Sizden Gelen En İyi "Tıraşkadan" Anılar Burada! Harbi Anılarıyla Sizi Okul Yıllarınıza Götürecek 13 Kullanıcımız

4PAYLAŞIM

Meğer hepimiz ne çok okul anısı sığdırmışız içimize... 😅😅😅

1. "Ben dersteyken saatler geçmez sanardım, nöbetçiyken öyleymiş asıl. "

Beşinci sınıftayken nöbetçiydim okulda, okulun ana kapısında yaptığım ilk nöbet olacak. Tabii büyük bir prestij göstergesiydi orda nöbet tutmak. Sınıf listesinin sonunda ben ve kardeşim dediğim arkadaşım var. Biz tabii seviniyoruz nöbet tutacağız diye. Vay arkadaş, akşama kadar giriş kapısını en az 10 kere silmişimdir o küçücük boyumla. Müdüre, müdür yardımcısına dört dörtlük hizmet ettim bir de… Ben dersteyken saatler geçmez sanardım, nöbetçiyken öyleymiş asıl. Ohh, ne güzel 6. ders de bitti derken bir adam gelmez mi! Müdür yardımcısıyla kavga etmeye başladılar. Bizim de nöbet masamız çöpün yanında. Müdür yardımcısı adamdan kaçacağım derken geri geri geldi, arkadaşımla arka arkayayız o sırada, ayakta. İlk önce birimiz düştü çöpe sonra diğerimiz, iki küçük adam çöp koka koka eve gittik… Nöbet değil, rezalet. Sonra, hep nöbet tutacağım günler hastalık bahanesiyle okula gitmedim.

Yazan:Yusuf

2. "Kendi ellerimle bir aşkın temellerini geometride üçgene indirdiğim diklerle attım. Silindirin hacmini hesaplarken Özge'nin bana atacağı kazığı hesaplayamadım."

Lise 2'deyiz. Bi tane kız var. Abayı fena yakmışım. Ama nasıl seviyorum. Her gün böyle isminden akrostiş şiirler türetiyorum. Resimlerinden yeni çıkan dandik video uygulamalarıyla kalp şeklinde kolajlar falan yapıyorum arkaya en sevdiği şarkıyı koyuyorum. Msn'de her online olduğunda yazıyorum. Benle arkadaş gibi muhabbet ediyo ama hiç konuşmamaktan iyidir deyip sineye çekiyorum. Neyse sınıfta da sürekli gözüm onda. Bir de söylemesi ayıp ben lisedeyken biraz inek bir öğrenciydim. Yani pek çalışmazdım da Allah vergisi herhalde derslerim iyiydi. Bir gün geometri sınavı oluyor. Ben de geometriyi çok severim bulmaca niyetine çözerim. 15 dakikada bitiriyorum tüm soruları. Bu kız da çaprazımda oturuyor. Baktım kağıdı bomboş. Seslendim adıyla. Özge dedim. Evet hikayenin bu kısmına kadar adını hiç söylemedim di mi. Neyse Özge bana baktı. Al dedim uzattığım kağıdı. Onun kağıdını da kendi önüme çektim. Değiştik kağıtları. Yüzüme baktı. Ama o bakış sanki minnet dolu bir bakış değil de "Ahahah salak lan bu beyinsiz" bakışıydı. Özge ne yaptı dersiniz? Abi hayatımda kendimi en salak hissettiğim anlardan biriydi. Olay aynen şöyle gelişti. İstisnasız anlatıyorum. Öndeki sınıfın p**i Mert'in omzuna dokundu. Mert'e benim doldurduğum sınav kağıdını verdi. Mert kendi yarı dolu yarı boş kağıdını Özge'ye verdi. Ve benim Özge için doldurduğum sınav kağıdından onun hoşlandığı çocuk sınıfın p**i Mert yüksek not aldı. Kendi ellerimle bir aşkın temellerini geometride üçgene indirdiğim diklerle attım. Silindirin hacmini hesaplarken Özge'nin bana atacağı kazığı hesaplayamadım. Özge gitti 2-3 ay bu p** Mert'le çıktı, ben de uzaktan ona akrostiş şiirler yazmaya devam ettim. Bir daha da kimseye sınav kağıdımı vermedim. En kıymetlimi sınav kağıdımı vermiştim Özge sana. Yazık ettin...

Yazan: Onur

3. "Biz o an topladığımız çantaların içine kendimiz de girmeye çalıştık."

Bir gün okuldayız son ders. Edebiyat dersi. Son ders ama hocanın anlattıkları yüzünden feci uykumuz gelmiş. Canımız nasıl sıkılıyor var ya zaman resmen geçmek bilmiyor. Neyse o gün Allahtan nöbetçi olan arkadaşım var. Ona mesaj attık biz de. Bi tane izin kağıdı ayarla. Bizim adımızı söyle müdür yardımcısı çağırıyor de, dersten çıkar bizi dedik. Topladık çantaları. Dersten kaçacağız. Neyse sonra çocuk geldi adımızı söyledi. Hocaya çantaları da alalım mı dedik. Alın dedi. Tam çantaları toparladık sınıftan çıkıyorduk ki kapı birden tekrar açıldı. Gelen müdür yardımcısıydı. Hoca, ha hocam biz de şimdi çağırdığınız öğrencileri gönderiyorduk size. Noldu bir şey mi oldu? dedi. Müdür yardımcısı ne çağırması ne öğrencisi ben kimseyi çağırmadım dedi. Hoca da, hocam çağırmışsınız ya nöbetçi öyle söyledi dedi. Biz o an topladığımız çantaların içine kendimiz de girmeye çalıştık. Nöbetçi arkadaş yavaş yavaş küçük adımlarla uzaklaşmaya çalıştı. Müdür yardımcısı nöbetçi arkadaşın ensesinden yakaladı. Bizi de ters kelepçeyle göz altına alır gibi sınıftan çıkardı. Yarım saat boyunca susmadan bir güzel azarını kaydı. Bizde de tabii uyku falan kalmadı.

Yazan: Pijama partisindeki zebra

4. "Erkeklerden birisi Counter oynamayı seven gelsin dedi. "

Liseye yeni başlamışım kimse kimseyi tanımıyor. Hepimiz birbirimizin suratına boş boş bakarken öğle arası teneffüs zili çaldı. Erkeklerden birisi Counter oynamayı seven gelsin dedi. Bir anda sınıftaki tüm erkekler toplandık bu cümleyi bekliyormuş gibi o çocuğun peşine takılıp okula en yakın internet kafeye gidip oynamaya başladık. Sonra bir baktık 2 saat geçmiş ve biz okulu daha ilk haftadan ekmişiz. Sonrasında bir parka gidip saatlerce oyun üzerine konuştuk. O günden sonra bir anda kaynaştık ve çok eğlenceli arkadaşlıklar kurduk. Üniversitede nasıl sigara içenler hemen arkadaş buluyorsa lisede de Counter oynayanlar için geçerli olabilir bu durum. Sınıftaki kızlar bir anda oluşturduğumuz samimiyete şaşıp kalmışlardı.

Yazan: Sedat

5. "Sonuçta lise aşkı abi ne bekliyoruz ki?"

Lisede bir kıza fena tutuldum. Kıza o zaman ergenliğin verdiği ruh haliyle gidiyorum sataşıyorum, laf atıyorum. Aradan birkaç hafta geçti bir öğle arası gelip yanıma; " biliyorum sen beni seviyorsun ama ben seni arkadaşım olarak görüyorum" demesin mi? Ben bir anda neye uğradığımı şaşırdım kıpkırmızı kesilip yok öyle bir şey nereden çıkardın deyip inkar ettim. Kız da aa tamam ben yanlış anlamışım deyip bastı gitti. Sonrasında okul çıkışı gidip itiraf ettim evet aslında doğru seni seviyorum diye. Bir süre kızın peşinden koştum sonrasında ikna ettim. Şimdi evlendik demek bu hikayeyi daha güzel yapardı ama ben bir 8 yıl sonra başka birini buldum. Sonuçta lise aşkı abi ne bekliyoruz ki? Hoş bazen kızın hala benden sağda solda bahsettiğinin duyuyorum. Hoşuma da gitmiyor değil ama lise biteli 8 yıl oldu neredeyse ahahaha önümüze bakalım.

Yazan: Can

6. "Ben de bana yardım edenler de 100 aldık."

Orta sondayız şu teknoloji dersi var icat falan yapıyoruz, böyle mükemmel bir icat yapmıştım deli gibi dosyayı unutmuşum. (dosya hocanın yazdırdıkları, 50 puana denk geliyor.) arka sıraya geçtik, bir arkadaşın dosyasını aldık başkasının yazılarını, bir iki kişiden daha yazı aldık yerleştirdik dosyaya (hoca onlara baktığında anlamasın diye) ben deee bana yardım edenler de 100 aldık.

Yazan: Mny

7. "Zil çaldı o gidince ben hemen sırasına yapıştırıcı sürdüm intikam almak şart!"

Kuzenim sosyal dersinde arkamda oturuyordu. İnadına ayağımı masaya sıkıştırdı, çok sinirlendim. Tabii her seferinde yapıyor. Neyse zil çaldı o gidince ben hemen sırasına yapıştırıcı sürdüm intikam almak şart! Türkçe dersine girdik. Sonra o geldi pişman oldum ama oturdu bile. Sonra herkes güldü, neye uğradığını şaşırdı. Siyah pantolon pembe olmuştu. Birlikte disipline gittik. Müdür yardımcısı uzaklaştırma cezası vercekti ama ben o ceza yüzünden okuldan alınırım deyip ağladım. Sonra kuzenim affetti beni müdür yardımcısı o zaman yeni pantolon alacaksın dedi. Tamam dedim ama almadım.Ama çok sinirlendim kuzenime bebek gibi her şeyi şikayet ediyordu neyse ki bıraktı bu huylarını.

Yazan: Duru

8. "Gittim, Superman edasıyla çocuğa bi uçan tekme yapıştırdım. Çocuk çamurla güzel bi ikili oldu. Döndüm Bilge'ye kahramanına sarılmasını bekledim."

İlkokul 4.sınıftayım sene 1995. Sınıfta Bilge adında bir kız var fena yanmışım kendisine. Kızın bundan haberi var mı? Tabii ki yok. Ben fırsat arıyorum onun anlayabileceği bir dille ona bunu nasıl anlatırım diye düşünürken bir gün teneffüste yanlarında sarışın bir çocuk belirdi. Dedim oğlum tam zamanı. Gittim Superman edasıyla çocuğa bi uçan tekme yapıştırdım. Çocuk çamurla güzel bi ikili oldu. Döndüm Bilge'ye kahramanına sarılmasını bekledim ve evet işte o an dedim kendi kendime oldu bu iş derken sağlam bir tokatla bu hayalden uyandırıldım hem de kahramanı olduğum mavi önlüklü o şirine tarafından. Neyse dersler bitti artık eve dönüyoruz akşam. Arkadaşımla yürüyorum evin yolunu henüz yarılamak üzereyken önüme önce bir elma düştü aman tanrım dedim ilahi işaret geldi. Sonra arkama bi baktım o sarışın çocuk ve mahallesinden arkadaşları beslenme çantalarında bulunan tüm zerzevatı bize yağdırıyorlar. Evet hak ettin bunu diyebilirsiniz ama hikayenin en acı tarafı benim mavi önlüklü şirinenin bana fırlattığı o yarısı yenmiş muz idi. Bunun hak etmemiştim arkadaşım ben. Aşık olmak böyle mi cezalandırılır.

Yazan: Cengiz Han

9. "Öyle kopya çeke çeke geçti gitti su gibi zaman. Ben kağıdı komple bitirip kalemlerini topladım."

Biz daha 8. sınıfken okuldan cidden nefret ediyordum. Ama derslerime hep başarılıydım. Bu başarının sırrı aklım değil kopyalarımdı. Her sınavda bir dahi gibi kopya hazırlıyordum ve hiç kimse fark etmiyordu. Neyse sınavların tarihleri açıklanınca ilk sınavın matematik olduğunu öğrenmemle kopya hazırlamam bir oldu demek isterdim ama, hocayı da hesaba katarak pek detaylı bir şey yapmama gereği duydum. Çünkü sınava girecek olan hoca yaşlıydı. Küçücük yazıları nerden görecek yaşlı zaten diyip avuç içime yazdım başımı belaya sokacak olan biricik kopyalarımı. Neyse öyle saklaya saklaya girdim sınıfa, oturdum yerime. Hoca sınav kağıtlarını dağıttı kuruldu masasına. Sınav başlayınca, deneyimim sayesinde yanımdaki 10.sınıf abla kopya çektiğimi anlamadı şükür. Ama daha durun. Öyle kopya çeke çeke geçti gitti su gibi zaman. Ben kağıdı komple bitirip kalemlerini topladım. Elimi çeneme koyup soğuk terler döken diğer aptal öğrencilere baktım. Zil çalınca ayağa kalkıp kağıdımı bıraktım. Tam sınıftan çıkmak üzere arkamı döndüğümde herkes bana bakıyordu. Herkese tek tek bakıp ne var bakışı attım. Arkadan yaşlı hocanın adımı seslendiğini duyunca ona döndüm. Bir süre bana baktıktan sonra kaşlarını çattı. "Yanağında ne var senin!?? Sen kopya mı çektin!? Hemen MÜDÜRÜN odasına!!" diye cırladı. Olanları anlamaya çalışırken, yanımda oturan 10.sınıf abla elime bakıp gülmeye başladı. Herkes onunla gülmeye başlayınca olayı anlamama üstümden kaynar sular döküldü. Elimi yanağıma koymamla tükenmezle yazdığım kopyaların izleri çıkmıştı. Rezalet bi durumdu gerçekten. Neyse işte. Olay velimin çağırılmasıyla müdürün odasına bitti...

Yazan: Eda Yılmaz

10. "Bir açılış sesi vardır onun bilen bilir. Bizim Kamil hemen atladı, susun beni çağırıyorlar dedi..."

Ben bir kasabada okudum. Lisede kızlarla yürüyoruz fırlama bir arkadaşım da kızları güldürüyor şaklabanlıklar felan. Neyse birden belediye hoparlörü açıldı. Bir açılış sesi vardır onun bilen bilir. Bizim Kamil hemen atladı susun beni çağırıyorlar dedi... (Dikkat dikkat kasabamız içerisinde bir adet merkep kaybolmuştur bulup görenler belediyeye haber vermesi rica olunur) diye bitti. Ben de hemen yakaladım kravatından müjdesiz vermem diye...

Yazan: Mustafa Onur

11. "Bir gün yine tuvaletteydik ben elimi yıkıyordum baktım bizim sınıftan 3-4 kişi öğretmen tuvaletinin kapıyı tutuyor."

7. sınıfta küçük bir kolejde okuyordum. Sınıfımız 12 kişiydi. Biz sınıf erkekleri olarak sürekli okulu gezerdik. Bir kantine bir tuvalete gider sürekli sohbet ederdik. Okulda öğrenci, engelli ve öğretmen tuvaletleri aynı tuvalet içinde ayrılıyordu. Bizim öğretmen tuvaletine girmemiz yasaktı ama yine de giriyorduk. Genelde Mehmet isimli bir arkadaşım girerdi öğretmen tuvaletine. Bir gün yine tuvaletteydik ben elimi yıkıyordum baktım bizim sınıftan 3-4 kişi öğretmen tuvaletinin kapıyı tutuyor. Dedim ne yapıyorsunuz, Mehmet'i sıkıştırdık içerde dediler. Tam o anda en köşedeki öğrenci tuvaletinde Mehmet çıktı, ne yapıyorsunuz dedi. Biz başta olayı Anlayamadık. İçerden bir ses geliyor kapıyı açın diye. Arkadaşım kapıyı hafifçe araladı içerde kim var diye bi baktık müdür bize ne yapıyorsunuz dedi. Kapıyı açan arkadaşım bir anlık heyecanla a***s**** dedi. Hocaya kapıyı serçe üstüne kapatıp kaçtılar. Mehmet'le ben olayın şokuyla donduk kaldık. Müdür dedi kim küfretti? Sonra bulundu o arkadaş müdür de hiç kızmadı arkadaşı odasına çağırdı. Biz dedik aha gitti çocuk. Müdürün odaya camdan baktık gizlice bir de ne görelim arkadaşım müdürle baklava yiyor... Bu da böyle bir anımdır.

Yazan: X

12. "Baktım burnumdan bir şey akıyor arkadaşım bağırdı."

Şimdi bizim hoca yoklama defterini dolduruyordu dersin sonuna doğru biz de birkaç kişi muhabbet felan ediyoruz. Baktım burnumdan bir şey akıyor arkadaşım bağırdı. Ayyy burnun kanıyor diye, yerimden kalktım üstüm kan olmasın diye ama elimi önüme koymamla elimin içinin kan dolması bir oldu. Ayağa kalktım lavaboya gidicem ama izin almazsam kadın kızıcak. Yanına gittim elim hala burnumun önünde şapır şapır yere akıyor kan. İzin aldım. Kadın dedi tamam git ama yüzüme bakmadı. Ben de kapıya doğru gittim. Kapıyı açayım derken kapıyı kan yaptım hep djldmdksnsks. Hocam birisi kapıyı açsın bari deyince hoca bana döndü. Burnumu görünce bağırdı ayy kızım bu halin nee niye söylemiyorsun, kapıyı açsanıza biriniz felan dedi. İşte sonra beni kan tutar deyip gözleri gitmeye başladı kadının, işte sıra arkadaşım benimle geldi. Girdik içeriye, ikimizi de hocanın o hali yüzünden gülme tuttu tabii hayvan gibi gülüyoruz ve kan benim hep ağzıma girdi tükürdüm. Teneffüs oldu bir baktım tuvaletin önü dolu. Herkes soruyor felan dayak mı yedin diye.

Yazan: Figen

13. "Beni o kadar sinir ettiki elimdeki tahta silgisini çocuğa attım. Çocuk eğilince olanlar oldu."

Ben 8. sınıftayken bir arkadaşımla münakaşaya girmiştim. Beni o kadar sinir ettiki elimdeki tahta silgisini çocuğa attım. Ama nasıl olduysa o ara hoca içeri girmiş attığımda tam çocuğun arkasındaydı. Çocuk eğilince olanlar oldu. Hocanın tam kafasına geldi. Kim attı diye sorunca ben dedim. Kötü bir bakış atıp gitti. Allah'tan uzatmadı olayı. O hocayla da anlaşamıyorduk kesin garezimden yaptığımı sanmıştır. Çok utanmıştım ya...

Yazan: Elif

Bunlar ve daha birçok anı "Tırışkadan Anılar" sayfamızda.

Sen de ister anlat, ister oku!

Tırışkadan Okul Anıları sayfasına buradan giriş yapabilirsin.

Advertisement
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nesli-araci

Bazıları cidden den çok iyi. 😄😄 #8 in anlatım tarzını ve #10 daki arkadaşın incesini çok beğendim. 👏😂 (Merkep eşek demek bu arada)

Görüş Bildir