Çocukluğunda Mahalledeki Erik Ağacına Dalan Neslin Bildiği 16 Şey
Çocukluğumuzda ne kadar taso oynamanın, mahalle maçı yapmanın, ip atlamanın yeri ayrıysa; erik ağaçlarına dalmanın yeri de onlar kadar ayrıdır.
Erik ağacına hiç dalmamış, o eriği dalından yememiş çocuk; çocukluğunu doyasıya yaşayamamış demektir.
O riski alıp heyecanı tatmadıktan sonra kilolarca erik yese de hiçbir zaman gerçek eriğin tadını alamamıştır. 😌
1. Mahalle maçını ya da oynadığımız herhangi bir oyunu yarıda bıraktığımızda gerçekleşirdi bu eylem.

Bir anda herkesin aklında belirirdi bu düşünce. Ama başta dile getirilmezdi. 😄
2. Karnımız hafiften acıkırdı, erkenden eve dönüp sokaktan kopmak da istemezdik. Salçalı ekmek istesen annen kızar...

O zaman aslında herkesin aklında gizliden tuttuğu fikir çıkardı ortaya. 😁
3. "HADİ ERİĞE DALALIM!"

Yaz, yavaş yavaş geldiği için içimizde amansızca maceraya koşma isteği vardı. 💪
4. O zaman gözümüze kestirirdik mahallenin en çok meyve veren erik ağacını. Herkesin içini yoğun bir heyecan kaplardı. 😁

'OĞLUM ERİKLERİ GÖRÜYOR MUSUN?! NE KADAR GÜZELLER YAA! 😱'
5. Tabii bu ağacın sahibi olan yaşlı adam, mahallenin çocuklarına göz açtırmazdı. Mahallede en çok ondan korkulurdu.

Bahçesinde, hafiften bir tıkırtı duysa hemen balkonda biterdi. 😁
6. Derken en cengaver olanımız atılırdı ağaca, kimse görmeden. 😁

'Ben dalıyorum. Siz aşağıda bekleyin. 😎'
7. Bir taraftan da ağaçların arasından çaktırmadan etrafı kolaçan eden biri olurdu. Amca gelince erkenden haber vermek için. 😄

'Oğlum sessiz olun. Çıkacak adam şimdi!' 😂
8. Ağaca dalan çocuk bu sırada eriklerin bazılarını mideye indirir bazılarını aşağıdakiler nasiplensin diye onlara atardı.
'Şu tepede de en güzelleri var bak. Biraz oraya da çıksana. 😳'
9. Sonra cesaret eden birkaç kişi daha çıkardı ağaca. Ağaçta erikten çok çocuk olurdu bir noktadan sonra. 😂

'Yaa dal kırılacak basma oraya!' 😄
10. Bir yandan o erikler mideye indirilirken bir yandan ceplere doldurulurdu. Cepler boş kalmasındı. 😁

Ceplerdeki tasolar eriğe dalmadan önce boşaltılırdı tabii ki, tüm tasolar güvenli bir yere bırakılırdı. 😁
11. Ceplere sığmayan avuçlara alınırdı, avuçlara sığmayan alt tarafı yukarıya doğru kaldırılıp büyük bir doğal poşet yapılan tişörtlere konulurdu.

'Böyle daha çok eriğimiz olacak! 😏'
12. Tam ağaca dalmanın en zevkli anında aşağıda bekleyen çocuklardan biri avazı çıktığı kadar bağırırdı.😈

Seni de unutmadık küçük ispiyoncu, çocukluğumuzun ilk trollü. 😄
13. Sonra hep birlikte ağaçtan inip var gücümüzde kaçardık. 😄

Ağacın sahibi olan yaşlı amcanın elinde bastonuyla gelmesi an meselesiydi çünkü. 😳
14. Sonra bir köşeye geçer yüzümüzü ekşite ekşite büyük bir zevkle yerdik o erikleri. 😋

'Sen ne kadar toplamışsın öylee! 😱'
15. Bir süre sonra çok erik yemekten karnımız ağrısa da...

Erik yemeyi abartırdık tabii biraz. 😁
16. O erik ağacına dalıp, erikleri yediğimize hiç pişman olmazdık.

Çünkü pazardan alınan eriklerin; hiçbir zaman dalından topladığımız o erikler kadar tatlı olmayacağını biliyorduk. 😊
Darısı, şimdiki neslin çocuklarına... 😌
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın