 Mineral!
Georgia Southern University'(Statesboro, Georgia) da yapılan araştırmaya göre Vücut Geliştirme sporu ile ilgilenenlerin en fazla ihtiyaç duydukları mineraller aşağıdaki gibidir. Sıralama ihtiyaç miktarına göredir. 1. MagnezyumSinir sisteminin ve kasların gevşemesini sağlayan mineraldir. Sakinleşmeye yardımcı olduğu için ' Anti-stres Minerali ' olarak bilinir. Magnezyum kandaki şekerin enerjiye dönüştürülmesinde önemli bir rol alır. Bu hayati mineral vücudumuzun Vitamin C,kalsiyum,fosfor,sodyum ve potasyum'u daha etkili bir şekilde kullanabilmesi için gereklidir. Magnezyum sağlıklı dişler ve sindirim sisteminin rahatlığı için gereklidir.  2. KalsiyumSağlıklı vücut yapısı için gerekli önemli minerallerden biridir. Bu mineral büyük oranda vücudumuzdaki kemiklerde bulunur. Eksikliği yüksek oranlara vardığında diş ve sırtta ağrılar,kemiklerde zayıflama, çatlama ve kolay kırılma görülür. Vücuttaki kalsiyum miktarı sadece kemikler için önemli değildir. Aynı zamanda vücuttaki bütün fonksiyonlarda görev alır.Özellikle vücuttaki demirin kullanımı ve alınan gıdaların hücre zarından geçebilmesi için gerekli olan bir mineraldir. Stres,egzersiz yetersizliği,aspirin,mineral yağ,fazla yağ alımı ve diğer faktörler nedeniyle vücuttaki kalsiyum miktarı azalır. 3. ÇinkoBu esansiyel mineral vücutta herşey için gereklidir. Vücudun sağlıklı bir yapıda tutulması için herşeyi harekete geçiren bir kıvılcım gibi çalışır. Vücuttaki pek çok fonksiyonda görev alır. RNA ve DNA oluşumu ve proteinlerin enerjiye dönüştürülmesi için çok önemlidir. Vücuttaki her hücrede Çinko vardır. Zihinsel fonksiyonlarda,vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesi gereken durumlarda,kanın stabilizasyonunda, vücuttaki alkali dengesinin muhafazasında önemli roller üstlenir. Bu mineralin varlığına ihtiyaç duyan organlar; kalp,beyin ve üreme sistemidir. Yemeklerin pişirilme yöntemleri,stres, diüretiklerin kullanımı,alkol alımı ve diğer faktörlerle vücuttaki çinko oranı azalır. 4. KromVücuttaki basit şekerin parçalanmasında rol oynar. İnsülin oluşumuna, kandaki şeker ve kolesterol düzeyinin kontrolüne yardım eder. Krom; vücuttaki enzim ve hormonlar için çok önemlidir. 5. SodyumBu mineral sinir ve kas fonksiyonlarının devamı için çok önemlidir. Asıl görevi sıvı pompalanmasını sağlamak ve gıdaların hücre zarından geçişini sağlamaktır. Bol miktarda sodyum yüksek kan basıncına katkıda bulunur. 6. FosforSadece fizyolojik kimyasal reaksiyonlarda yer almakla kalmaz,aynı zamanda vücuttaki bütün hücrelerde bulunur. Normal kemik ve diş yapısı,kalp düzeni ve normal böbrek fonksiyonları için gereklidir. Vitamin D ve Kalsiyum; Fosfor'un işlevini sürdürmesine yardımcı olur. Fosfor olmadan B-grubu vitaminleri ve niasin absorblanamaz. 7. DemirVücut için gerekli esansiyel minerallerden biridir. Hemoglobin (kırmızı kan hücresi),miyoglobin (kas pigmenti) ve enzim üretimi için gereklidir. Vücuttaki demirin sadece %8'i kan damarlarından absorblanır. Demir vücutta büyümeye yardım eder,yorgunluğa karşı ve hastalıklardan korunmada kullanılır. Ayrıca demir, vücuttaki B-grubu vitaminlerinin kullanımını arttırır. 8. VanadyumBalık, zeytin, et ve turp'ta bulunan bir mineraldir. 9. BakırKaraciğerde depolanan önemli eser minerallerden biridir. Vücut dokusunun yeniden oluşması için gerekli enzimlerin hayati komponentidir. Hemoglobine bağlı demirin korunması ve Vitamin C'nin kullanımı için gereklidir. Beyin sinirlerimiz ve bağ dokusu için bakır miktarı önemlidir. 10. PotasyumHayati minerallerden biridir. Vücuttaki potasyumun %98'i hücre duvarlarının içinde bulunur. Potasyum, sodyumla birlikte vücuttaki su dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ve gıdaların hücre içine geçişini sağlar. Potasyumun önemli görevlerinden biri de sinir sistemindeki mesajları iletmesidir. Beyne oksijenin gönderilmesi beyin için önemlidir. Her gün bu mineral vücutta kullanılır ve tekrar yeri doldurulur. Kalbimiz ve vücuttaki diğer kaslarımızın sağlıklı yapısını koruması potasyuma bağlıdır.
Efsane Film Sahnelerinin Huzurevi Sakinleri Tarafından Canlandırıldığı Takvim
Pirelli takvimi ya da daha farklı takvimleri görmeye alıştık bildiğiniz gibi. Bu takvim ise Almanya'da bir huzurevinde Contilia Emekli Grubu'nun ön ayak olduğu güzel bir çalışma. Bu çalışmaya göre 12 efsane filmin, 12 efsane sahnesi yaş olarak yaşlı olsa da, ruhen genç olan kişiler tarafından yeniden canlandırılmış. Kıyafet, fotoğraf çekimi ve uygun ortam da profesyonel bir ekip tarafından sağlanmış. 5000 adet basılan ve canlandırmada rol alan kişilerin yakınları, çevre sakinleri ve huzurevinde kalanların yakınlarına dağıtılan takvim için geniş (uluslararası) bir basım ve dağıtım planı ise bulunmamakta. Böyle projeleri görünce, ülkemizdeki huzurevlerinde de yeşilçam özelinde projeler keşke yapılsa demekten başka bir şey diyemiyor insan. İşte oldukça eğlenceli takvim...
Reklam
İdeal seks saati bulundu!
Cumartesi 19:37... İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, çiftlerin yüzde 44’ü seks yapmak için Cumartesi 19:37’yi tercih ediyor. En çok seksi düşünülen zaman ise Cumartesi ve saat 16:33. Bu saatte birçok çift işte olduğu için isteklerini erteliyor.
Kaddafi'nin Korkunç Haremi!
Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin ardından özel hayatıyla ilgili korkunç bir ayrıntı ortaya çıktı. Buna göre Kaddafi’nin sarayında genç kızların seks kölesi olarak kullandığı ve zorla tutulduğu hücreler bulunuyordu.DIŞ HABERLER/ milliyet.com.trAlbay Kaddafi’nin sarayındaki bu hücrelerde Kaddafi genç yaştaki kızlara ve hatta erkeklere tecavüz ediyordu. Yüzlerce genç kız saraydaki bu tüyler ürpertici hücrelerde zorla tutuldu.İşin daha da ürkütücü tarafı eski diktatörün okulları ziyaret ederek kendine kurbanlar seçmesi… Kaddafi’nin seks hücrelerindeki yatak odaları 70’lerin tarzına uygun dekore edilmişti. İkiz bir yatağın bulunduğu bu odada Kaddafi 14 yaşındaki genç kızlara tecavüz ediyordu.
Bitkisel Yöntemlerle Çatlak Tedavisi
Hamilelikte oluşan çatlakların tedavisi için evinizdeki malzemelerle çatlak kremi hazırlayabilirsiniz.Badem & Elma Çatlak KremiCam bir kasenin içerisine badem ve elma yağını eşit miktarda ekleyerek karıştırın ve her gün cildinize uygulayın. Susam ve çilek yağını da aynı yöntemle karıştırarak çatlamaya başlayan bölgelerinize her gün masaj yaparak uygulayın.Keten Yağ ı& Kakao Yağı Çatlak KremiCam bir kasede bütün malzemeleri kakao, gliserin ve keten yağını eşit miktarda katıp çatlayan ve kuruyan bölgelerinize masaj yaparak...
Reklam