onedio
Bir Fransız Turistin Gözünden 25 GIF ile İstanbul
İstanbul'da yaşamı anlatan Fransızca blog  Leblogdistanbul Onedio'nun da etkisi ile 25 maddede İstanbul'u anlatmış.Yazısının başında Onedio'yu takip ettiğini de belirten sevgili bloggera selam gönderip, içeriğini Türkçeleştirerek veriyoruz
Erdoğan Sevgisinin Coştuğu 9 Fantastik Açıklama
Cumhurbaşkanımız Erdoğan çevresinde kendisinden hiçbir menfaat beklemeden şahsına yönelik çoşkun bir sevda taşıyan bir çok insana yer vermesiyle de biliniyor. Bu şahsiyetlerin en halis duygularla Erdoğan'a gösterdiği bağlılık o kadar yoğun ki, tercüme edip Merkel'e göndersek gözyaşları içerisinde kalır, Obama'ya iletsek sedatif ilaç almak zorunda kalır. Elbette volkanlar gibi patlayan bu sevda da kültürel hafızamızda önemli izler bırakıyor. Erdoğan aşığı diyebileceğimiz zatların vermiş olduğu beyanatlar ile Sayın Cumhurbaşkanı'nın 'nasıl bir insan' olduğunu çok daha iyi görme, anlama fırsatı buluyor, biz naçiz kullar da ona göre konumumuzu alıyoruz. İşte sevdanın yanardağlar gibi taşarak patladığı en fantastik 9 an.
Reklam
Reklam
Kadınların Banyo Yapmaktan Aslında Pek Hoşlanmamasının 5 Geçerli Nedeni
Kadınlar genellikle nefret ettikleri veya delicesine sevdikleri şeylerle özdeşleştirilmişlerdir. Bunun toplumsal bir kimlik dayatması olduğu ve aslında tabuların gerçeği çok da yansıtmadığı söylenebilir. Örneğin 'kadınlar alışveriş yapmaya bayılır' demek, her kadına uyarlanabilecek bir tanım olmayabilir elbette. Fakat geniş bir bakış açısıyla içinde yaşadığımız dünya incelenirse ve bireysel-mikro dünyalarımızı bir kenara bırakıp içerisinde yaşadığımız makro-dünyayı düşünürsek, kadınların alışveriş yapmaya bayıldığı gerçekten de doğru bir genellemedir. Tıpkı bunun gibi, kadınların nefret ettikleri şeyler de vardır ve bunların başında da banyo yapmak gelir. Kadınların birçoğu banyo yapmaktan nefret ederler çünkü oldukça haklı nedenleri vardır. İşte o geçerli nedenlerden en başta gelen 5 tanesi;
Soğuk Hava Vücudumuzu Nasıl Etkiliyor?
Aşırı soğuk hava vücudumuz üzerinde nasıl etkide bulunuyor?İnsan vücudunun yapısı aşırı soğuk iklim koşullarıyla baş etmeye uygun değildir. Çoğumuz, hava sıcaklığının sıfırın altına nadiren düştüğü ılık ve tropik iklimde yaşıyoruz. Kutuplardaki aşırı koşullara uyum sağlamış topluluklar da var: Kanada’nın Arktik bölgesindeki Eskimolar ya da Rusya’nın kuzeyindeki Nenetler gibi. İnsan zekâsı soğuğa dayanmasını sağlayacak giysiler üretmesini sağlamış olsa da, kutup ikliminde hayatta kalmanın yolu, zorunlu olmadıkça o korkunç soğuktan uzak durmaktan geçiyor.Üşüdüğümüzde ne olur? Vücudumuz üşüdüğünde ısısını artıracak çeşitli mekanizmalar devreye girer. Kaslarımız ve dişlerimiz titrer; atalarımızın tüylü geçmişini yansıtacak tarzda tüylerimiz dikilir. Beynimizde termostat işlevi gören hipotalamus bezi, bu tepkilerin gösterilmesini sağlayarak, en azından bizi ısıtacak bir barınak buluncaya dek, hayati organlarımızı sıcak tutmaya çalışır.Hipotalamusun görevi vücudumuzun merkezi sistemini ne pahasına olursa olsun sıcak tutmaktır. Gerekirse uçlardaki uzuvları gözden çıkararak, oralara kan akışını sınırlayarak yapar bunu. Aşırı soğukta el ve ayak parmaklarımızın karıncalanması hissi bundandır. Kan akışının sınırlanması bu bölgelerdeki dokunun donarak parçalanmasına bile neden olabilir.İnsanlar bu koşullarla baş edemezken diğer sıcakkanlı hayvanlar aşırı soğuk ortamlarda nasıl yaşayabiliyor? Kutuplarda yaşayan hayvanların ya sıcak havayı tutan kürkleri ya da geniş yağ tabakaları vardır. Yağ ısıyı iyi geçirmediği için vücut ısısının dışarı sızmasına engel olur. Çıplak derisi ve göreceli ince yağ tabakasıyla insan vücudu aşırı soğuk ortamlarda yaşamaya uygun değildir.Fakat insan da bu özellikleri taklit etme becerisini geliştirmiştir. Antarktika’daki araştırma merkezlerindeki bilim insanları, ısıyı yalıtan ve kürk işlevi gören bir yöntem olarak kat kat giyinme yoluyla ortama uyum sağlar.Fakat yakın zamanda ABD’de olduğu gibi aşırı soğuk dalgasının vurup geçtiği dönemlerde, insan yaşamının bağlı olduğu şeyler de etkilenerek yaşamı zorlaştırabilir. Kar ve buzun ağırlığı sonucu elektrik direklerinin devrilmesi, su borularının donup patlaması, taşıt araçlarının yakıtının donması gibi.Yakın tarihimizde de aşrı soğuk havanın olumsuz etkilerine dair örnekler var. Nazi orduları 1941’de Rusya’ya girdiğinde kıştı. Hitler’in ordusu savaşın uzun sürmeyeceği düşüncesiyle yazlık üniformalarıyla sefere çıkmış, binlerce asker donarak ölmüştü. Tank ve kamyon motorları da donmuş, altlarında ateş yakılarak eritilmeye çalışılmıştı. Tüfek ve tabancaların yağı donduğu için ateşlenemez hale gelmişti. Kaynamış su bir dakika içinde donuyordu. İtalyan gazeteci Curzio Malaparte ‘Kaputt’ adlı romanında Doğu Cephesi askerlerinin göz kapaklarının donduğunu anlatıyordu.Aynı şekilde Napolyon’un ordusu da 1812 Moskova Seferi’nde Rusya’nın ağır kış koşullarına dayanamadığı için büyük kayıp vermişti.Amerika’daki soğuk hava dalgası aynı zamanda ilginç bir deneyin halk arasında yapılmasını da sağladı. Mpemba etkisi deneyi. İlk olarak Tanzanyalı bir öğrenci tarafından gündeme getirildiği için onun adıyla anılıyor. Soğuk havada kaynar su soğuk sudan daha çabuk donuyor. Stephen Dowling | BBC Future
Reklam
Jennifer Lopez'in "Yaş 45, Her Erkeğe Lazım Benim Gibi Eş" Diye Haykırdığı 12 Şahane Fotoğrafı
Kabul etmeliyiz ki Jennifer Lopez güzel, seksi, çekici bir kadın. Ne zaman kendisinin artık eskisi gibi olmadığı söylentileri çıksa, bir hareketiyle aksini ispatlayabiliyor. Iggy Azalea ile yaptığı Booty şarkısı da bizlere bunu gösterdi. İnsanlara hayrete düşüren noktalardan birisi de, 45 yaşına gelmesine rağmen hala bu kadar çekici olabilmesi sanırım. Mağaradan yeni çıkmış birisine Booty klibini izletsek, eminim ki kimse aralarında 20 yaş olduğunu anlamayacaktır. Belki Azalea daha yaşlı diyebilirler, orası ayrı.Umarım ki JLo'nun bu hali, sadece kadınlara değil, erkeklere de ilham verir. Bütün bu girizgaha rağmen hala kafasında şüpheler olan varsa içeriği sonuna kadar okusun.
Reklam
Reklam
Bedelli Askerlik Bekleyenlerin Hayatındaki 12 Gerçek
Bedelli askerlik mevzusu adeta bir sakız.  Uzadıkça uzuyor, uzadıkça uzuyor değil mi sayın okur. Sürekli bir gündem.  E böyle olunca da bu insanlar ve sevenleri daima beklenti içerisinde oluyor. Ben hayatlarındaki gerçeklerin bir kısmını yazdım, bedelli bekleyen arkadaşlar da yorumlara neler yaşadıklarını yazarlarsa çok memnun olurum.
Reklam