Ebola ve MERS Yakın Takipte: En Riskli Nokta İstanbul
Ebola; Batı Afrika’dan, MERS-CoV ise Arap Yarımadası’ndan yayılıyor. Türkiye, bu iki salgın hastalığın tam ortasında. Her iki hastalık da ölümcül. Batı Afrika uçuşlarının tamamı, hacıların yüzde 50’si İstanbul’a geliyor. Gümrük kapıları, 1 Ağustos'tan bu yana alarmda.Türkiye’de henüz Ebola vakası görülmedi. MERS-CoV’dan ise Hatay'da biri kişi hayatını kaybetti. Yakın tarihte ilk kez böylesi bir durum yaşanıyor. Türkiye, daha önce iki salgın hastalık riskini aynı anda yaşamamıştı. Tüm risk ve acil eylem planları bu olağandışı duruma göre alınıyor.Alarm seviyesine geçildiAtatürk Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi’nin Baştabibi Dr. Aykut Yener Kavak, 1 Ağustos tarihinden itibaren tüm yurtdışına açılan kapılarda alarm seviyesine geçildiğini söyledi. Ebola ve MERS-CoV salgın hastalıklarına karşı uluslararası havaalanları, limanlar ve sınır kapılarında ekipmanlar yenilendi, negatif basınçlı kabinler satın alındı. Bu kabinler, hastalık şüphesi olan kişilerin hastaneye taşınmasında kullanılıyor. İçerdeki havayı asla dışarı vermiyor.En riskli nokta İstanbulTürkiye, her iki hastalığın da geçiş güzergahı üzerinde. Türk Havayolları’nın özellikle Afrika seferlerinde öne çıkan bir şirket olması, yolcu kapasitesinin yoğunluğu Ebola riskini arttıran faktörlerden.Batı Afrika seferleri de sadece Atatürk Havalimanı’ndan yapılıyor. Ekiplerin dikkatlerini yoğunlaştırdığı 10 hat var. Nijerya, Liberya, Çad, Senegal, Gana, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Moritanya, Benin, Sierra Leone’dan aktarmalı ya da direkt uçuşlar sağlık ekiplerinin yakın takibinde. Atatürk Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi’ndeki kriz masasında hem Ebola hastalığının görüldüğü ülkeler hem de o bölgeden gelen uçaklar takip ediliyor.MERS-CoV yani Ortadoğu Solunum Sendromu-Koronavirüsü ise başta Suudi Arabistan olmak üzere Arap Yarımadası’ndaki pekçok ülkede var. Hacı adaylarının dönüş zamanına denk gelmesi, bu salgın hastalık için de dikkatleri giriş-çıkış noktalarına çeviriyor.Operasyonun kumandasıEbola ve MERS-CoV salgın hastalıklarına karşı yürütülen operasyonda en önemli rol, Sağlık Bakanlığı'na bağlı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne düşüyor. Zira, yurtdışına açılan kapılardan onlar sorumlu. Şüpheli vak’alarla ilk onların ekibi yüzleşiyor. Şimdiye kadar, İstanbul’da 26 vak’aya müdahale edildi. Bunun dördü özel donanımlı ambulanslarla hastanelere gönderildi. Dört hastada da Ebola ile en çok karıştırılan sıtma çıktı.Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürü Hüsem Hatipoğlu, “Vatandaş rahat olsun. Öyle bir vak’a olsa biz onu yakalarız. Sınırdan giren yolcuları takip ediyoruz. Gelenlerin listesini, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ile paylaşıyoruz. Kurum, bu yolcuları hastalığın kuluçka dönemi 21 gün boyunca takip ediyor. Sağlık ocakları tarafından da bu yolcular telefonla aranıyor, şikayetleri olup olmadığı sorgulanıyor.” diyor.Hatipoğlu, bilgilendirmenin önemine dikkat çekiyor. Genel Müdürlük, riskli bölgelere sehayat edenler için farklı dillerde broşür bastırdı. Hacı adayları için MERS-CoV virüsünü, bulaşma yollarını, korunma yollarını detaylıca anlatan 63 bin 370 broşür dağıtıldı.Başak Çubukçu | Al Jazeera
27 Ekim 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
26 Ekim 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Zengin ve Bekar Erkeklerin, İstanbul'da Tercih Ettiği 8 Mekan
Bir gün 'Kuş kadar maaşla çalış çalış nereye kadar? İki kelimeyi bir araya getiremeyen zırto hatunlar kraliçe gibi yaşarken ben neden doğalgaz faturasını düşünüyorum ya?' diyebilirsin; sen de haklısın, işin sırrı doğru zamanda doğru mekanda olup onunla karşılaşmak.
Mad Men'in Don Draper'ını Karizmatik Kılan 7 Özellik
Güzel bir karısı ve iki çocuğu olan ama buna karşın çapkınlıkta sınır tanımayan serseri ruhlu bir reklamcı desek, Don Draper hakkında biraz fikir edinmenizi sağlayabiliriz sanırım. Şimdiyse onu karizmatik kılan 7 özelliğe geçelim.
Reklam
Reklam
Ergen Jargonundan Anlam Veremediğiniz 11 Vurgu ve Anlamları
Yeni Türkiye'de anne baba olmak kolay iş değil! Oğlunuz arkadaşıyla konuşurken bir tercümana ihtiyaç duyduğunuz oluyor mu? Kızınızın telefondayken kullandığı kelimeler ve vurgulara Fransız mısınız? İşte size ergen jargonu! Onları biraz olsun anlayın diye.
Batmobile’e Taş Çıkartan Araba!
İsveçli tasarım firması Gray Design Batman Vs. Superman filminde Batman’in arabasından daha hafif, daha az askeri ve daha karizmatik bir araba tasarladı. Üstelik bu araç sipariş üzerine üretilecek ve yapımında Bugatti Veyron gibi üstün araçların üretiminde çalışmış uzman bir ekip görev alacak.
Reklam
İstanbul Moda Haftasında Dikkatleri Çeken 21 Sokak Stili
Modanın kalbinin attığı şehirlerde düzenlenen moda haftaları sevilen modacılar ve markaları moda aşıkları ile bir araya getirmektedir. Moda endüstrisini canlandırmaya ve modacıları desteklemeye yönelik bu organizasyonlar İstanbul modasını dünyaya tanıtmaktadır.
Reklam
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Reklam
Elektrikle Çalışan "Ekolojik Türk Otomobili" Ürettiler
Balıkesir'de iki mühendis, yaklaşık 8 aylık çalışmanın ardından elektrikle çalışan 'Ekolojik Türk Otomobili' adını verdikleri araç üretti.Balıkesir'de iki mühendisin yaklaşık 8 aylık çalışmanın ardından elektrikle çalışan 'Ekolojik Türk Otomobili' (ECTO) adını verdikleri 250 kilogram ağırlığa sahip araç, 1,60 liralık elektrikle 60 kilometre gidebiliyor ve 6 saatte şarj edilebiliyor.Aracın mucitlerinden metalürji ve malzeme mühendisi Çağatay Hergül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada yeni trendin, elektrikli yenilenebilir enerji kaynağı kullanan ulaşım araçları olduğunu söyledi.Buradan çıkışla özellikle evlere paket sıcak yemek servisi gibi hafif kargo taşımacılığında kullanabilecek, motosikletlere alternatif bir araç imal etmek üzere harekete geçtiklerini anlatan Hergül, 'ECTO'yu da bu sebeple tasarladık. Bu araç ticari amaçla kullanılan motosikletlere bir alternatif. Nasıl bir alternatif? Çok daha güvenli. Ticari maliyetleri ve riskleri minimuma indiriyor. Özellikle kurye işinde minimum maliyetle, ürünlerin iletilebileceği bir aracı sunduk' dedi.Aracın tasarımcılarından elektrik ve elektronik mühendisi Murat Güngör ise bir hayali gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:'Çıkış noktamız fosil yakıta alternatif bir elektrikli araç üretmekti. Kalabalıklaşan şehirlerde hem ticari hem bireysel kullanım için bir projeye giriştik. Çok güzel ve özel bir ülkede yaşıyoruz. Bu araç tamamen Edremit koşullarında üretildi. Yaklaşık 1 lira 60 kuruşluk bir elektrik tüketimine sahip. Tam şarj ile 60 kilometre civarında yol yapabiliyor. Saatte 55 kilometre gibi kalabalıklaşan şehirlerde yeterli olabilecek bir hıza sahip. Şu anda Ar-Ge çalışmalarını yaptığımız bir aracımız daha var. Bu araç da engelli vatandaşlarımıza hizmet verecek.'Güngör, 250 kilogram ağırlığındaki araçlarının 5 beygirlik küçük bir motorunun bulunduğunu ifade ederek, 'Hafif kargo ile paket pizza, hamburger gibi sıcak gıda ürünlerinin taşınmasında kullanılabilecek bu ürünümüz için bugünden sipariş almaya başladık. Patent başvurumuzu yaptık. Bizden seri üretim yapmamızı isteyenler var ancak bizim tek şartımız aracı Balıkesir'de üretmek. Balıkesir'de, Edremit'te üretmek istiyoruz' diye konuştu.Araçlarında 5 noktalı emniyet kemerine sahip koltuğuyla konforu unutmadıklarını dile getiren Güngör, 'İstenirse solar kapalı devre şarj sistemi ile güneş ışınlarıyla şarjla aracın menzili uzatılabiliyor. 220 volt şebeke elektriği ile hiçbir özel aparata gerek kalmadan 6 saatte tam şarj olan araç şehir içi kullanımlar için dizayn edildi' dedi.AA
Sadık Dostlarımız Köpeklerimizin Son Demlerini Gösteren 16 Yürek Burkan Fotoğraf
Ne yazık ki tüm canlılar gibi köpekler de doğar, büyür, yaşlanır ve ölürler. Normal şartlar altında köpeklerin yaşam süresi insanlardan kısa olduğundan sevimli dostlarımızın ölümüne şahit olmak durumunda kalırız. Yıllarca aynı evi paylaşıp kader ortaklığı yaptığımız sadık dostlarımızın ölümü bizi derinden etkiler. Fotoğrafçı Pete Thorne de bu temaya dikkat çekmek istemiş ve gerçekten çok yaşlı köpekleri fotoğraflayarak kadim dostlarımızı onurlandırmak istemiş. Fakat bir de şu açıdan bakmak lazım; önemli olan bizden önce ölmeleri değil, bizimleyken yaşadıkları mutlu anlar...
Reklam