onedio
Android One'lı İlk Telefonlar Satışa Çıkıyor
Google, Android One platformuyla çalışan ilk bütçe dostu akıllı telefonları duyurdu. Telefonlar, gelişmekte olan ülkelerde satışa sunulacak.Micromax, Spice ve Karbonn’un geliştireceği Android One platformuyla çalışan akıllı telefonlar ilk olarak Hindistan’da satışa sunulacak ve 4,5 inç ekran, 1 GB bellek, 5 MP kamera, 1,3 GHz dört çekirdekli işlemci, çift SIM kart desteği ve microSD yuvası gibi özelliklere sahip olacaklar.Android One’lı cihazlar, lokal yayınlarla dolu bir Google Play Gazetelik sürümüne ve video indirilebilmesine olanak tanıyan bir YouTube uygulamasına sahip olacaklar. İlk telefonların 6499 rupi (105 dolar) fiyat etiketiyle satışa sunulması bekleniyor.Android One, Google’ın Android’i olabilecek en düşük fiyatlı telefonlara getirmek ve gelişmekte olan ülkelerdeki varlığını artırmak için geliştirdiği bir işletim sistemi. Üreticilerin ağır arayüzleri olmadan, kullanıcısına standart Android’e çok yakın bir tecrübe yaşatacak olan Android One’lı cihazlar, bizzat Google tarafından sık sık güncellenecek. Bu sayede, şu an birçok Android’li telefonun yaşadığı gibi, eski Android sürümlerinde takılıp kalan cihazlar olmayacak.Hindistan dünyanın en büyük ikinci pazarı fakat henüz akıllı telefon penetrasyonu beklenen oranlara ulaşamamış durumda. Bu da Microsoft ve Android için büyük bir fırsat niteliğinde. Microsoft, uygun fiyatlı Lumia telefonlarıyla, Windows Phone deneyimini kısıtlı olarak düşük bütçeli kullanıcılara da ulaştırırken, Google, Android One ile çok daha iyi bir tecrübeyi uygun fiyata sunmayı amaçlıyor. Bu şaşırılacak bir gelişme değil; çünkü Windows Phone ileri seviye cihazlar için geliştirildiğinden, performansı düşük cihazlar, bu işletim sisteminin nimetlerinden tam olarak yararlanamıyor. Android One ise bu giriş seviye cihazlar için baştan tasarlanan bir sistem olarak dikkat çekiyor.Android One’lı akıllı telefonlar, ilk durağı Hindistan’ın ardından, aralarında Endonezya ve Filipinlerin de bulunduğu Güneydoğu Asya ülkelerine gidecek.Stuff
Ergen Ruhlu Sevgilisi Olanların Anlayacağı 22 Tespit
Sevgililik süresi ne kadar uzun olursa olsun, evlilikle sonuçlanması çok zordur. Şeyet problem çıkarmaya bayılırlar, çözümleri sadece aşağıdaki madde gibidir. Bunun kaynağı hep siz olursunuz, çünkü onlar kusursuzdur (!)
Lady Gaga İstanbul'da
Salı akşamı İTÜ Stadyumu’nda vereceği konser için İstanbul’a gelen Amerikalı şarkıcı Lady Gaga, Atatürk Havalimanı’nda coşku ve gözyaşlarıyla karşılandı. Ünlü yıldız, özel bir uçakla saat 18.45’te İstanbul’a geldi. Gaga, kendisini karşılamak için Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali’ne akın eden genç hayranlarına imza dağıttı ve birlikte bol bol fotoğraf çektirdi.Lady Gaga’dan imza almayı başaran hayranları sevinç gözyaşları döktü.
Oynarken Yerinizde Duramayacağınız En Korkunç 15 Video Oyunu
Video oyunları tek kelimeyle mükemmeldir çünkü içinize korku salmak için mükemmel grafiklere değil, bazen sadece mükemmel bir intro'ya, etkileyici bir kavga sahnesine, ya da karakterinizin üstüne bulaşmış kan lekesine bakarak bile ürkebilirsiniz. Bir korku filmine gittiğinizde izleyici olduğunuz için bir süre sonra gözlemleriniz sonucunda gerçekten korkunç olmadığına, hatta bayağı komik olduğuna kanaat getirebilirsiniz. Ama oyunda doğrudan katılımcı hatta başrol olacağınız için durum değişecek, korku reflekslerinize yansıyacaktır. Bu listede bir kaç korkunç video oyunlarını size tanıttık. Korku tutkunlarına armağanımız.
Hacettepe Teknokent'te Biyolojik Ajanları Havadan Tespit Eden Cihaz Geliştirildi
Hacettepe Teknokent'te şarbon, veba gibi biyolojik ajanları üç dakikada havadan tespit edebilen cihaz geliştirildi .Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB ve TÜBİTAK'ın desteği ve üniversitelerden öğretim üyelerinin katılımıyla geliştirilen 'Biosis' isimli cihaz, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'da gerçek mikroorganizmalarla yapılan testlerden başarıyla geçti. Geliştirilen teknoloji, hastane enfeksiyonları, et, süt ve su yoluyla bulaşan mikropları da havadan aldığı numunelerle anında tespit ediyor.Hacettepe Teknokentinde yerleşik Biosis Ar-Ge Müdürü Engin Kıran, AA muhabirine yaptığı açıklamada biyoterörizmi, 'kişiler, gruplar veya hükumetler tarafından ideolojik, politik veya finansal kazanç sağlamak amacıyla hastalık yaratıcı mikroorganizmaların açık veya gizli şekilde yayılması' olarak tanımladı.Bu mikroorganizmaların ufak bir miktarının bile öldürücü olabildiğine işaret eden Kıran, geliştirdikleri cihazın bu tür biyolojik ajanlara karşı gereken önlemlerin hızlı bir şekilde alınmasını sağladığını belirtti.Cihazın günümüz dünyasında politik çekişmeler sonucu gündeme gelen biyolojik harp maddeleri listesinde ilk sıralarda yer alan şarbon, tularemi, veba, e-coli, ricin toksini gibi patojenlerin tanısının bu cihazla oldukça hızlı şekilde konulabildiğini anlatan Kıran, 'Oldukça yüksek hassasiyete sahip bir teknoloji olup yanlış tanı oranı çok düşük. Sistem, temel olarak bu ajanların olay yerinde hızlı ve kolay tanısı için geliştirildi' açıklamasını yaptı.'Türkiye'de ilk, dünyada ise çok yeni'Halk sağlığını tehdit eden bu ajanların klasik sınıflandırılmasına göre 40’ın üzerinde mikroorganizma ve toksinin önemli olduğunu belirten Kıran, geliştirilen cihazın 12 farklı patojeni, 100 patojen hassasiyetinde tespit edebilme özelliğinin bulunduğunu aktardı. Kıran, 'Türkiye'de ilk, dünyada da çok yeni' olan bir teknoloji konusunda Ar-Ge yapılarak bir cihaz geliştirildigini belirtti. Kıran, 'Bu teknoloji, sınır bölgelerinde, kamu binalarında, metro, AVM gibi kapalı kamuya açık alanlarda et, süt ve bunlara bağlı gıda endüstrisinde biyolojik ajanlara karşı savunma yeteneklerini arttıracak' dedi.Cihazın geliştirilmesinde tüm dünyanın kullanımına açık akademik ve bilimsel literatürden, üniversitelerden yararlanıldığını, teknokent ve teknoloji geliştirme bölgelerine sağlanan destekler, TÜBİTAK, KOSGEB, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Ar-Ge desteklerinin kullanıldığını dile getiren Kıran, şöyle konuştu:'Geliştirilen cihaz, et, süt veya su yoluyla bulaşan ve gıda zehirlenmelerine, hatta ölümlere yol açan mikroorganizmaların tespit edilmesinde kullanılıyor. Ayrıca hayvancılık ve besicilikte insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen bakterilerden brusella, salmonellanın tespitini yapabiliyor. Ek olarak sağlık kurumlarında, istenmeyen ölümlere neden olan hastane enfeksiyonları ile mücadele ve takibi konularında özellikle yoğun bakım üniteleri, yenidoğan üniteleri veya ameliyathanelerde kullanılabilecek.''Havadan veya su numunelerinden tespit yapıyor'Kıran, Biosis'in dünyada fonksiyonel olarak geliştirilen tüm yenilikleri içerdiğini ve adı geçen ajanları üç dakika gibi oldukça yüksek bir hassasiyetle tespit edebildiğini bildirdi.Engin Kıran, cihazın ilk başta odadaki havayı giriş mazgallarından geçirip makinede bulunan tanımlama modülüne getirdiğini ve ardından havayı dışarı verdiğini, böylece havada hangi biyolojik ajanların var olduğunu ve önlem alınması gerektiğini bildirdiğini kaydetti.'Ebola'nın teşhisinde de tanı konabilir'Son günlerde Orta-Batı Afrika’da binden fazla kişinin ölümüne neden olan ebola virüsünün de biyolojik terör ajanları listesinde yer aldığını belirten Kıran, 'Biosis sistemiyle viral kaynaklı kanamalı ateş etkenleri arasında yer alan Filovirüs’lerinde (Ebola ve Marburg virüs) tanısı konulabilir. Elimizde bu etkenler veya onların saflaştırılmış antijenikyapıları olması durumunda tanımlama modülüne eklenebilir. Biosis; ülkemizde yerli kaynaklar ve uzun bir Ar-Ge süreci sonucunda geliştirilmiş olup sunduğu teknik alt yapı ve uygun maliyetli sarfları ile çok farklı alanlarda kullanılacak' dedi.AA
Reklam
Dell ve İntel İşbirliğiyle Dünyanın En İnce Tableti Üretildi
Teknoloji devleri’nin ürettikleri cihazlara baktığımız da, incelik kısmına büyük önem verdiklerini görüyoruz. Ama öyle ki hemen hepsi, Dell ‘in ürettiği Dell Venue 8 7000 karşısında “kalın” kalıyorlar.Şuan iPad mini hatta Samsung ‘un 6 mm kalınlığına sahip olan cihazı Galaxy Tab S ‘in den bile daha ince bir tabletten bahsediyoruz. Dell ‘e göre dünyanın en ince tableti Venue 8 7000 serisi. Cihaz 6 mm ‘lik bir kalınlığa sahip ve bu cihazı muazzam kılan özelliği ise Quad HD çözünürlük destekli OLED ekranına sahip olması.Tabletten biraz bahsedersek, piksel başına 359 ppi gibi yüksek bir derinlik sağlıyor ve Apple ‘ın Retina Display ‘in 326dpi ‘lik kalitesini sollamayı başarıyor. Android ile benzenmiş olan bu cihaz, Intel’in RealSense “depth camera” özelliğini kullanarak, 2 boyutlu görüntüleri, 3 boyutlu şekilde algılamamıza olanak sunuyor.Venue 8 7000 , Intel’in ürettiği Atom Z3500 işlemci üzerine kurulu ve 4G LTE bağlantısını tam anlamıyla destekliyor. Çıkış tarihi hakkında kesin bir bilgi gelmediği gibi kış sezonun da raflarda yerini alacağı bilgileri sızıyor. Teknodel
Türkiye'de Kilo ile Kuantum Üretilecek
Dünyanın en pahalı yüksek teknoloji ürünlerinden olan kuantum noktalarının Türkiye'de de kilogram ölçeğinde üretimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde çalışma başlatıldı.Cep telefonundan kanser tanı sistemlerine kadar çok geniş bir alanda kullanımı bulunan ‘kuantum noktaların’ kilogram ölçeğinde üretimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde (İYTE) çalışma başlatıldı. Bir günde gram ölçeğinde üretimi başaran laboratuvar, yıl sonunda bir günde kilogram ölçeğinde kuantum nokta üretmeyi planlıyor. Çalışmanın ana amacı, özel sektörün dikkatini çekmek.LED televizyonlar ve cep telefonlardaki canlı renkleri, saç kılının 20 binde biri boyutundaki yarı iletken nano kristallere borçluyuz. ‘Kuantum nokta’ adı verilen ve farklı işlevler yüklenebilen parçalar, sıvı ya da toz halde üretilebiliyor. Halen tamamı ithal edilen kuantum noktaların yerli imkânlarla üretimi için Kalkınma Bakanlığı desteğiyle kurulan İYTE Fen Fakültesi laboratuvarlarında bir TÜBİTAK projesi başlatıldı.Dekan Prof. Dr. Serdar Özçelik'in liderliğindeki araştırma ekibinin yürüttüğü çalışma kapsamında sıvı ve toz formlarda kuantum noktalar elde edilerek farklı uygulamalarda denenmeye başlandı. Dünyada çok ender olarak üretilen 4 farklı atom bileşeninden oluşan kuantum noktalarını üretmeyi başaran ekip, bu malzemeyi yeni nesil ekran teknolojileri ve kanser tanı kitlerinin geliştirilmesi için kullanmaya başladı. Ekip ayrıca özel bir firma ile ortaklaşa kuantum noktaların endüstriyel kullanımına imkan verecek bir projeye de adım attı.Prof. Dr. Özçelik, kuantum nokta üretiminin dünyada henüz bir iki firma tarafından yapılabildiğini, bu yüksek teknoloji ürününün endüstriyel olarak kullanılabilmesi için bir günde kilogram ölçeğinde üretiminin mümkün olması gerektiğini ifade etti.‘Kilosu 10 milyon dolar’Halen sadece ABD'deki iki yüksek teknoloji şirketinin bir günde kilogram ölçeğinde kuantum nokta üretebildiğini anlatan Özçelik, uluslararası piyasada bu ürünün miligram fiyatının 10 dolar ile 150 dolar arasında değiştiğine dikkati çekti. Özçelik, şöyle konuştu:'Kilogramı en az 10 milyon dolar olan bir maddeden bahsediyoruz. Bu ürünler gündelik yaşamın merkezinde yer alıyor ve dünyanın önde gelen üniversitelerinde geliştirme ve endüstriyel üretim konusunda projeler yürütülüyor. Biz de özel sektör işbirliğiyle büyük ölçekte kuantum nokta üretimi için çalışmaya başladık. Şu anda bir günde gram ölçeğinde üretim yapar duruma geldik. Hedefimiz yeni aldığımız reaktörlerle yılsonunda günde 1 kilogram kuantum noktası üretebilecek seviyeye gelmektir.'Kuantum noktaların ticarileşmesi için büyük ölçekte üretim yapabilmenin en kritik aşama olduğunu vurgulayan Özçelik, dünyada özellikle yeni nesil ekranlarda kuantum noktaların kullanıldığına işaret etti.Üretilen 100 ekranlık bir televizyonda yaklaşık 10 miligram kuantum nokta kullanıldığını, bunun 100 dolara tekabül ettiğini ifade eden Özçelik, bu televizyonun fiyatının zaten 100 dolar olduğunu, dolayısıyla fiyatların düşebilmesi için yüksek ölçekte üretimin zorunlu olduğunu kaydetti.‘Şirketler yatırım yaparsa 10-20 kat para kazanacak’Yüksek teknoloji ve katma değere sahip üretim yapısına geçmeye çalışan Türkiye için kuantum nokta üretiminin önemli bir fırsat olduğunu savunan Özçelik, sözlerini şöyle sürdürdü:'Çok değerli bir ürün olan kuantum nokta üretimi, oldukça karlı bir alan. Çünkü miligramı 10 dolar dediğimiz malın maliyeti aslında bunun binde biri kadar. Bu ürün sadece bilgi ile üretiliyor. Yüksek teknolojiye dayanan tüm ürünler böyle. 100 dolara mal olan bir cep telefonuna bin dolar veriyoruz. Aradaki fark şirketin geliştirdiği bilgi. Nanoteknolojiyle ilgili pek çok pazar araştırması ve öngörü var. Bilimsel analizlere göre şirketler bu alana yatırım yaptıkları zaman 2-3 kat değil 10 - 20 kat para kazanacaklar. Bu konuda bazı firmalarla ortak çalışmalar yürütüyoruz. Nihai hedefimiz İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi içinde kuantum nokta üretiminin yapıldığı bir endüstri tesisi yaratmak. Öncelikle bu işin fizibilitesini yaparak yatırımcıları cesaretlendirmek istiyoruz.Kuantum nokta üretimi konusunda özel sektörün ilgisini çekmeyi ve onların girişimiyle Türkiye'yi bu teknolojide öncü bir konuma getirmek istiyoruz.'Türk sanayisinde genel eğilimin know-how yani teknoloji ithalatı yapmak yönünde olduğunu, teknoloji satan kuruluşların bir ürünün nasıl yapıldığı bilgisini verdiğini ancak 'neden öyle yapıldığı' bilgisini sakladığına dikkati çeken Özçelik, Türkiye'nin nano teknolojiler konusunda teknoloji ithalatçısı olmak yerine teknoloji tasarımcısı olması için çaba gösterdiklerini sözlerine ekledi.Kaynak: AA
Reklam
Vejetaryen Olmayı Bırakan Elif Şafak'a Sosyal Medyadan Tepkiler
Habertürk gazetesi yazarı Elif Şafak, nasıl vejetaryen olmayı bıraktığını açıklayarak, ‘Köfteler kalemimi, yazımı nasıl etkileyecek’ dedi.Habertürk Pazar ekinde “14 sene sonra et yemeye nasıl başladım?” başlığıyla yayımlanan köşeyazısında Şafak, üniversite yıllarında et yemeyi bıraktığı belirterek, “Oysa şimdilerde aynı ben, eski dostlarım otoburları sessizce terk ediyorum. Damak tadım değişirken yeni ve köklü bir kültür keşfediyorum: Etoburların renkli dünyası” dedi.Pazar ekinde yayımlanan bu yazının ardından Şafak'a sosyal medyadan tepki gecikmedi, işte o tepkilerden bazılar;
Huawei Avrupa Pazarında Samsung'un Tahtına Göz Dikti
Çinli Huawei odağını kurumsal ve altyağı çözümlerinden yavaş yavaş tüketici tarafına kaydırıyor. Ascend serisi Android akıllı telefonlarla özellikle Samsung Galaxy serisini rakip belleyen Huawei’nin fiyat-performans açısından hızla avantajlı hale geldiğini söylemek lazım.Son gerçekleşen IFA fuarında Ascend Mate 7’i tanıtan Huawei, 16GB dahili bellekli versiyonu için Avrupa’da 499 euro fiyat açıkladığı cihaza başta dörder çekirdekli iki ayrı işlemci ve dev full HD ekran başta olmak üzere pek çok özellik sığdırarak piyasadaki tüm oyunculara meydan okuyor.Kıtada yüzde 150 gibi önemli bir satış adedi artışı kaydeden firmanın Avrupa stratejisini ve Mate 7’ın temel özellklerini aşağıdaki videoda ürün sorumlusu Zhoua Yang’dan dinleyebilirsiniz.IFA’da Türk tüketicisi için ilginç olabilecek mobil cihazlardan biri de elbette “Türk mühendislerince tasarlanadığı” sürrekli vurgulanan Vestel Venus idi. Ürünü Vestel’in IFA fuarındaki standında ürün sorumlusu Levent Tekbaş anlatttı. Daha fazla detay Fırat’ın yazısında.Webrazzi
TAV, Sabiha Gökçen Havalimanı'na Ortak Oldu
LİMAK hisselerini satın alan TAV Havalimanları Holding, Sabiha Gökçen Havalimanı'na ortak oldu.Kokpit.aero internet sitesinin haberine göre Limak'ın elindeki yüzde 40'lık hisseyi alan TAV, geçen yılı 18,5 milyon yolcu ile kapatan Sabiha Gökçen'i Malezyalı ortağı Malaysia Airport Holdings (MAH) ile birlikte yönetecek.LİMAK ise yapım çalışmaları devam eden Üçüncü Havalimanı Projesi'ne ağırlık verecek.Geçen yıl sonunda, Hintli ortak GMR'nin yüzde 40'lık hissesi ile TAV Grubu da ilgilenmişti. Ekonomik darboğaz yaşayan GMR, satışta tercihini diğer ortak Malezyalı MAH yönünde kullanmıştı.GMR, geçtiğimiz mayıs ayında elindeki hisselerin satışının 296 milyon dolara tamamlandığını açıklamıştı. GMR, MAH'a bir miktar borcunun da bu satışa mahsuben kapatıldığını belirtmişti. Yüzde 40 hissenin alımıyla birlikte halen MAH, Sabiha Gökçen'in yüzde 60 hissesini elinde bulunduruyor.Sabiha Gökçen Havalimanı'nın kurulmasına 1987'de karar verildi. Kurtköy'de hayata geçirilecek İleri Teknoloji Parkı'nın (İTEP) hem dünya ile bağlantısının kurulması hem de Anadolu yakasının kargo ihtiyacı için projenin temeli 1998'de atıldı. Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) tarafından yapılan havalimanı 550 milyon dolara mal oldu.İlk yıl sadece 47 bin yolcu kullandıAçıldığı 2001'de sadece 47 bin yolcuya hizmet veren havalimanı uzun süre atıl kaldı. 2005'ten itibaren Pegasus Havayolları'yla birlikte Sabiha Gökçen'de trafik artmaya başladı. İstanbul'a olan talibin yükselmesiyle birlikte özellikle düşük maliyetli havayolu şirketleri Sabiha Gökçen'i tercih etmesiyle yolcu sayısı hızla arttı.Açıldığında atıl durumdaki 3,5 milyon yolcu/yıl kapasiteli terminal yetersiz duruma gelince, SSM 2007'de yap-işlet-devret metodu ile ihaleye çıktı. Büyük çekişmenin yaşandığı ihalede açık artırmayı Limak-GMR-Malezya ortaklığı kazandı.Toplam 1,9 milyar Euro+ KDV teklifi 20 yıl işletme için veren konsorsiyum, yıllık 25 milyon yolcu kapasiteli inşaat için çalışmaları Mayıs 2008'de başladı.25 milyon yolcu kapasiteli terminalTemel atmanın ardından 18 ay içinde havalimanı inşaatını tamlayan konsorsiyum, 250 milyon Euro'luk yatırımla 25 milyon yolcu/yıl kapasiteli terminali tamamladı. Toplam 320 bin metre kare kapalı alana sahip terminal ile 5 bin 350 araçlık otopark, 60 odalı otel de hizmete girdi. Halen havalimanında 120 adet check-in noktası ile 42 adet pasaport bankosu bulunuyor. Toplam 7 adetlik bagaj alım bandının saatlik kapasitesi ise 7 bin 5000 bavul.Hem iç hem de dış hat operasyonunun tek binada toplandığı yeni terminal ile birlikte Sabiha Gökçen Havalimanı hızlı bir çıkış yakaladı. Pegasus'un ardından SunExpress, THY'nin alt markası AnadoluJet operasyonu ile büyüyen havalimanı, geçen yıl sonunda 18,5 milyon yolcuyu yakaladı. Geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nda ise havalimanı günlük 90 bin yolcuyu aştı.Halen Sabiha Gökçen'e haftalık olarak 1376 tarifeli uçuş gerçekleştiriliyor. Gelen havayollarının yüzde 69'u Avrupalı, yüzde 25'i Ortadoğulu ve yüzde 6'lık bölümü de Afrikalı şirketler oluşturuyor.Yeni pist ve terminal yapılacakKategorisinde Avrupa'nın en hızlı büyüyen havalimanları arasında olan Sabiha Gökçen için projenin ikinci büyüme aşamasının başlaması planlanıyor. Paralel pist ile uçak trafiğinin en az iki kat artırılması hedefler arasında.Plana göre toplam uzunluğu 3 bin 500 metre olacak piste Airbus A380 gibi büyük yolcu uçakları maksimum kalkış ağırlıkları ile havalanabilecek. Bölgede 25 milyon metre küplük dolga gerçekleştirilecek.Aynı anda uçakların inip kalkabileceği paralel iki pistin arasına terminal inşa edilecek. Uydu terminal sayesinde operasyonunu daha da artacağı Sabiha Gökçen'in kapasitesi yıllık 50 milyon yolcuya ulaşacak. Uçuş operasyonunun daha emniyetli yönetilmesi için ayrıca 115 metre yüksekliğinde hava trafik kontrol kulesi de yapılacak.Bakım merkezi olduYolcu ve kargo operasyonunun yanı sıra Sabiha Gökçen Havalimanı aynı zamanda önemli bir bakım merkezi. THY'nin müşteri uçaklarına hizmet verecek HABOM (Havacılık Bakım Onarım Merkezi) önümüzdeki yıllarda bölgenin en önemli MRO olarak adlandırılan uçak bakım tesislerinden biri oldu. THY'nin ayrıca motor imalatçısı Pratt&Whitney ile birlikte açtığı TEC (Turkish Engine Center - Türk Motor Merkezi) de yolcu uçaklarının motor bakım işlemlerini gerçekleştiriyor. Özel yatırım olan MyTechnic ise 60 bin metre kare kapalı alana sahip hangarı ile 2008'den bu yana uçak bakım hizmeti veriyor.Kurulmasına 1987'de karar verildi1987: İstanbul'un Anadolu yakasında İleri Teknoloji Parkı (İTEP) kurulması için düğmeye basıldı. İTEP'in önemli bir parçası da havalimanı olacaktı. Meydanın inşası için yapılan araştırmalarda Kurtköy bölgesinin uygun olduğuna karar verildi.1992: Bölgede kamulaştırma başladı.1998: Sabiha Gökçen Havalimanı'nın temeli atıldı.2000: Sabiha Gökçen'i işletmek üzere Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın yüzde 96.4 oranında hissesine sahip, Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) kuruldu.2001: Havalimanı 550 milyon dolara mal oldu. İlk uçuş gerçekleştirildi.2002: Havalimanı ilk yılını 47 bin yolcu ile tamamladı.2005: İç hat pazarına giren Pegasus Havayolları, Sabiha Gökçen'den uçuşlarına başladı.2007: Havalimanına yapılan ihale ise 20 yıllık işletim ve yeni terminal inşa projesini 1,93 milyar Euro + KDV bedelle Limak-Malezya-GMR ortaklığı kazandı.2008: Havalimanı işletmesi 1 Mayıs'tan itibaren konsorsiyumun kurduğu İSG şirketine devredildi. 3 Mayıs'ta yolcu kapasitesi 25 milyon/yıl olan terminalin temeli atıldı.2009: Terminal hizmete 29 Ekim'de açıldı.2010: Havalimanı yılı 2009'a göre yolcu sayısını yüzde 72 artırarak 11 milyon 129 bin yolcuya ulaştı.2013: Bir önceki yıla göre yüzde 26 artış yakalayan Sabiha Gökçen'in yıl sonundaki yolcu sayısı toplamda 18 milyon 521 bin oldu. Sabiha Gökçen'de ortaklık yapısı değişti. Yüzde 20'lik hisseye sahip Hintli GMR Grubu, bu hisseleri yüzde 40'lı kontrol eden Malezyalı Malaysia Airport Holdings'e sattı. Böylelikle Malezyalıların hisse oranı yüzde 60'a çıktı. Limak Grubu yüzde 40'ta kaldı.2014: Paralel pist, uydu terminal konusunda ihaleye çıkılmasına karar verildi. İhalenin hazırlığı DHMİ tarafından yapıldı.Avrupa'nın en hızlı büyüyen havalimanı olduSabiha Gökçen Havalimanı, açıldığı 2001 yılında 47 bin yolcu tarafından kullanıldı. Özellikle yolcu sayılarında 2006'dan itibaren ciddi bir artış yaşandı. Bunda Pegasus Havayolları'nın tarifeli olarak iç hat ve sonrasında dış hat seferlerine başlamasının yanı sıra havalimanının özellikle düşük maliyetli havayolları tarafından kullanılması da etkiliydi.DHA
Reklam
Facebook'un En Çok Paylaşılan Haber Kaynağı Huffington Post
ABD’de geleneksel medyanın aksine haberlerini daha mizahi bir dille yazan The Huffington Post, Facebook’ta en çok paylaşılan haber sitesi olma unvanını açık ara sürdürüyor.Dijital medyanın gelişimiyle ana akım medyayı birer birer ‘sollamaya’ başlayan The Huffington Post, NewsWhip sitesinin açıkladığı rakamlara göre Ağustos ayında da Facebook’ta 10 milyona yaklaşan paylaşımla listede ilk sırada yer aldı.The Huffington Post’u 5 milyon 400 bin paylaşımla ‘liste haber’ sitelerinin öncülerinden BuzzFeed izlerken, New York Times sekizinci, CNN ise 10′uncu sırada yer aldı.Diken
Reklam
Kanal 7 ve Samanyolu TV Dizileriyle Kariyerlerine Başlayan Ünlüler
Twitter'daki  Televizyon Kepçesi - @tvkepcesi hesabı, günümüzün ünlü yüzlerinin kariyerlerini kazıyor ve geçmişte canlandırdıkları karakterleri tweetliyor. Çoğu da Kanal7 ve Samanyolu TV'nin dizileri...Siz zaten kendisini takip edersiniz, biz de en ilgi çekici paylaşımlarını koyalım
Reklam
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
'Kilosu 10 Milyon Dolar'
Dünyanın en pahalı yüksek teknoloji ürünü kuantum Türkiye'de üretilecek.Cep telefonundan kanser tanı sistemlerine kadar çok geniş bir alanda kullanımı bulunan ' kuantum noktaların' kilogram ölçeğinde üretimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde (İYTE) çalışma başlatıldı. Bir günde gram ölçeğinde üretimi başaran laboratuvar, yıl sonunda bir günde kilogram ölçeğindekuantum nokta üretmeyi planlıyor. Çalışmanın ana amacı, özel sektörün dikkatini çekmek.LED televizyonlar ve cep telefonlardaki canlı renkleri, saç kılının 20 binde biri boyutundaki yarı iletken nano kristallere borçluyuz. 'Kuantum nokta' adı verilen ve farklı işlevler yüklenebilen parçalar, sıvı ya da toz halde üretilebiliyor. Halen tamamı ithal edilen kuantum noktaların yerli imkanlarla üretimi için Kalkınma Bakanlığı desteğiyle kurulan İYTE Fen Fakültesi laboratuvarlarında bir TÜBİTAK projesi başlatıldı.Dekan Prof. Dr. Serdar Özçelik'in liderliğindeki araştırma ekibinin yürüttüğü çalışma kapsamında sıvı ve toz formlarda kuantum noktalar elde edilerek farklı uygulamalarda denenmeye başlandı. Dünyada çok ender olarak üretilen 4 farklı atom bileşeninden oluşan kuantum noktalarını üretmeyi başaran ekip, bu malzemeyi yeni nesil ekran teknolojileri ve kanser tanı kitlerinin geliştirilmesi için kullanmaya başladı. Ekip ayrıca özel bir firma ile ortaklaşa kuantum noktaların endüstriyel kullanımına imkan verecek bir projeye de adım attı.Prof. Dr. Özçelik, yaptığı açıklamada kuantum nokta üretiminin dünyada henüz bir iki firma tarafından yapılabildiğini, bu yüksek teknoloji ürününün endüstriyel olarak kullanılabilmesi için bir günde kilogram ölçeğinde üretiminin mümkün olması gerektiğini ifade etti.'KİLOSU 10 MİLYON dolar'Halen sadece ABD'deki iki yüksek teknoloji şirketinin bir günde kilogram ölçeğinde kuantum nokta üretebildiğini anlatan Özçelik, uluslararası piyasada bu ürünün miligram fiyatının 10 dolar ile 150 dolar arasında değiştiğine dikkati çekti.Özçelik, şöyle konuştu: 'Kilogramı en az 10 milyon dolar olan bir maddeden bahsediyoruz. Bu ürünler gündelik yaşamın merkezinde yer alıyor ve dünyanın önde gelen üniversitelerinde geliştirme ve endüstriyel üretim konusunda projeler yürütülüyor. Biz de özel sektör işbirliğiyle büyük ölçekte kuantum nokta üretimi için çalışmaya başladık. Şu anda bir günde gram ölçeğinde üretim yapar duruma geldik. Hedefimiz yeni aldığımız reaktörlerle yıl sonunda günde 1 kilogram kuantum noktası üretebilecek seviyeye gelmektir' dedi.Kuantum noktaların ticarileşmesi için büyük ölçekte üretim yapabilmenin en kritik aşama olduğunu vurgulayan Özçelik, dünyada özellikle yeni nesil ekranlarda kuantum noktaların kullanıldığına işaret etti.Üretilen 100 ekranlık bir televizyonda yaklaşık 10 miligram kuantum nokta kullanıldığını, bunun 100 dolara tekabül ettiğini ifade eden Özçelik, bu televizyonun fiyatının zaten 100 dolar olduğunu, dolayısıyla fiyatların düşebilmesi için yüksek ölçekte üretimin zorunlu olduğunu kaydetti.'ŞİRKETLER YATIRIM YAPARSA 2-3 KAT DEĞİL10-20 KAT PARA KAZANACAK'Yüksek teknoloji ve katma değere sahip üretim yapısına geçmeye çalışan Türkiye için kuantum nokta üretiminin önemli bir fırsat olduğunu savunan Özçelik, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Çok değerli bir ürün olan kuantum nokta üretimi, oldukça karlı bir alan. Çünkü miligramı 10 dolar dediğimiz malın maliyeti aslında bunun binde biri kadar. Bu ürün sadece bilgi ile üretiliyor. Yüksek teknolojiye dayanan tüm ürünler böyle. 100 dolara mal olan bir cep telefonuna bin dolar veriyoruz. Aradaki fark şirketin geliştirdiği bilgi. Nanoteknolojiyle ilgili pek çok pazar araştırması ve öngörü var. Bilimsel analizlere göre şirketler bu alana yatırım yaptıkları zaman 2-3 kat değil 10 - 20 kat para kazanacaklar. Bu konuda bazı firmalarla ortak çalışmalar yürütüyoruz. Nihai hedefimiz İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi içinde kuantum nokta üretiminin yapıldığı bir endüstri tesisi yaratmak. Öncelikle bu işin fizibilitesini yaparak yatırımcıları cesaretlendirmek istiyoruz.Kuantum nokta üretimi konusunda özel sektörün ilgisini çekmeyi ve onların girişimiyle Türkiye'yi bu teknolojide öncü bir konuma getirmek istiyoruz.' Türk sanayisinde genel eğilimin know-how yani teknoloji ithalatı yapmak yönünde olduğunu, teknoloji satan kuruluşların bir ürünün nasıl yapıldığı bilgisini verdiğini ancak 'neden öyle yapıldığı' bilgisini sakladığına dikkati çeken Özçelik, Türkiye'nin nano teknolojiler konusunda teknoloji ithalatçısı olmak yerine teknoloji tasarımcısı olması için çaba gösterdiklerini sözlerine ekledi.Milliyet
7 Grafikle GSMH, GSYH gibi Anlaşılmaz Ekonomik Kısaltmaların Aslında Ne Demek İstedikleri
Gayri Safi lafını duyar duymaz ortamdan uzaklaşmanıza gerek yok. Bunlar zor kavramlar değiller ve memleketi kurtarma muhabbetlerine katkınızı önemli ölçüde arttırabilirler, o rakıyı hak etmenizi sağlarlar. Ek olarak,  bu konularda insanların yari-cehaletlerine güvenip, gerçekleri eğip büken politikacılara karşı da bağışıklık sahibi olmak da elzem. Öyleyse ülke çapında üretimden, kişisel refaha doğru bizi adım adım götürecek 7 grafiğimize bakalım.
Reklam