Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Pelin Çini Yazio: “Hayatı Ertelemek İstemedim”

226PAYLAŞIM
Yazio Banner

Sahip olduğunuz ve sizin kimliğinizi oluşturan, sizi “siz” yapan şeylere ne kadar bağımlısınız?

Bindiğiniz araba, çalıştığınız şirket, oturduğunuz ev ya da son moda kıyafetleriniz… Bunlar gerçek benliğinizi ne kadar yansıtıyor? Hiç düşündünüz mü?

Ben bu konuda oldukça sık kafa yorar ardından da hayatımı sorgulayıp, özüme hizmet etmeyen şeylerden arınmaya gayret ederim. 

Sıla da öyle yapmış ama o benden çok daha cesur. İşini gücünü bırakıp seyyah olmuş, Düldül’ü ile ülkeyi geziyor gezerken de sokak hayvanlarını mutlu etmeye çalışıyor. Sırada da çocuklar var… Keyifli okumalar..

Fotoğraf: www.instagram.com/mucbirseyyah

-Seni kısaca tanıyalım Sıla. Kaç yaşındasın? Nerelisin?  Kaç kişilik nasıl bir aileden geliyorsun?

Ben Sıla Yakamoz, 27 yaşındayım. Ailem bir taraftan Samsunlu bir taraftan Sinoplu. Geniş bir ailede büyüdüm. Klasik bir Türk insanıyım.

-Bir firmada yöneticilik kariyerini bırakıp kendini yollara atmışsın. Bu kararı vermene sebep olarak özel bir şey mi yaşadın? 

Hayatımın uzunca bir bölümünü İstanbul’da yaşayarak geçirdim. Okudum, çalıştım ve bir gün geçmişe dönüp baktığımda hayallerimi gerçekten ertelediğimi fark ettim. Büyük şehirde kurumsal hayatın gerekliliklerini bilirsiniz; güzel giyinmek, lüks ve güzel yaşam adı altında gündelik şeylere bile binlerce lira para harcamak zorunda kalıyordum. Kendimizi bir marka olarak gördüğümüz için; sadece örtünmek için olan giyimimize, kuaför masrafımıza, her renginden olan ayakkabılarımıza derken şirkette kazanmış olduğunuz maaşı yine şirkette kabul görülmek için harcıyoruz. Motosiklet ile tanışıp doğada kamp yapmaya başladığımda aslında ne kadar dar bir çemberde ve kısır döngüde olduğumuzu daha acı bir şekilde anladım. Bir süre işime devam edip sonrasında çocukluk hayalim olan ve hep ertelediğim Düldül’ü alarak ilk adımı attım.

-Düldül’ü kendi imkânlarınla minibüsten karavana dönüştürmüşsün…

Düldül bir sucu minibüsü iken emeğimle onu ruhu olan bir yuvaya çevirip, radikal bir karar aldım. Aldım almasına da Düldül’ün maliyetinden sonra elde kalan para 2.000 TL. Herhangi bir gelirim olmadan bu rakamla yola çıkmak tüm çevreme delilik gibi geliyordu. Ailem ve çevrem param bitince geri döneceğime ve bu işin fazla uzun sürmeyeceğine inanıyordu. Ben ise yolda yaşayabileceğime inanıp savaşmayı tercih ettim, yaklaşık 1.5 yıldır başarmaya çalışıyor gibiyim (:

-Gezdiğin yerlerin yerel ürünlerini satarak geçimini sağlıyormuşsun. Yetiyor mu?

Fotoğraf: www.instagram.com/mucbirseyyah

Yetmediği yerlerde farklı iş fikirleri üretmeye başlıyorum. E-ticarete ufak bir atılım yaptım. Blog yazmayı denedim. Karavanımda soğuk sandviç yapıp sattım, akşama kadar gezmek ayak ağrıtsa da güzel kazandığım söylenebilir (: Youtube üzerinden videolarımı yayınlayarak bir gelir elde etmeye yakınlarda başladım. Daha da yetmediği durumlarda gündelik (garsonluk, temizlik vb. ) işleri de yaptığım oluyor. Düldül beklenmedik kötü bir sürpriz yapmadığı sürece yetiyor. Ya da ben kazandığım kadar harcamaya daha çok alıştım.

-Hayalin önce ülkeyi sonra dünyayı gezmek mi? Nereleri gezdin?

Karadeniz’den, Ege’ye oradan Akdeniz’e indim, ülkeyi sınırlarından dolaşmaktı ilk hedefim. Adana’da iken pandemi korkutucu bir hal alınca devam edemeyip iç Anadolu bölgesine geçtim. Ülkemizde taşı sıksan suyunu çıkarıp yaşaman için gerekli parayı kazanabilirsin, lakin yurt dışında bu işler öyle olmuyor. Dil, para, güvenli konaklama gibi birkaç problemle beraber geliyor. Şimdilik sadece hedeflerde ve hayallerde var yurtdışı planlarım…

-Eminim çok anı biriktirmişsindir…

Yakın zamanda yaşadığımız karantina ve sokağa çıkma yasaklarıydı. Düşünsenize ülke genelinde sokağa çıkma yasağı var ve sokaktasın ama sokağa adım atamıyorsun. Polis geliyor eve git diyor. Evim bu araç diyorsun. O zaman kal diyor. Trajikomikti (:

-Peki bir KADIN olarak yalnız başına gezmek… Bu memlekette yabancı kadın “gezgin”ler öldürüldü malum. Korkmuyor musun?

Fotoğraf: www.instagram.com/mucbirseyyah

Korkuyorum, hem de bazı zamanlarda deli gibi korkuyorum. Sadece korkularımın hayallerimin önüne geçmesine izin vermek istemiyorum, tedbirlerimi alıp hayalimin peşinden gidiyorum.

-Beni sana getiren “sokak hayvanları” projesi. Bunu detaylı anlatır mısın? Her gittiğin yerde hayvanlarla alakalı ne yapıyorsun? İnsanlar senin vasıtanla hayvanlara ulaşıyorlar sanırım?

Evcil hayvan beslemeye başladığınızda algılarınız değişiyor ve sokak canlarına eskisinden çok daha fazla görüyorsunuz. Başlarda kendi köpeğimin mamasını paylaşarak başladım, sonrasında yolda olanlar o kadar çoktu ki yetememeye makarna vs. haşlamaya başladım. Tam bu sırada bir mama firması ulaştı, askıda mama kampanyası başlattığını toplanan mamaları bulunduğum şehre yollamak istediğini söyledi. O ay 40 çuval (15kg) mama 400 köpeğimizi besledik. Sonrasında gittiğim şehirlerde devam ettim. Geçen ay firmanın yaşadığı ekonomik sorunlardan dolayı askıda mama projesi rafa kaldırdılar. Şimdi kendi imkânlarım ve takipçilerimin gönderdiği mamaları dağıtarak ilerliyorum yetmediği yerde makarna pilav (:

-Karavanı sinemaya çevirme planın var bir de. Bunu da anlatır mısın?

Evet Mavi Düldül Sineması… Bu benim çok önem verdiğim ve peşinden Ankara yolları taştan deyip koşturduğum ancak bir türlü gerekli şartları oluşturamadığım kanayan yaram diyebilirim. Yaşam şartları, çevresel etmenler ile dış dünyadan uzak kalmış, günümüz dünyasının zenginliklerini, yaşamını, standartlarını henüz keşfedememiş çocuklarımızı dış dünya ile bir açık hava sinemasına çevirmek istiyorum. Çocuklarımız gün içerisinde hem akranları ile eğlenerek öğrenebileceği oyunlar oynayacak hem de küçük ve etkili eğitimler ile kaliteli vakit geçirmesi sağlayacağız. Eğlenceli bir günün ardından hava karardığında ise karavanımın sol cephesinde hazırlayacağımız projeksiyon ve ses sistemli açık hava sineması ile çocuklara özel olarak seçilmiş çizgi filmlerin gösterimi yapılacak, filmin bazı noktalarında durdurulup paketli atıştırmalıklar dağıtmayı ve odaklarını kaybetmemelerini sağlayacağız. Film sonunda çocuklara hayal dünyasını geliştirmelerinde en iyi faktörlerden biri olan ve fikir birliği ile dağıtılması kararlaştırılan kitaplardan hediye edilip etkinlik bitirilecek. Ben bu etkinliği gerçekten çok uzun zamandan beri düşünüyor araştırıyor ve uzman görüşleri ile sürekli revize ediyorum. Maliyeti İstanbul hayatında yaşayan bir insan için gerçekten çok küçük bir meblağ ama benim gibi yollarda olan biri içinde gerçekten büyük bir meblağ. Elbet bir gün bunu da başaracağım…

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir