Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Uzaylı mı İnsan mı? DNA Bilimcileri Şilili Uzaylı Bebeğin Sırrını Sonunda Çözdü!

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Uzaylı kalıntısı olduğuna kesin olarak olarak inandığımız bu sansasyon yaratan iskelet kalıntısının genetik araştırmaları tüm beklentileri maalesef suya düşürdü...

Kaynak: http://www.iflscience.com/health-and-med...

5 yıl süren genetik araştırmaların sonucunda iskeletin gizemi çözüldü!

Şili’nin Atacama çölünde keşfedilen, gizemli mumyalanmış iskeletin nam-ı diğer "Atacama Uzaylısı"nın bir insan kalıntısı olduğu doğrulandı. Evet hepimizin içinde uzaylı olmasına dair küçük bir umut vardı ama ne yapalım...

Peki, bu çocuğa ne olmuş da bu hale gelmiş dediğinizi duyar gibiyiz...

Kalıntının tüm genom sıralaması incelendiğinde daha önce hiç görülmemiş bu deformasyonların sebebi de ortaya çıkmış elbette.

Şu mutasyonları bir inceleyelim.

Kalıntının sahip olduğu deformasyonların başında yüz sakatlıkları, prematüre eklem erimesi ve cücelik olarak bu cismin toplam yedi geni mutasyona uğramış.

Şimdi açığa kavuşturulsa da olay 2003 yılında ilk ortaya çıktığında büyük bir sansasyon yaratmıştı.

Söylentilere göre bu iskeleti ilk bulan kişi bir arkeolog. Hayalet kasabası olarak da bilinen la Noria'da kazı çalışmaları yaparken beyaz bir örtüye sarılmış halde bu iskeleti buluyor. Hızla yerel medyanın ilgisini çeken bu kalıntı hakkında uzaylı olmasının aksini düşünmek imkansız: 15 cm uzunluğu olan, koni şeklinde kafatasına sahip, oval göz çukurları ve eksik sayıda kaburga kemikleriyle normalden oldukça uzak ne de olsa.

"Ne olursa olsun DNA'sı varsa analizini yaparım."

Nolan'ın açıklaması.

2013 yılında sonlanan analizler bazı şeyleri açıklasa da birçok soruyu beraberinde getirdi. Bazı araştırmalar kalıntının çok eski ve bir fetüse ait olduğunu kanıtlıyor fakat diğer araştırmalar iskeletin sadece 40 yıllık olduğunu ve 8-9 yaşında bir bireye ait olduğunu söylüyordu.

Nolan iskelet hakkında kesin bir bilgi elde etmek için San Francisco pediatrik genom uzmanı Atul Butte'e başvurdu.

Kalıntının DNA dizilerini sağlıklı, sağlıksız tüm referanslarla kıyaslandıktan sonraki tüm genetik analizleri, iskeletin Güney Amerika kökenli bir dişi olduğunu ve ciddi bir iskelet displazisi ve kemiklerinin büyümesinde sorunlar olduğunu kanıtlıyor. Bu da vücudundaki deformasyonların büyük bir kısmını açıklıyor zaten.

"Olağandışı görüntüsüne karşın tüm araştırmalar sonucunda bu iskelet şüphesiz dünyevi bir kalıntı."

Yine de bir insanın bu kadar çok ve değişik türde deformasyona sahip olması her zaman gizemini koruyacak!

İskeletin bulunduğu bölgenin bir nitrat madeni olduğunu da unutmamak lazım. Belki de mutasyonların sebebi o dönemdeki bir nitrat patlaması sonucunda oluşmuş olabilir...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ejderbicim

Güney amerika da eski çağlarda insanlar kafalarını koni sararalardı .Ve zamanla kafaları şeki değiştirir.Bu tanrılarını onurlandırmak adını yapıyorlardı.Bu yüzden sözde uzaylı iskeletlerinin çoğo güney amerikadan geliyor

enk-capital

Doğal bi mumyalama mı yoksa insan müdahalesiyle mi mumyalanmış? O konuda bi bilgi yok. Doğal bi mumyalamaysa eğer aynı şartlarda aynı ortamda bununla birlikte yaşamış olan öbür insanlara da ulaşılması lazım. En azından bi kişiye daha. Eğer yoksa bu çocuk bulunduğu yere bi nevi terk edilmiş demektir. Eğer insan eliyle mumyalamaysa sorun yok.

portlekgoz

Yavrum be yazık az hayatta kalmış onda da ne acılar çekmiş kim bilir 67/MULK-3: O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?

portlekgoz

Uzaylı be yemesinler bizi

feyk

yorumlari okuyorumda, turkiyenin temelden en buyuk basarisizligi bu sanirim, egitim sisteminde insanlarina bilimsel bakis acisini ve positif dusunceyi kazandiramamis olmasi. her ne kanit, mantik sunarsan sun fantezilerinde bildigini okuyor, isine gelmeyen gercekleri red ediyor, fantezilerine uyani mutlak dogru gibi savunuyor.

caglayantweet

Bilimsel bakışın her zaman doğru yansıtıldığına ve her yayınlanan içerikteki bilgilerin %100 gerçeği anlattığına inanmadığımız için fantezi dünyasında geziyoruz resmen. Söz konusu dünya dışı bir yaşam formu olunca, bilim dünyası nedense birden kendi tezini yalanlıyor, yani mecbur bırakılıyorlar.

enk-capital

Bilim gerçeği bulsa da bunu sana her zaman söyleyeceğinden emin olamazsın. Bu konu tamamen bu araştırmayı yapanların inisiyatifine kalmış. Bazen bilim devletlerin elinde bi silahtır. Bi kozdur. Bazı gerçeklerin gizli kalması gerekiyordur. Bazen de bi kaos başlatmak istemezler. Bu durumda bilimsel bazı gerçeklerin duyurulması ya da doğru aktarılması söz konusu değildir. Bu mumya bi insana mı yoksa bi uzaylıya mı ait ya da ortada başka bi mesele mi var bilemeyiz. Sadece bize aktarılan kadarını biliyoruz. Bazıları bilim denince mutlak inanılması gerektiğini düşünür ama ben bu konuya da hep şüpheyle yaklaştım. İşin içinde insan varsa asla tamamen güvenemezsin.

feyk

hic bir kaynak %100 dogru degildir, olamazda ama bilgiyi isleyis ve surekli teste tabi tutarak sorgulama metodlari ile dogruya en yakin bilgi bilimsel olandir, daha uzakdan bile gormediginiz nesne hakkinda yapilan test sonuclarini fantezilerinizle celsiyor diye kesin dille yalandir demek, hayal dunyasina fantezilerde yasamak budur. kaldiki benim bilimsel bakis acisindan kastim bilimsel kaynaklarin soyledigini ezbeye konusmak, dogru kabul etmek degil, bilimsel dusunce sekline sahip olmak. olaylari mantik ve kanitlar cercevesinde sorgulamak. isinize gelen her fanteziye dusunmeden, sorgulamadan inanip bunun cercevesinde kanitlari arastirmalari yalan bunlar diye red etmek degil.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

olay
Görüş Bildir