Görüş Bildir

O Bir Akışkan Cinsiyet! Ünlü Draq Queen Akış Ka Armağan Çağlayan'ın Net Sorularına Samimi Cevaplar Verdi

Anasayfa > Cafe

Armağan Çağlayan yine ses getiren bir bölümle karşımızda. Başarılı televizyoncunun Gör Beni programında bu kez konuk olarak drag queen Akış Ka vardı. Bu röportajda yer alan samimi cevapların bir kısmını sizler için derledik. Meğer bilmediğimiz ne çok şey varmış...

Armağan Çağlayan'ın YouTube üzerinden yayın yaptığı Gör Beni programı ilgi çekici konuklarla devam ediyor. Bölümün bu seferki konuğu 26 yaşındaki draq queen Akış Ka. Röportajın ilgi çekici bölümlerini sizler için derledik.

Armağan Çağlayan'ın YouTube üzerinden yayın yaptığı Gör Beni programı ilgi çekici konuklarla devam ediyor. Bölümün bu seferki konuğu 26 yaşındaki draq queen Akış Ka. Röportajın ilgi çekici bölümlerini sizler için derledik.

Akış Ka ne demek?

Akış Ka ne demek?

Akışkan cinsiyetten geliyor aslında. Ka da lubuncada elit beyaz demek. Bir oraya bir buraya sınıfsal bir eleştiri sunuyor.

Şimdi performans yaparak mı hayatınızı kazanıyorsunuz?

Evet bir de birkaç arkadaşımla beraber sanatçı ve sanata alan açan bir mekan yapmaya çalışıyoruz. Bir de ordan kazanıyorum.

Biz sizi drag queen olarak tanımlayabilir miyiz?

Biz sizi drag queen olarak tanımlayabilir miyiz?

Aslında ben de eskiden kendimi drag queen olarak tanımlıyordum. Ama şu an sadece draq yapmak bana yetmiyor. O yüzden başka yaptığım işleri de Akış Ka adı altında birleştiriyorum. O yüzden queer performans sanatçısını tercih ediyorum. Eskiden oyunculuk işleri de yapıyordum, onları ayrı bir kimlikle yapıyordum. Şu an hepsini birleştirdim.

Gelecekten korkuyor musunuz?

Gelecekten korkuyor musunuz?

Korkuyorum gerçekten çünkü nereye gittiğimi bilmiyorum. Bir yere, bir yola girdim ve gidiyorum o yolda ama o yol beni nereye götürecek bilmiyorum. Korku mu? Biraz korku biraz da heyecanla karışık bir korku. Şeyin korkusu var aslında 'sıçıp batıracak mıyım acaba bir gün?' Ama herhalde olmaz öyle bir şey.

Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Ben kendimi akışkan tanımlıyorum, gender fluid tanımlıyorum. Bunlar işte hepsi queer'in altında. Niye? Çünkü insanlar kendilerini ifade etmek istiyor.

O kadar farklı terimler kullanıyorsunuz ki, bu anlaşılmak için değil anlaşılmamak için kullanılıyor gibi.

O kadar farklı terimler kullanıyorsunuz ki, bu anlaşılmak için değil anlaşılmamak için kullanılıyor gibi.

Şöyle düşünün, sadece kadın ve erkek olduğunda o hiç kimseye yetmiyor kendini ifade etmek için. Çünkü kimse sadece kadın veya erkek değil. Başka başka birçok cinsiyet var. Akışkan cinsiyet de bunlardan biri. Bu felsefik bir alt yapısı da olan bir şey. Dediği şey şu: Benim cinsiyetim, anlık performanslarımdan ibaret. Ve bu anlık performanslar arasında bir geçiş var. Bu demek değil ki ben erkeğim, kadınım, x cinsiyete sahibim. Benim erkek olduğum anlar da oluyor, kadın olduğum anlar da oluyor, başka başka şeyler olduğum da oluyor diyor akışkan cinsiyet. Aslında dediği şey şu: Cinsiyet, zamana, mekana ve karşındaki kişiye göre değişiyor diyor.

N'oldu da Zonguldak'tan mimarlık fakültesi kazanıp İstanbul'a geldikten sonra hayat başka bir yöne aktı?

N'oldu da Zonguldak'tan mimarlık fakültesi kazanıp İstanbul'a geldikten sonra hayat başka bir yöne aktı?

Ben geldim, hazırlık okudum ilk sene. Dedim ki yatacam su sene. Yatcam dediğim de tiyatro kulübüne gittim, dans kulübüne gittim. Bütün zerzevat ne varsa gittim. Zaten öncesinde de yapıyordum. İkinci sene kendime açıldım, arkadaşlarıma açıldım. Sonra şeyi fark ettim: Tiyatro bana çok heteroseksist gelmeye başladı. Orda LGBTİ+ olarak barınmak bana çok zor geldi. O esnada sanat yapmak istiyorum eve ama bu tiyatro değil. Çünkü o tiyatroda ben erkekle muhatap olmak istemiyorum dedim ve bıraktım. O esnada bir sanat galerisinde çalışmaya başlamıştım, bir yandan da performans sanat işlerine başlamıştım. O sürece IF film festivalinin partisinde böyle giyinip gittim. Sonra Boğaziçi üniversitesinin bir yarışmasında bir performans yaptım. Sonra kendi istediğimi kendim yazarak kendim oynayacağım dedim ve öyle başladı yolculuk...

Bugüne kadar en çok ne üzdü sizi?

Bugüne kadar en çok ne üzdü sizi?

Ben Eskişehir'de üreme sağlığı ve cinsel sağlık üzerine eğitmen olmak için bir eğitime gitmiştim. Çok güzel işler yapıyorlar bu arada, akran eğitmenliği üzerine işler yapıyorlar. Genç insanlar, genç insanlar tarafından eğitim alıyor gibi bir hikaye aslında. Eğitimden sonra bir tane mekana gittik. O mekanda iki tane kadın arkadaşım öpüşüyordu. Sonra bir garson bizi çıkarmaya çalıştı. Orada öpüşen bir sürü heteroseksüel müşteriler vardı. Bunu yapmaya hakkın yok diye onunla konuşmaya başladık. Derken güvenlik görevilileri geldi falan. Bir anda ouuuvv çok garipti! Bir sürü insan var etrafımda. Güvenlik görevlileri, müşteriler falan. Herkes bizi atmaya çalışıyor. Bir şekilde attılar döve döve. 20 kişi falan çullandı üzerime. Ve şey çok garipti, orda bir sürü müşteri vardı. O kadar da aptal bir mekan değildi. Hiçbirisi destek olmadı, bir tane bile. Sonra polis çağırdık, ambulans falan. Gittik...

Röportajın tamamını buradan izleyebilirsiniz 👇

Bu içerikler de ilginizi çekebilir 👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
109
44
22
13
6
3
2
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
pelda pelda

Ya iyice zıvanadan çıkmışlar,kelimeler bulup alakali alakasiz yanyana getirmek,kiyafet makyaj alakali alakasiz yan yana getirmek sonra kendilerini sıra dışı ... Devamını Gör

yekta.dincer

bu yaratık da kim?

Elif tasci

Asıl yaratık sensin insanları yönelimlerine, tercihlerini yargılayacak bir yaratiksin

Harun Sinanoğlu

yav tövbe esrağfullah. Bu ne aq