Kum ocakları ve balık üretim çiftlikleriyle ekolojik dengesi tahrip edilen Dicle Vadisi'nde bu kez de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarım arazilerini tarım dışına çıkarılması yönünde karar aldıDiyarbakır’da yeşil alanların başında gelen ve UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınması için çalışmalar yürütülen Dicle Vadisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın başvurusu üzerine 7 bin 517 dönümlük tarım arazisinin tarım dışına çıkarılması yönünde karar alındı.DİHA'nın haberine göre, Diyarbakır’ın en önemli tarihi ve doğa miraslarından Dicle Vadisi’nin geçtiğimiz aylarda ‘Yapı Rezerv Alanı’ ilan edilmesine tepkiler devam ederken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının başvurusu üzerine vadiyi yok edecek yeni bir karara imza atıldı.Vadinin 7 bin 517 dönümlük kısmı tarımsal nitelikten çıkarıldı. Söz konusu karar bakanlığın başvurusu üzerine İl Toprak Koruma Kurulu tarafından 14 Kasım’da alındı.Karara tepki gösteren TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu İnşaat Mühendisleri Diyarbakır Şubesinde konuya ilişkin bir açıklama yaptı.Makina, İnşaat, Elektrik, Jeoloji, Harita ve Kadastro, Ziraat, Maden, Şehir Plancıları, Kimya, Jeofizik, Peysaj Mimarları ve Meteoroloji Mühendisleri Odası başkanlarının katıldığı toplantıda konuşan Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Başkanı Deniz Akdemir , Dicle Nehri üzerinde kurulan kum ocakları ve balık üretim çiftliğiyle Dicle Vadisi’nin ekolojik sisteminin talan edildiğini, alınan bu kararla birlikte nehrin kıyısındaki birinci sınıf tarım arazilerinin de talan edilmek istendiğini söyledi.Ranta kurban giden Dicle Nehri’nin artık bir bataklık haline dönüştüğünü söyleyen Akdemir, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Dicle Nehri üzerinde yer alan Sur ilçesi ve Yenişehir ilçesi sınırları dahilinde olan 7 milyon 517 bin 732 metrekare (7 bin 517 dönüm) yüz ölçümlü alanın tarım arazisi niteliğinden çıkarılması için yaptığı başvuruya, İl Toprak Koruma Kurulunca 14 Kasım gününde olumlu cevap verildiğini ve bahsi geçen alanın tarım dışına çıkarılmasına karar verildiğini aktardı.Alınan kararın UNESCO sürecini riske soktuğu gibi, yapılaşmanın önünü de açtığına işaret eden Akdemir, “Tarımsal alanların korunması için basın yoluyla ‘Tarım arazileri atalarımızın mirası değil, bırakacağımız emanettir’ diye etkili bir kamu spotu yayınlatan ve ‘Diyarbakır medeniyetlerin beşiğidir’ tabirini dilinden düşürmeyen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in kendi çıkardığı yasaya aykırı olan bu kararı onaylamaması ve bu vesileyle Diyarbakır’ın tarihine ve toprağına sahip çıkmasını bekliyoruz. TMMOB bileşenleri olarak, Toprak ve Arazi Kullanım Kanunu çerçevesinde, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını engellemek için konuyu hassasiyetle takip edeceğiz” şeklinde konuştu.T24
Bilim adamlarına göre, uyuduğunuz ortamın sıcaklığını biraz değiştirerek çok daha sağlıklı bir hayat sürebilirsiniz. Huffington Post'dan doktor Chris Winter'a göre, sıcaklığı 15-19 santigrat derece arasında olan bir ortamda uyumak sağlığınız açısından çok faydalı şeyleri beraberinde getiriyor.Soğuk bir ortamda uyumaya alışık olanlar bunu zaten biliyordur, onlara selam olsun! Fakat benim gibi, uyumadan önce üstüne birkaç kat battaniye örten ve oldukça sıcak bir ortamda uyuyanlar için dikkate alınması gereken bazı önemli gerçekler bulunmakta. Eğer uyuma ortamınızı soğutursanız, bu durum size hem fiziksel hem de mental açıdan bazı faydalar sağlayacak. İşte o faydalardan dikkat çeken birkaç tanesi;
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nevin Fazlıoğlu, KOAH hastalığının dünyada 4. ölüm nedeni olan, her yıl 3 milyon kişinin ölümüne yol açan ve yaygınlığı giderek artan kronik hava yolu hastalık olduğunu söyledi. Dr. Nevin Fazlıoğlu, 'KOAH Türkiye'de kardiyovasküler hastalıklar ve serebrovasküler hastalıklardan sonra 3. ölüm nedenidir.' dedi.19 Kasım Dünya KOAH günü dolayısıyla açıklama yapan Acıbadem Kayseri Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nevin Fazlıoğlu şunları söyledi: 'KOAH, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. Akciğerin tıkayıcı, kronik yani devamlı olan hastalığı anlamına gelmektedir. KOAH oldukça yaygın bir hastalıktır, yaşam kalitesi üzerinde çok önemli etkileri vardır ve çok sayıda insanın ölümüne yol açmaktadır. KOAH Türkiye'de kardiyovasküler hastalıklar ve serebrovasküler hastalıklardan sonra 3. ölüm nedenidir. Ancak her 10 KOAH'lı hastadan 9'u hastalığını bilmemektedir. Bu durum hastalığın geç teşhis edilmesine ve yeterince tedavi edilmemesine neden olmaktadır.'KOAH tarama testinden bahseden Dr. Nevin Fazlıoğlu, şu uyarılarda bulundu: 'Sık öksürükleriniz oluyor mu? Balgam çıkartıyor musunuz? Yaşıtlarınıza göre nefesiniz daha kolay mı daralıyor? 40 yaşını aştınız mı? Sigara içiyor musunuz ya da önceden içtiniz mi? Bu sorulardan en az 3'üne evet diyorsanız risk altındasınız demektir. Bunun için göğüs hastalıkları doktoruna başvurarak çok basit ve kolay uygulanan bir test olan solunum fonksiyon testi diğer bir deyişle nefes ölçüm testi yaptırarak bunu öğrenebilirsiniz.'KOAH HASTALIĞI EĞER TEDAVİ EDİLMEZSE İLERLEYİCİ BİR HASTALIKTIRDr. Nevin Fazlıoğlu, KOAH hastalığı eğer tedavi edilmezse ilerleyici bir hastalık olduğunu anlatarak 'KOAH hastalığının en önemli ve en büyük nedeni sigara kullanımıdır. Sigara içenler içmeyenlere göre 10 kat daha fazla KOAH hastalığına yakalanmaktadırlar. KOAH'ın en önemli belirtileri uzun zamandır devam eden nefes darlığı, öksürük, balgam çıkarma yakınmalarıdır.' diye konuştu.'KOAH'ın tedavisi vardır ve hastalık ne kadar erken teşhis edilirse, tedavi de o kadar etkilidir.' diyen Dr. Nevin Fazlıoğlu, şunları söyledi: 'KOAH teşhisi konulan hastalar doktorlarının önerilerine uygun şekilde ilaçlarını kullanarak, egzersiz yaparak ve sürekli aktif kalarak (doktorunun önerilerine uygun aktiviteleri seçerek) hastalıklarının ilerlemesini durdurabilirler ve kendilerini daha iyi hissedebilirler. KOAH önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bu nedenle belirtilen şikayetleri yaşayanların kendisine bir nefeslik zaman ayırıp ve nefes ölçüm testi yaptırması son derece önemlidir.'(CİHAN)
Yüzük uzun yıllardır statüyü, gücü, ailenin tarihini veya modayı temsil etme konusunda önemli bir aksesuar olmuştur. Doğru yüzük seçimi sizi soylu bir kral ya da onun soylu kraliçesi gibi hissettirebilir. Ne yazık ki yüzükler hem sembolik olarak hem de işçilik anlamında önemini kaybetmeye başlamıştır. Ancak bu içerikteki yüzükler kaybettiğimiz yüzük alışkanlığını bize tekrar kazandırabilir.
Tek çocuk olmak birçok avantajı ve dezavantajı bir arada barındıran bir durum. Bir yandan çocukluğunuzu doyasıya, anne babanın kuşatması altında sevgi dolu geçirirken öte yandan yalnızlık duygusunun başı çektiği bir takım problemlerle mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Kişiden kişiye değişmekle beraber, tek çocukların karşılaştıkları belli başlı durumları toparlamaya gayret ettik.
Hayatımızın belli noktalarında bizim için daha kolay olanına kaçarız. Bu nedenle yaşamımızda pratik ve bize faydası olan bilgiler hayatımızı biraz daha kolaylaştırarak bize yardımcı olur. Bu mantıkla düşünerek yaşantımızda işimizi kolaylaştıracak 50 pratik bilgi ve ipuçlarını sizler için oluşturduk. Peki bu bilgiler neler? Hadi hep birlikte bakalım.
Yakışıklı ve karizmatik denilince akla gelen ilk isim son günlerde Kerem Bürsin oluyor. Hatta öyle ki genç kızlar Kerem Bursin’e tapıyor desek yanlış olmaz. Kerem Bürsin’e, genç kızlar bayılıyor, kadınlarsa ölüp bitiyor. Kerem Bürsin hayranlarının arasında her yaştan kadın bulmak mümkün. Çünkü o bir fenomen, o bir yıldız… İşte Kadınların Kerem Bürsin’e Hayran Olması İçin 10 Neden!
Audi patronu Rupert Stadler, oto-pilot teknolojisinin 2016’da geleceğini söylüyor.Filmlerde karşılaştığımız sürücüsüz araç teknolojisi gerçek hayatta da hayatımıza girmeye hazırlanıyor. Google bu teknoloji üzerinde bir süredir çalışıyor, ama kendi kendine giden araçları yollara çıkartmak isteyen tek firma onlar değil.Berlin’de düzenlenen Urban Future Awards sonrasında bir konuşma yapan Audi Patronu Rupert Stadler , kendi kendine gidebilen araçların iki yıl içinde yollara çıkacağına emin olduğunu söyledi.“ En geç 2016 yılında bu gerçekleşecek .” diyen Stadler açıklamasına “ Kumanda edilebilen araçlarda Audi başı çekecek ve diğerleri bir veya iki yıl ara ile onu takip edecek. ” diyerek devam ettiriyor.“ RS7 modelimizde 230 km hıza çıkabilen oto-pilotlara sahibiz. Bu çılgınca, ama bir bakıma teknolojide ne kadar şey yapabileceğimizi gösteriyor. Oto-pilot sayesinde sürücü ellerini direksiyondan çekebilir. Farklı şeyler yapma özgürlüğüne kavuşabilir. Ailesi veya işleriyle ilgilenebilir. Böylece fayda daha da fazla artar. ”Rupert Stadler kendi kendine gidebilen araçların standart hale gelmesi için çözülmesi gereken bir çok konu olduğunu da kabul ediyor. “ Bir gece içinde hiç bir şey değişemez, buna eminim. Mesela Berlin gibi bir şehrin yol yapısını nasıl değiştirebiliriz? Bu konuda çok aceleci olamayız. Bunlar 10, 15 ve 20 yıl içerisinde gerçekleşecek süreçler. ”Yine de Audi’nin “premium” seviye müşterileri, son halinde olmasa bile, önümüzdeki olimpiyatlardan önce, otomatik pilotlu araçlara kavuşabilir gözüküyor.Gelecekteki teknolojiye dair bir diğer Audi projesi ise Online Trafik Işığı Bilgi Sistemi olacak. Şu an için Berlin, Verona ve Las Vegas’da denenmekte olan bu sistem sayesinde trafik ışıklarından bilgi alıp, kırmızı ışığa yakalanmamak için gitmeniz gereken sürati belirleyebileceksiniz.
Psikolog Güneş Aydın, son günlerde özellikle sentetik uyuşturucu Bonzai ile ailelerin korkulu rüyası haline gelen madde bağımlılığı konusunda önemli uyarılarda bulundu.Dörtyol Toplum Sağlığı Merkezinde görevli Psikolog Güneş Aydın, madde bağımlılığı ile ilgili yaptığı açıklamada, 'bir kereden birşey olmaz' düşüncesinin tamamen yanlış olduğuna vurgu yaparak önemli uyarılarda bulundu.Madde Kulanım Yaşı Düşmekte!'Türkiye’de ve dünyada sigara, alkol ve uyuşturucu madde (esrar, eroin, kokain, ecstacy, bonzai, vs.) alım oranları artmakta, maddeye başlama yaşı ise tüyler ürpertici şekilde azaldığının endişe verici olduğunun altını çizen Psikolog Güneş Aydın, 'Bağımlılık, kullanılan maddeye karşı aşırı bir istek, zorlantılı bir şekilde madde arama ve kullanma ile karakterize süreğen, tekrarlayıcı ve maddenin birtakım manevi değerlerin önüne geçmesi demektir. Ne garip bir tezattır ki aileye, topluma, okula karşı koyarak özgürleşmek için alınan madde, aslında o kişinin özgürlüğünü elinden alan en önemli faktör haline gelir' dedi.'Bir Kereden Birşey Olmaz' Demeyin!Aydın, gündemde oldukça yer alan yeni psikoaktif maddelerden olan sentetik cannabinoid (Bonzai) vakaları okul çevrelerinde yaygınlaşmıştır ve ne yazık ki gençlerimiz bonzai kullanımının ölümle sonuçlanabileceğinin farkında değildir. Tamamen kimyasal bir uyuşturucu olan bonzai, ‘bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesiyle kullanan gençleri pençesi altına alır ve bağımlı hale getirir. Bonzai beyin hücrelerinde kısa sürede büyük hasarlara neden olurken, genetik yatkınlığı olan kişilerde şizofreni benzeri etkiler meydana getirir, hatta ani kalp durmasına ve ölümlere neden olacağını söyledi.Madde Kullanımına İten SebebplerPsikolog Güneş Aydın, kişiyi madde kullanımına iten nedenler arasında; merak, arkadaş grubunun maddeye özendirmesi, kişilik sorunları depresyon ve diğer psikolojik problemler, aile içi sorunlar, ebeveynlerin madde kullanması ve rol model oluşturması ve en önemli etken olarak stres gösterilebilir' dedi ve ekledi 'Ergenlik döneminde yargılama ve karar verme becerileri hala gelişmekte olduğu için, riski doğru değerlendirme yetileri kısıtlı olmaktadır. Bu da gençlerin madde kullanımına yönelmesini arttırmaktadır. Bu yüzden gençlerimiz bu dönemde önemli kararlar almaktan kaçınmalı, **problemlerini aile ve uzman kişilerle paylaşmalı, kötü arkadaş gruplarından uzak durmalı ve bilmedikleri herhangi bir maddeyi denememelidir.'Anne- Babalar Örnek Olmalıdır! ' Aileler de çocukların değerler sisteminin oluşmasında önemli bir yere sahip olduğunu' söyleyenPsikolog Güneş Aydın, ' Anne-babalar çocuklarına doğru-yanlışı, sorumluluklarının gelişmesini, kendilerini zarar verici davranışlardan korumalarını öğretmelidir. Bunu yaparken onlara güvenli bir ortam sağlamalı, ancak bazı sınırlamaların olduğunu da göstermelidir. Anne-baba olarak çocuğunuzun madde ile ilişkili bilinçli bir tutum geliştirmesini sağlamada yapacağınız en önemli şey, kendi davranışlarınızla onlara örnek olmanızdır' dedi.Madde Bağımlıları Tıbbi Yardım AlmalıdırPsikolog Güneş Aydın, Madde kullanımı ve bağımlılığı tedavisi mümkün olan bir sağlık sorunu olduğunu belirterek 'Tedavinin başarıya ulaşması kişinin iradesine ve bırakma isteğine bağlıdır' dedi. Tedavi içinde için muhakkak tıbbi yardım ve uzman desteği gerektiğini belirten Aydın, ' Bu bağlamda Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi AMATEM, alkol ve madde bağımlılarına yönelik tedavi hizmeti vermektedir. En yakın AMAYEM merkezi olarak Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi, alkol ve madde bağımlılarına ayaktan ve yataklı olarak sağlık hizmeti vermektedir. Bu süreçte kişi kendisini madde kullanımına iten ortamlardan ve arkadaş çevresinden uzaklaşmalıdır. Aksi takdirde tekrar madde kullanma ihtimali oldukça yüksektir. Tedavi boyunca bireyin kararlı olması ve tedavi sonuçlanana kadar aile ve çevrenin desteği oldukça önemlidir. Tedavinizi sonuna kadar sürdürün. Unutmayalım ki bağımlılık kader değildir, tedavi edilebileceğini belirtti.
Günümüzde bizi en çok rahatsız eden konulardan biriside insanların giderek tek tip olmalarıdır. Benzer kıyafetler, benzer aksesuarlar ve benzer yüzler. Herhalde biz bayanları en çok rahatsız eden konulardan biriside budur; aynı olmak. Her kadın özeldir ve her kadının üzerinde taşıdığı özel bir imzası olması gerekir.Kendimize ait özel parçaları bulmak için arayışlarımız hep vardır. Bunun için mağaza, mağaza dolaşırız, bir şehirden başka bir şehre gideriz yinede bulamayız. Mağazalara gittiğimizde sıkça duyduğumuz; aradığımı bulamadım, çok beğendim yinede üzerime yakıştıramadım, beni kilolu gösterdi gibi söylemleri sizlerde bilirsiniz. Bu zahmetli ve sıkıntılı anları yaşamak bazen en güzel günümüzü kötü geçirmemize, bazen de kendi vücudumuzdaki kusurları daha net görmemize sebep oluyor.Vücudumuza göre ve kendi tarzımızı yansıtan elbiseleri mağazalarda bulmamız oldukça zorlaştı. Bu sıkıntıdan olacak kişiye özel dikilen abiye elbiselere rövanşın arttığını görüyoruz. Özel dikim elbiseler sizin tarzınızı yansıtacağı gibi, tamda sizin vücudunuza göre dikileceği için size bu işte sadece hayal etmek kalıyor. Ayrıca elbisenizin üstündeki taşlar elbiseye verdiğiniz detaylar sizi anlatacak. Bu konuda beklentilerinizi tam olarak karşılaya bilmek için seçtiğiniz terzinin rolü de çok büyük. Terzi seçimi konsun da daha önce kendisine özel abiye elbise diktirmiş birilerinden yardım alabilirsiniz.Eğer siz de kişiye özel abiye nasıl dikilir diyorsanız hemen gidip kaliteli, isteğiniz renk ve desende bir kumaş seçip işinin ehli terzilere teslim edin ve sadece hayal ettiğiniz abiyeyi anlaşılır bir şekilde terzinize aktarın ve provalara katılmayı ihmal etmeyin.Artık gittiğiniz partilerden birisinde ya da düğün, nişan gibi kendinize ait özel bir günde misafirlerinizden birinin sizinle aynı elbiseyi giydiğini görüp moralinizi bozmanıza hiç gerek yok. Size özel dikilmiş abiyenizle herkesin dikkatini üzerinize çekmeyi ve gecenin sonunda abiyeni gerçekten çok beğendim. Nasıl buldun, nereden aldın gibi cümleleri duymayı üzerinizdeki abiyenin kendi tarzınızı yansıttığını, elbisenin kendi tasarımınız olduğunu söyleyip zevkle tasarımınızın takdir görmesini izleyecek olmak herhalde sizin dilediğiniz gibi bir akşam geçirmenize neden olacaktır.
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
ANTALYA’da CHP’li belediye döneminde 5 yıldır düzenlenen ve AK Parti’li Menderes Türel’in seçim öncesi, ’başkan seçilmesi halinde iptal edeceğini’ duyurduğu Almanların hasat bayramı Oktoberfest Bira Festivali artık yapılmayacak.Antalya’da CHP’li Mustafa Akaydın’ın başkanlığı döneminde Büyükşehir Belediyesi’nin izniyle 5 yıldır belediyeye ait Cam Piramit alanında sonbahar aylarında düzenlenen Almanların dünyaca ünlü hasat bayramı ve bira festivali Oktoberfest, bu yıl Eylül sonunda yapılması gerekirken, belediye yönetiminin değişmesi nedeniyle yapılmadı.Belediyenin CHP’de olduğu dönemde düzenlenirken başta dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Mart seçimlerinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen Menderes Türel ve Ak Parti’nin üst kadroları tarafından büyük eleştiriler yöneltilen Oktoberfest, artık düzenlenmeyecek.BAŞKANIN TAVRI NETOktoberfest’in düzenleyicisi Turset Project Management firması sahibi Özgür Emeklioğlu, seçimden önce ve sonrasında Başkan Menderes Türel’in bu konudaki kararlılığı ve tavrının net olduğunu belirterek, 'Bizler kendisinin kararlarına ve uygulamalarına saygılıyız. Kendilerinin ve diğer devlet büyüklerinin manevi destekleri olmadan uluslararası bir boyutta organizasyonun gerçekleşmesi çok zor' dedi.SÜRDÜRMEK İSTİYORLARDIOrganizasyon firması, Büyükşehir yönetiminin değişmesi sonrası yapılıp yapılmayacağı merak konusu olan Oktobefest’in, yerli ve yabancı turistler açısından ses getirdiğini, sürmesini istediklerini duyurmuştu. Emeklioğlu daha önceki açıklamasında, 'Tabii ki uygun bir zamanda randevu talep ederek, kendilerinin düşüncelerini öğrenmek ve olasılıkları görüşmek isteriz. Eğer mümkünse festivalimizi devam ettirelim, verdiğimiz emek ve çaba ziyan olmasın' diye konuşmuştu.’ANTALYA’NIN MARKALAŞMASINDA ETKİSİ VARDI’Oktobefest’in Antalya’ya faydalarının başında kentin imajını gösteren Emeklioğlu, dünyanın 30’dan fazla marka şehrinde Oktoberfest’in yapıldığını, Antalya’da da yapılabiliyor olmasının kentin markalaşma sürecine etkisi bulunduğu ve çok kültürlü olduğunu gösterdiğini kaydetti. Özgür Emeklioğlu, bu festivalin yaklaşık 50 bin kişilik bir hareket oluşturduğu, yüzlerce sektöre gelir yarattığı, toplum açısından moral sağlama, farklı bir şehirde üniversiteye başlayan gençlerin kaynaşması gibi yararları olduğu yönünde açıklamalarda bulundu.DHA
Soma Yırca’da 6 bin zeytin ağacının mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen köklenmesi Türkiye’nin gündemine otururken Çanakkale Biga Yarımadası’nda ormanlık alanlara kurulmak istenen termik santrallar 360 bin ağacı tehdit ediyor.Biga Yarımadası’nın kuzey sahillerinde ormanlık alanlara termik santral inşa etmek için yapılan 6 başvuruya bakanlık onayı çıkması durumunda kesilecek ağaç sayısı toplam 361 bin 924 olarak hesaplandı.Cumhuriyet'ten Aykut Küçükkaya ’nın haberine göre, termik santrallar 4 bin 700 dönümden daha büyük bir orman alanını kalıcı olarak tahrip edecek. Termik santralların yapılması yalnızca ormanları değil, tüm dünyada koruma altına alınan Akdeniz foklarını da tehdit edecek. Marmara’da kalan son birkaç Akdeniz foku mağarasının üzerine yapılmak istenen termik santral limanları bu fokların sonsuza dek Marmara’da yok olmasına neden olacak. Termik santralların yapılmak istendiği bölge 2013 yılında Akdeniz Foku Araştırma Grubu tarafından hazırlanan rapora göre “Önemli Akdeniz Foku Yaşam Alanı” olarak belirlenmiş. Akdeniz Fokları, Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından yayımlanan “Kırmızı Liste”de soyu kritik derecede tehdit altında olan tür olarak sınıflandırıyor.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yapılan ÇED başvuruları şirketlerin bölgede ağaç kıyımına hazırlandığını gösteriyor. Filiz Kirazlıdere Elektrik Üretim AŞ, Sarıkaya Karaburun Elektrik Üretim AŞ, DD Elektrik Üretim ve Enerji Yat. A.Ş., Biga Enerji Elektrik Üretim AŞ, Naren Enerji Elektrik Üretim AŞ’nin birer ikişer termik santralı için yaptıkları başvurulara önümüzdeki süreçte onay çıkması durumunda yüzbinlerce ağacın katledileceği hesaplandı. Karabiga Belediye Başkanı Muzaffer Karataş, geçen hafta termik santral inşa etmek isteyen şirketler tarafından tehdit edildiğini açıklamıştı. Karataş termik santral kurmak isteyen şirket sahiplerinin kendisine “Ya siz bununla ilgili bir plan yapın ya da biz zaten daha üstten bununla ilgili planları yapar önünüze koyarız” dediklerini söylemişti.Cumhuriyet