Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Neden Her Şeyi Geride Bırakıp Gitmek İsteriz?

-

Neden gidersek tüm sorunların çözüleceğine, şu ankinden çok daha mutlu bir insan olacağımıza inanırız? Neden gittiğimiz zaman, mevcut düzenimizi bozup mutsuz bile olsak "en azından denedim" demeyi tercih ederiz?

İçeriği okurken bu şarkıyı dinleyelim. Gitmeyi başarabilenler ve asla gidemeyecek olanlar için.

Huzur arayışı

İçten içe hep bir şeyler kemirmiştir seni. Elle tutulur bir problemin olmadığı zamanlarda bile, kendini hep huzursuz, diken üstünde, her an kötü bir haber alacakmışsın gibi hissedersin.  Gerçek huzurun kimde, nerede olduğunu ve o huzuru ne zaman bulacağını düşünürsün hep.

Bilmediğin şeylere duyulan özlem

Hiç gitmediğin bir şehirde yaşayacağın bir evi, kuracağın arkadaşlıkları, seni heyecanlandıracak aşkları, yeniden bir hayat inşa etmenin özlemini duyarsın. Seni nelerin beklediğine dair duyduğun merak asla azalmaz.

Hayatındaki demirbaşlardan keyif almama durumu

İş/eğitim hayatın, arkadaşların, arkadaş sandıkların, mahallenin esnafı, yaşadığın ev, yıllardır değiştirmek istediğin ama hep ertelediğin o sinir bozucu koyu renkteki halın, değiştirmeye cesaret edemediğin ama mevcut halini de hiç beğenmediğin saç rengin… Hepsi her geçen gün daha fazla keyfini kaçırır.

Kendine olan inancını ve güvenini tazeleme isteği

En son ne zaman bir şeyi başardın, en son ne zaman şöyle çocuklar gibi sevinip olduğun yerde havalara zıpladın, peki en son ne zaman aynaya bakıp ”ben harika bir insanım” diye düşündün? Bu soruları düşünüp, cevabını vermekte zorlandığın zaman, aslında kendine olan inancını nasıl da kaybettiğini fark edersin. Herkese motive olması için önerilerde bulunup, insanları cesaretlendiren, onlara pozitif düşünmenin önemini anlatırken aslında kendini nasıl da unuttuğunu fark edersin.

Geçmişten bugüne aldığın tüm yaralar, tüm hayal kırıklıkların

Küçücük ömrüne ne kadar çok insan sığdırdığına inanamazsın. Ne kadar çok insana en zayıf noktalarını bile açmış, onlara hayatının tam ortasında yer vermişsindir. Hepsinin de senden alıp götürdüğü duygular, güzel anlar olmuştur. Hepsi de her geçen gün biraz daha robotlaşmana, biraz daha kendi içine kapanmana sebep olmuştur.

Başka türlü bir hayatın mümkün olduğuna dair inanç

Çok uzakta, herkesin mutlu olduğu, birbirini tanımayan insanların birbirine
gülümsediği, çıkarlardan, oyunlardan, aldatışlardan uzak bir dünya olduğuna inancın tamdır. Aslında hepimizi ayakta tutan da bu “iyiler birgün mutlaka kazanacak” hissidir.

Kendini yeniden tanıma macerası

Belki o yemeği o kadar da sevmiyorsun. Sırf yakın arkadaşın “lütfen dene bak seni tanıyorsam bunu çok seveceksin” dediği için, belki onu hayal kırıklığına uğratmamak için, belki de onun gözündeki seni değiştirmemek için yiyordun bunca zamandır.. Belki o nefret ettiğin kovboy filmlerini sırf babanla ortak bir noktanız olsun, birlikte aynı şeye heyecanlanmak için seviyormuş gibi yaptın. Belki hayatındaki düşüncelerin çoğu sana ait değil. Hep öyleymiş gibi yaptın.

Bugüne ve geleceğe dair seni endişelendiren ekonomik kaygılar

Yaşadığın ev, kullandığın araba/hatta toplu taşıma eziyeti, aldığın maaş seni
tatmin etmemeye başlar.  Beğendiğin ayakkabıyı alabilmek için başka şeylerden vazgeçmen gerekir. Tüm bunları kafana takarken, birden ne zaman böyle bir insana dönüştüğünü düşünmeye başlarsın. Hayattaki mutluluğu, bindiğin arabayla, satın aldığın ayakkabıyla, evinin ne kadar lüks olduğuyla tanımlayan bir insana ne zaman dönüştüğünü düşünmeye başlarsın.

”Ben buraya ait değilim” hissi

Oysa yıllardır burada yaşıyorsun. Mahalle bakkalının kızı üniversite sınavlarına hazırlanırken ona önerilerde bulunuyordun. Şimdi o kız mezun oldu,
iş ararken nelere dikkat etmesi gerektiğine dair öneriler veriyorsun. Evin
senin saklandığın kafesindi. Her sorundan, her mutsuzluktan kaçabilirdin evinin
kapısını açtığında. Şimdi ne oldu da kendini buraya ait olmayan bir yabancı,
sürekli vücuda zarar veren bir virüs gibi görmeye başladın?

Omuzlarında biriken yük

Her şeyi bırakıp gitmek isteyen insanların çok sık duyduğu bir cümle vardır: “gitmek en kolayı;zor olan kalmak”. Bunu rahatlıkla söyleyebilirler çünkü senin ne kadar uğraştığını, ne kadar çabaladığını bilmezler. Her şeye çözüm bulmaya çalışırken, sorunlardan oluşan bir ip yumağının ortasında kaldığını bilmezler. “Bu geçici bir his, gel bu akşam dışarı çıkalım biraz kafan dağılsın” derler. Aslında tam olarak o kafa dağıtıcı ortamlardan ne kadar da sıkıldığınızı, eve dönünce, çıktığınıza pişman olduğunuzu bilmeden. “Bir kursa falan yazıl, değişiklik olur” derler. İstediğinizin şeyin değişiklik değil değişim olduğunu bilmeden.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzm-ynklr

Ben buraya ait değilim” hissi

efe-konuk

Şarkının sözlerine dikkat etmekten içeriği okuyamadım :/

reddawn

belli ki çok rol yapıyorsun bu kadar rol yapma belki başta kaba durursun ama insanların saygısını da kazanırsın zamanla biraz yükün azalmış olur.ve her zaman başka seçenek vardır benim naçizane tavsiyem

baturhan-cora

onu bunu bilmemde bişeyden vazgeçtiğinde yerine gelen daima 2. sınıf olcaktır..

pegasusun-karakasagi

Tam 4,5 ay oldu. O gün Kıbrıs uçağınu kaçırma heyecanımdan dolayı, çıkarken sırtıma aldığım çantanın içinden düşen en sevdiğim saatimi de, bahsettiğiniz o evim de bırakalı. 😊 Tabii ki kolay olmuyor biranda herşey tozpembeye sarmıyor. Ama en azından renkleri ayırt edip tek tek seçebiliyorsunuz.😉

Başlıklar

Tercih
Görüş Bildir