Türkiye'nin Gladyatörler Kentinde Dikkat Çeken Keşif: Eserlerin Çoğu Türk Dönemine Aitmiş
Muğla’nın Yatağan ilçesinde konumlanan ve 'Gladyatörler Kenti' adıyla tanınan Stratonikeia Antik Kenti, yürütülen arkeolojik çalışmalarla ezber bozmaya devam ediyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan bu kadim yerleşim, sadece antik çağın değil, Türk tarihinin de önemli izlerini geleceğe taşıyor. Kent bünyesinde gerçekleştirilen kazı, restorasyon ve konservasyon faaliyetleri, yıl boyunca kesintisiz şekilde yürütülüyor.
Detaylar 👇
Tarihi Kent Antik Çağlardan Cumhuriyet Dönemine Uzanan Kesintisiz Bir Yaşam Döngüsünü Barındırıyor
Stratonikeia ve Lagina Antik Kutsal Alanı Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, bölgenin antik dönemden günümüze kadar kesintisiz yerleşim gören ender alanlardan biri olduğunu belirtiyor. Çalışmaların antik kütüphane, tiyatro, hamamlar ve Türk dönemi yapıları üzerinde yoğunlaştığını ifade eden Söğüt, geçmişin sosyal ve mimari dokusunu gün yüzüne çıkardıklarını kaydediyor. Geçtiğimiz çalışma döneminde elde edilen 1115 adet eser, gerekli koruma süreçlerinin tamamlanmasının ardından doğrudan sergilenebilecek durumda Muğla Müzesine teslim edilmiş bulunuyor.
Yapılan Kazılarda Ortaya Çıkarılan Eserlerin Önemli Bir Kısmı Türk İslam Tarihine Işık Tutuyor
Stratonikeia’yı benzerlerinden ayıran en belirgin özellik, bulunan eserlerin en az üçte birinin Türk dönemine ait olmasından kaynaklanıyor. Mermer, pişmiş toprak, metal, cam ve kemik objeler, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin yanı sıra Alaiya, Saruhanoğulları, Candaroğulları, Aydınoğulları ve Menteşe Beyliği gibi Anadolu beyliklerinin ticari ve sosyal yaşamını yansıtıyor. Kadınların antik dönemdeki toplumsal statüsünü simgeleyen özel takıların yanı sıra, Türk dönemine ait yapılar da titizlikle korunuyor. Kentte tespit edilen üç büyük hamam yapısından sonuncusunda ise çalışmalar bu yıl daha derinlemesine sürdürülüyor.
Yaklaşık 1600 Yıllık Benzersiz Mozaikler Yakın Zamanda Ziyaretçilerin Beğenisine Sunuluyor
Son dönemin en dikkat çekici keşifleri arasında Anadolu’daki en özgün mimari planlardan birine sahip olan antik kütüphane yapısı öne çıkıyor. Burada yürütülen çalışmalarda keşfedilen geometrik ve bitkisel motifli rengârenk mozaikler, estetik tasarımlarıyla göz dolduruyor. Erken Bizans dönemine ait yazıtlar, bu mozaiklerin yapımına dönemin piskoposunun finansal destek sağladığını gösteriyor. Kazı ekibi, bu özel alanı yakın zamanda ziyaretçilerin tarihi kütüphane atmosferini bizzat deneyimleyebileceği etkileyici bir gezi rotasına dönüştürmeyi hedefliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın