Şehirde Bunalıyorlar, Doğada Nefes Alıyorlar: Doğayla Bağı En Güçlü 4 Burç
Sonbaharla birlikte hafta sonu planları da değişiyor; kimimiz sararan yaprakların arasında yürüyüşe çıkıyor, kimimiz ilk fırsatta şehirden kaçacak bir köy evi arıyor. Doğada vakit geçirmenin iyi geldiği yalnızca bir his değil: 20 bin kişiyle yapılan bir araştırma, haftada en az 120 dakikayı doğada geçirenlerin kendini belirgin şekilde daha sağlıklı ve mutlu hissettiğini ortaya koydu. Astrolojiye göre ise bazı burçlar için bu ihtiyaç çok daha derin. Kimi toprağa dokunmadan dengesini bulamıyor, kimi aynı doğa rotasına ikinci kez adım atmıyor.
Kaynak: Thought Catalog
1. Kova burcu: Huzuru evden uzakta, doğanın kucağında buluyor
21 Ocak-18 Şubat arasında doğan Kovalar, yenilikçi ve teknolojiye meraklı yapılarıyla bilinir. Ama işin bir de öbür yüzü var: Kalabalık caddeler, korna sesleri ve hiç susmayan telefon bildirimleri bir noktadan sonra Kova'yı fazlasıyla yoruyor.
Kova en rahat hissettiği anı evinden uzakta ama doğaya çok daha yakın olduğu yerde yaşıyor. Temiz hava, bir derenin şırıltısı, çam kokusu onun için birebir zihin temizliği. Telefonu sessize alıp yalnızca rüzgârın ve kuşların sesini dinlediği bir hafta sonu, Kova'yı haftalarca idare ediyor. Bir yayla evi ya da göl kenarında kurulmuş bir kamp çadırı, onun gözünde en lüks tatilden bile daha değerli.
2. Boğa burcu: Toprağa dokunmadan dengesini bulamıyor
21 Nisan-20 Mayıs arasında doğan Boğalar, bir toprak burcu olarak doğayla bağlarını kelimenin tam anlamıyla yaşıyor. Dengede kalmak için ayaklarının toprağa basması, ellerinin toprağa değmesi gerekiyor. Çimlere çıplak ayakla basmak, bahçede fide dikmek ya da balkondaki saksılarla uğraşmak Boğa için başlı başına bir terapi.
Sofrasında da aynı tercih kendini gösteriyor. Raflardaki paketli ürünler yerine dalından yeni koparılmış domatesi, köy pazarından alınmış sebzeyi tercih ediyor. Beton binaların ve kalabalık metro vagonlarının arasında uzun süre kaldığında içinde bir şeylerin eksildiğini kendisi de fark ediyor; doğadan uzak bir hayat, Boğa'nın ruhunu yavaş yavaş kurutuyor.
3. Terazi burcu: İnsanlardan yorulunca çiçeklere sığınıyor
23 Eylül-22 Ekim arasında doğan Teraziler, uyuma ve ilişkilere önem veren sosyal bir burç. Ancak sürekli insanların arasında olmak, herkesin derdini dinlemek ve araları bulmaya çalışmak onu da bir yerden sonra tüketiyor. Pilini yeniden doldurmak için Terazi'nin bir süre yalnız kalmaya, özellikle de doğayla baş başa kalmaya ihtiyacı var.
Baharda açan erguvanlar, sonbaharda sararıp dökülen yapraklar, bahçede rengârenk açan çiçekler... Doğanın güzelliği Terazi'ye insan ilişkilerinin getirdiği karmaşa olmadan huzur veriyor. Bir parkta tek başına yapılan uzun bir yürüyüş, onun için en iyi dinlenme yöntemi.
4. Yay burcu: Aynı doğa rotasına ikinci kez gitmiyor
22 Kasım-21 Aralık arasında doğan Yaylar, burçların tartışmasız maceraperesti. Doğa onun için sakin bir dinlenme alanından çok, keşfedilmeyi bekleyen dev bir parkur. Dağa tırmanmak, derin sularda dalış yapmak, hiç bilmediği bir patikada kaybolmak Yay'ın heyecan kaynağı.
Yay'ın en dikkat çeken özelliği ise aynı yere ikinci kez gitmeye pek yanaşmaması. Bir yaz Likya Yolu'nda yürüyorsa sonraki yaz Kaçkarlar'da kamp kurmayı, ardından Kaş'ta dalışı planlıyor. Ona göre görülmemiş o kadar çok yer var ki, aynı rotayı tekrarlamak vakit kaybı.
Elbette bu tür yorumlar eğlence amaçlı; doğayla kurduğumuz bağ burçtan çok kişiden kişiye değişiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın