Çocukluğunda Mahalledeki Erik Ağacına Dalan Neslin Bildiği 16 Şey

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Çocukluğumuzda ne kadar taso oynamanın, mahalle maçı yapmanın, ip atlamanın yeri ayrıysa; erik ağaçlarına dalmanın yeri de onlar kadar ayrıdır. 

Erik ağacına hiç dalmamış, o eriği dalından yememiş çocuk; çocukluğunu doyasıya yaşayamamış demektir. 

O riski alıp heyecanı tatmadıktan sonra kilolarca erik yese de hiçbir zaman gerçek eriğin tadını alamamıştır. 😌

1. Mahalle maçını ya da oynadığımız herhangi bir oyunu yarıda bıraktığımızda gerçekleşirdi bu eylem.

Bir anda herkesin aklında belirirdi bu düşünce. Ama başta dile getirilmezdi. 😄

2. Karnımız hafiften acıkırdı, erkenden eve dönüp sokaktan kopmak da istemezdik. Salçalı ekmek istesen annen kızar...

O zaman aslında herkesin aklında gizliden tuttuğu fikir çıkardı ortaya. 😁

3. "HADİ ERİĞE DALALIM!"

Yaz, yavaş yavaş geldiği için içimizde amansızca maceraya koşma isteği vardı. 💪

4. O zaman gözümüze kestirirdik mahallenin en çok meyve veren erik ağacını. Herkesin içini yoğun bir heyecan kaplardı. 😁

"OĞLUM ERİKLERİ GÖRÜYOR MUSUN?! NE KADAR GÜZELLER YAA! 😱"

5. Tabii bu ağacın sahibi olan yaşlı adam, mahallenin çocuklarına göz açtırmazdı. Mahallede en çok ondan korkulurdu.

Bahçesinde, hafiften bir tıkırtı duysa hemen balkonda biterdi. 😁

6. Derken en cengaver olanımız atılırdı ağaca, kimse görmeden. 😁

"Ben dalıyorum. Siz aşağıda bekleyin. 😎"

7. Bir taraftan da ağaçların arasından çaktırmadan etrafı kolaçan eden biri olurdu. Amca gelince erkenden haber vermek için. 😄

"Oğlum sessiz olun. Çıkacak adam şimdi!" 😂

8. Ağaca dalan çocuk bu sırada eriklerin bazılarını mideye indirir bazılarını aşağıdakiler nasiplensin diye onlara atardı.

"Şu tepede de en güzelleri var bak. Biraz oraya da çıksana. 😳"

9. Sonra cesaret eden birkaç kişi daha çıkardı ağaca. Ağaçta erikten çok çocuk olurdu bir noktadan sonra. 😂

"Yaa dal kırılacak basma oraya!" 😄

10. Bir yandan o erikler mideye indirilirken bir yandan ceplere doldurulurdu. Cepler boş kalmasındı. 😁

Ceplerdeki tasolar eriğe dalmadan önce boşaltılırdı tabii ki, tüm tasolar güvenli bir yere bırakılırdı. 😁

11. Ceplere sığmayan avuçlara alınırdı, avuçlara sığmayan alt tarafı yukarıya doğru kaldırılıp büyük bir doğal poşet yapılan tişörtlere konulurdu.

"Böyle daha çok eriğimiz olacak! 😏"

12. Tam ağaca dalmanın en zevkli anında aşağıda bekleyen çocuklardan biri avazı çıktığı kadar bağırırdı.😈

Seni de unutmadık küçük ispiyoncu, çocukluğumuzun ilk trollü. 😄

13. Sonra hep birlikte ağaçtan inip var gücümüzde kaçardık. 😄

Ağacın sahibi olan yaşlı amcanın elinde bastonuyla gelmesi an meselesiydi çünkü. 😳

14. Sonra bir köşeye geçer yüzümüzü ekşite ekşite büyük bir zevkle yerdik o erikleri. 😋

"Sen ne kadar toplamışsın öylee! 😱"

15. Bir süre sonra çok erik yemekten karnımız ağrısa da...

Erik yemeyi abartırdık tabii biraz. 😁

16. O erik ağacına dalıp, erikleri yediğimize hiç pişman olmazdık.

Çünkü pazardan alınan eriklerin; hiçbir zaman dalından topladığımız o erikler kadar tatlı olmayacağını biliyorduk. 😊

Darısı, şimdiki neslin çocuklarına... 😌

Onedio Goygoy'u Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gokmenecer1

Yazının bitiminde yüzümde hasret dolu bir tebessüm kaldı :(

delirium

Bizim orada kırmızı erikler vardı.. az mı çektik be o yeşil yeşil yaprak bitlerinden..

eecevitbey

hem ispiyon yapmıştım hemde agaça çıkıp agacın yarısından fazlasını mideye indirmiştik tabi ozaman Hacı amca vardı namazında niyazında sadece ahhayt derdi onun demesiyle tazı gibi kaçardık hey gidi çocukluk hey :)

ibrahim.kilic90

ne erik ağacı kaldı, ne de onu toplayabilecek çocuklar...

nesli-araci

Hiç inmezdik ki ağaç tepelerinden. Küçük bir Karadeniz köyü benimki, o eriklerin bi türüne biz sarol deriz,tarlaların kenarları baştan sona o ağaçlarla doludur. Annemle tarlaya gitme sebebim o ağaçlardı, daha doğru dürüst büyümeden yemeye başlardık, hatta olgunlaşmamış çekirdeğini bile yutardık, o çekirdeğin ekşi-acı tadı halâ damağımdadır. Ne zaman köye gidecek olsam önce sarollar oldu mu diye sorarım bizimkilere. Okulun altında da evlerin bahçeleri vardı, sanki kendi bahçelerimizde yokmuş gibi dışardaki tuvaletin çatısına tırmanır en huysuz komşunun elmalarını talan ederdik, biz de az değilmişiz. Hem yakalanmaktan korkar hem de ısrarla dalardık ağaçlara. Ne yaramazmışım şimdi düşünüyorum da, az kanatmadık bu dizleri, kolları. Daldırma beni şimdi çocukluk anılarıma editör, oturup 10 yaşındaki hâlim gibi ağlamaya başlarım, kimse susturamaz...

Başlıklar

meyvetatlı
Görüş Bildir