Terkedilmiş Star Wars Setinden İlginç Görüntüler
2010 yılında fotoğrafçı Ra di Martino, Tunus'taki terk edilmiş Star Wars film setine gitmiş orayı fotoğrfalamış. Buradaki set 1976'daki film için kullanılmıştı. Fotoğrafçının bu fotoğraf serisi 'No More Stars' başlığıyla anılıyor. Martino bu setlerin kullanımdan sonra terk edildiğini ve kimsenin zaten gitmediği bir yerde yerel yetkilileri rahatsız etmediğini belirtiyor. Bunca yıl sonra bu terk edilmiş film setleri eskiden kalma birer tarihi kalıntı gibi görünüyor. Sıcak ve kum setin bir kısmına tabi zarar vermiş. Bir grup Star Wars hayranı 2012'de bir kampanya başlatarak bu setlerin onarılması için para toplamışlar. Ra di Martino'nun portföyü için bkz. radimartino.com ve radimartino.tumblr.com
Ebeveyn Olduktan Sonra Dünyaları Verseniz Alamayacağınız 10 Şey
Ebeveyn olmak dünyanın en keyifli olaylarından biri. Bunu zevkli hale getirmek, çocuğunuzu büyütürken onunla beraber kendinizi de büyütmek inanılmaz bir deneyim. Ancak bunun için çaba sarf etmeniz ve bazı şeylere göğüs germeniz gerekiyor. İşte size bir çırpıda ebeveyn olduktan sonra bir süre hayalinizde bile canlandıramayacağınız 10 şey.
Şişmanlatan 10 Diyet Efsanesi
'Ekmek yersem kilo alırım', 'Yemekten hemen önce su içersem iştahım kapanır', 'Meyveyi istediğim kadar yiyebilirim'... Toplumda kulaktan kulağa yayılan diyet hakkındaki ‘doğru’ bilinen ‘yanlışlar’ sağlığı riske atmanın yanı sıra verilen kiloların da kısa bir zamanda fazlasıyla alınmasına yol açıyor.1. YANLIŞ: Ekmek yersem kilo alırım. DOĞRUSU: Ekmek bizim için en önemli ve en doğru karbonhidrat kaynağı. Ekmeksiz bir beslenme programı düşünülemez. Tam buğday, çavdar ve tam tahıllı ekmekler hem glisemik kontrolü sağlamaya, hem de enerji ihtiyacımızı karşılamaya yardımcı oluyor. Alınması gereken enerjiye göre, miktarlarına dikkat ederek ekmek tüketmeniz kilo almanıza değil, sağlıklı beslenmenize katkıda bulunacaktır. 2. YANLIŞ: Limonlu/ sirkeli su içmek zayıflatır. DOĞRUSU: ”Bunu yersen kilo verirsin, bunu yersen vücudun yağ yakar” diyebileceğimiz bir besin maalesef yok. Limonlu/ sirkeli su içmek bazik etki gösterdiği için vücuttaki asitleri temizlemeye yardımcı oluyor. Asitleri nötralize etmek yağların serbest kalmasını sağlıyor. Ancak bu yağlar, sadece diyet ve egzersiz yaparak yakılabiliyor. 3. YANLIŞ: Bir öğün atlasam kârdır. DOĞRUSU: ‘Diyet yaparken ne kadar az yersem o kadar çok ve çabuk kilo veririm’ düşüncesi yanlış. İdare edebileceğinizi düşünüp öğün atlamaya kalkarsanız, en fazla bir saat içinde o öğünde yiyeceğinizden çok daha fazlasını bir anda bitirmiş bulabilirsiniz kendinizi. Ayrıca metabolizmanın çalışma hızını kaybetmemesi için öğünlerin arasını çok uzun tutmadan, küçük porsiyonlarda yemek yemek en doğru olanı. 4. YANLIŞ: Sınırsız meyve yiyebilirim. DOĞRUSU: Diyet süresince bol meyve ve çiğ sebze tüketebileceğimizi düşünürüz. “Ne de olsa kalorisi yoktur” deriz. Çiğ sebze için sınırlama yokken meyve için aynısı geçerli değil. Çünkü meyveler şeker oranı yüksek besinlerdir ve basit şeker (fruktoz) içerirler. Almanız gereken kaloriye bağlı olarak değişmekle beraber, günde ortalama 3-4 porsiyon meyve tüketebilirsiniz. 1 porsiyon meyve; 1 küçük boy elma, 1 orta boy mandalina, 1 orta boy ayvanın 1/3’ü, 3 adet kuru kayısı veya 1 adet kuru incire tekabül ediyor. Özellikle glisemik indeksi düşük olan meyveleri ana öğünler yerine, ara öğünlerde miktarlarına dikkat ederek tüketmeniz en uygun olanı. 5. YANLIŞ: Yağı tamamen kesmeliyim. DOĞRUSU: Diyet sırasında yağı, karbonhidratı ya da proteini tamamen kesmek doğru olmaz. Yağı tamamen kesmek, vücudun onu depolamaya başlamasına neden oluyor. Beslenmemizden yağı çıkarırsak, vücudumuz yağ stoklarını kullanmak yerine onları korumaya alıyor. Tabii ki bu durum bizim, çok yağlı, kızartma ya da fast food türü besinleri tüketmemiz anlamına gelmez. Fakat yağın bizim için gerekli olduğunu da unutmamak gerekiyor. Yemekleri, miktarına dikkat ederek zeytinyağı ile pişirmek; ara öğünlerde fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişleri tüketmek faydalı yağ almamızı sağlayarak diyetimizin örüntüsünü tamamlıyor. 6. YANLIŞ: Yemekten önce bir bardak su içersem iştahım kesilir ve kilo veririm. DOĞRUSU: Yemekten hemen önce su içmek doğru değil. Çünkü su, bazikliğe yakın özelliğinden dolayı midenin asidik yapısını bir miktar nötralize ediyor. Oysa midenin sindirim aşamasında özellikle de proteinlerin sindirimi için asidik yapıda olması gerekiyor. Proteinlerin tam sindirilememesi, bağırsaklara gelen kalıntıların burada aşınmalar oluşturmasına neden olabiliyor. Aşınmaların olması ve çok fazla tekrarlanması, bağırsakta yaralar oluşmasına, hatta yırtılma ve delinmelere kadar giden sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca yemek öncesi su içmek mide boşalmasının hızlı olmasına ve bağırsaklara gelen yiyeceklerin hızlı emilimine sebep oluyor. Hızlı emilim kan şekerini de hızlı yükseltiyor. Bu yüzden suyu, yemeklerden hemen önce içmek yerine en az 15-20 dakika önce içmek en doğru olanı. Ayrıca suyu 15-20 dakika önce içmek iştahımızı biraz olsun baskılayabiliyor. Çünkü beyinde açlık ve susuzluk sinyalleri birbirine çok yakındır ve bu yüzden her açlık hissedildiğinde su içmek doğru bir hareket olacaktır. 7. YANLIŞ: Haftada 1-2 kez, 30 dakikalık egzersizler yapmam yeterli. DOĞRUSU: Hareketsiz kalmak yerine az da olsa spor yapmak kesinlikle daha iyi. Ancak haftada 1-2 kez 30 dakikalık egzersizler yeterli olmuyor. Mümkünse her gün ya da gün aşırı spor yapın. Spora başlayınca süresinin 60 dakikayı bulmasına özen gösterin ve anlamlı olması için çok hafif düzeyde yapmayın. Spor yapmak, metabolizmanın hızlanmasını sağlıyor ve hızlı bir metabolizma dinlenme halinde bile daha fazla kalori yakılmasına neden oluyor. 8. YANLIŞ: Protein diyeti ile hızlı ve sağlıklı zayıflayabilirim. DOĞRUSU: Protein alımının vücut mekanizmasını hızlandırdığı doğru. Ancak sürekli protein ağırlıklı beslenmek kas dokusu ve su kaybına neden oluyor. 1 gram kas dokusu ile beraber yaklaşık 2,7 gr su kaybı gerçekleşiyor. Yağsız doku kütlesi kaybı da metabolik hızı düşürüyor. Tartıya çıktığımız zaman kilo verdiğimizi düşünürüz, ancak kaybettiğimiz kilonun çoğunluğu su ve kastan oluyor. Metabolizma yavaşladığı için de diyeti bozma ya da bırakma sonrasında hızlı bir şekilde kilo alımı gözleniyor.
Fuat Avni Olma Potansiyeli Taşıyan 17 Hayvan
Başbakana nefesi kadar yakın olduğunu söyleyen ve halen AKP içinde kim olduğu çözülemeyen Fuat Avni twitter'da yazmaya devam ediyor. Bunlar da hayvanlar aleminin fuatavni'leri.
Sandviç Poşetine Sanat Yapan Yaratıcı Baba
David LaFerriere, hem bir baba hem de grafik tasarımcısı.. 2008'den beri çocuklarının beslenme çantalarını hazırlıyor. Sandiviçleri ise hazırladıktan hemen sonra fotoğrafını çekip toplamış. 1000in üzerinde çalışması olmuş böylece.Diyor ki, 'çocuklarım öğle vakti gelene kadar görmüyor sandiviçlerini'.Size her gün böyle sürpriz yapılsa sevinmez miydiniz?
Ona Karşı Çok Mu İyi Olmalısınız?
Kadınlara karşı nasılsınız? Çok mu iyi yoksa kötü müsünüz? İşte her ikisinede çok yakın olmak kötü olabilir. Ona karşı iyi olduğunuza dair göstergeler… Küçük yaşlarımızdan beri iyi biri olmanın erdemlik olduğu öğretilir. Bebekliğimizden beri ebeveynlerimiz “iyi” biri olmamız gerektiğini söyler. Bize nazik olmayı, paylaşımı düşünceli ve kibar olmayı öğrettiler. Birçok zaman iyi nasihatlardır bunlar. Toplum bu nezaketin işlemesine ve ilişkilerin karşılıklı saygı çerçevesinde işlemesine bağlıdır. Ancak biri çok iyi olabilir ve eğer çok iyi olursanız insanlar bunu suistimal edebilirler kadınlarda dahil. Bir ilişkide, gerçek hayattaki gibi, çok düşünceli olmak, çok yardımcı olmak yada kendi çıkarını düşünmeyen biri olmak mümkün. Çok iyi olduğunuzu gösteren bazı belirtiler vardır ve biz bu belirtileri tanımanıza yardımcı olacağız. Bir kadının peşinden mi koşuyorsunuz yoksa çoktan bir eşe sahipmisiniz, çok iyi biri olmanız sizi gerçekten yaşamak istediğiniz ilişkiyi engelleyebilir. Bayanlar bir beyefendiyi takdir ederler ama çocukça davrananlara saygı göstermezler. Peki, siz hangisisiniz? Çok iyi biri olup olmadığınızı gösteren belirtilerimize bakıp siz karar verin. 1-Çok saygılısınız Birçok sosyal durumda, iyi davranışlar ve başkalarına gösterilen saygı sizi baya ileri götürebilir. Özellikle, hayatınızdaki kadın saygı hak eder. Bununla birlikte her kadın bir centilmenin kıymetini bilse de belirli alanlarda çok fazla saygılı görünebilir. Burada açık olarak yatak odasından bahsediyoruz. Çarşafların arasında çok saygılı davranmanız sizin çok iyi biri olduğunuzu gösterir. Yatak odasında, kadın gelişi güzel hareketlere, kendine güvenen ve maceracı duygulara sahip olan birini takdir eder. Kız arkadaşınız ya da karınız yatakta nazik olmanızı yada kesin olmayan hareketler yapmanızı istemez. O tutku ister. Onu parçalamanızı ister. Belki biraz edepsiz konuşmanızı da isteyebilir. 2-Çok ilgilisiniz Eğer kız arkadaşınızın yada karınızın yaptığı şeylere hiç bitmeyen bir ilgi duyuyorsanız bu da çok iyi biri olduğunuzun belirtisidir. Evet, onun kariyeriyle ilgilisin, ailesiyle, hobileriyle ilgilisin, ama onun hayatıyla kendi hayatınla ilgilendiğinden daha fazla ilgilenmen iyiye işaret değil. Zamanla burnunuzu onun her işine sokmanızdan sıkılacağını da unutmamalı, ama ona karşı olan bu aşırı ilginiz sonuçta sizi sıkıcı yapacaktır. Tutku ve isteğinizi bırakırsanız, kendi ilgi alanlarınızı ihmal ederseniz ve bütün enerjinizle ilişkiye yoğunlaşmak için arkadaşlarınızı yalnız bırakırsanız ilişkinizin kötü bir kadere yenik düşme şansı çok yüksek. Sizi siz yapan birçok enteresan şeyi bırakarak (ve tabii kim olduğunuzu da) onun aşık olduğu adamı da öldürmüş olursunuz. Bu yüzden ona çok fazla ilgi göstermeniz sizin çok iyi biri olduğunuzu gösterir. 3-Çok iltifatçısınız Çok iltifat etmek sizin iyi biri olduğunuzu gösteren başka bir işarettir. Her kadın kendisine iltifat edilmesinden hoşlanır, ama bütün kadınlar bu iltifatlarınızın gerçek olmasını ister. Ona bir günde 6 defa ne kadar güzel bir kadın olduğunu söylerseniz kelime anlamını yitirir. Bazı zamanlar karınız ya da kız arkadaşınız inanılmaz güzel görünecek. İkiniz birlikte akşam yemeği planladığınızda çok güzel giyinir örneğin. Bununla birlikte bazı zamanlarda enkaz gibi görünür, mesela sarhoş kalktığında yada hasta olduğunda. Gözlerinde gözlük varken yada gözleri kanlanmışken gözlerinin güzel olduğunu söylemenizi duymak istemezler. Ona sürekli ama tutumlu bir şekilde iltifatlarda bulunun böylece daha anlamlı olur. 4-Çok anlayışlısınız Bugünlerde yargılayıcı olmanın modası geçti, hoşgörü ve kabullenme modern devrin en büyük erdemleri. Bu çok güzel ama eğer biri çok anlayışlıysa bu da onun çok iyi biri olduğuna işarettir. Hayatın Gerçeği: Bazı insanlar iğrençtir ve iyi insanlar bile zaman zaman kötü şeyler yapabilir. Birinin sizin üzerinize gelirken onun bakış açısını “anlamak” hoşgörü değil korkaklıktır. Bazen kendiniz için ayağa kalkıp dik durmalısınız. Hepsinden önemlisi eğer eşiniz sizin başka biri tarafından ezildiğinizi görürse o da sizi ezecektir taa ki sizi terk edene kadar. 5-Çok neşelisin Sizin çok iyi biri olduğunuza dair son belirtimiz moralinizle alakalı. Eğer gülüyorsanız ve hep eğlenceli biriyseniz, çok iyi birisiniz demektir. Her insan arada bir sinirlenir. Tam noktaya inmemiz gerekirse, bazen öfke haklı çıkabilmek için gerekli olan tepkidir. Örneğin çocuklardaki kötü davranışlar belli bir derece kızgınlıkla karşılanır. Bir çalışanınız işten kaytardığında ona kızmak gerekli olan tepkidir. Aynı şey kız arkadaşınız kötü bir davranış sergilediğinde de geçerlidir. Gerektiği zaman sinirlenmek yada hayal kırıklığına uğramak değişken olduğunuzun değil erkek olduğunuzun göstergesidir. Yaramaz ya da iyi? Bunlar çok iyi biri olduğunuza dair bazı belirtiler. Burada önemli olan özsaygıdır. Eğer kim olduğunuz konusunda kati duygularınız varsa ve hayattan ne istediğinizi biliyorsanız birinin sizi ezmesine izin vermezsiniz. Eğer kendinize saygı göstermiyorsanız bir paspas gibi kullanılmaya hazır olun.
Dünyayı Şaşırtan Köpek: Hachiko!
Sahibinin öldüğünü bilmeden, her akşam buluştukları tren istasyonunda 9 yıl boyunca onu bekledi. Kimse ona sahibinin öldüğünü, artık geri gelmeyeceğini anlatamadı. İşte efsane köpek Hachiko'nun hikayesi!Köpeklerin insanlarla yüzyıllar öncesinden bu yana süregelen kadim dostluğu herkes tarafından bilinir. Fakat kimi dostluk hikayeleri vardır ki, bunlar tarih kitaplarına geçmiş, filmleri yapılmış, insan ve köpek dostluğunun sembol hikayeleri olarak dilden dile aktarılmıştır. Tokyo’da heykeli dikilen sadık köpek Hachiko belki de bunlardan en eski ve en fazla bilinenidir.Hachiko ile sahibi Profesör Ueno’nun sevgi dolu hikayesi neredeyse 100 yıl geri gidiyor. Profesör Ueno, safkan Akita türü, iri beyaz bir erkek olan Hachiko’yu henüz bir bebekken sahiplenir. Hachiko’nun sıra dışı özellikleri, özellikle sahibine duyduğu sadakatte kendini göstermektedir. Bu iyi huylu iri beyaz köpek, sahibine her gün sabah Shibuya Tren İstasyonu’na kadar eşlik etmeyi görev haline getirir. Her akşam da aynı saatte tren istasyonunun önüne gidip sahibinin kapıdan dışarı çıkmasını beklemekte, sonra onunla birlikte eve dönmektedir.Hachiko’nun bu muhteşem sadakati, tren istasyonunda ve civarda çalışanlar tarafından ilgiyle karşılanmaktadır. Hachiko o civarda herkes tarafından bilinen bir köpek haline gelir.Fakat bir gün beklenmedik bir durum ortaya çıkar. Hachiko her zamanki gibi sahibini karşılamak üzere tren istasyonuna gelip beklemeye başlamıştır. Fakat sabaha kadar gözünü bile kırpmadan beklemesine rağmen, Profesör Ueno kapıda görünmez. Sadık köpek Hachiko hiçbir yere ayrılmadan sahibini beklemeye devam eder ve bu efsane bekleyiş tamı tamına 9 yıl sürer. 3200 koca gün boyunca, istasyonun önünden bir an olsun ayrılmaz Hachiko.İstasyon çalışanları şaşkınlıkla köpeği izlemektedir. Ölüm nedir bilmediği için, sahibinin öldüğünü anlamamıştır; zaman nedir bilmediği için, 9 yıl boyunca sahibinin geleceğinden en ufak bir kuşku duymamıştır. Hala inatla sevgili sahibinin her zamanki gibi kapıda görüneceği anı beklemektedir. Bu muhteşem sevgi hikayesi ve az bulunur sadakat istasyon çalışanlarını ve çevre esnafı çok duygulandırmıştır. Hachiko’yu onlar beslerler; gerektiğinde soğuktan korumaya çalışırlar. Hachiko’nun ünü kısa zamanda önce civar semte, sonra şehre, sonra da ülkeye yayılır.Bu dost canlısı iri beyaz köpeğin hüzünlü bekleyişi, sevgili sahibine ulaşamadan beklediği o uzun yılların getirdiği yorgunluk ve ihtiyarlığın sonucu olarak, Shibuya Tren İstasyonu’nun kapısında ölmesiyle sona erer. Fakat Hachiko efsanesi henüz yeni başlamıştır. Vücudundan geriye kalanlar içi doldurularak 1935 yılından itibaren Tokyo Ulusal Bilimler Müzesi’nde sergilenmeye başlanır. Üstelik Shibuya Tren İstasyonu’nun tam girişine Hachiko’nun heykeli dikilir. Bu heykel Tokyo’da bugün bile sevgililerin “buluşma noktasıdır”.