Otomotiv üreticisi olmaktan öte artık bir stil ikonu haline gelen Ferrari, yeni çıkan Sergio modelini sadece seçkin insanların kullanabilmesini garanti edebilmek için bu özel aracı sadece davetiye ile satacak.Dünyaca ünlü birçok otomobil modelinin tasarımına imza atan Pininfarina ve Ferrari'nin ortak çalışmasıyla ortaya çıkan Sergio'dan şu an dünyada sadece altı tane var ve onları satın almak için erken davranmak bile çözüm değil. Bu model için Ferrari hayranlarının erken sipariş vermesi de bir çözüm değil. Spor araba tutkunları, değeri milyon doları bulan bu aracı satın almak için Ferrari'den gelecek bir davetiyeyi beklemek zorunda kalacaklar.
İnternette izlediği videolara özenen ergen gidip güzel bir kızdan öpücük istiyor. Bu isteğinin karşılığını tokat olarak alan genç neye uğradığına şaşırıyor.
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Kışın soğuk günlerinde Hindistan cevizi yağını içerek sizi grip ve nezle gibi rahatsızlıklardan korur ve bağışıklık sisteminizi güçlendirir.Hastalıklardan tahriş olan boğazınızı yumuşatmaya yarar. Direk içmek zor geliyorsa içeceklerinizin içine de katıp öyle tüketebilirsiniz.Kışın oldukça sık başımıza gelen bir rahatsızlık da nefes tıkanıklığı. Hindistan cevizi yağını, çay ağacı yağı ve biberiye yağıyla karıştırıp, göğsünüze sürün faydasını göreceksiniz.Diyet yapan kişilerin yağ yakmasına yardımcı olduğu için zayıflamada da kullanabilirsiniz. Hindistancevizi yağını az bir miktarda yemeklerinize eklerseniz sindirimi kolaylaştırır.Eğer sürekli tekrarlayan bir uçuğunuz varsa uçuk çıkan yere Hindistan cevizi yağı sürün. İyileştiğini göreceksiniz.Hindistan cevizi yağıyla bitlerden kurtulabileceğinizi biliyor muydunuz? Saçlarınızı yıkadıktan sonra Hindistan cevizi yağını sürün ve bir gün boyunca bekletin. Daha sonra durulayın.Hindistan cevizi yağının kulak temizlemede de kullanabilirsiniz. Kulak çöpünün ucunu yağa batırın ve fazla bastırmadan kulaklarınızı temizleyin.Hindistan cevizi yağının bir diğer faydası da burun kanamalarına iyi gelmesi. Eğer burnunuz çabuk kuruyorsa bundan dolayı kanıyor olması muhtemel. Parmağınızın ucuyla aldığınız Hindistan cevizi yağını burnunuzun içinde sürün. Böylelikle kuru olan burun içi yumuşayacaktır ve kanamalar da azalacaktır.Hindistancevizi yağı, kemiklerinizin ve dişlerinizin güçlenmesini sağlar. dişlerinizi Hindistan cevizi yağıyla günde 10 dakika çalkalayarak daha sağlıklı dişler elde edebilirsiniz. Eğer mide rahatsızlıklarınız varsa hindistancevizi yağı oldukça faydalı. Bir yemek kaşığı hindistancevizi yağı midenizdeki yanma hissini azaltacaktır.Son olarak da yeni doğum yapan annelere bir tavsiyemiz var. Bebeğinizi emzirirken göğüs uçlarınıza biraz hindistancevizi yağı sürerseniz acı çekmezsiniz.Yazar: Zehra Yurtsever
2 liraya çay, 4 liraya espresso içebileceğiniz, karşı tarafın istese de hırsından hesap geçiremeyeceği, konuyu oldu bittiye getirip hızlıca tüyebileceğiniz enfes bir yer Ot Cafe; iki adım yanın Asmalımescit, üç adım aşağısı Karaköy. Mis!
İngiltere Kraliyet Kamu Sağlığı Kurumu Başkanı Shirley Cramer, 'Alkollü içeceklerde kalori bilgisinin etikete konması alkol tüketiminin azalmasına yardımcı olacaktır'.Kamu sağlığı uzmanları alkollü içkilerin etiketine kaç kalori içerdiğinin yazılmasının, obeziteyle mücadelede önemli rol oynayabileceğini düşünüyor.Doktorlar büyük bir kadeh şarapta iri bir dilim bol malzemeli baklava kadar, 200 kalori enerji olduğuna dikkat çekiyorlar. İngiltere Kraliyet Kamu Sağlığı Kurumu yaptığı son araştırmayı açıklarken, alkol kullanan çoğu insanın bunun farkında olmadığını kaydetti.BBC Türkçe 'de yer alan habere göre, içki endüstrisi işverenleri etiketlere kalori bilgilerinin yazılmasına karşı olmadıklarını ama bir şişenin kal birim alkol içerdiği bilgisinin daha önemli olduğunu söylüyorlar. Kamu Sağlığı'ndan sorumlu Bakan Yardımcısı Jane Ellison bu uyarı üzerine, Birleşik Krallık içinde gıda etiketleme konusunda önemli mesafe katedildiğini bu konunun da ele alınacağını söyledi. Nüfusunun dörtte biri obez kategorisine giren Britanya dünyada obezitenin en yaygın olduğu ülkeler arasında ilk sıralarda.'Kalori bilgilerinin etikete konması alkol tüketimini azaltır'Avrupa Birliği kuralları gereğince bütün gıda maddelerinin etiketlerine kaç kalori içerdiği yazılıyor. Fakat alkollü içecekler bu kurala tabi değil. Avrupa Komisyonu şu anda içkilerin de bu bilgiyi içermesi gerekip gerekmediğini değerlendiriyor. İngiltere Kraliyet Kamu Sağlığı Kurumu Başkanı Shirley Cramer yaptıkları kamuoyu araştırmasının sonuçları için, 'Şok edici gerçekten. Yetişkinlern yüzde 80'i içtikleri şeylerin içinde kaç kalori olduğundan tamamen habersiz ya da çok düşük olduğu yanılsaması içinde' dedi. Cramer, 'Bu bilginin etikete konması hem ulusal düzeyde göbeklerin küçülmesine hem de alkol tüketiminin azalmasına yardımcı olacaktır' diye konuştu. Kurumun yaptığı araştırma kapsamında bir pubda içki içenlere ne kadar kalori aldıkları söylendiğinde, bu kişilerin bir oturuşta ortalama 400 kalori daha az tükettikleri görüldü.Kaç kalori?Yüzde 8 alkol ihtiva eden 250 ml'lik bir kadeh şarapta 170 kalori var. Aynı miktarda şarap yüzde 14 alkol içerdiğinde kalorisi 230'a çıkıyor. 275 ml'lik alkollü tatlı içecek 170 kalori içeriyor. Yarım litreye yakın (1 pint) birada 180 kalori var. Bir gecede 4 pint bira içen bir kişi ikibuçuk hamburger yemekle alınan ya da 73 dakika koşmakla atılan miktarda kalori almış oluyor. Çok tatlı iri bir dilim baklavada 200 kalori var.T24
Erkekleri anlayabiliyorum. Kadınlar pantolon, takım elbise giyiyor, kravat takıyor da biz neden etek giyemiyoruz serzenişini yıllardır dile getiriyor. Modacılar da sanırım bunların aklına uymuş ve neden olmasın demiş, ama lütfen olmasın.
AIDS hastalığıyla mücadele ve bilinçlendirme amacıyla kurulan amfAR tarafından beşinci kez düzenlenen gala gecesi Los Angeles'ta yapıldı. Geceyıldızlar geçidine dönüştü. Miley Cyrus ve Rihanna tercih ettikleri elbiselerin dekolteleri ile geceye damgalarını vurdular.
Amerikalı fotoğrafçı Jedediah Johnson 'Makeout Project' adı altındaki çalışmasında tanımadığı insanlar ile öpüştükten sonra kişilerin fotoğraflarını çekmiş. Ruj lekesinin eğlenceli olacağını düşündüğünden fotoğraflarında ilginç bir ruj etkisi kullanan fotoğrafçı çalışması için 150 kişi ile öpüşmüş.
Greenpeace tarafından yapılan yazılı açıklamada, ÇED muafiyetinin Danıştay tarafından iptal edilen ÇED Yönetmeliği’nin geçici 3. maddesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından alındığı belirtildi.Söz konusu madde, ÇED Yönetmeliği’nin ilk yayım tarihi olan 07.02.1993 tarihinden önce üretime ve/veya işletmeye başladığı belgelenen projeleri ÇED kapsamı dışında tutuyor.Cihan haber ajansının haberine göre, bakanlık da yaptığı açıklamada madenlerin ÇED’den muaf tutulma sebebini bu tarihten önce üretime geçmeleri olarak gösterdi: “Söz konusu olan kömür ocaklarına ilişkin çalışmaların 1981 yılında başladığı, ocaklardan 1992 yılına kadar yaklaşık 10.000.000 ton ve 2013 yılına kadar 60.000.000 ton kömür çıkarıldığı, 07.02.1993 tarihinden önce işletme ruhsatının alındığı ve üretim yapıldığı belirlendiğinden, ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirilmiş olduğu tespit edilmiştir.”ÇED'den muaf tutulma dayanağı 2 kez iptal edildiAncak Bakanlığın madenlerin ÇED’den muaf tutulmasının dayanağı olarak gösterdiği geçici 3. madde, Danıştay ve Anasaya Mahkemesi tarafından iki defa iptal edilmiş durumda.Greenpeace Akdeniz avukatı Deniz Bayram , “Ortada yüksek mahkemelerce iki kere iptal edilen bir madde düzenlemesi, Soma’da birkaç ay önce gerçekleşen maden faciası ve bu alanda kurulmak istenen termik santralin hammadde sağlayacağı kömür ocaklarının ÇED’den muaf tutulması durumu var. ÇED sadece bir projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi değil, aynı zamanda emniyet ve güvenlik koşullarının, tedbirlerinin değerlendirilmesini içeren bir süreçtir. Soma ve geçtiğimiz gün Karaman’da yaşanan facialar, bu gerekliliğin önemini ortaya koyuyor” dedi.'Kömür ocakları ÇED'den muaf tutulamaz'Projeye bütün olarak bakıldığında hukuksuz şekilde kesilen bine yakın zeytin ağacı, zeytin ağaçlarının yerine kurulması planlanan termik santralin hammadde sağlayacağı kömür ocaklarının ÇED’den muaf tutulması durumunun mevcut olduğunu ifade eden Bayram, “Hukuksuz bir şekilde kesilen zeytin ağaçları ve bu alanda kurulmak istenen termik santralin hammadde sağlayacağı kömür ocaklarının ÇED’den muaf tutulması durumu var. Kömür ocakları, ÇED’den muaf tutulamaz.” dedi.ÇED nedir?Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), belirli bir proje veya gelişmenin, çevre üzerindeki önemli etkilerinin belirlendiği bir süreçtir. Bu süreç, kendi başına bir karar verme süreci değildir; karar verme süreci ile birlikte gelişen ve onu destekleyen bir süreçtir. Yeni proje ve gelişmelerin çevreye olabilecek sürekli veya geçici potansiyel etkilerinin sosyal sonuçlarını ve alternatif çözümlerini de içine alacak şekilde analizi ve değerlendirilmesidir.ÇED'in amacı; ekonomik ve sosyal gelişmeye engel olmaksızın, çevre değerlerini ekonomik politikalar karşısında korumak, planlanan bir faaliyetin yol açabileceği bütün olumsuz çevresel etkilerin önceden tespit edilip, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır.ÇED’in temel görevi, projelerle ve gelişmelerle ilgili karar vericilerin daha bütünsel, yani karara etkiyecek birden fazla faktörü göz önüne alır bir şekilde daha sağlıklı karar vermelerini sağlamak için, onlara projelerden kaynaklanabilecek çevresel etkileri net bir şekilde göstermektir.ÇED, projelerle ilgili bütün ilgili tarafların bir araya geldiği ve görüş, kaygı ve önerilerini ortaya koyabildikleri demokratik ve şeffaf bir süreçtir. İlgili taraflar bu süreç içerisinde ortaya koydukları teknik bilgi ve görüşlerle projenin en optimal şekilde gelişimine katkı sağlarlar.T24
Beslenme uzmanları her fırsatta sağlıklı bir yaşam ve kilo vermek için ‘ara öğünlerin’ asla atlanmaması gerektiğine dikkat çekiyorlar! Ara öğünlerde amaç kan şekerini dengede tutmak ve gerektiği kadar insülin salgılanmasını sağlamak. Ancak ara öğünlerde ‘doğru’ besinleri tüketmek çok önemli. Çünkü yanlış ara öğünler kilo verdirmek yerine tıpkı ana öğünlerde olduğu gibi aksine daha çok şişmanlatıyor. Örneğin karbonhidratlı yapılan ara öğünler fazla insülin salgılanmasına, bunun sonucunda hemen acıkmaya, dolayısıyla ana öğünlere fazlaca yüklenmeye neden oluyor. Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve DiyetUzmanı Oya Yüksek böylece kilo kaybı sağlamak yerine kilo sabitlenmesi veya artışı oluştuğuna dikkat çekerek. “Hem sağlıklı beslenmek, hem ideal kiloya ulaşmak, yani zayıflamak için kişinin yaşam şekli ile sağlık durumuna göre gerekli sayıda ve doğru ara öğün besinleriyle beslenmesi çok önemli.” diyor.Ara öğünün 4 amacı varBeslenme ve diyet uzmanı Oya Yüksek ara öğünün 4 amacı olduğunu belirterek bunları şöyle sıralıyor:1- Kişinin alması gereken kalori hesabını tamamlamak2- Kan şekeri ve insülin dengesini sağlamak3- Psikolojik olarak oluşan atıştırma hissini doğru seçimlerle baskılamak4- Ana öğünlere yüklenmeyi önlemekGenellikle 2 ara öğün yeterli geliyorGünde kaç öğün yenilmesi gerektiğinin tamamen bireyin kendisine özeldir. Kişinin gerçekte hangi saatte acıktığını belirlemesi veya bunun beslenme uzmanı tarafından iyi bir değerlendirmeyle tespit edilmesi gerekiyor. Çünkü her bünye kendine özeldir. Genel olarak sağlık problemi bulunmayan kişilerin günde 2 kez ara öğün tüketmeleri yeterli geliyor. Ancak diyabet, hipoglisemi (düşük kan şekeri), hamilelik ve hamilelik diyabeti ile enerji (kalori) ihtiyacının çok olduğu durumlarda 3 ara öğün almak gerekiyor.Kim, hangi ara öğünü atlamamalı?Kahvaltıyı geç yapacaklar için: Gece ara öğünü önemliÖğlen yemeğini geç yiyecekler için: Kuşluk önemliAkşam yemeğini geç yiyecekler için: ikindi önemliGece ara öğünü önemli, çünkü…Hipoglisemi, bir başka deyişle kan şekeri düşüklüğü sorunu yaşayan kişilerde gece ara öğün çok önemlidir. Hipoglisemi hastalarının bazen uyku sırasında veya sabah uyandıklarında kan şekerleri çok düşük çıkabiliyor. Bunun sonucunda baş ağrısı, halsizlik,
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Her sezonunda farklı konularla hayran kitlesini iyice genişleten American Horror Story'nin dördüncü sezonunu izliyoruz bugünlerde. Amerikan halkının en büyük korkularını bambaşka boyutlarda ekranlara taşıyan dizi ilk sezon Murder House (Cinayet Evi) ile günümüzdeki ilişkilerin yarattığı güvensizliği ve aldatılma korkusunu, ikinci sezon Asylum (Akıl Hastanesi) ile özellikle 11 Eylül'den sonra iyice dışavuran yaşam paranoyaklığını, üçüncü sezonda işlenilen Coven (Cadılar Meclisi) ile erkeklerin gözünden kadınların yükselen gücünü gösterdikten sonra şu sıralar izlediğimiz Freak Show (Ucube Gösterisi) ile de toplumdan dışlanıp ötekileştiren yaşamlara bir nevi saygı duruşunda. Başta Jessica Lange , Evan Peters , Sarah Paulson , Kathy Bates , Angela Bassett , Frances Conroy hatta Lady Marmelade şarkısının sahibi Patti Labelle ve yakında kadroya katılacak Neil Patrick Harris , Matt Bomer , Gabourey Sidibe gibi birbirinden mükemmel isimleri kadrosunda buluşturan Freak Show da aynı zamanda Guiness Rekorlar Kitabı'ndan da isimler eşlik etmekte. 1952 yılında Jüpiter Florida'da geçen dizinin yaratıcısı Ryan Murphy bakalım bu sezonda tarihten hangi karakterlere başvurmuş , buyurun irdeleyelim.Kaynaklar : Wikipedi , The Sun , Fırat Tip Dergisi , Pop Sugar , Tıp Terimleri Sözlüğü , Movie Plot
Herkesin bildiği gibi ülkemizde gerek iyi gerek kötü olarak bilinen meslek liseleri her yıl binlerce gencimize eğitim için kucağını açıyor. Şu sıralarda önü açık olarak nitelendirilen meslek liselerinde özellikle 'endüstri meslek' liselerinde durum hiçte dışarıdan göründüğü gibi değil. Fazla uzatmak istemem çünkü bende meslek liseli 'çıkışlı' biriyim biliyorum ki bu satırları hiç bir meslek liseli kardeşimiz okumayacak, bana güvenin. Diğer öğrenciler için ise biraz kısa anlatımda bulunayım. Normal bir lisede sınıflarda kız ve erkek sayısı orantılıdır, belki kız sayısı fazladır. Meslek liselerinde ise öğrenciler parfüm kokusunu iki yüz metre uzaktan almaktadır ki bu durumu açıklıyor sanırsam. Gerek kız olmadığından, gerek erkek ortamından değişim sağlanıyor bu okulda. Değişim! Güzel bir sözcük, ta ki iyi ise. Şimdi sırayla bakalım...
639 sene boyunca dünya Süryanilerinin patriklik merkezi olan Deyrulzafaran Manastırı, Mardin’in tarihi yapılarından birini oluşturmaktadır ve il merkezinin 3 kilometre doğusunda yer almaktadır.Deyrulzafaran Manastırı’nın yapılış tarihi bilinmemektedir. Tarihinin Mardin kuruluşuna kadar indiği düşünülen Deyrulzafaran Manastırı’nın özellikle tavanı dikkatinizi fazlasıyla çekecek. Tavanındaki taşlar sıra halinde dizilmiş fakat taşların aralarında harç olmadan birbirine kenetlenip geometrik şekil verilmiştir.Fotoğraf: Kemal Öztürk Turkoy