article/comments
article/share
Haberler
Diego Maradona, 1994 Amerika'da Kurban Mıydı Yoksa Mimlenmiş Bir Suçlu Mu?

etiket Diego Maradona, 1994 Amerika'da Kurban Mıydı Yoksa Mimlenmiş Bir Suçlu Mu?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Sue Carpenter, Amerikalı genç bir sağlık çalışanı olarak 1994 Dünya Kupası'na yardımcı eleman olarak dahil olmuştu. Doping testlerinde usul şöyledir; iki takımdan temsilci ve doping testini yapacak heyetten bir yetkili kura çeker ve çıkan isimler maç sonunda teste alınırdı. Sue Carpenter'ın görev aldığı maçta kuradan çıkan isimlerden biri Maradona'ydı. Carpenter, Arjantinli temsilciye dönerek dedi ki 'Biliyor musunuz, ben Arjantinli biriyle evliydim.' Doktor Piedro, 'Öyle mi, nerede peki?' diye sordu. 'Burada Amerika'da evliydik. Ayrıldık ve o Arjantin'e döndü.'

Buraya kadar iki kişinin olağan sohbeti gibiydi her şey, tarihe geçeceklerini bilemezlerdi. Piedro, Carpenter'a bir jest yapmak istedi; 'Maradona’yı gidip sen al, yarın tüm gazetelerde fotoğrafın olur. Böylece Buenos Aires’teki eski kocan seni tüm gazetelerin manşetinde görsün; gel Diego’ya doping kurasında çıktığını söyleyelim'

Sue Carpenter bu diyaloğun ardından kendini tarihi bir fotoğrafın ortasında buldu.

FIFA 2026 2026 Dünya Kupası
18 Gün
:
10 Saat
:
34 Dakika
:
57 Saniye
Anasayfaya Git
D Grubu Sıralamaları Tüm Sıralamalar >
1 G 0 B 2 M 3 Puan

Maçlar

14 Haziran 07:00
20 Haziran 06:00
26 Haziran 05:00
İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Diego yeniden futbola dahil olmak istiyor.

Diego yeniden futbola dahil olmak istiyor.

Diego, Napoli'de doping testinin pozitif çıkması ve yasaklı madde kullanması sebebiyle futbola uzun bir ara vermek zorunda kalmıştı. ABD'de düzenlenen 1994 Dünya Kupası onun aslında pek de gönüllü olmadığı ama adına kiliselerin açıldığı ülkesinin kurtarıcı gibi ona sarıldığı bir turnuvaydı. 

İkna olmuştu, belki de dünyayla hesaplaşacaktı. 

İlk maçta Yunanistan'ı 4-0 yendiler. Diego golle dönmüştü. Batistuta'nın hat-trick yaptığı maçta bir gol de ondan gelmişti. İkinci Nijerya maçında 2-1 yendikleri Nijerya karşısında bir asist de yine ondandı. Her şey çok iyi başlamıştı. Ta ki Sue Carpenter yanına gelene kadar.

27 Haziran 1994... Bir telefon: Kod 220'nin testi pozitif!

27 Haziran 1994... Bir telefon: Kod 220'nin testi pozitif!

Kod 220, FIFA doping testlerinde Maradona'ya aitti. O dönem FIFA Genel Sekreteri olan Blatter, Arjantin Futbol Federasyonu Başkanı'na bir telefon açmıştı. Yarı bilgilendirici yarı dostane... 

Blatter, Julio Humberto Grondona'ya 'Julio, çok üzgünüm ama Diego Maradona'nın analizi pozitif çıktı. Seni uyarıyorum, karşı numune (B numunesi) yarın gece Los Angeles'ta yapılacak. Siz de izlemek için temsilci gönderebilirsiniz.'

Ardından Blatter'den Grondona'ya yeni bir telefon geldi: 'Julio, lütfen Maradona'nın aldığı ilaçların listesini bana gönder, pozitif sonucun bunlardan birinden gelip gelmediğine bakalım.' Grondona, listeyi derhal faks yoluyla Blatter'e gönderdi. Blatter geri aradı:

'Julio, bu ilaçlar Diego'yu kesintisiz olarak günlerce uyutabilecek güçte ama o gördüğümüz en çok koştuğu maçı oynadı. Nasıl olur bu?'

FIFA'nın başında bir Brezilyalı var: Her şey bu yüzden daha zor!

FIFA'nın başında bir Brezilyalı var: Her şey bu yüzden daha zor!

Arjantin, dört yıl önce Batı Almanya'ya kaybettiğinde Maradona, FIFA'yı ve onun Brezilyalı başkanı Havelange'yi 'parayla kirlenmekle' ve 'futbolun ruhunu kendi bedeni gibi satmakla' suçladı. Maradona ve Arjantinlilere göre 'bir Brezilyalı, Arjantin'in şampiyonluğunu engellemek için her şeyi yaptı'. 

Diego Maradona'nın ABD hakkındaki 'samimi' duyguları da biliniyor. Ömrünün sonuna doğru direksiyonu Fidel'in yoldaşlığına kırsa da ondan önce de içinde hep bir Amerika karşıtlığı mevcuttu. 

Havelange, bu ağır sözlerin ardından dört yıl sonra eline büyük bir koz geçti, hem de ABD'de... Bu coşkuyla Arjantin cephesini aradı ve eli yüksekten açtı:

'Arjantin, Nijerya maçında hükmen yenik sayılacak ve elenecek.'

Sonra iki başkan arasında geçen diyalog o günlerin ateşini gözler önüne seriyordu:

Julio Grondona: O zaman ben de sana diyorum ki, FIFA'da senin küçük arkadaşın Samaranch'a Barcelona'nın (1992 Olimpiyat Oyunları) ekonomik felaketi için ona FIFA parasından aktardığın neredeyse yüz milyon dolarlık kasa açığını ihbar etmem gerekiyor. Senin damadına (o dönem Brezilya Futbol Konfederasyonu başkanı olan Ricardo Teixeira) yardım etmek için kullandığın FIFA parasından ise hiç bahsetmiyorum bile.

Havalange: Sakin ol Julio, her şey hallolacak. 

Julio Grondona: Öyle olsa iyi olur. 

Karar belli olmuştu: Diego evine dönsün siz son Bulgaristan maçınızı oynayın ve yolunuza devam edin!

Test sürecinde usul hatası var ve Arjantin bunun üzerine gitmek istemiyor!

Test sürecinde usul hatası var ve Arjantin bunun üzerine gitmek istemiyor!

Arjantinli avukatlar ve federasyonun yetkilendirdiği sağlık çalışanları federasyon başkanına telaşla ulaştı. 'Usul hatası var'. 

Usul hatasına göre kod numarası olan testlerde çıkan maddeler tüpün üzerinde detayına kadar yazılmış, belki de Maradona 'mimli' olarak bu sürecin ortasına çekilmişti. 

Grondona'ya tüm ihtimaller anlatıldı, tüm çıkış yolları net olmasa da sıralandı. Grondona'nın cevabı garipti: 

'Küçük bir kağıt parçası için bu kadar uğraşmaya değmez.'

Bunu yorumlayan çoğu kişi Grondona'nın 'diskalifiye' korkusuyla Havelange ile anlaşmış olacağı ihtimali üzerinde duruyor.

"Benim bacaklarımı kestiler"

"Benim bacaklarımı kestiler"

Kararı 30 Haziran'da Joseph Blatter okudu; 'Diego Armando Maradona hakkında yapılan iki analiz de pozitif sonuçlanmıştır. AFA, söz konusu oyuncunun listeden çıkarıldığını bize bildirdi, bu nedenle FIFA, disiplinle ilgili hususlara ancak Kupa bittikten sonra odaklanacaktır. Bu süre zarfında Maradona her türlü futbol faaliyetinden men edilmiştir. Arjantin'den sadece bir oyuncunun testi pozitif çıktığı için, o takımın Nijerya'ya karşı maç sonucunda herhangi bir değişiklik yapılması söz konusu değildir.'

1 Temmuz günü, yani bugünden tam 32 yıl önce Maradona kamera ve mikrofon ordusunun karşısına geçip şöyle söyledi; ne mecazdı ne de ima: 

'Benim bacaklarımı kestiler.'

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Skandal nasıl gelişti ve gerçekten skandal mıydı?

Skandal nasıl gelişti ve gerçekten skandal mıydı?

Diego diğer futbolculardan ayrı imkanlara sahipti. Bugün Messi için söylenen farklı renk ayakkabı, tüm takım çift kişi kalırken onun tek başına kalması gibi lükslerin çok daha fazlası Diego'nun hizmetine sunulmuştu. O özel süitine girebilen sıradan biri yoktu. Ekibi beş kişiden oluşuyordu. Menajeri Franchi, avukatı Bolotnicoff, fizik tedavicisi Signorini, Napoli günlerinden beri yanında olan dostu Carmando ve bir tür sağ kolu sayılabilecek Cerrini. Yemeğinden uyku düzenine kadar her şeye kendi kuralıyla karar veriyordu, kimse karışmıyordu.

Skandalın çekirdeğinde ise sıradan bir eczane alışverişi vardı. Ekipten biri, Walgreens'ten reçetesiz satılan bir enerji takviyesi almıştı. Ama markanın birden fazla versiyonu piyasadaydı. Bu versiyonlarda ambalajları birbirine çok benziyordu, yalnızca renk düzeni tersti. Diego'nun eline geçen kutu, içinde psödoefedrin barındıran türdendi; o dönem henüz yeni sayılan doping kontrolünde bu madde pozitif çıktı.

Skandal öyle büyüdü ki, 1999'da resmen kurulan WADA, protokollerini oluştururken incelediği ilk örnek olay olarak Maradona'nın dosyasını seçti.

Ama bir sorun vardı. Sonuç hiç de beklendiği gibi çıkmamıştı: 

Diego'nun idrarındaki miktar, doping sayılacak eşiğin hayli altındaydı.

Ama bu artık güvenilirliği tartışma sebebi olan test nedeniyle Diego evine gönderilmiş, 15 ay ceza almış, kararla tamamen dağılmış Arjantin ise bir sonraki turda kupaya veda etmişti. 

Havelange ise o günlerde olimpiyat komitesinde de görev alıyor ve doping kurulunun kararlarında etkili olduğu söyleniyordu. Maradona'ya da dopingli atletleri örnek göstermiş ve madalyalarının alındığını diskalifiye edildiklerini hatırlatmıştı. 

Hatta daha da ileri gidip ABD'ye şirin gözükecek şekilde dopingi uyuşturucu gibi göstermek için 'Uyuşturucu ile büyük bir mücadele veren dünyanın en büyük ülkesinde böyle bir şeye nasıl göz yumarız?' demişti.

Maradona futbola veda etmedi ama bir daha o günlere de dönemedi.

Maradona futbola veda etmedi ama bir daha o günlere de dönemedi.

Maradona bir ikondu. O güne dek yaptıkları yetip artabilirdi bile. Ayrıca hiç Dünya Kupası almasa bile Napoli'de yaptıkları, Arjantin Milli Takımı içindeki bugünün deyimiyle 'aurası' onu efsane yapmaya yeterdi. 

Bir kez daha denemişti olmamıştı. Tekrar Dünya Kupası'nda onu izleyemedik, sonra Boca'ya döndü başı yine benzer sorunlarla belaya girdi. Futbolu bıraktıktan sonra da çok sakin bir yaşamı olmadı ama o hep Diego ve Maradona arasında gidip geldi. 

Açık Radyo'da Yeryüzünün Lanetlileri programını yapan Metin Yeğin, yıllar sonra Brezilya'da gördüğü bir olayı anlatıyordu. Brezilya'da düzenlenecek Dünya Kupası için yoksullar yerlerinden ediliyor, yerlilere ait tarihi yerler yıkılıyor. Yeğin, 'Pele yardım etmiyor mu?' diye soruyor. Pele de o sırada FIFA'nın elçisi ve turnuvanın yüzü. Brezilyalı yaşlı bir adam öfkeli yanıt veriyor; 'Pele mi? O babasına bile yardım etmedi. Diego öyle mi? Arjantin'deki tüm yoksullar ona duacı.' 

Maradona ikondu ama Diego halen Arjantinli o çocuktu. O yüzden ne hata yaparsa yapsın Arjantinliler için Diego yanı ağır bastı. Maradona olarak hatalar yaptı, etrafını boşalttı, kaprisli bir yıldız oldu, bu maddelerin etkisiyle bambaşka bir kimlik edindi ama bir belgeselde ondan söz eden bir tanıdığının dediği gibiydi her şey: 

'Diego için canınızı verirsiniz, Maradona için kılınızı bile kıpırdatmazsınız'

Diego'yu Maradona'dan ayırmadan seven hala milyonlar var. Halen o futbol çağının en büyük ikonlarından biri. 1994 yılında 'futbol' bakımından infaz edilmesi de bugünden bakılınca Maradona'nın hayatındaki küçük bir sansasyondan ötesi değil gibi

Son sözü yine onu tanıyan, onu tanımak için yıllarını ayıran birine bırakalım. 

'El último Maradona' kitabının yazarı Andrés Burgo, Maradona'nın J.F Kennedy gibi Dallas'ta kameralar önünde infazına atfen şunları söylüyor: 

'Kennedy ve Maradona burada öldürüldü'

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Sosyoloji bölümünden mezun olarak uzun yıllar medya alanında çalıştım. 11 yıl spor kulüplerinde medya yöneticiliği yaptım. Ankara' da yerel gazetelerdeki editörlük deneyiminin ardından Onedio'da Gündem, Spor ve Ekonomi alanında içerikler üretiyorum. Aynı zamanda Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Tiyatro bölümünde Yazarlık eğitimi alıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın