Suruç Katliamı'nda Canlı Bomba 'Adıyamanlı Genç' İddiası

 > -

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde, 32 kişinin can verdiği ve Türkiye’yi yasa boğan bombalı saldırının faili henüz açıklığa kavuşturulmadı. Saldırıda kendisi de hayatını kaybedenler arasında bulunmasına rağmen, kimliği henüz açıklanmayan canlı bombanın Adıyaman nüfusuna kayıtlı 20 yaşındaki genç bir erkek olduğu 'iddia edildi'.

Suruç’u ziyaret eden Başbakan Davutoğlu, “Saldırganın kimliği ve bağlantısı konusunda ciddi mesafe alındı. Bir şüpheli tespit edilmiş durumda, yurtiçi ve yurtdışı bütün bağlantıları çıkarılıyor, şu an özellikle IŞİD bağlantısı ve canlı bomba ihtimali yoğunluk kazanmış durumda” açıklamasını yapmıştı.

Yapılan resmi açıklamalarla olayın canlı bomba saldırısı olduğu kesinlik kazandı ancak şu ana kadar saldırganın kimliğine dair resmi bir açıklama yapılmış değil. 

Bununla birlikte gözler, Suruç’ta patlamanın meydana geldiği Amara Kültür Merkezi’nde bulunan bir nüfus cüzdanına çevrildi. 

İsmi patlamada yaşamını yitirenler arasında henüz resmi olarak açıklanmasa da DİHA, saldırıyı gerekleştirdiği yönünde güçlü şüpheler bulunan Şeyh Abdurrahman Alagöz'ün kimliğini yayınladı ve sordu: Canlı bomba bu şahıs mı?

Haberde Emniyet'in de canlı bombanın Şeyh Abdurrahman Alagöz olduğunu tespit ettiği, ancak kimliğinin şu an için gizlendiği belirtiliyor. 

Saldırganlar kaç kişiydi?

Yapılan ilk resmi açıklamalarda saldırganın kadın olduğu açıklanmış sonrasında ise kadın kılığına girmiş bir erkek ollabileceği yönünde bilgiler basına yansımıştı. 

Canlı bomba olabileceği tahmin edilen Alagöz'ün saldırıyı tek başına mı gerçekleştirdiği yoksa kendisine yardım eden, gözcülük eden başka kişilerin olup olmadığı yönünde ise henüz ulaşılmış bir bilgi yok. Ancak böylesi bir saldırının yardım alınmadan gerçekleştirilmesinin zor olduğu belirtiliyor.

Yaralı genç kızda bomba düzeneği iddiası

Canlı bomba olarak kendisini patlatan saldırgan ile ortak hareket etmesinden kuşkulanılan genç kız, Suruç'taki ilk müdahalesinin ardından Şanlıurfa'ya sevk edildi. 

DHA Şanlıurfa muhabiri Ali Leylak'ın verdiği bilgiye göre, ağır yaralanan ve vücudunda yanıklar oluşan genç kızın karın bölgesindeki bomba piminin patlama ile vücuduna yapışmış olma ihtimalinin de bulunduğu belirtildi. Yaralı kızın saldırıyla ilişkinin olup olmadığının araştırıldığı kaydedildi.

Bir görgü tanığının sosyal medya üzerinden açıklamaları

Yine DİHA'nın haberinde yer alan ve hastane personelinden edinilen bilgiye göre, pimi gören Emniyet görevlileri söz konusu kadın hastayı ayrı bir odaya aldı. Sonrasında ise yaralı kadının tedavisi tamamlandıktan sonra polislerce hastaneden götürüldüğü dillendiriliyor.

Saldırganlar Urfa'dan mı bindi?

Bu durumu güçlendiren bir diğer iddia ise, Suruç- Urfa hattında çalışan ve ismini vermek istemeyen bir minibüs şoförünün anlatımları. Dün sabah saatlerinde kalkış yaptığı Urfa Terminali'nden genç bir kadın ve erkeğin minibüsüne bindiği ve tedirgin bir şekilde sırt çantalarını dizlerinin üzerinde taşıdığını dile getiren minibüs şoförü, Suruç ilçe merkezine girince söz konusu her kişinin Amara Kültür ve Sanat Merkezi'ni sorarak, önünde indiklerini aktarmış.

Annesi Radikal'e konuştu: 6 aydır yurt dışındaydı

Kimlikte adı bulunan 1995 doğumlu Abdurrahman Alagöz’ün Radikal'den İdris Emen'e konuşan annesi Semüre Alagöz ise, paylaşılan kimlikteki bilgilerin oğluna ait olduğunu doğruladı.

Anne Alagöz 25 yaşındaki büyük oğlu Yunus Emre ile 20 yaşındaki küçük oğlu Abdurrahman’ın, bundan yaklaşık 6 önce “yurtdışına” gittiklerini ve her ikisinin de yurtdışında ne iş yaptıklarını söylemediklerini aktardı. Ramazan ayından önce telefonla konuştuğu Abdurrahman’ın “10 gün önce buralarda” olduğunu söyleyen anne Alagöz, bugün polislerin de iki kardeşi sorduğunu, onlara da aynı bilgileri verdiğini belirtti.

Soruları yanıtlayan Semure Alagöz, çocukların babası Zeynal Abidin Alagöz’den 2003 yılında boşanmış. Abdurrahman’ın yurtdışına gitmeden önce yine abisi Yunus’la birlikte boya işinde çalıştıklarını söyledi: “Evimizi iki kardeş geçindiriyordu. Önce Abdurrahman dışarı gitti, sonra abisi Yunus…”

  • Peki bir iş mi bulmuşlar, çalışmaya mı gitmişler?

“Ne iş yaptıklarını bilmiyorum, hiç söylemediler” diyor Semüre Alagöz, “Sadece ‘iyiyiz, merak etmeyin’ diyorlardı. Abdurrahman’la Ramazan’dan önce tekrar görüştük. 10 gün önce de buralardaydı ve tekrar ortadan kayboldu. Şu an nerede bilmiyorum.”

Konuşulan korkunç ihtimalden haberi olan anne Alagöz, “IŞİD’e, cihada gidip gitmediklerini bilmiyorum. İkisi de çok iyi çocuklardır. Kimseye zarar vermezler” dedi.

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AdıyamanAğrıAhmet DavutoğluAnkaraBaşbakanDiyarbakırGaziantepGiresunHalkların Demokratik PartisiHatayIŞİDİntiharİstanbulPolisSamsunŞanlıurfaSosyal Medyaanneolay
Görüş Bildir