Ünlü komedyen Şahan Gökbakar, yeni filmi hakkında bilgi verdi.Twitter ve Instagram hesabından açıklama yapan Gökbakar, “Yeni filmim yakında sizlerle olacak. 2015’in ilk aylarında çekimlerine başlamayı planlıyoruz. Bu filmde size Osman Pazarlama ve Sanayi A.Ş’nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şaşmaz’ın hikayesini anlatacağız Togan Gökbakar ile beraber. Osman Pazarlama, şu an 2 çalışanı olan ( biri zaten Osman Saşmaz:)) küçük ama çok gelecek vadeden bir şirket” dedi.Bir de fotoğraf paylaşan Şahan Gökbakar, “Bu resmini paylaştığım reklam ise şirketin Sri Lanka’dan ithal ettiği saç dalgalandırma makinesi… Hahahhaha!! Her Türk Vatandaşı birazcık girişimcidir. Bu fırsat kaçmaz hanımlar:). Coooooooooook güleceğiz, her zamanki gibi:)))” ifadelerini kullandı.
Milyonlarca kişinin yaşam alanı haline gelen sosyal medya, kimi zaman hakaret ve insan onurunu yaralayan içerikleri de barındırabiliyor. Peki kendinizi ve ailenizi bu tür içeriklerden nasıl koruyabilirsiniz. İşte adım adım yapmanız gerekenler.Eski AKP milletvekili Feyzi İşbaşaran’ın tutuklanmasına neden olan Twitter’da yazdığı hakaret mesajları, sosyal medyada kişilik haklarına yönelik saldırıları ve korunma yollarını gündeme getirdi. Sosyal medyada kendiniz ya da sevdiklerinizle ilgili hakaret dolu mesajlar yayınlanırsa ne yapabilirsiniz? Kişilik haklarınızı zedeleyecek, sizi küçük düşürecek, kendiniz ve ailenizi yaralayacak saldırılarla nasıl başa çıkabilirsiniz? Türkiye’de kişilerin internet üzerinde kişilik haklarını koruyan 5651 sayılı bir yasa var. Bu yasa İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesini içeriyor. Bu yasa çerçevesinde haklarınızı savunmanın birkaç yolu var ancak bu yollar da tam olarak size karşı işlenen suçları önleyemiyor.Hakarete uğrarsanız ne yapacaksınız?Twitter’da bir hakarete maruz kalırsanız ilk yapacağınız iş, sitede yer alan şikayet bölümüne durumunuzu bildirmeniz ve söz konusu hakaret dolu mesajların çıkarılmasını istemenizdir. Uyar-kaldır olarak adlandırılan bu yöntemle, maruz kaldığınız durumu net bir şekilde anlatmanız gerekiyor. İngilizce yazarsanız çok daha hızlı netice alabilirsiniz. Twitter’ın bu içeriği en kısa sürede kaldırması gerekiyor. Kaldırmadığı takdirde yargı yolu açık. Hakkınızı savunmak için bu kez bilişim suçlarına bakmakla görevli sulh ceza hakimliğine başvurabiliyorsunuz. Kendiniz ya da avukatınız başvurabilir. Mahkemenin 24 saat içinde karar vermesi gerekiyor. Bu kararı alıp, tarayıcıdan (scanner) geçirdikten sonra Twitter’a gönderiyorsunuz. Twitter şirketinin mahkeme kararını derhal uygulaması gerekiyor. Twitter mahkeme kararını buzlama yöntemiyle uyguluyor yani kararı Türk mahkemeleri verdiği için söz konusu içeriğin sadece Türkiye’de görülmesini engelliyor. Ama aynı içerik diğer ülkelerde görülmeye devam ediyor.Twitter aleyhine vekalet ücretine hükmediliyorBu arada mahkeme size karşı hak ihlali yapıldığına hükmedip, lehinize karar verirse Twitter şirketinin, avukatınıza 300 TL vekalet ücreti ödemesine de hükmediyor . İsterseniz hakaret içeren her dava ile ilgili ayrı bir koruma talebinde bulunabilirsiniz. Böyle bir durumda avukatınız her bir dosya için yeni bir vekalet ücreti alabilir.Özel fotoğrafınız ya da videonuz yayınlanırsaBir başka sorunlu alan özel hayatın gizliliğiyle ilgili. Burada hakaret ve küfür yerine sizin ya da yakınlarınızdan birisinin uygunsuz bir fotoğrafı, görüntüsü ya da hakkında özel bir bilgi, cep telefonu, email adresi yayınlanabilir. Böyle bir durumda yapmanız gereken, öncelikle Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı TİB’e başvurmak. TİB söz konusu sayfaya erişimi 4 saat içinde durdurabiliyor. Hakkınızdaki materyalin sayfadan kaldırılması için 24 saat içinde Sulh Ceza mahkemesinden kendiniz ya da avukatınız yoluyla karar aldırmanız gerekiyor. Karar aleyhinize çıkarsa TİB durdurma işlemini sona erdiriyor ve site yeniden ulaşılabilir oluyor. Ancak lehinize çıksa da size ait fotoğraf, video ya da özel bilgiye erişimi durdurmanız yine de kolay olmuyor.Şifreli sayfalara müdahale edilemiyorTürkiye’de internet servis sağlayıcı şirketlerin (TTNET, TURKNET, TURKCELL SUPERONLINE gibi) oluşturduğu Erişim Sağlayıcılar Birliği var. Bu birlik Türk mahkemelerinin verdiği kararları derhal yerine getiriyor ve hem kişilik haklarını hem de özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriğe erişimi engelliyor. Ancak, eğer ilgili sitede içerikler şifreli içerik protokolü üzerinden (https protokolü) sağlanıyorsa bu tür durumlarda içeriğe müdahale etmek mümkün olmuyor. Özellikle, Twitter ve Facebook gibi sosyal medya siteleri https protokolünü kullanıyor. Şifreli içeriğe teknik olarak müdahale edilemediği için Erişim Sağlayıcıları Birliği kendisine mahkemelerden iletilmiş kararları uygulayamıyor. Dolayısıyla gizliliği ihlal eden bu tür içerikleri sadece Twitter ya da Facebook kaldırabiliyor. Burada da sorun ifade özgürlüğü hakaret ayrımına gelip takılıyor. Sosyal medya sitelerini yöneten şirketler, sizinle ilgili bilgilerinin kaldırılması taleplerini kendi içerik yayın politikalarına uygun bulmaları gerekiyor. Öte yandan, Facebook’ta hakkınızı aramak için Türkçe sayfalar hazırlanmış (https://www.facebook.com/help) ancak Twitter’da tamamı İngilizce olan sayfalarda kendinizi savunmanız oldukça sıkıntılı. https://support.twitter.com/Türkçe şikayet sayfası hazırlanmalıSosyal medya şirketleri ile kullanıcılar arasında sağlıklı bir iletişimin kurulması gerektiğini belirten İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Bedii KAYA, siteleri yöneten şirketlerin hakkını almak isteyen kullanıcılara en azından yerel dilde şikayet sayfaları oluşturmaları gerektiğini söylüyor. Kaya’ya göre söz konusu şirketlerin ilgili ülkede irtibat ofisi kurması da sağlıklı iletişim için şart. “İlgili şirketlerin irtibat ofisinin olması, şikayet mekanizmalarını etkin şekilde yönetip yönetmedikleri gibi farklı faktörler uyar-kaldır sürecinin etkinliğini etkilemektedir.”Öğretim üyesi Mehmet Bedii Kaya söylerini şöyle sürdürüyor. ”İnternet ortamında yer alan hukuka aykırı içerikle mücadele, hem ulusal hem de uluslararası işbirliği gerektirmekte. Ulusal işbirliği, kararların adli makamlar tarafından alınması ve idari makamlar ile İnternet servis sağlayıcılar tarafından uygulanması açısından önemlidir. Uluslararası işbirliği ise, ülkede yerleşik olmayan İnternet şirketlerine mahkeme kararlarının iletilmesi ve icra edilmesi açısından önemlidir. İnternetin temel yönetişim ilkelerinden birisi uyar-kaldır sürecinin işletilmesi. Mukayeseli hukukta bu konuda çeşitli düzenlemeler yer almakta. Bu noktada hukuka aykırı içeriği barındıran İnternet ve sosyal medya şirketlerine önemli yükümlülükler düşmektedir.”Al Jazeera Turk
Ikea Rusya ekibi, neredeyse hiç para harcamadan yaptıkları yeni kampanyayla; bir sinema salonundaki tüm koltukları kaldırıp, yeni koleksiyon yatak odaları ile değiştiriyorlar.Salona giren seyirciler hem şaşırıyor hem de unutulmaz bir deneyim yaşarken IKEA'nın ürünlerini denemiş oluyorlar. Türkiye'de böyle bir uygulama olsaydı nelerle karşılaşırdık, sinemanın önünde nasıl kuyruk olurdu... düşünmesi bile.....
Show TV’de yayınlanan Roman Havası dizisine Türkiye’nin her yanında Romanların tepkileri devam ediyor.Roman Havası dizisinin Show TV’de oynadığı saatlerde yaklaşık 250 Kuştepeli Taksim’deki Show TV ofisinin önüne gelerek siyah çelenk bıraktı. Dün akşam Roman Havası dizisinin Show TV’de oynadığı saatlerde yaklaşık 250 Kuştepeli Taksim’deki Show TV ofisinin önüne gelerek siyah çelenk bıraktı.'Kültürümüzü çalanlar hırsız'Dizinin Romanlara yönelik ön yargıları güçlendirdiğini söyleyen Kuştepeliller 'Hırsız değiliz, kültürümüzü çalanlar hırsız', 'Önyargıları tetikleyen bu diziyi istemiyoruz' şeklinde pankart açıp slogan attı.Polisin bina önünde yoğun olarak güvenlik önlemi aldığı protestoda Kuştepeli gençler Roman havası dizisi için besteledikleri 'Bulmuşlar yeni bir rant kapısı. Adını koymuşlar Roman Havası. Romanları hor görmeyin, Show Tv'yi izlemeyin' sözlerini sık sık tekrarladılar.Kuştepeli Romanlar adına basın açıklamasını okuyan Metin Salih Şentürk ise dizinin 'Romanlara ön yargı havası' ismini alması gerektiğini Romanları rencide ettiğini, incittiğini ve aşağıladığını belirtti.Show TV yöneticilerine de seslenen Şentürk, 'Biz Roman dernekleri, yıllardır bulunduğumuz her şehirde bu ön yargıları kaldırmak için mücadele ediyoruz. Sizler, bizim bu mücadelemizi görmezden gelerek, reyting uğruna Romanları sabah akşam sokakta göbek atan, çekirdek yiyen, komşularıyla kavga eden, parlak giysilerle dolaşan, acayip konuşan, kaygısız, hırsız, ruhsuz insanlar olarak sunarak ırkçılığa malzeme yaptınız. Bizler ifade özgürlüğünün önemine inanıyoruz. Fakat Romanlar hakkındaki bu olumsuz ön yargıları dizinizde yeniden yeniden yayarak, ülkemizde sayıları 4 milyona varan Romanları rencide ettiniz, incittiniz, aşağıladınız, kırdınız.'Kuştepeliler dizinin yayından kaldırılmasını ve bu konuda ayrıca suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek protestolarını sonlandırdılar.Mersin'de de protestoBu arada dün yine Mersin'de Akdeniz Roman Dernekleri Federasyonu düzenlediği basın toplantısında Roman Havası dizisini protesto etti.Federasyon Başkanı Ali Daylam, Mersin'de 12 yıldır eğitim, istihdam ve Roman halkları üzerinde çalışmalar yaptıklarını, yoksullukla beraber onurlarıyla ayakta durmaya çalışan bir Roman toplumu profili olduğunu ifade etti. Daylam bu tür dizilerin insanların aklına oynayan, göbek atan bir profili ön plana çıkardığını belirterek şunları söyledi:“Roman Havası' adlı dizi Romanları çok farklı lanse ediyor bu da bizi hakikaten üzüyor ve yıpratıyor. Düşünebiliyor musunuz Roman kadın sokağın ortasında doğum yapıyor. Arsızlığıyla, hırsızlığıyla, çalanıyla çırpanıyla böyle bir şekilde lanse ediliyor. Bütün bu sıkıntılar yeni yetişen gençlerin aklında böyle Roman profili, modeli ortaya çıkaracak.'Sanki Romanlar görüşülmemesi gereken kişiler gibi, görüşüldüğünde acaba hırsızlık mı yapacak, cebimizdeki parayı mı çalacak gibi algı oluşuyor. Bu şekilde anlatılması ve ifade edilmesi bu televizyon kanalına yakışmadı. Bizleri çok üzen bir çalışma oldu. İnşallah bu dizi kaldırılır. Romanlar bu ülkenin asli unsurlarıdır.'
Cep telefonları ve diğer elektronik cihazların hassas elektronik sistemleri etkileyebileceği söyleniyor. Ama bunu kanıtlamak neden bu kadar zor?Bir itirafta bulunmak istiyorum. Mart’ta Londra Heathrow Havaaalanı’nda uçağım kalkmak üzereydi. Hostes, yolculara elektronik cihazlarını kapatmaları yönündeki bilindik anonsu yaptı. Bu çağrıya uymadığım gibi, telefonu cebimin daha da derinlerine sakladım. İşle ilgili bir mesajı kontrol etmem gerekiyordu. Hem küçücük cihazımın uçağı düşürecek hali yoktu, öyle değil mi?Anlaşılan bu konuda yalnız değilim. Amerika Birleşik Devletleri’nde yeni yapılan bir araştırmaya katılan her 10 yolcudan dördü, uçuş sırasında elektronik cihazlarını her zaman kapatmadığını itiraf etti.Oyuncu Alec Baldwin, Los Angeles-New York seferini yapan uçakta kalkış öncesinde telefonunda oynadığı “Words With Friend” adlı oyununa ara vermeyi reddedince uçaktan indirildi. Oyuncu, buna Twitter’da sert tepki gösterdi.Tüm dünyada geçerli olan kurallara göre sinyalleri kesen “uçuş konumu”nda olsa bile 3 bin metrenin (10,000ft) altındaki irtifada, taşınabilir elektronik cihazların kullanılmasına izin verilmiyor.Bu irtifadan daha yüksekte dizüstü bilgisayar ya da müzik çalar gibi cihazlara izin veriliyor. Ama telefonlar yine yasak. Bize bu cihazlarla uçaktaki hassas elektronik sistemlerin olası tehlikeli etkileşiminden kaçınmak için bu kuralların önemli olduğu söyleniyor. Ama bu korkuların bilimsel bir temeli var mı ya da kuralları gevşetmenin zamanı geldi mi?Etkileşim korkusu, cihazların internete ya da radyo dalgaları kullanan mobil telefon şebekelerine bağlanıyor olmalarından kaynaklanıyor.Almanya’daki Bielefeld Üniversitesi’nden Prof. Peter Ladkin potansiyel tehlikeleri, evlerdeki ısınma tesisatı üzerinden bir örnekle açıklıyor, bunu borulara alev tabancası tutulmasına benzetiyor. Evdeki merkezi ısınma sistemi, borunun içindeki sıcaklık değerleri doğrultusunda değişiklikler yapıyor. Alev tabancası borudaki suyu ısıtıyor. Sıcaklığı değiştiriyor ve ayarlama yapması için sistemi harekete geçiriyor.Kişisel cep telefonları da, navigasyon, kuleyle irtibat ve havada kalmalarını sağlayan cihazları izlemek için aviyonik denen elektronik tabanlı yüzlerce sistem kullanan uçaklarda aynı etkiyi yapabilir. Bazı elektronik cihazlar, kokpitteki cihazlara iletişime geçebilecek sensörlere sahip. Bu sadece cep telefonlarıyla ilgili bir mesele değil. Elektronik kitap okuyucular, müzik çalarlar, dizüstü bilgisayarlar, oyun konsolları da, radyo dalgaları yayıyor.Bunlar, aviyonikndeki frekanslara yakın bir değerdeyse, sinyaller ya da göstergeler bozulabilir. Bu da radar, iletişim, çarpışma önleyici teknoloji gibi sistemleri etkileyebilir. Ve sorun, cihazların arızalı olup, olması gerekenden daha fazla radyo dalgası yaymaya başlaması ya da birden fazla cihazın sinyallerinin birleşmesiyle daha da büyüyebilir.Teori bu. Ama sorunun bu olduğuna dair herhangi bir kanıt var mı? Uçakların böyle bir etkileşim sonucu düştüğüne ilişkin, kayıtlara geçmiş hiç bir olay yok. Ancak kazaların sebebinin bazen hiçbir zaman ortaya çıkmadığını da akıl tutmak gerekiyor. Uçağın kara kutusu, yolcuların cihazlarından kaynaklanan bir elektromanyetik etkileşim sonucu bozulan kritik bir sistemi tespit etmemiş olabilir.Kesin bir kanıt olmasa da bu riskin ciddiye alınmasını gerektiren, sistematik olmayan; anlatımlara dayalı pek çok kanıt mevcut. ABD’de Ocak’ta kişisel elektronik cihazlardan kaynaklandığı düşünülen 50 güvenlik vakasını özetleyen bir rapor yayımlandı. Bu örnekler, Amerikan Havacılık Güvenlik Bildirimi Sistemi’nden alındı. NASA’ya ait bir veri tabanı olan bu sisteme, uçuş ekipleri kimliklerini gizli tutarak güvenlik sorunlarını rapor edebiliyor. Örneğin bir vakada şöyle deniyor:“Yardımcı pilot, tırmanış sırasında pusula sistemlerinde sorun olduğunu bildirdi. Yolculara elektronik cihazlarını kapattıklarından emin olmaları anonsu yapıldı. Sonra pusula sistemleri normale döndü.2006’da yapılan bir veri tabanı analizinde elektronik cihazlardan kaynaklanan 77’si ‘yüksek derecede bağlantılı’ 125 etkileşim vakasından söz ediliyor.Bir vakada navigasyon sisteminin 30 derece hata verdiğini, bir yolcuya ait DVD oynatıcısının kapatılmasından sonra sistemin normale döndüğü belirtiliyor. Yolcunun cihazı açar açmaz sorunun tekrarlandığından söz ediliyor.Uçuş ekipleri belli cihazların kapatılmasından sonra navigasyon sistemindeki değerlerin değiştiğine dair bir dizi vakayı rapor etti. Başka bir raporda Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği, 2003-2009 yılları arasında pilotların cep telefonları ve diğer elektronik cihazlardan kaynaklandığını düşünülen 75 ayrı vakadan söz ediliyor.Bütük rekabetin olduğu havacılık dünyasında Virgin Atlantic Delta Airlines gibi bazı hava yolu şirketleri, uçuşlarda mobil cihazların daha fazla kullanılmasına izin veren teknolojiler kullanmaya başladıklarını duyuruyorlar.On-Air ve AeroMobile gibi uçuş mobil telefon sistemleri “pikosel” adlı minyatür uçak içi baz istasyonları kullanıyor. Bu sistemler cihazların düşük sinyal seviyelerinde çalışmalarını sağlıyor. Yayılan dalgalar, işlemden geçiriliyor, buradan bir uyduya aktarılıyor ve sonra da normal kara şebekelerine yönlendiriliyor. Şimdi bazı havayolları uçaklarına daha üretim aşamasında AeroMobile cihazları taktırıyor. Bu sistemler cep telefonlarının seyir yüksekliğinde kullanılmasına izin veriyor. Katia Moskvitch | BBC
Masaüstü bilgisayarlardan kopup tamamen akıllı telefonlarımıza gömüldüğümüz şu günlerde, ilginç bir cihaz çıkageldi. Android işletim sistemli akıllı telefonları masaüstü bilgisayara dönüştüren Andromium, masaüstü bilgisayar kullanımını bambaşka bir boyuta taşıyor.Andromium bu görevi hem yazılım hem donanım olarak yerine getiriyor. Şarj cihazına benzeyen (ve aynı zamanda şarj cihazı işlevi de gören) ünitesine telefonu yerleştirdikten sonra masaüstü deneyimi yaşamaya başlarken, USB girişleri sayesinde klavye, fare vb. harici donanım aygıtlarından faydalanmak mümkün hale geliyor. Yazılım kısmında ise Andromium Computer Platform adında Windows 7 ve OS X karışımı bir arayüz bulunuyor.İşin en güzel kısmı ise; Andromium’a bağladıktan sonra bile telefonun kendi özelliklerinden yararlanmaya devam edebiliyoruz. Android telefonumuz masaüstü olarak çalışmaya devam ederken, bildirimleri görmek ve hatta aramalara cevap vermek mümkün. Andromium’un geliştiricileri, cihazın birçok farklı Android telefonlarla uyumlu çalışabileceğini belirtiyor.Şu an için Kickstarter’da fon desteği bekleyen Andromium, 100 bin dolarlık hedefine ulaşırsa önümüzdeki yıldan itibaren pazardaki yerini alacak.LOG
Bu görüntüler bazılarımız için biraz rahatsız edici gelebilirler fakat dünya çapında ormanların yok olması sorunundan daha rahatsız edici olmadıkları kesin. Özellikle Güney Amerika ve Asya'da hızla azalan ormanlar öncelikle doğal yaşamı, dolaylı olarak da insan hayatını tehdit ediyor. Bu sebepten dolayı sanat yönetmeni Ganesh Prasad Acharya ve metin yazarı Kaushik Katty Roy Hindistan'ın bir numaralı çevre dergisi 'Sanctuary Asia' için bu afişleri hazırladılar.'Ağaçlar yok olduğunda, yaban hayatı da yok olur.' sloganıyla aslında ormanları yok etmenin sadece ağaçlarla sınırlı kalmadığını, bölgede yaşayan hayvanların da ormanla birlikte yok olduğu çarpıcı bir şekilde vurgulanmak istenmiş. Dünya üzerindeki biyoçeşitliliğin %80'inin yağmur ormanlarında olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu rahatsız edici reklamların işe yaramasını ümit etmekten başka seçeneğimiz kalmıyor galiba...
Samsung’un Apple’ın yeni nesil iPhone’u için A9 işlemci üretimine başladığı öne sürüldü. Güney Koreli şirketin Apple’ın yeni nesil işlemcisinin üretimini gerçekleştireceğine dair haberlerin çıkmasının ardından, kaynaklar şimdi de Samsung’un ABD’nin Austin şehrinde bulunan fabrikasında A9 işlemcinin üretim sürecini başlattığını iddia etti.FinFET teknolojisine sahip 14 nanometrelik işlemcinin yüzde 35 daha az enerjiyle yüzde 20 daha yüksek performans sergileyeceği belirtildi. A9’un mevcut 20 nanometrelik işlemcilere kıyasla yüzde 15 oranında daha küçük olması akıllı telefon ve tabletlerde diğer bileşenlere yer açılmasını sağlıyor. Piyasaya 2015’in sonunda çıkması beklenen yeni iPhone ve iPad hakkında konuşmak için erken olsa da, üretilen A9 işlemcilerin bu cihazların prototipinde kullanılması oldukça muhtemel gözüküyor. Samsung’un 14 nanometre FinFET teknolojisini başka müşterileri için de kullandığı gelen haberler arasında yer alıyor.Teknoblog
Daha önce de açıkladığımız gibi, Hollywood bizlerde arkeolojiye dair yanlış bir algı oluşturdu. Arkeolojik kazılar sırasında kullanılan alet edavatlar fötr şapkalar, kırbaçlar ya da ukala sırıtışlar değil; kürek,mala, el fırçası ve şerit metre şeklinde aletlerdir.Belki bir de bolca dua etmek. Hayalet avcılarında kullanılan silah, ve yetişkinler için büyük boy çocuk bezi. Bunlara neden mi ihtiyacınız olabilir? Çünkü bunlardan biriyle karşı karşıya gelirseniz diye...
Jet motoru takılı kanatlarla uçan eski İsviçreli savaş pilotu Yves Rossy ve akrobasi şampiyonu Veres Zoltan Dubai semalarında müthiş bir gösteriye imza atıyorlar. İzliyoruz!
Daha bilimkurgu filmlerindeki gibi civ civ vurduğu yeri uçuracak kuvette lazerler gelmedi ama Amerika Donanması'nın bu yeni oyuncağı bu konsepte en çok yaklaşan şey. Lazeri bir süre hedefin üzerinde tutarak gerçekten sağlam bir zarar veriyor. Özellikle insansız hava ve deniz araçlarına karşı çok etkili olduğu kesin. İzliyoruz...
Gıda fiyatı dünyada dip yaparken Türkiye’de artmaya devam ediyor. Merkez Bankası'nın tespitlerine göre enflasyon hedeflerinin şaşmasına sebep olan gıda zamları, vatandaşında cebini yakıyor. Türkiye’de gıda zamları tartışması bitmiyor. Dünyada gıda fiyatları sürekli düşerken, Türkiye’de hızla artıyor. Bu artışlara gösterilen ‘kuraklık’ açıklaması, artık bu zamları izah etmeye yetmiyor.Dünya Gıda Örgütü (FAO) tarafından yayınlanan “Gıda Fiyat Endeksi” verilerine göre, Kasım ayında Endeks geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.4 gerileyerek 192,6 puan oldu. Türkiye’de ise bu rakam 272 seviyesine fırladı. Rakamlara göre, son 11 yılda dünyada gıda fiyatları yüzde 92 oranında artarken, aynı zaman diliminde Türkiye’de yüzde 172 oranında arttı.Süt ürünleri yüzde 26 arttıFAO’nun verilerine göre, son bir yıllık döneme bakıldığında ise dünyada gıda fiyatları dip yaparken, Türkiye’de enflasyonu zıplatacak oranlarda artış gösterdi. Mesela bu dönemde dünyada süt ve süt ürünleri yüzde 29 oranında düşerken, Türkiye’de yüzde 26 arttı. Dünyada bitkisel yağ fiyatları yüzde 17 azalırken, Türkiye’de zeytinyağı bir yılda yüzde 18, Ayçiçek yağı ise yüzde 5 zamlandı.Yine dünyada şeker fiyatları yüzde 8 inerken, Türkiye’de yüzde 10 zamlandı. FAO’nun verilerine göre dünyada hububat yüzde 6 oranında düşerken, Türkiye’de pirinç yüzde 37, nohut yüzde 21, fasulye yüzde 32 zamlandı.Rekor fındıkta!Dünyada gıda fiyatları bu kadar düşmüşken Türkiye’de ise, enflasyonu yükselten en büyük neden gıda fiyatları oldu. Son bir yılda fiyatı en çok artan ürünler başında yüzde 133 ile fındık olurken, bu sıralamayı yüzde 127 ile kuru kayısı, yüzde 61 ile kuru incir, yüzde 48 ile Antep fıstığı izledi.Üretici birlikleri fiyatları düşürsünTürkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin ise, aracılar nedeniyle gıda fiyatlarının arttığını vurgulayarak, üretici birliklerine ‘Fiyatları düşürün’ diye seslendi. İbrahim Yetkin, şunları söyledi: “Avrupa’da çiftçiler kooperatife üyeler. Kooperatifler üreticiden aldığı ürünleri direk tüketiciye satıyor. Böylece fiyatlar yükselmiyor. Türkiye’de ise aracılar yüzünden gıda fiyatları 4-5 kat artıyor. Çiftçi ürününü ucuza satıyor fakat tüketici pahalı yiyor. Burada üretici de tüketici de zarar görüyor.”Aracılar fiyatları speküle ediyorŞemsi Bayraktar, “Tarlada, bahçede oldukça düşük fiyatlarda seyreden ürünler, markette 4-5 kata varan oranlarda satılıyor. Üreticinin yerini piyasa aktörlerinin alması, fiyatları spekülasyona açık hale getirmektedir”dedi.Ürün arzında sıkıntı varTürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar dünyada gıda üretiminde artış yaşanırken, Türkiye’de doğal afetler nedeniyle gıda arzında bir sıkıntı yaşandığını bu nedenle Türkiye’de gıda fiyatlarının giderek arttığını söyledi. TZOB Başkanı Bayraktar, Türkiye’de gıda fiyatlarının artmasının nedenlerini şöyle sıraladı: “Çiftçi başına düşen üretimin küçük miktarda olması, üreticinin güçlü ekonomik örgütlenmemesi, taşıma ve depolama sistemlerinin yeterince gelişmemiş olması gibi nedenler fiyatları artırıyor.”Sümeyra Kırca, BUGÜN
90'lı yıllarda çocuk olanlar hatırlayacaklardır, video oyunlarındaki karakterlerin çözünürlüklerini parmaklarımızla piksel piksel sayabildiğimiz dönemlerdi. Evlerimize giren, televizyonlarımızı zapt eden 'Space Invaders' piyasaya sürülmesinden 20 yıl sonra bambaşka bir akım için esin kaynağı oldu. 8 bitlik video oyunlarının renkli karakterleri şimdilik dünya üzerinde 61 şehrin binlerce noktasında yerleşmiş bulunmakta. Bir sabah uyandığınızda karşı apartmanın duvarında Pacman, bakkalınızın girişinde Donkey Kong görebilirsiniz, şaşırmayınız.
Apple'ın uyguladığı tasarım özelliklerini, marka imajını, pazarlama politikalarını ve ardı arkası kesilmeyen patent davalarını bir kenara bırakırsak, teknoloji devinin en fazla ses getiren karakteristik özelliklerinden birisi de kullanıcıları kısıtlayan yapısal özellikleri. Aslında olaya marka ve kullanıcı açısından bakacak olursak Apple'ın uyguladığı bu politika, kullanıcılara daha özel bir deneyim yaşatmak ve markanın verdiği hissi en üst seviyeye taşımak.Android işletim sistemine sahip cihazlar kullanıcılarına daha geniş bir yelpazede kişiselleştirilebilirlik ve kullanım özellikleri sunarken Apple imzası taşıyan modeller biraz daha içe dönük ve kendi ekosisteminde mükemmel sonuçlara imza atan cihazlar olarak öne çıkıyor. Apple cihaz sahiplerinin en büyük sorunlarından birisi (elbette kişiden kişiye göre değişir) cihazların kısıtlayıcı karakterlerinden ötürü belli işlemleri gerçekleştirebilmeleri için bazı ek işlemlere ihtiyaç duyuyor olmaları.iPhone ekran videosu çekmek de bu konular arasında yer alıyor. Konuyu araştıranlar mutlaka dikkat etmişlerdir; Apple'ın Destek sayfalarında kullanıcılar bu konuya çözüm üretebilmek için sayfalar dolusu tartışma içerisine girdiler ve bu tartışmaları içeren sayfalar binden fazla görüntülenme sayısına ulaştı.Tamindir, iPhone'da ekran videosu kaydetme işleminin kolay yolunu adım adım inceledi. Bu yöntemi kullanabilmek için bilgisayarınızda QuickTime Player'ın yüklü olması gerekmekte.