Kırık Cam Teorisi: Bir Yıkım Gerçekten Ekonomiyi Canlandırabilir mi?
Bir şeyi kırmak ya da yıkmak, gerçekten ekonomiye can suyu olabilir mi? Çoğu zaman bir cam kırıldığında ya da bir felaket yaşandığında, tamir süreciyle piyasanın hareketlendiğini düşünürüz. Ancak Fransız ekonomist Frédéric Bastiat’nın yıllar önce uyardığı gibi, bu durum aslında büyük bir yanılsamadan ibaret. Görünenin ötesine bakmadığımızda, yıkımın yarattığı gerçek kaybı ve kaçırılan fırsatları gözden kaçırıyoruz.
Gelin, yıkımın neden bir kazanç olmadığını ve ekonominin gerçekte nasıl büyüyeceğini inceleyelim.
1. Görünmeyen harcamalar hesaba katılmaz.
Şimdi bir çocuk fırıncının camını kırsa, hemen 'Bak camcıya iş çıktı, para dönüyor' deriz. Ama fırıncının o parayla aslında kendine güzel bir ayakkabı alacağını kimse düşünmez. Sonuçta camcı kazanıyor ama ayakkabıcı hiç hesaba katılmadan kaybediyor; yani bir tarafı yaparken diğer tarafı eksiltiyoruz.
2. Toplumun toplam varlığı azalır.
Yıkılan bir şeyin yerine yenisini koymak, bir ülkenin zenginliğini artırmaz. Sadece elimizdeki mevcut bir varlığı eski haline getirmek için çaba sarf ederiz. Eğer cam kırılmasaydı, fırıncı hem sağlam bir cama hem de yeni bir ayakkabıya sahip olacaktı; şimdi ise elinde sadece cam var.
3. Fırsat maliyeti kayıp yaratır.
Tamir için harcanan zaman, emek ve malzeme aslında başka bir üretim için kullanılabilirdi. Bir şeyi onarmak zorunda kaldığımızda, o kaynakları yeni ve faydalı bir şey icat etmek için kullanma şansını kaçırırız. Yani yıkım, toplumun potansiyel ilerlemesini yavaşlatmış olur.
4. Sadece paranın el değiştirmesi sağlanır.
Bir camın kırılması piyasada bir hareketlilik yaratıyor gibi görünse de bu gerçek bir büyüme değil. Para sadece fırıncının cebinden çıkıp camcının cebine girer. Ortada yeni üretilen bir değer yoktur, sadece paranın gittiği yön değişmiş olur.
5. Yıkım bir yatırım aracı değil.
Savaşların veya doğal afetlerin ekonomiyi canlandırdığı düşüncesi büyük bir hata. Bir evi yıkıp yeniden yapmak ekonomiyi büyütmez, aksine insanların birikimlerini yok eder. İnsanlar sadece sahip olduklarını geri kazanmak için çalışır, bu da gerçek refahın önüne geçer.
6. Kaynakların yanlış dağılımı...
Normalde para en çok ihtiyaç duyulan ve değer yaratan yere gider. Ama bir yıkım olduğunda, insanlar mecburen paralarını sadece onarım işlerine ayırmak zorunda kalıyor. Bu da eğitim veya teknoloji gibi asıl önemli yerlerin hak ettiği bütçeyi alamamasına sebep oluyor.
7. Modern teknolojiyle teselli bulmak.
Bu teorinin tek (kısmi) istisnası şudur: Eğer yıkılan yapı çok eskiyse ve yerine çok daha verimli, teknolojik bir yapı geliyorsa bir 'güncelleme' avantajı doğabilir. Ancak yine de, bu güncellemeyi bir şeyi kırmadan, planlı bir şekilde yapmak her zaman daha az maliyetli.
8. Bir yıkım ekonomiyi canlandırmaz.
Gelelim asıl soruya; hayır, bir yıkım ekonomiyi canlandırmaz, sadece canlandırıyormuş gibi görünür. Gerçek ekonomik büyüme bir şeyleri yok ederek değil, mevcut olanın üzerine yeni değerler ekleyerek olur.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın