Hangi Tip Hediye Alıcısısın?
Hediyenin büyüğü küçüğü, pahalısı ucuzu olmaz. Hediye hediyedir! Hediyenin fiyatı vardır belki ya da sıfır maliyetle kendin hazırlamışsındır ama hediye bizce paha biçilemez. Hediye alırken neye bakıyorsun, neyine dikkat ediyorsun? Biraz bunu konuşalım.
1. Öncelikle "Sana nasıl bir hediye alayım?" sorusuna ne cevap verdiğini öğrenebilir miyiz?
2. Arkadaşların sana ortak bir hediye alsa ne düşünürdün?
3. Biraz uçuk düşünelim. Asla ama asla kabul edemeyeceğin bir hediye, bunlardan hangisi olurdu?
4. Sence hediyenin maliyeti önemli mi?
5. Şimdi oklar seni göstersin! Partnerinin doğum günü geldi diyelim. Onun ihtiyacı olan bir şey almayı düşünüyorsun ama planın başka bir şey almak. Ne alırdın?
6. Özenerek ve severek aldığın hediyeyi arkadaşın beğenmedi diyelim...
7. Partnerin hediye olarak ihtiyacın olan bir şeyi almak istediğini söyledi ama kafasının karıştığını da belirtti. Ona ne dersin?
8. Son sorudayız! Sana alınan bir hediye tam zamanında mı verilmeli, yoksa erken veya geç olması senin için fark etmez mi?
Duygusal ve ince fikirli bir hediye alıcısısın!
Senin için önemli olan paketin içindeki değil, o paketin sana gelme sebebi. Karşındaki kişinin seni düşünmüş olması, sana zaman ayırması ve ufak bir detayla bile olsa mutlu etmeye çalışması her şeyden değerli. Pahalı markalar veya gösterişli kutular senin radarına girmiyor. Üzerinde el yazısıyla yazılmış küçük bir not, özel bir anıyı hatırlatan ufacık bir eşya ya da tamamen el emeği bir tasarım seni anında duygulandırabiliyor. Maddiyata değil, tamamen niyete ve samimiyete bakıyorsun. Hediye alacağın kişiye de aynı şekilde yaklaşıyorsun. Seni hatırlatması, maneviyata sahip olması ve en önemlisi de kendinden bir şeyler katman senin için o hediyeyi daha kıymetli bir hale getiriyor.
Fayda insanı olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz!
Sen tam bir fayda insanısın. Sana hediye alınacaksa masada tozlanacak biblolardan falan kesinlikle uzak durulması gerekiyor. Günlük hayatta net bir karşılığı olan, işine yarayacak eşyaları seviyorsun. Sen de başkasına hediye alırken sürpriz yapıp risk almak yerine 'Şu an neye ihtiyacın var?' diye doğrudan sormayı tercih ediyorsun. Karşı tarafın gerçekten kullanacağı, nokta atışı bir eksik kapatmak senin için en mantıklı yol. İşlevsiz bir hediye vermekten de almaktan da hiç hoşlanmıyorsun.
Mahcup oluyorsun ve alacağın hediyenin stresine giriyorsun!
Sen hediyeleşme mevzusunu bazen kendi kendine tatlı bir strese dönüştürüyorsun. Biri sana beklemediğin anda büyük bir şey aldığında 'Gerçekten hiç gerek yoktu' derken tamamen içten konuşuyorsun. Çünkü zihnin o an 'Ben buna nasıl karşılık vereceğim?' diye hesap yapmaya başlıyor. Başkasına hediye alırken de bu dengeyi çok gözetiyorsun. Karşı tarafı mahcup etmeyecek ama çok da sıradan kaçmayacak o ince çizgiyi tutturmaya çalışıyorsun. Kimseye borçlu hissetmek istemediğin için bu süreçler bazen seni yorabiliyor.
Zor beğenen ve seçici biri olduğunu gördük!
Dürüst olalım, sana hediye almak ciddi bir mesai istiyor. Zevklerin ve sınırların çok net. Tarzına uymayan bir şey geldiğinde o an kibarca gülümseyip ilk fırsatta mağazanın değişim kasasına koşuyorsun. İşin ilginç yanı, başkasına hediye alırken de aynı zorluğu kendi kendine yaşatıyorsun. Sıradan, son dakika alınmış bir eşyayı vermek sana tamamen ters. Karşındakinin tarzını didik didik edip o ürünün en iyi veya en doğru versiyonunu bulana kadar araştırıyorsun. Senin kitabında baştan savma hediyeye asla yer yok.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın