Halk Otobüsü Şoförlerinin 'Direksiyon Kilitlendi', 'Araç Aniden Hızlandı' İddialarına Uzmanlardan Yalanlama

 > -

İstanbul'da özel halk otobüslerinin karıştığı pek çok kazada, şoförler "direksiyonlarının kilitlendiği", "aracın aniden hızlandığı" veya "gaz pedalının takıldığı" gibi açıklamalar yapıyor. Geçtiğimiz günlerde Üsküdar ve Kadıköy'de meydana gelen kazalarda da aynı iddialar dile getirildi. Ancak ileri sürüş teknikleri uzmanları bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kazaların çoğunda sürücü hatası olduğunu ve sürücülere verilen eğitimlerin yetersiz kaldığını söylüyor...

Üsküdar'da geçtiğimiz günlerde özel halk otobüsü durağa daldı ve 3 kişi hayatını kaybetti. Otobüsün şoförü aracın bir anda hızlanmaya başladığını ve durduramadığını ileri sürdü.

Üsküdar'daki Trafik Faciasında 3 Kişi Can Vermişti: Halk Otobüsü Şoförü Tutuklandı - onedio.com
Üsküdar'daki Trafik Faciasında 3 Kişi Can Vermişti: Halk Otobüsü Şoförü Tutuklandı - onedio.com

Bu kazadan bir gün sonra, 2 Şubat'ta bu sefer Kadıköy'de İBB'ye ait özel bir halk otobüsü kaza yaptı.

Şoför aracın kontrolünü kaybedip kaldırım taşlarına çarptı. Kazada şans eseri ölen veya yaralanan olmadı. Kazanın ardından otobüsün şoförü direksiyonun kilitlendiğini iddia etti.

"Sürücünün bir dalgınlık anına denk geldiğini görüyorum."

Fakat ileri sürüş teknikleri kazaların ardından öne sürülen bu tür iddiaların gerçekle bağdaşmadığını söyledi. 

"1 Şubat'taki kazada, sürücünün bir dalgınlık anına denk geldiğini görüyorum" diyen ileri sürüş teknikleri uzmanı Ethem Genim, "Çünkü önündeki araç durduğunda, direksiyonu çevirme açısına baktığımızda, kontrollü bir şekilde direksiyonu çeviriyor. Sürücü kaçarken aynı zamanda frene basmış olsaydı, aracı düz konuma getirecekti, aynı zamanda da maksimum bir yavaşlama sağlayacaktı. Burada gördüğümüz şey, sürücünün frene basmadan engelden kontrollü bir şekilde direkt kaçma çabası. Tek eksik, frene basmaması. Çünkü frene basmış olsaydı GPS'ten görürdük" şeklinde konuştu.

"Bu araçlar yurt dışına da satılıyor!"

Genim, "Bu olaya kaza demek çok mümkün değil. Zaten bizim kaza diye adlandırdığımız pek çok olayın hiçbiri kaza değil. Her türlü önlem alındıktan sonra elde olmayan nedenlerden vuku bulan trafik olaylarına kaza diyoruz. Bunlar çok nadir de olsa aracın teknik sorunundan olabilir. Bu araç trafiğe yeni çıkmış. Trafiğe çıkmadan onlarca testten geçiyor. Türkiye bu araçları yurt dışına da satıyor. Yurt dışından bir şikayet geldiğini ben henüz duymadım." dedi.

"Gaz pedalının takıldığı iddiası doğru değil"

Genim, gaz pedalının takıldığı iddialarına dair, "Bu araçlarda potansiyometre vardır. Şayet siz ayağınızı kaldırıp frene bastığınızda, aracınız hangi hızda takılırsa takılsın, araç yavaşlar. Hatta bunu deneyebilirsiniz. Bir ayağınızla frene bir ayağınızla gaza basın, araç yavaşlar." diye konuştu.

Araçlarda bulunan fren sistemleri hakkında bilgi veren Genim, "Bu araçlarda saatte 30 kilometre hızda dahi frene basınç uyguladığınızda, araç 5 metrede durabilir. Çünkü bu araçlarda çok ciddi fren sistemleri var. Motor freni, şaft freni, egzoz freni var. Özellikle rampa aşağı inerken, sürücünün kontrolünde rötarder dediğimiz kademeli bir düğme var ama ne yazık ki sürücüler bazen bunu kullanmıyor. Ana pedal ısınıyor ve frenin tutma oranı azalıyor. Yani 'fren patladı' diye bir şey yok. diğer sistemlerden bağımsız olarak çalışan 'acil fren' dediğimiz park freni vardır. Arka tekerlekleri kilitler." dedi.

"İyi bir sürücü, motorunda bir arıza varsa bunu anlar."

Araçlarda bulunan elektronik beyin sistemlerine de değinen Genim, "Beyin sistemi, herhangi bir lambanın yanmamasını veya başka bir sorunu sürücüye uyarı ekranında gösterir. Motorun verimli çalışması için arızalarını da kontrol eder. İyi bir sürücü, motorunda bir arıza varsa bunu anlar." dedi.

"Sürücü ne yapacağına bir saniye içinde karar veriyor."

Bir başka ileri sürüş teknikleri uzmanı Çetin Büyükçınar, "Son yaşanan kazada aracın elektronik beyninin bozulmasıyla ilgili bir öngörüş var. 35 kilometre hızla giden bir araç sürücüsü, yapacağı eylem için 1 saniye civarında bir süre geçirir. Yani 9 metre sonra frene basılır, imdat freni çekilir veya direksiyon hamlesi yapılır. O esnada sürücünün verdiği kararda, maddi hasarla can kaybı yan yana konulduğu zaman, maddi hasarı göze alıp, bu sürüşü tamamlaması gerekmektedir." dedi. Büyükçınar, kazaların önüne geçebilmek için çok sayıda pf nokta bulunduğunu ve şoförlerin araçları trafiğe kapalı alanda test etmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Halk Otobüsü Şoförü: "Eğitim verilmiyor!"

İstanbul'da 15 yıldır özel Halk otobüsü şoförlüğü yapan Haydar Engin ise "İETT'de ve Otobüs A.Ş.'de yeni bir araç trafiğe sürüleceği zaman şoföre aracın özellikleri hakkında eğitimi veriliyor. Ancak özel halk otobüslerinde bu eğitimler alınmıyor. Örneğin manuel vites bir araç kullanıyorsunuz. Otomatik vitese geçmeniz isteniyor. Bunun nasıl çalıştığı, mekanik bilgisi hiçbir şekilde şoföre verilmiyor." dedi.

Makina Mühendisleri Odası: "Otobüsler yolcu kapma yarışına giriyor!"

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Cafer Yıldız da "Biz kazaların genellikle insan kusurundan kaynaklandığını ve bir sistem sorunu olduğunu düşünüyoruz. Halk otobüsleri, otobüs sahibine yüksek kazanç sağlamak için çok kontrolsüz şekilde araç kullanıyor, yolcu kapma yarışına giriyorlar. Yolcuların durak güvenliği de çok zayıf. Motorlu araçlar komisyonumuz diğer kuruluşlarla istişare içerisinde bir çalışma başlattı. Filo mühendisliği diye bir kavramımız var. Eğitim süreçlerinin çok iyi bir şekilde işletilmesi gerekmektedir." diye konuştu.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulİstanbul Büyükşehir BelediyesiÜsküdar
Görüş Bildir