Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Ercan Altuğ Yılmaz Yazıo: Dijital Çağın Karşı Konulamaz Yükselişi

Anasayfa > Yazio

Dijital çağın karşı konulamaz yükselişi eşi benzeri görülmemiş bir hızla devam ediyor!

21. yüzyılın ilk on yılında internete bağlananların sayısı 350 milyondan 2 milyarın üzerine çıkmış durumda. Teknolojinin hızı böyle devam ederse insanlar kablosuz internet ağlarını her yerde kolaylıkla kullanabilecekler. Büyük bir ihtimalle de bugün hayranlıkla kullandığımız teknolojik ürünler, eski çevirmeli telefonlar gibi antika olarak satılacak.

Bir araştırma şirketi olan Nielsen, yeni kuşak için “C kuşağı” tanımlamasını kullanıyor.

“C” harfi, tüketici (consumer), bağlantıda (connected), içerik (content), iletişim kuran (communicating), bilgisayarlı (computerized) ve tıklayan (clicking) gibi anlamları karşılıyor. Doğdukları günden itibaren teknolojinin içinde olan bu kuşağın özellikle 2020 yılından sonra iş dünyasına girmesi ile şirket duvarlarının sınırları ortadan kalkacak ve çalışanlar çok daha fazla sanal projede görev alacaklar.

Bugün hepimiz internet bankacılığı kullanımı, online alışveriş, uçak bileti almak gibi çeşitli gerekçelerle birbirinden farklı yüzlerce web sayfasını ziyaret ediyoruz. Pandemi ile birlikte başta eğitim ve hızlı tüketim ürünleri sektörü olmak üzere pek çok farklı sektör dijitale bağlı bir yaşam formu geliştirmek durumunda kaldı.

“Dijital” artık gerçek bir çağın adı ve bu çağın yükselişini hep birlikte izliyoruz.

Teknolojinin gelişmesi ile kendimizi her gün bir öncekinden daha yoğun şekilde sanal dünyanın içinde buluyoruz. Özellikle gençler bu sanal dünyada fiziksel dünyadan daha fazla zaman geçiriyor; insanların yüzlerinden çok ekranlara bakarak büyüyorlar.

Pek çok kimliğimizin bulunduğu bu dijital çağda karşımıza yeni bir kavram daha çıkıyor:

Pek çok kimliğimizin bulunduğu bu dijital çağda karşımıza yeni bir kavram daha çıkıyor:

DQ: Dijital Zekâ Katsayısı

DQ’dan önce de yaşanan dönemi kapsayacak şekilde öncelikleri olan benzer kavramlar vardı. En çok bildiğimiz örnek IQ yani zeka katsayısı.

IQ (Intelligence Quotient / Zekâ Katsayısı)

Zekâ katsayısı, zekâyı ölçme amaçlı standartlaşmış bilişsel yetkinlik gerektiren testler bütünüdür.

İşlem yapabilme, sorun çözebilme hatırda tutabilme gibi bağlantılar kurabilmeyi sağlar. Basit fonsiyonları ölçebilen masaüstü bilgisayarlarımızın zekâsı bizden daha üstün olmasına rağmen bu zeka katsayısı ile yarış halinde olmamız da aslında çok şaşırtıcıdır. 

Sanayi Devrimi ile üretimin fazla olduğu zamanlar  20. yüzyılın önem verdiği şey  mantıksal akıl yürütme ve   bilişsel yetkinlikler - IQ  zeka katsayısıydı.

1980’lerde “Zekâ sizin yaptığınız gibi akademik testlerle ölçülmez. Zekânın duygusal boyutu da vardır!” düşüncesi ile EQ ortaya çıktı.

Zeka duygudan ayrılamazdı  90’lardan sonra da  duygusal  zekanın yükselişi başlayacaktı.

EQ (Emotional Quotient / Duygusal Zekâ Katsayısı)

Gardner’in Çoklu Zekâ Kuramı, IQ gibi geleneksel zekâ türlerinin bilişsel yetenekleri tam olarak açıklayamadığı fikriyle; kişilerin niyetlerini, motivasyonlarını ve isteklerini anlama kapasitesi gibi kendini anlama, kişinin duygularını, korkularını fark edebilmeyi içeren çoklu zekâ fikrini ortaya koydu.

EQ’nun ölçülmesiyle bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü gerçekleştirilebiliyoruz .

70’lerde okul başarısı yüksek çocukların hayatta başarılı olacağını düşünürken IQ zekâ katsayısı çok yüksek insanların insan ilişkileriyle sorunlar yaşadığı ortaya çıkmıştı. EQ’nun önemi daha da belirgin hale geliyordu. 

Eğer kendi duygularımı anlayabiliyorsam karşımdakinin de duygularını okuyabilir ve neye ihtiyacı olduğunu anlayabilirim. Bunun en iyi sağlandığı yer oyunlardır aslında.

DQ (Digital Quotient / Dijital Zekâ Katsayısı)

DQ (Digital Quotient / Dijital Zekâ Katsayısı)

DQ Institute tarafından ortaya konulan dijital zekâ evrensel değerlere dayalı, bireylerin zorluklarla yüzleşmelerini ve dijital yaşamın imkanlarından faydalanmalarını sağlayan kapsamlı bir teknik, bilişsel, meta-bilişsel ve sosyo-duygusal yeterlilikler kümesidir.

Günümüzde dijital dünyanın yükselişiyle birlikte iletişim tarzımızın gittikçe değiştiğini görüyoruz. Özellikle sosyal medya kullanırken, e-mail ve mesaj içerikleri oluştururken kime nasıl paylaşımlarda bulunacağımızı planlamak ve etkin ilişkiler kurabilmek için  analitik, duygusal zekâ  ve  dijital zekâ yetkinliklerini bir arada kullanabileceğimiz hibrit bir model anlayışı benimsemeliyiz.

Dijital Zekâ 3 seviye, 8 alan ile bilgi, beceri, tutum ve değerlerden oluşan 24 yetkinliğe sahiptir. DQ Institute bu becerilerden yola çıkarak oyunlaştırma mekaniklerini de içeren bir dijital dünya yaratmış ve bu dünyadaki hikâyeler/görevler doğrultusunda DQ becerilerini kazandırmayı hedefliyor.

Platformda çocukların karşılaşacağı öğeler:

•         Çizgi film videoları

•         Kısa çoktan seçmeli sorular& Anketler

•         Oyundaki karakterlerle sohbetler

•         Çizgi romanlar

UNESCO, OECD ve WEF tarafında da onaylanan  dijital zekâ eğitim içeriği olan DQ, “geleceği” oluşturan beceriler görme, erişim, liderlik, empati, cesaret, emniyet, korunma üzerine kuruludur.  

DQ World dünyasında verilen görevlerde kimi zaman bir yapay zekâ ile mesajlaşmak varken kimi zaman da çoktan seçmeli sorularla öğrencilere gerçek hayat örnekleri sunulabiliyor.

Peki öğrencilerin kazandığı bu puanlar nerede anlamlı hale geliyor sorularını duyar gibiyiz.

“Leaderboard” yani liderlik tablosunda.

Öğrenci liderlik tablosunda okulunda ve dünyadaki tüm DQ kullanıcıları arasında ilk 10 kişi içinde yer alabilir. Topladığı puanlarla okulunun da dünyada ilk 10 okul arasında girmesini sağlayabilir.

Çağımız gençlerinin dijital dünyanın yeni vatandaşları olarak kazanmaları gereken 8 beceri ise şu şekilde:

Çağımız gençlerinin dijital dünyanın yeni vatandaşları olarak kazanmaları gereken  8 beceri ise şu şekilde:

•        Ekran Süresi Yönetimi: Fiziksel ve sanal gerçeklikler arasında denge kurmayı öğreterek ekran kullanımını kontrol edebilen bireyler olarak yetişmelerini sağlama.

•         Gizlilik Yönetimi: Özel yaşamın gizliliği ilkesinin temel bir insan hakkı olduğu çocuklara kendisinin ve başkalarının mahremiyetini korumayı öğretme.

•         Siber Zorbalık Yönetimi: Siber zorbalık durumlarını fark etmeyi, gereken durumlarda yardım istemeyi öğretme

•          Dijital Vatandaş Kimliği: Çevrimiçi ve çevrimdışı kullanımlarda tutarlı bir kimlik oluşturmayı öğretme.

•          Dijital Ayak İzi Yönetimi: Çocukların, çevrimiçi ortamda söylediği ve yaptığı her şeyin, dijital ayak izi olarak kalıcı izler bıraktığının sorumluluğunda yetiştirme

•         Siber Güvenlik Yönetimi: Çocuklara, istenmeyen posta, dolandırıcılık gibi çeşitli siber saldırıları fark ederek güçlü ve gizli şifreler oluşturmanın önemini kavratma.

•          Eleştirel Düşünme: Çevrimiçi ortamda doğruyu yanlıştan, güveniliri güvenilmezden ayırt etmek için eleştirel düşünceden yararlanan ve içerikleri aklı süzgecinden geçirebilen bireyler yetişmesini amaçlar.

•          Dijital Duygudaşlık (Empati): Yüz yüze iletişimin olmadığı durumlarda bile, kendilerinin ve başkalarının ihtiyaç ve duygularına karşı duyarlı bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Dijital Çağın gerçek  liderleri;

Dijital becerileri gelişmiş, dijital vatandaş kimliğine sahip, dijital duygudaşlığı (empati) ile  başkalarının ihtiyaçlarına ve duygularına duyarlı, çeşitli sosyal medya platformlarında  gizlilik ilkelerini benimsemiş kendisinin veya başkalarının mahremiyetini koruyan ve çeşitli siber saldırıları fark edebilecek  vizyonu olan kısaca  Dijital Zekâsı (DQ ) gelişmiş bireyler olacaktır.

 “Teknoloji üretiminde güçlü olan ülkeler aynı zamanda geleceğe hükmeden ülkeler olacak. Gelecek kesinlikle hayal gücü ile gelecek, inovasyon ile gelecek, teknolojiyle gelecek. Bu sebeple çocukların teknoloji üreticiliğini teşvik etmek gerekiyor.”

Prof. Dr. Uğur Batı’nın da “İçerik Üretmek Teknoloji Üretmektir” yazısında da paylaştığı gibi dijital zekanın önemini bir kez daha anlarken treni daha kaçırmadığımız ve kaçırmamak için de çocuklarımıza bir an önce bu becerileri kazandırmamız gerektiğini düşünüyorum. Ancak o şekilde teknolojiyi sadece tüketen değil üreten de olabilecekler.

Bu yazı Gamfed Türkiye Gönüllülerinden Selen Okuducu’nun katkılarıyla yazılmıştır.

Twitter

Instagram

Linkedln

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
8
4
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?