10 Soru 10 Cevap: Türkiye'de Kuraklığın Sebepleri
Türkiye'de artık yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı değil. Meteoroloji mühendisi Kadıoğlu'na göre her iki mevsim de kurak geçiyor. Kadıoğlu, olası su kıtlığının sebebi olarak da plansızlığı görüyor. 2013 yılının mayıs ayında yüzde 82 oranında dolu olan İstanbul barajlarının bu yılın haziran ayı için doluluk oranı sadece yüzde 26. Rakamlar İstanbul’dan ancak kuraklık Türkiye geneli için geçerli. Kent merkezlerinde sele neden olan yağışlara rağmen barajlar dolmuyor. Meteoroloji mühendisi Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu’na göre herkesin bildiği Türkiye’nin iklimine dair o tekerleme de bozuldu. Türkiye, “Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı” değil artık. Artık Türkiye’de kışlar “ılık ve kurak.” İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ( Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ve Afet Yönetim Merkezi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Miktad Kadıoğlu Al Jazeera'den Umay Aktaş Salman'a anlattı. İşte 10 soru ile kuraklığın ve su kıtlığının sebeplerini ve sonuçları...1 - Kuraklık nedir ve kaç evreden oluşuyor? Kuraklık önce meteorolojik olarak başlıyor, yani yağış eksikliğiyle. Sonra bu yağış eksikliği belli bir zaman sonra yer altı suları, barajlar ve göllerde kendini gösteriyor. Buna da hidrolojik kuraklık diyoruz. Tarlaları ekip biçmek için suya ihtiyaç olduğu zaman, rezerv alanında da suyu bulamayınca toprak da kuru oluyor, o zaman da üçüncü evre olan tarımsal kuraklık gerçekleşiyor. Bu hidrolojik ve tarımsal kuraklık, belli bir zaman sonra tarım ürünlerini ve enerji üretimini aksatmaya başlıyor. Tarım ürünlerinde fiyat artışları, zamlar, enerji kesintileri veya enerjinin daha pahalı kaynaklardan temin edilmesi gerçekleşiyor. O zaman buna da sosyo-ekonomik kuraklık deniyor. 2 - Türkiye kaçıncı evrede şu an ? Son aşama olan sosyo-ekonomik kuraklığa gelme evresindeyiz. Bu yıl yine bir önceki yılın yağışları fazlaydı, oradan idare ettik. Eğer 1 Ekim 2015’te başlayacak su yılı da kötü giderse seneye daha şiddetli kuraklık hissedeceğiz 3 - O zamana nasıl bir senaryo ortaya çıkar ? O zaman su kesintileri, tarımsal rekolte düşüşleri olacak. Daha fazla orman yangını, daha çok kene, çekirge, daha çok haşere olacak demek. 4 - Yağan yağışlara rağmen barajlar neden dolmuyor? Baharda yağan yağışlar sağanak gök gürültülü yağışlar. Kar gibi bölgesel yağışlar değil. Bakıyorsunuz her tarafı sel götürüyor ama barajdaki su seviyesi yüzde bir bile artmamış. Bizim için önemli olan o soğuk havada, buharlaşmanın az olduğu zamanda kar yağması ve sürekli yağması. Bunlar net kazanç oluyor. Yeraltı sularını da besliyor. Bir iki saatlik yağış önemli değil. Ekim, kasım, aralık, ocak, şubat, mart çok önemli. Bu aylarda esas yağış alıyoruz. Bu aylardaki gidişat neyse ona göre tedbir almak gerekiyor. 5 - Nasıl tedbirler alınması gerekiyor ? Çiftçi baktı ki kurak, daha az su ihtiyacı olan bitkileri dikmesi lazım. Kuraklığa rağmen hala şeker pancarı, pirinç dikilecek derseniz olmaz. Tarımın kuraklığa göre daha kolay manevra edilebilir olması lazım. Bunun bir politika ve eğitim haline gelmesi lazım. 6 - Sizce Türkiye’nin kuraklıkla mücadele planı yok mu ? Türkiye’deki problem şu; meteorolojik kuraklığı bir bakanlık, hidrolojik kuraklığı başka bir bakanlık, tarımsal kuraklığı başka bir bakanlık izliyor. Biri kuraklık var diyor, biri yok diyor. Herkesin parametreleri farklı. Oysa kuraklığı tek elden incelemek lazım. Biz gelecek yağışlara bel bağlayarak gidiyoruz. Dünyada ülkelerin, şehirlerin kuraklıkla mücadele eylem planları var. Bu planda aşama aşama hangi tedbirler alınacağı, halka anlatılacak önlemler, bilincin artırılması için kampanyalar vardır. Nasıl ki yılbaşında mali bütçeler devreye girer, 1 Ekim olan su yılının başında da su bütçeleri devreye girmeli. Su bütçeyle yönetilmiyor. 7 - Kuraklığın ve su kıtlığının sebebi sadece iklim değişikliği mi ? Hayır değil. Yağmur az yağıyor, siz masraf yapıp arıtıyorsunuz, elektrik harcıyorsunuz. Ancak şehirlerde suyun büyük kısmı şebekeden toprağa sızıyor. Bazı illerde yüzde 45’lere kadar çıkıyor bu oran. Yağışlar azaldı ama az yağan yağmurları da hasat edemiyorsunuz. Bakıyorsunuz Ömerli Barajı’nın havzasında kocaman bir ilçe kurulmuş. Eskiden yağan yağmurlar toprağa, topraktan sızarak göle gidiyordu. Su havzalarında kurulan şehirler yüzünden yağan yağmurlar çatılarda toplanıyor, oradan kanalizasyona oradan da denize gidiyor. Yağmur yağdı diye seviniliyor ama ancak yağmur barajın üzerine yağarsa baraja gidiyor. Suyu toplama konusunda eksiğimiz var. Suyu tüketmeye yönelik ise aşırı bir gidişat var. Havuzlar, kanallar, yapay boğazlar ters yönde gidiyoruz. Su kıtlığının son nedeni kuraklık. Su kıtlığının belli başlı nedeni aşırı nüfus ve sanayinin bir yerde toplanarak aşırı talep yaratması. Çoğu yerde erozyon ve çölleşmeye neden olduk, su havzalarını yerleşime açtık. Suyu kirlettik, doğru kullanmadık. Bunlar kuraklıktan önceki nedenler. 8 - Su havzaları dikkate alınmıyor mu planlamalarda ? Hayır dikkate alınmıyor. Yurt dışında bir şehir yapılacağı zaman su havzaları ne kadar, ne kadar kişiyi besler diye bakılıp ona göre kuruluyor şehir. Türkiye’de hiç bakılmadan bütün nüfus, sanayi bir yerde toplanabiliyor. Sonra su ihtiyacını karşılamak için diğer bölgelerden su taşıyarak karşılamaya çalışıyoruz. 9 - Su taşımaktan öte neler yapılmalı ? Türkiye’nin iyi bir arazi planlaması yapması lazım. Neresi tarım alanı, neresi su havzası, neresi fabrika alanı diye bilmek gerekiyor. Adapazarı Ovası’nı fabrika ile doldurmak, su havzalarını yerleşime açmak doğru değil. Bunlar belirlendikten sonra tarım alanlarını ve su havzalarını çok iyi korumak lazım. Mesela İstanbul’da Elmalı Barajı devre dışı. Aşırı kirlenmiş durumda. Ömerli Barajı’nın etrafında Sultanbeyli gibi büyük ilçe var. Büyükçekmece ve Küçükçekmece etrafında çimento fabrikaları var. Sazlıdere Barajı da Kanal İstanbul yapılırsa iptal olacak. İstanbul içindeki barajların önemi yok. Nasılsa suyu pompalarla bir yerden getiriyoruz diye düşünülüyor ve depo olarak kullanılıyor. Yer altı suları kirleniyor ve aşırı tüketiliyor. Yeraltı suları stratejiktir. Normal zamanda kullanılmaz. Türkiye’de su doğuda, nüfus ve sanayi batıda yerleşmiş, bu ikisi problem yaratıyor. Türkiye’nin değişik yerlerinde yeni kentler, cazibe merkezlerinin kurulması lazım. 10 - Peki sizce gelecekteki planlamalar yapılırken iklim değişikliği hesaba katılıyor mu ? İklim değiştiği zaman nerede mısır, fındık, pamuk yetiştirilecek? Bunlar da değişiyor. Diyelim ki ileride öyle bir bölge var ki pamuk yetiştirilebilecek. Siz orayı bugünden yerleşime açarsanız ileride pamuk yetiştirme şansını kaybediyorsunuz. Gelecekteki iklim şartlarına göre bir alt yapı kurmuyoruz. Su ihtiyacı da sadece nüfusa göre hesap ediliyor. 1990’larda yıllık kişi başına düşen su miktarı 3 bin metreküptü , 2050’de artan nüfusla birlikte 1250 metreküpe düşecek. İklim değişikliği de hesaba katılınca bu 700 metreküpe düşüyor. İklim değişikliğini Türkiye’ye konduramıyor bizim millet. İklim değişikliğini gündelik hayatımızda, devlet politikamızda, mühendislikte benimsemiş değiliz. Ne baraj yaparken, ne fabrika seçerken, ne bir yere teşvik verirken iklim değişikliğini hesaba katmıyoruz.Umay Aktaş salman | Al Jazeera
Cumalıkazık ve Bergama UNESCO Miras Listesinde
Dünya Mirası Listesine Türkiye’den Bursa Cumalıkızık ve Bergama kabul edildi. 'Bursa Cumalıkızık' ve 'Bergama', Doha'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 38. Dünya Miras Komitesi toplantısında Dünya Miras Listesine girdi. Katar Ulusal Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıda, Katar'ın değişiklik teklif ettiği 'Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu' ve Almanya'nın teklif ettiği 'Bergama, çok katmanlı kültürel peyzaj alanı' dosyaları Dünya Miras Listesi'ne kabul edildi. 'Cumalıkızık Erken Osmanlı Kentsel ve Kırsal Yerleşimleri' ve 'Bergama'nın kabülünün ardından Türkiye'nin Dünya Miras Listesi'ne kayıtlı alanlarının sayısı 11'den 13'e çıktı. Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi'nin (ICOMOS) değerlendirmelerinin ardından, iki yerleşim merkezi aralarında Türkiye'nin de yer aldığı 21 komite üyesinin ortak kararıyla oylama yapılmadan Dünya Miras Listesi'ne alındı. Her iki görüşmede ayrı ayrı söz alan Türkiye'nin UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı, dünya miras alanlarının siyasi rekabet konusu olmadığını vurgulayarak, 'İnsanlık, gerginlik, ihtilaf ve çatışmalar yerine, kültür ve medeniyet değerlerini ön plana çıkartarak, UNESCO gibi kuruluşları dünya barışına daha güçlü katkılar yapacak şekilde tahkim etmeli. Siyasi liderler ve ihtilafların taraflarının da devletler, halklar, dinler ve medeniyetler arası yakınlaşma yönünde daha fazla gayret sarf etmeleri gerekiyor' dedi. UNESCO Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, kararı 'Çok mutlu, heyecanlı, gururluyuz' şeklinde değerlendirirken Cumalıkızık dosyasını takip eden Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu da 'Cumalıkızık halkına, Bursa halkına hediyemiz olsun' diye konuştu. Bergama Kazı Başkanı Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Prof. Dr. Felix Pirson, bugünün kendisi ve Bergama için eşsiz olduğunu ifade ederken ICOMOS Türkiye üyesi, master ve doktora tezlerini Bergama üzerine yazan Dr. Güliz Bilgin Altınöz ise Bergama'nın bunu çoktan hakettiğini söyledi. Bursa Cumalıkızık köyünün 998. olarak yer bulduğu Dünya Miras Listesi'nde Bergama 999. olarak tescillenirken, toplantıda Botswana, Okawanga Delta'sı doğal miras alanlarından bininci alan olarak tescil edildi. TrtHaber
Hazır Düğün Mevsimi Gelmişken Birbirinden Meşhur 25 Gelinlik
Düğün mevsimi başladı. Genç kızlarımıza fikir vermesi açısından dünyadan tarihe mal olmuş, birbirinden güzel gelinlikleri beğeninize sunalım istedik. Erkekler de baksın, çünkü gelinlik provasında ihtiyacınız olacak. 'Benim ne işim var gelinlik provasında?' dediğinizi duyar gibiyiz, gidince görürsünüz ne işiniz var!
Erkeğin Evliliğe Hazır Olmadığı Nasıl Anlaşılır?
Evlilik beklentisi içindeyseniz birlikte olduğunuz erkeğin hareketlerini dikkatli gözlemlemelisiniz. Belki de o, evlilik konusunda sizin kadar istekli değildir. Kendinize yol haritası çizebilmek için sevdiğiniz erkekte bu belirtilere dikkat! İşte erkeğin evliliğe hazır olup olmadığını anlamanızı sağlayacak davranışlar… Büyük planlar yapmıyor Nasıl bir kariyer planı çizdiği, ileride nerede yaşamak istediği gibi konulara hiç girmiyorsa geleceğe dair planları arasında, en azından kısa vadede evlilik yok demektir. Evlenme teklifi beklemek için fazla erken olabilir. Gelecek hakkında konuşurken sizden bahsetmiyor İleride güneye yerleşme hayalleri kuruyor diyelim ki… Size soruyor mu sıcak havadan hoşlanıp hoşlanmadığınızı? Ya da başka insanlarla konuşurken gelecekteki kendinden yalnız kurt olarak mı söz ediyor? Evet belki hayalinde yanında siz de varsınız ama karısı olarak değil belli ki… Sizin uzun vadeli hedeflerinizi merak etmiyor Sizin gelecek hayallerinizi sormak istemiyorsa birlikte bir hayat düşünmüyor demektir. Tabii bundan gelecek planlarınızın en küçük detaylarını sormadığı için sizinle evlenmek istemeyen bir sevgiliniz olduğu sonucunu çıkarmayın. Evlenmek istemeyen bir erkek, detayları boşverin, sizin geleceğinize dair genel planınızla ilgili en ufak bir ilgi bile duymaz. Çünkü kendini o planın içinde görmek istemiyordur. Zorlukların üstesinden gelmek için çabalamıyor İlişkide zaman zaman kavgaların, çatışmaların olması olağandır. Ama bunları çözmek için emek ve çaba gerekir. Erkek arkadaşınızda bu çabayı görüyor musunuz? Aranızda bir sorun çıktığında onu neyin neden rahatsız ettiğini size açıklamak için çabalıyor mu? Üzgünken ya da karamsar bir ruh haline girdiğinde bunu sizinle paylaşıyor mu? Sizi üzgün gördüğünde duruma çözüm üretmek için elinden geleni yapıyor mu? En ufak bir anlaşmazlıkta serinkanlılığını yitiriyor ve hemen çekip gitmek istiyorsa büyük sorunlarla asla baş edemeyecektir. Dolayısıyla evlilik için kendini hazır hissetmediği aşikar. Ailenizle görüşmekten kaçınıyor Ailenizin önemli günlerinde onlarla bir araya gelmek istemiyorsa anne babanızı gelecekteki kayınvalidesi ve kayınpederi olarak görmeyi düşünmüyor demektir. Arkadaşlarınızdan hoşlanmıyor Sizi kabul etmek demek, bir yerde sizin tüm çevrenizi de kabul etmek anlamına gelir. Elbette arada sevmediği birkaç kişi olması normaldir ama genel olarak sizin ilişkiniz olan hiç kimseyi sevmiyor ve onlarla görüşmek istemiyorsa sizinle ciddi bir ilişkiye ve evliliğe hazır değil demektir. Sizi çok fazla eleştiriyor Eleştiri normaldir ilişkilerde ama dozuna dikkat! Her giydiğinizi, her yaptığınızı eleştiren bir sevgili, sizi olduğunuz halinizle sevmiyor demektir. Böyle bir duyguyla evlilik planlaması da beklenemez.
Erkekleri Kadınlardan Uzaklaştıran 10 Neden
Hep hatayı erkeklerde bulmayalım. Bu defa kendi hatalarımızla yüzleşiyoruz. İşte erkekleri kadınlardan uzaklaştıran 10 neden...Hep hatayı erkeklerde bulmayalım. Bu defa kendi hatalarımızla yüzleşiyoruz.İlişkinin ilk evrelerinde kadınların yaptığı bazı hatalı davranışlar erkeklerin arkalarına bakmadan kaçmalarına neden olabiliyor. Bu tip hatalara düşmemek erkekleri kadınlardan uzaklaştıran nedenleri bilmelisiniz.Yeni bir ilişkiye başladıysanız bu davranışları dikkate alın!İşte erkekleri kadınlardan uzaklaştıran 10 neden…Yanında aşırı rahat davranmakYeni bir ilişkiye başladığınızda partnerinizin yanında fazla rahat davranmak için kendinize biraz zaman tanıyın. İlişkinizin ilk dönemlerinde regl gününüz, ağda hakkındaki detaylar ya da midenizdeki sorunlardan bahsetmeyin. Erkekler, bu gibi durumları derinlemesine bilmek istemezler.Alkolü fazla kaçırmakÇiçeği burnunda ilişkinizi ilk haftadan mahvetmek istemiyorsanız, erkek arkadaşınızın yanında içkiyi fazla kaçırmayın. Pek çok erkek, sarhoş olmuş bir kadınla ilgilenmekten hoşlanmaz ve bu durumu oldukça itici bulur.Prenses kılığına bürünmekGelecek planlarınız gerçekçi olmayan hayallerle fazlaca doluysa ya da istekleriniz aşırı derecede abartılıysa partneriniz bu durumdan hoşlanmayabilir. İlişkinizin ilk evrelerinde ona bu hayallerden bahsetmeye başladığınızda sizi ilk olarak dinleyecektir. Ancak zaman geçtikçe sizden hızlıca uzaklaşmaya başlayacaktır.Her şeyden şikayet etmekHer şeyden şikayet etme ve bir türlü memnun olamama durumu için ilişkilerin en büyük katili diyebiliriz. İlişkinin ilk evreleri her zaman daha hassas detaylarla doludur ve bu tip mız mız durumlar erkekler tarafından hiç hoş karşılanmaz. Partneriniz, diş macununu ortadan sıkıyorsa buna takılmayın, çok dağınıksa bir süre görmezden gelin. İlişkiniz ilerledikçe bu minik sorunları kolaylıkla aşacağınızı göreceksiniz.Sürekli diyette bir yaşamSağlıklı beslenmeyle yakından ilgili bir kadınsanız, öğünlerinizin büyük çoğunluğunda daha hafif yiyecekler ve diyet tarifler yer alıyordur. Siz bu durumdan çok hoşlansanız da aynı şey sevgiliniz için geçerli olmayabilir. Çünkü pek çok erkek, yeme konusunda çok hassastır ve lezzetli yemekler yemek ister. Sıkı diyetinize uygun olmasa da arada sırada birlikte lezzetli yemekler yiyin.Onu değiştirmeye çalışmakErkek arkadaşınızı değiştirmeye çalışmak yalnızca zaman kaybına yol açar. Onu değiştirmeye çalışmak yerine tüm kusurlarıyla kabul etmelisiniz. Olduğu gibi kabul edip sevdiğinizde ilişkinizin daha sağlam bir temel üzerine kurulduğunu göreceksiniz.Bencillik yapmakBencillik yapmak ilişkiye en çok zarar veren şeylerin başında geliyor. Her zaman öne çıkmak ve yalnızca kendi sorunlarınızdan bahsetmek yerine biraz da partnerinizi dinlemeye çalışın. Onu bu konuda ilgisiz bıraktığınızda sizden soğumasına zemin hazırlarsınız.Güvensizlik problemiPartnerinizin nerede olduğunu ve kiminle ne yaptığını merak ediyor olabilirsiniz. Ancak bu durumu ona sürekli yansıttığınızda ilişkide bazı depremlerin başlayacağını unutmayın. Güvensizlik problemi, ilişkilerin en büyük düşmanlarından biri. Partnerinize güvenmeyi beceremeseniz, bu ilişkinin de yürümeyeceğini bilmelisiniz.İltifat etmeye zorlamakBiz kadınlar, sevdiğimiz erkekten iltifat duymamaya başladığımızda onu bu konuda biraz zorlayabiliyoruz. Ancak erkekler bu durumdan hiç hoşlanmıyor, unutmayın. Partnerinizi iltifat etmeye zorlamak yerine bırakın kendisi istediği zaman size ne kadar güzel göründüğünüzü dile getirsin. Bu durum hem sizin hem de onun daha çok hoşuna gidecektir.Ona zaman tanımamakPartnerinizle daha çok zaman geçirmek ve her fırsatta onunla mı plan yapmak istiyorsunuz? Eğer durum böyleyse dikkatli olmanızda fayda var! Çünkü erkekler biraz da erkek arkadaşlarıyla vakit geçirmek ister. Ona arkadaşlarıyla keyifli vakit geçirmesi için zaman tanıyın. Önemli bir derbi maçını izlerken ya da bir oyun gecesinde arkadaşlarıyla rekabet ederken erkek erkeğe eğlenmesine izin verin.
Öpüşmek Hakkında Şaşırtan 10 Bilgi!
Cinsel çekimin yüksek olduğu anlarda bir kadın ve bir erkeğin dudakları adeta mıknatıs varmışcasına birbirine kenetlenir. Öpüşmek herkese iyi gelir de neden bu kadar baştan çıkartıcıdır? Herkesin bu konuda fikri var, fakat bizimkiler daha önce duymadığınız türden… Öpüşmek neden bu kadar baştan çıkarıcıdır? Ya da seks neden öpüşmeyle başlar? Bunların tüm cevaplarını dünyaca ünlü ilişki uzmanlarından öğreniyoruz! İşte öpüşmek hakkında şaşırtan 10 ilginç bilgi… Çünkü tonlarca sinirucu var Dudaklarımızda parmaklarımızın 100 katı kadar sinir ucu bulunuyor. Bu yüzden arzunun ateşlenmesinde öpüşme büyük rol oynar. Hatta boşalma sırasında dudaklara kondurulan hafif bir öpücüğün etkisi gerçekten güçlüdür. Dr. Krista Bloom Erkeklerin yüzde 40′ı bunu söylüyor Uzun ve arzulu bir öpüşme vücudu çok kısa sürede sekse hazır hale getirebilir. Cosmo Poll Yanaktan öpüyorsa dikkat! Eğer sevgiliniz vedalaşırken sadece yanağınızdan öpüyorsa kendini korumaya çalışıyor ve duygusal bir etkileşime girmekten kaçıyor olabilir. Eğer son dönemde yanaktan öpmeye başladıysa ilişkinizle ilgili kafasında soru işaretlerinin olduğunun göstergesidir. Vücut dili uzmanı Tony Reiman Hızlı ereksiyon için Ayakta öpüşürken birden vücudunuzu ona yaklaştırmanız ve kasıklarınızın birbirine değmesi arzuyu anında alevlendirir. Öpüşme koçu William Cane Bir erkeğin kulağını öpmenin en iyi yolu nedir? Kulağının hemen altından öpün ve kulak memesini dudaklarınızın arasına alın. Daha sonra dilinizin ucuyla kulağının dışını gezin. Eğer bu sırada kulağına erotik şeyler fısıldarsanız bonus puanı kazanırsınız! Doktor Ava Cadell Dudakları aralama zamanı Libido yükselten bir öpüşmeden sonra salgılanan testosterone hormonu erkeğe ‘dudaklarını arala’ mesajı verir. Öpüşmesi biraz daha hızlandığında karşısındakinden de aynı şeyi bekler. Albani Üniversitesi Mahcup mu, arzulu mu? Öpüşmeye başladıktan sonra mahcubiyeti bir kenara bırakmalısınız. Arzulu bir öpüşme kadın basıncını arttırır, kalbi hızlandırır ve sizi heyecanlandırarak daha kolay orgazm olmanızı sağlar. Doktor Ava Cadell İyi ve kötü öpüşenler Erkekler kötü öpüşen bir kadınla yeniden denemeyi düşünürken kadınlar kötü öpüşen birini hemen kara listeye alıyor. eHarmony.com
Reklam
Selülitten Kurtulmak İçin Diyet Yapmak Yeterli mi?
Hem tıbbi hem estetik bir sorun olan selülitten kurtulmak için diyet yapmak yetersiz. Boğum boğum ve pürüzlü bir cilt, ergenlik çağını geçmiş kadınların yüzden 90′ını etkiler. Vücutlarını kusursuz hale getirmek için her yolu deneyen kadınlar; bacak gerdirmeden geçici diyetlere, pahalı kremlerden ‘mucize’ tabletlere kadar birçok yolu denemişler, en iyi ihtimalle de hızla etkisini kaybeden geçici, çok az etkili sonuçlar elde etmişlerdir. Ancak selülit hayatınızın kaçınılmaz bir gerçeği değil. Beslenme alışkanlıklarınızda ve yaşam tarzınızda yapacağınız bazı değişikliklerle selülitlerinizden kurtulabilirsiniz. Selülit, tıbbi bir bozukluk olarak ifade edilebilir. Gözle görülmeyecek kadar küçük değişimlerle başlar ve bu değişimler yüzeye yansımaz. Görünmeyen bu değişimler, daha sonra kendilerini kozmetik problemler olarak su yüzüne çıkarır, biz de bunu genelde çukurlar olarak görürüz. Selülit sürekli ilerleyen bir durumdur. Çok küçük bir pürüz olarak başlayabilir ancak daha sonra hem özgüveni, hem de vücut sağlığını derinden etkileyen büyük bir probleme dönüşebilir. Pek çok popüler teoriye göre selülit, vücuttaki fazla yağlar sonucu ortaya çıkar; bu sebeple çözüm, diyet yapmaktır. Başkalarına göre ise selülit, suyun bir bölgede fazla toplanmasıyla ortaya çıkar ve etkilenen bölgenin susuz bırakılması çözüm getirir. Ancak selülit ve çatlaklarla ilgili popüler teoriler yanılmaktadır. Geleneksel teoriler bir bakıma doğrudur; problem, yağ ve su ile ilgilidir. Ancak çözüm fazla su ve yağı vücuttan atmak kadar basit değildir. Zaten bildiğiniz gibi birçok zayıf kadının selüliti vardır ya da vücudunda yoğun olarak su depolayan birçok kadında da hiç selülite rastlanmayabilir. Önemli olan vücunuzdaki su ve yağın miktarı değil, var olan suyu ve yağı nasıl tedavi ettiğinizdir.
Cildi Güzelleştiren 10 Besin
Cildimiz yalnızca sürdüğümüz kremler ve yaptığımız bakımlarla güzelleşmez. Gerçek bir güzellik için cildimizi içeriden beslemeliyiz. Zengin içeriğe sahip bu besinler sayesinde cildimiz daha canlı ve genç görünecektir. Omega-3 deposu olan keten tohumu yaşlanma karşısı etkisiyle bilinir. Yapılan bir araştırmada her gün tüketildiğinde ciltte kızarıklığa iyi geldiği ve taze bir görünüm verdiği kaydedilmiştir. Bu renklerdeki meyveler, cilt için en faydalı besinler arasındadır. Böğürtlen, karadut ve erik başta olmak üzere hepsi antioksidan açısından zengindir ve cildinizin genç görünmesini sağlar. E vitamini açısından zengin ay çekirdeği, güneşin zararlı ışınlarından cildinizi korur. Tuzsuz ve fazla işlenmemiş olanları tercih edilirse cildinizi koruyan enfes bir atıştırmalıktır. Çikolata sevenler, günlük makul miktarlarda siyah çikolata tercih edebilir. Akneye sebep olduğu görüşünün aksine cildi güzelleştirdiği bilinmektedir. Tatlı patates A ve C vitamini açısından zengindir. Bu vitaminler cilt güzelliği için çok önemlidir. C vitamini, cildin elastik dokusunu korurken A vitamini de antioksidan etkisiyle serbest radikallere karşı cildi savunur. Likopen açısından zengin olan domates, bu antioksidanlar sayesinde cildinizi korur ve renk değişimlerini engeller. Yoğurdun içerisinde cildin sıkılaşmasını sağlayan proteinler bulunur. Bu sayede kırışıklıklara karşı etkilidir. 1 adet kırmızı dolmalık biber, günlük C vitamini ihtiyacının tamamını karşılayabilir. Ayrıca B6 açısından da zengindir. Bu sayede kan akışını düzenler ve cildin canlı görünmesini sağlar. Ayrıca akneye karşı da etkilidir. D vitamini zengini somon, kemikler, kalp ve beynin yanı sıra cildimiz için de faydalıdır. Omega-3 yağ asitleri akne, kırışıklık ve enflamasyona karşı etkilidir. Ispanak, tam bir süper sebzedir. A, C ve E vitamini içeren ıspanak, pek çok cilt problemine iyi gelmesiyle bilinir. Her gün tükettiğinizde cildiniz içten temizlenecektir.
Reklam
Yüz Şekline Göre Saç Kesimi
Bir saç modeli üzerinde karar verirken saç tipinize ve yüz özelliklerinize dikkat etmeniz gerekir. Hangi saç tipini beğendiğinizden daha önemli olan, hangi saçın size daha çok yakışacağıdır. Bu sebeple, yüz şeklinize uygun bir saç kesimine sahip olmanız oldukça önemlidir. Yuvarlak yüzler hacimli saçlar ile ovalleşmeli Yuvarlak yüzlere sahip olanlar, yüzlerini ovalleştirecek saç kesimini tercih etmelidir. Yuvarlak yüzler için başın üstünde hacimlenen saçları öneriyor. Bu anlamda asimetrik saç kesimi, yüzü oval göstermek konusunda yardımcı olacaktır. Hacimli saçlar için bakım yapmayı da unutmamalı. Yuvarlak yüzü olanların saç uzunluğu omuz hizasında olmalıdır. Ancak saçınız kısaysa da üzülmeyin, çene hattından aşağıya doğru katlarla kestirerek yuvarlak yüzünüz için ideal bir saç elde edebilirsiniz. Böylece saçlarınız genişler ve yeleler yüzünüzün daha ince görünmesini sağlar. Ayrıca uzun akıcı bukleler ve dalgalı saçlar da mükemmel bir görünüm verecektir. Uzmanlar, kulak yüksekliğinde bir at kuyruğu yapmanın da yüzün oval görünmesine yardımcı olabileceğinin altını çiziyor. Bunun için saçlarınızı ikiye ayırarak geriye doğru yapıştırın ve kulağın üzerinde bir mesafede at kuyruğu yapın. İşte şanslılar grubu! Oval bir yüze sahipseniz, sizin için şanslı demek doğru olacaktır. İster spor, ister klasik, ister modern, her türlü modeli kullanabilirsiniz. Kısa, uzun, düz, dalgalı, kıvırcık, bağlı veya açık…. Ancak en mükemmel hangisi derseniz? Omuz boyunda uzunluk, saçı ortadan ayırarak yumuşak dalgalar oluşturmak ve bunların büyük dalgalar olmasını sağlamak, oldukça romantik bir etki yaratacaktır. Dalgaların kalıcı olması için de bukle belirginleştirici spreyleri kullanılabilir. Ayrıca omuzun biraz yukarısında kesilmiş saçları içe ve dışa doğru karışık tarzda şekillendirmek de muhteşem görünmenizi sağlayacaktır. Kare yüzler kıvırcık saçları tercih etmeli Kare yüze ve uzun saçlara sahipseniz, saçlarınızı su gibi aşağıya doğru akıtın. Hafif dalgalar da yüzünüzü ince gösterecektir. Çene hattından aşağıda duran uzun saçlar yüzünüzü incelterek kare görüntüden kurtulmanızı sağlar. Uzmanların kısa saçlı kare yüzlülere önerisi ise, biraz hileli davranmak! Kıvırcık saç veya dalgalı saç kullanın ve tam çene kemiğinde kesimi bitirin. Eğer saçlarınız kendi yapısında kıvırcık ya da dalgalı değilse de üzülmeyin, saç köpükleri ile saçlarınızı kolayca bu forma sokabilirsiniz. Saçlarınız uzunsa da omuzlara kadar düzleştirip, omuzdan aşağısında dalga oluşturun ve dikkati saçın uçlarına çekin. İsterseniz Demi Moore gibi dümdüz, tek renk ve uzun kullanmak da yüzünüzü ince ve uzun göstermekte yararlı olacaktır. Yüzünüzün alt kısmı dar üst kısmı geniş ise kalp şeklinde bir yüze sahipsiniz demektir. Bu yüz şeklinde en ideal saç kesimi; saçı çene hattına kadar düz indirip, çene boyunda hacimlenmesini sağlamak ve alnın bir kısmını saç modeliyle kapayarak üstteki orantısızlığı yok etmek olacaktır. Saçlarınızı hacimlendirmek için uzmanların önerisi Nivea Diamonds saç köpük serisini kullanarak işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Elmas oval yüzler katlı kesimlerden kaçınmalı Bir elmas gibi ovalleşen yüzlerde yapılması gereken en iyi hareket köşeliği azaltmaktır. Uzmanlar, yuvarlak ve katlı kesimlerden kaçınmak gerektiğini özellikle belirtiyor. Saçları mümkün olduğunca uzun tutup, kulak hizasının altında biraz kat verip, dalgalarla hareketlendirerek kullanmak, bu yüz şekli için en ideal kesim olacaktır.
Kabızlığı Gideren Sihirli Yöntem
Bağırsak hareketlerinde zorluk, dışkı geçişinin ağrılı olması ve tuvalete çıkışın uzun süre olmaması durumu olarak adlandırılan kabızlık, pek çok kişinin hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Kabızlığa dair bilinmesi gerekenleri Beslenme Uzmanı Dilara Koçak açıklıyor: Kabızlığın nedenleri Kabızlık beslenme ile doğrudan ilişki içerisindedir. Yeterli sıvı tüketilmediğinde, posalı yiyeceklerden yenilmediğinde, yeterli egzersiz yapılmadığında veya uzun süreli uygulanan yağsız diyetler sonucunda kabızlık problemiyle karşılaşmak olasıdır. Bunların dışında, kalın bağırsaklarda fonksiyon bozukluklarına bağlı olarak ya da bir başka hastalığın semptomu olarak kabızlık gelişebilmesi de mümkündür. Vücut suyunun %10 gibi bir oranda azalması kabızlığa yol açmak için yeterlidir. Bu nedenle özellikle yeterli sıvı alımı çok büyük önem taşır. Kabızlık nasıl giderilir? Genellikle posadan zengin besinler (meyve, sebze, tam tahıllı ürünler) tüketmek, bol sıvı almak ve bol egzersiz yapmak sorunu çözebilir. Bu nedenle lif miktarını artırın: Beyaz ekmek ve rafinera tahıllar yerine tam tahıl ürünleri ile baklagilleri kullanın. Yani pirinç yerine bulgur, tam buğday ekmeği gibi. Meyveleri soymadan tüketin. Elma, armut gibi meyveleri kabuklu tüketin, diyetteki lif miktarını artırın. Kabızlığınızın şiddetli olduğu dönemde elma, ayva ve muzdan uzak durun bunlar yerine, armut, karpuz, kavun tercih edin. Ancak kronik kabızlık yaşıyorsanız mutlaka doktora ve beslenmenizi düzenlemesi için bir diyetisyene başvurmalısınız.
Reklam
Burçlara Göre Diyet
KOÇ BURCU DİYETİ Modayı takip eden ve giydiklerini kendisine yakıştırmayı bilen Koçlar kilo sorunları olmayan şanslı burçlar arasında yer alırlar. İleri yaşlara kadar formda kalmayı, genç görünmeyi bilirler. Enerjik ve oldukça aktiftirler. Ancak diyet yapmak sabır işi olduğundan kolay kolay yanaşmazlar. Yediklerini kolayca yakıyorlar. Spora çok düşkünler. Çok ağır bir diyete gereksinimleri yok. Abur cubur tüketmeyi seviyorlar. KOÇLAR İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER C vitamini hücrelerdeki oksidasyon işlemini hızlandırır. Ayrıca çabuk absorbe edilen ve vücuttan kolayca atılan bir vitamindir. Kuşburnu, greyfurt, ananas, portakal, limon, elma, şeftali, mango, böğürtlen, kayısı, muz, soya fasulyesi, brokoli ve diğer yeşil sebzeler, dana eti, ciğer, kırmızı biber, patates ve lahanada bolca bulunur. Bunun dışında; Vitamin P içeren Biber, kayısı, kiraz, üzüm çeşitleri, limon, portakal, greyfurt, maydanoz, kuru erik, taze erik, kuşburnu. Demir içeren Et ürünleri, balık, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, avokado, rafine edilmemiş buğday ürünleri, karahindiba, çilek, soğan. Manganez içeren Yeşil sebzeler, taze yeşil biber, salatalık, hardal bitkisi, yumurta, buğday ürünleri, badem, ceviz, böğürtlen, hurma, kestane, muz. Vitamin A içeren Süt, tereyağı, peynir, yumurta, muz, balık yağı, sarı ve yeşil renkli tüm sebze grubu, bamya, ıspanak, avokado, mango, papaya, ananas, portakal, kayısı, bal kabağı, et ve ciğer ürünleri. Vitamin B1 içeren Maya, et, fıstık, rafine edilmemiş pirinç, soya fasulyesi. Vitamin B12 içeren Sakatatlar, ciğer, yumurta sarısı, süt tavsiye edilebilir. BOĞA BURCU DİYETİ Çabuk kilo almaya müsaitler. Çok aktif kişiler değiller. Bu yüzden yediklerini yakmakta sorun yaşarlar. Diyet yapmaktan hiç mi hiç hoşlanmıyorlar. Hayvansal gıdaları tercih ediyorlar. Mükellef bir sofraya asla hayır diyemezler. Troit bezi düzgün çalışmadığı için az bile yeseler kolayca kilo alıyorlar. BOĞALAR İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER Doğum haritanızda Venüs’ünüzü kontrol edin. Önerdiğimiz besinleri doktorunuza danışarak kullandığınızda daha sağlıklı bir yaşam size sunulabilir. Doğum haritalarında Venüs etkileri ağır basan kişilerin (Boğa burcuysanız veya Yükselen burcunuz Boğa ise) vücutlarındaki mineral ve vitamin dengesine dikkat etmeleri gerekir. Vitamin dengesi olarak A (carotene), K, E, niasin, mineral olarak ise bakır, çinko, biotin, iyot, inositole dikkat etmek gerekir. Venüs’ün bozuk açılarında, vücuda giren şeker ve karbonhidratlar kolay kolay yakılamaz ve direkt yağa dönüşürler. Bu besinlerden kaçınılması doğru olacaktır. Oranlarını dengeleyemeyeceğinizden dolayı bakır ve K vitamini alımı doktor tavsiyesi eşliğinde ayarlanabilir. Okyanus algı, klorella, bol klorofil ve iyot ihtiva ettiği için çok faydalıdır. Bunun dışında; İyot içeren Kuşkonmaz, soğan, sarımsak, havuç, bezelye, domates, ıspanak, deniz ürünleri, iyotlu tuzlar. Vitamin A içeren Süt, tereyağı, peynir, yumurta, muz, balık yağı, sarı ve yeşil renkli tüm sebze grubu, bamya, ıspanak, avokado, mango, papaya, ananas, portakal, kayısı, balkabağı, et ve ciğer ürünleri. Vitamin E içeren Tereyağı, süt, peynir ürünleri, bitkisel sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, kahverengi pirinç uygundur. Patates cipsleri, tuzlu fıstık, fındık gibi çerezler vücuttaki E vitaminini eksiltir ve yok eder. Bu tip besinler klorlu maddelerle kaplanarak hazırlanır (Unutmayın, klorlu bu çeşit yiyecekler ve klorlu su, vücuttaki E vitaminini yok eder). Vitamin K içeren Yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, süt, domates, havuç, yulaf. Bakır içeren Deniz ürünleri, taze ciğer, badem, patates, üzüm, salatalık, mısır, kuşkonmaz. Çinko içeren Buğday tohumu, sebzeler, limon, kestane, soda, bal, deniz hayvanlarının çoğu, havuç, soğan, tavuk, kuru maya. Biotin içeren Maya, baklagiller, et, midye, faydalı besinler arasındadır. İKİZLER BURCU DİYETİ Çok hareketlidirler. Ne yeseler yakabilme şansına sahipler. Aktif bir yaşam sürdürdükleri için kilo sorunu ile pek karşılamazlar. Diyet yapmayı sevmiyorlar. Özellikle aynı besin grubuyla yapılan perhizlere tahammülleri yok. Ne zaman bir şey onları huzursuz etse abur cubur tüketiyorlar. Çabuk hazırlanan yemekleri tercih ediyorlar. Düzenli bir yemek alışkanlıkları yok. İKİZLER İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER B1, B6, B12, B15. Kalsiyum, niasin, potasyum, magnezyum, fosfor, bira mayası. Mineraller vücuda kalsiyum alımını dengeler. Kalsiyumun vücut tarafından kullanılmasına fosfor, magnezyum ve C vitamini yardımcı olur. Örneğin kalsiyum almadan 30 dakika önce, 1 limon veya portakal suyu içmek de aynı işi görür. Bu, kalsiyumun vücut tarafından tutulmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca; Vitamin D içeren Güneş ışığı, en doğal olanıdır. Güneş ışığı, deri üzerine düştüğü zaman vücut onun içindeki maddeyi D vitaminine dönüştürür. Bunun dışında tereyağı, krema, somon balığı, balık yağı, yumurta sarısı, yeşil salatalar, süt ürünleri. Kalsiyum içeren Süt ürünleri, kemikli et, yağlar, yoğurt, ceviz, fındık, badem, brokoli, limon, portakal, bamya, bezelye, karnabahar. Fosfor içeren Balık, et, yumurta, fırın patates. Magnezyum içeren Fıstık, bezelye, yeşil sebzeler, deniz ürünleri, esmer ve beyaz pirinç, portakal, hindistan cevizi. Vitamin B1 içeren Maya, et, fıstık, rafine edilmemiş pirinç, soya fasulyesi. Vitamin B12 içeren Sakatatlar, ciğer, yumurta sarısı, süt. Vitamin B15 içeren Esmer pirinç, bira mayası, balkabağı, susam, rafine edilmemiş tahıllar. Niasin içeren (bir çeşit B vitaminidir): Bira mayası, beyaz ve kırmızı et, balık, süt. Vitamin B6 içeren Yeşil yapraklı sebzeler, muz, tahıllar. Potasyum içeren Patates, soya fasulyesi, salatalık, hardal tohumu, ıspanak, domates, kiraz, elma, erik, muz, kavun, karpuz, vücut için yararlı olacaktır. YENGEÇ BURCU DİYETİ Kilo almaya müsaitler. Enerjik değiller. Yediklerini kolayca yakamıyorlar. Mideleri aşırı hassas. Hazmetme problemleri sık sık yaşıyorlar. Spor yapmaktan hoşlanmıyorlar. Çok iyi aşçılar ve sürekli yemekle haşır neşir olmaları kilo almalarına neden oluyor. Tencere yemeklerini çok seviyorlar. Kan dolaşımları zayıf. YENGEÇ İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER Vitamin B2 içeren Peynir ürünleri, süt, tavuk, sakatatlar, balık ürünleri, yumurta, soya fasulyesi, lifli sebzeler, badem. Vitamin B6 içeren Yeşil yapraklı sebzeler, muz, tahıllar. Potasyum içeren Patates, soya fasulyesi, salatalık, hardal tohumu, ıspanak, domates, kiraz, elma, erik, muz, kavun, karpuz. Germanyum içeren Sarımsak, ginseng, aloa vera öneriliyor. ASLAN BURCU DİYETİ Sosyal bir kişi oldukları için genelde dışarıda yemek yemekten zevk alıyorlar. Çok hızlı olmasa da iyi çalışan bir metabolizmaya sahipler. Spor yapmayı seviyorlar. ASLANLAR İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER Vitamin dengesi için A (carotene), B1, B5, B12, B15, mineral dengesi için iyot, klorofil, manganez, folik asit, niacin ve ko-enzim Q10 oranı kontrol edilmelidir. Örneğin; Okyanus algı klorella, bol klorofil ve iyot ihtiva ettiği için çok faydalıdır. B vitaminleri ise karışık tabletler halinde değil, tek başına alındığı takdirde vücut tarafından daha iyi absorbe edilebilir. İyot içeren Kuşkonmaz, soğan, sarımsak, havuç, bezelye, domates, ıspanak, deniz ürünleri, iyotlu tuzlar. Manganez içeren Yeşil sebzeler, taze yeşil biber, salatalık, hardal bitkisi, yumurta, buğday ürünleri, badem, ceviz, böğürtlen, hurma, kestane, muz. Klorofil içeren Bütün yeşil yapraklı lifli sebzeler, özellikle ıspanak, karahindiba, yeşil hardal bitkisi. Vitamin A içeren Süt, tereyağı, peynir, yumurta, muz, balık yağı, sarı ve yeşil renkli tüm sebze grubu, bamya, ıspanak, avokado, mango, papaya, ananas, portakal, kayısı, balkabağı, et ve ciğer ürünleri. Vitamin B1 içeren Maya, et, fıstık, rafine edilmemiş pirinç, soya fasulyesi. Vitamin B5 içeren Soya fasulyesi, yumurta sarısı, baklagiller. Vitamin B12 içeren Sakatatlar, ciğer, yumurta sarısı, süt. Vitamin B15 içeren Kahverengi pirinç, bira mayası, balkabağı, susam, rafine edilmemiş tahıllar. Folik asit içeren Meyveler, domates, yeşil yapraklı sebzeler, sakatatlar, bira mayası, mısır, ıspanak. Niasin içeren (bir çeşit B vitaminidir) Bira mayası, beyaz ve kırmızı et, balık, süt. Ko-enzim Q10 içeren Uskumru, sardalye, fındık, çok koyu yeşil yapraklı sebzeler (brokoli,ıspanak, karahindiba), kepekli tahıllar faydalı olacaktır. Vitamin ve Mineraller Dengesi… BAŞAK BURCU DİYETİ Yediklerini aslında gayet çabuk yakabilen Başaklar, gıdalarına dikkat ediyorlar. Çoğunlukla kilo problemleri yok. Ev yemeklerini seviyorlar. Eğer diyet yapmaları gerekiyorsa programa harfiyen uyarlar. Sebze ve meyveden hoşlanıyorlar. BAŞAKLAR İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER B1, B6, B12, B15, kalsiyum, niasin, potasyum, magnezyum, fosfor, bira mayası. Mineraller vücuda kalsiyum alımını dengeler. Kalsiyumun vücut tarafından kullanılmasına fosfor, magnezyum ve C vitamini yardımcı olur. Örneğin kalsiyum almadan 30 dakika önce, 1 limon veya portakal suyu içmek de aynı işi görür. Bu, kalsiyumun vücut tarafından tutulmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca; Vitamin D içeren Güneş ışığı en doğal olanıdır. Güneş ışığı deri üzerine düştüğü zaman vücut onun içindeki maddeyi D vitaminine dönüştürür. Bunun dışında tereyağı, krema, somon, balık yağı, yumurta sarısı, yeşil salatalar, süt ürünleri. Kalsiyum içeren Süt ürünleri, kemikli et, yağlar, yoğurt, ceviz, fındık, badem, brokoli, limon, portakal, sebzeler (bamya, bezelye, karnabahar). Fosfor içeren Balık, et, yumurta, fırın patates. Magnezyum içeren Fıstık, bezelye, yeşil sebzeler, deniz ürünleri, esmer ve beyaz pirinç, portakal, hindistan cevizi. Vitamin B1 içeren Maya, et, fıstık, rafine edilmemiş pirinç, soya fasulyesi. Vitamin B12 içeren Sakatatlar, ciğer, yumurta sarısı, süt. Vitamin B15 içeren Esmer pirinç, bira mayası, balkabağı, susam, rafine edilmemiş tahıllar. Niasin içeren (bir çeşit B vitaminidir) Bira mayası, beyaz ve kırmızı et, balık, süt. Vitamin B6 içeren Yeşil yapraklı sebzeler, muz, tahıllar. Potasyum içeren Patates, soya fasulyesi, salatalık, hardal tohumu, ıspanak, domates, kiraz, elma, erik, muz, kavun, karpuz sağlığınız için önemlidir. TERAZİ BURCU DİYETİ Çabuk kilo almaya müsaitler. Bundan pek memnun değiller. Yediklerini çabucak yakamıyorlar. Davetlere gitmeyi çok seviyorlar. Kalorili yiyeceklere düşkünler. Hareketli değiller. İlerleyen yaşlarda kilo alımı daha fazla yükseliyor. Eğer gerekiyorsa bir egzersiz programını başarıyla uyguluyorlar. TERAZİLER İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER Kuşkonmaz, soğan, sarımsak, havuç, bezelye, domates, ıspanak, deniz ürünleri, iyotlu tuzlar. Vitamin A içeren: Süt, tereyağı, peynir, yumurta, muz, balık yağı, sarı ve yeşil renkli tüm sebze grubu, bamya, ıspanak, avokado, mango, papaya, ananas, portakal, kayısı, bal kabağı, et ve ciğer ürünleri. Vitamin E içeren Tereyağı, süt, peynir ürünleri, bitkisel sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, esmer pirinç uygundur. Patates cipsleri, tuzlu fıstık, fındık gibi çerezler vücuttaki E vitaminini eksiltir ve yok eder. Bu tip besinler, klorlu maddelerle kaplanarak hazırlanır. Vitamin K içeren: Yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, süt, domates, havuç, yulaf. Bakır içeren: Deniz ürünleri, taze ciğer, badem, patates, üzüm, salatalık, mısır, kuşkonmaz. Çinko içeren: Buğday tohumu, sebzeler, limon, kestane, soda, bal, deniz hayvanlarının çoğu, havuç, soğan, tavuk, kuru maya. Biotin içeren Maya, baklagiller, et ve midye, faydalı besinler öneriliyor. AKREP BURCU DİYETİ Metabolizmaları iyi çalışıyor. Kas yapıları çok güçlü. Yediklerini kolayca yakıyorlar. Spor ve egzersizi seviyorlar. Her türlü besini tüketebilirler. AKREPLER İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER Vitamin B2 içeren Peynir ürünleri, süt, tavuk, sakatatlar, balık ürünleri, yumurta, soya fasulyesi, lifli sebzeler, badem. Vitamin B7 içeren Yeşil yapraklı sebzeler, muz, tahıl. Potasyum içeren Patates, soya fasulyesi, salatalık, hardal tohumu, ıspanak, domates, kiraz, elma, erik, muz, kavun, karpuz. Biotin içeren Maya, baklagiller, et, midye. Kalsiyum içeren Süt ürünleri, kemikli et, yağlar, yoğurt, tuna balığı, ceviz, fındık, badem, brokoli, limon, portakal, bamya, bezelye, karnabahar. Fosfor içeren Balık, et, yumurta, fırın patates faydalı besinler arasındadır. YAY BURCU DİYETİ Metabolizmaları gayet iyi çalışıyor. Orta yaştan sonra kilo alımı özelikle kalça bölgesinde yüksek. Sosyal kişiler oldukları için sürekli bir şeyler atıştırmayı seviyorlar. Ancak spor ve egzersizden hoşlanıyorlar. Hareketliler. Diyet yapmayı sevmiyorlar. Dünya mutfağına meraklılar. Her türlü yemeği kolayca tüketiyorlar. YAYLAR İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER Vitamin dengesi olarak B2, B5, B6, B12, B15, E, F, niasin, mineral dengesi olarak ise sülfüre, lesitine dikkat edilmelidir. Özellikle diyetlerde, GLA (gamma linoleik asit), kolayca zayıflamaya, organlardaki (özellikle kalp) ve vücuttaki yağların kolay eritilmesine yardımcı olur. Sülfür kaynağı balık, yumurta, et, kuşkonmaz, soğan, kakao, badem ve ceviz, lesitin kaynağı karpuz çekirdeği, ayçiçeği çekirdeği ve bitkisel kaynaklı yağlar, yumurtanın sarısı, Yaylar için faydalı besinler arasında sayılabilir. OĞLAK BURCU DİYETİ Hareketli kişiler değiller. Spor ve egzersizden hoşlanmıyorlar. Kemik yapıları çok güçlü. Yediklerini pek kolay yakmıyorlar ancak formlarını koruma şansları yüksek. Hemen hemen hepsi çalışma hayatını seviyor. Doğal olarak ofiste yenilebilecek gıdalara, çabuk hazırlanan yiyeceklere yöneliyorlar. Akşam eve döndüklerinde yatana kadar atıştırıyorlar. Yemek düzenleri bu nedenle pek yok. OĞLAKLAR İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER Florin içeren Lahana, kuşkonmaz, karnabahar, patates. Silis içeren: Arpa, yulaf, soğan. Selenyum içeren: Tüm deniz bitkileri, balık, karaciğer, maya, selenyumlu toprakta yetişen tüm sebzeler, mısır, bezelye, buğday, mercimek. Vitamin A içeren: Süt, tereyağı, peynir, yumurta, muz, balık yağı, sarı ve yeşil renkli tüm sebze grubu, bamya, ıspanak, avakado, mango, papaya, ananas, portakal, kayısı, bal kabağı, et ve sakatatlar. Bakır içeren: Deniz ürünleri, taze ciğer, badem, patates, üzüm, salatalık, mısır, kuşkonmaz. Vitamin D içeren: Güneş ışığı en doğal olanıdır. Güneş ışığı deri üzerine düştüğü zaman vücut onun içindeki maddeyi D vitaminine dönüştürür. Bunun dışında tereyağı, krema, somon ve turna balıkları, balık yağı, yumurta sarısı, yeşil salatalar, süt ürünleri. Kalsiyum içeren Süt ürünleri, kemikli et, yağlar, yoğurt, ceviz, fındık, badem, brokoli, limon, portakal, bamya, bezelye, karnabahar. Fosfor içeren: Balık, et, yumurta, fırın patates. Magnezyum içeren: Fıstık, bezelye, yeşil sebzeler, deniz ürünleri, esmer ve beyaz pirinç, portakal, hindistan cevizi seçilebilir. Ayrıca Satürn açıları vücut kinetiğinin zorlandığını gösterdiği için diğer insanlara göre daha çabuk etkilenebilen Oğlaklar, enerji depolanmasında yardımcı ve hastalıklara karşı koruma sağlayan C vitaminini daha fazla tüketebilirler. C vitamini hücrelerdeki oksidasyonu hızlandırır. Ayrıca çabuk emilen ve vücuttan dışarı kolayca atılabilen bir vitamindir. Kuşburnu, greyfurt, ananas, portakal, limon, elma, şeftali, mango, böğürtlen, kayısı, muz, soya fasulyesi, brokoli ve diğer yeşil sebzeler, dana eti, ciğer, kırmızı biber, patates, lahana. KOVA BURCU DİYETİ Yediklerini kolayca yakıyorlar. Gerekirse diyet yapabilirler ancak uzun süreli egzersizleri daha çok tercih ediyorlar. Sık aralıklarla yemek yemiyorlar. KOVALAR İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER Vitamin olarak B1, B6, B12, B15, Vitamin D (veya Güneş ışığı), kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum alımına dikkat edilmelidir. Vitamin B1 içeren Maya, et, fıstık, rafine edilmemiş pirinç, soya fasulyesi. Vitamin B6 içeren Yeşil yapraklı sebzeler, muz, tahıllar. Vitamin B12 içeren VSakatatlar, ciğer, yumurta sarısı, süt. Vitamin B15 içeren Esmer pirinç, bira mayası, bal kabağı, susam, rafine edilmemiş tahıllar. Vitamin D içeren Güneş ışığı, en doğal olanıdır. Güneş ışığı deri üzerine düştüğü zaman vücut onun içindeki maddeyi D vitaminine dönüştürür. Bunun dışında tereyağı, krema, somon balığı, balık yağı, yumurta sarısı, yeşil salatalar, süt ürünleri. Kalsiyum içeren Süt ürünleri, kemikli et, yağlar, yoğurt, ceviz, fındık, badem, brokoli, limon, portakal, sebzeler (bamya, bezelye, karnabahar). Fosfor içeren Balık, et, yumurta, fırın patates. Magnezyum içeren Fıstık, bezelye, yeşil sebzeler, deniz ürünleri, esmer ve beyaz pirinç, portakal, hindistan cevizi. Potasyum içeren Patates, soya fasulyesi, salatalık, hardal tohumu, ıspanak, domates, kiraz, elma, erik, muz, kavun, karpuz tercih edilebilir. BALIK BURCU DİYETİ Kilo almaya elverişliler. Egzersizden hoşlanmıyorlar. Aktif yaşamıyorlar. Saatlerce uyuyabilir veya oturabilirler. Kilo alımı duygusal yaşamlarıyla birebir alakalı. BALIKLAR İÇİN ÖNERİLEN VİTAMİN VE SEBZELER Vitamin B1 içeren Maya, et, fıstık, rafine edilmemiş pirinç, soya fasulyesi. Vitamin B2 içeren Peynir ürünleri, süt, tavuk, sakatatlar, balık ürünleri, yumurta, soya fasulyesi, lifli sebzeler, badem. Vitamin B6 içeren Yeşil yapraklı sebzeler, muz, tahıllar. Vitamin B12 içeren Sakatatlar, ciğer, yumurta sarısı, süt. Biotin içeren Maya, baklagiller, et, midye. Kalsiyum içeren Süt ürünleri, yağlar, yoğurt, tuna balığı, ceviz, fındık, badem, brokoli, limon, portakal, sebzeler (bamya, bezelye, karnabahar). Fosfor içeren Balık, et, yumurta, fırın patates önerilebilir. Kadın Portalı
Mükemmel Vücuda Sahip Olmanın 10 Yolu
Sürekli aynanın önünde durup mükemmel vücuda sahip olmak için hayal kuranlardan mısınız? Fakat yapabileceğiniz bir çok şey varken neden orada oturup hayal kurmakla yetiniyorsunuz? Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, size daha iyi bir vücuda sahip olmanın 10 yolunu gösteriyor: Vücudunuzla tekrar iletişim kurun Aynanın karşısına geçin ve genel vücut proporsiyonunuzu değerlendirin. (Omuz ve kalça yükseklikleri, kafanızın gövdenizin orta hattında bulunup bulunmadığı gibi detaylar kısaca simetri önemlidir.) Yoga veya germe yaparken vücudunuzun nasıl çalıştığını anlayın. Bu aktiviteler sırasında vücut sıvılarınızı nasıl harekete geçtiğini öğrenin. Basitçe kendi vücut ağırlığınız ile yaptığınız egzersizler daha iyi bir vücuda sahip olmanızı sağlar. Push-up, squat, karın ve sırt kuvvetlenme gibi egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Hafta 2 veya 3 olmak üzere 10-20 tekrar / 3 set olarak egzersizleri yapın. Kardio antreman yapmayı unutmayın Eğer gerçekten vücudunuzu şekillendirmekte kararlı iseniz egzersiz programınız haftada 3 ila 5 kere, 30-60 dakikalık bir aralıkta orta seviyede aerobik (solunumu hızlandırarak dokulara daha fazla oksijen gitmesini sağlayan) egzersiz içermek zorundadır. Vücudunuzun yeniden şekillenmesi ve esnekliği için egzersizlerin öncesi ve sonrasında germe yapılmalıdır. Joging, yüzme, bisiklet, Tenis veya squash gibi aktiviteleri deneyin. Bu cümle oldukça gerçekçidir. Eğer hedefiniz sıkı, fit ve mükemmel görünmekse dürüstçe söylemem gerekirse hergün ağzınıza ne koyduğunuzun farkında olmalısınız. Tabi ki kendinizi kontrol altında tutarken egzersizler sırasında ve günlük yaşantınızda size yeterli seviyede enerji sağlayacak yiyecekleri tüketmeniz gereklidir. Fakat etkisi hızlı geçen, fazla vaatlerde bulunan Moda diyetlerden kaçınmanızda fayda var. Vücudunuzun içerden de dışarıdan göründüğü kadar mükemmel olması gereklidir. Kendi vücut tipinize göre kıyafetler seçin Genelde vücudumuzu beğenmediğimiz zamanlar, bol, iddiasız, salaş kıyafetler giymeye eğilimliyizdir. Güzel kıyafetler seçmek için kilo verene kadar bekleriz. Fakat neden? Şu an iyi hissetmeniz önemlidir, kendinize vücut ölçülerinize göre etkileyici kıyafetler seçin. Kendinizi yenilenmiş ve motive hissetmek için fit kıyafetler edinin. Vücudunuzu bir bütün olarak değerlendirin Birçoğumuz vücudumuzu bölgesel olarak yargılarız. Bacaklarım çok kalın, dudaklarım çok ince, göğüslerim çok küçük… Bedeninizi sadece negatif gördüğünüz tarafları ile değil bir bütün olarak değerlerin. Vücudunuzun beğendiğiniz kısımlarını ortaya çıkaracak kıyafetler seçin. Vücudunuzun nasıl göründüğü daha çok algıya dayanır. Eğer vücudunuzun iyi olmadığını düşünerek yürüyor iseniz vücudunuz ve postürünüz bunu yansıtır. O yüzden herSabah evden bir gülümseme ile ayrılın ve en iyi tavrınızı takının. Duruşunuz ve tavrınız görünüşünüzü belirler. Yürürken ve ayakta dururken kendinize güvenli bir tavır sergileyin. Vücudunuzun bu şekilde daha farklı göründüğünü çok geçmeden fark edeceksiniz. Eğer vücudunuzu şekle sokmak için hergün antrenman yapmayı başardıysanız, gidin ve kendinize bütün stresinizi ve gerginliğinizi azaltacak bir masaj hediye edin. Eğer masaj konusunda fanatik değilseniz, küvetinizi doldurun ve suyun rahatlatıcı etkisinin tadını çıkarın. Vücudunuz tek ve emsalsiz ve tabbi ki siz de Her insanın başka bir genetik yapı, vücut şekli ve ölçüsü ile doğduğunu hatırlayın. Sizin vücudunuz da benzersiz. Bu süre içinde vücudunuzdaki gelişmeleri takip etmenizi öneririm. İlk halinizin fotoğrafını çekin, yağ yüzdenizi, bedeninizi, egzersizleri yapma süre ve sayınızı bir yerlere not edin ve her ay karşılaştırın. Böylelikle doğru yapıp yapmadığınız şeyleri değerlendirme fırsatınız olur.
Yazın Kilo Almak İstemeyenlere Öneriler
Yazın kilo almak istemiyorsanız bu önerilere uyarak hem sağlığınızı hem formunuzu koruyabilirsiniz. Yaz aylarında artan sıcak havalar kimi insanlarda aşırı yemek yeme isteği uyandırırken kimi insanlarda iştahsızlığa neden olur. Fakat genel olarak değerlendirildiğinde yaz aylarında kontrolsüz kilo alımı ve çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkması daha çok görülmektedir. İşte dikkat etmeniz gerekenler… Kızartılmış yiyecekler özellikle yaz aylarında yüksek tansiyon, baş dönmesi, kalp ve damar hastalıkları gibi problemleri tetikler. Bu nedenle yiyecekleri haşlama, fırınlama veya ızgarada pişirme gibi daha sağlıklı yöntemleri tercih etmek gerekir. Yaz aylarında katı yağlardan uzak durmakta fayda vardır. Diğer yağlara nispeten daha ağır olan tereyağı yemeklere lezzet katsa kandaki kolesterol seviyesini yükselterek çeşitli rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Yemeklerinizde zeytinyağı, hindistan cevizi yağı veya fındık yağı tercih edebilirsiniz. Yaz aylarında sıcak havalardan dolayı oluşan sıvı kaybını telafi etmek için tek alternatifimiz su değildir aynı zamanda içeriğinde su oranı yüksek meyveler de tercih edilebilir. Bunların başında karpuz, üzüm, çilek ve şeftali gelir. İster öğün aralarınızda isterseniz de yemek sonrasında kendinize meyve salataları hazırlayarak daha keyifli hale getirebilirsiniz. Günlük minimum tüketilmesi gereken sıvı miktarı 2,5 litredir ancak yaz aylarında terleyerek kaybedilen sıvı oranı artabilir bu nedenle günde en az 8-12 bardak sıvı tüketmeye özen göstermelisiniz. Öğün aralarınızı ne kadar uzun tutarsanız o denli daha çok yemek yeme ihtiyacı hissedersiniz bu yüzden öğün aralarınızda yoğurt, kuruyemiş, meyve veya bitki çayı gibi metabolizma hızınızı düşürmeyecek gıdalar tüketmeye özen göstermelisiniz.
Reklam
Yaz Makyajı Nasıl Yapılır?
Sıcak havalar bastırdıkça nasıl makyaj yapacağımızı şaşırıyoruz. Bizi bunaltmayacak, hem enerjik hem de doğal gösterecek bir makyaj istiyoruz. Siz de bizim gibi düşünüyorsanız, makyaj artisti Ahu Aydemir Yüksel’in uygulama önerilerini okuyun ve 2014 yazının favori renklerini makyaj çantanıza ekleyin deriz.  2014 Yaz makyajı trendleri neler? Bu yaz kadınlar her zamankinden daha doğal. Yani yoğun göz makyajlarını seven ve uygulayan kadınlar için bu, kötü bir haber olabilir. Artık tüm dünyada makyaj trendleri doğallığı savunuyor. Fondötenler anlaşılmayacak kadar doğal uygulanıyor. Mesela gündüz, alışverişe giderken ya da bir arkadaşımızla biraz laflamak için buluştuğumuzda sağlıklı ve canlı görünüm için, sade bir göz makyajı ve pastel tonlarda pembe allıkla yüzünüzü renklendirmeniz yeterli. Dudaklarınıza renksiz bir parlatıcı sürebiliriz. Gece organizasyonları için gözlerinize net bir eyeliner çekebilir, dudaklarınızda sıcacık ve romantik kırmızıları tercih edebilirsiniz.  Bu yaz yazın ve güneşin temsilcisi olan sıcak ve buğulu toprak tonları gözlerde ağırlıklı olarak kullanılıyor. Gözleriniz kahverengiyse uçuk pembeleri, pudra tonlarını ve içinde kızıllık olan tonları tavsiye ederim, bu renkler göz renginizin daha yeşile dönük görünmesini sağlayabilir. Aynı zamanda bu yaz, düğünlerde buğulu ve etkileyici bakan gözlerle karşılaşmanız da mümkün.  Bu sezon gözlerde net ve iddaalı “eyeliner”lar da çok moda. Sakın, “Ben eyeliner çekmeyi beceremiyorum.” diye üzülmeyin. Artık tüm profesyonel markaların da kolay kullanım için ürettiği fırçalı modeller ülkemizde satılıyor. Bunlardan herhangi birini satın alarak, daha usta eyeliner kullanmak için evde denemeler yapabilirsiniz. Ama tabii konu gelin makyajı olunca, benim önerim, kendinizi konusunda teknik bilgiye sahip bir “make-up artist”e emanet etmeniz.  Siz bu trendlerin en çok hangilerini uyguluyorsunuz? Bana en çok sorulan soru, kırmızı rujla ilgili oluyor. Kırmızı ruj kullanılması zor ama bir o kadar da etkileyici. Bence her zaman bir kadının makyaj çantasında kendisi için seçtiği, doğru kırmızı tonda bir ruj bulunmalı. Kadınlara ufak bir tüyo vermek istiyorum. Kırmızı ruj seçerken, ten ve damar rengimize uygun, mavi ya da turuncu bazlı bir kırmızı ton olmasına dikkat etmeliyiz. Aksi takdirde, istediğimiz etkileyici görünüme sahip olamayız. Bunu ilk defa duyan kadınlar için biraz detay vereyim. Bileğinizin iç tarafında ki damarların rengine bakın. Eğer damar renginiz mavi ise cilt tonunuz soğuktur; damar renginiz yeşil ise sıcak bir cilt tonuna sahipsiniz demektir. Buna bağlı olarak soğuk cilt tonuna sahip olanlar için en uygunu mavi-kırmızı, mavi-pembe gibi soğuk tonlardır. Sıcak cilt tonuna sahip olanlar içinse turuncu baz tonuna sahip kırmızı, bakır gibi daha sıcak tonlardır. Bu seçimi doğru ve bilinçli yaparsak, gece katıldığımız bir davette birçok kişinin gözlerini üzerinizden alamayacağını söyleyebilirim. Bence denemeye değer!
Cilt Lekeleri ve Sivilceler İçin Eşek Sütü Maskesi
Eşek sütü maskesi ile özellikle cilt lekeleri ve sivilcelerin tedavisinde çok başarılı sonuçlar alındı.Aydın’lı girişimci 37 yaşındaki Lütfi Kabakçı, piyasaya çıkardığı kozmetik ürünlerinde doğal eşek sütü kullanarak bir ilke imza attı. Klepotra’nın güzellik sırrının da eşek sütü olduğunu söyleyen Kabakçı, “Türkiye’de bir ilke imza attık” dedi.DHA’nın haberine göre, Aydın’da 8 yıldır kozmetik sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin kurucusu Lütfi Kabakçı, güzelliğiyle ünlü Antik Mısır Kraliçesi Klepotra’dan esinlenerek, geliştirdiği ürünlerde eşek sütü kullandı. 2 yıl boyunca alt yapı çalışması yaptıklarını söyleyen Kabakçı, “İstanbul’daki laboratuarlar da gerekli çalışmalar yapıldıktan sonra markamızı oluşturduk. Sağlık Bakanlığı’ndan gerekli izinler alındı ve seri üretime başladık. Türkiye’de bir ilke imza attık” dedi.Ürünlerde kullandıkları eşek sütünü Manisa’da bulunan eşek çiftliğinden temin ettiklerini söyleyen Lütfi Kabakçı, “Eşek sütü maskesi ve eşek sütü kremi olmak üzere iki değişik ürün oluşturduk. Tamamen doğal bir ürün. Özellikle cilt lekeleri, doğum lekeleri ve sivilcelerin yok olmasında çok başarılı olduk. İlk ürünü eşimde denedik ve bir aylık zaman diliminde ciddi değişim gördük” diye konuştu.
Reklam
Reklam