Evden Ayrılma Yaşının Yükselmesinin Ardında Yatan 10 Ekonomik Neden
Gençlerin aile evinden ayrılma ve kendi bağımsız yaşamlarını kurma yaşı, eskisine oranla oldukça yüksek. Önceki nesiller yirmili yaşların başında evden ayrılırken, günümüzde bu hayat kararı yirmili yaşların sonuna, hatta otuzlu yaşlara denk geliyor. Dünya genelinde yaşanan bu durum ise en temelde içinde bulunduğumuz ekonomik dönüşümden kaynaklanıyor.
İşte evden ayrılma yaşının yükselmesine neden olan etmenlerden bazıları!
1. Yüksek Kiralar
Gençlerin evden ayrılma yaşını geciktiren başlıca etmenlerden biri, gayrimenkul piyasasındaki yüksek fiyatlar. Özellikle büyük kentlerdeki ev kiraları ve konut satış fiyatları, genç çalışan maaşlarının çok üzerinde seyrediyor. Eldeki maaşın büyük kısmını kiraya ya da konut kredilerine harcamak istemeyen gençler de çareyi aile evinde kalmakta buluyor.
2. Düşük Maaşlar
Genç çalışanların başlangıç maaşları, genellikle asgari ücret seviyesinde veya bunun biraz üzerinde oluyor. İş hayatındaki gelir eşitsizliği sebebiyle düşük maaş alan gençlerin tek başına hayat kurması da zorlaşıyor. Tek bir kişinin kira, fatura ve ev giderlerine ayıracak geliri olmadığından aile yanında kalmak daha mantıklı bir seçenek olarak öne çıkıyor.
3. Uzun Eğitim Süresi
Profesyonel iş hayatındaki rekabetçi ortam, gençleri daha uzun süre okumaya ve kendi alanlarında uzmanlık kazanmaya itiyor. Lisans programına ek olarak yüksek lisans, doktora, uzun süreli staj gibi ek akademik programlara katılmak iş hayatına girme yaşını geciktiriyor. Daha uzun süre eğitim alan gençler, tam zamanlı ve düzenli gelir elde edene kadar aile yanında kalmayı tercih edebiliyor.
4. Öğrenci Kredileri
Yükseköğrenim sürecinde alınan öğrenci kredileri ve eğitim borçları da mezuniyet sonrasında gençlerin sırtında büyük bir yük oluşturuyor. Yüksek yaşam giderleri, düşük başlangıç maaşları ve hemen mezuniyetin ardından ödenmesi beklenen borçlar, gençlerin ekonomik bağımsızlık kazanmasını zorlaştırıyor. Bu da ayrı bir eve çıkıp ek bir finansal yükün altına girme fikrini daha anlamsız kılıyor.
5. Sabit Olmayan Gelirler
Geleneksel, uzun vadeli ve güvenceli iş modellerinin yerine gelen proje bazlı ve freelance çalışma modelleri, gençlere öngörülebilir bir gelir akışı sunmuyor. Genellikle yarı zamanlı ve sözleşmesiz işlerle ayakta kalmaya çalışan gençler, uzun vadeli gelecek planları yapamıyor. Bu nedenle kira sözleşmelerinin veya finansal taahhütlerin altına imza atmaktansa aile evinde kalmayı tercih ediyor.
6. Hayat Pahalılığı
İş hayatına başlayan gençlerin karşısındaki tek gider elbette barınma değil. Bunun yanı sıra ödenmesi gereken enerji, mutfak masrafı, ulaşım ve iletişim gibi birçok ek masraf bulunuyor. Enflasyon etkisiyle giderek artan hayat pahalılığı sonucu, aile evinde kalarak bu masrafların en azından bir kısmından muaf olmak daha mantıklı hale geliyor.
7. Yüksek Faiz Oranları
Bankaların ve finans kuruluşlarının sunduğu yüksek kredi faiz oranları, gençlerin yeni bir iş kurmak ya da konut almak için gereken ilk adımı atmasını zorlaştırıyor. İstenen yüksek peşinatlar, teminatlar ve katı gelir beyanı şartları da bu hedeflerin ertelenmesine yol açıyor. Bu denkleme düşük seyreden başlangıç maaşları da dahil edildiğinde gençlerin kendi ayakları üstünde durması giderek gecikiyor.
8. Rekabetçi Çalışma Koşulları
İş gücü piyasasının en önemli kriterlerinden olan verim, rekabetçi çalışma koşullarına yol açıyor. Genç profesyoneller iyi bir pozisyona girmek için birbiriyle yarıştığından ek nitelikler ve uzmanlıklar öne çıkıyor. Nitelikli ve sürdürülebilir pozisyonlarda yer kapmak için gençlerin aile desteğine ihtiyacı oluyor. Özellikle eğitimin ardından katılınacak sertifika programları ve ek eğitimleri karşılamak için en azından barınma giderini denklemden çıkarmak gerekiyor.
9. Finansal Destek Gereksinimi
Ekonomik belirsizliklerin ve krizlerin sıklaştığı global ekonomide gençler, finansal risk almaktan bilinçli olarak kaçınıyor. Aile evinde kalmak, gelecekte yaşanabilecek olası bir iş kaybının ya da o ay eksik gelen freelance gelirinin yaratacağı krizlerden korunmayı sağlıyor. Gençler, erken yaşta kira ödemek yerine aile evinde kalarak geleceğe yönelik sermaye biriktirmeyi tercih edebiliyor.
10. Evlenme Yaşının Gecikmesi
Ekonomik olarak kendini güvende hissetmeyen, finansal istikrar yakalamayan çiftlerin, evlilik ve ortak ev kurma hedefleri de erteleniyor. Artık aynı eve çıkmak için her iki tarafın da düzenli, sabit ve tatmin edici geliri olması gerekiyor. Hayat pahalılığının ve enflasyonun arttığı, iş belirsizliklerinin ise devam ettiği bir dönemde doğal olarak evlilik yaşı da gecikiyor. Böylece gençlerin aile evini terk etme yaşı yukarı çıkmış oluyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın